kitap alıntıları
bir yetişkin kendi ebeveyninden alamadıklarını çocuklarından almaya kalkamaz, kalkmamalı. duygusal ihtiyaçları karşılanmadan büyümüş bir çocuk kendisi anne olunca bu ihtiyaçları çocuktan almaya kalkarsa, bir çocuk "annem kırılırsa, annem üzülürse" diyerek hayatını annesinin gönül yorgunluklarını gidermeye adarsa, kendi hayatına verecek ve kendine dünya kuracak çok az enerjisi kalır. çocuk annesinin duygularını onarmayı bırakıp kendi hayatına verse kendini, bencillikle suçlanır. "bizi beğenmiyor, bizi istemiyor, çıktığı kabuğu beğenmiyor" diyerek itham edilir. oysa çocuk sürekli üzülen, duygusal şantajları bitmeyen ve bir türlü memnun olmayan ebeveyninin yanında yetersiz hissetmekten bıkmış, kendini var edebileceği alanlar açmaya çalışmaktadır.
psikolojik ilk yardım, tülay kök
psikolojik ilk yardım, tülay kök
devamını gör...
sivas katliamı
sabahki malum olay ve zihniyete karşı sarf ettiğim sözler silinince ve revizeme rağmen yayınlanmayınca gelip yarım kalan haykırışı tamamlayalım dediğim başlık.
2 temmuz 1993 tarihinde sivas'ta 33 insanın mezhebinden dolayı yakılarak öldürüldüğü katliamdır.
ne siyasilerden isim bilirim, ne derin devletten ne ıvırından ne de zıvırından. elbette suçun temeli buradadır ama aslında bilirim ki fırsat tanındığı her an kendinden olmayanı yok edebilecek, yakacak bir potansiyele sahip bu millet. yeni nesiller böyle bir yas gününde saygı gösterip, bu eylemi gerçekleştirenler adına utanacağına ya katliam yarıştırır oluyor ya da ''yaktık ama sorun bir niye yaktık'' gibi haysiyetsizlik içeren argümanlar üretiyor oluyorlar. bilirim ki bu millet vaktinde ekmeğini yediği, aynı sofrayı paylaştığı insanı sırf kendisiyle aynı tarafa bakmıyor diye yok edebilmeyi kendine hak görüyor. sizlere siyaset, tarih, din vs anlatılamaz artık sizlere direkt en temelden başlanmalı; insan nedir, insan kim değil bu öğretilmeli! o, bu, şu, öteki beriki demeden insanı olduğu haliyle sadece var olduğu için dahi kabul etmeyi öğretemedik ya sizlere, bizlere de yazıklar olsun. insani birçok duyguya ve vicdana sahip olmadığınız için de anlayamıyorsunuz işte; acının her türlüsünü sırtlanabildiğimizi, insan canı mevzubahis olduğunda canımızın herkese ''yanabileceğini. '' özgürlüğü kimin kısıtlandıysa yanında olduğumuz gibi, bu özgürlüğü ilk elde edişinde yine dönüp ilk bizleri yok etmeye çalışıyor bu coğrafya insanı.
çok uzun zaman oldu bu coğrafya insanına karşı umutlarım tükeneli. artık herhangi bir şekilde ikna etme çabası barındırmıyorum, yalnızca sustukça ağır gelen şeyleri kendi hakkım için dahi değil, şahit olduğum haksızlıklara karşı var gücümle sarf ediyorum. istediğiniz kadar kötülüğünüze, vahşiliğinize kılıf uydurmaya çalışabilirsiniz ama allahu ekber nidalarıyla insan yaktığınız gerçeğini değiştiremezsiniz. bir çocuk istismara uğradığında ''o da istiyordu''yu, bir kadın tecavüze uğradığında ''o da etek giymeseymiş''i diyen varlıklar olarak, 33 insanı yaktığınızda da ''benzin bidonu da orada olmasaymış'' demeniz kalıyor bir. ne yapıp ne edip her zaman vahşetten yana tavır almanız inanılmaz.
bir insana, bir canlıya yapılan zulümde canınız yanmıyorsa eğer, kim olduğu önemsiz şans eseri sırf yaşamı haritada sizden daha doğu bir yana düştü diye değersiz görüyorsanız insanı ve mezhebiyle, inancıyla ayırabilecek kadar aşağılıksanız insanlığınızı dönüp sorgulayın derim. sizden inançlı olmanızı beklemiyorum, herhangi bir yaratıcıdan korkun vs. dahi demiyorum; yalnızca her şeyden bağımsız insan olun diyorum.
suçu örtbas etmek adına başka yönlere evirmeye çalışmayın çünkü siz ne yaparsanız yapın her 2 temmuzda yasımız ağıt olup dilimize düşecektir.
her şey değişiyor; siyasiler, yönetimler, sistemler, düşünceler... tek bir değişmeyen oluyor; insanımızın kendinden olmayanı yok etme çabası ve ben her değişim sonunda karşılaştığım bu çirkin yüzünüzle nasıl yaşanabileceğini inanın artık bilmiyorum. yalnızca affedilmemenizi diliyorum...
2 temmuz 1993 tarihinde sivas'ta 33 insanın mezhebinden dolayı yakılarak öldürüldüğü katliamdır.
ne siyasilerden isim bilirim, ne derin devletten ne ıvırından ne de zıvırından. elbette suçun temeli buradadır ama aslında bilirim ki fırsat tanındığı her an kendinden olmayanı yok edebilecek, yakacak bir potansiyele sahip bu millet. yeni nesiller böyle bir yas gününde saygı gösterip, bu eylemi gerçekleştirenler adına utanacağına ya katliam yarıştırır oluyor ya da ''yaktık ama sorun bir niye yaktık'' gibi haysiyetsizlik içeren argümanlar üretiyor oluyorlar. bilirim ki bu millet vaktinde ekmeğini yediği, aynı sofrayı paylaştığı insanı sırf kendisiyle aynı tarafa bakmıyor diye yok edebilmeyi kendine hak görüyor. sizlere siyaset, tarih, din vs anlatılamaz artık sizlere direkt en temelden başlanmalı; insan nedir, insan kim değil bu öğretilmeli! o, bu, şu, öteki beriki demeden insanı olduğu haliyle sadece var olduğu için dahi kabul etmeyi öğretemedik ya sizlere, bizlere de yazıklar olsun. insani birçok duyguya ve vicdana sahip olmadığınız için de anlayamıyorsunuz işte; acının her türlüsünü sırtlanabildiğimizi, insan canı mevzubahis olduğunda canımızın herkese ''yanabileceğini. '' özgürlüğü kimin kısıtlandıysa yanında olduğumuz gibi, bu özgürlüğü ilk elde edişinde yine dönüp ilk bizleri yok etmeye çalışıyor bu coğrafya insanı.
çok uzun zaman oldu bu coğrafya insanına karşı umutlarım tükeneli. artık herhangi bir şekilde ikna etme çabası barındırmıyorum, yalnızca sustukça ağır gelen şeyleri kendi hakkım için dahi değil, şahit olduğum haksızlıklara karşı var gücümle sarf ediyorum. istediğiniz kadar kötülüğünüze, vahşiliğinize kılıf uydurmaya çalışabilirsiniz ama allahu ekber nidalarıyla insan yaktığınız gerçeğini değiştiremezsiniz. bir çocuk istismara uğradığında ''o da istiyordu''yu, bir kadın tecavüze uğradığında ''o da etek giymeseymiş''i diyen varlıklar olarak, 33 insanı yaktığınızda da ''benzin bidonu da orada olmasaymış'' demeniz kalıyor bir. ne yapıp ne edip her zaman vahşetten yana tavır almanız inanılmaz.
bir insana, bir canlıya yapılan zulümde canınız yanmıyorsa eğer, kim olduğu önemsiz şans eseri sırf yaşamı haritada sizden daha doğu bir yana düştü diye değersiz görüyorsanız insanı ve mezhebiyle, inancıyla ayırabilecek kadar aşağılıksanız insanlığınızı dönüp sorgulayın derim. sizden inançlı olmanızı beklemiyorum, herhangi bir yaratıcıdan korkun vs. dahi demiyorum; yalnızca her şeyden bağımsız insan olun diyorum.
suçu örtbas etmek adına başka yönlere evirmeye çalışmayın çünkü siz ne yaparsanız yapın her 2 temmuzda yasımız ağıt olup dilimize düşecektir.
her şey değişiyor; siyasiler, yönetimler, sistemler, düşünceler... tek bir değişmeyen oluyor; insanımızın kendinden olmayanı yok etme çabası ve ben her değişim sonunda karşılaştığım bu çirkin yüzünüzle nasıl yaşanabileceğini inanın artık bilmiyorum. yalnızca affedilmemenizi diliyorum...
devamını gör...
özofageal manometri
motilite bozukluğu düşünülen hastalarda özofagus kontraksiyonlarının ve basınç değişikliklerinin tespit edilmesi için kullanılır.
motilite bozukluklarının kesin tanısı bu yöntemle yapılır.
motilite bozukluklarının kesin tanısı bu yöntemle yapılır.
devamını gör...
hayvan sevmek
delicesine yaptığım eylemdir. o kadar ki, küçükken okuduğum bir kitapta yazan 365 hayvanı, isimleri ve özellikleriyle beraber ezberlemişimdir. evimde bir böcek varsa onu bile öldürmeyip, kavanozla yakalayıp dışarı salarım. hayvanlar bu düpedüz dünyama eğlence ve renk katan yegane şeylerdendir. böceğinden filine kadar hepsini çok seviyorum, iyi ki varsınız canım dostlarım.
devamını gör...
tarihte bugün
1920 - istanbul hükümeti, millî mücadele'yi yürüten kuvayi milliye'ye karşı, kuvayi inzibatiye'yi kurdu. bu kuvvetler, adapazarı dolaylarında çıkarılan isyanı destekledi ancak ankara hükümeti'nin düzenli birliklerine yenildi.
1936 - izmit kağıt fabrikası'nda ilk kâğıt imal edildi.
1946 - milletler cemiyeti dağıldı.
1951 - paris antlaşması imzalanarak günümüzün avrupa birliği temellerini oluşturacak olan ilk adım avrupa kömür ve çelik topluluğu kurulmuştur.
1960 - chp'yi ve basını soruşturmak üzere tbmm'de tahkikat komisyonu kuruldu. inönü, "bu demokratik rejim istikametinden ayrılıp onu baskı rejimi haline götürmek tehlikeli bir şeydir. bu yolda devam ederseniz ben de sizi kurtaramam" dedi.
1977 - veli ballı, boston maratonu'nda ikinci oldu.
1986 - kırıkkale'nin yahşihan beldesinde askeri mühimmat depolarında yangın çıktı. kasaba boşaltıldı.
1989 - türkiye'de ilk tüp bebek, izmir'de ege üniversitesi tüp bebek merkezi'nde dünyaya geldi.
1996 - israil birlikleri lübnan'daki bir bm yerleşim birimini bombaladı: 106 sivil öldü.
1999 - türkiye'de erken genel seçimler yapıldı: dsp birinci parti oldu.
kaynak
1936 - izmit kağıt fabrikası'nda ilk kâğıt imal edildi.
1946 - milletler cemiyeti dağıldı.
1951 - paris antlaşması imzalanarak günümüzün avrupa birliği temellerini oluşturacak olan ilk adım avrupa kömür ve çelik topluluğu kurulmuştur.
1960 - chp'yi ve basını soruşturmak üzere tbmm'de tahkikat komisyonu kuruldu. inönü, "bu demokratik rejim istikametinden ayrılıp onu baskı rejimi haline götürmek tehlikeli bir şeydir. bu yolda devam ederseniz ben de sizi kurtaramam" dedi.
1977 - veli ballı, boston maratonu'nda ikinci oldu.
1986 - kırıkkale'nin yahşihan beldesinde askeri mühimmat depolarında yangın çıktı. kasaba boşaltıldı.
1989 - türkiye'de ilk tüp bebek, izmir'de ege üniversitesi tüp bebek merkezi'nde dünyaya geldi.
1996 - israil birlikleri lübnan'daki bir bm yerleşim birimini bombaladı: 106 sivil öldü.
1999 - türkiye'de erken genel seçimler yapıldı: dsp birinci parti oldu.
kaynak
devamını gör...
cahit zarifoğlu
merhaba anne ben oğlun cahit
bana her gece "üstünü açma üşütürsün" demiştin.
keşke bir gece de "kalbini açma üzülürsün" deseydin...
bunun gibi çok güzel sözleri ve eserleri olan değerli şair ve yazardır. bazen aynı dediği gibi kalbimizi açarız ve üzülürüz sonra kapatırız kalbimizi açmayız sonra karşımıza biri çıkar bu sefer azıcık gösteririz kendimizi ama şansımıza bulmuşuzdur o kişiyi o zaman üzülmeyiz aksine mutlu oluruz ama öncesinde bir kere üzülmüşüzdür bir kez daha kalbimizi açmamız artık daha zordur. herkesin gönlüne göre birisi ile karşılaşması dileğimle... bu arada necip fazıl kısakürek'in bu değerli şairimizin nikah şahidi olduğunu biliyor muydunuz.
bana her gece "üstünü açma üşütürsün" demiştin.
keşke bir gece de "kalbini açma üzülürsün" deseydin...
bunun gibi çok güzel sözleri ve eserleri olan değerli şair ve yazardır. bazen aynı dediği gibi kalbimizi açarız ve üzülürüz sonra kapatırız kalbimizi açmayız sonra karşımıza biri çıkar bu sefer azıcık gösteririz kendimizi ama şansımıza bulmuşuzdur o kişiyi o zaman üzülmeyiz aksine mutlu oluruz ama öncesinde bir kere üzülmüşüzdür bir kez daha kalbimizi açmamız artık daha zordur. herkesin gönlüne göre birisi ile karşılaşması dileğimle... bu arada necip fazıl kısakürek'in bu değerli şairimizin nikah şahidi olduğunu biliyor muydunuz.
devamını gör...
insanı tüketen şeyler
bazı duyguları gelişmemiş, kişiliği de oturmamış insancıklar..
ben tükeniyorum.
ben tükeniyorum.
devamını gör...
fiyat performans oranı en iyi süt markası
hangisi olursa olsun alırken "acaba bunda süt banyosu yapıldı mı" diye düşünmekten alamıyorum kendimi.
devamını gör...
hayvanat bahçesi
hayvanların alıkonulduğu, hapsedildiği, sergilendiği, insanlık ayıbı olan yerlerin genel adı.
daha doğru ismi hayvanat hapishanesi olmalıdır.
buraya giden insanlar da bu zulme ortak olan, bunu destekleyen insanlardır.
hayvanların ait olduğu yer, doğam yaşam alanlarıdır.
hayvanat bahçelerine gitmeyin. bunu desteklemeyin.
daha doğru ismi hayvanat hapishanesi olmalıdır.
buraya giden insanlar da bu zulme ortak olan, bunu destekleyen insanlardır.
hayvanların ait olduğu yer, doğam yaşam alanlarıdır.
hayvanat bahçelerine gitmeyin. bunu desteklemeyin.
devamını gör...
allah’tan korkmamak
korkanların halini görüyoruz.
devamını gör...
koryon villus örneklemesi
ilk trimester (11-14. hafta) sitogenetik analiz için koryonik villus elde edilmesidir.
birinci trimestr tarama testlerinde bir anormallik saptandığında tanı için kullanılan yöntemdir.
(bkz: birinci trimestr tarama testleri)
bu işlemin en önemli dezavantajı %2 den fazla mozaizm tespit edilmesidir
birinci trimestr tarama testlerinde bir anormallik saptandığında tanı için kullanılan yöntemdir.
(bkz: birinci trimestr tarama testleri)
bu işlemin en önemli dezavantajı %2 den fazla mozaizm tespit edilmesidir
devamını gör...
yazarların hayatta yapmam deyip sonradan yaptığı bir şey
uzak mesafe ilişkisi hayatta yapmam yapamam ki ben dedim. sonra hayat her zamanki asla dediklerimi yaşattı ve bunu da yapmış oldum*.
devamını gör...
saçı sıfıra vurmak
hazır depresifim, yaz da geldi, neden yapmayayım dedim.
kimse beğenmedi. halbuki ben beğenmiştim.
kimse beğenmedi. halbuki ben beğenmiştim.
devamını gör...
erkeklerin tahammül edilemeyen hareketleri
ne istediklerinin belli olmaması ?
bir adım gelip, on adım geri gitmeleri ¿
hiç güven vermeyip, güven beklemeleri!
sorumsuz, vurdumduymaz hareketleri.
işine gelmediği zaman inkar etmeleri.
utanmadan, sıkılmadan hiç karşılık vermeden sadakat beklemeleri.
beğendikleri her kadını derinlemesine incelemeleri ama sevdiceğime kimse bakmasın triplerinde nirvanaya çıkmaları.
bir adım gelip, on adım geri gitmeleri ¿
hiç güven vermeyip, güven beklemeleri!
sorumsuz, vurdumduymaz hareketleri.
işine gelmediği zaman inkar etmeleri.
utanmadan, sıkılmadan hiç karşılık vermeden sadakat beklemeleri.
beğendikleri her kadını derinlemesine incelemeleri ama sevdiceğime kimse bakmasın triplerinde nirvanaya çıkmaları.
devamını gör...
zamanla öğrenilen şeyler
insanlara güvenmemek.
devamını gör...
normal sözlük haber paylaşım rezaleti
bazı insanlar haberleri ayrı ayrı aratmaktansa sözlüğü tercih etmektedir. sadece objektif olarak değil aynı zamanda yazarların yorumlarının da olması ve gündemi takip etme açısından olması gerekendir.
devamını gör...
evde spor yapmak
evde spor yapmaya koşullanabilen ve bunu düzenli olarak yapabilen insan net uzaylıdır. orda yumuşak bir kanepe, az ileride kitaplar, beride bir mutfak varken bunu nasıl başarabildikleri hususunda yazacakları kitap imza gününde izdiham yaratır. tamam abartmış olabilirim ama bunu yapmak zordur. evde spor konusunda devamlılık sürem iki gündür.
devamını gör...
erkeğin ağlaması
insanı bu kadar rahatlatan başka birşey daha yoktur bence, birikmiş bişeylerin çıkması gitmesidir. mutluluktan da oluyor ve umarım üzüntü uğramaz size. mustafa kemal kitabını okurken hiç tutamadım kendimi hep yanında olmak istedim.
devamını gör...

