munchausen sendromu
bir de munchausen by proxy sendromu vardır. munchausen sendromunda kişi kendisinin hasta olduğuna inandırmaya çalışırken munchausen by proxy sendromunda ise kişi kendisinin değil otoritesi altındaki kişinin hasta olduğuna inandırmaya çalışır.
aslına bakarsak çevremizde bu tanıma uyan çok kişi görürüz. hepimizin çevresinde durduk yere kendine hastalık çıkartan, olmayan belirtileri gösterdiğini iddia eden insanlar vardır. bu açıdan bakınca munchausen ya da munchausen by proxy sendromu zararsız bir paranoya gibi görülebilir fakat bu durum her zaman bu kadar basit değildir. kişi kendine/yakınlarına bilerek zarar vermeye ya da tetkiklerin sonucunu bilerek yanıltmaya çalışabilir. bu tür vakalar azımsanmayacak kadar fazladır.
bizzat yaşadığım, hocalarımdan duyduğum, diğer meslektaşlarımdan duyduğum çok fazla munchausen/by proxy vakası mevcut. bunlar için yeni bir başlık açma gereği duydum: meslek hayatınızda karşılaştığınız çarpıcı olaylar
aslına bakarsak çevremizde bu tanıma uyan çok kişi görürüz. hepimizin çevresinde durduk yere kendine hastalık çıkartan, olmayan belirtileri gösterdiğini iddia eden insanlar vardır. bu açıdan bakınca munchausen ya da munchausen by proxy sendromu zararsız bir paranoya gibi görülebilir fakat bu durum her zaman bu kadar basit değildir. kişi kendine/yakınlarına bilerek zarar vermeye ya da tetkiklerin sonucunu bilerek yanıltmaya çalışabilir. bu tür vakalar azımsanmayacak kadar fazladır.
bizzat yaşadığım, hocalarımdan duyduğum, diğer meslektaşlarımdan duyduğum çok fazla munchausen/by proxy vakası mevcut. bunlar için yeni bir başlık açma gereği duydum: meslek hayatınızda karşılaştığınız çarpıcı olaylar
devamını gör...
güne bir söz bırak
''kimseyi mumla arayacak değilim beni bulmak isteyen ışığımdan tanır.''
devamını gör...
diyetisyen
en çok para yedirdiğim sağlık çalışanı gurubu.
devamını gör...
türkiye'nin halkına en az destek veren ülkeler arasında olması
çünkü biz napıyoruz başka milletlerin vatandaşlarına yardım ediyoruz. çünkü biiiz son köfte ekmeeenii köpeeeyle paylaşan sezerciğizz , hülooğ!!
devamını gör...
türkiye bir insan olsa hakkında söyleyeceklerin
kendisiyle çeliştiğini ve medeni olmadığını söylerdim.
devamını gör...
musicbuddy
devamını gör...
yaşından küçük göstermek
içinde bulunduğum durumdur. üç beş sene sonrası için işime çok yarayacağını biliyorum ancak bazen beni kanser eden durumdur.
öğretmensiniz ama öğrenci sanılabiliyorsunuz...
not: ilkokul öğretmeniyseniz daha da kötü olan durumdur. 24 yaşında 13 yaşında sanılmak ayrı bi ironi çünkü.
öğretmensiniz ama öğrenci sanılabiliyorsunuz...
not: ilkokul öğretmeniyseniz daha da kötü olan durumdur. 24 yaşında 13 yaşında sanılmak ayrı bi ironi çünkü.
devamını gör...
en zevkli fizik konuları
özel görelilik ,atom fiziği ve radyoaktivite,çembersel hareket.
ben galiba fizik dersini özledim.
ben galiba fizik dersini özledim.
devamını gör...
puzzle
genellikle grup olarak yapılması mantığıyla nicelik olarak 2000 ila 5000 parça arasında değişen parçacıklı olanları vardır, ama insan egosu bunu tek başına yapmak da ister. genellikle ilk kez yapacaklarda 3000 parçalık bir yap-bozu "bunda ne var, 3 içerisinde yaparım, olmadı bırakırım" gibi bir küçümseyici yargı oluşabilir. bu gerçekçi bir bakış açısı değil. inat edilmesi ve o 3000 parçalık yap-bozun tamamlanana kadar 33 günü tesbih gibi çektirmesi muhtemeldir.
şunu da vurgulamak gerekir; 3000 parçalı bir yap-bozu yapmak bir zahmettir ve yapıp bitirinceye dek zahmet katsayısı ne kadar yüksek olursa, bozmak da o kadar işkenceye dönüşür. genellikle bozmak, yapmaktan daha çok stres yaratır. hatta, çoğu kez puzzle'ın tamamlanmış hali güzelce jelatinlenir ve öyle muhafaza edilir.
(bkz: yapboz)
şunu da vurgulamak gerekir; 3000 parçalı bir yap-bozu yapmak bir zahmettir ve yapıp bitirinceye dek zahmet katsayısı ne kadar yüksek olursa, bozmak da o kadar işkenceye dönüşür. genellikle bozmak, yapmaktan daha çok stres yaratır. hatta, çoğu kez puzzle'ın tamamlanmış hali güzelce jelatinlenir ve öyle muhafaza edilir.
(bkz: yapboz)
devamını gör...
sözelcilerin sayısalcıları kıskandığı gerçeği
ben üzülüyorum sayısalcılara. onlar okuyup, uğraşıp işsiz kalıyor. sözelciler uğraşmadan işsiz kalıyor.
devamını gör...
insanın zoruna giden şeyler
çok değer verdiğin bir insanın seni hunharca, vicdansızca, sevgisizce kırıp dökmesi.
devamını gör...
haluk bilginer'in kötü oyuncu olduğu gerçeği
kötü oyuncu tabii. ona gelene kadar kimler kimler var.
mesela hayatını, tüm mal varlığını, siyasi kariyerini bir adama borçlu onlarca kişi var mecliste ama sorsan hepsinin ağzında aynı cümle: rızkımı veren hüdadır, kula minnet eylemem.
hepsi haluk bilginer'i taca çıkaracak oyunculuklar sergiliyor. sadece sahneye çıkmadıkları için biz de haluk bilginer'i yok yere abartıyoruz.
mesela hayatını, tüm mal varlığını, siyasi kariyerini bir adama borçlu onlarca kişi var mecliste ama sorsan hepsinin ağzında aynı cümle: rızkımı veren hüdadır, kula minnet eylemem.
hepsi haluk bilginer'i taca çıkaracak oyunculuklar sergiliyor. sadece sahneye çıkmadıkları için biz de haluk bilginer'i yok yere abartıyoruz.
devamını gör...
mesaj atsam mı atmasam mı tereddütü
asla yaşamadığım tereddüttür. şimdi soracaksınız neden? anlatayım efendim.
söylenecek çok şey varken susmak kalbe zarardır. içimdekini söyler, gerisini karşı tarafa bırakırım. bir de en sevdiğim huyumdur; eğer susmuşsam benim için bitmiş demektir. bu nedenle çok çok kırılmadıysam asla mesaj atma ya da atmama tereddütüne düşmem, susmamaya, sorunu çözmeye çalışırım.
söylenecek çok şey varken susmak kalbe zarardır. içimdekini söyler, gerisini karşı tarafa bırakırım. bir de en sevdiğim huyumdur; eğer susmuşsam benim için bitmiş demektir. bu nedenle çok çok kırılmadıysam asla mesaj atma ya da atmama tereddütüne düşmem, susmamaya, sorunu çözmeye çalışırım.
devamını gör...
antalya’yı çekici kılan detaylar
güneşi, sıcaklığı, sahilleri.
devamını gör...
plan yaparken hayatın karşına çıkardıkları
sürekli planlarımızdan ve hedeflerimizden sapmamıza sebep olan durumdur ancak insan, her yıl yeni planlar yapmaya itinayla devam eder.
john lennon: “hayat, sen başka planlar yaparken başına gelenlerdir.”
john lennon: “hayat, sen başka planlar yaparken başına gelenlerdir.”
devamını gör...
organ bağışlamak istemeyen dindarlar
öteki tarafta dalaksız böbreksiz olmaktan korkuyor zannımca.
başkasına umut ol.
başkasına umut ol.
devamını gör...
uyaran eksikliği
uyaran kişinin çevresinde var olan her şey demektir aslında bu bağlamda gelişen teknoloji ile birlikte çocukların siber dünya ile tanışmaları çok erken dönemlerine tekabül etmektedir. teknoloji ile bu kadar erken dönemde tanışan çocuklar çevrelerinde var olan kişilere, olaylara, seslere karşı zamanla duyarsızlaşmaya başlar. bu duyarsızlaşma sürecinde aile bireyleri farkında olmaz ise çocuk artık sosyal becerilerinde de gerilemeye başlar.
özellikle 0-3 yaş döneminde çocuğun zengin çevresel uyaranlara ihtiyacı vardır. bu şekilde yaşının gerektiği sosyal ilişkileri kurmaya, nesneleri tanımaya ve ifade edici dil becerilerini kazanmaya başlar ancak çevresel uyaranların azaldığı durumlarda ise otizm ile benzer özellikle göstermeye başlar. çevresindeki insanların farkına varamaz veya onları görmezden gelme eğiliminde olabilir, stereotipik hareketler gözlenebilir. nedir bu stereotipik hareketler? kişinin özellikle stresli anlarında artan yineleyici hareketlerdir. örneğin; saçlarını karıştırmak, elleri sallamak, dizleri titretmek vb. bunların yanında obsesyonlarda görülebilir. bu obsesyonlar yalnızca aynı ayakkabıyı giymek noktasında ısrarcı olmak gibi mevsim değişikliklerinde hayatın olağan akışını olumsuz etkileyebilecek derece belirgin olabileceği gibi arabaları aynı yöne bakacak şekilde dizmek gibi fark edilmesi zor şekilde de tezahür edebilir.
çocuklar sosyal rolleri özellikle oyunlar içinde keşfeder. örneğin; bir hemşireyi anlamlandırmaya çalışırken kendine iğne yaptığı oyunlar kurar, trafik kazalarını anlamlandırmaya çalışırken arabalarını çarpıştırır yada annesinin ev içinde yüklendiği sorumlulukları kavramak için oyuncaklarına yemek yedirir ancak çevresel uyaranların kısıtlı olduğu durumlarda bu oyunları kurabilecek bilişsel düzeye erişemediği için toplumsal rolleri de kavramakta zorluk çeker ve bu sebeple sosyal fobiler geliştirmesi de olağandır.
yine aynı şekilde dil gelişim becerileri taklit yolu ile öğrenilir. çocuk çevresinde duyduğu sesleri taklit ederek konuşmaya kendini ifade etmeye çalışır ancak tablet ve telefonlardan alınan mekanik sesler çocuğun dil gelişimi noktasında tamamen faydasızdır çünkü iletişim amacı taşımamaktadır ve ekoleli denilen problemin yaşanmasına da sebebiyet verir. ekolali iletişim amacı güdülmeden anlamsız sözel ifadelerdir. bu bir cümleyi olduğu gibi tekrar etmek olabileceği gibi bir sesi de tekrar etmek şekilde tezahür edilebilir. bu riskler göz önünde bulundurulduğunda çocuğun, tablet, telefon, bilgisayar vb. gibi mekanik ses yayan cihazlardan mümkün mertebe uzak tutulması dil gelişimi açısından büyük önem arz etmektedir.
uyaran eksikliğine maruz kalan çocuk ebeveyn tarafından ne kadar erken fark edilirse yaşıtları ile arasında ki makasın açılması o kadar engellenir. bu sebeple diğer engel türlerinde olduğunda gibi uyaran eksikliğinde de erken tanı çok önemlidir. çevrenizde bir çocuk yukarıda bahsettiğim karakteristik özellikleri gösteriyor ise en yakın sürede çocuk psikiyatri kliniğinden randevu alınmalı ve durum çocuk psikiyatristi ile paylaşılmalıdır. psikiyatrist gerekli bulduğu durumlarda çeşitli gelişim testlerinin uygulanması için pedagog yada birgelişim uzmanına yönlendirecektir. yapılan testler sonucunda çocuğun uyaran eksikliği yaşadığı tespit edilmesi durumunda yakın zamanda heyet raporu almak üzere randevu verilir. alınan heyet raporunun ardından çocuk rehberlik araştırma merkezine yönlendirilerek oradan da ram raporu alması sağlanır. alınan ram raporu ve heyet raporu ile beraber çocuk ailenin tercih ettiği bir rehabilitasyon merkezinde ücretsiz eğitim almaya başlar.
özellikle 0-3 yaş döneminde çocuğun zengin çevresel uyaranlara ihtiyacı vardır. bu şekilde yaşının gerektiği sosyal ilişkileri kurmaya, nesneleri tanımaya ve ifade edici dil becerilerini kazanmaya başlar ancak çevresel uyaranların azaldığı durumlarda ise otizm ile benzer özellikle göstermeye başlar. çevresindeki insanların farkına varamaz veya onları görmezden gelme eğiliminde olabilir, stereotipik hareketler gözlenebilir. nedir bu stereotipik hareketler? kişinin özellikle stresli anlarında artan yineleyici hareketlerdir. örneğin; saçlarını karıştırmak, elleri sallamak, dizleri titretmek vb. bunların yanında obsesyonlarda görülebilir. bu obsesyonlar yalnızca aynı ayakkabıyı giymek noktasında ısrarcı olmak gibi mevsim değişikliklerinde hayatın olağan akışını olumsuz etkileyebilecek derece belirgin olabileceği gibi arabaları aynı yöne bakacak şekilde dizmek gibi fark edilmesi zor şekilde de tezahür edebilir.
çocuklar sosyal rolleri özellikle oyunlar içinde keşfeder. örneğin; bir hemşireyi anlamlandırmaya çalışırken kendine iğne yaptığı oyunlar kurar, trafik kazalarını anlamlandırmaya çalışırken arabalarını çarpıştırır yada annesinin ev içinde yüklendiği sorumlulukları kavramak için oyuncaklarına yemek yedirir ancak çevresel uyaranların kısıtlı olduğu durumlarda bu oyunları kurabilecek bilişsel düzeye erişemediği için toplumsal rolleri de kavramakta zorluk çeker ve bu sebeple sosyal fobiler geliştirmesi de olağandır.
yine aynı şekilde dil gelişim becerileri taklit yolu ile öğrenilir. çocuk çevresinde duyduğu sesleri taklit ederek konuşmaya kendini ifade etmeye çalışır ancak tablet ve telefonlardan alınan mekanik sesler çocuğun dil gelişimi noktasında tamamen faydasızdır çünkü iletişim amacı taşımamaktadır ve ekoleli denilen problemin yaşanmasına da sebebiyet verir. ekolali iletişim amacı güdülmeden anlamsız sözel ifadelerdir. bu bir cümleyi olduğu gibi tekrar etmek olabileceği gibi bir sesi de tekrar etmek şekilde tezahür edilebilir. bu riskler göz önünde bulundurulduğunda çocuğun, tablet, telefon, bilgisayar vb. gibi mekanik ses yayan cihazlardan mümkün mertebe uzak tutulması dil gelişimi açısından büyük önem arz etmektedir.
uyaran eksikliğine maruz kalan çocuk ebeveyn tarafından ne kadar erken fark edilirse yaşıtları ile arasında ki makasın açılması o kadar engellenir. bu sebeple diğer engel türlerinde olduğunda gibi uyaran eksikliğinde de erken tanı çok önemlidir. çevrenizde bir çocuk yukarıda bahsettiğim karakteristik özellikleri gösteriyor ise en yakın sürede çocuk psikiyatri kliniğinden randevu alınmalı ve durum çocuk psikiyatristi ile paylaşılmalıdır. psikiyatrist gerekli bulduğu durumlarda çeşitli gelişim testlerinin uygulanması için pedagog yada birgelişim uzmanına yönlendirecektir. yapılan testler sonucunda çocuğun uyaran eksikliği yaşadığı tespit edilmesi durumunda yakın zamanda heyet raporu almak üzere randevu verilir. alınan heyet raporunun ardından çocuk rehberlik araştırma merkezine yönlendirilerek oradan da ram raporu alması sağlanır. alınan ram raporu ve heyet raporu ile beraber çocuk ailenin tercih ettiği bir rehabilitasyon merkezinde ücretsiz eğitim almaya başlar.
devamını gör...


