canım,
birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sevmek lazım.
his boşluğu ve iç burkulması diye bir yer varmış.
çok sevince anladım.
hayat, o evde yerin yok diyor.yerini bil.
evdeki ve sokaktaki tüm savaşları kaybettiğim yerdeyim.
hala güzel olduğunu bilmeden,
güzel duranı seviyorum.
ellerini takip ediyorum,
hala.
elin ısısıyla kalbin ısısı birbirine ne yakınmış.
kalp sıkışıyor, el buz.
yüzümü yağmura uzatsam geçecek diyorum.
geçmiyor.
ev buz.
anlamaktan yoruldum.
sarılmaktan.
sen, o evde sarılmaktan korkanların en uzağında dur, olur mu?

öyle birine aşık ol ki, her şeyi unut. dans etmeyi hatırla.

birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sev.
çok sev. çok küs. çok barış.
ellerini takip et sonra.
ellerinde ne gördüğümü bulursan sonunda,
gülümse.
güzel gülene aşık ol.
aşık olursan bir gün benim kadar.
yüzünü yağmura uzat…
geçti, geçti desin biri.
hiç geçmesin…

-kemal hamamcıoğlu
devamını gör...

kendimi zaten ben bunları biliyorum, çalışmama gerek yok diyerek ikna etmek. bazen kişilik bölünmesi yaşıyorum. tyler durden gibi bir yaratık çıkıp ders çalışma ulen diyor. sonra konsantre oluyorum ve bir bakıyorum o 4506 benim elimde.
devamını gör...

sonunda mutlu olmuşsundur umarım salak
devamını gör...

faturası gelen yazar dramı. off ki ne off...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: yoldaşı ona göster)
devamını gör...

aynı şartlar altındaki aynı nedenlerin, aynı sonuçları doğuracağını ve bir sonucun bir nedenden bağımsız gerçekleşemeyeceğini söyleyen ilke.

bir yumurtayı yüksekçe bir yerden düşürdüğünüzde, bunu kaç kez yaptığınızdan bağımsız olarak, her defasında yumurta kırılır. burada neden, onu yere atışınız, sonuç da kırılmasıdır. kırılmış bir yumurtayı ilk haline döndüremeyiz. yani durum, tersine işlemez ve tek taraflıdır.

***

teorik fizikçiler bunun tersine işleyip işlemeyeceğini merak eder ve kuantum dünyasına ilişkin bazı düşünce deneyleri yaparlar. sonuç hemen hemen her zamanki gibi, klasik fizikte olduğundan farklıdır.

tabi bazı ön koşullarımız var; farklı referans sistemlerinde bulunan gözlemciler için konuşacağız ve ışıktan hızlı bilgi iletimi sağladığımızı varsayacağız.

burada dikkat edeceğimiz husus, gözlemi yapılan 2 ayrı olay arasındaki zaman farkı. bu fark süresinde, ışığın uzayda aldığı yola bakılır. eğer bu yol, gözlediğimiz 2 olay arasındaki mesafeden kısaysa, gözlenen bu olaylar nedensellik ilkesine uymuyor demektir.

***

örnekle bakalım. ışıktan hızlı sinyal gönderen bir uzaktan kumandamız olsun. biz bunun düğmesine bastığımız sırada, başka bir referans sistemindeki bir gözlemci de bizi izliyor olsun. kumanda ışıktan hızlı sinyal gönderdiği için bizi izleyen kişi, önce televizyonun açıldığını, sonra bizim kumandanın düğmesine bastığımızı görür. bu durumda farklı referans sistemindeki kişiye göre nedensellik ilkesi çiğnenmiş olur. fakat kendi referans sistemimizden bakıldığında, her şey normalde olduğu gibidir: önce düğmeye basarız, sonra televizyon çalışır.
devamını gör...

mesleğe ilk girdiğim yıllarda komutanım vardı.
ismet hergünşen. bayılıyordum adamın soyadına.
hep güleryüzlüydü, soyadına yakışır şekilde. nerede ne yapıyor acaba ?
ve ankara da dişçi olan kadın oya bilir efsanedir *
devamını gör...

teknolojinin olmadığı bir dünyada sadece kendi bilgi ve sezgilerine dayanarak tek başına hayatta kalmak. çocukluğumun bir kısmı köyde geçti. sarımsak ekmeyi de bilirim, mantar toplamayı da, nasıl av tuzagu kurulacağını, kuşların ve tavşanların nasıl yakalanacağını, yakalanan kirpinin nasıl açılmasının sağlanacağını, bitkileri, ağaçları, hangi mevsimde ne bulabileceğimi bilirim.
çocuklar tek başlarına inek ve koyun sürüleriyle hayvan güderler, yönlerini bulmayı öğrenirler. bu sırada toplanan glimşi ( asparagusun karadenizde yerel adı ) ve mantarları nasıl pişireceğini bilir. ırmakta elleriyle balık avlamayı, su bulmayı, su çıkarmayı bilir.
tüfekle çocukluk-ergenlik döneminde gereklilik nedeniyle tanışır, ne zaman kullanması , ne zaman kullanmaması gerektiğini öğrenir. bu silah yanlıların silah kullanması gibi değildir. dağda kurt vardır, ayı vardır.
kendine güvenlidir çoğu köy çocuğu.
okumuş cahillerden daha akıllıdır çoğu zaman. siz onu şivesini aşağılarken o da sizin her şeyi inceltip, kırıtarak konuşmanıza güler. doktorun insan vücudu hakkında ne kadar bilgisi varsa köylünün de doğada tek başına üreterek ve toplayarak yaşamaya dair o kadar bilgisi vardır.
köylerde oda vardır. bu köye gelen konukların kalması içindir. misafirler köy tarafından ağırlanır. köyden kente göçle nüfus azalmıştır, şehre taşınıp şehirli olduk edasında gezen ve bu süreçte muhafazakarlaşanlar nedeniyle yapısı değişmeye başlamıştır. ancak hala yaşlılara, hastalara tüm köy bakar.
ailem covid nedeniyle geçen yık köye döndü. köydekiler her gün gelip o istemese bile işlerine yardım ediyorlar.
şehirli, sözde entellektüel kendi ukalalığında evde hastalansa cesedi ancak 10 gün sonra bulunur, köyde ise bir evden çığlık yükseldiğinde herkes koşar.
bir gün teknoloji çökerse sanırım ayakta kalmayı başarabilenlerin büyük bölümü köylüler olur.
devamını gör...

kuma işemiyorum
devamını gör...

karikatür içerikli tanımları ile güldüren yazar. o kadar çok karikatür içerikli tanım var ki
bir süre sonra tanımlara bakmayı yarına bırakayım da yarın da gülerim dedim. (gülücük)
devamını gör...

lisede yurtta kalıyorum, yurttan şehir merkezine bir otobüsle gidiliyor. otobüse bindim, merkeze geldim, gezdim, tozdum, alışveriş yaptım ama tam otobüse binecekken bir baktım ki cüzdanımda para yok. cüzdanımın iç kısımlarını karıştırdım, 1 dolar buldum neyse ki hemen döviz bürosuna gidip bozdurdum, otobüs bileti aldım ve böylece yurda dönebildim bu da böyle bir anım..
devamını gör...

ülkeyi 15 gün kapatmaya maçası yememiş bir diktatörün çaresiz söylemleridir. önemsemeyiniz, prim vermeyiniz, gündeme getirmeyiniz.
devamını gör...

fenerbahçe'yi getiriyor akıllara..
devamını gör...

daha düne kadar fetö'ye şiirler yazan birinin herkesi fetöcü ilan etmesi... ne bileyim komik yani. birbirinizi yiyin ete para vermeyin dedirten savaş.
devamını gör...

başyapıt denebilecek derecede güzel film.
devamını gör...

akıyor adeta.

bunun tekrarını dinleyebilecek miyiz ?
devamını gör...

emre yücelen ahmet kaya'yı örnek vererek nankör kedi şarkısında karşılaştırma yapmıştı. hakikaten bir insanın sesi güzel olmalı, tenor olsun bas bariton olsun farketmez. ortaya çok güzel şeyler çıkabiliyor. buyrun efendim buradan
devamını gör...

durumumuz yoktu sevisemedik isimli yazarın bana pavyona gidelim mi teklifi olmuştu.
devamını gör...

çocuksu bir sevinç işte...
işin kötüsü çoğunlukla sonradan görüyorum. zaten nickaltim mahlasımı değişince orada kaldı. bir de yazılanlar benden çok gerçek elma kurduyla ilgili. *
bazılarına bakıyorum sayfa sayfa nickalti bende yok. belli ki çevre edinmeyi geçtim, çok az kişinin beğendiği şeyleri yazıyorum. bu da doğal olarak boş bir nickaltı olarak geri dönüyor.
hak etmediğim için gücüme de gitmiyor. sözlük'te bilgi şelalesi yazarlar var. ben mesleğime ilgili bilgi girmek istemiyorum. böyle olunca sözlük yazarlığım, dar bir çerçevede zaman öldüren, kendi kendine takılan biri olarak sürüyor.
yine de yazan yazmayan ,burada tanım girip bildiklerini cömertce ortaya döken emek veren herkese çok teşekkür ederim.
devamını gör...

uyumak ama her yerde sanki kuş tüyü yataktaymışcasına.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim