leyla.

cevriye.

firuze.
devamını gör...

ah bir bilsem. her sabah içimde kocaman bir neşe ile uyanırım. hic o uyuku mahmuru ses bile olmaz bende.
uyanır uyanmaz dans edebilen biriyim. tüm bu kaos arasında bu neşe niye ve neden? ah bir bilsem...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

görünce "bu nedir yaw?" diyeceğiniz başlıkları buraya bkzlemeniz için açtığım başlıktır efendim.

edit: haydaa, bugün de ayar yedik çok şükür.
devamını gör...

kimseye faydasi olmayan bana gore anlamsiz bir eylem. bu eyleme ne zaman sahit olsam cogunlukla moderasyon ile bir fikir uyusmazligina giren yazarin 'vay efendim onun entarisin hakaret vardi bisey yapmadin benim entarimde argo var diye sildin bu mu adaletiniz?' ya da benzeri bi sekilde isyan edip kendisine destek arayisina girdigini goruyorum. cozum bu degil arkadaslar.

moderasyon ile bir sorun yasiyorsaniz baska bir mod ile konusmayi deneyin, o da olmuyorsa benjamin'in makamina cikin. bana gelmeyin ben teknik destek ve yazilimsal konular icin burayim, onun disinda sizler gibi arada bi acar okurum aklima geleni yazarim.

karsilikli sagduyu olmadan hic bir problemi cozemezsiniz. aranizda cozulecek bir konuyu once moderatore rencide edici mesajlar atip da sonra baslik acip melek rolune burunen arkadaslar, yapmayin etmeyin, baskalarinin huzurunu kacirmaktan baska bir getirisi yok bunun.

bunlari yetkili bir kisi olarak degil normal bir yazar olarak yaziyorum. o kadar isin gucun arasinda bana da bunu yazdirdiniz ya bravo!

son olarak, yarasi olan gocunsun.
devamını gör...

normal erkektir ve ülkemizde normalleşmesi gerekmektedir.
aynı çalışan kadın gibi.
devamını gör...

--! spoiler !--

ibb başkanı ekrem imamoğlu, covid-19 ölüm rakamlarıyla ilgili, "dün akşam, bulaşıcı hastalıktan istanbul’daki vefat sayısı, 186. ben şimdi ne yapayım yani, susayım mı, yutkunayım mı? ben, uyuyamadım ki gece. defin sayımız, 450’lere doğru yürüyor. yani yetiştiremiyoruz" ifadelerini kullandı.

--! spoiler !--

devamını gör...

psikopat misiniz lan
devamını gör...

burada hiçkimseyle tanışmıyorum. olabildiğince içimi dökebilirim yani.

içim ölmüş gibi hissediyorum sözlük. insan hisseder, güler, ağlar falan ya. ben de sadece acı kalmış gibi hissediyorum. hiçbir şey mutlu etmiyor beni.
aile evi tam bir terör benim için. ve hiçkimse niye böyle davrandığımı anlamıyor. daha kötüsü ne biliyor musun, anlamaya bile çalışmıyor. hep o son damlayı görüyorlar. hiç o bardak niye o kadar dolu kimsenin umrunda değil.

sözlük annem beni hiç sevmiyor biliyor musun, çocukluktan beri ilk kez seslendiriyorum içimde. gözyaşlarım burnumun ucundan damlıyor şimdi bak. bu acı tarif edilebiliyor mu, ben edemiyorum çünkü.
ne kadar bağlı olmaya “ailemle” mutlu olmaya çalışsam da bu gerçeği aşamıyorum.
bir ara ev köpeği gibi olmuştum. o işe yarar sanıyordum. yaramıyor. o da yaramadı yani. bir süre daha yaşanılabilir kıldı sadece.
insanlara bundan bahsedemiyorum bile biliyor musun, herkesin ne güzel aileleri var. hiç anlamıyorlar beni. insan annesini nasıl sevmez nova diyorlar,
beni sevmeyeni ben niye seveyim ki diye cevap verince de boş bakıyorlar yüzüme.

garson gibiyim. temizlikçi gibiyim. onların izin günleri var benim o bile yok. şu final haftasını nasıl atlattım bilmiyorum. geçen derste hoca anlattı. insanlar ilk aile sevgisine koşullanırlarmış ve bu sevgiyi hiç unutmazlarmış. içim acıdı bunları dinlerken. minicik bir tutam bile yok içimde. her gün acı çektiğim her dakika eleştirildiğim yaptığım her şeyde bir problem bulunan bir yerde nasıl mutlu olabilirim. en çok da sevilmemek yakıyor canımı.

üniversiteye gidene kadar hiçkimse beni sevmez ben hep problemliyim sorunluyum falan sanırdım. ama öyle güzel arkadaşlarım ortamlarım oldu ki. dedim ki o kadar da berbat biri değilim demek ki. özgüvensiz sanardım kendimi. oysa söyleyecek bir sürü şeyim varmış benim. sarsılmaz bir inancım varmış kendime.
aptal bir mart gününden sonra şimdi kendi kara deliğimde çırpındıkça batıyorum. bu şehirden de bu evden de nefret ediyorum. keşke ergen tribi olsaydı bu yazdıklarım. geçseydi. ama öyle değil. hiç öyle değil.
devamını gör...

ümit yaşar oğuzcan'ın oğlu vedat henüz 17 yaşında iken galata kulesi'nden atlayarak intihar etmişti.
söylenenlere göre cebinden daha önce beş kez intihar teşebbüsünde bulunan babasına yazdığı bir not çıkmış:

"öyle intihar edilmez, böyle edilir."

yine söylenenlere göre ümit yaşar oğuzcan, bu olaydan sonra şu meşhur şiirini yazmıştır:

"beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın
denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın
öylesine yıktın ki bütün umutlarımı
beni sensiz bıraktın, beni bensiz bıraktın."

bu şiiri münir nurettin selçuk kürdilihicazkâr makamında bestelemiş ve seslendirmiştir.
ama ben en çok edip akbayram'dan dinlemeyi severim:
youtube
devamını gör...

bana göre gerek oyunculuklar gerekse konusu itibarıyla baş yapıt olarak nitelendirilebilecek bir film. defalarca izlemişimdir. imdb puanı bence filmi yansıtmıyor zira benim gözümde çok daha yüksek puanları hak eden bir film. özellikle hell’s kitchen'da geçen çocukluk dönemlerini barındıran zamanlar muhteşem. fahri hell’s kitchen'lı oluveriyorsunuz filmi izlerken. robert de niro'nun canlardırdığı peder karakteri için söylenecek söz yok. en sevdiğim peder figürü olabilir.* adamın tek falsosu peder olması. öyle de güzel adam. olaylara verdiği tepkiler, yaklaşımlar ve zor kararlar arifesindeki tutumu bence oyunculuk anlamında tepe noktaya çıkıyor. tam usta işi bir oyunculuk ki, bakın diğer karakterlerin ciddi anlamda ağırlıklı rolleri olsa dahi peder karakteri bu filmin bir şekilde en unutulmaz karakteri olarak zihnimize yerleşiyor. hele ki mahkeme öncesinde kendi içerisinde yaptığı yolculuk ve karar verme durumu falan beni mest eden ayrıntılar. tabi bir de basketbol biletleri ayrıntısı var ki, oradaki mimiklerden sonra kahkahayı basmıştım. o kadar şişkinlikten sonra iyi gelmişti. tabi şimdi bunların hiç birini ayrıntı ile yazamıyorum ki ipucu vermiş olmayalım.

çocuk oyuncularında çok başarılı olduğunu düşünüyorum. özellikle sosisli sandviç satıcısı ile yaşadıkları mevzular ve sonrasındaki ıslah evi performansları insanın içine işliyor. ve tabi bir de yangın musluğu var. o yangın musluğu filmin en önemli oyuncularından birisi. bakın o kadar sağlam oyuncu oynuyor bu filmde ama geri dönüşlerde gördüğünüz yangın musluğu size en çarpıcı hislerden birisini yaşatıyor. kanımca ödül verilmesi lazımdı o musluğa. mahkeme sahneleri ve bradd pitt'in canlandırdığı michael sullivan karakterinin ince ince, nakış gibi işlediği plana ise hayran kalmamak mümkün değil. bu plan çerçevesinde diğer karakterlerin tepkileri ve duruşları da izlenmeye değer. tabi john reilly ve tommy marcano'nun özellikle gardiyan ile karşılaştıkları bölümde ve yapılan geri dönüşte tabiri caizse çok fena yumruk yemiş gibi oluyorsunuz. olayın anlatıcısı karaktere dair de analiz yapmak istiyorum ama uzatmayayım zira ayrıntılara girersem ipucu denizinde boğarım hepinizi. izlemediyseniz muhakkak izleyiniz. zira her açıdan film gibi film...
devamını gör...

buradan

"karakterleri yaşayan kuşaklar olan kanaviçe"

pek'âlâ..doğa yaratır.
devamını gör...

rica ediyorum artık eskisi gibi zayıf bir kedi olmadığını kabullen. şişko bir göbeğin var, hareket edince yorulup kendini yere atıyorsun. lütfen bunun farkına var ve kapıların üstüne çıkmaktan vazgeç. inemediğin için ağlıyorsun ve her seferinde sandalyeye çıkıp seni oradan indirmekten çok yoruldum. ayrıca sana 3 tane yatak aldım. lütfen benim yatağımda yatmaktan vazgeç. bir de allah aşkına mamanı çiğneyerek ye. sonra kusuyorsun ben temizliyorum. ama her şeye rağmen seni çok seviyorum ve iyi ki varsın şişko.
devamını gör...

başta uyumaya çalışır, baktı ki olmuyor bir sinirle kalkar ve yemek yer. sonra mutlu olur. mutlu olmazsa öylece oturur.
yoo, kendimi anlatmadım*.
devamını gör...

grup 84 konseri. çoğu şarkısını ezbere bildiğim için söylemekten sesim kısılmıştı.
devamını gör...

balkonunda asma yetiştirip, gün batımında dalından bir üzüm alıp ağzına attıktan sonra bir yudum da rakısından içen insan prototipi olduğu izlenimi uyandıran yazar.
devamını gör...

türkiye simülasyonunda başka bir gün.

bu iş böyledir. ses çıkaramayacak olan bu muameleyi görür. daha geçende tıka basa dolu kongreler yapıldı, her yerde toplantı gösteri had safhada. hiç işlem yapıldığını gören var mı? olamaz. anca garibana efelik bizimki.

1-2 güne tvlerde vali/kaymakam/bb tarafındanı şov eşliğinde cezanın iptal olduğu, yardım yapıldığı çarşaf çarşaf yayınlanır biz de görürüz.
devamını gör...

dünyanın tartışmasız ilk beş filminden biridir. konunun tarihi boyutunu es geçiyorum. bu film bana ne öğretti.

bir insanın karşısında iki yol vardır. ya iyi biri olacak ya da kötü biri. karakterimiz olan bencil ve umarsız "oscar schindler" savaşın getirdiği ortamı avantaja çevirmek için zor durumda olan yahudilerin sermayesi ve iş gücü ile sadece girişimciliğini kullanarak alman ordusu için üretim yaparak sandıklar dolusu para kazanmaktadır.

o güçlü olan taraftadır. para kazanmaktadır. o önemli biridir. işte her insanın cesaret edemeyeceği şeyi gerçekleştirir. iyi biri olur. kurtarabildiği kadar insan kurtarmak için kazandığı tüm paradan vazgeçer. bin kişinin üzerinde insanın ölümüne engel olmasına rağmen en sonunda yakasındaki altın rozeti tutup "bununla bir insan daha kurtarabilirdim. yapamadım. daha fazla insanı kurtaramadım." der.

tabi burada cennetin krallığı filminde geçen bir diyalog aklıma geliyor.

cüzzamlı kral balian'a. "insanın ruhu kendisine aittir. tanrının karşısına çıktığında o zamanki şartlar böyleydi. erdemli olmak o zaman benden beklenen şey değildi diyemezsin" anlamında birşeyler söyler.

işte bu filmde de sayın schindler. kendisininden beklenen şeyi yapmamış. onca avantajı ve itibarı terkederek, canı ve zenginliği pahasına doğruya gitmiştir.

gerçek anlamda kurtardığı kişiler ve soyları yüzbinlerce kişi olmuş. kendisini yüceltmektedir.

ayrıca "amon göth" sen tam soyadının tarif ettiği kişisin.
devamını gör...

daha neler göreceğiz diye düşündüren bir olay. tesadüfen denk geldim annem izliyordu, onedio'ya düşünce başlık açayım dedim.detaylara buradan bakabilirsiniz. yalnız hanım abla çok çirkef cidden, izlerken ben korktum ya düşman başına.
devamını gör...

çılgın şarkısını çok sevdiğim sanatçıdır.

ne vücut ölçülerin, ne masum güzelliğin
beni hiç mi hiç alakadar etmiyor

tanrım bu söylediklerimin hepsi yalan..
devamını gör...

kimseye sataşmayan kendi halinde takılan yazardır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim