bununla ilgili bir dosya hazırlıyoruz. yakında ayrıntıları ile paylaşacağız. çok fazla bilgi ve doküman taraması yaptığımız için biraz vaktimizi alıyor lakin bu mevzuyu aydınlatacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın.
devamını gör...

benden fersah fersah uzak düşüncedeki insanların tanımlarını ya da başlıklarını okuduğumda beğeniyorsam, hiç düşünmem basarım artıya, çok çok beğenmişsem favorilerim. bu tarz şeyleri kompleks haline getirmemek lazım. önemli olan tanımlara ve başlıklara verilen emek ve bunların özgünlüğü. benim düşünce dünyama sözde yakın(!) olanların saçmaladığı bir sürü tanım/başlık görüyorum, parmağımı kımıldatmadan bu tanım ve başlıkların yanından öylece geçip gidiyorum.

herkes burada birbirine türlü türlü sebeplerle kıl olabilir. kişinin yansıttığı karakter, düşünce dünyası, üslubu vesaire... siz kalkar bunları dert eder ve o ca(ğ)nım güzellikte ki, tanımları ve başlıkları es geçerseniz, işte o zaman ayıp etmiş olursunuz. bilginin, yaratıcılığın ya da güzel anlatımın ne suçu var?

buraya yazmaya ve okumaya geliyorsunuz. kin bileylemeye değil der, selamlar eder, kaçarım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

isim verip ağlatmak istemem ama içlerinde bazıları var ki (gerekirse isimler açıklanır) bir havalar bir havalar sanki ejderyaları var gibi takılıyor.
ya diyorum ve tekerleğin icadından anlatmaya başlıyorum füze falan atıyorlar.
devamını gör...

bildikleri sayfaya sığmayan akıl küpü öğrencidir. bir de sayfa yetmeyince ekstra kağıt isteyen modeli vardır ki mübarek adeta bir meydan larousse, adeta bir ana brittanica gibi öğrencidir.

ben mi? ben ilk sayfayı hayal gücümle bir şekilde doldurup, arka sayfaya da kocaman bir gülen surat çizer, önce allah'a, sonra öğretmenimin insafına sığınırdım.

öğretmenim de genelde tek haneli notumu yuvarlak içine alıp yanına da notunun devamı arkada yazardı.
devamını gör...

(bkz: toplum sözleşmesi) rousseau'nun dört kitaptan oluşan, mülkiyet, eşitlik, özgürlük, yasa, devlet gibi konulara ele alıp insan ve toplumun gelişimini bu kavramlar üzerinden değerlendiriyor. özgür bireyin toplumla ve devletle ilişkisinin bilhassa üzerinde duruyor birinci bölüm " insan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur" diye başlar. ayrıca rousseau vatandaşlığı ise kitapta şu şekilde tanımlamıştır "biz bütün vatandaşlar kendi çıkarlarımızdan yine hepimizin ortak çıkarları için fedakarlık yaparız. devlet burada sadece bir rol üstlenici konumundadir aslında ve anayasa dedigimiz toplum sözleşmesi, hepimizin tabi olduğu ve kapsayıcı nitelik taşır. kısacası, kendini topluma bağlayan kişi, hiç kimseye bağlanmamış olur ve kendi üzerinden başkasına tanımış olduğu hakların aynını elde etmeyen hiçbir üye bulunmadığına göre de,herkes hem yitirdiginin tam karşılığını, hem de elindekini korumak için daha çok güç kazanmış olur". yine tek ve mutlak bir hükümet biçimi olmadığını devletlerin nüfusuna göre yönetim biçimlerinin de değişiklik göstermesi gerektiğini savunur. rousseaunun bu eseri aynı zamanda fransız devriminin öncülerine de esin kaynağı olmuştur.

-hükümet ya da yüksek yönetim diye yürütme gücünün yasal yoldan kullanılmasına; hükümdar ya da görevli diye de, bu yönetim işini üstüne alan kimseye ya da bütüne diyorum. sy 34
devamını gör...

sıralama turları sonucunda hamilton'ın polden bottas'ın 2. sıradan ve verstappen'in 3. sıradan başlayacağı pazar günü saat 16:00'da startı verilecek sezonun 11.'ci yarışıdır.
sıralama turlarında q3'ün son turunda hamilton bilerek yavaşlayarak arka sıralardaki pilotların bir kısmının son tur hakkını yedi ve perez son turu atamadı. mercedes ve hamilton'ın tecrübesine yenilen redbull burada çok büyük bir stratejik hata yaparak araçlarını mersolardan önce çıkarmadı.
hamilton ve bottas medium lastikle başlayarak taktiksel anlamda redbull'un önünde olacaklar. 2 stopluk medium-hard stratejisi ile yarışı bitireceklerini düşünüyorum. öte yandan redbull perez ve verstappen'i soft lastikle başlatmak zorunda olacaklar. perez tutumlu bir kardeşimiz olduğundan lastiklerini koruyup tek pitstop soft-hard compound ile yarışı bitirecektir. verstappen ise büyük ihtimalle sof-med-soft ya da soft-medium-medium pitleriyle yarışı bitirmek durumunda kalacaktır.
hamilton'ın mercedes adına ilk galibiyetini aldığı(2013) pist olduğu için ben hamilton'ı avantajlı görüyorum. bottas harika bir wingman olduğu için startta max yardıramazsa evladı gibi koruyacaktır lewis'i. öte yandan, pierre gasly yine harika bir sıralama turu sonucunda 5. sıradan yarışa başlayacak. agresif davranmazsa ve şansı yaver giderse podyum bile görebilir.
ferrariler bu tarz pistlerde maalesef çok güçlü bir araca sahip değiller. puan alırlarsa öpüp başlarına koysunlar(gerçi leclerc'in sağı solu belli olmaz, 1.3 multijet lineasıyla harikalar yaratabilir).
yarınki yarışın ilk saniyelerini heyecanla bekliyorum. macaristan'ın ilk viraşı yüksek hızla girilip hızlı bir şekilde 2. vitese kadar düşmeyi gerektiren bir viraj olduğu için dananın kuyruğu bir temasta kopabilir.
devamını gör...

bakmak.
devamını gör...

kendine saygısı olmayan bir birikim kazanmamış öğrenmemiş kızdır.
devamını gör...

böyle garip garip, tabiri caizse vasıfsız tipler sırf popüler diye şarkı çıkarır oldu. halbuki bu popülerlik işi değil, yetenek işi. gerçekten yeteneği olan insanlar dururken saçma sapan videolar çeken internet fenomenleri*,yarışma ünlüleri bu işi yapar hale geldi.
ne diyelim ki yani bu ülkede sanatı bile p*ç etmeyi başardınız ya sonunda, tebrikler...
devamını gör...

kalabalık ailelerde büyüyenler o coşkulu, şen şakrak bayramları özler. aile büyüklerinin etrafında toplanılması, el yapımı tatlılar, evden aşırılan çikolatalar, çocukların bir araya gelmesi nedeniyle koşuşturmalar, büyüklerin bayram sohbetleri, dedelerimizin ve babaanne/anneannelerimizin şefkatli bakışları ve alınan harçlıklar(alınan her harçlıkta kaç para olmuş diye hemen sayardım, aman eksik olmasın alın terimizin karşılığını alıyoruz, çocuk olmak zor iş azizim), çocuk olup kafamızda “nasıl daha fazla çikolata yerim” düşüncesiyle rahat rahat şımardığımız o günler. çok özledim be hilmi abi.
devamını gör...

okullarda öğretilmeyen bilgi.

genel olarak hepimiz (melek subaşı modunu açıyorum) bin, milyon, milyar gibi bildik sayıları okumayı biliyoruz ama sayı 9 ya da 12 basamağın üzerine çıktığı zaman da çoğu kişi sayıya sadece bakıyor haklı olarak.

bilimsel hesaplamalarda bu sayıları okumak zorunda kalmayız çoğunlukla çünkü bunların basit gösterimleri vardır. örneğin 3 milyar sayısını 3.000.000.000 yerine 3 x 10⁹ şeklinde gösterip "3 çarpı 10 üzeri 9" şeklinde okuruz ve sayının ismini bilme zorunluluğundan biraz olsun kurtulmuş oluruz. peki 3 x 10³⁸ yazsaydı ve biri bize "yani kaç?" diye sorsaydı ne cevap verirdik?

evet, %99'umuzun hiçbir yerde işine yaramayacak bir bilgi olsa da, dev hizmet aşağıda:

10⁰ - bir
10¹ - on
10² - yüz
10³ - bin (1000)
10⁶ - milyon (1.000.000)
10⁹ - milyar (1.000.000.000)
10¹² - trilyon (1.000.000.000.000)
10¹⁵ - katrilyon
10¹⁸ - kentilyon
10²¹ - seksilyon
10²⁴ - septilyon
10²⁷ - oktilyon
10³⁰ - nonilyon
10³³ - desilyon
10³⁶ - undesilyon
10³⁹ - dodesilyon
10⁴² - tredesilyon
10⁴⁵ - kattuordesilyon
10⁴⁸ - kendesilyon
10⁵¹ - seksdesilyon
10⁵⁴ - septendesilyon
10⁵⁷ - oktodesilyon
10⁶⁰ - novemdesilyon
10⁶³ - vigintilyon
10⁶⁶ - unvigintilyon
10⁶⁹ - dovigintilyon
10⁷² - trevigintilyon
10⁷⁵ - kattuorvigintilyon
10⁷⁸ - kenvigintilyon
10⁸¹ - seksvigintilyon
10⁸⁴ - septenvigintilyon
10⁸⁷ - oktovigintilyon
10⁹⁰ - novemvigintilyon
10⁹³ - trigintilyon
10⁹⁶ - untrigintilyon
10⁹⁹ - dotrigintilyon
10¹⁰² - tretrigintilyon
10¹⁰⁵ - kattuortrigintilyon
10¹⁰⁸ - kentrigintilyon
10¹¹¹ - sextrigintilyon
10¹¹⁴ - septentrigintilyon
10¹¹⁷ - oktotrigintilyon
10¹²⁰ - novemtrigintilyon
10¹²³ - katragintilyon
10¹²⁶ - unkatragintilyon
10¹²⁹ - dokatragintilyon
10¹³² - trekatragintilyon
10¹³⁵ - kattuorkatragintilyon
10¹³⁸ - kenkatragintilyon
10¹⁴¹ - sekskatragintilyon
10¹⁴⁴ - septenkatragintilyon
10¹⁴⁷ - oktokatragintilyon
10¹⁵⁰ - novemkatragintilyon
10¹⁵³ - kenquagintilyon
10¹⁵⁶ - unkenquagintilyon
10¹⁵⁹ - dokenquagintilyon
10¹⁶² - trekenquagintilyon
10¹⁶⁵ - kattuorkenquagintilyon
10¹⁶⁸ - kenkenquagintilyon

evet. artık mesela 2.921.876.343.180.213.987.100.232 sayısını;

iki septilyon dokuz yüz yirmi bir seksilyon sekiz yüz yetmiş altı kentilyon üç yüz kırk üç katrilyon yüz seksen trilyon iki yüz on üç milyar dokuz yüz seksen yedi milyon yüz bin iki yüz otuz iki

şeklinde okuyabileceksiniz ve bir gün bunun için bana teşekkür edeceksiniz. *
devamını gör...

bir şeyi kötü yapanların kendilerini avutma şekli.

benim yazım da bayağı kötü bu arada. sanırım bayağı zekiyim.
devamını gör...

bu tip erkekler genelde nerede dekolte giyen nerede mini etek giyen kadın varsa ona yürür, sonra sevgili olduktan sonra giymesini istemez kıskançlığı bahane eder tabi yersen.
devamını gör...

- hangi bölümü okuyorsun?
- tarih öğretmenliği.
- mezun olunca polis mi olacaksın?
- ...
devamını gör...

kışı göremeden bahar geldi.
ağaçlar erken çiçek açacak soğuk almasalar bari.
devamını gör...

aloo, buyrun. benim.
evet, işkoliğiz, soğuğuz, duygusuzuz, yazmayı severiz ,bilgiye taparız , parayı sevmeyiz ama biriktirmeyi severiz, kıskancız, bazen duygusal, siyahı çok sevdiĝimiz doĝrudur. planlı olduĝumuz rivayet edilir ama plansız da yaşarız. şüpheciyiz bazen değişken fikirlerimiz de vâkidir. okumayı çok severiz.
alooo?.
peki.
iyi günler.
devamını gör...

açıkhavada yürümek, seni mutlu hissettiren bir şarkıyla, ayaklarını hissetmeyene kadar yürümek, eve geldiğinde, duş alıp sızacak kadar yorulmak.

tabiiki alışveriş en etkili antidepresandır, ama çok fazla bütçe yoksa, outletler yada bit pazarı da çok rahatlatıyor insanı, bir hediye kutusu, mumluk, kitap, defter, ajanda, ufak tefek pazarda görünce hatırladığınız, işinizi de görecek şeyleri, çok ucuza alıp, eve gelip, onları yerleştirmek, uğraşmak çok iyi geliyor insana..
devamını gör...

sigmund freud'un psikoanalitik gelişim kuramına göre, kişinin geçmiş yani çocukluk zamanındaki ailesiyle yaşadıkları çok önemlidir. freud, ilk 6 yılın, kişiliğin gelişiminde önemli bir yeri olduğunu vurgulamıştır.

freud'un kuramına göre psikoseksüel gelişim 5 aşamadır:
-oral stage (oral dönem) : bebeklik (0-1.5 yaş) dönemini kapsar. bu dönemde haz kaynağı ağızdadır ve emme ile gerçekleşir. bebeğin sütten çok erken ya da geç ayrılması, oral dönemde saplantıya neden olabilir. bu saplantı da yetişkinlikte sigara içme, aşırı yemek yeme, aşırı sakız çiğneme gibi davranışlara neden olabilir.
-anal stage (anal dönem) : 1/2 ila 3 yaşlarını kapsar. bu dönem, anüse odaklanmaktadır. çocuğun tuvalet eğitimi çok önemlidir. çok baskıcı ya da çok ilgili ebeveynler, çocuklarının yetişkinlik dönemlerinde cimri, inatçı, çekingen, vurdumduymaz gibi davranışlar sergilemesine neden olabilir.
-phallic stage (fallik dönem) : 3 ila 6 yaş arasını kapsar. bu dönemde çocuklar cinsel organlarına odaklanıp cinsel farklılıkları fark eder. çocuğun keşfi önemlidir. ebeveynlerine bu konuda sorular sorarlar. azarlayıp baskıcı olmak çocukta suçluluk duygusu uyandırır ve cinselliğe karşı olumsuz tutumun en büyük nedenlerindendir.
-latency stage (latent- gizli dönem) : önceki dönemlerde cinsel dürtünün ağızda, anüste ve cinsel organlarda olduğunu söylemiştik. bu dönemde cinsel dürtü gizlidir. 6 yaş ile ergenlik çağını kapsar. çocuklar bu dönemde oyun oynamaya, sosyal becerilerini geliştirmeye ve derslerinde başarılı olmaya odaklanmıştır. bu yaş grubunun öğretmeninin gözüne girmeye çalışma gibi davranışları vardır. ayrıca, bu dönemde çocuklar aynı cinsiyetten arkadaşlarla oynama eğilimindedir.
-genital stage (genital dönem) : ergenlik ile yetişkinliği kapsar ve son dönemdir. bu dönemde aile dışındaki kişiye karşı cinsel haz duyulur fakat üreme amaçlı değildir. ilk dört dönemi sağlıklı geçiren bireyler, genital dönemi de sağlıklı bir şekilde geçirir.
devamını gör...

4. ve 5. bölümle ilgili olabildiğince spoilersız naçizane değerlemdirmelerde bulunacağım. :

4. bölüm mükemmeldi. ilk 15 dakikada ofansif mizah kısmından baya rahatsızlık duydum. sanırım insanların yaratılışından gelen özellikleri ile dalga geçilmesinden hoşlanmıyorum. benim için bir insanın dış görünüşü ile dalga geçmekle engelli bir insanın engeli ile dalga geçmek arasında fark yok. bölümün mizah dozaşı baya yüksekti. birkaç kez kahkaha attım. ama özellikle bölümün sonuna ba-yıl-dım. hani bazen sizin için önemli ve hayatınızda yeri olan bir insandan fikir alırsınızda onun sizi anlamadığını ya da kendinizi ona anlatamadığını düşünürsünüz ya. ama sonra hayatınızda hiçbir yeri olmayan yabancı birisi çıkar size duymak istediğini söyler sizi rahatlatır. sizi bir saniyeliğinede olsa mutlu eder. işte bu bölümün sonu da aynen öyleydi.(tabi bu olay belki bir tek benim başıma gelmiştir. ve bu nedenle empati kurmuş olabilirim. bu sebepten bu kadar hoşuma gitmiştir belki.) yani sonuç olarak 4. bölüm benim ilk 5 bölüm arasında en sevdiğim ve en beğendiğim bölümdü.

5. bölüme gelecek olursak yine inceden ofansif bir mizah vardı. ofansif mizahı sevmememe rağmen diziyi baya sevdim 5. bölümde kişisel gelişim mevzusuna sağlam bir eleştiri vardı. 1. bölümdeki sohbete çağıran arkadaş bu bölümde de vardı. dizide demekki devamlı olacak. bölümün sonunda doğu yine kendine inanan kendini anlayan birisini buldu. o da ufaktan bir mutlu etmedi değil.

diziyi genel olarak eleştirecek olursam bu dizi 5. bölüm itibari ile olmuş. hem de baya iyi olmuş. türkiye "gibi" ve "doğu" gibi dijital platformda çok iyi iki komedi dizisi kazandı.
ikisinide zevkle takip edeceğim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim