maniyerizm
maniyerizm (üslupçuluk), yaklaşık 1520-1580 tarihleri arasında ortaya çıkmış olan bir sanat üslubudur. rönesans'ın getirmiş olduğu yetkinliğe karşı bir çıkış olmuş, kendisinden sonra gelen üslup ve akımlara önayak olmuştur. başlatıcısı ve en önemli temsilcisi michelangelo bounarotti'dir. sistine şapeli'ndeki mahşer freskleri bu resim tarzı için belirleyici olmuştur. artık ideal görüntü yerine sanatsal niteliğin araştırıldığı, figürlerin deformasyonu ile kendini belli eder ve özgün tarzlara doğru bir adım olarak belirir. en önemli sanatçıları tintoretto ve el greco'dur.

maniyerizm'de her şey birbirine karışmıştır. her şey bir devinim halindedir. olayın net olarak anlaşılması biraz zordur. bu hareketlilik sanatçının fırçasından kaynaklandığı gibi figürlerin uzaması ve çeşitli pozlarla resmedilişinden de kaynaklanır. bu o döneme değin rönesans'ın uyumlu formlarının karşısında bir hareketti. klasik sanattan baroka geçiş olarak da bilinir. bireysel yorumlamalar, serbest duruşlar bu üslubun önemli özelliğidir.
detaylı bilgi için buraya bakabilirsiniz.

maniyerizm'de her şey birbirine karışmıştır. her şey bir devinim halindedir. olayın net olarak anlaşılması biraz zordur. bu hareketlilik sanatçının fırçasından kaynaklandığı gibi figürlerin uzaması ve çeşitli pozlarla resmedilişinden de kaynaklanır. bu o döneme değin rönesans'ın uyumlu formlarının karşısında bir hareketti. klasik sanattan baroka geçiş olarak da bilinir. bireysel yorumlamalar, serbest duruşlar bu üslubun önemli özelliğidir.
detaylı bilgi için buraya bakabilirsiniz.
devamını gör...
yazarların başından geçen tebessüm ettiren olaylar
yazın otobüsteydim, eve geçiyordum, yanı boş olan tek kişi ben olduğum için amcanın biri yanıma oturdu. (o zaman yan yana oturmak yasaktı koronadan dolayı ama ben dahil kimsenin iplediği pek söylenemezdi) ben de kulaklıktan şarkı dinliyordum ama amca biraz yaşlı olduğundan, muhtemelen konuşmak isteyeceğini bildiğimden kabalık olmasın diye kulaklığı çıkardım. tam da tahmin ettiğim gibi oldu, ben kulaklığı çıkarınca amca sohbet etmeye başladı. fakat tahmin ettiğimin aksine klasik amca muhabbetine değil, daha 'normal' bir muhabbetin içine dahil oldum. yarım saat boyunca adam şehrin tarihinden, halktan, geçmişinden bahsetti, ineceği durağa yakın ise "ben aslında poker şampiyonuyum, şu gün şurada maçım var, ailen izin verirse gelip izlersen sevinirim" dedi ve indi.
amcanın kafası biraz güzeldi herhalde, ya da yaşlılıktan dolayı artık hafif bulanmalar yaşıyordu ama yine de ne zaman hatırlasam gülümsüyorum bu anıyı.
amcanın kafası biraz güzeldi herhalde, ya da yaşlılıktan dolayı artık hafif bulanmalar yaşıyordu ama yine de ne zaman hatırlasam gülümsüyorum bu anıyı.
devamını gör...
kapatınca kafa ütülüyormuş denilen şeyler
kesinlike çenem.
kendi başımı bile ağrıtıyor, bu millet bana nasıl dayanıyor aklım almıyor...*
kendi başımı bile ağrıtıyor, bu millet bana nasıl dayanıyor aklım almıyor...*
devamını gör...
bu yazara yakın zamanda çok fazla beğeni yaptığınız için oyunuz kaydedilmedi
toplu beğeni sınırlaması getirildi.
an itibarı ile, x yazar y yazara seri beğeni atamayacak.
şeklinde açıklaması yapılan durum. yine ne detay var, ne işleyiş hakkında bir bilgi var, ne neden var vs. sözlükte yapılan bu "güncelleme"lerdeki bu yaptım oldu havasını sevmiyorum. madem açıklamada detayları verilmemiş biz soralım.
x yazar y yazara seri beğeni atamayacak
seri beğeniden kastınız nedir? ve yapılan eylemin seri beğenme olduğuna nasıl karar vereceksiniz? seri beğenmeden kastınız yazarın profiline girip önüne geleni beğenmek ise yazarın profiline girip yazdıklarını okuyan diğer yazarlar gerçekten beğendiklerini oylarken bu kotaya maruz kalmaları biraz haksızlık olmayacak mı? başlıktan anlaşılacağı üzere bir kota getirdiniz. aynı yazara kaç taneden fazla beğeni atamıyorum? bu beğeniler gün boyu mu geçerli oluyor? yoksa atıyorum her saat şu kadar beğeni atma hakkı mı veriliyor?
ve en önemli soru, neden?
bırakınız herkes istediği gibi beğensin, beğenmesin. biz ya da siz buna neden karışıyorsunuz? gerçekten bu uygulamanın nasıl bir amaca hizmet etmesi düşünüldü ve devreye sokuldu? sözlük için kazanımı ne olacak? şahsım adına gereksiz bir uygulama olmuş.
sorulara bu başlık altında ya da güncellemeyi yayınladığınız başlık altında herkesin görüp okuyacağı şekilde cevap verirseniz biz de öğrenmiş olacağız detayları. ve bir ricamdır bundan sonra yapılacak "güncelleme"lerde bir neden sonuç ilişkisini ortaya koyup ne şekilde çalışacağını bizlere kısaca anlatın.
okuyan ve cevapları vermeye tenezzül edecek olan herkese teşekkürler.
devamını gör...
insanları etkilemenin en basit yolu
etkilenmesi hedeflenen bireyin buna ne kadar açık olduğuna göre değişecek yöntemlerdir.
bütün iyi özelliklerinize rağmen sizden etkilenmeyen biri için yapabileceğiniz bir şey yok maalesef.
bütün iyi özelliklerinize rağmen sizden etkilenmeyen biri için yapabileceğiniz bir şey yok maalesef.
devamını gör...
israil'in mescid-i aksa'ya saldırması
iletişim başkanı fahrettin altun da attığı tweetle saldırıyı eleştirdi.

akşam saatlerine doğru israil polisi cemaate saldırdı. israil polisi, doğu kudüs'ün eski şehir bölgesinde bulunan mescid-i aksa'daki kıble mescidi'nde yatsı namazı kılan cemaate karşı ses bombaları ve plastik mermi kullandı.öte yandan mescid-i aksa'nın içinde bulunduğu eski şehir bölgesinin şam kapısı ile sahire kapısında da israil polisi filistinli gençlere saldırdı.
yoğun bir şekilde çevrede konuşlanan polis, eski şehir kapılarından kontrollü bir şekilde geçişlere izin verdi. kudüs islami vakıflar idaresi, şu ana kadar harem-i şerif'te yaşanan olaylarda çok sayıda yaralı olduğunu duyurdu.
buradan

akşam saatlerine doğru israil polisi cemaate saldırdı. israil polisi, doğu kudüs'ün eski şehir bölgesinde bulunan mescid-i aksa'daki kıble mescidi'nde yatsı namazı kılan cemaate karşı ses bombaları ve plastik mermi kullandı.öte yandan mescid-i aksa'nın içinde bulunduğu eski şehir bölgesinin şam kapısı ile sahire kapısında da israil polisi filistinli gençlere saldırdı.
yoğun bir şekilde çevrede konuşlanan polis, eski şehir kapılarından kontrollü bir şekilde geçişlere izin verdi. kudüs islami vakıflar idaresi, şu ana kadar harem-i şerif'te yaşanan olaylarda çok sayıda yaralı olduğunu duyurdu.
buradan
devamını gör...
ideal evlilik yaşı
kişiye göre değişendir. beklentinin ne olduğuyla da alakalıdır biraz. bana kalsa hayata bakış netleştikten, ne istediğine karar verildikten sonra yapılması gerekendir.
'30 ideal görünüyor' '30 dan sonra düşünüyorum'
diyen arkadaşlar o toplara hiç girmeyin.
30 lu yaşlara gelindiğinde bırak evliliği ilişkiyi bile kaldıramıyorsunuz.
illa hayatımın içine * illa o ulvi yola çıkacağım diyorsanız 23- 24 altı pek ideal.
'30 ideal görünüyor' '30 dan sonra düşünüyorum'
diyen arkadaşlar o toplara hiç girmeyin.
30 lu yaşlara gelindiğinde bırak evliliği ilişkiyi bile kaldıramıyorsunuz.
illa hayatımın içine * illa o ulvi yola çıkacağım diyorsanız 23- 24 altı pek ideal.
devamını gör...
seren serengil
yetenek sahibi olmadan da bu ülkede para kazanabileceğini gösteren şahsiyet.
devamını gör...
sözlükteki varlığınızı birkaç kelime ile tanımlayın
varlığı ile yokluğu bir.
devamını gör...
spartacus’un gladyatör okulunda çaylak olması
spartacus italya'nın capua kentinde batiatus gladyatör okulu'na bir çaylak olarak başlamıştı. sonrasında ise şampiyon bir gladyatör olmuştu. köle ve yoksullardan oluşan yüzbinlerce kişilik ordusu ile yıllarca italya yarımadasında bağımsız bir şekilde var olmuş, sayısız orduyu yenmiş, eşitlikçi ve özgürlükçü karakteri ile tarihe adını altın harflerle yazmıştır. her meslekte bir çaylaklık dönemi vardır.
günümüzde 6 ay askerliğin ilk bir ayı çaylaklıkta yani acemi birlikte geçer. sözlükte bazı yazarlar ironi yaparak çaylaklar ile ilgili başlıklar açıyor. * gülmece işareti yapmadıkları için çaylak arkadaşlarımız alınmaya başlamış, çaylaklar ile ilgili esprilerin tadı kaçmaya başlamış.
çaylak arkadaş kafa sözlük hanesi’ne neden geldin?
hayatındaki en önemli gün neden doğduğunu anladığın gündür. neden yazmak istediğini kendine itiraf ettiğin gün yazar olduğun gündür. gerçekten ne olduğunu bir kez bile olsun düşünmedin mi?
eğer ne olduğuna dair sağlam bir cevabın yoksa, başkalarının alaycı söylemleri ile yetinirsin.
ne hissetmen gerektiğini bile öğretmeye çalışmadılar mı hayatında?
bil ki burası yedi cihan’ın en iyi yazarlarının yetiştiği bir arenadır.
kalemi kuvvetli yazar yolculuğuna burada ilk adımını atarsın.
başarıya giden yolda ilk adım kendine güvenmektir.
seni eleştirenler olacaktır, unutma meyve veren ağaç taşlanır.
beğenide mehter adımı gidenler, eleştiride dörtnala giderler.
gelecek günlerde, tanımların ile kendini kanıtlayacaksın.
seninle dalga geçenlerin, beğeni yağmuruna tuttuğunu göreceksin, sabret.
vazgeçersen geldiğin ezik sözlüklere geri dön, arkandan ağlamayız.
bizimle kalırsan her zaman yanındayız. dayanışma ve yardımlaşma bizi biz yapan değerlerin başında gelir.
kafa sözlük’te çaylak olmak, diğer sözlüklerde para karşılığında kalemini satmış yazar olmaktan daha iyidir.
şimdi onlara nefes alan herkesin eşit olduğunu öğreteceğiz. (final savaşından önce spartacus'un ordusuna söylediği son cümle).
günümüzde 6 ay askerliğin ilk bir ayı çaylaklıkta yani acemi birlikte geçer. sözlükte bazı yazarlar ironi yaparak çaylaklar ile ilgili başlıklar açıyor. * gülmece işareti yapmadıkları için çaylak arkadaşlarımız alınmaya başlamış, çaylaklar ile ilgili esprilerin tadı kaçmaya başlamış.
çaylak arkadaş kafa sözlük hanesi’ne neden geldin?
hayatındaki en önemli gün neden doğduğunu anladığın gündür. neden yazmak istediğini kendine itiraf ettiğin gün yazar olduğun gündür. gerçekten ne olduğunu bir kez bile olsun düşünmedin mi?
eğer ne olduğuna dair sağlam bir cevabın yoksa, başkalarının alaycı söylemleri ile yetinirsin.
ne hissetmen gerektiğini bile öğretmeye çalışmadılar mı hayatında?
bil ki burası yedi cihan’ın en iyi yazarlarının yetiştiği bir arenadır.
kalemi kuvvetli yazar yolculuğuna burada ilk adımını atarsın.
başarıya giden yolda ilk adım kendine güvenmektir.
seni eleştirenler olacaktır, unutma meyve veren ağaç taşlanır.
beğenide mehter adımı gidenler, eleştiride dörtnala giderler.
gelecek günlerde, tanımların ile kendini kanıtlayacaksın.
seninle dalga geçenlerin, beğeni yağmuruna tuttuğunu göreceksin, sabret.
vazgeçersen geldiğin ezik sözlüklere geri dön, arkandan ağlamayız.
bizimle kalırsan her zaman yanındayız. dayanışma ve yardımlaşma bizi biz yapan değerlerin başında gelir.
kafa sözlük’te çaylak olmak, diğer sözlüklerde para karşılığında kalemini satmış yazar olmaktan daha iyidir.
şimdi onlara nefes alan herkesin eşit olduğunu öğreteceğiz. (final savaşından önce spartacus'un ordusuna söylediği son cümle).
devamını gör...
akıllı telefonlardan önce gençlerin yaptıkları şeyler
akıllı telefonu bırak ben cep telefonunun olmadığı zamanı yazayım. bir arkadaşı arar babası çıkınca suratına kapatırdık mesela. paralel telefondan dinleniyor muyuz diye ajan gibi paranoya yapardık.
güzel günlerdi. şimdi retina taraması ile açılan telefon icat etseler paralel telefondan dolayı hatta parazit mi var tadını vermez.
bu nesil her şeyi elinde bulduğu için kıymeti de o düzeyde oldu. biz eskiden kalemle telefon çeviriyorduk. tuşlu telefon çıkınca devrim olmuştu.
güzel günlerdi. şimdi retina taraması ile açılan telefon icat etseler paralel telefondan dolayı hatta parazit mi var tadını vermez.
bu nesil her şeyi elinde bulduğu için kıymeti de o düzeyde oldu. biz eskiden kalemle telefon çeviriyorduk. tuşlu telefon çıkınca devrim olmuştu.
devamını gör...
façeta
italyanca kökenli bir kelimedir.
elmasın yontulmuş yüzlerinden her biri demektir.
resimag.com/p1/bcf1e5046c6e.jpeg
elmasın yontulmuş yüzlerinden her biri demektir.
resimag.com/p1/bcf1e5046c6e.jpeg
devamını gör...
köy okulu ihtiyaçları
kafa sözlük moderasyonu'nun önderliğinde en azından bir tanesine çözüm olabileceğimiz okullardan birinin yardım çığlığıdır, üstte, akışta ve akılda tutmak farzdır.
devamını gör...
insanın bakış açısını değiştiren şeyler
bu konuda genellikle soyut şeylerden ya da spesifik olaylardan bahsedilir; ölüm, acı, gam, keder, aşk, trafik kazası vs. ben daha somut bir şeyden bahsetmek istiyorum: arkadaş. evet, bir arkadaş insanın hayatını iyi ya da kötü yönde değiştirir. değiştiremese de en kötü ihtimalle ivmelendirir. iyiysen daha iyiye gitmeni, kötüysen kötüleşmeni destekler. uzun zamandır kötü şeylerden bahsettiğimiz için bugün iyi taraftan bakacağız ve konuyu kapatacağız.
hayatta bizi en çok etkileyen faktörlerden biri mesleki tercihlerimiz ve gelişimimizdir. çoğumuzun çektiği en büyük sancı da var olan enerjimizi, çalışma arzumuzu hangi alana yönlendireceğimizi bilemememizdir. sözgelimi finans alanına yönelecek bir insanın önünde bir deniz uzanır. bir mühendisin birçok opsiyonu vardır ve hangi alanda uzmanlaşacağına karar vermekte çok zorlanır. iş deneyimi olmadan bu gerçekten zordur ve iş deneyimi için sizi şöyle bir çıkmaza sokarlar: falanca alanda iki yıl deneyimli. haha, çok ironik bir durumdur bu. deneyim kazanabilmeniz için açılan ilanlar çok kısıtlıdır ve kalanların çoğu da deneyim istemektedir. bu durumun bizde yarattığı motivasyon eksikliğini giderecek olan şey, sizin hayatınızı da değiştirecektir. ihtiyacımız olan bir bakış açısıdır aslında. bu bakış açısını da bir arkadaş, bir akşam yemeğinden sonra, çayınızı yudumlarken söyler size.
insanız, tutkularımız, arzularımız ve hayallerimiz var. bizdeki bu hasletlerin bir yönü, üzerimizde tahakküm kurabilmeleridir. görünürde çok güzel olan tutkularımız da hayallerimiz de bizi zehirliyordur. şöyle somutlaştıralım: sözgelimi farklı kültürlere merakı olan, ülke ülke gezmek isteyen bir insan, tüm odağını bu tutkusunu gerçekleştirmeye yönlendirir. buradan temellenen kişi için iş hayatıyla alakalı görüş, daha fazla boş zaman ve bu boş zamanı takviye edebilecek maddi güçtür. yani kişi daha az çalışarak para kazanmak, var olan standartların üstüne de farklı ülkeleri gezme, konaklama vs. gibi şeylere kaynak ayırabilmek ister. bu yüzden de kısa yoldan para kazanma hevesine kapılır ya da zaman-kazanç dengesini kuramadığı için kendisini sistemin dışına iter. bu büyük risktir ve kişiyi özgüvensiz, başıboş, iki tarafı da yürütememiş bir insan haline getirebilir.
işte bu gibi durumlarda, en büyük ilaç yeni bir bakış açısını kazanmaktır. kişi kendi kendine kaldığında, araştırma yaptığında, genellikle kendi istekleri doğrultusunda okumalar, dinlemeler yapar. farklı görüşleri dinlese de içselleştirmekte zorlanır çünkü tutkularının esiri olmaktadır. bu, hepimizde olan bir şey. farklı bakış açısına sahip bir arkadaş, kendi doğrularıyla, gerçekleriyle size konuşur. bu, bir gün önce ne yaptığını ya da hayatında ne gibi tökezlemeler olduğunu bilmediğiniz falanca gazetecinin size öğrettiğinden daha fazlasını öğretir. çok soyutlaştığının farkındayım, hemen örnekleyelim.
sözgelimi siz bu korkunç karmaşanın içerisindeyken, sistemi sorgularken, arkadaşınız çoktan bu sistemin gerçeklerini kabullenmiş ve buna boyun eğmiştir ve bu kabullenmişlikle bir yol kat etmiştir. en azından sizin kurduğunuz ütopyayı gerçekliğe yansıtmış, oradan kendi bakış açısına göre farklı kazanımlar elde etmiştir. hiç yoktan iyidir anasını satayım. dünyayı dört dönme hayali kurarken, bağcılar'dan beşiktaş'a gidemeyecek duruma gelmekten iyidir ve bu adam bu konumdadır. sizden de bunu tamamen reddetmemenizi, bir nebze kabullenme gerektiğini söyler. beklentilerinizi, taleplerinizi hiç olmazsa hayatı yorumlayış şeklinizi değiştirmenizi söyler size. siz de bu sayede bir durum analizi yapar, bir ona bir kendinize bakarsınız ve gelecekteki adımlarınızı ona göre atarsınız.
bazen arkadaşın bir davranışı, bir güzelliği size bir şey öğretir. sözgelimi sevdiklerine karşı değer bilmez bir halde, iyice çirkinleşmişsinizdir ve ısrarla bu tutumunuzu sürdürüyorsunuzdur. hak ettiğiniz şey esaslı bir terk ediliştir ama şu veya bu sebeple ilişkileriniz devam ediyordur. arkadaşınız da bir zamanlar çok sevdiği bir insanı kaybetmenin acı hatırasını taşımaktadır. siz, iki saat sonra sahilde kız arkadaşınıza türlü zorbalıklar yapacağınız bir buluşma için "2 gibi ayşe ile buluşacağım. bu ara çok tripli, kıracağım kalbini" dediğinizde, bir anda onun dönüp "çözülmeyecek hiçbir sorun yok. sarıl kardeşim, değerini bil. bir gün yollarınız ayrılır, saçlarının kokusunu özlersin" dediğini işitirsiniz. haha, beyin gerçekten çok enteresan çalışır. "saçlarının kokusu" bölümüne takılırsınız. evet, saçları ne güzel kokuyordur. saçları ayşe'nin kokusudur. o kokuyu içinize çekesiniz gelir. gidersiniz ve sarılıp koklarsınız saçlarını. ondan buna uygun, güzel bir yaklaşıö bulursunuz çünkü güzellik güzelliği doğurur. bir gün gidebileceğini düşünürsünüz, ona haksızlık ettiğinizi düşünürsünüz. acaba şu konuda çok mu üzerine gidiyorsunuzdur ? belki de adet dönemlerinde daha ılımlı olmalısınızdır. ilişkinizi daha güzel bir çerçeveye oturtmaya başlarsınız.
işte iyi arkadaş, bu gibi ince nüanslarla dokunur size. sizin için, belki birçokları için sıradan olabilecek kahverengi gözlerinin ne kadar güzel olduğunu anlarsınız. yaşamın bütünüyle bir mücadele yeri olduğunu, meydan okumak için fazla zayıf olduğunuzu anlarsınız. bir yerden başlamak gerektiğini anlarsınız. sizde var olan güzelliklere bir dostunuzun hasretlik çektiğini, onun için her şeyini verebileceğini anlarsınız. dert edilmeyecek şeyleri dert ettiğinizi, davranışlarınızın şımarıklık olduğunu anlarsınız. hayatı biraz olsun okuyabiliyorsanız, arkadaşınızın bir cümlesinin birçok sorunu çözmek için size önemli bir hatırlatma olabileceğini anlarsınız. velhasıl, iyi bir arkadaş hayatınızı değiştirir.
hayatta bizi en çok etkileyen faktörlerden biri mesleki tercihlerimiz ve gelişimimizdir. çoğumuzun çektiği en büyük sancı da var olan enerjimizi, çalışma arzumuzu hangi alana yönlendireceğimizi bilemememizdir. sözgelimi finans alanına yönelecek bir insanın önünde bir deniz uzanır. bir mühendisin birçok opsiyonu vardır ve hangi alanda uzmanlaşacağına karar vermekte çok zorlanır. iş deneyimi olmadan bu gerçekten zordur ve iş deneyimi için sizi şöyle bir çıkmaza sokarlar: falanca alanda iki yıl deneyimli. haha, çok ironik bir durumdur bu. deneyim kazanabilmeniz için açılan ilanlar çok kısıtlıdır ve kalanların çoğu da deneyim istemektedir. bu durumun bizde yarattığı motivasyon eksikliğini giderecek olan şey, sizin hayatınızı da değiştirecektir. ihtiyacımız olan bir bakış açısıdır aslında. bu bakış açısını da bir arkadaş, bir akşam yemeğinden sonra, çayınızı yudumlarken söyler size.
insanız, tutkularımız, arzularımız ve hayallerimiz var. bizdeki bu hasletlerin bir yönü, üzerimizde tahakküm kurabilmeleridir. görünürde çok güzel olan tutkularımız da hayallerimiz de bizi zehirliyordur. şöyle somutlaştıralım: sözgelimi farklı kültürlere merakı olan, ülke ülke gezmek isteyen bir insan, tüm odağını bu tutkusunu gerçekleştirmeye yönlendirir. buradan temellenen kişi için iş hayatıyla alakalı görüş, daha fazla boş zaman ve bu boş zamanı takviye edebilecek maddi güçtür. yani kişi daha az çalışarak para kazanmak, var olan standartların üstüne de farklı ülkeleri gezme, konaklama vs. gibi şeylere kaynak ayırabilmek ister. bu yüzden de kısa yoldan para kazanma hevesine kapılır ya da zaman-kazanç dengesini kuramadığı için kendisini sistemin dışına iter. bu büyük risktir ve kişiyi özgüvensiz, başıboş, iki tarafı da yürütememiş bir insan haline getirebilir.
işte bu gibi durumlarda, en büyük ilaç yeni bir bakış açısını kazanmaktır. kişi kendi kendine kaldığında, araştırma yaptığında, genellikle kendi istekleri doğrultusunda okumalar, dinlemeler yapar. farklı görüşleri dinlese de içselleştirmekte zorlanır çünkü tutkularının esiri olmaktadır. bu, hepimizde olan bir şey. farklı bakış açısına sahip bir arkadaş, kendi doğrularıyla, gerçekleriyle size konuşur. bu, bir gün önce ne yaptığını ya da hayatında ne gibi tökezlemeler olduğunu bilmediğiniz falanca gazetecinin size öğrettiğinden daha fazlasını öğretir. çok soyutlaştığının farkındayım, hemen örnekleyelim.
sözgelimi siz bu korkunç karmaşanın içerisindeyken, sistemi sorgularken, arkadaşınız çoktan bu sistemin gerçeklerini kabullenmiş ve buna boyun eğmiştir ve bu kabullenmişlikle bir yol kat etmiştir. en azından sizin kurduğunuz ütopyayı gerçekliğe yansıtmış, oradan kendi bakış açısına göre farklı kazanımlar elde etmiştir. hiç yoktan iyidir anasını satayım. dünyayı dört dönme hayali kurarken, bağcılar'dan beşiktaş'a gidemeyecek duruma gelmekten iyidir ve bu adam bu konumdadır. sizden de bunu tamamen reddetmemenizi, bir nebze kabullenme gerektiğini söyler. beklentilerinizi, taleplerinizi hiç olmazsa hayatı yorumlayış şeklinizi değiştirmenizi söyler size. siz de bu sayede bir durum analizi yapar, bir ona bir kendinize bakarsınız ve gelecekteki adımlarınızı ona göre atarsınız.
bazen arkadaşın bir davranışı, bir güzelliği size bir şey öğretir. sözgelimi sevdiklerine karşı değer bilmez bir halde, iyice çirkinleşmişsinizdir ve ısrarla bu tutumunuzu sürdürüyorsunuzdur. hak ettiğiniz şey esaslı bir terk ediliştir ama şu veya bu sebeple ilişkileriniz devam ediyordur. arkadaşınız da bir zamanlar çok sevdiği bir insanı kaybetmenin acı hatırasını taşımaktadır. siz, iki saat sonra sahilde kız arkadaşınıza türlü zorbalıklar yapacağınız bir buluşma için "2 gibi ayşe ile buluşacağım. bu ara çok tripli, kıracağım kalbini" dediğinizde, bir anda onun dönüp "çözülmeyecek hiçbir sorun yok. sarıl kardeşim, değerini bil. bir gün yollarınız ayrılır, saçlarının kokusunu özlersin" dediğini işitirsiniz. haha, beyin gerçekten çok enteresan çalışır. "saçlarının kokusu" bölümüne takılırsınız. evet, saçları ne güzel kokuyordur. saçları ayşe'nin kokusudur. o kokuyu içinize çekesiniz gelir. gidersiniz ve sarılıp koklarsınız saçlarını. ondan buna uygun, güzel bir yaklaşıö bulursunuz çünkü güzellik güzelliği doğurur. bir gün gidebileceğini düşünürsünüz, ona haksızlık ettiğinizi düşünürsünüz. acaba şu konuda çok mu üzerine gidiyorsunuzdur ? belki de adet dönemlerinde daha ılımlı olmalısınızdır. ilişkinizi daha güzel bir çerçeveye oturtmaya başlarsınız.
işte iyi arkadaş, bu gibi ince nüanslarla dokunur size. sizin için, belki birçokları için sıradan olabilecek kahverengi gözlerinin ne kadar güzel olduğunu anlarsınız. yaşamın bütünüyle bir mücadele yeri olduğunu, meydan okumak için fazla zayıf olduğunuzu anlarsınız. bir yerden başlamak gerektiğini anlarsınız. sizde var olan güzelliklere bir dostunuzun hasretlik çektiğini, onun için her şeyini verebileceğini anlarsınız. dert edilmeyecek şeyleri dert ettiğinizi, davranışlarınızın şımarıklık olduğunu anlarsınız. hayatı biraz olsun okuyabiliyorsanız, arkadaşınızın bir cümlesinin birçok sorunu çözmek için size önemli bir hatırlatma olabileceğini anlarsınız. velhasıl, iyi bir arkadaş hayatınızı değiştirir.
devamını gör...
normal sözlük evlenilecek adamlar listesi
ne!! nasıl ya mellisho erkek miydi? şaka mı bu? sözlüğe ilk geldiğim günden beri nickini ne zaman görsem kadın sanıyorum ben onu hatta adı da melisadır diye bi yerlerimden uydurduydum.
devamını gör...
youtube için link butonunu kullanmama gerekliliği hakkında
...kısa bir tavsiyem olacak.
youtube videolarını sözlüğe aktarırken link butonu kullanmanıza gerek yok. direkt linki yapıştırabilirsiniz.
soru 1: bilgisayar veya mobilden yani uygulamadan da açsak bile mi kullanmıyoruz?
+evet.
örnek: bu internet tarayıcısı linki ile gönderilen bir video.
örnek2: bu da youtube uygulaması üzerinden gönderilmiş bir video yani mobilden.
bir de link butonu ile ekleyelim...
(link: https://m.youtube.com/watch?v=xuadtbpjlqe::)
hoaydaa.. gördünüz mü bakın ne çirkin görüntü oldu şimdi. *
youtube videolarını sözlüğe aktarırken link butonu kullanmanıza gerek yok. direkt linki yapıştırabilirsiniz.
soru 1: bilgisayar veya mobilden yani uygulamadan da açsak bile mi kullanmıyoruz?
+evet.
örnek: bu internet tarayıcısı linki ile gönderilen bir video.
örnek2: bu da youtube uygulaması üzerinden gönderilmiş bir video yani mobilden.
bir de link butonu ile ekleyelim...
(link: https://m.youtube.com/watch?v=xuadtbpjlqe::)
hoaydaa.. gördünüz mü bakın ne çirkin görüntü oldu şimdi. *
devamını gör...
anneler oğluna mı düşkün kızına mı sorunsalı
bir tweet görmüştüm, başlık aklıma onu getirdi:
"anneler kızlarını sadece onların istediği gibi biri olursa severler, oğullarını ise ne olursa olsun..."
"anneler kızlarını sadece onların istediği gibi biri olursa severler, oğullarını ise ne olursa olsun..."
devamını gör...


