umurumda olmayan hadise.
dünya sözlük ne bir kere, aşık attığımız bir platform değil.
ekşi sözlük de keza öyle.
niçindir bu sürekli bir yerlerle versusa sokma olayı anlamak mümkün değil.

kafa sözlük'ün kulvarı ve çizgisi oldukça farklı.

son olarak, yayına gireli 1 ay 1 hafta kadar oldu.
3.500 üzerinde aktif yazara ulaştık.
toplam 10 yazar çıkar mı özgürlüğüme engel olundu bu sözlükte diyebilecek? sanmıyorum.

rahat olun lütfen.
yazmanıza, eğlenmenize bakın.

eğer gerçekten bir özgürlük kısıtlaması var ise "kanıt" ile beraber konuşalım, havada kalmasın.
öbür türlü yanlış anlaşılabiliyor.
devamını gör...

yanında olmak istiyorum.
devamını gör...

"içinde bir şeyler hayır diyorsa, sen de hayır demelisin."

bir çırpıda okunabilecek, kitap bittikten sonra ise etkisini benliğinizde uzun süre hissedebileceğiniz bir stefan zweig eseridir mecburiyet. zweig kitabın ismini "firari" koyacakken son anda "mecburiyet" olarak değiştirmiştir. bu kitap bizleri ferdinand adında bir ressamla tanıştırıyor. ferdinand, karısı ile beraber savaştan kaçıp isviçre'ye yerleşmiş olan bir ressamdır. ülkesi adına savaştan kaçtığı için hep içinde bir yerlerde acaba aynı durumla tekrar karşı karşıya kalır mıyım korkusu yatmaktadır. ve nitekim bu korkusu gerçek olur ve ülkesinden kendisine bir tebligat gelir. ferdinand ülkesi adına savaşmaya çağrılmaktadır. çok zor bir seçim yapmak zorundadır: özgürlük mü? sorumluluk mu? eşi onun kesinlikle savaşa katılmaması gerektiğini düşünmektedir. ferdinand da bu görüşe katılmaktadır lakin içini kemiren bir vicdan hesaplaşması yaşamaktadır. bu içsel hesaplaşmayı, karar verme sürecini stefan zweig çok başarılı bir şekilde yansıtmaktadır okuyucuya. adeta o kararı ferdinand değil de biz verecekmişiz gibi. zaten onu da bu denli büyük bir yazar yapan özelliklerinden birisi de bu harika psikolojik tahlilleri değil midir? zweig aslında bu eserinde kendinden de bahsetmiştir bir anlamda. kendisi de savaş karşıtı olan zweig, bu eserinde aslında hüzünlü bir hikayeye değil de acıklı ve oldukça zor bir sorgulamaya davet etmiştir bizleri.

ferdinand "bunu yapmak istemezdim ama mecburum." der. eşi paula ise neden mecbur olduğunu sorgulamaktadır. ve ferdinand'a, "dürüst ol, vatanın hayatın kadar önemli mi senin için? soylu hükümdarlara bile kalmayan bir taşrayı resim yaptığın sağ elin kadar seviyor musun?" diye sorar. aslında bu cümleler mecburiyetin, vatanın ve savaşın sorgulamasını yaptırıyor bizlere. bize vatan neresidir diye soruyor.

elli sayfalık incecik bir kitap olan mecburiyet, aslında kendimize soramadığımız, insanlık olarak üzerine düşünmediğimiz bir konuda, derin bir sorgulamaya itiyor. kitap bittikten sonra dahi, içimizde bir yerlerde devam ediyor adeta.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hadi buyur.
devamını gör...

seramızdan güzel kaktüslerimiz...

kaktüslerimiz
devamını gör...


türkiye insan hakları ve eşitlik kurumu başkanı süleyman arslan, t.b.m.m'de yaptığı konuşmada, çocuk evliliklerini savundu. 15 yaşındaki çocukların rıza ile olabilecek nikâhlarının engellenmesinin ''insan hakkı'' ihlali olduğunu söyledi.

helak olun tez zamanda sapık herifler…
dikkat sapık var
sapık var
devamını gör...

(bkz: arthur schopenhauer)

şu dünyayı tanrı yarattıysa, onun yerinde olmak istemem doğrusu. çünkü, dünyanın sefaleti yüreğimi parçalar. yaratıcı bir ruh düşünülürse, yarattığı şeyi göstererek ona şöyle bağırmak hakkımızdır;

" bunca mutsuzluğu ve bu üzüntüyü ortaya çıkarmak uğruna, hiçliğin sessizliğini ve kıpırdamazlığını bozmaya nasıl kalkıştın? "
devamını gör...

(bkz: beğenmezler bizi çobanık diye)
devamını gör...

ulan burada da mı gelişmekte olan ülkeyim pardon yazarım dediğim statü.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


iki yıl öncesine kadar, varlığından haberdar olmadığım, çok yıllık bir bitki.

haberdar olmamanın sebebi, karadeniz'de ona denk gelmemem.

iç anadolu’nun çok iyi bildiği bir bitkidir.
cırlatan kavunu, ebu cehil karpuzu,acı dülek, acı kavun,yaban hıyarı,çakal kavunu gibi yöresel isimleri vardır.

yurdum insanı üşenmemiş, özsuyu zehirli olan bu bitkiye bir dünya isim vermiş.

latince ismi ecballium elaterbit'dir.
kökleri 40 cm civarıdır.
boyu 2 metreye kadar uzananabilir.
ben, yarım metreden daha uzun olanını görmedim.

eğlenceli bir bitkidir.
olgunlaşan meyveler, ayakkabı tabanı ile bastırılınca, basınçla fışkırırlar.
kimse bastırmazsa, kendiliğinden iki metreye kadar tohumlar fırlar.
zehirli olduğu için, hayvanların bir işi olmayan bitki, bu şekilde türünün devamını sağlar.

doğada, tüm canlılar, türünün devamı için yaşarlar.
buna güzel bir örnektir acı kavun.

sinüzit tedavisinde kullanılan bir bitkidir.
alternatif tedavi sevenlerin, ilgisini çeken bir bitkidir. başka ilaçlarla kullanılması halinde, zehirleyici olabilen bir bitkidir.
miktar ayarlaması sıkıntılı bir bitkidir.
hasta olan insan, ilaç kullansın bence.
hayvanların uzak durduğu bir bitkiden, biz de uzak durmalıyız.

ben sarı çiçeklerini çok beğeniyorum, o yüzden ona tanım girmek istedim.
elime alma maksadım, fotoğraf içindi.*
sonra elimi iyice temizledim.
neme lazım, kır çiçeği aşkımdan ötürü, yeşil yola çıkmaya niyetim yok.
abartıyorda olabilirim.

ankara'da yol kenarlarında rastlanabilecek bir bitki. bir iki haftaya fırlatmalık olur.
aman diyim, göze denk getirmeyin.
devamını gör...

dünyanın bütün entlerine meşruiyetlerini sorgulatan beyan. dağda ki ağacın meşruiyeti ile yeni akit için kesilenin ki bir mi?


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

memleket bir ormansa akape rejimi bu memleketin başına bir şekilde gelmiş en büyük yangındır. sömüre sömüre, yozlaştıra yozlaştıra, hunharca, pervasızca memleketi harap etmiştir, etmektedir ve umarım daha fazla etmeyecektir.
devamını gör...

çapaklı gözlerle gözünü açıp ondan mesaj gelmiş mi diye bakmışsındır. evet var hem de koca bir metin. gece uyumayan sevgilin sana upuzun bir metinle veda etmiştir. sabahın köründe terk edilmişsindir. arasan da nafile, çoktan engellenmişsindir her taraftan. allah kimseye sabahın köründe terk edilmeyi göstermesin, ikindiden sonra terk edilin hep.*
devamını gör...

sihirli annem cem'in repliği ; "çatalı hiçbir zaman kaşık olarak kullanamazsın"
devamını gör...

sürekli bağırır. durmaz. çok fazla agresif olduğuda olur. çekilir dert değildir, yaşamamak için dişi kedi besliyorsanız kısırlaştırtmanız da fayda var.
devamını gör...

kanuni sultan süleyman kadd-i yâre kimisi ar’ar dedi kimi elif, cümlenin maksûdu bir amma rivâyet muhtelif "sevgilinin boyunu kimi servi ağacına benzetir, kimi elife; hepsinin maksadı birdir ama söylentiler çeşitli" demiştir.
sevgilinin boyu hayatın güzellikleri, servi ağacı hayat okulu, elif ise ilim ve bilimdir.
kafa sözlük’e baktığımız zaman özde aynı şeyi kast eden yazarların, sözde onu farklı şekilde dile getirdiğini görüyoruz. troller hariç herkes sözlüğü güzelleştirmek istiyor. farklı şekilde öneriler öne sürmeleri sonucu sözlüğe düşünce zenginliği geliyor. kanunlara aykırı olmadıkça farklı düşünceler adeta bir müzik enstrümanı gibi sözlüğe renk katar.
demokrasi, farklı enstrümanların bir araya gelmesiyle kurulan en güzel orkestradır (bkz: sunay akın).
devamını gör...

akciğerleri örten çift katlı plevra zarının arasında biriken plevral sıvıyı en iyi gösteren grafi yöntemidir.
plevral sıvıyı en iyi gösteren görüntüleme yöntemi ise ultrasonografik görüntülemedir.
devamını gör...

yukarıda bir arkadaşımızın da değindiği gibi, kavram kargaşasından kaynaklanan bir sorgulamadır.

öncelikle, "kazanmak" nedir? birisine kazık atarak cebine bir miktar para atan kişi kazanmış mı olur örneğin? yoksa onurunu, yaşam amacını, benlik bütünlüğünü yitirdiği için asıl kaybeden midir? onur, direngenlik, mertlik, gönül ferahlığı; asıl bunlar değil midir insana kazandığını, mutlu olduğunu hissettiren? spartaküs mü kazandı, onu çarmıha gerenler mi? bunu düşününüz.

ikincisi, "kazanmak" denen şeyi hangi vadede değerlendirmek gerekir? beş bin metre yarışında dört bininci metreyi geride geçen yarışçı kaybetmiş denebilir mi? hadi onu da geçelim, bu yarışı kaybetse bile, yarışçının önünde daha onlarca yarış yok mudur? kazanmak denen şey, illaki girilen her yarışı kazanmak mıdır, yoksa belirlenmiş bir amaca doğru yene yenile ilerlemek midir?

üçüncüsü, "iyi" kimdir? işte bu soruya, epey kaba bir tarzda da olsa, brecht "iyi adama bir iki soru" şiiriyle yanıt vermiştir. bunu da düşününüz.
devamını gör...

yurt dışına okumaya yollaması.
devamını gör...

askeri bir nizamla yapılan sekstir. traşlar tam olacak sinek kaydı.
- rahat! hazrol! başla!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim