karaman’ın koyunu sonra çıkar oyunu
her işin her zaman göründüğü gibi olmaması anlamına gelen deyim.
bu deyimin çıkış noktasına baktığımızda birden fazla hikaye çıkıyor karşımıza. tahmin edebileceğiniz üzere bu hikayelerin başrolünde karamanoğlu beyliği yer alır.
birinci hikaye, karamanoğlu beyliği'nin osmanlı ve timur imparatorlukları ve de birçok şaire verdiği sözleri tutmamasından ileri geldiğini öne sürer. *
hatta içlerinden bir tanesi şöyledir:
karamanoğlu mehmet bey, yıldırım bayezid ile barış anlaşması yapmak için yanına gider ve içine bir güvercin saklar. barış anlaşması yapılır ve bunun üzerine mehmet bey, "bu can bu tende durdukça ordularımız sizinle savaşmayacaktır" diyerek yemin eder. çadırdan çıktıktan sonra ise güvercini salar ve yeminini bozar.
ikinci hikaye; karamanoğlu beyliği'ne karaman kalesini kuşatan osmanlı ordusu tarafından zor anlar yaşatılmasından ötürü, karaman'da ne kadar koyun varsa başlarına fener takılması olayını anlatır.
bu hikayeye göre; gece vakti çokca feneri gören osmanlı ordusu, koyunları asker sanıp telaşlanır ve çekilir.
durum daha sonra öğrenildiğinde ise bu söz ortaya çıkmıştır.
üçüncü hikaye bana biraz eksantrik geldi. *
bu sefer beyliğimiz moğollarla svaş halinde. moğollar yakıp yıkıyor bildiğiniz üzere, kaçış yok. bu nedenle kara kara düşünen karaman beylerinin aklına bir fikir gelir. karamanoğlu askerleri koyun postu giyerek koyun sürüsüne karışacak ve daha sonra içip sarhoş olacak olan moğol askerlerine saldıracaklardı. hikayeye göre saldırı gerçekleşir, moğollar çok sayıda kayıp verir. kurtulabilen moğol askerleri ise böyle bir söz çıkarırlar.
bu deyimin çıkış noktasına baktığımızda birden fazla hikaye çıkıyor karşımıza. tahmin edebileceğiniz üzere bu hikayelerin başrolünde karamanoğlu beyliği yer alır.
birinci hikaye, karamanoğlu beyliği'nin osmanlı ve timur imparatorlukları ve de birçok şaire verdiği sözleri tutmamasından ileri geldiğini öne sürer. *
hatta içlerinden bir tanesi şöyledir:
karamanoğlu mehmet bey, yıldırım bayezid ile barış anlaşması yapmak için yanına gider ve içine bir güvercin saklar. barış anlaşması yapılır ve bunun üzerine mehmet bey, "bu can bu tende durdukça ordularımız sizinle savaşmayacaktır" diyerek yemin eder. çadırdan çıktıktan sonra ise güvercini salar ve yeminini bozar.
ikinci hikaye; karamanoğlu beyliği'ne karaman kalesini kuşatan osmanlı ordusu tarafından zor anlar yaşatılmasından ötürü, karaman'da ne kadar koyun varsa başlarına fener takılması olayını anlatır.
bu hikayeye göre; gece vakti çokca feneri gören osmanlı ordusu, koyunları asker sanıp telaşlanır ve çekilir.
durum daha sonra öğrenildiğinde ise bu söz ortaya çıkmıştır.
üçüncü hikaye bana biraz eksantrik geldi. *
bu sefer beyliğimiz moğollarla svaş halinde. moğollar yakıp yıkıyor bildiğiniz üzere, kaçış yok. bu nedenle kara kara düşünen karaman beylerinin aklına bir fikir gelir. karamanoğlu askerleri koyun postu giyerek koyun sürüsüne karışacak ve daha sonra içip sarhoş olacak olan moğol askerlerine saldıracaklardı. hikayeye göre saldırı gerçekleşir, moğollar çok sayıda kayıp verir. kurtulabilen moğol askerleri ise böyle bir söz çıkarırlar.
devamını gör...
hediye olarak alınmaması gereken şeyler
zaten zor olan hediye konusu iyice karmaşık hale getirebilecek nesnelerdir.
kimisi batıl inançlar sebebiyle, kimisi de altta yatan anlam sebebiyle alınmaması daha iyi olur kategorisine girmiştir.
örnek vermek gerekirse; parfüm. son derece kibar ve zevkinizi yansıtacak bir hediye gibi görünse de karşıdaki insana kokusunu beğenmediğiniz mesajını vermeniz çok muhtemel.
iç giyim ve pijama. pejmürdelikten dem vuruyor olabilirsiniz.
size hediye olarak gelmiş, kullanmadığınız ve hediye olarak götürdüğünüz eşyalar. burada bir efsane var ki evlere şenlik; borcam.
hediye kartları; kolaya kaçıyorum demenin bir yolu.
kimisi batıl inançlar sebebiyle, kimisi de altta yatan anlam sebebiyle alınmaması daha iyi olur kategorisine girmiştir.
örnek vermek gerekirse; parfüm. son derece kibar ve zevkinizi yansıtacak bir hediye gibi görünse de karşıdaki insana kokusunu beğenmediğiniz mesajını vermeniz çok muhtemel.
iç giyim ve pijama. pejmürdelikten dem vuruyor olabilirsiniz.
size hediye olarak gelmiş, kullanmadığınız ve hediye olarak götürdüğünüz eşyalar. burada bir efsane var ki evlere şenlik; borcam.
hediye kartları; kolaya kaçıyorum demenin bir yolu.
devamını gör...
sabaha bir ayet bırak
(ey mü'minler! deyiniz ki, bizim boyamız) allah'ın boyasıdır. allah'ın boyasından boyası daha güzel olan kim vardır? ve bizler ancak ona ibadet edenleriz. *
(bakara suresi, 138. ayet)
(bakara suresi, 138. ayet)
devamını gör...
sınıfta parmak kaldırmadan konuşan çocuk
eğitim size özgüven sağlamalıdır. ben parmak kaldırılmasına karşıyım. işin şov kısmıdır, parmak kaldırmak hatta bir süre sonra hocaların gözdesi olmak için fikri olmamasına rağmen refleks olarak parmak kaldıran ''kısıtlı zekalı'' insanlar doğuyor ortamlarda. kimi, öğrencinin terbiye edilmesi ve düzeni öğrenmesinin parmak kaldırmakla veya söz hakkı istemekle olduğunu düşünüyor. ben bu düşünceye tamamen karşıyım. fikri olan çocuk zaten dersi dinliyordur, hocanın ayırıştırma yapmadan ve öğrencileri strese sokmadan konuyu anlatıp, gözlemleyip, göz göze geleceği öğrenciye söz hakkı vermesi gerekiyor. ''parmağınızı kaldırın'' sistemi sidik yarışıdır, sistem hatasıdır. bir soruya 5 kişi parmak kaldırır, 3 kişi konuşur. diğerlerinin hevesi kursaklarında kalır. hocanın gözüne girmek isteyen o beş öğrenciden üçü kesinlikle parmak kaldırmak için kaldırır ve saçmalar.
tabi bir diğer nokta da hocaların konuya ilgi duymayan, dersle ilgilenmeyenlere ısrarla soru sormasıdır.bu durum, sistemin yanında hocaların hatasıdır. skandal bir hocamız vardı, üniversite çağındaki öğrencilere ''evet parmakları göreyim'' diyordu, inanılır gibi değil. kendisinde hiç haz etmezdim ve sanırım duygularımız karşılıklıydı. bütün parmak kaldıranları es geçip tamam arkadaşlar der, parmak kaldırmayan ben ve benim gibi insanlara ısrarla sorular sorardı. ben bu durma tam 23 yaşımda maruz kaldım. sıklıkla, evet thedansözkiller sen ne düşünüyorsun sorusuna maruz kalıyordum. ders kabusum olmuştu, ilgi duymuyor, inatlaşırcasına okumalarımı yapamıyordum. eziyet gibi geçen bir dönemdi ve her derste benden bir fikir bekler ve bende gıcıklığına her seferinde ''l dont have any idea'' derdim. haliyle dersten kalmıştım fakat pişman değilim, dönem sonu hoca değerlendirmesinde açık açık yazmıştım.
sınıfta parmak kaldırılmasını istemek yanlıştır.
zihninizde hemen türk siyasi programları veya bizim türkiye'de var olan birbirini dinlememe ve her lafa atlama olayı gelmemelidir. kendini bilen öğrenci veya yetişkin, bir fikri varsa eğer kendini belli eder, sırasını bekler ve gerektiği yerde konuşur.
tabi bir diğer nokta da hocaların konuya ilgi duymayan, dersle ilgilenmeyenlere ısrarla soru sormasıdır.bu durum, sistemin yanında hocaların hatasıdır. skandal bir hocamız vardı, üniversite çağındaki öğrencilere ''evet parmakları göreyim'' diyordu, inanılır gibi değil. kendisinde hiç haz etmezdim ve sanırım duygularımız karşılıklıydı. bütün parmak kaldıranları es geçip tamam arkadaşlar der, parmak kaldırmayan ben ve benim gibi insanlara ısrarla sorular sorardı. ben bu durma tam 23 yaşımda maruz kaldım. sıklıkla, evet thedansözkiller sen ne düşünüyorsun sorusuna maruz kalıyordum. ders kabusum olmuştu, ilgi duymuyor, inatlaşırcasına okumalarımı yapamıyordum. eziyet gibi geçen bir dönemdi ve her derste benden bir fikir bekler ve bende gıcıklığına her seferinde ''l dont have any idea'' derdim. haliyle dersten kalmıştım fakat pişman değilim, dönem sonu hoca değerlendirmesinde açık açık yazmıştım.
sınıfta parmak kaldırılmasını istemek yanlıştır.
zihninizde hemen türk siyasi programları veya bizim türkiye'de var olan birbirini dinlememe ve her lafa atlama olayı gelmemelidir. kendini bilen öğrenci veya yetişkin, bir fikri varsa eğer kendini belli eder, sırasını bekler ve gerektiği yerde konuşur.
devamını gör...
pandemide en yüksek açılış hasılatlı film
sinema filmlerini ne kadar özlediğimi hatırlattı haber.
salgın döneminde abd'de sınırlı sayıda seyirciyle buluşan ve aynı zamanda dijital platformdan da yayınlanan wonder woman 1984 (film) filmi, en yüksek açılış hasılatı rekorunu tenet'in elinden aldı.
--- alıntı ---
gal gadot’nun başrolde yer aldığı devam filmi, açılış haftasında 10-15 milyon dolar arasında hasılat elde etti.
cuma günü seyirciyle buluşan film, sinemaların yanı sıra abonelerden hiçbir ek ücret talep etmeden abd'de hbo max'te bir ay boyunca yayında kalacak.
salgında en iyi üç gün açılışı tenet’in elindeydi. film, 9,3 milyon dolarlık açılış gişesini yakalamıştı.
--- alıntı ---
kaynak
salgın döneminde abd'de sınırlı sayıda seyirciyle buluşan ve aynı zamanda dijital platformdan da yayınlanan wonder woman 1984 (film) filmi, en yüksek açılış hasılatı rekorunu tenet'in elinden aldı.
--- alıntı ---
gal gadot’nun başrolde yer aldığı devam filmi, açılış haftasında 10-15 milyon dolar arasında hasılat elde etti.
cuma günü seyirciyle buluşan film, sinemaların yanı sıra abonelerden hiçbir ek ücret talep etmeden abd'de hbo max'te bir ay boyunca yayında kalacak.
salgında en iyi üç gün açılışı tenet’in elindeydi. film, 9,3 milyon dolarlık açılış gişesini yakalamıştı.
--- alıntı ---
kaynak
devamını gör...
dünyanın en enteresan sporları
aşağıdaki sporlar ile ilgili turnuvalar giderek yaygınlaşıyor. kimbilir belki 1. kafa sözlük olimpiyat oyunları düzenleninceye kadar yeni enteresan sporlar da çıkar.
eş taşıma: kadın partnerinizi sırtınıza alıp, farklı parkurlardan oluşan yarışı birincilikle tamamlamaya çalışıyorsunuz. partnerinize ve de kendinize güveniyorsanız, finlandiya’nın sonkanjärvi kentinde düzenlenir.
bossaball: plaj voleyboluna bir alternatif olarak çıkan bu oyunun prensibi büyük bir trombolin (şişme tramplen) üzerinde voleybol, futbol ve latin danslarının karışımından oluşan hareketlerle müsabakayı kazanmak.
yastık savaşı: pijamayla yapılan bu aktiviteye katılanlar, koruyucu giysiler, dizlik ve dirseklik giymek zorundalar. yarışmaların galibi ise oyundaki dayanıklılık ve tekniğe göre belirleniyor.
bacak tekmeleme: ingiltere’nin gloucestershire bölgesi çıkışlı olan bacak tekmeleme (shin kicking) adlı sporun temelleri, 1600’lü yıllara dayanıyor. ingilizler, bu oyunu, o kadar kendi tarihlerinin ve geleneklerinin bir parçası olarak görüyorlar ki; bu sporun olimpiyatlarda yer alması için, olimpiyat komitesine başvuruda bile bulundular. ancak komite, bu sporu biraz şiddetli buldu.
cable wakeboard: elinizde ip, ayağınız ya da poponuzun üzerinde bir boardla bekliyorsunuz. makara dönüyor, ip geriliyor. sonra yarış başlıyor. makara sistemine dayalı bir parkurda kiteboard ve snowboard'un bir sentezi.
zorbing: plastik büyük bir topun içine girip bağlantılarla sabitlendikten sonra yamaçtan aşağı yuvarlanıyorsunuz. tehlikeli görünse de sıfır risk taşıyan bu sporu yapanlar çok zevkli olduğunu söylüyor.
merdiven tırmanma: merdiven tırmanarak spor yapmayı alışkanlık hâline getirmiş bir grup insan bir araya geliyor ve birlikte, 70 kat ve üzerindeki binalara tırmanmaya çalışıyor. empire state binası, chicago wills kulesi, tayvan kulesi gibi mekânlar, yarışma için en çok seçilen yerler arasında yer alıyor.
ayak voleybolu: "sepak takraw" olarak bilinen bu sporda üçer kişilik 2 takım, voleybolun aynısı olan sporu ellerini hiç kullanmadan ayaklarıyla yapmaya çalışıyorlar. bu file sporu büyük güç, konsantrasyon ve yetenek gerektiriyor.
yamakasi: luc besson'un aynı adlı filminden ilham alan bu sporda hiç bir ekipman kullanmadan oradan oraya sıçranıp atlanıyor, damdan dama geçiliyor.
unicycle: bir sirk maymununa benzediğiniz bu aktivitede tek tekerlekli bisiklet üzerinde hokey oynamak, yoga yapmak, yarışmak gibi istediğiniz aktiviteyi gerçekleştirebiliyorsunuz.
peynir yuvarlama: ingiltere'nin brockworth kentinde her yıl geleneksel olarak yüzlerce katılımcıyla yapılıyor. yarışmacılar bir yamaçtan aşağıya deli gibi koşarak, yuvarlanan yerel dev peyniri yakalamaya çalışıyorlar.
satranç boksu: hollandalı lepe rubingh'in, fransız çizer enki bilal’in satranç ve boksu birleştirdiği öyküsü “froid équateur (soğuk ekvator)”dan etkilenerek 2003 yılında spor dünyasına kazandırdığı satranç boksunda ringe çıktıktan sonra, hem birbirlerine vuruyor hem de satranç oynuyorlar.
bataklık futbolu: ilk dünya şampiyonası 1998 yılında finlandiya’da yapılan bataklık futbolu, 2000 yılından itibaren, ingiltere ve iskoçya’da da oynanmaya başladı. deterjan reklamlarına malzeme olacak cinsten bir çamurun içinde oynanan bu oyuna kadınlar da turnuvalara katılıyor.
bataklık dalışı: herhangi bir bataklıkta, düz bir parkurda, gözlük ve şnorkel takan yüzücüler yarışıyorlar. ancak klasik yüzme metotları yasak, sadece yunus gibi ayaklar kullanıp kıvrılarak yüzülmesine izin var.
gelincik saklama: bu sporda, bir hayvan olan dağ gelinciğini (ferret) paçalarını ayak bileğinize bağladığınız beyaz pantolonunuzdan içeri atıyorsunuz ve onu orada, mümkün olduğunca uzun bir süre tutuyorsunuz. bu spor için her yıl, ingiltere’nin york bölgesinde özel bir turnuva düzenleniyor. gelincikler ısırır ve beyaz pantolonunuzu kanlar içinde bırakabilir, dikkatli olun.
ekstrem ütücülük: 1997 yılında leicester'lı fabrika işçisi hans meimban’ın icat ettiği bir spor olan ekstrem ütücülük; havada, karada, dağda veya suda ütü yapmak isteyen çılgın insanların sporu olarak görülüyor. sporun ilk turnuvası, 2002 yılında, almanya’da yapıldı ve yarışmacılar; hurda bir otomobilde, ağaç tepesinde ve sörf yaparken ütü yapmaya çalıştı.
eş taşıma: kadın partnerinizi sırtınıza alıp, farklı parkurlardan oluşan yarışı birincilikle tamamlamaya çalışıyorsunuz. partnerinize ve de kendinize güveniyorsanız, finlandiya’nın sonkanjärvi kentinde düzenlenir.
bossaball: plaj voleyboluna bir alternatif olarak çıkan bu oyunun prensibi büyük bir trombolin (şişme tramplen) üzerinde voleybol, futbol ve latin danslarının karışımından oluşan hareketlerle müsabakayı kazanmak.
yastık savaşı: pijamayla yapılan bu aktiviteye katılanlar, koruyucu giysiler, dizlik ve dirseklik giymek zorundalar. yarışmaların galibi ise oyundaki dayanıklılık ve tekniğe göre belirleniyor.
bacak tekmeleme: ingiltere’nin gloucestershire bölgesi çıkışlı olan bacak tekmeleme (shin kicking) adlı sporun temelleri, 1600’lü yıllara dayanıyor. ingilizler, bu oyunu, o kadar kendi tarihlerinin ve geleneklerinin bir parçası olarak görüyorlar ki; bu sporun olimpiyatlarda yer alması için, olimpiyat komitesine başvuruda bile bulundular. ancak komite, bu sporu biraz şiddetli buldu.
cable wakeboard: elinizde ip, ayağınız ya da poponuzun üzerinde bir boardla bekliyorsunuz. makara dönüyor, ip geriliyor. sonra yarış başlıyor. makara sistemine dayalı bir parkurda kiteboard ve snowboard'un bir sentezi.
zorbing: plastik büyük bir topun içine girip bağlantılarla sabitlendikten sonra yamaçtan aşağı yuvarlanıyorsunuz. tehlikeli görünse de sıfır risk taşıyan bu sporu yapanlar çok zevkli olduğunu söylüyor.
merdiven tırmanma: merdiven tırmanarak spor yapmayı alışkanlık hâline getirmiş bir grup insan bir araya geliyor ve birlikte, 70 kat ve üzerindeki binalara tırmanmaya çalışıyor. empire state binası, chicago wills kulesi, tayvan kulesi gibi mekânlar, yarışma için en çok seçilen yerler arasında yer alıyor.
ayak voleybolu: "sepak takraw" olarak bilinen bu sporda üçer kişilik 2 takım, voleybolun aynısı olan sporu ellerini hiç kullanmadan ayaklarıyla yapmaya çalışıyorlar. bu file sporu büyük güç, konsantrasyon ve yetenek gerektiriyor.
yamakasi: luc besson'un aynı adlı filminden ilham alan bu sporda hiç bir ekipman kullanmadan oradan oraya sıçranıp atlanıyor, damdan dama geçiliyor.
unicycle: bir sirk maymununa benzediğiniz bu aktivitede tek tekerlekli bisiklet üzerinde hokey oynamak, yoga yapmak, yarışmak gibi istediğiniz aktiviteyi gerçekleştirebiliyorsunuz.
peynir yuvarlama: ingiltere'nin brockworth kentinde her yıl geleneksel olarak yüzlerce katılımcıyla yapılıyor. yarışmacılar bir yamaçtan aşağıya deli gibi koşarak, yuvarlanan yerel dev peyniri yakalamaya çalışıyorlar.
satranç boksu: hollandalı lepe rubingh'in, fransız çizer enki bilal’in satranç ve boksu birleştirdiği öyküsü “froid équateur (soğuk ekvator)”dan etkilenerek 2003 yılında spor dünyasına kazandırdığı satranç boksunda ringe çıktıktan sonra, hem birbirlerine vuruyor hem de satranç oynuyorlar.
bataklık futbolu: ilk dünya şampiyonası 1998 yılında finlandiya’da yapılan bataklık futbolu, 2000 yılından itibaren, ingiltere ve iskoçya’da da oynanmaya başladı. deterjan reklamlarına malzeme olacak cinsten bir çamurun içinde oynanan bu oyuna kadınlar da turnuvalara katılıyor.
bataklık dalışı: herhangi bir bataklıkta, düz bir parkurda, gözlük ve şnorkel takan yüzücüler yarışıyorlar. ancak klasik yüzme metotları yasak, sadece yunus gibi ayaklar kullanıp kıvrılarak yüzülmesine izin var.
gelincik saklama: bu sporda, bir hayvan olan dağ gelinciğini (ferret) paçalarını ayak bileğinize bağladığınız beyaz pantolonunuzdan içeri atıyorsunuz ve onu orada, mümkün olduğunca uzun bir süre tutuyorsunuz. bu spor için her yıl, ingiltere’nin york bölgesinde özel bir turnuva düzenleniyor. gelincikler ısırır ve beyaz pantolonunuzu kanlar içinde bırakabilir, dikkatli olun.
ekstrem ütücülük: 1997 yılında leicester'lı fabrika işçisi hans meimban’ın icat ettiği bir spor olan ekstrem ütücülük; havada, karada, dağda veya suda ütü yapmak isteyen çılgın insanların sporu olarak görülüyor. sporun ilk turnuvası, 2002 yılında, almanya’da yapıldı ve yarışmacılar; hurda bir otomobilde, ağaç tepesinde ve sörf yaparken ütü yapmaya çalıştı.
devamını gör...
arkadaşın gay olduğunu öğrenmek
iyi ki söylememiş senin gibi homofobik birine hatta başta senle arkadaş olarak yapmış hatayı. ayrıca sen arkadaşıysan arkadaş olarak bakmıştır neden seni arzulasın.
devamını gör...
kendini garsondan değerli zanneden müşteri
muhattap olmaya değmeyecek insan tipidir. karşısındakinin de bi insan olduğunu,sadece işini yaptığını ve müşteri olan kişinin yorumlarının garsonun işini koruması için ne kadar önemli olduğunu bilmeyen ya da* bildiği halde umursamayan insandır.
devamını gör...
kur'an-ı kerim
herkesin evinde bulunmasına rağmen ortalamaya bakıldığında en az okunan kutsal kitap.
oysaki ilk emir de “oku” dur.
oysaki ilk emir de “oku” dur.
devamını gör...
belçika'da cinsel ilişki rıza yaşının 14 olması
yalnız çok komik entryler bulunuyor, zannediyorlar ki bir belçikalı genç 14 yaşındaki türk genci gibi, belçikalı en iyi şeyleri yerken türk genci kuru ekmeğe tamah ediyor, yani fiziksel olarak çok farklı ve olgunlar, ama tabii ki bu 14 yaşının çok küçük olduğunu değiştirmiyor.
ki bu legal olmasa bile avrupalı gençlerin pek çoğu cinsel hayata 14-15 yaşlarında atılıyor.
ki bu legal olmasa bile avrupalı gençlerin pek çoğu cinsel hayata 14-15 yaşlarında atılıyor.
devamını gör...
normal sözlük'ten kız düşmemesi
yanlışlıkla kız diye beni düşürmeye çalışmışlardı.
hatta erkek düşürmeye çalışan erkekler de oldu, o da bana denk geldi.
hatta erkek düşürmeye çalışan erkekler de oldu, o da bana denk geldi.
devamını gör...
acıyı bal eyledik
«pir sultan ölür dirilir»
bak şu bebelerin güzelliğine
kaşı destan
gözü destan
elleri kan içinde
kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni
damda birlikte yatmışız
öküzü hoşça tutmuşuz
koyun değil şu dağlarda
san kendimizi gütmüşüz
hor baktık mı karıncaya
kırdık mı kanadını serçenin
vurduk mu karacanın yavrulusunu
ya nasıl kıyarız insana
sen olmasan öldürmek ne
çürümek ne zindanlarda
özlem ne ayrılık ne
yokluk ne yoksulluk ne
ilenmek ne dilenmek ne
işsiz güçsüz dolanmak ne
gün gün ile barışmalı
kardeş kardeş duruşmalı
koklaşmalı söyleşmeli
korka korka yaşamak ne
kahrolasın demiyorum
kahrolma da
gör beni
kanadık toprak olduk
çekildik bayrak olduk
döküldük yaprak olduk
geldik bugüne
ekmeği bol eyledik
acıyı bal eyledik
sıratı yol eyledik
geldik bugüne
ekilir ekin geliriz
ezilir un geliriz
bir gider bin geliriz
beni vurmak kurtuluş mu
kör olasın demiyorum
kör olma da
gör beni
hasan hüseyin korkmazgil
bestelenmiş hali hasret'in duygu dolu sesinden...*
devamını gör...
yazarların en çok merak ettikleri gezegen
plüton.çok uzaksın.ilkokuldan beri hep seni merak etmişimdir.
devamını gör...
aşk-ı memnu'nun bittikçe yeniden başlaması
halit ziya bu kadar yemedi ekmeğini bu senaryonun.
devamını gör...
şarkılarda geçen etkileyici sözler
ağlama yüreğim yar gelmez, gelse de artık fark etmez.
devamını gör...
masterchef izleyince gelen yemek yapma isteği
izlerim, canım çeker, mutfağa giderim, malzemelerin çoğu yoktur, kapanış.
devamını gör...
sığa
fransızca kökenli kapasite sözcüğünün türkçesidir. ayrıca fizikte kondansatör (kapasitör) olarak bilinen sığaçların depoladığı güç miktarıdır.
devamını gör...
unutkanlık
unutulmaması gerekenlerin olağan akışta akla gelmemesi, anımsayamamak. unutmak için çabalamıyoruz bir bakıma hatırlanmıyor çaba gösterilse de. ya da gereken zamanda hatırlanmıyor. bu da ciddi sorunlara yol açabiliyor.
mesela ben sınavda hatırlamam gereken bir kelimeyi sınav kağıdımı teslim ettikten sonra ve kapıdan çıkmadan hemen önce hatırlamıştım. ama sınav esnasında zihnimin kıvrımlarında gezintiye çıkmış bu bilgi tanesi bir türlü gelmek bilmemişti. bu gizemi bir türlü çözemiyoruz.
mesela ben sınavda hatırlamam gereken bir kelimeyi sınav kağıdımı teslim ettikten sonra ve kapıdan çıkmadan hemen önce hatırlamıştım. ama sınav esnasında zihnimin kıvrımlarında gezintiye çıkmış bu bilgi tanesi bir türlü gelmek bilmemişti. bu gizemi bir türlü çözemiyoruz.
devamını gör...
emekli koca sendromu
erkeğin emekliliğinden sonra evde daha çok vakit geçirmesi ile kadınlarda yaşanan psikolojik kökenli rahatsızlıktır.
her kültürde farklı etkilerle yaşansa da japonlara ait bir hastalık olarak bilinir. öyle ki eşi emekli olan yaşlı japon kadınların büyük bir kısmında döküntü, astım, ülser, yüksek tansiyon gibi fizyolojik rahatsızlıklara da sebep olur.
temel sebep olarak eşinin tüm gün işte olması ile evinde kendisine özel bir hayat kuran japon kadın, eşi emekli olduktan sonra strese girmektedir. japonyada söz konusu fizyolojik şikayetler ile gelen kadınlara doktorların ilk sorduğu soru eşinin yakında emekli olup olmadığıdır.
bilgi için kaynak
her kültürde farklı etkilerle yaşansa da japonlara ait bir hastalık olarak bilinir. öyle ki eşi emekli olan yaşlı japon kadınların büyük bir kısmında döküntü, astım, ülser, yüksek tansiyon gibi fizyolojik rahatsızlıklara da sebep olur.
temel sebep olarak eşinin tüm gün işte olması ile evinde kendisine özel bir hayat kuran japon kadın, eşi emekli olduktan sonra strese girmektedir. japonyada söz konusu fizyolojik şikayetler ile gelen kadınlara doktorların ilk sorduğu soru eşinin yakında emekli olup olmadığıdır.
bilgi için kaynak
devamını gör...