büyük kuzey savaşı sırasında kırım'da kalan isveç kralı 12. charles'ın öğrendiği türkçe kelimeler bugün isveç'te hala kullanılmaktadır.
devamını gör...

devleti ve hükümeti bilmiyorum ama millete doğru şahlanan bir şey var evet
devamını gör...

ahmet kaya, zülfü livaneli gibi sanatçıların etkilendiği kişidir aynı zamanda. günümüzde özgün müzik diye nitelendirilen müziği temellendiren, bağlamayı gitarla tanıştıran ozanlardandır.


maalesef 12 eylül süreci ve sistem ve gurbet kanser etmiştir ölümsüz ozanı.

saygıyla...

devamını gör...

dostlar, romalılar, vatandaşlarım; farkında mısınız bilmiyorum ama bizim sözlük baya baya olayı ekşi sözlüğe bağladı. açılan başlıklar resmen ekşi sözlüğün kopyası oldu. azıcık özgün mü olsak eyyyy yazardaşlarım.
devamını gör...

sizi kırdığını düşünüp kendini affettirmek için etrafınızda dönüp durduğu anlardır.
devamını gör...

ne kiliseye faydan var
ne de manastıra!
aslında süryanice olan bu deyim-serzeniş, arapça bir kalıpmış gibi düşünülür.
annem, tembelliğimden şikayet etmek istediği her an, bu kalıba sarılır. inanır mısınız, neredeyse her gün*.
devamını gör...

biraz yavan yaşamaktır. ruhunuzu kulağınız ile besleyin. hayat daha çekilebilir oluyor.
devamını gör...

bir sorun olduğunda zaten çözer diye düşünülür kolay kolay kimse yardım eli uzatmaz bu insanlara. gerçi uzatan olursa da ben hallederim derler genellikle. dünya başlarına yıkılsa en iyi şekilde hazırlanır hiçbir şey olmamış gibi işe giderler bir gün sonra. dünya’da en az hacmi kaplayan insanlar olduklarını düşünüyorum.
devamını gör...

dram ve bilim kurgunun iç içe olduğu soluksuz izlenen harika film. oyunculuklar efsane.(bkz: in case i don't see ya good afternoon good evening and good night)
devamını gör...

sigaramız diye genel bir durum yok.
devamını gör...

ricky gervais'in yapımcılığını ve yönetmenliğini yapıp aynı zamanda başrolünde yer aldığı harika bir dizi. dizinin havası, oyunculuklar, hikaye sizi ilk bölümden itibaren sımsıkı sarıyor. hüzün, hayat eleştirisi, komedi, absürtlük hepsi bir arada. kesinlikle izlenmeli. ricky gervais mizahı hoşunuza giderse humanity isimli stand-up gösterisini de kesinlikle tavsiye ederim.
devamını gör...

ölümsüzlükten ziyade yenilmezlik sembolü olan nehir. nehir mutlak bir yaşam vadetmiyor, yenilmez yapıyor fakat bu yenilmezliği sınırlayan ufak bir detay var. akhilleus örneğinde annesi su tanrıçası thetis elini suya sokmaması için uyarıldığından dolayı akhilleus'u tuttuğu ayağının topuk kısmı suya girmemiş bundan ötürü vücudundaki hasar alma ihtimali olan yani aslında korunmayan tek bölge bu nokta olmuştu. bu örnek dışında başka bir şeyden söz etmek istiyorum. yenilmezlik yani mutlak güç tanrılar ve tanrıçalar katında bedelsiz değildir, styx'ın sularında başka bir tehlike daha yatar; küle dönme tehlikesi. kendi rızası ile styx sularına teslim olan biri kendi aşil topuğunu yaratır aslında. suya girildiğinde geriye dönebilmek için insanı hayata bağlayan bir şey olmak zorundadır yoksa su içine giren bedeni -mecazen mi gerçekten mi emin değilim ama- yakıp kavurur. suya giren kişiyi hayata bağlayan, geri dönme isteğini tetikleyen kişinin hayali belirsiz bir şekilde onu yukarı çeker ve bu dokunduğu nokta kişinin aşil topuğu olur. bu tezat aslında oldukça güzeldir çünkü gerçek hayatta da böyledir, sevdiklerimiz bizi hayatta tutar ama aynı zamanda bizim zayıf noktamızdır ve bu esasında medusa'nın kanı gibidir çünkü gorgonun vücudunun sağ tarafından akan kan ölüleri diriltebilecek kadar şifalıyken sol tarafından akan kan kısa sürede insanı öldürebilecek kadar güçlü bir zehirdir. bizi yaşatan şey aynı zamanda bizi öldürebilir yani bir nevi "find what you love and let it kill you" söylemini doğrular bu. gücümüz ve güçsüzlüğümüz aynı yerden gelir, kökeni aynıdır ve aynı suretlerde şekillenir. bu yüzden styx nehri kendi içinde yarattığı tezat ile oldukça güzel bir gerçekliğe işaret eder. büyük güç uman kendini o gücün getirdiği zayıflıklara da hazırlamalıdır aynı şey sevgi için de geçerlidir belki de bu yüzden yapılacak en iyi eylem eylemsizliktir.
devamını gör...

tanım: formatın anlam ve önemine binaen uyarlanmış atasözü.
anarşist yazarlar için de bir öneri olarak (bkz: bülbüle altın kafesi sokmuşlar bu mu formatınız demiş)
devamını gör...

özellikle 90lı yıllarda pek çok ailenin dağılmasını engelleyen moda.

erkek çocuk üzerinden gidelim, şöyle ki ebeveynlerden biri oğluna kendi babasının ismini vermek ister, diğer ebeveyn ise doğal olarak bu duruma karşı çıkar. ancak bir şekilde orta yolun bulunması gerekir zira öncelik evlilik kurumudur. böylece, her şeyden habersiz zavallı çocuğa isim verilirken aşağıdaki denklem kullanılır.

dede ismi + can = dede ismi can

tabi bu durumda çocuk büyüdüğünde dede ismi ve can arasında gelip gidecektir. çünkü can modernizmi simgelerken dede ismi geleneklere işaret etmektedir.

örneğin; bilal can, hakkı can, süleyman can, rıfkı can

peki ya şimdi kim bu çocuk ? rıfkı mı? can mı ? yoksa rıfkı can mı?

neyse ki gelenekleri bertaraf ettik, büyük söylenceleri bir kenara bırakıp post modern çağa ayak uydurduk. astrologlar isim analizi ile bireyi yorumlarken büyük zorluk çekiyordu. astrologları üzmeyin.
devamını gör...

yemin ederim 3.dünya savaşı olaydı da toplu tüfekli yenileydik, böyle insanını aşağılayarak peşkeş çekmek, bu rezillik katlanılır gibi değil.
devamını gör...

“dertlerimi aklında tutma, unut...
beni unutma”

-nazım hiktmet ran
(unutmadık seni, 3 haziran)
devamını gör...

görünce kalbimin sevgiyle dolup taştığı; french terrier ile english bulldog'un çaprazlanmasıyla ortaya çıkmış, mükkkemmel sevimli köpek ırkıdır.

bayılıyorum size ya...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu gözler güzel misin? mesajı gördüğü için kız mısın? pek şaşırtmadı .
devamını gör...

şu an yazdığım şeyi okuyacağına git ders çalışma evrenine giriş taktik biri uygula kitabın defterin kapağını arala gerisi gelir diyebilirim bu şeylere örnek olarak.
devamını gör...

ney
diyor ki ney; sırlarım uzak değil yakın bir yerde, ama onu görecek göz, duyacak kulak nerede?

ney, türk musikisinin en temel meşhur nefesli sazıdır. batıda türk flütü denmiştir ney için.
kargı denilen bir çeşit budakli kamıştan yapılır. akordlarına göre çeşitli boylarda olan ney dokuz kısa boğumdan meydana gelmiştir. üzerinde 7 perde mevcuttur. bu perdeler, açkı ile delinerek elde edilir.
dış yüzeyinin sert sırçalı olması neyin sesinin arzu edilen tınıda olmasını sağlar.
ney ailesinin ve akordlarının meydana gelmesinde buselik dizisi esas kabul edilmiştir.
diapazon’un verdiği ses la (dügah) tır.
mansur’da dügah
şah ney’de buselik
davut ney’de çargah
bolahenk’te neva
süpürde’de hüseyni
müstahsen’de acem
kız ney’de gerdaniye olur. böylece meydana gelen 7 ana ney’in diapazon’daki la sesi karşılığındaki sesleride tam bir buselik dizisi oluştururlar.
ney ailesinin bir oktav ince sesini veren çeşitlerine de nısfiye adı verilir. her ney’in nısfiyesi vardır.

" a güzel sesli ney, gönüller almadasın, hoşsun, güzelsin; sıcak sıcak nefes vermedesin, soğuk havaları silip süpürmedesin. içinde ne boğum var, ne bir şey; bomboş. dertlere düşmüş, perişan olmuş, gönülden, candan derdi, elemi almada, onları da kendine döndürmedesin. herkesin, sevgilisine uygun bir resimdir, yapıyorsun; okuma yazma bilmiyorsun ama içyüzden bir ressamsın adeta. ey tüm gerçeklerin şekli, sureti, hangi perdedesin sen? neyin nağmeleri arasından bir baş göster; şekerler gibisin sen çünkü. gözün dokuz olmuş sanki; can da on kulağını sana vermiş; altı yana da üfle nağmelerini; altı yana da bildiksin, tanıdıksın sen. ey başı kesilmiş kamış, dilsiz dudaksız sırlar söyle; boğazdan tattığın soluğu, halka da bir hoşça tattır. ney'e aşk ateşi düştü; âlemi bir dumandır kapladı; çünkü sesin aşk sesi; aşk sesini duyurmadasın, ateşlisin sen. aşkınla leyla'nın mecnun'un sırlarını okşa; gönle ne tatsın sen, cana ne huzur. hâsılı soluğunda tebriz'den bir koku var; güzelliğinle, alımınla nice gönüller kapmadasın sen. (hz. mevlana)

neyin kamışını bir göl kenarından kesmişler. kamışın gövdesine yedi delik açıp onu ses verecek bir hale getirmişler. neyzen ne kadar usta olursa olsun, her üflediğinde, her değişik makamda ney kendi özlemini getirir dile. o, kesildiği göl kenarını özlemektedir. çünkü o, göl kenarı denilen bir bütünün parçasıdır. gerçek huzuru, gerçek mutluluğu, gerçek sevinci ancak o bütüne ulaştığında bulacaktır. öte yandan ney de kesildiği göl kenarının niteliklerini kendi gövdesinde ve ruhunda taşır. tıpkı cenabı hakk'ın çamurdan yaratıp gövdesinde yedi delik açtıktan sonra can nefesini üflediği hazreti âdem gibi. allah, hazreti âdem'in burnuna yaşam nefesini verirken kendi ruhundan bir parçayı da onun canına katmıştır.(ahmet ümit)

can bir şaraptır, insan onun destisi;
beden bir ney gibidir, kan o neyin sesi.
hayyam, bilir misin nedir bu ölümlü varlık:
hayal fenerinde bir ışık pırıltısı. (ömer hayyam)

ney sesi huzurun sesidir
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim