yazarların en çok para harcadığı şeyler
kitaplarım. hiç acımam, aç yatar, yine de alırım o kitapları.
devamını gör...
yusuf göbbels
adamı kafa iznine çıkarmışsınız. bence hiç şık olmamış. zira daha kafa kesecekti.* ben bu arkadaşı dürüst buluyorum. en azından niyetini direkt olarak dile getiriyor. ne olduğunu saklamıyor. siz asıl, aranızda tebdili kıyafetle ılımlı ılımlı gezinen, hatta beğenilerinize mazhar olan bukalemunlara dikkat edin. bu tepkileri onlara verebildiğinizde ancak yol kat edebilirsiniz. o satır araları neler barındırıyor da, işte pek okuma huyunuz olmadığı için geçip gidiyorsunuz. *
sinsilik daha tehlikeli bir kavram ve o sinsiler emin olun günü geldiğinde ve fırsatını bulduklarında bu arkadaştan daha fenasını yaparlar size haberiniz olsun. orada palanın nereden ineceğini kestiremezsiniz. sannhetens_vei'de durum belli adam direkt kafamızı alma derdinde. yani adamın niyetini biliyoruz. diğerleri ininize giriyor haberiniz olmuyor *
saatleri ayarlama enstitüsü bültenim bu kadar...
sinsilik daha tehlikeli bir kavram ve o sinsiler emin olun günü geldiğinde ve fırsatını bulduklarında bu arkadaştan daha fenasını yaparlar size haberiniz olsun. orada palanın nereden ineceğini kestiremezsiniz. sannhetens_vei'de durum belli adam direkt kafamızı alma derdinde. yani adamın niyetini biliyoruz. diğerleri ininize giriyor haberiniz olmuyor *
saatleri ayarlama enstitüsü bültenim bu kadar...
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
öyle bir zamanına geldim ki yaşamın
ölüme erken, seviye geç
yine gecikmişim, bağışla sevgilim
seviye on kala, ölüme beş.
-aziz nesin.
(sevi ne güzel kelimedir ya)*
ölüme erken, seviye geç
yine gecikmişim, bağışla sevgilim
seviye on kala, ölüme beş.
-aziz nesin.
(sevi ne güzel kelimedir ya)*
devamını gör...
azra akilah kohen
kitap yazdığını ve yazdıklarının eleştiriye açık olduğunu savunan ama maria azıcık eleştirdi diye utanmasa padişah fermenıyla şikayette bulunacak olan kendine güvensiz olduğunu düşündüğüm yazardır.
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
tanımları reçel tadında olan minnoş yazarımız. kendisi de en az yaptığı reçeller kadar tatlıdır. severek takip ediyoruz efenim.*
kalbiniz gibi güzel bir ömrünüz olsun sevgili arıcığım. her gününüz bir önceki gününüzden daha mutlu geçsin. *
kalbiniz gibi güzel bir ömrünüz olsun sevgili arıcığım. her gününüz bir önceki gününüzden daha mutlu geçsin. *
devamını gör...
doludizgin yıllar
osman sınav'ın yapımcılığını, yiğit güralp'in senaristliğini yaptığı bir televizyon dizisi.
ilk bölümü 6 ağustos 2008 tarihinde atv'de yayımlanan dizi, düşük reyting aldığı gerekçesiyle 8.bölümden sonra yayından kaldırılmıştır. ilk sezon 8 bölüm sürmüştür. daha sonra trt 1'de oyuncu selen seyven'in ayrılıp yerine ipek karapınar'ın girmesiyle 38 bölüm daha sürmüş ve 47. bölümde final yapmıştır. dizinin başrollerinde osman sınav'ın oğlu yusuf ömer sınav, (bkz: selen seyven),(bkz: erdal cindoruk),(bkz: arda kural),(bkz: oğuzhan yıldız),(bkz: hüseyin soyaslan),
(bkz:ipek karapınar) gibi oyuncular yer almıştır.
barış yusuf ömer sınav karakteri; dizinin asi,zengin ve şımarık karakteridir. annesinin ve babasının sözünü dinlemez. hayattaki tek amacı motorlara olan ilgisi ve hız tutkusudur. bu tutkusu yüzünden yaralanmadan kurtulan barış, aile dostu adil babanın at çiftliğinde işe başlar. yeni ortam, yeni insanlar onu değiştirecektir. motorlarda bulamadığı hız tutkusunu at binerek alır ve artık onun her şeyi atlar olmuştur. ilk aşkını da bu çiftlikte tanıyacaktır.
gülşen selen seyven; dizinin ağır ablası, ve küçüklüğünden beri babasıyla büyüyen gülşen, barış'la ilk başlarda hiç anlaşamaz fakat daha sonradan barış'la sevgili olur. selen seyven'in dizi çekimlerinde kavga çıkarması diziden ayrılmasına neden olur. yerine ipek karapınar girer ve dizinin ilerleyen bölümlerinde gülşen karakterini canlandırır.
at çiftliğine alışmaya başlayan barış, orda feraye, bekir, aliço ile arkadaş olur. nefret ederek gittiği çiftlik artık onun evi olur ve bir daha şehirdeki evine dönmez.
ilk bölümü 6 ağustos 2008 tarihinde atv'de yayımlanan dizi, düşük reyting aldığı gerekçesiyle 8.bölümden sonra yayından kaldırılmıştır. ilk sezon 8 bölüm sürmüştür. daha sonra trt 1'de oyuncu selen seyven'in ayrılıp yerine ipek karapınar'ın girmesiyle 38 bölüm daha sürmüş ve 47. bölümde final yapmıştır. dizinin başrollerinde osman sınav'ın oğlu yusuf ömer sınav, (bkz: selen seyven),(bkz: erdal cindoruk),(bkz: arda kural),(bkz: oğuzhan yıldız),(bkz: hüseyin soyaslan),
(bkz:ipek karapınar) gibi oyuncular yer almıştır.
barış yusuf ömer sınav karakteri; dizinin asi,zengin ve şımarık karakteridir. annesinin ve babasının sözünü dinlemez. hayattaki tek amacı motorlara olan ilgisi ve hız tutkusudur. bu tutkusu yüzünden yaralanmadan kurtulan barış, aile dostu adil babanın at çiftliğinde işe başlar. yeni ortam, yeni insanlar onu değiştirecektir. motorlarda bulamadığı hız tutkusunu at binerek alır ve artık onun her şeyi atlar olmuştur. ilk aşkını da bu çiftlikte tanıyacaktır.
gülşen selen seyven; dizinin ağır ablası, ve küçüklüğünden beri babasıyla büyüyen gülşen, barış'la ilk başlarda hiç anlaşamaz fakat daha sonradan barış'la sevgili olur. selen seyven'in dizi çekimlerinde kavga çıkarması diziden ayrılmasına neden olur. yerine ipek karapınar girer ve dizinin ilerleyen bölümlerinde gülşen karakterini canlandırır.
at çiftliğine alışmaya başlayan barış, orda feraye, bekir, aliço ile arkadaş olur. nefret ederek gittiği çiftlik artık onun evi olur ve bir daha şehirdeki evine dönmez.
devamını gör...
çocukken yaşanan hayal kırıklıkları
o pembe bisikleti bana alacaktınız...
devamını gör...
erkeklerin kaslarıyla övünmesi sorunsalı
devamını gör...
yapay kornea implantı
gelecekte adını daha sık duyacağımız ve dünyada körlüğü kaldıracak dalgalanmanın başıdır. israil'de corneat vision firması tarafından her iki gözü de 10 yıldır kör olan bir hastaya yapay kornea implantı yapılıp hastanın görmesi sağlanmıştır. devrim niteliğindedir. yeni dünya düzeni gayet güzel. dindarlar olmasa yapay organlar da üretilip insanların organ nakli bekleyişini de tarihe gömer ama aşırı katolikçiler buna tamamen karşılar. çünkü organ üretmek demek tanrı misyonuna girmek gerek. bundan korkuyorlar.
www.cumhuriyet.com.tr/haber...
www.cumhuriyet.com.tr/haber...
devamını gör...
yazarların zenginlik ölçütü
her gün pringles yiyen insanlar zengindir.
devamını gör...
mutluluğun formülü
"mutluluk, yetinmeyi bilenlerindir."
devamını gör...
sanat eserinin analizi

arnolfini’nin evlenmesi
jan van eyck – 1389-1441 – hollanda
sanatçının bu resmi tarihi açıdan da bir ilk olma özelliğine sahip. bu tablo, evlenme anının resmedilmesi nedeniyle, bir nevi ‘evlilik cüzdanı’ niteliğinde. eseri bu kadar önemli kılan detay ise ayna. duvardaki ayna, müthiş bir akis tekniğiyle anı derinleştirmek için kullanılmış. aynaya dikkatlice bakıldığında, van eyck’ın da resmin içinde olduğu görülür. ressam, kendini ‘an’a dâhil ederek, resim sanatına farklı bir boyut kazandırdı.
devamını gör...
yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan çıkar sorunsalı
sonuç olarak ikisi de birbirinden çıkar (bkz: swh)
devamını gör...
e-kitap okumak
2016 yılında aldığım kobo glo hd modeli e-kitap okuyucumla halen ara sıra yapmayı sürdürdüğüm eylem.
özellikle sık seyahat ettiğim ve ülke dışında geçirdiğim zamanlarda kobo'nun türkçe kitap arşivini sık sık kullandım. siz de türkçe yayınlara erişmek istiyorsanız tavsiye edebilirim. bu arada başka bir e-kitap okuyucu kullanmadığımı da not etmeliyim. bununla birlikte zorunda kalmadıkça korsan kitap okumayı tercih etmediğim için kitaba yatırdığım paradan çok da tasarruf ettiğimi söyleyemem.
son olarak bu cihazı edindikten sonra iyice anladım ki ben de o kitap kokusunu seven, fiziksel bir kütüphaneyi şu dünyadaki pek az şeye değişecek olan, sayfaların pürüzlü yüzeyini parmaklarımla hissetmek isteyen bir basılı kitap fetişistiymişim. dolayısıyla kullanımı keyifli olsa da ancak basılı olarak erişemediğim kitapları okumak için veya bir yere giderken yanımda kitap taşıyamayacağım durumlarda kullanıyorum. yine de bir e-kitap okuyucu aldığım için hiç pişman olmadım.
dipnot: biz romantikleri de seviniz efendim. bizler ki binlerce yıl sonrasını anlatan bir asimov romanında, gazete hışırtısı betimlendiğini okuyunca yüzünde bir gülümseme görebileceğiniz insanlarız. bizi hor görmeyiniz.
özellikle sık seyahat ettiğim ve ülke dışında geçirdiğim zamanlarda kobo'nun türkçe kitap arşivini sık sık kullandım. siz de türkçe yayınlara erişmek istiyorsanız tavsiye edebilirim. bu arada başka bir e-kitap okuyucu kullanmadığımı da not etmeliyim. bununla birlikte zorunda kalmadıkça korsan kitap okumayı tercih etmediğim için kitaba yatırdığım paradan çok da tasarruf ettiğimi söyleyemem.
son olarak bu cihazı edindikten sonra iyice anladım ki ben de o kitap kokusunu seven, fiziksel bir kütüphaneyi şu dünyadaki pek az şeye değişecek olan, sayfaların pürüzlü yüzeyini parmaklarımla hissetmek isteyen bir basılı kitap fetişistiymişim. dolayısıyla kullanımı keyifli olsa da ancak basılı olarak erişemediğim kitapları okumak için veya bir yere giderken yanımda kitap taşıyamayacağım durumlarda kullanıyorum. yine de bir e-kitap okuyucu aldığım için hiç pişman olmadım.
dipnot: biz romantikleri de seviniz efendim. bizler ki binlerce yıl sonrasını anlatan bir asimov romanında, gazete hışırtısı betimlendiğini okuyunca yüzünde bir gülümseme görebileceğiniz insanlarız. bizi hor görmeyiniz.
devamını gör...
peynirli doritos kokusunun ayak kokusuna benzemesi
askerliğimi yaparken farkettiğim bir gerçek. normalde çok severdim, ama bu çağrışım aklıma yerleştiğinden beri peynirli doritos yiyemiyorum.
devamını gör...
coldboy
aşırı aşırı aşırı kibar efsane yazarımız 3 gündür yoktum şimdi fark ettim gittiğini en kısa zamanda iyi bir şekilde geri dönmesini umuyorum ve yine o sıkıcı,boğucu ama kendini dinlettiren 3.sayfa haberlerini sunmasını bekliyorum.*
devamını gör...
erkekler kadınları neden zor anlıyor sorunsalı
komplike düşünmeyi sevmedikleri için diye yanıtlayabileceğim soru. düşünemedikleri için değil, böyle konular üzerinde düşünmeyi sevmedikleri için.
gayet güzel anlayanlar da var tabi kadınları. bence sorun kadınların anlaşılmaz veya tuhaf olmalarından değil, erkeklerin yaklaşımından kaynaklı. fakat tam tersi şekilde, anlaşılmaz davranışlar gösteren erkekler de var. bu biraz insanların karakteriyle ilgili. dümdüz bir insansanız, içiniz dışınız birse herkes sizi anlar, sorun da yaşamazsınız.
komplike düşünme konusuna da aşırı ama aşırı basitleştirilmiş bir örnek vereyim ve konuyu kendi adıma kapatayım. koltuğa cips düşse, büyük ihtimalle erkek alıp ağzına atar. kadın koltuğun pisliğinden, mikrop kapma olasılığına kadar birkaç şeyi düşünüp cipsi çöpe atar. bu kadar basit bir ayrım var arada aslında.
gayet güzel anlayanlar da var tabi kadınları. bence sorun kadınların anlaşılmaz veya tuhaf olmalarından değil, erkeklerin yaklaşımından kaynaklı. fakat tam tersi şekilde, anlaşılmaz davranışlar gösteren erkekler de var. bu biraz insanların karakteriyle ilgili. dümdüz bir insansanız, içiniz dışınız birse herkes sizi anlar, sorun da yaşamazsınız.
komplike düşünme konusuna da aşırı ama aşırı basitleştirilmiş bir örnek vereyim ve konuyu kendi adıma kapatayım. koltuğa cips düşse, büyük ihtimalle erkek alıp ağzına atar. kadın koltuğun pisliğinden, mikrop kapma olasılığına kadar birkaç şeyi düşünüp cipsi çöpe atar. bu kadar basit bir ayrım var arada aslında.
devamını gör...
yazarların unutamadığı film replikleri
"lütfücüğüm ben herşeyi yapıyorum da bu gözlerimden ateş çıkaramıyorum, o nasıl oluyor acaba?"
(bkz: tosun paşa)
(bkz: tosun paşa)
devamını gör...
evin içinde gezen şerefsiz sinek
bir sineğe de bu kadar hakaret edilmez, sinekler yalnız değildir.*
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
iyi ki söylemedim de içimde kaldı çünkü bizden olmazmış şimdi daha iyi anladım.
devamını gör...