dünya'nın dönüş hızı
üst edit: yazarken insana uzun gibi gelmiyor yazı ama bitip de geriye bakınca görüyorum ne çok yazdığımı. bu kadar uzun yazıların yeri değil belki burası ama maksat bilgi vermek olunca kendimi tutamıyorum. kusura bakmayınız baylar bayanlar!
gezegenimizin kendi ekseni etrafında dönerken sahip olduğu hız.
son günlerde bu hız, bir artışla gündeme geldi. bunun ne anlama gelebileceğine de değineceğim yazının sonunda.
konuya geçmeden önce küçük bir bilgi eklemek isterim. dünya'nın güneş sistemi içerisindeki 2 ayrı hızından bahsedebiliriz. bunlardan biri ekseni etrafında dönerken sahip olduğu, diğeri de güneş etrafında dolanırken sahip olduğu hız. bu iki kavram birbirinden "dönmek" ve "dolanmak" olarak ayrılır. başlığı uzatmamak adına eksen kelimesini işin içine katmadım ama dönüş dediğimizde anlaşılması gereken şey, kendi ekseni etrafında dönmek; güneş etrafında dolanmak değil.
bundan başka, galaksideki hızımız da var ama bu yazının konusu değil.
***
eğer tam kuzey kutup noktasından uzaya yükselip aşağıya, dünyaya bakabilseydiniz, onun saat yönünün tersinde, batıdan doğuya doğru döndüğünü görürdünüz. astronomide buna prograt yönde dönmek de deriz. bu hareketin hızı, ekvatorda yaklaşık olarak saatte 1670 kilometre. kutuplara doğru gidildikçe bu sayı azalır ve tam kutuplarda, yani 0 noktalarında açısal hız da 0 olur.
bahsi geçen 1670 km/s sabit bir sayı değil. uzaydaki her şey gibi, sistemimiz de sürekli bir değişim içerisinde ve dünya oluştuğu günden bu yana dönüş hızının bir kısmını kaybetmiş durumda. bunda başlıca neden, ay'ın yılda 3,8 cm kadar uzaklaşıyor oluşu ve dünyada oluşturduğu gelgit etkileri. eldeki verilerle yapılan hesaplamalara göre milyonlarca yıl önce 1 günün 23,5 saat sürdüğünü tahmin ediyoruz.
ayrıca çok büyük depremlerin, eriyen buzulların ve benzer doğal afetlerin de dönüş hızımızı etkilediğini biliyoruz.
bu şekilde devam ederse çok ama çok uzak bir gelecekte dünya'nın tamamen duracağını hatta belki de ters yöne doğru dönmeye başlayacağını da söyleyebiliriz.
***
sabit olmayan hızımız nedeniyle, tıpkı artık yıl kavramına benzer bir kavramımız daha var: artık saniye.
atom saati adı verilen hassas saatler bize, dönüş hızımızın milisaniye mertebesinde değişime sahip olabileceğini gösterdi.
1 milisaniye = 0,001 saniye
meydana gelen bu değişimler, tıpkı yıllara eklenen artık yıl olayında olduğu gibi saatlerimize ekleniyor ve biz yine 1 günü 24 saat olarak yaşıyoruz. artık saniyeler bugüne dek, yavaşlamadan kaynaklı olarak hep pozitifti. belirli zamanlarda yıllara eklememizi gerektiren bir sayı...
popsci'den alıntı. yazının yazıldığı yıl 2017:
--- alıntı ---
dünya’nın dönüş hızı azalmaya başladığından dolayı eklenmeye devam eden ekstra saniyeler rastgele yıllara değil, belirli yıllara ekleniyor; bunun nedeniyse güneş zamanıyla aynı hizada kalabilmek. bahsi geçen dönüş hızı bir saniyeye tekabül edecek oranlarda azalmamaya başladığından beri fazladan saniyelerin her sene veya düzenli aralıklarla eklenme zorunluluğu ortadan kalkmış durumda. utc ve güneş zamanı arasında oluşan farkın 0.9 saniyenin üstüne çıkma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığımızda uluslararası dünya rotasyon ve referans sistemi (ıers) bu durumu saptıyor ve bahsedilen ekstra saniyeler bu uyarılar sayesinde ekleniyor. bu yıl eklenen saniyeyi saymazsak ıers, günümüze kadar 26 artık saniyeyi garip ve demode bir sistem aracılığıyla eklemiş durumda.
--- alıntı ---
***
geçenlerde yayımlanan bir araştırma, dünya'nın dönüş hızının yıllardır bilindiği gibi azalmayı bırakıp ufak bir artışa geçtiğini gösterdi. bu da ortaya negatif bir "artık" saniye durumu çıkarmış oldu. yani her zaman yapılan işlemin tersini yapmamızı gerektirecek.
***
dönüşümüz hızlanmaya devam ederse ne olur?
bu şekilde küçük artışlarla devam ettiği sürece hemen hemen hiçbir şey. en azından kısa vadede...
***
eğer aksine, hız bir anda, yüksek miktarlarda artarsa bu biraz daha karışık işlere yol açar.
öncelikle uydular bundan etkilenir çünkü bunların bazıları dünya ile eşzamanlı olarak dolanıyor çevremizde. bunu bozarsak, iletişim alanında kesintiler olur. gezegenin sahip olduğu merkezkaç kuvveti değişir, eğer çok büyük bir hızlanma söz konusu ise biyolojik saatlerimiz buna adapte olmakta zorlanır. jet akımı dediğimiz olaylarda sıkıntılar çıkar, mesela kasırgalar çok hızlı döneceğinden daha enerjik ve yıkıcı olur. kıyılar, hatta iç kesimler özellikle de ekvator yakınındakiler sular altında kalır. son derece büyük depremler ortaya çıkar.
sonuç olarak hızda dalgalanmalar olağan şeylerdir ve bu nedenle de en azından şu an endişelenmenizi gerektirecek bir durum yok.
gezegenimizin kendi ekseni etrafında dönerken sahip olduğu hız.
son günlerde bu hız, bir artışla gündeme geldi. bunun ne anlama gelebileceğine de değineceğim yazının sonunda.
konuya geçmeden önce küçük bir bilgi eklemek isterim. dünya'nın güneş sistemi içerisindeki 2 ayrı hızından bahsedebiliriz. bunlardan biri ekseni etrafında dönerken sahip olduğu, diğeri de güneş etrafında dolanırken sahip olduğu hız. bu iki kavram birbirinden "dönmek" ve "dolanmak" olarak ayrılır. başlığı uzatmamak adına eksen kelimesini işin içine katmadım ama dönüş dediğimizde anlaşılması gereken şey, kendi ekseni etrafında dönmek; güneş etrafında dolanmak değil.
bundan başka, galaksideki hızımız da var ama bu yazının konusu değil.
***
eğer tam kuzey kutup noktasından uzaya yükselip aşağıya, dünyaya bakabilseydiniz, onun saat yönünün tersinde, batıdan doğuya doğru döndüğünü görürdünüz. astronomide buna prograt yönde dönmek de deriz. bu hareketin hızı, ekvatorda yaklaşık olarak saatte 1670 kilometre. kutuplara doğru gidildikçe bu sayı azalır ve tam kutuplarda, yani 0 noktalarında açısal hız da 0 olur.
bahsi geçen 1670 km/s sabit bir sayı değil. uzaydaki her şey gibi, sistemimiz de sürekli bir değişim içerisinde ve dünya oluştuğu günden bu yana dönüş hızının bir kısmını kaybetmiş durumda. bunda başlıca neden, ay'ın yılda 3,8 cm kadar uzaklaşıyor oluşu ve dünyada oluşturduğu gelgit etkileri. eldeki verilerle yapılan hesaplamalara göre milyonlarca yıl önce 1 günün 23,5 saat sürdüğünü tahmin ediyoruz.
ayrıca çok büyük depremlerin, eriyen buzulların ve benzer doğal afetlerin de dönüş hızımızı etkilediğini biliyoruz.
bu şekilde devam ederse çok ama çok uzak bir gelecekte dünya'nın tamamen duracağını hatta belki de ters yöne doğru dönmeye başlayacağını da söyleyebiliriz.
***
sabit olmayan hızımız nedeniyle, tıpkı artık yıl kavramına benzer bir kavramımız daha var: artık saniye.
atom saati adı verilen hassas saatler bize, dönüş hızımızın milisaniye mertebesinde değişime sahip olabileceğini gösterdi.
1 milisaniye = 0,001 saniye
meydana gelen bu değişimler, tıpkı yıllara eklenen artık yıl olayında olduğu gibi saatlerimize ekleniyor ve biz yine 1 günü 24 saat olarak yaşıyoruz. artık saniyeler bugüne dek, yavaşlamadan kaynaklı olarak hep pozitifti. belirli zamanlarda yıllara eklememizi gerektiren bir sayı...
popsci'den alıntı. yazının yazıldığı yıl 2017:
--- alıntı ---
dünya’nın dönüş hızı azalmaya başladığından dolayı eklenmeye devam eden ekstra saniyeler rastgele yıllara değil, belirli yıllara ekleniyor; bunun nedeniyse güneş zamanıyla aynı hizada kalabilmek. bahsi geçen dönüş hızı bir saniyeye tekabül edecek oranlarda azalmamaya başladığından beri fazladan saniyelerin her sene veya düzenli aralıklarla eklenme zorunluluğu ortadan kalkmış durumda. utc ve güneş zamanı arasında oluşan farkın 0.9 saniyenin üstüne çıkma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığımızda uluslararası dünya rotasyon ve referans sistemi (ıers) bu durumu saptıyor ve bahsedilen ekstra saniyeler bu uyarılar sayesinde ekleniyor. bu yıl eklenen saniyeyi saymazsak ıers, günümüze kadar 26 artık saniyeyi garip ve demode bir sistem aracılığıyla eklemiş durumda.
--- alıntı ---
***
geçenlerde yayımlanan bir araştırma, dünya'nın dönüş hızının yıllardır bilindiği gibi azalmayı bırakıp ufak bir artışa geçtiğini gösterdi. bu da ortaya negatif bir "artık" saniye durumu çıkarmış oldu. yani her zaman yapılan işlemin tersini yapmamızı gerektirecek.
***
dönüşümüz hızlanmaya devam ederse ne olur?
bu şekilde küçük artışlarla devam ettiği sürece hemen hemen hiçbir şey. en azından kısa vadede...
***
eğer aksine, hız bir anda, yüksek miktarlarda artarsa bu biraz daha karışık işlere yol açar.
öncelikle uydular bundan etkilenir çünkü bunların bazıları dünya ile eşzamanlı olarak dolanıyor çevremizde. bunu bozarsak, iletişim alanında kesintiler olur. gezegenin sahip olduğu merkezkaç kuvveti değişir, eğer çok büyük bir hızlanma söz konusu ise biyolojik saatlerimiz buna adapte olmakta zorlanır. jet akımı dediğimiz olaylarda sıkıntılar çıkar, mesela kasırgalar çok hızlı döneceğinden daha enerjik ve yıkıcı olur. kıyılar, hatta iç kesimler özellikle de ekvator yakınındakiler sular altında kalır. son derece büyük depremler ortaya çıkar.
sonuç olarak hızda dalgalanmalar olağan şeylerdir ve bu nedenle de en azından şu an endişelenmenizi gerektirecek bir durum yok.
devamını gör...
robins (yazar)
kuvvetli tıp bilgisini sözlüğe kazandırdığı için sözlüğün minnettar olduğu yazarlardandır. arada bir üzerine konuştuğu filmler hakkında söyledikleri de dikkate alınacak türdendir. *
devamını gör...
ölmek
insan bilmediğinden korkar. bizde ölümden o yüzden korkuyoruz.
devamını gör...
kavga etmekten korkan erkek
her erkektir. kavga etmekten korkmayan insan yoktur.
mıke tyson bile korkar kavga etmekten.
ben şahsen bir kavga çıktığı zaman ne oluyor lan burada der uzaklaşırım.
şimdi kaç yaşında adamız biri cinnet geçirtecek hareket eder elimizden bir kaza çıkar başımızı yakarız felsefesi ile yaşamak önemlidir.
üç kuruş etmeyecek insanlar için 5 kuruşluk acı çekmeye değmez.
herkes kavga etmekten korksun ve uzak dursun lütfen.
mıke tyson bile korkar kavga etmekten.
ben şahsen bir kavga çıktığı zaman ne oluyor lan burada der uzaklaşırım.
şimdi kaç yaşında adamız biri cinnet geçirtecek hareket eder elimizden bir kaza çıkar başımızı yakarız felsefesi ile yaşamak önemlidir.
üç kuruş etmeyecek insanlar için 5 kuruşluk acı çekmeye değmez.
herkes kavga etmekten korksun ve uzak dursun lütfen.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yetenekli olduğu konular
karakalem çalışmalarım var efenim çizeriz.
devamını gör...
dilin kısa tarihi
alfa yayınlarının kısa tarih serisinin bir parçası olan kitaptır.
yol gösterici azizim kafka bir aforizmasında der ki:
“ eğer üzerine çıkmadan inşa edilebilseydi, belki de, babil kulesi'nin yapılması yasaklanmazdı.”
babil kulesi cennete uzanacak kadar büyük olma niyeti ile yapılmaya başlanan bir kule idi. ve bu cürete sinirlenen tanrı kuleyi yerle bir etmek onun için anlık bir iş olsa da bu barbar yöntemi tercih etmeyi kudretine yakıştırmadığı için başka bir yöntem seçer ve kuleyi yapan insanların dillerinin karıştırılmasını emreder. böylece birbirini anlamayan insanlar işbirliği içinde çalışmayı beceremez ve kule yarım kalır, insanlar arasında husumetler başlar ve işler çığrından çıkar.
diller böyle gelişip yayılmıştır dünya üzerine. belki de bambaşka bir yol izlemiştir. belki de tek bir dilden türemiştir bütün diller ve zamanla evrilerek bugünki halleri almış ve yine insanlar arasında anlaşmazlıklara neden olmuştur. kim bilir!
babil kulemizi inşa etmeye çalışıyoruz hala ve hala başarısızlık kaçınılmaz. dillerimiz farklı olduğu içim belki de birbirimizi öldürmeye de devam ediyoruz.
siz iyisi mi dilin tarihini bir okuyun, belki kuleyi tamamlamak için bir ilham düşer içinize.
yol gösterici azizim kafka bir aforizmasında der ki:
“ eğer üzerine çıkmadan inşa edilebilseydi, belki de, babil kulesi'nin yapılması yasaklanmazdı.”
babil kulesi cennete uzanacak kadar büyük olma niyeti ile yapılmaya başlanan bir kule idi. ve bu cürete sinirlenen tanrı kuleyi yerle bir etmek onun için anlık bir iş olsa da bu barbar yöntemi tercih etmeyi kudretine yakıştırmadığı için başka bir yöntem seçer ve kuleyi yapan insanların dillerinin karıştırılmasını emreder. böylece birbirini anlamayan insanlar işbirliği içinde çalışmayı beceremez ve kule yarım kalır, insanlar arasında husumetler başlar ve işler çığrından çıkar.
diller böyle gelişip yayılmıştır dünya üzerine. belki de bambaşka bir yol izlemiştir. belki de tek bir dilden türemiştir bütün diller ve zamanla evrilerek bugünki halleri almış ve yine insanlar arasında anlaşmazlıklara neden olmuştur. kim bilir!
babil kulemizi inşa etmeye çalışıyoruz hala ve hala başarısızlık kaçınılmaz. dillerimiz farklı olduğu içim belki de birbirimizi öldürmeye de devam ediyoruz.
siz iyisi mi dilin tarihini bir okuyun, belki kuleyi tamamlamak için bir ilham düşer içinize.
devamını gör...
seni anlayan kimsenin olmaması
kimse kimseyi anlayamaz. çevrendekilerin zihninde tasavvur eden sene göre, kendi yakıştırdığı sıfatlar kadarsın. birilerinden seni anlamalarını beklemek tuhaf geliyor. ne kadar anlayacak, nasıl anlayacak? bunu bilemezsin. emin olamazsın. anlamasın daha iyi. neyi anlamadığını biliyorsun en azından.
devamını gör...
aşı karşıtlığı
ömürsüz bir eylem.
ilk kısıtlamalarında aşı olmayacaklarsa bende bu işi bilmiyorum.
ilk kısıtlamalarında aşı olmayacaklarsa bende bu işi bilmiyorum.
devamını gör...
bilim insanlarının şarkıcılar kadar değer görmemesi
bilim insanları ile sanatçıları kıyaslamak doğru değildir. ikisinin de alanı ve hitap ettiği kitle farklı. lakin sanatçıların daha fazla kitleye hitap etmesi şaşırtıcı bir durum değil. bilime ilgi duymayan veya anlamayan bir insan da müzik dinler, okumuş, kültürlü insan da müzik dinler. ancak bilimin ne yazık böyle bir özelliği yoktur. yapısı gereği herkese ulaşamaz. ayrıca bilim insanları şovmen değildir. sürekli göz önünde bulunmazlar. toplum hafızası sebebiyle de unutulur ve çok ilgi görmezler. sanatçıların işi ise göz önünde olmak, sahnede olmaktır. bu sebeple piyasadan silinmedikleri sürece unutulmaları zor olacaktır. bir başka sebebi ise ana akım medyada yayınlanan bilimsel gelişmelere dair haberlerde bilim insanlarının adlarının nadiren verilmesidir. onun yerine genelleme yapılarak "ingiliz bilim insanları, isveçli bilim insanları..." gibi kalıplar kullanılır. bu noktada haberi izleyen kişi bilim insanını birey olarak algılayamadığı için "helal olsun ingilizlere" deyip geçecek ve bir daha aklına bile gelmeyecektir. bahsettiğim gibi bir çok sebep öne sürmek mümkün olsa da asıl sebebi iki alanın da birbirinden çok farklı olmasıdır. kıyaslanması bile yapılamaz.
devamını gör...
alkışlarla yaşıyorum
zeki müren'in nadide eserlerinden birisidir. kendinden bahsetmiş taa yıllar önce; gerçekten de şarkılarda, alkışlarda yaşatacakmış kendisini...
"sevgi dolu bir dünyam var, dört yanımda tüm insanlar
dünya malı neye yarar? dostluklarla yaşıyorum
şiirlerde, romanlarda,
gelmiş geçmiş zamanlarda,
tamburlarda, kemanlarda, şarkılarla yaşıyorum
sevgilerden nakışlarla, mutlu mutsuz bakışlarla
kalpten kalbe akışlarla alkışlarla yaşıyorum..."
"sevgi dolu bir dünyam var, dört yanımda tüm insanlar
dünya malı neye yarar? dostluklarla yaşıyorum
şiirlerde, romanlarda,
gelmiş geçmiş zamanlarda,
tamburlarda, kemanlarda, şarkılarla yaşıyorum
sevgilerden nakışlarla, mutlu mutsuz bakışlarla
kalpten kalbe akışlarla alkışlarla yaşıyorum..."
devamını gör...
günün ünlüsü olamayan yazar
tematik desen tematik, entel desen entel, komik desen komik, edebi desen edebi dünyanın tanımlarını yazmış, türkçeye o gada özen göstermiş, sözlükte o gada mesai harcamış, yaşını başını almış olmasına rağmen, bunu başaramamış, değeri anlaşılamayan yazardır.
(bkz: ben).
küsecem artık.
(bkz: ben).
küsecem artık.
devamını gör...
1 ekim dünya kahve günü
insanlar orda burda şurda çıldırmış gibi kahve paylaşımı yapıyor.

dedim ben de yapam. ben bu furyaya macchiato ile katılıyorum. püfff ne yani fakir gibi sıradan kahve mi içeydim? yoo sensin fakir.
bir süredir aranızda yoktum. ee naptınız? napıyorsunuz? nasıl gidiyor?
gelince portakallarla karşılaştım. ne çok sevenim varmış yav. nerdesin, naptın, iyi misin? falan filan. tamtamına hiç kişi mesaj atmış. yoo çok ki çok fazla hadi ordan. valla kendimi pek önemli kişilik hissettim o bir kişiye buradan çok thank you.
evet evet hala kafam gidik. ne dediğimi bilmiyorum. ne dediğim de beni bilmiyor zaten yuvarlanıp gidiyoruz. mesele yok.
canlarım ben şimdilik kaçtım yine geleceğim cici bakın kendinize. çok mucukss.

dedim ben de yapam. ben bu furyaya macchiato ile katılıyorum. püfff ne yani fakir gibi sıradan kahve mi içeydim? yoo sensin fakir.
bir süredir aranızda yoktum. ee naptınız? napıyorsunuz? nasıl gidiyor?
gelince portakallarla karşılaştım. ne çok sevenim varmış yav. nerdesin, naptın, iyi misin? falan filan. tamtamına hiç kişi mesaj atmış. yoo çok ki çok fazla hadi ordan. valla kendimi pek önemli kişilik hissettim o bir kişiye buradan çok thank you.
evet evet hala kafam gidik. ne dediğimi bilmiyorum. ne dediğim de beni bilmiyor zaten yuvarlanıp gidiyoruz. mesele yok.
canlarım ben şimdilik kaçtım yine geleceğim cici bakın kendinize. çok mucukss.
devamını gör...
özgür demirtaş'ın cnntürk yayınında sinir krizi geçirmesi
izlerken gerildiğim, ama sonuna kadar da haklı olduğu için yorumsuz kaldığım sinir krizidir. özellikle sonlara doğru gerçekten adam bir an bayılacak sandım.
buradan
olayın gelişimi:
yayın esnasında " özgür demirtaş asgari ücrete karşı mı? " diye bir başlık atıldı. daha sonra hulki cevizoğlu "özgür demirtaş politikacı değil sadece bir hoca. neden bu kadar önemsiyoruz?" tarzı bir açıklama yaptı. sonra özgür demirtaş yayına bağlandı ve olanlar oldu.
buradan
olayın gelişimi:
yayın esnasında " özgür demirtaş asgari ücrete karşı mı? " diye bir başlık atıldı. daha sonra hulki cevizoğlu "özgür demirtaş politikacı değil sadece bir hoca. neden bu kadar önemsiyoruz?" tarzı bir açıklama yaptı. sonra özgür demirtaş yayına bağlandı ve olanlar oldu.
devamını gör...
kınık
izmir'in bir ilçesidir. kınık, izmir'in kuzeyinde yer alır. il merkezine uzaklığı 120 km'dir. kuzeyinde ve batısında bergama; doğusunda ve güneyinde manisa ili topraklarıyla çevrelenir. ilçenin ekonomik yapısı tarım, hayvancılık ve ormancılığa dayalıdır.
ilçe adını oğuz türkleri'nin bozoklar kolunun kınık boyundan alır. 1306 yılında karesi beyliği ile türk dönemi başlamış, 1345 tarihinden sonra orhan gazi zamanında osmanlı yönetimine girmiştir. ilçede yıldırım beyazıt camii, ibrahim ağazede camii ve altı kemerli su kemeri önemli yapılardır.
ilçe adını oğuz türkleri'nin bozoklar kolunun kınık boyundan alır. 1306 yılında karesi beyliği ile türk dönemi başlamış, 1345 tarihinden sonra orhan gazi zamanında osmanlı yönetimine girmiştir. ilçede yıldırım beyazıt camii, ibrahim ağazede camii ve altı kemerli su kemeri önemli yapılardır.
devamını gör...
üniversitede karşılaşılan en tuhaf tip
yerden izmarit toplayıp koleksiyon yapıyorum diyeninden tut, kendisinin allahın elçişi olduğunu söyleyene kadar neler neler, bunların içinde en absürt olanı ise yurt dışına çıktığımın 2. senesi yeni hazırlık öğrencileri gelmişti okula, bunlardan biri escorta gidiyor, escort hayat hikayesini anlatıyor, escorta üzülüp oturup beraber bu yoldan kurtulması için allaha 1 saat dua ediyorlar sümük salya, sonra vodka içiyorlar, en son ise işi pişiriyorlar.
çok ilginç insanlar var bu hayatta...
çok ilginç insanlar var bu hayatta...
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
san marinolu eurovisiondaki serhat mısın?
almışsın mikrofonu eline caz yaparsın
operada daha çok iş varmış oraya koşturasın
kuzguncuğa gelme ha coplanırsın.
almışsın mikrofonu eline caz yaparsın
operada daha çok iş varmış oraya koşturasın
kuzguncuğa gelme ha coplanırsın.
devamını gör...
dil tengi
farsça gönül darlığı, iç sıkıntısı anlamındadır.
bir müzik grubunun da ismidir.
dil tengi-mümkün değil
bir müzik grubunun da ismidir.
dil tengi-mümkün değil
devamını gör...
sevişememek
erkek yazarların muzdarip olduğu hastalık. çaresi başlık açmak.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
önce yüreğime geliyorsun yavaştan.
sonra aklıma doğru yürüyorsun hızlı adımlarla.
aklımı başımdan alıyorsun.
sonra gidiyorsunuz beraber.
arkanızdan akılsızca nereye diye soruyorum.
sonra aklıma doğru yürüyorsun hızlı adımlarla.
aklımı başımdan alıyorsun.
sonra gidiyorsunuz beraber.
arkanızdan akılsızca nereye diye soruyorum.
devamını gör...
