kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

böyle bir eşim olmazsa ölürmüşüm.. *
devamını gör...

twitter da çok güzel bir tweet okumuştum taymlaynıma düşmüştü de adını hatırlayamadım şimdi.

''akademik hayatın öldüğünü tabut boğaziçine geldiğinde mi öğrendiniz?''
devamını gör...

ikisini söylemeyenler, bu alemin kralıdir dostlar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mahşerin dört atlısı gibiler

-belirsizlik
-beklemek
-sabretmek
-düşünmek
devamını gör...

beşiktaş jimnastik kulübü'nün en bilinen ve şerefli taraftar grubu.

hmm şey beşiktaşlı sözlük yazarları göreve lütfen. bu başlık neden hala boş?
devamını gör...

sözlük büyüyünce hayalleri küçülür mü? (babam ve oğlum)
-evet arkadaşlar, sözlüğümüzü almışık, bundan sonra sözlükçüler hattında benjo abbas'ın sözlüğü de çalışacak, herkeze benjo'dan moderatörlük ve yazarlık! [-ulan yavrum benjo abbas be, yaşa be! herkese yazarlık ha!]
(çiçek abbas)
aç sözlüğü iko efendi, benjo reis'in emriyle uganda cumhurbaşkanı hakkında tanım yazacağız. (hababam sınıfı)
siz gerçeği değil, benjo tarafından kandırılmak istiyorsunuz. (prestij)
bu sözlüğün altında yazıdan daha fazlası var. bu sözlüğün altında benjo ve iko'nun ilginç fikirleri var! ve fikirler sözlükte durdurulmaz. (v for vandetta)
kafa sözlük'ün yaptığı en büyük kötülük tüm yazarları küçük bir sözlük olduğuna inandırmaktı. (olağan şüpheliler)
karakterli yazar olmak karakter olmak için yeterli değildir. (ucuz roman)
sözlük, bazen lanettir. ( orada olmayan adam)
moderatör olmak, kimseyi yüceltmez. (yldız savaşları v)
yüreğinizde insan sevgisi taşıyorsunuz. nefretle yazmayın! ancak sevilmeyenler nefretçe yazar. sevilmeyenler ve anormal olanlar. yazarlar! kölelik için yazmayın! özgür bir dünya için yazın! (büyük diktatör)
devamını gör...

o gerçek miydi? ben onu robot sandım da cevap vermediydim. dur vereyim.
edit: cevap verdim ama kırılmış olmalı ki geri dönüş yapmadı.
devamını gör...

amazon kolilerinin içindeki geri dönüşümlü kağıttan yapılan destek elemanıyım işe yararım ama bi yere kadar sonra git bidaha dönüş falan.
devamını gör...

sekiz sene önce bir fransız şirketinde çalışmıştım. kalitesiz işler yapıyorduk. çok fazla imkan sağlamadılar,ben de bastım döndüm canım memleketime. düşünen arkadaşlarımız varsa amerika'ya gitsinler. daha planlı ve düzenli gidiyor orada işler, umut vaad ediyor.

tanım : idare eder bir meslektir.

edit : soranlar için, konusuzdu bizimkiler.

edit2: parasını soranlar için, türkiye şartlarına göre çok iyidir. türkiye'de aynı parayı kazanacak bir işe sahip değilseniz ve meslek hoşunuza giderse düşünmeyin derim.
devamını gör...

yeşil pantolonumla sizi selamlıyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aynen öyle yapıyoruz, sen de gelsene.
devamını gör...

padişahı olsam, tiz kellesini vurdururum...
öğretmeni olsam, sözlü notunu düşürürüm...
bakkalı olsam, veresiye vermem, para üstünü sakızla veririm...
kapıcısı olsam, en son onun çöpünü alırım...
arkadaşı olsam, borç vermem...
akrabası olsam, düğününe gitmem...
bindiği taksinin şoförü olsam, 'müsait bir yerde' dedikten 100 m sonra dururum, ineceği yerde de su birikintisi olmasına özen gösteririm...
devamını gör...

biricik anaokulu arkadaşımdır.

hayatımda tanıdığım en naif ve en zeki insanlardan biriydi kendisi. umarım şuan her neredeyse iyidir ve kendine güzel bir hayat kurmuştur. yolu açık olsun.*

ayrıca:
(bkz: ronald weasley)
devamını gör...

aslında ankaralılar kıyaslamazlar. onlar ankara'ya alışıktırlar, severler gride olsa kuruda olsa bu şehri. esasen bu, ankara'da yaşamak zorunda kalan istanbul'luların yaptığı bir kıyaslamadır. ankara'ya alışamaz, bir türlü sevemezler. hep bok atarlar bu şehre.

ilk koz daima deniz'dir. denizsiz nasıl yaşıyorsunuz bu şehirde, deniz olmadan asla yaşayamam ben derler.
oysa ankara'lı için denizin fazla bir önemi yoktur. çünkü zaten o olmadan yaşamayı bilir. deniz'in olmayışı çok ta etkilemez. ankara'da yaşayıp büyüdüyseniz bu şehrin her yerinde bir anınız vardır mutlaka. küçük olduğu için yapılacak şeylerin, ya da gidilecek mekanların sayısı sınırlıdır. ama neyi nerede bulacağınızı bilmeniz gerek.
insan önemlidir ankara'da. çünkü tek başına sıkıcıdır ankara, birileriyle bir şeyler yapınca tadı çıkar her şeyin. o nedenle ankara insanı istanbul insanından farklıdır biraz. ankara içine kapamaz insanı, bencil yapmaz. bir de aynı kafa yapısındaki insanlar hemen hemen aynı yerlere takıldıkları için, genelde yeni tanıştığınız biri mutlaka bir yerlerden "connected"'dır. birilerinin bir şeyidir. bu anlamda gerçekten küçüktür ankara.
devamını gör...

lavabonun işlevini uygun hareket eden insandır. namaz kılan insandır. ayağını yıkarken ıslanmamak isteyen insandır.
devamını gör...

düşünmelerini ve değişmelerini gerektirecek herşey,
maalesef etrafımda gözlem yapabileceğim çok insan var ve bence cahillik bir tercih, bir yaşam biçimi,

bir kere hep ezberledikleri şeyleri yapıyorlar, kendilerine bir resim çizmişler, sarıldıkları belli başlı item ler var, onları ölümüne koruyorlar, din gibi aile gibi, fakat bunların da kolay olan gereklerini yapıyorlar,

mesela din, sürekli ezberledikleri duaları okuyup, ezberledikleri ibadetleri yapıyorlar, çünkü kolay olan işlerine geliyor, bir kitap açıp müslümanlığı öğrenmek, ben nasıl bir müslümanım demek yok, anca aynı duaları oku dur, anlamını da bilmiyorlar zaten okudukları şeylerin,

aile konusunda da mesela, hep bir koşulsuz konfor istiyorlar evlatlarından, koşulsuz ve haksız, mesela anneye öf bile denmez, kızılmaz filan, tamam da evlat oldu diye ne olursa olsun, susmasını istemek, itaat istemektir, bu nasıl bir mertebedir, hiç çocuğa verilecek bir hak bir değer yok ağızlarında, çocuğa karşı kendi sorumlulukları, yapmaları gereken hiçbir görevleri yok, hep alacakları şeyleri sayıklıyorlar sürekli,

birde kendileri gibi düşünen insanlarla etkileşim halindeler hep, birbirlerinden güç alıyorlar, bütün etkinliklerini topluca yapıyorlar, tek tek bakıldığında, kişisel olarak ilgilendikleri uğraştıkları hiçbirşey yok, okumak, düşünmek filan kesinlikle yok, hasbelkader ne görmüşlerse, ne öğrenmişlerse, onları hergün her fırsatta söylenip söylenip, yine aynı minvaldeki yayınları akşama kadar izleyerek günlerini geçirirler, bin yıl yaşasalar, bin yılı böyle geçer bu insanların, sıkılmazlarda, yeterki değişmesinler, düşünmek zorunda kalmasınlar, yeni birşeyle karşılaşmasınlar, o kadar bağlılarki bu sabitliğe,
sanırım o topluluklarından dışlanmak korkusu, yani kendisini tek başına algılayamayan, o şekilde hayatta kalacağına inanmayan cahil kişisi, neyi ne için yaptığını sorgulamaktan da korkuyor, çünkü o grubun dışına çıkmak ihanet gibi birşey, ve biraz farklı düşünse yalnız kalacak, yalnız kalmak? = ölüm, işte en kilit nokta burası, bu insanlarda "kendi" olmak kavramı yok, bu insanlar tek başına bir değer, bir "karakter" , ayrı bir renk olduğunun farkında değil, tek başına bir hayatı yokki göze alsın, orada o grubun içinde kendisini +1 şey zannediyor, camide, düğünde vs. o yüzden sürekli bu nerden çıktığı, ne için yapıldığı belli olmayan etkinlikleri yapıyorlar, ve bunlara aşırı değer veriyorlar, evine geldiğinde de o biraraya geldikleri etkinlikleri konuşuyorlar zaten genelde, birbirleriyle sohbetleri de hep bu toplu yaptıkları şeyler, o anları düşünüp mutlu oluyorlar, çünkü o anlar dışında varlığını hissetmiyor cahil kişisi,

bu sebeplerden de, kendine güvenen, tek başına da varlığının anlamını bilen, haklarını bilen, özgürce kendine ait herşeyi keşfetmek, yaşamak isteyen, bunu saklamayan, savunan insanları anlamıyorlar, anlamadıkları için de öfkeliler, çünkü tek başına bir adım atmaya bile cesareti olmayan bu insanlar, kendi yapamadıkları şeyleri yapanlara öfkeliler...
devamını gör...

varsa bile benzini yoktur diye düşündüren başlıktır.
devamını gör...

durduk yere insanın sinirlerini bozar. yani hayat yeterince karmaşık değilmiş gibi... gecenin üçünde uyanma ve kalkıp bir kahve yapma sebebidir.
devamını gör...

kitap yazmıştım kendilerine.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim