herkesin kafasının iyice karıştığını belli eden bir durum. yerli olsun yabancı olsun farklı mesajlaşma uygulamalarının hepsinde verilerimize ulaşma imkanı var zaten. hangimiz kullanım koşulları vb. yazıların tamamını okuyarak anladım diye işaretliyoruz? oradaki bir cümlenin bizim aleyhimize kullanabileceğini bilerek onaylıyoruz zaten. yarın birgün telegram vb. nin de gerçek yüzünü kullanarak öğreniriz. teknoloji ve sosyal medya her geçen gün tehlikesinin dozunu arttırarak devam ediyor. eskiden az teknoloji az dert vardı. daha masum kullanıyorduk teknolojiyi de. şu anda her ortamı kötüye kullanmak için elimizden geleni yapıyoruz. o yüzden hangi uygulamayı kullanmışız umursamıyorum, her şeyi zararlı hale getiriyoruz çünkü...
devamını gör...

''i'm here live that's not i'm not a cat'' çıkışıyla güldüren videodur. bunu demeseydi avukatın melül melül bakan bir kedi olduğuna inanmıştım halbûki.
devamını gör...

bütün medya kuruluşları bir cümlesini bile haber yaptığı için gayet normaldir.
devamını gör...

“fikirlere saygı duyulmaz, saygı kişiye duyulur. fikirler tartışılmak içindir. fikirler eleştirmek içindir. bu tartışmada en önemli husus, bilgidir.” diye devam eden bir ioanna kuçuradi sözü vardır. bence bazı şeyleri de açıklar niteliktedir.
devamını gör...

yok ben gulyuzune geldim denilesi..
devamını gör...

yeni gitar çalmaya başlayanların çok sevdiği, herkese çalmak istediği metallica parçası.

1992 wembley performansları ayrı bir lezizdir
devamını gör...

sen kendi hayatınla ilgili planlar kurarken hayat da seninle ilgili planlar kurar. ve her zaman hayatın dediği olur. en acımasızı da budur.
devamını gör...

fransızca kökenli, iki tekerlekli anlamına gelen "bicyclette" kelimesinden meydana gelmektedir. çok kullanılmasa da eski isminin "velespit" olduğu bilinmektedir. velespit kelimesi ise anlam olarak tez ayak'tır. icadı konusunda tam bir fikir birliği bulunmamaktadır.

hemen hemen her çocuğun severek kullandığı eğlence ve ulaşım aracı olarak kullanılan bisiklet iyi bir spor aleti olarak da kullanılmaktadır. günümüzde kullanan insanlar görülse de çok tercih edilmemektedir. ancak hareket etmenin sağlıklı yaşam üzerindeki etkisi bilinmektedir.

euro exim bank ceo'su shanjay thakrar bisiklet ile ilgili şu düşüncelerini dile getirmiştir.

bisiklet, gezegenin yavaş ölümüdür. bisikletçiler ülke ekonomileri için birer felakettir. şöyle ki;
1- bisiklet kullanan kişi araba almaz.
2- bankadan asla borç almaz.
3- sigorta poliçesi ödemek zorunda kalmaz.
4- yakıt almaz.
5- periyodik bakım için sanayide para ödemez.
6- ücretli otopark kullanmaz.
7- büyük kazalara ve can kayıplarına neden olmaz.
8- çok şeritli otoyol istemez.
9- hareket ettiği için obez olmaz.

bisiklet kullanan sağlıklı insanların ekonomiye ve ihtiyacı neredeyse yoktur ve ilaç satın almazlar. hastanelere gitmez, doktorlara kendilerini muayene ettirmezler. ülkelerin gayri safi yurtiçi hasıla'sına katkıda bulunmazlar. buna karşılık her yeni lokanta ve benzeri yerler 30 yeni istihdam sağlamaktadır. 10 kardiyolog, 10 diş hekimi, 10 diyetisyen ve beslenme uzmanı. bisikletçi mi yoksa tüketiciler mi ? bu tekrar düşünmeye değer bir durumdur.

yürümekse tam bir felakettir ekonomi için, çünkü yürüyen insan bisiklet de almaz...
devamını gör...

(bkz: minik kedi)

ayrıca kutup ayısı olmamıza karşın ortamlarda teddy diye biliniriz. sgdhcjhkvjvkvjcjbkd.
na böyle:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tanım: son derece minnoş lakaplardır.*
devamını gör...

küçük prens’te çok sevdiğim bir cümle var:
“insanların arasında da yalnızdır insan.”
devamını gör...

sakinlik ve içe dönmek.
devamını gör...

yayınlanmasının üzerinden iki yüzyıldan fazla geçmiş olması, bu arada bilimin çağlar atlamış olmasına rağmen hala büyük oranda doğru tespitler barındıran jean jacques rousseau eseridir. özellikle psikoloji ve pedagoji bilimlerinin daha ortada olmadığı 18 yy için devrimsel bir kitaptır. en basitinden günümüz bazı popüler çocuk doktorları bile, ninelerimiz en doğrusunu yapıyordu bebeleri kundaklamak gerekir derken, bu adam o dönemde kundaklamanın çocuğun hem fizyolojik hem de psikolojik gelişimine olumsuz etkilerinin olacağını söylemiştir.

öne sürülen bazı savlar bilimsel gelişmeyle desteksiz kalmış olsa da bir sistem olarak ortaya koyduğu eğitim modeli sağlamdır. bireysel olarak uygulayan var mıdır bilmiyorum ama fransa dahil hiçbir ülkede bir eğitim politikası olarak uygulanmamıştır. bu haliyle bir eğitim ütopyası gibidir.

yazıldığı dönem dikkate alınarak bir rehber kitap olarak değil de bir klasik eser olarak okunmalı. yazılanları o çağın kafasıyla tartmalı ve bulunduğumuz çağın bilimsel imbiğinden geçirerek dimağımıza işlemeliyiz.

rousseau'nun beyin kıvrımlarında seyahat etmek, çağının ötesindeki düşünce yapısını anlamak için ideal bir eserdir.
devamını gör...

hayret, korkunçlu demiş hatırlayan yazarlar, hiç korktuğumu hatırlamıyorum. fakat derinden etkilediği konusunda hemfikirim. dönemin çizgi filmlerine kıyasla, farklı bir dokusu vardı. gerek kullanılan hafif soluk renklerin, gerek müziğin, gerekse birbirinden ilginç karakterlerin güldürmek için ya da aman çocuklar hoş vakit geçirsin amaçlı yapılmadığı aşikar fakat beni korkudan ziyade kocaman ve bambaşka dünyaların gizemiyle tanıştırıyordu.
aradan yıllar yıllar geçmesine rağmen o çizgi filmi neden hala bu kadar sevdiğim, hatta neden severek hatırladığım tek çizgi filmin o olduğu konusu ise benim için hala gizemlidir.
devamını gör...

sözlükte yazılanları okumaya layık görmemekle alakalı herhalde.

kimi yazarlar görüyorum 4 günde 300-400 entri girmiş. hiç beğendiği giri de yok; 0 oylama. emeğine sağlık yememiş içmemiş okumamış yazmış demek ki. kitap için yazıyor belli, kitap okuyacak. kitabı alsınlar durmazlar burda...
devamını gör...

kaynağını dünyanın en derin gölü olan baykal gölü'nden alıp yenisey nehrini besleyen rusya'daki 1849 km uzunluğundaki nehirdir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kardeşim ağrı yarıştırmayın. regl oldun mu hiç. olmadın. o zaman neden acı yarıştırıyorsun.
ağrıyor ulan işte.

t: kötü bir ağrıdır.
devamını gör...

antidiüretik hormonun v1a reseptörüne selektif olan reseptör blokör ajandır.
uygunsuz adh sendromu tedavisinde endikasyonu mevcuttur.
devamını gör...

tavsiye vermeye çalışan insanların sıklıkla kullandığı bir söz öbeğidir.
devamını gör...

audiotest bu ne karizmatik ses efendim size de mi bir program yapsalar?
devamını gör...

duygular insan beyninde limbik sistemden kaynaklanır, hisler ise beynin ön lobundan meydana gelirler. hisler soyut düşünceden kaynaklanırken, duygular doğuştan gelir ve genetiksel olarak evrim sonucu belirlenirler. insanlarda ki duygu sayıları kısıtlı olmasına karşın sahip olunabilecek his sayısında sınır yoktur.

duygular hızla gelip geçtiği için vücudun bir başka değerlendirme mekanizması vardır; hisler.. duygular hislerin kalıntılarını temsil ederler. duygu ve his arasında ki en belirgin fark hissin yavaş yavaş gelişmesidir. kaldı ki günlerce, haftalarca, aylarca hatta yıllar boyu mevcut olabilirler ve değişebilirler.

duygular doğuştan gelen temel alarm ve motivasyon sistemidir. sevinç, öfke, korku, şaşkınlık ve üzüntü gibi durumlar karşısında kişiyi hareket etmeye ya da hareketi sonlandırmaya teşvik eder. hisler ise kişiyi, rahatsızlık veya tatsızlık hissiyatına son vermek için neler yapılabileceği üzerine düşünmeye sevk eder.

şimdiii, nedir bu nötr hissetmek.?

hissizleşme ya da hissetmeme değildir öncelikle. duygusuzluk halidir sadece. gerçekleşen, yaşanılan, karşımıza çıkan hiç bir şeyi, duygu değişikliği yaratacak kadar değerli bulmama durumudur. olguların ya da bireylerin artık anlam taşımamasıdır. kısaca her şeye karşı hiç bir şey hissetmeme halidir. 'hissetmeme değildir dedin, şimdi de hiç bir şey hissetmeme halidir diyorsun' diyenler çıkacaktır. evet burada 'hiç bir hey hissetmeme' derken de 'hiç bir şey'i hissetme hissiyatı söz konusudur zaten. hissizliğin verdiği kekremsi bir histir nötrizm*.

nötrizm, artık bu beni aşıyor dediğimiz noktada, saldım çayıra mevlam kayıra diyebilmektir. 'bilinmez olan belki de en güzel olana gebedir' cümlesi ile yüzleşebilmektir. resmin tamamına bakınca, ilerde anlayacağım bütün bunları niye yaşadığımı diye düşünebilmektir. en temizinden derin bir nefes alıp, boşluğa, sessizliğe, iç dinginliğine ruhu bırakmak ve hep bir şeyleri oldurmaya çalışmaktan vazgeçmektir. hayatımızın gelgitlerini olduğu gibi, verebilecekleriyle, iyisiyle kötüsüyle gerçek anlamda kabul edebilmektir. bir ermiş bilgeliğiyle sessiz sakin kalabilmek, her şeye rağmen gülümseyebilmektir. bu bir pes ediş değildir, sadece kabulleniş ve olana direnmeyi bırakıştır. biraz daha anlayışlı, biraz daha çocuksu, biraz daha esnek olarak anın getirdiklerini bütünüyle yaşayabilmektir.
cümle olarak ''ben mutsuz değilim sadece mutlu olmayı umursamıyorum''* şeklinde söylendiğinde daha bir anlaşılır oluyor anlatmak istediğim.

her daim zirvede hissedilen ancak sıfır noktasında bir tutum sergilenen, delilik ve dahiliğin arasında, ölümle yaşamın kıyısında, tezatların tam ortasında bir yaklaşım nötr bakış açısı. ne mutlu ne mutsuz, tam ortası ama biraz melankolik, tepkisiz, ağır başlı ve karanlık oluyor bu nötrlük.

öncelikle geçmişle zihnimizde kurduğumuz köprülerden kurtulup, olan her olayı karşımıza çıkan her cümleyi öncesiz dinleyebilmekten geçiyor sanırım bunun yolu. geçmişi unutup o ana odaklanmaktan geçiyor belki de. en son ne oluyor, ne söyleniyor, ne soruluyorsa sadece ona odaklanmaktan geçiyor. bunu başarmaya başladığımızda bizi en çok etkileyen empati kabiliyetimizden uzaklaşmış, stresi ve belirsizliği daha iyi yönetmeye başlamış oluruz. yani geçmişten hiç bir bilgi ve duyguyu bir sonra ki cümleye, düşünceye taşımadığımız için objektiflik katsayımız artış olur bir nevi. bu da bize çok negatif durumlar karşısında bile hızlıca süreci aşmamızı, verdiği sakinlikle fırtınanın tam ortasında çözüme ulaşmamızı sağlar..

osho ne güzel söylemiş;
'hayattaki en büyük cesaret hayatın sana sunduğu her şeyi kabul etmektir.' ve devam etmiş;
'hayatın karanlık koridorlarında dolaşarak kişinin gözleri alışkanlık kazanır ve kişi karanlıkta bile ışığı görmeye başlar. gündüz vakti ışığı görmek güzeldir. ama en karanlık gecede de gözlerin alışkınsa, oradaki saklı gündüzü görebilirsin, güzellik oradadır. en karanlık gecede sabahı görebilirsen, o zaman güzellik vardır, o zaman başarmışsındır. eğer en alçakta, en yükseği görebiliyorsan, eğer cehennemde bile bir cennet yaratabiliyorsan, hayatın sanatçısı haline gelmişsindir.'
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim