sunken place* sahnesinde trainspotting'in just a perfect day sahnesine yapılan ufak gönderme ile kalbimi çalmış 2017 yapımı jordan peele filmi. bu filme ırkçılık hakkında bir eleştiri gözüyle bakmak tarantino'nun inglourious basterds filmine faşizm karşıtı bir film demek ile aynı şey bana kalırsa. quentin tarantino inglourious basterds filminde açık açık hitler'i öldürdüm artık daha fazla ikinci dünya savaşı ve yahudi mağduriyeti temalı film çekmeyin dese bile insanlar bu filmi de tarantino'nun eleştirdiği filmler ile aynı kategoride değerlendirme hatasına düşmüştü, get out filminde de benzer bir hataya düşülüyor. evet filmde çok fazla ırkçılık karşıtı düşünce var ve kendini hissettiriyor bu durum ama aynı zamanda sadece bir ırkı küçümseyen tarafa değil aşırı yücelten tarafa -açıkça liberallere de- güzel sallıyor peele. filmin atmosferi, orta düzey oyunculuklar ve kısmen yenilikçi bir senaryo ile kara mizah ile harmanlanmış vasat üstü bir gerilim filmi. tek sorun izleyiciyi salak yerine koyuyor olması. iq seviyesi ortalamanın biraz üstünde olan biri rahatlıkla filmin yarısına gelmeden olay örgüsünü zaten az biraz çözebiliyorken film daha gelişme bölümüne geçmeden bütün detayları gözümüze sokmaya çalışıyor. ortalama bir filmde bu bariz detaylar güzel dursa bile bu tarz gerilim filmlerinde izleyicinin senaryoyu öngörmesi biraz tat kaçırıyor. the 100 dizisinin 6.sezonunu oluşturan - farklı biçimde işleniyor- birinin bedenini ele geçirme durumu da kendi türüne göre yenilikçi bir yaklaşım olmuş denilebilir. film rahat ilk 20 içine girse bile listemde, oldukça etkileyici olacakken son anda vasatın biraz üstü kalmış gibi. yine de izlenmeden ölünmemesi gereken filmler listesine oldukça rahat girer. ayrıca filmi överken soundtrack için ek olarak başlık açmak gerek o kadar iyiydi.

trainspotting- just a perfect day

get out- sunken place



dean armitage: fire. ıt's a reflection of our own mortality. we're born, we breathe, and we die. even the sun will die someday. but, we are divine. we are the gods trapped in cocoons.”


soundtrack list: open.spotify.com/album/0L7V...
devamını gör...

aslında bayan blum sütçüyü tanımak istiyordu peter bichsel’in yirmi bir öyküden oluşan kitabının adı.

bu kitabı okumak istemenin iki nedeni olabilir. ya uzun öyküler okumaktan hoşlanmayan, kitap okumayı metro yolculukları esnasında bir tür zaman geçirme aracı olarak kullanan, kitap okumaktan hoşlanmadığı halde yine de birkaç kitap okumuş olmaya gerek duyan, çantasında bir kitap taşımak isteyen ama ağırlık yapmasını istemeyen birisindir.

ya da kitap ismini enteresan bulup, edebi değeri üzerinde dşünmek isteyen, eline geçen her şeyi okuyan biriysen. aslında bir grup daha var, yazmayı unuttum; iyi bir okursundur…

kitaptaki 21 öykü bir solukta bitmekte. peter bichsel bu minicik kitapta günlük yaşamda her an karşılaşabileceğin insanlardan- mesela sütçüden, mesela bayan blum’dan- ve onların basit hikayelerinden bahsediyor. zamanımızın en büyük sorunu sayılabilecek ola iletişimsizlik kitabın temel izleği. insanlar bireyselleşmeye ve bu bireysellik illetini çağdaş ve eğlenceli bulmaya başladığından beri dünya üzerinde müthiş bir iletişim sorunu yaşanıyor. artık dünya dev bir babil kulesine dönmüş ve aynı dili konuşan insanlar dahi birbirini anlamakta zorlanıyor. işte böyle bir ortamda bu iletişimsizlik sorununu peter bichsel’in kaleminden, hem de hiç yorulmadan okumak çok eğlenceli olacaktır. belki sen de sütçüyü tanımak istersin…
devamını gör...

kemik iliğinde monoklonal plazma hücre artışı ile karakterize bir hastalıktır.
ortalama görülme yaşı 70 tir ve erkeklerde daha sık görülür.
plazma hücreleri (antikor üreten hücreler) cd38 ve cd138 (+) cd20(-)'tir.

klinikte en sık kemik ağrısı olur. genelde bel ağrısı vardır.
bir diğer bulgu da enfeksiyona yatkınlıktır.
multipl myelom'a bağlı fanconi sendromu görülebilir.
(bkz: fanconi sendromu)
hafif zincir ıg birikimi ile al tipi amiloidoz oluşturur. ancak lenfadenopati ve hepatosplenomegali görülmez.

laboratuvarda monoklonal gamopati vardır.
m proteini düzeyi>3g düzeyi önemlidir.
periferik yaymada rulo formasyonu vardır.sedimentasyon hızı artmıştır.

tedaviside öncelikle otolog kemik iliği nakli(kendi kemik iliğini alıp kemoterapi sonrası tekrar nakletme) yapılır.
başarısızlık durumunda deksametazon,+lenalidomid+bortezomib kombinasyonu denenir.
bu tedavilerde yetmediği durumlarda hedefe yönelik ilaç tedavisi verilebilir.
elotuzumab:cd 319 hedefleyen monoklonal antikor
daratumumab: anti cd38 monoklonal antikor
panobinostat: histon deasetilaz inhibitörü
devamını gör...

edit : play store'dan ulaşılabilecek müthiş uygulamadır.
app store'da da yer almaktadır.
devamını gör...

başlığının açılması bile ağır psikolojik şiddet olan konudur. kendi özgüven eksikliğinizden dolayı başka insanlara sarmayın lütfen. kilolu kadın ne iticidir ne de tatlıdır. kilolu kadın kilolu kadındır, gerisi tamamen kişiliğine bağlıdır. tartıdaki rakam, kıyafet bedeni... bunların hiçbiri nefret veya sevgi için yeterli sebepler değildir.
devamını gör...

(bkz: harry potter)'dan başkası değildir. kimse mi dememiş*
devamını gör...

çocuklarla sürekli iç içe olmanın verdiği tecrübeme dayanarak söylüyorum ki dünyanın en masum ve en küçük şeyiyle mutlu olabilen varlıkları onlar.
bizim için değeri olmayan herhangi bir nesnenin bile değerini bilip el üstünde tutma yetenekleri var bu meleklerin. sırf güzel bir kelime söyledi diye verdiğim sticker'ı yıllar boyu saklamış bir öğrencim var benim. tesadüfen bana gösterdiğinde gözlerim dolmuş, inanılmaz mutlu olmuştum.
yukarıdaki yardım projesinde yer alan okullarda, elverişsiz koşullarda eğitim gören en basitinden bir kaleme muhtaç, eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanamayan bu çocukların ihtiyaçları ellerine ulaştığında gözlerindeki mutluluğun sebebi olacağını bilmek müthiş bir his.
o zamaaaan inanın çocuklar, güzel günler göreceğiz güneşli günler!
devamını gör...

belirsizlik, insanın ömrünü kısaltan, hayat kalitesini düşüren ve erken yaşlanmasına neden olan bir lanettir.
sürekli ne olacağını düşünmek, ne zaman sonuçlanacağını bilememek, önünü görememek insanın enerjisini düşürür anda yaşamayı zorlaştırır. o yüzden her zaman demişimdir en kötü sonuç bile belirsizlikten iyidir diye.
kötü olsun sonucuna katlanayım ama beni daha fazla düşündürmesin, yormasın isterim. zaten hayat yeterince yoruyor bir de belirsizliklere gelemez oldum.
devamını gör...

avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum. ama ne anlamı var.

insan böyle bir durumda ne diyeceğini bilemiyor. kendisini bir çocuk gibi çaresiz hissediyor. boğazı düğümleniyor.
neler olduğunu idrak edemiyor. bu okuduklarım gerçek olamaz, biri bunun kötü bir şaka olduğunu söylesin diyor içinden. inanamıyorum.

inşallah kaderin tokadı tüm bu sessiz çığlık kadar şiddetli olur.

ibretlik bir final sahnesi bizi bekliyor!
devamını gör...

ilk olarak 1000 yıl önce mayalar tarafından yapıldığı düşünülüyor tarihçiler tarafından. kakao ağacının mayalar'dan önce o bölgede yaşayan olmekler tarafından da yetiştirildiği düşünülüyor ama olmekler'in çikolata yapıp yapmadığı kaynaklarda belirtilmemiş. olmekler, mayalar ve aztekler bunlar hep kuzey amerika'nın güneyi ve orta amerika'da yaşayan uygarlıklar. çikolata köken olarak bu coğrafyaya dayanıyor.

mayalar da, aztekler de çikolatayı baharatlı ve acı bir içecek olarak tüketmişler. çikolataya baharatların dışında kırmızı biber ve mısır unu katmışlar. çikolatayı katı değil sıvı tüketmişler. mayalar bu içeceği sıcak, aztekler ise soğuk içmişler. arkeolojik kazılarda bulunmuş olan kapların üzerindeki resimler ve kapların içinde kalmış olan çikolata kalıntıları da çikolatanın bu uygarlıklar tarafından sıvı olarak tüketildiğini doğrulamış. bu uygarlıklar bunu gündelik bir içecek olarak değil, özel gün ve törenlerde tüketmişler. ayrıca bu uygarlıkların kakao çekirdeklerini para olarak kullandığı da biliniyor.

gel gelelim avrupa nasıl tanışmış? 1500'lü yıllarda avrupa'dan aztek topraklarına gelen kaşifler ilk defa kakao diye bir şeyin varlığını gördüler. bu kakao çekirdeklerini ve çikolatayı avrupa'ya getirdiler ve buradan dünyaya tanıtıldı. azteklerin aksine avrupalı insanlar çikolatayı acı olarak beğenmemiş olsa gerek ki şeker katıp tüketmeye başlamışlar. ilk dönemler avrupa'da da sıvı olarak tüketilmiş çikolata. sonra katı formda üretilip sunulmuş. ardından farklı tarif denemeleri ile 1800'lü yıllarda sütlü çikolata üretimine başlanmış. 1945 daha yakın tarihimizde beyaz çikolata ve son yıllarda ruby çikolatası ile şu an 4 farklı çeşit ile çikolata varlığını sürdürüyor.

çikolata kadar tatlı olmayan ve üzücü olan ise kakao çiftliklerinde köle gibi çalıştırılan insanların olmasıdır. daha hayatında çikolata tadı almamış çocukların olmasıdır. adil değilsin dünya. değilsin. günlüğü 1 dolar bile etmeyecek ''bedava'' gibi çalıştırılıp kullanılan insanların ürettiği kakao ile üretim yapıp dünyaya pazarlayan dev şirketler olduğu sürece devam edecek bu süreç ne yazık ki. bazı çikolata firmaları var ki bu konuya dikkat çekiyorlar. tony's chocolonely firması çikolata üretiminde köleliğe karşı bir yol izleyerek bu drama dikkat çekiyor. umarım dünya çikolata kadar tatlı bir yer olabilir ileride. çok mu geç kaldık yoksa?
devamını gör...

günaydın sözlük.

evden çıkarken atıştıran yağmur, şu anda sağanağa çevirdi.

şemsiye yok, sadece t-shirt... ben bu havaları seviyorum...

bir de şöförüm çok gecikmese bari:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bülent ablanızdan mesaj geldi:


(bkz: ablan kurban olsun sana)
devamını gör...

ya yeminle yıldım sözlük bıhtım! yahu kadın da kadın dedik bıkmadınız mı dedik ama yok. yahu ağrılı biyolojik bir olay, sıkıntı çekiyorlar ki konuşuluyor size ne! hepimiz dişimiz ağrırken kıyameti koparmıyor muyuz aynı hesap sayın geçin be birader dediğim iddia.
devamını gör...

hep yaşadığım durum.
anlamıyorum, ne halimi hatrımı soran var, ne benimle ilgilenen. sanki herkes benden kaçıyor gibi. belki de ben kendimi her şeyden soyutladım, bilmiyorum.
devamını gör...

kocamla ortak yanımız, aynı gün evlendik.
devamını gör...

karmanın benim nazarımda tek amacı takipçilerimi görebilmek, hepsine tek tek teşekkür etmek istiyorum. az kaldı zaten. ama bu şekilde karma toplanabileceğine de inanmıyorum.

sonuca ulaşamayacak olan başlıktır.
devamını gör...

küçük masa vardı da biz mi oturmadık ?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mesleğim. hayatı dört duvar içinde bile sevdirecek kadar aşık olduğum mesleğim. zamandan soyutlayabilen sayılı şeylerden biri benim için aşçılık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim