hz. muhammed'in bir gece medine'den mescid-i aksa'ya, buradan göğe yükseltilmesi durumuna biz miraç diyoruz. miraç kelimesi nitekim göğe çıkış anlamına gelir.
peygamber insanlara rehber olduğu için bir insanoğlunun başına gelebilecek her türlü olaylar peygamberin başına gelmiştir. babası daha hz.muhammed doğmadan ölmüştür. yetim doğmuştur. annesi çocuk sayılabilecek yaşta altı yaşlarında ölmüştür. eşi kendisinden önce ölmüştür. dört kızından üçü ve bir oğlu kendisinden önce ölmüştür. böylece anne,baba, eş ve evlat acısını yaşamıştır. yerinden yurdundan edilmiş kendisine inanan bir avuç insanla hicret ederek göç etmek zorunda kalmıştır. burada bizim anladığımız, peygamber insanlara örnek gösterilebilecek bir rehberdir. allah diyor ki, evet seni hayatta tutan bütün değer verdiklerini ve güvendiklerini aldım bunlar karşısında sabır göster ki insanlara rehber ol ve en önemlisi ben varım diyor. işte peygamberimizin umutsuz, hüzünlü olduğu bir gecede allah onu tarafına yükseltmiştir. eti ile kemiği ile başka bir insan için imkansız olan bu durum hz.peygambere nasip olmuştur.
devamını gör...

(bkz: zülfü livaneli) ‘nin (bkz: doğan kitap) yayınevinden ocak 2017’de çıkan kitabıdır.

ibrahim isimli kahramanımızın, çocukluk arkadaşı hüseyin’in ölüm haberini aldıktan sonra, ikisinin de doğum yeri olan mardin’e gidip; hayatını araştırmasıyla gelişen olayların anlatıldığı güzel bir kitaptır.

kitap yazımı için livaneli’nin işid zulmüne maruz kalan ezidilerin yaşadıklarından ilham aldığı açıktır.(böylesine kötü gerçeklikler için ‘ilham’ gibi güzel bir kelime doğru bir tercih oldu mu emin değilim. esinlenmek olabilir miydi onu da bilmiyorum.) bu yüzden ezidiler ve ezidilik ile ilgili kıymetli bilgiler vermesi açısından da önemli bir kitap olduğunu düşünüyorum.

zulüm insanoğlunun hakikatidir. kitabı okuduğum süre zarfında içimde uyanan merhamet duygusu bana kendimi çok tuhaf hissettirdi. bir yandan merhamet sahibi olduğumu düşündüren bir vicdan mastürbasyonu ile kendimi iyi hissettim. sonra böyle hissettiğim için çok utandım. bu vicdani mastürbasyonun içimi birazcık olsun rahatlatmış olmasından utandım. sonra öfkelendim. kendime kızdım. bu anlık rahatlık hissi bugüne kadar savunduğum tüm değerlerime, etik anlayışıma, ahlakıma tersti, örtüşmüyordu. böyle bir insan olduğum için kendime çok öfkelendim… çünkü dostlarım, merhamet maalesef ki zulüm derdine deva olmuyor…

öfkelendim.
öfkelendim çünkü o vicdani rahatlama, bir kabullenişti…
kendime öfkelendim çünkü ahmet hamdi tanpınar’dan bir şey öğrenmiştim:
‘’zulmü her kabul ediş, daha büyüğünü doğurur…’’

işte sanıyorum bu yüzden, denk geldiğimiz tüm zalimlere, zorbalara, zulümlere karşı öfkemizi diri tutmamız gerektiğine inanıyorum…

son olarak kesinlikle okunmasını tavsiye ettiğim bu kitaptan küçük bir anekdot paylaşmak istiyorum:

“harese nedir bilir misin oğlum?
arapça eski bir kelimedir.
bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir.
develerin çölde çok sevdiği bir diken vardır.
deve, dikeni yedikçe ağzı kanar.
tuzlu kanın tadı, dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider.
kanadıkça yer, bir türlü kendi tadına doyamaz…

ortadoğu’nun adeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz.
kendi tadının kanından sarhoş olur...”
devamını gör...

insanlara, doğaya, hayvanlara karşı duyarlı ve hassas altın değerinde insandır. çünkü gelin görün " - mış" gibi yapanlar o kadar çok ki gerçekten güzel ruhlu, naif insanları ayırt etmek artık kolay olmuyor. ancak er ya da geç mutlaka belli oluyor çoğalmaları umuduyla... *
devamını gör...

(bkz: dayak cennetten çıkmadır)
devamını gör...

güzel olmaz mıydı bi tanem?
hadi hadi yaparsın sen.*
devamını gör...

tuborg tuborg nereye kadar?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yazıyor, gitmiyor, vakit harcıyor, emek veriyor, elbette sevilir öylesi.

*
devamını gör...

evet daralıyorum sözlük! bu konudan başka şekillerde daha önce de veryansın ettik. ama şu an en tepe noktaya ulaştığını düşünmekteyim. işten aşırı yorgun dönüyorum, bir bölüm dizi izliyorum o da zorla! akabinde az sözlüğe sığınayım kafam boşalsın diyorum ama yok yok yok! saçma sapan başlıklar ciddi bir tatsızlık var! son zamanlarda türeyen kafatasında beyin yerine yumurta akı bulunan iki üç kalitesiz aktrollden bahsetmiyorum bile! illa ki uğraşlara devam da can sıkmıyor değil bu mevzular.
devamını gör...

bir defaligina ölmek. ve insanların arkamdan verdiği tepkiyi görebilmek.
devamını gör...

köşedeki cem karacayla birlikle, ne kadar güzel duruyor yazar profiliniz. tanımlarınız öyle özenli ki... özenmek gerekiyor okuyabilmek için. hep böyle kalın, umarım hep de mutlu kalırsınız. sonsuz ayçiçeği veriyorum, parlayın her daim.*
devamını gör...

son dönemlerde herkes aptalca ve kabul edilmesi mümkün olamayan fikirlerini belirtip ama bu kara mizah der oldu . bilakis kara mizah çok ince bir çizgide ve zeka isteyen birşeydir. dümdüz aşağılamak değildir. bu tipler kadar her mizah unsuruna aşırı duyar kasanlardanda nefret ediyorum .
devamını gör...

en az sekiz yarım yılı kapsayan eğitim- öğretim faaliyetidir. örgün öğretim, açık öğretim ve ikinci öğretim gibi türleri vardır. normal eğitim-öğretim zamanında yapılan türü örgün öğretim, televizyon, bilgisayar, eğitim gereçleri vb. ile yapılan türü açık öğretim ve normal öğretim zamanı dışında yapılan kısmına da ikinci öğretim denilir ve ikinci öğretim harcı daha yüksektir.
devamını gör...

rutinlerimiz. bir sebepten dolayı rutinlerimiz aksadığında anlıyoruz değerlerini. çünkü onlar hayatımızın bir parçası.
devamını gör...

varlıklı olduğu günlerinde giyimine özen gösteren kişi, eski durumunu yitirince mevsime, modaya uymayan şeyler giyer.
devamını gör...

başta sahte anne deneyi olmak üzere lütfen yazılanları es geçmeyin*.
zaman bol, okunacak kaliteli şeyler sizi, bizi, hepimizi bekliyor!
başta karambol olmak üzere emeği geçen herkesin emeklerine, verdikleri zamana ve uğraşa sağlık.

edit: şu an karambol olmadığı için içimin buruk olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. bu güzel iş karambol'ün fikriydi ve bizler (dergiyle ilgilenen modlar ve yazıları yayınlanan yazarlar) haftalardır bu fikri saklasak da arka planda fazlasıyla emek gösterdi. çok hevesli olduğunu bildiğim için şu an olmaması üzücü. çabuk gel sevgili karambol, fikrin ve emeklerin fazlasıyla beğenildi ve ilgi gördü. tıpkı hak ettiğin gibi.
devamını gör...

çok tutan bir başlık türü olduğu için, jenerik halini açıp köşeyi dönmek istediğim durum.

hepsi için ayrı ayrı başlık açmaktansa, buraya gelip, önce konunuzu yazıyorsunuz, sonra da yönteminizi açıklıyorsunuz.

örnek vermek gerekirse;

konum: bir yazarı kırmadan ona harika olduğunu söylemek

yöntemim: herhangi bir entry'sine cevap olarak, "yaw ne harika bir yazarsın" demek.
devamını gör...

cem karaca dinlediğim zamanlar. mutluluğun bana bu kadar yakın olması çok hoşuma gidiyor. istediğim zaman açıp dinliyorum.
devamını gör...

tanım: gelecekte yaşanan bir uzaylı istilasını durdurmak için zaman makinesi ile geçmişe dönüp asker topladıktan sonra tekrar geleceğe dönülerek savaşılmasını anlatan aksiyon filmi.

yorum: öncelikle filim aksiyon dolu. zaten aksiyon filmi öncelikle bunu bir aradan çıkaralım.
oyunculara gelir isek baş rol parks&rec den tanıdığımız chris pratt.
kendisini komedik yapımların ardından guardians of the galaxy nin başını çektiği bir çok aksiyon yapımında gördük ve daha da sevdik.
daha sonra chuck dizisi ile hayatımıza giren, dexter abinin ve şahsımında gönlünü çalan yvonne strahovski var.
ideal kadın dendi mi aklıma gelen bir kaç figürden biri olur kendileri.*
ve son dönem gözdelerimden betty gilpin.
tabi bir çok yapımdan gözümüzün ısırdığı bir çok ünlü daha. yani kadro güzel.

oyunculara ve cgı a bakıldığında bütçe hakkında da bir fikrimiz oluşuyor tabi.

fakat her zaman derim. bir yapımı efsane yapan oyuncular veya oyunculuklar değildir. çekim yapılan alanlar veya bütçede değildir. açıkçası çalışan ekibin tecrübesi de önemli değildir.
bir yapımı efsane yapan tek şey senaryodur. sanırım man from earth ve primer gibi yapımları örnek vererek bu savı yeterince desteklemiş olurum.

filimde iyi bir aksiyon/sci-fi filiminden beklenilecek her şey var. gerginliği alacak ufak komiklikler, güzel kadınlar ve yakışıklı erkekler, patlamalar, hiç bir dayanağı olmayan bilimsel kurgular ve bol bol cgı.

tek eleştirim ise senaryonun tutarsızlıklar ve deus ex machina çıkışlar ile dolu olması.
yani koca bütçen var, daha önce sağlam işler yapmış oyuncular ve arkanda amazon stüdyoları var.
illaki iyi bir yazar ekibini karşılayabilirsin. tamam, lego filimlerinin yönetmenini koymuşsun koltuğa ona da lafım yok ama senaryo neden bu kadar saçma.


adamlar gelecekten geçmişe geliyor, milyonlarca insanı alıp geleceğe götürüp savaştırıp geri getiriyor, ama zamansal bir paradoks yaşanmıyor. ne anladık o zaman back to the future serisinden, ne aladık darktan. saçma sapan hareketler yapıyorlar karakterler, anlamsız motivasonları var. sonunda da olabilecek en saçma sonuç çıkıyor karşımıza.


az biraz zaman ayrılsa plot hole falan kalmaz, harika bir yapım olurmuş. yani o kadar basit mantık hataları ki şurada iki üç kişi birleşsek iki günde mantıklı açıklamalar ile yamalarız senaryoyu.

belki de bilerek böyle yazmış olabilirler tabi o da bir seçenek.
şu pandemi döneminde iyice bunaldı insanlar, fazla düşündürmeden yormadan sıkmadan bol bol patlama ve çatışma ve cgi ile insanların kafasını boşaltmak istemiş de olabilirler.

genel olarak fena sayılmaz, boş vakit varsa kafa dağıtmak için izlenilebilir.

sağlam bir uzaylı istilası filmi izlemek isteyenlere 1988 yapımı they live isimli efsane bir film önerebilirim.
devamını gör...

favori editörüm. dostu dostum, düşmanı düşmanımdır. söyledim mi bunu önceden bilmiyorum ama yine söylemek istiyorum. canımsın be evernevergreen…
devamını gör...

ivan petroviç pavlov rus fizyolog, psikolog ve hekim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim