kütüphanedeki kaloriferi hepsine tercih ederim. teneffüslerde git oraya aç ansiklopediyi oku uzun uzun. eski günler özleniyor..
devamını gör...

gece olması ve uyuyabiliyor olmak. düşünsenize, ya hava hiç kararmasaydı? bir diğer detaysa kışın gelmesi ve kar yağması; hiç karın yağmadığı bir ülkede yaşayamazdım. üçüncü detay, bizden üstün bir varlığın yani yaratıcının işaretlerini görmek. dördüncüsü kitaplar, beşincisi anneler, altıncısı dışarı çıkabiliyor olmak (allah yatalak hastalara şifa versin). o kadar çok şükür sebebi var ki, sevmek lazım bu hayatı.
devamını gör...

çamaşır asarken şahsi iç çamaşırları diğerlerinden bağımsız asmak. aileden birinin kıyafetinin çamaşırlarıma temas edeceği düşüncesi beni boğuyor.
devamını gör...

ikinci sezon heyecanıdır bu. sezon tatilinden dönen radyonun ilk gününde sevdiğim programın olması ekstra mutlu etti ve elbette orada olacağım. ıyi yayınlar hepimize madem.
devamını gör...

geldi...yemin ederim geldi iki gozumun bebegi. su an nasil mutluyum nasil, sozlukte yeri nasil da belliydi kuzumun...hic gitmesin bir daha allahim cok amin.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başlarda öyle sanıyordum allah affetsin!
devamını gör...

üsküdar'dır. kuzeyinde kuzguncuk, güneyinde ise salacak en nezih mahallelerindendir.
devamını gör...

benim değil ama annemin çektiği fotoğraf. niye annemin çektiği fotoğrafı koyduğumu sorarsanız; kendisi daha yeni akıllı telefona geçti. bugün de yağan karın fotoğrafını istediğimde, yaklaşık 15 dk telefonda nereden göndereceğini anlatmak zorunda kaldım. o nedenle bu fotoğrafta harcanan zaman ve emek var*.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dolara endeksli dediler dolar düştü mağaza hala aynı nasıl oluyor bu iş hiko baba adam mı silkeliyorsun hani indirim nerede.
devamını gör...

bon jovi'nin 2000 yılında çıkardığı crush albümünden bir şarkısının ismi. introsu ve gitar solosu tatlı ve hoştur.
devamını gör...

hiç okunmayacak bir mektupla dahi yapıldığında inanılmaz hafiflemiş hissettiren durum.

"bazen sana baktığımda,çok uzak bir yıldıza bakıyormuşum gibi hissediyorum.göz kamaştırıcı fakat on milyonlarca yıl öncesinden gelen bir ışık.hatta belki de yıldız artık yok.yine de bazen o ışık bana her şeyden gerçek görünüyor."

(bkz: haruki murakami)
(bkz: sınırın güneyinde güneşin batısında)

uzun uzun,bitmek bilmeyen zamanlar boyunca böyle olduğunu düşündüğüm bir adam tanıdım.yanımdaki her güzelliği,en neşeli anları bile gölgede bırakan,tesirinden çıkamadığım,gözlerim acı içinde kıvransa dahi bakmaya devam ettiğim biri.

geçmişten gelen ve belki artık var olmayan sönük bir ışığı,yani seni,gecenin yıldızı yapmak,o muazzam ay ışığına tercih etmek koca bir yanılgıymış,anladım.

böyle duyguların bir ömrü var mı? diye merak ederdim.o an farketmesem bile,tam da olması gereken şeylerin birer birer olduğu;içine düştüğüm bu yanılsamadan en utandığım,kendimden delice nefret ettiğim zamanların birinde gelebiliyormuş sonu.

içinde durman gereken çekmecelerin kilitleriyle oynarken,karşımda bu kadar büyüyeceğini tahmin etmemiştim.hayatın sıkıcı anlarından,kaçmaya çalıştığım,düşünmek istemediğim ne varsa onlardan ve hatta her ruhsuz insan suratından sana geldim kafamın içinde.biliyor musun?aslında seni kullandım..zararım sana olmadığından özür dilemeyeceğim.

senden sonra bulduğum o ay ışığı gölgende kalmayı haketmiyor,bunu anlamanın bile varmış bir vakti.

kafamda tekrar tekrar yaşadığım anılardan ve şarkılarımızdan oluşan bu nostalji çöplüğünü tebessümle sonlandırıyorum.

kendine iyi bak "çocukluğumun sonu",hep orada kal çünkü artık seni gerçekten görmek istemiyorum.işin güzel tarafı bunca sancının sonunda,kilitlere ihtiyacım kalmadı,özgürsün.
devamını gör...

yeni takip ettiğim pek tatlı yazar. muhabbetinin çok keyifli olduğunu belirtmemde de yarar var. nickaltı'nı açmış bulunmaktan da büyük keyif duyduğum yazardır.* hoş geldin, iyi ki geldin!
devamını gör...

öncelikle ''uyuşturucu'' berbat bir kelimedir. çünkü psikoaktif maddeler sadece ''uyuştur''mazlar. sedasyon yapan var, halüsinojen var, stimülant var, dissociative'ler var, var oğlu var. dolayısıyla ''drug'' kelimesi çok daha iyi karşılıyor. sadece psikoaktif maddelerin etki çeşitliliği açısından değil, aynı zamanda yediğimiz eti, içindeki arjinini glutamatı bile yeri geldiğinde (postop hastanın beslenmesi gibi) dozajları ve algoritması olması bakımından ''drug'' neredeyse kusursuz bir kelime. dolayısıyla, dediğim gibi, yediğin ekmeğin bile klinik önemi olduğuna göre içilen sigaranın kuşkusuz klinik bir önemi var. sadece beyni değil, karaciğere olan (cytochrome p450 enzimlerinin çalışma hızını artırıp bu yolla metabolize olan diğer ilaçların yarı ömrü ve etkinliğini azaltması, östrojen metabolizmasına etkisi) veya kalp damar sağlığına olan toksik etkisi ile sigara gerçek bir ilaçtır.

mesela alkol nörotoksik ve bağımlılık yapıcı bir madde olduğu gibi, aynı zamanda kalpteki aritmilerde ablasyonla tedavide kullanılan malzemedir; aynı öldürücülüğü kalpteki aritminin tedavisi için faydalıdır. aynı şekilde, sigara crohn hastalığı için zararlıyken çalışmalar ülseratif koliti hafiflettiğini söylüyor. beyin için uzun vadede zararlı olan barbitüratlar akut bir epilepsi atağında kullanılmalıdır. şu an aklını yitirip baktığın monitörün ekranını ısırıp yutsan bile medikal bir karşılığı var bunun.

uzun lafın kısası; sigara bir ilaçtır. kar zarar oranı inanılmaz düşüktür ve kullanılmamalıdır.
devamını gör...

tatlıyı yedikten sonra o mutluluk hissi gidince gelen boşluktur. hatta bir miktar pişmanlık ve suçluluk da içerir. o son dilimi gömmeyecektim.

moderatör arkadaşlara not: ben tatlı yedikten sonra "şimdi ne yapacağız?" demiyorum. "şimdi napacuh diyorum. şimdin ne yapacağız deseydim, şimdi ne yapacağız yazardım. şimdi ne yapacağız yazmadığıma göre öyle demiyorum. benim iç dünyamı neden kendi bacağınızın keyfinize göre düzenliyorsunuz? pis mod, kötü mod. seni anneme havale ediyorum. fene gı annem. valla senin hakkından o gelir. kötü mod seni. sevmiyorum artık sizi. ilk mod seçimlerinde ben de adaylığımı koyucam. pis mod.
devamını gör...

doğru değildir. ama şu var: kızına değer veren, kişiliğine saygı gösteren babaların kızlarının kendilerine saygıları yüksek olur ve insan gibi insan bulurlar.

bu yüzden daddy issues denilen olay vardır. baba kızı eziyorsa, kırıyorsa, ortalıkta yoksa kızın arızalıyı seçmesi, saçma sapan tercihler yapması muhtemeldir.


baba prensesini sev ki
seven bir prens bulsun

baba prensesini dinle ki
dinleyen bir prens bulsun

alanis morissette
(bkz: princes familiar)
devamını gör...

engelli olmak için illa uzuv kaybı yada doğuştan fiziksel sorunlara sahip olmak gerekmiyor. zihinsel, ruhsal ve kronik rahatsızlıklar nedeniyle engelli statüsünde olan insanlar var. benim de hem ameliyatlar hem de kronik rahatsızlıklar nedeniyle engelli raporum var. ilişkilerim de bir dönem bu yüzden sıkıntı yaşadım. insanlar sanki ölene kadar sağlıklı yaşayacağını düşünüyor.
devamını gör...

marksizmden yaptığı alıntılar ve çağdaş islam ile bu düşüncelerinin sentezi sonucu iran islam devriminin baş düşünürlerinden olduğu söylenir. islam'ın özüne dönüş ile ilgili tezleri vardır. islam'ın sosyolojik bir okumasını yapmıştır eserlerinde.

kendisine ait dua ile bitirelim;

ey allahım!
alimlerimize mes'uliyet,
halkımıza ilim,
dindarlarımıza din,
mü'minlerimize aydınlık,
aydınlarımıza iman,
tutucularımıza kavrayış,
kavramışlarımıza tutuculuk,
kadınlarımıza bilinç,
erkeklerimize onur,
yaşlılarımıza bilgi,
gençlerimize asalet,
öğretmenlerimize inanç,
öğrencilerimize de inanç,
uyuyanlarımıza uyanıklık,
uyanıklarımıza irade,
muhafazakarlarımıza hareket,
suskunlarımıza feryad,
yazarlarımıza güvenirlik,
sanatçılarımıza dert,
şairlerimize şuur,
araştırmacılarımıza hedef,
tebliğ edicilerimize gerçek,
kıskançlarımıza şifa,
bencillerimize insaf,
sevenlerimize edeb,
mezheblerimize vahdet,
halkımıza kendini bilme,
tüm milletimize,
samimiyet
himmet, özveri,
kurtuluşa yaraşırlık
ve izzet bağışla.
devamını gör...

çok güzel bir şeydir. yazdıklarınla '' işte buradayım '' dersin. hissiyatını belli etmişsindir her satırınla çünkü.
devamını gör...

tutmayan, hakettiği değeri görmeyen,elimden geldiğince oy fav ile desteklemeye çalıştığım,bu sözlüğün öksüz gariban başlıkları.

(bkz: sözlüğün kaos sevmesi)
devamını gör...

bir street fighter karakteridir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
oyunun, 1991 yılında kollu makinelerle oynandığı dönemdeki sekiz karakterden biridir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
o dönemler en popüler iki karakter olan ken ve ryu’dan sonra atari salonu fareleri tarafından en çok tercih edilen karakterdir.

guile amerikan ordusunda bir pilottur ve amerikan ordusuna mensup olduğu her halinden bellidir. gereksiz bir özgüvenle dolu oluşu, kaslarını sergilemek için sürekli atletle dolaşması, john wayne filmlerine olan hayranlığı ve kolunda dövme olarak taşıdığı amerikan bayrağı ile altı boş amerikan milliyetçiliğinin bir sembolüdür.

guile’ın en bilinen iki hareketi aleks bu ve jilet hareketleridir. orijinal isimleri bizi ilgilendirmediği için türkiye’de kullanılan isimlerini yazmayı tercih ettim. aleks bu hareketi ile rakibine şok dalgası yollayan guile, jilet hareketi ile de bir tür ters takla atarak rakibine şiddetli bir darbe vurur.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
düzgün bir aile hayatı olan guile karısı julia ve kızları amy ile mutlu mesut bir halde amerikan rüyasını yaşamaktadır. guile aynı zamanda ken’in bacanağıdır.

guile’in derdi gücü ise m.bison tarafından öldürülen arkadaşı nash’in intikamını almaktır. zaten street fighter’a katılma nedeni de tam olarak budur.

street fighter filminde guile karakterini nokta atışı bir casting ile jean-claude van damme oynamıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim