yahu öncelikle hemen 10 ile çarpmayın sakin! 300 birim diyelim. orda yaşıyor bu insanlar sonuçta dimi? sadece aylık 300 tl kitap ödeneği aldığınızı hayal edin. söyleyeceklerim bu kadar.
devamını gör...

onca yeteneklerinin arasından hangisini seçebilirim bilmiyorum ama kayıp olduğunu sandığım şeyleri bulabilmesi en işime yarayan yeteneği*.
devamını gör...


izmit'te, özel bir diş hastanesine damak ağrısı şikayetiyle giden ve tedavi amaçlı siniri kesilen yeliz demirli yüzünün sol tarafını hissetmez hale geldi. demirli, doktor ve hastane yönetimi hakkında dava açtı.

devamını okumak isteyen için
devamını gör...

(bkz: soğanları öldürmek) diyerek cinayete teşvik eden edebiyattır.* nesilden nesile aktarılan kültürel bir mirastır..
devamını gör...

1950 - 1990 yılları arasında çekilmiş olan türk sineması, yeşilçam filmleri olarak kabul edilir. türk sinemasının gelişimine önemli katkıları bulunan filmlerdir. bu filmler arasında dram olanı, aşk olanı, komedi olanı da vardır. ulusal kanallarda ve kanallarda yoksa da internet ortamında seyredilebilen yapımlardır.
devamını gör...

kız düşürme amaçlı olduğunu sanmadığım eylem. zaten şiirle ilgilenen insan sayısı çok azaldı. geçenlerde evde hanım yine trip atıyor. gönlünü alayım diye yaş 35 şiirini okudum ki sadece o şiiri ezbere biliyorum, bu sefer de tek ayağın çukurda mı senin diye ağlamaya başladı. gerçi yanlış şiir seçimiyle alakalı bir durum oldu. şu an boş yaptığımı farkettim. kaçtım ben.
devamını gör...

--- alıntı ---

2015 tarihli amerikan 3d animasyon filmidir. daha önce vizyona giren çılgın hırsız üçlemesinin spin-off'u olan film türkiye'de; 4 eylül 2015 tarihinde vizyona girmiştir.

--- alıntı ---

filmde minyon kabilesinin amerika'ya gidip kendilerine yeni bir heyecan katması ümidiyle bir efendi arayışı anlatılır.
işte size filmin frangmanı bananaaa
devamını gör...


"boşluğun üzerine kuzeyi yayar,
ve hiçliğin üzerine dünyayı asar
".


alıntısını yapabileceğim, efsanevi kitap...
devamını gör...

ahmet özcan'ın açık mektuplar kitabında da yazdığı gibi:

oblomovluk, bir asosyallik değil, antisosyallik, tembellik değil şuurlu atalet, agorafobi değil, bir varoluş trajedisidir.

insanlara, topluma ve dünyaya duyulan bir nefretin değil, tanrıya ve kadere sitemin ifadesidir. oblomov, temiz yürekli, iyi niyetli, dürüst ve zeki bir kişiliktir. duygusal ve saftır. inançlı ve ahlaklıdır. her şeyi yarına bırakmak, ertelemek, eyleme geçmemek "sorumsuzluğun" ürünü değil, tersine sorumluluk duygusuyla irkilmenin yarattığı donukluğun sonucudur. oblomov, uyuşukluk değil, belki fazla uyanıklığın; hayata yukardan bakmanın, bütün sonuçları görerek "son"ları karşılamak istememenin yıkılmışlığıdır. yalnızlık, "sigara külü kadar yanlızlık"tır, oblomov. içe dönmek, kendinden ibaret bir dünya kurarak yaşama havlu atmaktır. "gölge etmeyin başka ihsan istemem demektir". ölümü, "yaşayan ölü" haline dönüşerek yenmek, hayat kıvılcımlarını yok ederek ölümün işlevini elinden almaktır.

- oblomov olunuz.
devamını gör...

ikinci kez dayı olmuş yazardır. normalde nickaltı up olayını hiç sevmem ama sizinle paylaşmak istedim. mutluluk paylaştıkça çoğalır. imkanım olsa belediye otobüslerine dayı oldum ulan diye reklam bile verebilirim.
devamını gör...

"şimdi biz mecbur kaçtık afganistan'dan iran'a. iran yol vermiş türkiye'ye geldik. şimdi türkiye yol vermiş yunanistan'a gitmek istedik yol vermiyor. sadece biz yunanistan'dan yol istiyoruz başka bir şey istemiyoruz, onları rahatsız etmek istemiyoruz. sadece yol verilsin çünkü bizim hayatımız mahvedilmiş. 28 yaşındayım, hiçbir gün hayatı bilmedim."
devamını gör...

başucu kitabım diyebilirim. evde görebileceğim bir yerde, iş yerimde masamın üzerinde sürekli durur. ilk kez lise yıllarımda okumuştum sanırım. ancak şuan hemen her gün öylesine bir sayfa ve başlık açarım bir kaç bölüm okurum. tam her şey berbat giderken "hadi iki bölüm denemeler okuyayım" derim ve kendime gelirim. işte böyle bir kitaptır. okurken mutlaka ya altı çizilecek, ya bir defter alınıp deftere notlar tutulacak ya da bilgisayar başında twitler atılacak bir kitap. her cümle her kelime her sayfa bir öğreti adeta.
montaigne bu kitabı yakınları için yazdığını söylüyor.yakınları hem onu daha iyi tanısın hem de faydalansınlar diye. montaigne 16. yüzyıl da yaşamış. çocukluğundan itibaren çok önemli isimlerden eğitimler almış. fransa'da felsefe eğitimi görmüştür. felsefede kuşkuculuk üzerine çalışmaları mevcut. en önemli eseri bu kitap yani denemeler'dir. yazar kitapta her biri didaktik bilgiler veren, yaşamın anlamı, bilgelik, nasıl yaşanmalı gibi konuları içeren 107 adet makale-deneme yazmış. yazıldığı çağın çok ötesinde bir ufukta olan kitap günümüzde hala bizlere ışık tutmaktadır. benim için mükemmel hayat dersleri olan bir kitap. yolda ilerlerken rehberim olma özelliği taşıyor. okuyan herkesin içinde kendi yoluna rehebrlik edecek bir makale- deneme bulacağı bir eser. montaigne'den sonra da bir çok deneme eseri yazılmıştır. montaigne-denemeler deneme türünün belki de ilk ve en iyi örneğidir. bence okullarda zorunlu ders olarak verilmesi gereken bir eser.
devamını gör...

büyük bir merakla başladığım,hassas sahnelerin çok olmasından sıkılıp üçüncü bölümde bıraktığım alman ,netflix yapımı dizi.almanya’nın kozmopolit yapısından bahseden dizi de arka sokaklarda bulunan türk ve arap çetelerini konu ediniyor.tabii bir de naziler var.konusu ise alman takımında oynayan türk futbolcunun öldürülmesi ile başlıyor.bu cinayeti araştıran bir türk ve bir alman’ı izliyoruz.umarım kan,ceset,idrar görmeyi yadırgamadığım bir zaman tekrar dönüp izleyeceğim dizi olacaktır.
devamını gör...

piknik dönüşü çöpüyle beraber doğada öylece bırakılması gereken kişi.

ya da vazgeçtim; çöpü orada onunla bırakmayın.
devamını gör...

daha iyisi olacaktır ondan olmamıştır. *
devamını gör...

hayatımda sadece 1 defa yaşadığım durumdur.

neyse ki o otobüs sık sık geçiyordu da bir sıkıntı olmadı.
devamını gör...

antik yunan'da kutsal sayılan ağaç. çoğunlukla devlet malıydı; dolayısıyla ne kesilebilir ne de yakılabilirdi.
athena ile poseidon, atina'nın yönetimini üstlenmek amacıyla bir rekabet içindedir. zeus, insanlığa en değerli ödülü veren hangisi olursa yönetimin de onun eline geçeceğini söyler. bunun üzerine poseidon, üç dişli mızrağını akropole saplayarak tuzlu bir göl oluşturur. athena ise şehirde bir zeytin ağacı yetişmesini sağlar ve bu bitkinin insanlığa olan sayısız faydasını anlatır. böylece rekabetten galip çıkarak atina'nın yönetimini eline alır.
tanrıçanın o vakit yerden fışkırtmış olduğu kökten çıkan on iki filize m.ö. 5. yüzyılda hala tapıldığı söylenir.
devamını gör...

tepesinde tek allah toplusunda tek mermi
uygur türkü bir bebek farlara bakan kedi
çıldırmış uğultuda duyuyorlar apaçık
işiteni olmayan kamçı gibi sesini

sen şiir sanıyorsun kan geliyor ağzından.
devamını gör...

güzel kızlar sözlükte ne yapsın diyerek hayret bildiriminde bulunduğum başlıktır.
güzel kızlar fotoğraflarını koyabileceği bedenen kendilerini sergileyebileceği (bkz: ınstagram),(bkz: twitter),az da olsa (bkz: facebook) gibi sosyal mecralarda takılıyor.
sözlük gibi yerlerde ise çirkin kızlar barınıyor olay bundan ibaret.
devamını gör...

sevgili normal sözlük kitap edebiyat kulübü ile birlikte yaptığımız toplantıdan sonra bu incelemeyi yazmazsam olmazdı * normalinde finallerimden dolayı hem sözlüğe hem de kitap okumaya temmuza kadar ara vermiştim fakat hem artık yapılan toplantılara katılmak istediğim için hem de çok sevdiğim bir kitap olduğu için bu yemini bana bozduran yegane kitap oldu kendisi.

peki nedir bu kitabı bu kadar özel kılan?

öncelikle kitapta ne insanı dumura uğrutan muhteşem bir olay örgüsü, ne ustalıkla yapılmış betimlemeler, ne de müthiş bir derinlikle ele alınmış karakterler var bu kitapta. hatta kitaptaki baş karakter dahil bütün karaketerlerin beş para etmez olduğunu söyleyebilirim rahatlıkla. (köpek hariç.) bu kitabı benim adıma böylesine özel kılan şey kitap boyunca yapılan sorgulamalardı aslında. her şeyi sorguluyor aslında yazar, hayatı, ölümü, aşkı, evliliği... bu sorgulamaları yapan kişi kendisinin bir nihilist olduğunu düşündüğüm unamuno olunca çok değişik şeyler öğrendim ben, değişik şeyler öğrendim derken hayata bakabileceğim farklı bakış açıları sundu bana kitap. öyle güzel tespitleri vardı ki yazarın deli gibi altını çizdiğim çok fazla alıntısı oldu kitabın ve hepsi üzerine oturup düşünmek çok keyifli bir deneyim oldu benim açımdan. ayrıca unamuno'nun lirik dili bu okumayı keyifli hale getiren detaylardan biriydi bana göre. fazla betimleme yapmıyordu dedim ama öyle güzel sembolleştirmeleri var ki yazarın sayfalarca betimeleme okusam bu kadar tatmin olmazdım sanırım. kendisi kitabın baş kadın karakteri eugenia'nın dış görünüşünü doğru düzgün betimlemiyor mesela ama eugina ile augusto'nun karşılaştıkları caddeyi örgüye benzeterek öyle bir anlatıyor ki şaşırıp kaldım okurken.

başka bir şaşırıp kaldığım nokta ise kitap boyunca ilerlerken artık iyice emin olduğum yazarın hayata ve insanlığa dair oldukça karamsar ve olumsuz olan bakış açısı.

kitaptaki istisnasız her karakterin vefasız olmasından bunu rahatlıkla anlayabiliyorsunuz zaten
ama kitap boyunca hayatın anlamsızlığına yapılan atıftan rahatlıkla anlayabiliyorsunuz bunu. hele ki unamuno'nun kadınlara ve evliliğe olan bakış açısına hiç girmek istemiyorum çünkü

eugenia karakterini okurken ben bile soğudum kendi cinsimden
gerçi yaşadığı dönemin feminizmin toplumsal düzeyde daha tam olarak yayılmadığı ve ataerkil bir zihniyetle yetişmiş biri olduğunu düşünürsek pek yargılamıyorum kendisini.

sonuç olarak günün sonunda hayatın hepimizin yaşadığı ortak bir rüyadan başka bir şey olmadığı kanaatine vardıran bu kitabın okunması gerektiği kanaatindeyim. gerek yazarın yaptığı benzetmeler ve kullandığı simgeleri görmek gerekse bana göre oldukça enteresan olan fikir dünyasını öğrenmek açısından okunmasının zevkli olacağını düşünüyorum
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim