örgün ve açıköğretim arasında tabii ki fark vardır ve bu fark iş alanlarında da bariz ortaya çıkar özellikle iş alımlarında. bırakın açıköğretimi bugün sayılı üniversitelerden mezun insanlar bile işsiz. o yüzden bu ayrıma girmek zaten yanlış. açıköğretimi savunduğum nokta ise şöyle. gençlik döneminde en çok para getiren ya da statüsü yüksek meslekler seçiliyor. doğal olarak aslında hiç istemediğin ve sana uygun olmayan bölümleri zorla okuyorsun.

açıköğretim burada devreye giriyor işte. şu an ki bu gruba ben de dahilim, istediğim ve merak ettiğim bölümleri okuyorum. inanır mısınız bilmem ama kopya da çekmiyorum. kitapları okuyorum araştırmalar yapıyorum çünkü derdim gerçekten merak ettiğim bölümü okumanın verdiği zevki tatmak. o yüzden hiç karşı çıkılacak bir durum yok ortada. kendinizi geliştirip fark yaratırsanız zaten hiç örgün okumamış bir insandan bir adım önde olursunuz zaten. biz de istediğimiz bölüm ya da bölümleri okuyup mutlu olalım.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aklıma kesmeşeker'in ne zaman gitti tren şarkısını getiren yeni yazarımızdır. hoş gelmiş, sefalar getirmiş.
devamını gör...

bu benim. mesaj kutumu görseniz ohoo yani. adama" erkeğim abicim erkeğim "diyorum. "seni seni beni mi kandırıyorsun?" diyor. alenen yürüyorlar.
o kadar mı kıtlıktasınız arkadaş?
devamını gör...

muhtemelen pişmanlıklar içerecek tavsiyelerdir.
derslere girin arkadaşlar, sıkılsanız da patlasanız da bir şey öğrenmiyorum deseniz de derslere girin. zaten bilgi kolektif bir şekilde oluşuyor. bugün o dersten hiçbir şey anlamadığınızı düşünüyor olabilirsiniz. okulun sonunda arkaya dönüp bakınca size ne kadar çok şey kattığını anlayacaksınız. okul bittikten sonra kimse size bir şeyler anlatmak için kendini yormuyor.
üniversitede yaptığınız geziler edindiğiniz arkadaşlar girdiğiniz ortamlar bir şekilde geride kalır, üniversite bitince arkadaşlarınızın çoğunu bile görmeye vakit kalmaz. ama kazandığınız yetenekler ve tecrübeler ömür boyu sizinle gelecek. ortama aldanmayın lütfen. varsın size inek desinler.
devamını gör...

seks işçiliğini ahlaksızlık olarak görmüyorum. bugün ekonomik krizde bir çok sıradan ev kadını bu erkeklerin kurduğu batakhanenin tutsağı olmuşlar. asıl ahlaksızlık insanı bu hale getiren dinci iktidarın yaptığıdır. bu hali görmezden gelmemiz de bizim yozlaşmışlığımızdır.

pezevenklik ahlaksızlıktır. sözlük yönetimine sesleniyorum, fahişe sözcüğünü sansürlemiyorsanız, pezevenkliği de sansürleyemezsiniz. yoksa yani sağda solda kafa sözlük kadına hakerete izin verip, erkeğe hakareti sansürlüyor diye laf çıkar. demedi demeyin.
devamını gör...

bu söz kalıbı cem yılmaz'la birlikte yurt geneline dağılmış ve genel bir kanı olmuştur.

meali ise, yakışıklı olmayan ama sempatik olandır. karakterimiz hitabeti çok iyi kullanır, karşısındaki kişiyle iyi anlaşır ama iş sevgili olmaya gelince olmaz.

hep iyi taraf olan ''o'' dur. çirkin demenin kibar yoludur. sık karşılaştığım durumdur.
devamını gör...

mantının felsefesini yaparım.
devamını gör...

osmanlı'nın en büyük g.d.şudur*. olay şöyle gelişmiştir:
1647'de sultan ibrahim, varvar ali paşa'dan ibşir paşa'nın güzelliği ile meşhur olan karısını ister. varvar ali paşa da "bre ben bir p.z.v.nk miyim de bir müslümanın nikahlı karısını sultan bile olsa bir başkasına teslim edeyim" der ve başka etmenlere tuz biber olan bu olay üzere isyan eder. aynı yıl diğer bir celali isyanı daha vardır. bu iki celali isyanını bastırma işi sivas valisi unvanı da verilen ibşir paşa'ya verilir ve o da varvar ali paşa'nın üstüne yönelip önce nasihatte bulunur ve ona isyanı bıraktırmaya çalışır. isyan devam edince varvar ali paşa'ya katılma bahanesiyle onu yakalayarak idam ettirip kellesini istanbul'a gönderir.

idamdan evvel varvar paşa'nın"ulan, ben senin avradının ırzını korumak için isyan etmiştim. senin gibi herifi benim üzerime musallat etmelerinin sebebi budur, bilmiyor musun? beni allah'ın emrine karşı çıkmayıp da namusunu koruduğum için mi katledeceksin p.z.v.nk?!şimdiden geri şu başımı kesip avradının fercine sok!" dediği rivayet edilir.

internette cuckold paşa, swinger paşa diye de nam salmıştır kendileri.

paşamız daha sonra başka isyanların bastırılımında görev almış, çeşitli eyaletlere valilik yapmıştır. sivas valiliği'nden alınıp bağdat valiliği'ne atanacağı zaman da isyan etmiş ve başarıya ulaşarak halep valiliği'ne atanmıştır. halep valisi iken de dönemin sadrazamı ölünce deli ibrahim'in oğlu ıv. mehmed tarafından sadrazam bile yapılmıştır**.

daha sonra ise bir meşveret toplantısında devlet ricali kendisinin lehine bir kelam etmeyince mührü padişaha teslim etmiştir. bir müddet hapiste tutulan g.d.ş, asker isteği üzere 1655'te idam edilmiştir.
devamını gör...

(bkz: ekrem imamoğlu)
devamını gör...

ne zaman geldi bilmiyorum ama yaklaşık beş aydır buradayım ve bir doğukandır gidiyor.bu nasıl etki,alın bunu yönetici yapın.* uslu durur belki.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bize, türkiye bir atatürk çıkarmalı diyen başlık. peki türkiye'nin ihtiyacı olan yeni bir atatürk mü?
yani bir atatürk çıksa güneşli günler bizi mi bekliyor olacak?

atatürk üzerinden cevap vermeye çalışalım. atatürk ve onun gibi lider ruhlu olan insanların ortak bir özelliği var: birey olmak, tebaa olmayı reddetmek. nerede olursa olsunlar ister bir imparatorlukta ister bir demokraside birey ruhlu insanlar tarihe damga vuruyor. tebaa olmayı kabul edenler ise kaderlerine razı oluyor.

şöyle bir düşününce atatürk'ün ne kadar bireysel hareket ettiğini görebiliriz. vatanı için mücadele eden bir birey. onun kadar kapsamlı onun kadar ayrıntılı planı olan biri var mıydı? maalesef yoktu. keşke bu yolda bu kadar tek başına kalmasaydı. ama tarih, bir deney- gözlem sahası değil. tarihsel gerçeklikle yetinmek zorundayız. tam bu nokta aslında bize yeni bir atatürk'ün neden bir daha çıkmayacağını/çıkamayacağını söylüyor. (bkz: tarih) #28650

yani atatürk, osmanlı tebaası olmayı reddetmiş bir bireydi ve türk toplumunu da tebaa olmaktan kurtarmak için mücadele etmişti.

biz bugün hâlâ birey-tebaa ikilemi yaşıyoruz. açılan bu başlık da bunu net bir şekilde gösteriyor. ihtiyacımız olan şey bir atatürk değil.
atatürk gibi bireyselliğini tamamlamış insanlar. toplumumuzun buna ihtiyacı var. şu zamana kadar yaşadıklarımız da net olarak bunu gösteriyor.

işin kötüsü demokrasiyi içselleştirememiş bir toplum olarak yine aynı durumda olan insanları yönetici olarak seçtik. yakın tarihimiz bunun örnekleriyle dolu. benim aklıma rahmetli turgut özal'ın meşhur: anayasayı bir kere delmekten bir şey olmaz lafı geliyor. bir örnek sadece.

aslında bu kadar şikayet ediyoruz ama geldiğimiz nokta hiç şaşırtıcı değil. hak etmediğimiz bir noktada değiliz ki. vermediğimiz mücadelenin sonucunu istemeye hakkımız yok. yapabileceğimiz tek şey imkanımız olduğunda doğru seçimi gerçekleştirebilmek. naçizane objektif bir eğitim sistemiyle bu meseleleri aşabileceğimizi düşünüyorum. ama bunun yakın gelecek için bir hayal olduğunu da biliyorum.

dünya dönüyor sen ne dersen de yıllar geçiyor fark etmesen de...
devamını gör...

severek dinlerdim. isadan önce 4.binde çıksa da eskimez.


devamını gör...

harika çalışan buton. birisi yok kadınlar şöyledir, sevgili bilmem ne, kedi seven erkek bilmem nedir gibi ergen ergen şeyler mi yazmış. basıyorum tanımları engelleyi. 10 yıldır sürekli kendini tekrar eden, sığ, avam muhabbetlerden uzak kalıyorum ve görmüyorum miss.
devamını gör...

yolda kulaklıkla müzik dinlerken klip çekiyormuş gibi yürümek.
devamını gör...

aboo kendimi sınav sıralamama bakar gibi hissettim. 167. olmak nedir moralim bozuldu bak.
devamını gör...

çok can sıkıcı bir durum. şimdi dayak atamayacaksak klavye başından benim tansiyonumu yükseltmeye ne hakları var bu pis solcuların ?

offf dm den berivanla konuşmamızı baltaladınız toplumsal kaynaşma yapıyorduk ne güzel arsız herifler.
devamını gör...

başınızı yavaşça (yine de çok yavaş olmayın) kendisine doğru abandırın. şaka şaka ehü ehü şiddete karşıyız ki biz. biz kim yav? bir anda kalabalık hissettim kendimi.

geçen birine ayağımı uzatıp ayağıma konuş dedim. ortamdaki herkes bir anda gülmeye başladı ve o da güldü. sıkça espri yaptığımdan espri sanılması bir bakıma güzel oldu zira üstte uygulatmak istediğim eylem benim üzerimde uygulanabilirdi.

genelde ortamı terk ederim. hah benim ortamımdan biri kalktığındada gülerim vah ki vah halime diye. ee hep başkaları cahil olacak değildi ya. arada, nadir, bazen, sıkça ben de cahil olabilirim. bazen bilinçli deneme yapıyorum kimler kalkacak diye. kalkanları bir şekilde hayatımda tutmam gerek onlar alfa bro. *
devamını gör...

1920 - istanbul hükümeti, millî mücadele'yi yürüten kuvayi milliye'ye karşı, kuvayi inzibatiye'yi kurdu. bu kuvvetler, adapazarı dolaylarında çıkarılan isyanı destekledi ancak ankara hükümeti'nin düzenli birliklerine yenildi.
1936 - izmit kağıt fabrikası'nda ilk kâğıt imal edildi.
1946 - milletler cemiyeti dağıldı.
1951 - paris antlaşması imzalanarak günümüzün avrupa birliği temellerini oluşturacak olan ilk adım avrupa kömür ve çelik topluluğu kurulmuştur.
1960 - chp'yi ve basını soruşturmak üzere tbmm'de tahkikat komisyonu kuruldu. inönü, "bu demokratik rejim istikametinden ayrılıp onu baskı rejimi haline götürmek tehlikeli bir şeydir. bu yolda devam ederseniz ben de sizi kurtaramam" dedi.
1977 - veli ballı, boston maratonu'nda ikinci oldu.
1986 - kırıkkale'nin yahşihan beldesinde askeri mühimmat depolarında yangın çıktı. kasaba boşaltıldı.
1989 - türkiye'de ilk tüp bebek, izmir'de ege üniversitesi tüp bebek merkezi'nde dünyaya geldi.
1996 - israil birlikleri lübnan'daki bir bm yerleşim birimini bombaladı: 106 sivil öldü.
1999 - türkiye'de erken genel seçimler yapıldı: dsp birinci parti oldu.
kaynak
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim