yemek bitmeden masadaki tabakları toplamaya başlayan garson
çayımı 5 snde bir kontrol eden, masaya bıraktığım anda dolu-boş farketmeksizin alıp götüren garsondur. ordan kovulmuştur restoran da işe başlamıştır şimdide yemeklerle bu alışkanlığını devam ettirmektedir. işini yaptığını patrona kanıtlamaya mı çalışıyor, yoksa kontrol edip durmaktansa hemen alıp götüreyim de iki cügara tüttüreyim şurada mı diyor pek bir fikrim yok. ama zor aga zor iç acıtır yani parasını vermişsin ve yenmeden gitmiş yazık.
devamını gör...
entropi
fizikte tüm formüller eşitlikle verilir sadece entropi eşitsizlikle verilir.
entropi kelimesi ise celsius tarafından ortaya atılmıştır. kelimenin ilk hali tropidir, daha sonra o zamanlar heycanlı insanların yaptığı tanımlar gibi (örneğin "en"erji) ön ek eklenip entropi haline gelmiştir.
kıymetini boltzmann anlamıştır.
entropi kabaca düzensizliğin ölçüsüdür. iyi güzel hoş da bana kalırsa burada can alıcı nokta:
1-düzensizlik=düzen demektir. yani entropi bilgisizliğimizin(düzensizliğin) ölçüsü olduğu kadar, bilgimizin de ölçüsüdür aynı zamanda.
entropinin bu kadar değerli bir nicelik olmasının sebebi ise; entropi sayesinde; verilerin, kullandığımız belleklerde ne kadar yer kaplayacağını öngörebildik. bu da boltzmann'ın gelmiş geçmiş en iyi fizikçi olduğunu doğrular nitelikte bilgidir.
farklı amaçlar doğrultusunda birkaç alt dala ayrılır, bunlardan birisi shannon entropisidir.
shannon entropisi entropinin farklı bir çeşidi ya da farklı bir tanımı değildir ancak shannon tarafından entropi farklı amaçlarla kullanılmıştır.
shannon entropisi özünde 1 random variable(gelişigüzel değişiken)'i öğrenince entropideki değişiklik olarak tanımlanır. 2. dünya savaşında claude shannon tarafından bu bilgi ile radar sistemlerindeki noiselar azaltılabilmiş ve bu sistemlerin daha stabil çalışması sağlanmıştır. başka gelişimlere de ışık tutsa da asıl kullanım amacı bu olmuştur.
boltzmann etropisinin, bilişimdeki karşılığıdır. aynı karşılık kuantum mekaniğinde von neumann entropisi olarak bilinir.
entropi kelimesi ise celsius tarafından ortaya atılmıştır. kelimenin ilk hali tropidir, daha sonra o zamanlar heycanlı insanların yaptığı tanımlar gibi (örneğin "en"erji) ön ek eklenip entropi haline gelmiştir.
kıymetini boltzmann anlamıştır.
entropi kabaca düzensizliğin ölçüsüdür. iyi güzel hoş da bana kalırsa burada can alıcı nokta:
1-düzensizlik=düzen demektir. yani entropi bilgisizliğimizin(düzensizliğin) ölçüsü olduğu kadar, bilgimizin de ölçüsüdür aynı zamanda.
entropinin bu kadar değerli bir nicelik olmasının sebebi ise; entropi sayesinde; verilerin, kullandığımız belleklerde ne kadar yer kaplayacağını öngörebildik. bu da boltzmann'ın gelmiş geçmiş en iyi fizikçi olduğunu doğrular nitelikte bilgidir.
farklı amaçlar doğrultusunda birkaç alt dala ayrılır, bunlardan birisi shannon entropisidir.
shannon entropisi entropinin farklı bir çeşidi ya da farklı bir tanımı değildir ancak shannon tarafından entropi farklı amaçlarla kullanılmıştır.
shannon entropisi özünde 1 random variable(gelişigüzel değişiken)'i öğrenince entropideki değişiklik olarak tanımlanır. 2. dünya savaşında claude shannon tarafından bu bilgi ile radar sistemlerindeki noiselar azaltılabilmiş ve bu sistemlerin daha stabil çalışması sağlanmıştır. başka gelişimlere de ışık tutsa da asıl kullanım amacı bu olmuştur.
boltzmann etropisinin, bilişimdeki karşılığıdır. aynı karşılık kuantum mekaniğinde von neumann entropisi olarak bilinir.
devamını gör...
gnostisizm
antik ezoterik öğreti. kökeni başlangıcı konusundaki tartışmaları bir kenara bırakıp ne anlattığına odaklanmak gerekli. öncelikle sert ve tokat gibi çarpan bir gerçekliği ima eder. dünyadaki tüm bilinçler bedenin içinde hapistir. dünya yaldabaoth adındaki cahil bir yarı tanrının yarattığı hasarlı,bozulan , entropik bir yerdir. incilde dünyadan lake of cold fire olarak söz edilmesinin sebebi budur. soğuk alev her şeyi çürüten entropidir. insanların elde etmek istediği tüm üstün iktidar hırsları ve materyal başarılar aslında yaldabaoth'un onların gerçeği görmesini engellemek için önlerine sunduğu oyalanma oyunlarıdır. zafer ancak dünyaya bir daha doğmamak üzere kaynağa, pleroma'nın ışıktan bahçelerine geri dönüşle mümkün olabilecektir.
orta çağdaki katharlar ve bogomiller gibi hristiyan batınileri bu görüşü benimsemişler, vegan beslenmişler ve üremeden şiddetle kaçınmışlardır çünkü her bir bebek , kaynaktan koparılarak bedene ve onun yaşayacağı acılara hapsedilen bir melek bilincidir. ancak insanın hayvansal dürtülerine uyarak orgazma kanışıyla organik maddeyi çoğaltma hevesi onun felaketi de olmaktadır. çöküş çoğalmadan dolayı gelecektir. felaketler nüfus ve cehaletin artışıyla artmaktadır. buradaki cehalet yine okuma yazma değil hakikati görememekten kaynaklanan roma'nın karanlık lejyon soylarına dayanan o dünyevi güç istencidir.
gnostik kaynak'ın semavi patriyarşik rab'den en büyük farkı omnipotent bir tanrı olmayışıdır. yani bu kaynak (tanrı demekten özellikle kaçınıyorum çünkü cismi belli bir yaratıcı fikri de pavlus'un incilinin yozlaşmışlığından gelir) aslında insanın kurtuluşu için yine insanın işbirliğine ihtiyaç duyar. altını çizerek söylüyorum kaynak'ın insanların eylemine ve gayretine ihtiyacı vardır. bu yüzden tam şu anda dünyadaki bir çok kötülüğe direk müdahale edememektedir. ışıklar bahçesi pleroma'nın titreşimi öylesine büyük ve ruhanidir ki dünyevi aşağı toprak seviyesine inemez. peki ya nasıl müdahale eder ?
tarih boyunca gönderdiği mesajcıları , şairleri, ilham alan delileri ve çılgın meczuplarıyla. kaynak'ın etten bir eli yoktur onun yerine kendinden parçalar koparıp dünyaya gönderir. tesadüfler ve rüyalarla mesajını aktarmaya çalışır ki insanlığı içinde bulunduğu korkunç kölelikten kurtulup dünya denen hatalı gezegene tekrardan enkarne olmasını engellesin.
öte yandan ehrimen/yaldabaoth/şeytan/lucifer ise gerek fiziksel gerek psişik düzlemlerden tüm aldatıcı oyunları ve saldırılarıyla insan psişesini zayıf düşürerek toprağa bir sürüngen gibi bağlamaya çalışır. tamamen materyalist görüştekilere hylic, belli bir manevi sezgiye sahip olan ancak çabalayarak daha da yükselmeye ihtiyaç duyan bireylere psychic, doğuştan kaynağa yakın bir parçadan koparak dünyaya görevli gönderilen ilham spiritüellerine ise pneumatic denir.
bu köleliğe karşı savaş ancak insanın çoğalmayı durdurması , başka canlılar üzerinde tahakküm kurma hevesinden vazgeçmesi ve uyum içinde yaşamayı öğrenmesiyle anlamlı bir sonuca ulaşacaktır. bu yolda tüm patriyarşik ibrahimi dinler başta islam olmak üzere kan şiddet ve kadın köleliği üzerinden insanları din adı altında hakikatten gizlemek için ehrimen'in sızıp bozduğu kurumlardan ibarettir.
orta çağdaki katharlar ve bogomiller gibi hristiyan batınileri bu görüşü benimsemişler, vegan beslenmişler ve üremeden şiddetle kaçınmışlardır çünkü her bir bebek , kaynaktan koparılarak bedene ve onun yaşayacağı acılara hapsedilen bir melek bilincidir. ancak insanın hayvansal dürtülerine uyarak orgazma kanışıyla organik maddeyi çoğaltma hevesi onun felaketi de olmaktadır. çöküş çoğalmadan dolayı gelecektir. felaketler nüfus ve cehaletin artışıyla artmaktadır. buradaki cehalet yine okuma yazma değil hakikati görememekten kaynaklanan roma'nın karanlık lejyon soylarına dayanan o dünyevi güç istencidir.
gnostik kaynak'ın semavi patriyarşik rab'den en büyük farkı omnipotent bir tanrı olmayışıdır. yani bu kaynak (tanrı demekten özellikle kaçınıyorum çünkü cismi belli bir yaratıcı fikri de pavlus'un incilinin yozlaşmışlığından gelir) aslında insanın kurtuluşu için yine insanın işbirliğine ihtiyaç duyar. altını çizerek söylüyorum kaynak'ın insanların eylemine ve gayretine ihtiyacı vardır. bu yüzden tam şu anda dünyadaki bir çok kötülüğe direk müdahale edememektedir. ışıklar bahçesi pleroma'nın titreşimi öylesine büyük ve ruhanidir ki dünyevi aşağı toprak seviyesine inemez. peki ya nasıl müdahale eder ?
tarih boyunca gönderdiği mesajcıları , şairleri, ilham alan delileri ve çılgın meczuplarıyla. kaynak'ın etten bir eli yoktur onun yerine kendinden parçalar koparıp dünyaya gönderir. tesadüfler ve rüyalarla mesajını aktarmaya çalışır ki insanlığı içinde bulunduğu korkunç kölelikten kurtulup dünya denen hatalı gezegene tekrardan enkarne olmasını engellesin.
öte yandan ehrimen/yaldabaoth/şeytan/lucifer ise gerek fiziksel gerek psişik düzlemlerden tüm aldatıcı oyunları ve saldırılarıyla insan psişesini zayıf düşürerek toprağa bir sürüngen gibi bağlamaya çalışır. tamamen materyalist görüştekilere hylic, belli bir manevi sezgiye sahip olan ancak çabalayarak daha da yükselmeye ihtiyaç duyan bireylere psychic, doğuştan kaynağa yakın bir parçadan koparak dünyaya görevli gönderilen ilham spiritüellerine ise pneumatic denir.
bu köleliğe karşı savaş ancak insanın çoğalmayı durdurması , başka canlılar üzerinde tahakküm kurma hevesinden vazgeçmesi ve uyum içinde yaşamayı öğrenmesiyle anlamlı bir sonuca ulaşacaktır. bu yolda tüm patriyarşik ibrahimi dinler başta islam olmak üzere kan şiddet ve kadın köleliği üzerinden insanları din adı altında hakikatten gizlemek için ehrimen'in sızıp bozduğu kurumlardan ibarettir.
devamını gör...
ateistler zor günlerinde kime sığınıyor sorunsalı
kendilerine.
devamını gör...
yazarların bırakması gereken 5 şey
*çok düşünmek
*huzurumu kaçıran insanlar
*tatlı, çikolata vb
*sanalda vakit geçirmek
*geç uyumak
bunları bırakırsam hedeflerime daha çabuk ulaşacağıma inanıyorum kademeli olarak bırakacağım ve umarım. *
*huzurumu kaçıran insanlar
*tatlı, çikolata vb
*sanalda vakit geçirmek
*geç uyumak
bunları bırakırsam hedeflerime daha çabuk ulaşacağıma inanıyorum kademeli olarak bırakacağım ve umarım. *
devamını gör...
normal sözlük'teki fake hesaplar
bazen kendimi bu konuda sorguluyorum. inş değilimdir.
devamını gör...
nickaltı olmayan yazar
olmadığım yazar.
nick altıma girişleri pek önemsemesemde girilince mutlu oluyorum.
nick altıma girişleri pek önemsemesemde girilince mutlu oluyorum.
devamını gör...
how i met your mother
ilk defa cnbc-e diye bir kanal vardı eskiden orada izlemiştim, aynı zamanlımı tekrarımıydı bilmiyorum, zaten new york hep görmek istediğim hatta yaşamak istediğim bir yerdir, o apartmanlar, merdivenlerde takılmaları filan, ted in mimar olması zaten başlıca izleme sebebim, kendi evlerinde yaşamaları, o özgürlük.. 5 yaşımda başlayan evden ayrılma planlarımı körükleyen dizidir..
*altında bar değil ama kahve zinciri olan bir evde oturdum, tekrar izlersem sanırım new york a da yerleşirim :) gerçi şimdi oralar çok karışık ama olsun, totem yapıp başlıyorum bugün..
*altında bar değil ama kahve zinciri olan bir evde oturdum, tekrar izlersem sanırım new york a da yerleşirim :) gerçi şimdi oralar çok karışık ama olsun, totem yapıp başlıyorum bugün..
devamını gör...
radyoaktivite
atomun kütlesini çekirdek içinde bulunan tanecikler oluşturur. bunlar proton ve nötron dediğimiz taneciklerdir. cekirdek içinde bulunurlar ve kendi aralarında bir oranları vardır. nötronun protona oranı atomun kararlılığını belirler. bu oran bir veya bire yakındır. kararsız atomlar bu orana yaklaşmak için kendiliğinden ışıma yaparak kararlı hale geçmeye çalışır. bu olaya radyoaktivite denir. ışıma yapan madde de radyoaktif maddedir.
devamını gör...
dinime küfreden müslüman olsa
birilerini eleştirken kendisininde farkında olmadan aynı hatayı yapması durumu.
devamını gör...
kediyle uyumak
kaskatı kesilip sağa sola dönememek, kışın mis gibi ısınmak, yazın gır gır sesleriyle huzur bulmak, özel alanın ihlali gibi anlamlara gelen eylem.
benim kız bacaklarımın arasında yatardı. dönemezdim sağa sola. sabah olunca da göğsüme yatardı bu kez, suratımı yalayarak. resmen taciz...
keşke yaşasaydı da tacizlerini sürdürseydi.
benim kız bacaklarımın arasında yatardı. dönemezdim sağa sola. sabah olunca da göğsüme yatardı bu kez, suratımı yalayarak. resmen taciz...
keşke yaşasaydı da tacizlerini sürdürseydi.
devamını gör...
uzak durulması gereken insanlar
istediği gibi değil de istendiği gibi davranan insanlardan uzak durmak gerekir. çünkü hiçbir şeyleri gerçek değildir.
devamını gör...
crush sendromu
iş ve trafik kazalarındaki darbeler, çığ düşmesi ile kar kitlesinin altıda kalmak crush sendromuna yol açsa da en sık ve yaygın neden deprem sebebiyle göçük altında kalmaktır. vücudun bir kısmı bir yere sıkışır ve kaslar kan gitmediği için ölmeye başladıkça toksik madde salgılar, daha sonra toksinler vücuda yayılır.
crush sendromu ilk olarak 1909 yılındaki messina depremi'nde tanımlanmış, depremden sağ kurtulan kişilerin halsizlik ve ödem gibi belirtiler ile öldükleri izlenmiştir.
crush sendromu ilk olarak 1909 yılındaki messina depremi'nde tanımlanmış, depremden sağ kurtulan kişilerin halsizlik ve ödem gibi belirtiler ile öldükleri izlenmiştir.
devamını gör...
evinizde bulunmasından en çok keyif aldığınız eşya
benim için bilgisayarım ve kahve yaptığım french press olabilir çokta derine inmemek gerek efenim
devamını gör...
summer queen
ne zaman bir yerim ağrıyor diye yazsam, bir durumundan bahsetsem, özelden halimi hatırımı soran, duyarlı çok tatliş kızkardeş gibi yazar.
ablası kurban olsun ona.
ablası kurban olsun ona.
devamını gör...
tek başına mutlu olabilen insan
insanların inatla anlamadığı, asosyal veya problemli zannettiği kişiler. oysa yalnızlık ekmek gibi su gibi bir ihtiyaçtır.
devamını gör...
regl ağrısı
yaşamadığımız için nasıl olduğunu anlayamayacağımız ağrı.
devamını gör...
auschwitz
ölüm meleği olarak da anılan dr. josef mengele'nin insanlık dışı deneylerine ev sahipliği yapmış olan ölüm kampı.
söz konusu zat, kampın sovyet ordusu tarafından kurtarılmasından kısa bir süre önce, içinde "çalışmalarından" elde ettiği bulguların yer aldığı bir çantayla birlikte kayıplara karışmıştır.
yıllar sonra arjantin'de olduğu saptanan mengele, 7 şubat 1979 günü, denizde yüzerken felç geçirmiş ve boğularak ölmüştür.
söz konusu zat, kampın sovyet ordusu tarafından kurtarılmasından kısa bir süre önce, içinde "çalışmalarından" elde ettiği bulguların yer aldığı bir çantayla birlikte kayıplara karışmıştır.
yıllar sonra arjantin'de olduğu saptanan mengele, 7 şubat 1979 günü, denizde yüzerken felç geçirmiş ve boğularak ölmüştür.
devamını gör...
morfoloji
biçim bilimi; organizmaların biçim ve yapılarını inceleyip, fiziksel özelliklerini araştıran bilim dalıdır.
devamını gör...
takip edilesi sözlük yazarları
(bkz: güneş)
ne kadar da güzel ve samimi bir karalama defteri var. okudukça okuyorum, durduramıyorum kendimi. her gün mutlaka profilini ziyaret ederim.
ne kadar da güzel ve samimi bir karalama defteri var. okudukça okuyorum, durduramıyorum kendimi. her gün mutlaka profilini ziyaret ederim.
devamını gör...