nickaltı zorbalığı
bolca tanımlı gündem başlığı.
sözlükte kimseyi tanımıyorum ve başlık altında yazılanlara bakınca aslında herkesin kendi açısından haklı olduğu durumlar var. anlaşılan o ki şu nickaltı mıdır üstü müdür her ne ise daha çok başlık açtıracak.
sözlükte gerçekten eğlenceli insanlar ve güzel bir potansiyel var fakat insanların nickaltı denen şey yüzünden birbirine saldırmasıyla beraber bu potansiyel yok oluyor. devamlı bir nickaltı başlığı mevcut.
gerçekten iğrenç bir hayat diyerek sonlandırmak istiyorum. zaten uzun tanımlar da okunmuyormuş.
sözlükte kimseyi tanımıyorum ve başlık altında yazılanlara bakınca aslında herkesin kendi açısından haklı olduğu durumlar var. anlaşılan o ki şu nickaltı mıdır üstü müdür her ne ise daha çok başlık açtıracak.
sözlükte gerçekten eğlenceli insanlar ve güzel bir potansiyel var fakat insanların nickaltı denen şey yüzünden birbirine saldırmasıyla beraber bu potansiyel yok oluyor. devamlı bir nickaltı başlığı mevcut.
gerçekten iğrenç bir hayat diyerek sonlandırmak istiyorum. zaten uzun tanımlar da okunmuyormuş.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
erkek kelebekler egzantirik kokular yayarak dişileri etkilemeye çalışır. ekzantirik kokular için minerallere ihtiyaçları vardır. mineraller toprakta bulunur. mineraller çözmenin en iyi yolu ise sudur.
bu subaşında gördüğünüz tüm kelebekler rakiplerineden daha fazla mineral alıp dişi kapmaya çalışan erkek kelebeklerdir. en çok minareli alan dişiyi kapar:))
bu subaşında gördüğünüz tüm kelebekler rakiplerineden daha fazla mineral alıp dişi kapmaya çalışan erkek kelebeklerdir. en çok minareli alan dişiyi kapar:))
devamını gör...
enteresan atasözleri
devamını gör...
eş cinsellerden nefret etme hakkı
her şeyden nefret etme hakkın olduğu gibi eşcinsellerden de nefret edebilirsin.
ama onları rahatsız etmeden.
ama onları rahatsız etmeden.
devamını gör...
kardeşi olanların bildiği şeyler
benden daha değerli ve önemli olduğu.
devamını gör...
oruç tutmayanın başı ağrısın
sonra diyorsunuz islam hoşgörü dini. hoşgörüyü böyle gösteriyorsanız göstermeyin daha iyi.
devamını gör...
yabancı dil bilmeden yabancı müzik dinlemek
arapça bilmeden arapça dinlemek veya okumakla eş değer durum.
devamını gör...
anlam verilemeyen insan davranışları
sorununu birisine anlatırken bir anda onun sorununu konuşmaya başlama durumu.
devamını gör...
insan neden okumalı sorunsalı
insan bilinçli olmak için okumalı. bilinçlenmek, hayatı daha kolay ve iyi yapmaya dair çeşitli bakış açıları geliştirmeye yarar. tabii bu da okuyanların kimler olduğuna bağlı. eğer kişi sorgulamadan, çok ezbere okursa, bilgiyi hayatına uygulamaz ve mutsuzluk daha kolay kapıyı çalar.
devamını gör...
freeganizm
bazı avrupa ülkelerinde ve abd'de ortaya çıkan, tüketim karşıtı bir orta sınıf harekettir.
bedava anlamına gelen ‘free’ ve hayvansal herhangi bir ürünü tüketmeye karşı olmak anlamına gelen ‘vegan’ sözcüklerinin birleşiminden türemiştir
bedava anlamına gelen ‘free’ ve hayvansal herhangi bir ürünü tüketmeye karşı olmak anlamına gelen ‘vegan’ sözcüklerinin birleşiminden türemiştir
devamını gör...
konjonktivit
konjonktivit halk arasında göz iltihabı olarak dile getirilir.
en basit ev formülü olarak da soğuk çay ile kompres yapılır,
çayın antiseptik özelliğinin kısmı faydasından yararlanılır.
peki nedir özüne konjonktivit ?
konjonktivit,
konjonktivanın yani gözün ön kısmını ve göz kapaklarının içini kaplayan ince hücre tabakasının iltihaplanmasıyla oluşan göz rahatsızlığın a verilen addır.
hastalık büyük rahatsızlığa yol açar ancak ender olarak tehlikeli hale gelir.
çoğu zaman olduğundan daha kötü görünür ki konjonktivit genellikle enfeksiyon sonucu oluşur.
diğer nedenleri arasında alerjiler ve özelikle saman nezlesi konjonktivada ciddi şişmeler oluşturubilir.
konjonktivit,
bakteriyel ve viral olmak üzere iki grupta incelemek mümkündür.

viral tüm enfeksiyonlarda olduğu gibi viral konjonktivit de antibiyotik tedavisine karşılık vermez,
antiseptik uygulanarak tedavisi sağlanabilir.
ancak bakteriyel konjonktivit aşırı irin akıntısına sebep olmasına rağmen
antibiyotik tedavisine genellikle yanıt verir.
kısmi belirtisi tabi kişiye göre değişkenlik göstererek başlıca,
*göz aklarında kızarma
*batma kaşıntı göz sulanması
*göz kapaklarında çapak ve yapışma diyebiliriz.

ayrıca kişisel hijyen önlemleri alarak da,
bu tatsız rahatsızlıktan korunmak da mümkündür.
-kendinize ait havlu kullanın ve kimseyle paylaşmayın,
- gözlerinize dokunmadan önce el hijyenine sahip olun,
- gözlerinizi düzenli sıcak suyla yada suni göz yaşı damlaları ile temizleyin.
ve lütfen ilgili birim doktoruna danışmadan asla,
ilaç tedavisi geliştirmeyin.
sağlıkla..*
en basit ev formülü olarak da soğuk çay ile kompres yapılır,
çayın antiseptik özelliğinin kısmı faydasından yararlanılır.
peki nedir özüne konjonktivit ?
konjonktivit,
konjonktivanın yani gözün ön kısmını ve göz kapaklarının içini kaplayan ince hücre tabakasının iltihaplanmasıyla oluşan göz rahatsızlığın a verilen addır.
hastalık büyük rahatsızlığa yol açar ancak ender olarak tehlikeli hale gelir.
çoğu zaman olduğundan daha kötü görünür ki konjonktivit genellikle enfeksiyon sonucu oluşur.
diğer nedenleri arasında alerjiler ve özelikle saman nezlesi konjonktivada ciddi şişmeler oluşturubilir.
konjonktivit,
bakteriyel ve viral olmak üzere iki grupta incelemek mümkündür.

viral tüm enfeksiyonlarda olduğu gibi viral konjonktivit de antibiyotik tedavisine karşılık vermez,
antiseptik uygulanarak tedavisi sağlanabilir.
ancak bakteriyel konjonktivit aşırı irin akıntısına sebep olmasına rağmen
antibiyotik tedavisine genellikle yanıt verir.
kısmi belirtisi tabi kişiye göre değişkenlik göstererek başlıca,
*göz aklarında kızarma
*batma kaşıntı göz sulanması
*göz kapaklarında çapak ve yapışma diyebiliriz.

ayrıca kişisel hijyen önlemleri alarak da,
bu tatsız rahatsızlıktan korunmak da mümkündür.
-kendinize ait havlu kullanın ve kimseyle paylaşmayın,
- gözlerinize dokunmadan önce el hijyenine sahip olun,
- gözlerinizi düzenli sıcak suyla yada suni göz yaşı damlaları ile temizleyin.
ve lütfen ilgili birim doktoruna danışmadan asla,
ilaç tedavisi geliştirmeyin.
sağlıkla..*
devamını gör...
evren
evrenin hiç durmadan büyüdüğünü, sonsuzun dibindeki kara deliklerin aç bir karıncayiyen gibi önüne gelen her şeyi yalayıp yuttuğunu, bu kara deliklerin aslında kara olmadığını ve karşıt düzleminde, yokluktan aktığına inandığım medusa şelalesiyle madde dönüşümünü tamamladığını hepimiz biliyor muyuz?
muhtemelen hayır.
zaten ben de yukarıda yazılanların %37'sini uydurdum.
her nanosaniyede bir, kara deliklerin emme gücüne karşı koyamayan piko-gezegenlerin yokluğa karışıp adı geçen şelaleden partiküller halinde tekrar evrene karıştığını hayal ediyorum. oldukça olası. sahiden, plüton da cüce gezegen olmuştu değil mi?
ya da mesela bundan 12 yıl önce geldiğim bir yol ayrımı yüzünden dört milyon ışık yılı uzakta yaşayan alternatif sevişilinebilizite'nin varlığı da oldukça olası. gerçi, neden alternatif olan o ki, neden kendimi orijinal görüyorum? haha, neden ille de biri orijinal olmak zorunda!?
izlediğim dizilerin, filmlerin, okuduğum kitapların etkisindeyim. doctor who, nanopartiküllerin zaman akseleratöründe uğradığı transformasyonu açıklar ve termal tamponu havalandırıp dümen regülatörünü çalıştırarak aynı anda zyton kristallerini kızartır ve böylece asla bozulmaması gereken uzay-zaman sürekliliğini korur.
ve sevişilinebilizite, bütün bunlara anlam vermek gibi beyhude bir uğraş içinde doctor'ın ağzından çıkan her bir kelimeyi sindirmeye çabalar. müthişliğine karşı koyamamakta, doctor'ın her cümlesinde eriyip gitmektedir. muazzam çekiciliği karşısında, evrene aşık olmaktan korkar: "ya beni de yutarsa?"
evreni tanımlamanın imkansızlığını şöyle açıklayabilirim sanırım: bu amaçla yapılan her çalışma, çözüme yanaşmak şöyle dursun, zaten düğüm olmuş soru işaretlerine bir düğüm daha atmaktan başka hiçbir işe yaramaz. fakat bu durum asla umutsuzluğa düşürmez insanı; daha fazla merak, daha fazla heyecan anlamına gelir her zaman. çözülemeyen her düğüm aslında açılan yepyeni bir kapıdır. düşün dünyası uçsuz bucaksız olduğu müddet, yani bu sonsuz zaman diliminde, yani insan düşünebildiği ölçüde, yani merak ettiği sürece ya da anlamaya çalıştığı; kapılar teker teker aralanacak fakat muhtemelen evrenin büyük sırrı çözülemeyecektir. buradaki en büyük ikilem de budur; evreni araştıran adam, çözüme yakınlaştığı her an zevkten çıldıracak gibi olur fakat asla "çözdüm" demek istemez. gizem her şeydir.
düşünceye dalıyorum, dalalım mesela;
...paralel evren teorisi ya da zamanda ve mekanda yolculuk paradoksları ve aslında ben varmışım da yokmuşum durumları belki ya da doctor gibi herhangi bir zamana ait olmamak zamanın içine doğmak onu sabit noktalar barındıran bir bütün olarak görmek zamanın herhangi bir noktasına herhangi bir anda müdahale edebilme gücünü elinde tutmak ve hatta zamanın başını ve hatta sonunu görmek bilmek yine de sürprizlerle dolu evrenin kelebek etkisini yadsıyamamak her an şekil değiştiren zamanı takip etmeye çalışırken delice eğlenmek belki ve korkmak ya da kurtarılan onlarca yüzlerce binlerce insan ya da dokunulan tek bir tozun bile bilmediğin tanımadığın dünyanın öteki ucundaki bir insanın hayatını kökten etkileyeceğini bilmek bunu bile bile vazgeçememek kontrolü kolayca kaybedebileceğinin bilincinde duruma çevreye ve esasında kendine hakim olmak için bütün sinir sistemini ve aynı anda atan iki kalbinin tüm gücünü kullanmak...
astronomi ve evrenbilim ile ilgili elle tutulur hiçbir bilgim yok. henüz.
delice araştırmaya başlamadan hemen önceki andayım.
sadece başlangıç noktamı kaydetmek istiyorum.
p.s. halk dilinde evrenin "büyük yılan" anlamına geldiğini biliyor muydunuz? muazzam, kıvrımlı, korkunç ve aç. ne ironik!
muhtemelen hayır.
zaten ben de yukarıda yazılanların %37'sini uydurdum.
her nanosaniyede bir, kara deliklerin emme gücüne karşı koyamayan piko-gezegenlerin yokluğa karışıp adı geçen şelaleden partiküller halinde tekrar evrene karıştığını hayal ediyorum. oldukça olası. sahiden, plüton da cüce gezegen olmuştu değil mi?
ya da mesela bundan 12 yıl önce geldiğim bir yol ayrımı yüzünden dört milyon ışık yılı uzakta yaşayan alternatif sevişilinebilizite'nin varlığı da oldukça olası. gerçi, neden alternatif olan o ki, neden kendimi orijinal görüyorum? haha, neden ille de biri orijinal olmak zorunda!?
izlediğim dizilerin, filmlerin, okuduğum kitapların etkisindeyim. doctor who, nanopartiküllerin zaman akseleratöründe uğradığı transformasyonu açıklar ve termal tamponu havalandırıp dümen regülatörünü çalıştırarak aynı anda zyton kristallerini kızartır ve böylece asla bozulmaması gereken uzay-zaman sürekliliğini korur.
ve sevişilinebilizite, bütün bunlara anlam vermek gibi beyhude bir uğraş içinde doctor'ın ağzından çıkan her bir kelimeyi sindirmeye çabalar. müthişliğine karşı koyamamakta, doctor'ın her cümlesinde eriyip gitmektedir. muazzam çekiciliği karşısında, evrene aşık olmaktan korkar: "ya beni de yutarsa?"
evreni tanımlamanın imkansızlığını şöyle açıklayabilirim sanırım: bu amaçla yapılan her çalışma, çözüme yanaşmak şöyle dursun, zaten düğüm olmuş soru işaretlerine bir düğüm daha atmaktan başka hiçbir işe yaramaz. fakat bu durum asla umutsuzluğa düşürmez insanı; daha fazla merak, daha fazla heyecan anlamına gelir her zaman. çözülemeyen her düğüm aslında açılan yepyeni bir kapıdır. düşün dünyası uçsuz bucaksız olduğu müddet, yani bu sonsuz zaman diliminde, yani insan düşünebildiği ölçüde, yani merak ettiği sürece ya da anlamaya çalıştığı; kapılar teker teker aralanacak fakat muhtemelen evrenin büyük sırrı çözülemeyecektir. buradaki en büyük ikilem de budur; evreni araştıran adam, çözüme yakınlaştığı her an zevkten çıldıracak gibi olur fakat asla "çözdüm" demek istemez. gizem her şeydir.
düşünceye dalıyorum, dalalım mesela;
...paralel evren teorisi ya da zamanda ve mekanda yolculuk paradoksları ve aslında ben varmışım da yokmuşum durumları belki ya da doctor gibi herhangi bir zamana ait olmamak zamanın içine doğmak onu sabit noktalar barındıran bir bütün olarak görmek zamanın herhangi bir noktasına herhangi bir anda müdahale edebilme gücünü elinde tutmak ve hatta zamanın başını ve hatta sonunu görmek bilmek yine de sürprizlerle dolu evrenin kelebek etkisini yadsıyamamak her an şekil değiştiren zamanı takip etmeye çalışırken delice eğlenmek belki ve korkmak ya da kurtarılan onlarca yüzlerce binlerce insan ya da dokunulan tek bir tozun bile bilmediğin tanımadığın dünyanın öteki ucundaki bir insanın hayatını kökten etkileyeceğini bilmek bunu bile bile vazgeçememek kontrolü kolayca kaybedebileceğinin bilincinde duruma çevreye ve esasında kendine hakim olmak için bütün sinir sistemini ve aynı anda atan iki kalbinin tüm gücünü kullanmak...
astronomi ve evrenbilim ile ilgili elle tutulur hiçbir bilgim yok. henüz.
delice araştırmaya başlamadan hemen önceki andayım.
sadece başlangıç noktamı kaydetmek istiyorum.
p.s. halk dilinde evrenin "büyük yılan" anlamına geldiğini biliyor muydunuz? muazzam, kıvrımlı, korkunç ve aç. ne ironik!
devamını gör...
primer biliyer kolanjitis
eskiden primer biliyer siroz olarak isimlendirilen hastalıktır.
orta ve küçük.boy intrahepatik safra kanallarının progresif hasarı ile karakterize otoimmün bir hastalıktır.
genellikle orta yaş kadınları etkiler.
kaşıntı en önemli semptomu olmakla beraber erken dönemde yorgunluk en sık semptomudur.
en sık sjögren sendromu ile birlikteliği vardır.
tanıda antimitokondriyal antikor(ama)çoğunlukla pozitiftir.
mrcp ve ercp de safra yollarında patoloji beklenmez.
tedavisinde ursodeoksikolik asit ilk tercihtir.
kaşıntı tedavisinde kolestiramin kullanılabilir.
orta ve küçük.boy intrahepatik safra kanallarının progresif hasarı ile karakterize otoimmün bir hastalıktır.
genellikle orta yaş kadınları etkiler.
kaşıntı en önemli semptomu olmakla beraber erken dönemde yorgunluk en sık semptomudur.
en sık sjögren sendromu ile birlikteliği vardır.
tanıda antimitokondriyal antikor(ama)çoğunlukla pozitiftir.
mrcp ve ercp de safra yollarında patoloji beklenmez.
tedavisinde ursodeoksikolik asit ilk tercihtir.
kaşıntı tedavisinde kolestiramin kullanılabilir.
devamını gör...
sead kolasinac
dünya kupası finallerinde, kendi kalesine en erken gol atan futbolcu. 2014 yılında 2. dakikada kendi kalesine gol atmayı başarmış.
devamını gör...
yazarların yazmak istediği şarkı
bırakma kendini, kaan boşnak.
bir şeyler karalamaya başladığımda bu şarkının kafiyesi, ritmi çok etkilemişti.
şiir müzikle birleşince başka bir şeye dönüşüyor zaten.
bırakma kendini
hadi gel yaslan bana
yanımda değilsen
ne istanbul ne ankara
dalgalara direndim
bilmem neye güvendim
bir damla su dökmem
tüm dünya alev alsa da
bilmem kime gücendin hadi gel anlat bana
değişmem gülüşünü tüm dünya benim olsa da
her kimse seni üzüp üstüne ağlatırsa
bir damla su vermem çöllerde kavrulsa da
gösterme kendini
hadi gel saklan bana
ben hiçbir yerdeyim
ne evde ne bankada
hainlere direndim
pisliklere gülerdim
elinizden su içmem
ruhum tuza batsa da
bilmem kime gücendin hadi gel anlat bana
değişmem gülüşünü tüm dünya benim olsa da
her kimse seni üzüp üstüne ağlatırsa
bir damla su vermem çöllerde kavrulsa da
bir şeyler karalamaya başladığımda bu şarkının kafiyesi, ritmi çok etkilemişti.
şiir müzikle birleşince başka bir şeye dönüşüyor zaten.
bırakma kendini
hadi gel yaslan bana
yanımda değilsen
ne istanbul ne ankara
dalgalara direndim
bilmem neye güvendim
bir damla su dökmem
tüm dünya alev alsa da
bilmem kime gücendin hadi gel anlat bana
değişmem gülüşünü tüm dünya benim olsa da
her kimse seni üzüp üstüne ağlatırsa
bir damla su vermem çöllerde kavrulsa da
gösterme kendini
hadi gel saklan bana
ben hiçbir yerdeyim
ne evde ne bankada
hainlere direndim
pisliklere gülerdim
elinizden su içmem
ruhum tuza batsa da
bilmem kime gücendin hadi gel anlat bana
değişmem gülüşünü tüm dünya benim olsa da
her kimse seni üzüp üstüne ağlatırsa
bir damla su vermem çöllerde kavrulsa da
devamını gör...
mr. robot
burada dizi hakkında pek birşey yazmıyor. spoiler ya da sıkıcı dizi film yorumu yok. ona göre okuyunuz.
harika final, hariiiiikaaaaaaaaaaaaaaa.
sanırım bu diziyi ilk izlediğimde 2. bölümü yeni yayınlanmıştı. lise 2 veya 3'e gidiyordum. o zamanda bayılmıştım kendisine. zaten başrolde bulunan rami malek abiyi müzede bir gece filminden biliyordum. dünya'nın en iyi filmi olduğu için değil bu arada evde cd'si vardı. çevirip çevirip izlerdim. o filmi kaç defa izlemişimdir hatırlamıyorum bile. pardon ilkokuldaydım ortaokulda bizim eve net gelmişti.
2. sezonun ortalarında filan biranda izlemeyi bıraktım ben bu diziyi. neden bıraktığımı bilmiyorum. galiba sıkılmıştım.
geçen gün netflixte görünce tekrar izleyesim geldi. kaldığım yeri hatırlamadığım ve görsel hafızama (isimleri, okuduğum yazıları çok rahat unuturum ama gördüğüm birşeyi asla ama asla unutmam) aşşırı derecede güvendiğim için son sezonu izlemeye başladım. harikaydı.
şimdi burda uzun uzun dizi eleştirisi yapacak değilim. zaten dizi biteli 2 seneden fazla olmuş. yazılan yazılmış, okunan okunmuştur ama...
sonunu bu kadar iyi toparlamalarını beklemiyordum. son zamanlarda klişe olmayan diğerlerinden ayrılan bir son olmuş. belirli bir sayıda film izlemiş herkes bilir. taa yunan tragetyasından beri tüm hikayeler aslında aynıdır. o yüzden hikayeden çok anlatıcının hikayeyi anlatma şekli için dizi film izleriz. yönetmenler işte bu yüzden önemlidir. film ve dizileri hikayesi, oyuncuları veya görsel efektleri için değil yönetmenin anlatma şekli için izleriz. çoğu kişi bunu bilmez. zaten sinefillik denilen kavramda diğer izleyicilerden burda ayrılıyor. neyse sinema ve televizyon dersi verecek değilim.
kısaca finali mükemmel olan dizi.
harika final, hariiiiikaaaaaaaaaaaaaaa.
sanırım bu diziyi ilk izlediğimde 2. bölümü yeni yayınlanmıştı. lise 2 veya 3'e gidiyordum. o zamanda bayılmıştım kendisine. zaten başrolde bulunan rami malek abiyi müzede bir gece filminden biliyordum. dünya'nın en iyi filmi olduğu için değil bu arada evde cd'si vardı. çevirip çevirip izlerdim. o filmi kaç defa izlemişimdir hatırlamıyorum bile. pardon ilkokuldaydım ortaokulda bizim eve net gelmişti.
2. sezonun ortalarında filan biranda izlemeyi bıraktım ben bu diziyi. neden bıraktığımı bilmiyorum. galiba sıkılmıştım.
geçen gün netflixte görünce tekrar izleyesim geldi. kaldığım yeri hatırlamadığım ve görsel hafızama (isimleri, okuduğum yazıları çok rahat unuturum ama gördüğüm birşeyi asla ama asla unutmam) aşşırı derecede güvendiğim için son sezonu izlemeye başladım. harikaydı.
şimdi burda uzun uzun dizi eleştirisi yapacak değilim. zaten dizi biteli 2 seneden fazla olmuş. yazılan yazılmış, okunan okunmuştur ama...
sonunu bu kadar iyi toparlamalarını beklemiyordum. son zamanlarda klişe olmayan diğerlerinden ayrılan bir son olmuş. belirli bir sayıda film izlemiş herkes bilir. taa yunan tragetyasından beri tüm hikayeler aslında aynıdır. o yüzden hikayeden çok anlatıcının hikayeyi anlatma şekli için dizi film izleriz. yönetmenler işte bu yüzden önemlidir. film ve dizileri hikayesi, oyuncuları veya görsel efektleri için değil yönetmenin anlatma şekli için izleriz. çoğu kişi bunu bilmez. zaten sinefillik denilen kavramda diğer izleyicilerden burda ayrılıyor. neyse sinema ve televizyon dersi verecek değilim.
kısaca finali mükemmel olan dizi.
devamını gör...
balonla beş hafta
fransız yazar jules verne'nin 1862'de yayımladığı ilk eserdir. edgar allen poe'dan etkilenerek yazdığı bu kitap sayesinde sanatçı meşhur olmuştur. doktor fergusson'un bir sıcak hava balonuyla afrika'daki gezisini anlatan eser, sanatçının bilim romanı türünde öncü eser olmuştur. eserin üzerinden yüz yıl geçince aynı adla ırwin allen yönetmenliğinde bir filmi de çekilmiştir.
devamını gör...
juanamaryat adlı yazar sözlükten uçurulsun kampanyası
bu yasakci kelimesini her gordugumde cinleniyorum. adamin literaturunde 'kuzen, kuzenle seks, ozgurlukcu, yasakci, yasakci zihniyet' ten baska birsey yok. ayni seyleri isitip isitip onumuze koyuyor. midem bulandi bu ve diger hesabindan.
devamını gör...
mutfakta sinir eden durumlar
mutfağın temiz ve düzenli olması için evdeki herkesin bunun bilincinde olması gerekir. bu bir kural olmalıdır. tezgahın üzerine her bir şeyi yığmak, çöpü dökmemek öylece bırakmak, etrafı kirletmek en hoşlanılmayan durumlardır.
devamını gör...
balık burcu
her zaman söylemişimdir. fevkaladenin fevkinde bir burçtur. bir iki kısa diyalogtan sonra gözüne girerseniz kolay çıkmazsınız. sever, sayar, baş tacı yapar. serçe parmağını uzatırsın, uzatılan parmağı geri çevirmeyip hemen halaya başlar. dost canlısı, hassas, sevimli, gönül telinle orkestra şefi edasıyla flarmani orkestrası gibi konser verebilecek kapasiteye sahip müthiş ötesi insanlardır. baş tacı bir burçtur kendileri.
devamını gör...