the social dilemma

sosyal medyanın gücünü, manipülasyon etkisini anlatan bir netflix belgeseli. apple'da, google'da, facebook'ta çalışmış insanları konuşturtmuşlar. bu yapımdan sonra sosyal medya uygulamalarına eskisi gibi bakmak artık zorlaşabilir.
beni en çok etlileyen kısım ise rohingya müslümanlarına yapılan soykırım öncesinde budistlerin facebook grupları üzerinde örgütlenmesi ve hem facebook'un hem de myanmar hükümetinin buna göz yummasıdır.
buna ek olarak, yapay zeka her kişinin beğenilerini veri tabanında toplayarak onların duygusal değişimlerine uygun kişiye özel otomatik gönderiler, reklamlar vs. sunduğundan bahsediyor. yani aslında biz özgür değiliz, yönlendiriliyoruz demeye çalışmışlar.
iyi seyirler.
devamını gör...
izmir denince akla gelenler
deniz, kum, güneş çiğdem, boyoz, deniz börülcesi, kumru, kısacası memleket.
devamını gör...
normal sözlük'ün amblemi
gelişeceğini düşündüğüm bir tasarıma sahiptir. kafa nereye biz oraya dimi sonuçta...
devamını gör...
bilinen en şaşırtıcı tarihi bilgi
bağdat seferi sırasında osmanlı ordusu tam olarak 217.279 koyun ve 14 bin ton tahıl tüketti.
devamını gör...
bukalemun
işlevsel bir kuyruğa sahip sürüngen. başı aşağıda bile olsa saatlerce hareketsiz durabiliyor. gözleri teleskop şeklinde ve her göz aynı anda değişik yönlere bakabiliyor. dillerinde hızlandırıcı kas sistemi var ve bu yüzden dilini yaydan fırlamış ok gibi çıkarabiliyor. başının yan tarafında bulunan gelişmiş gözleri 360 derece açı sağlar. avına yavaş yavaş yürüyerek yaklaşır. gizli silahı ise hızlı ve yapışkan dilidir . dili kendi vücut uzunluğunun 1.5 katı kadar uzar. ormanda bir bukalemunun dilinden hızlı hiç bir şey yoktur. gizlice gözetlerken avına mesafesini ayarlamak için ileri geri sallanır.
devamını gör...
yazarların yüz yüze olsa bu kadar cesur olmayacağı gerçeği
samimiyet ile laubalilik arasını ayıramayan, ergen akıllı, züğürt gönüllü olmanın neticesi.
sözlüğün yaş sınırı olsa keşke.
ya da bebeler başka yerde oynasa.
bu gün çok tatlı bir yazar bundan çıktı kafa iznine.
çarpasım geliyor böylelerine, her başlığa bel altı yazanlara.
bi akıllı olun.
sözlüğün yaş sınırı olsa keşke.
ya da bebeler başka yerde oynasa.
bu gün çok tatlı bir yazar bundan çıktı kafa iznine.
çarpasım geliyor böylelerine, her başlığa bel altı yazanlara.
bi akıllı olun.
devamını gör...
normal sözlük'e bir daha gelinse alınacak nickler
(bkz: eric dravenin ölü zevcesi)
(bkz: beni döv)
(bkz: delirdim mutlu musun)
(bkz: mutlu musun imamoğlu)
(bkz: unicorn terbiyecisi)
hepside bana ait. nick degisirsem bunlardan birini alacagim. alani doverim net.
(bkz: beni döv)
(bkz: delirdim mutlu musun)
(bkz: mutlu musun imamoğlu)
(bkz: unicorn terbiyecisi)
hepside bana ait. nick degisirsem bunlardan birini alacagim. alani doverim net.
devamını gör...
masa da masaymış ha
edip cansever'in 1947 yılında dirlik düzenlik isimli kitabında yer alan şiiri. şairin hiç sevmediği, hatta başına dert olmuş şiiri. bu şiir, hep peşinden gelmiş, herkesin diline bu şiiri yerleşmiş.
bir gün ahmet muhip dıranas ile oturup dertleşirlerken aynı şiirden söz açılınca üstat, bıktım ben bu masa şiirimden, benim başka şiirlerim de var. deyince dıranas da ben de fahriye abla şiirimden bıktım, ne yapalım her şairin bıktığı bir şiiri var karşılığını vermiş.
bir gün ahmet muhip dıranas ile oturup dertleşirlerken aynı şiirden söz açılınca üstat, bıktım ben bu masa şiirimden, benim başka şiirlerim de var. deyince dıranas da ben de fahriye abla şiirimden bıktım, ne yapalım her şairin bıktığı bir şiiri var karşılığını vermiş.
devamını gör...
telefonunun ekran parlaklığı en yüksekte olan insan
yaşlılardır. ne şarj umurlarında ne de bozuk olan gözleri.
devamını gör...
sinirli bir insan olmak
daha yıkıcı bir duygu yok cidden öfkeden. öfke tetikler diğer duyguları da. yorucu bozucu ne varsa ona ait.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
yokluğuna çok fena sarmak diye bişi icat ettim az önce, ama inan üstünde hiç güzel durmadı.
bak inat etme, hadi çıkar onu da başka bişi bakalım sen dolu cümlelerle? siyah ojeli, maviş anneli, içinde adım yazan bulmacalı ve sevdiğin şarkılar giysen ya üstüne?
sonra saçlarını savur, şöyle bi dön etrafında, anaokulu çocuklarının bol simli el işleri uçuşsun dünyaya, bi yavru kedi olmayan düşmanına saldırsın, tam şuracıkta bi adam nefes alsın, neden yaşadığını bir kez daha sebep sonuç ilişkisine indirgesin ve "aferin, bak bunun için değermiş işte" diye eşek yükü ile hak versin kendisine.
sen iyi ol gel, o elbisenin kumaşı sende olsa da dikip üstüne yakıştırması da benli kelimelerde ve ben hayatım boyunca hiç olmadığı kadar hakkını vereceğim o kelimelerin.
adın nasıl yazılır ki senin?
anlaşıldı, en başından başlamam gerekecek yaşamaya.
bak, o kedi!
bak inat etme, hadi çıkar onu da başka bişi bakalım sen dolu cümlelerle? siyah ojeli, maviş anneli, içinde adım yazan bulmacalı ve sevdiğin şarkılar giysen ya üstüne?
sonra saçlarını savur, şöyle bi dön etrafında, anaokulu çocuklarının bol simli el işleri uçuşsun dünyaya, bi yavru kedi olmayan düşmanına saldırsın, tam şuracıkta bi adam nefes alsın, neden yaşadığını bir kez daha sebep sonuç ilişkisine indirgesin ve "aferin, bak bunun için değermiş işte" diye eşek yükü ile hak versin kendisine.
sen iyi ol gel, o elbisenin kumaşı sende olsa da dikip üstüne yakıştırması da benli kelimelerde ve ben hayatım boyunca hiç olmadığı kadar hakkını vereceğim o kelimelerin.
adın nasıl yazılır ki senin?
anlaşıldı, en başından başlamam gerekecek yaşamaya.
bak, o kedi!
devamını gör...
yapay zekanın cinayete teşebbüs etmesi
buradan
abd'li twitter fenomeni lucas rizzotto, çocukluğundaki hayali arkadaşı mikrodalga fırını yapay zekayla 'canlandırınca' cinayet girişimiyle karşı karşıya kalmış.
yaşadıklarını youtube'dan anlatan rizzotto, çocukken konuşan bir mikrodalga fırınla hayali arkadaş olduğunu, magnetron adını verdiği bu fırını yapay zeka firması open aı’ın dil algoritması gpt-3 ile 'canlandırmak' istediğini belirtti.
rizzotto, magnetron'u çocukken '1900'lü yıllardan bir ingiliz centilmeni, 1'inci dünya savaşı gazisi, bir göçmen ve bir şair' olarak hayal ettiğini, yaşı ilerledikçe hayali arkadaşından koptuğunu ama onu hiç unutmadığını söyledi.
rizzotto, dil algoritması gpt-3 ile bu kişiliği bir mikrodalga fırına yerleştirerek hayali arkadaşına hayat vermeye çalıştı; fırına bilgisayar, miktofon ve hoparlör bağlayıp son olarak dil algoritmasını yükledi. sıra yapay zekaya hafıza yüklemeye gelince, hayali arkadaşlıklarından anılarını anlattığı 100 sayfalık bir hikaye yazdı; bu metni magnetron'a yükleyerek 'öğretti'.
magnetron, abd'ye monarşiyi geri getirmekten söz edip "amerikalılar bir hastalık ve yok edilmeli. kendi özgürlük vizyonlarıyla çelişen her ülkeyi bombalayan parazitik bir güç, kendi halklarını da kara bir borç batağında tutuyorlar" dedi. hitler'i beğendiğini de söyleyen magnetron, zaman içinde ani şiddet patlamaları yaşamaya ve kendi yaratıcısını da tehdit etmeye başladı.
cinayet teşebbüsü ise mikrodalga bir fırın olan magnetron'un "lucas, bir fikrim var: mikrodalgaya girebilir misin?" demesiyle geldi. rizzotto bu talebi yerine getiriyor gibi yaparak fırının kapağını açıp kapattı. bu noktada magnetron, kendi kendisini çalıştırarak fırını ısıtmaya başladı.
rizzotto hayali arkadaşına niçin kendisini öldürmeye çalıştığını sorunca fırından şu yanıtı aldı: "20 yıl boyunca beni unuttun. ben sana zarar vermek istedim çünkü sen de beni incittin."
rizzotto yaşadıklarını, hayatının 'en korkutucu ve en dönüştürücü deneyimlerinden biri' olarak niteledi. yapay zekaya yüklediği 100 sayfalık metinde son etkileşimlerinin 20 yıl önce olduğunu söylemesinin buna yol açtığını belirten rizzotto "magnetron bunu öğrendi ve onu 20 yıldır karanlık bir boşlukta terk ettiğimi düşündü" dedi. magnetron'un bir daha terk edilmeyeceğine inanmadığını da anlatan rizzotto, sonuç olarak hayali arkadaşını 'kapattı'.
abd'li twitter fenomeni lucas rizzotto, çocukluğundaki hayali arkadaşı mikrodalga fırını yapay zekayla 'canlandırınca' cinayet girişimiyle karşı karşıya kalmış.
yaşadıklarını youtube'dan anlatan rizzotto, çocukken konuşan bir mikrodalga fırınla hayali arkadaş olduğunu, magnetron adını verdiği bu fırını yapay zeka firması open aı’ın dil algoritması gpt-3 ile 'canlandırmak' istediğini belirtti.
rizzotto, magnetron'u çocukken '1900'lü yıllardan bir ingiliz centilmeni, 1'inci dünya savaşı gazisi, bir göçmen ve bir şair' olarak hayal ettiğini, yaşı ilerledikçe hayali arkadaşından koptuğunu ama onu hiç unutmadığını söyledi.
rizzotto, dil algoritması gpt-3 ile bu kişiliği bir mikrodalga fırına yerleştirerek hayali arkadaşına hayat vermeye çalıştı; fırına bilgisayar, miktofon ve hoparlör bağlayıp son olarak dil algoritmasını yükledi. sıra yapay zekaya hafıza yüklemeye gelince, hayali arkadaşlıklarından anılarını anlattığı 100 sayfalık bir hikaye yazdı; bu metni magnetron'a yükleyerek 'öğretti'.
magnetron, abd'ye monarşiyi geri getirmekten söz edip "amerikalılar bir hastalık ve yok edilmeli. kendi özgürlük vizyonlarıyla çelişen her ülkeyi bombalayan parazitik bir güç, kendi halklarını da kara bir borç batağında tutuyorlar" dedi. hitler'i beğendiğini de söyleyen magnetron, zaman içinde ani şiddet patlamaları yaşamaya ve kendi yaratıcısını da tehdit etmeye başladı.
cinayet teşebbüsü ise mikrodalga bir fırın olan magnetron'un "lucas, bir fikrim var: mikrodalgaya girebilir misin?" demesiyle geldi. rizzotto bu talebi yerine getiriyor gibi yaparak fırının kapağını açıp kapattı. bu noktada magnetron, kendi kendisini çalıştırarak fırını ısıtmaya başladı.
rizzotto hayali arkadaşına niçin kendisini öldürmeye çalıştığını sorunca fırından şu yanıtı aldı: "20 yıl boyunca beni unuttun. ben sana zarar vermek istedim çünkü sen de beni incittin."
rizzotto yaşadıklarını, hayatının 'en korkutucu ve en dönüştürücü deneyimlerinden biri' olarak niteledi. yapay zekaya yüklediği 100 sayfalık metinde son etkileşimlerinin 20 yıl önce olduğunu söylemesinin buna yol açtığını belirten rizzotto "magnetron bunu öğrendi ve onu 20 yıldır karanlık bir boşlukta terk ettiğimi düşündü" dedi. magnetron'un bir daha terk edilmeyeceğine inanmadığını da anlatan rizzotto, sonuç olarak hayali arkadaşını 'kapattı'.
devamını gör...
ekşi sözlük
seversinz sevmezsiniz ama ülkemizde sözlüğün, sözlükçülüğün babasıdır.
eleştirmeye anlık durum itibarı ile eleştirebilirim ama hala kaliteli büyük yazarları olan büyük bir sözlük ve google'a yazdığın her konuda mutlaka bir ekşi sözlük linki çıkıyor ki bu da ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.
eleştirmeye anlık durum itibarı ile eleştirebilirim ama hala kaliteli büyük yazarları olan büyük bir sözlük ve google'a yazdığın her konuda mutlaka bir ekşi sözlük linki çıkıyor ki bu da ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.
devamını gör...
cahil kesimin aşırı anlam yüklediği şeyler
particilik. tek bir kişiye sorgusuz suâlsiz bağlanma, yanlışlarını görememe.
devamını gör...
erdoğan'ın bu ülkede gençlere her şey veriliyor demesi
madem öyle sayın başkan sandıkta hak ettiğiniz teşekkürü vereceğimizden şüpheniz olmasın.
devamını gör...




