türk felsefe profesörü.

ankara üniversitesi dtcf felsefe bölümü (1966) mezunu. aynı bölümde doktora (1973) ve doçentlik (1978) çalışmalarını tamamladı. 1978’de ege üniversitesi felsefe bölümünde doçent, 1987’de profesör oldu. ege üniversitesi edebiyat fakültesi felsefe bölümünü kurarak (o zamanki adı sosyal bilimler fakültesi) 1998 yılına kadar bu bölümün başkanlığını üstlendi. sosyal bilimler enstitüsü müdürü olarak görev yaptı. ingilizce, fransızca, almanca ve arapça bilmektedir. osmanlı kelam düşüncesi, ortaçağ islam felsefesi ve ilkçağ yunan felsefesi alanlarında kitap ve makaleleri bulunmaktadır. ayrıca çeşitli batı dilleri ve arapça’dan yaptığı çok sayıda çevirisi vardır.

tanıl bora, ahmet arslan’ın “bütün dinsel düşünüş tarihiyle ilgili muazzam bir külliyat” ürettiğini belirtmiş, ege üniversitesi felsefe bölümünün de arslan’ın düşünce dünyası doğrultusunda, “felsefeden islam’a bakma” ilgisine sahip olduğunu ifade etmiş ve bunu ankara ilahiyat fakültesinin yaklaşımının tersi olarak nitelemiştir. arslan’dan etkilenenler arasında öğrencisi zerrin kurtoğlu ve onun islam düşüncesinin siyasal ufku kitabı bulunmaktadır. arslan, felsefi denemelerinde islam’ın temel hak ve özgürlüklerle uyumlu bir okumasını yaparak hoşgörü konusunu işlemiş; dinî hukukun bile “insan elinden çıkma”, “akılsal” olduğunu ifade edip din yorumunda çağdaşlaşma olanağı bulunduğunu savunmuştur.

islam felsefesine ilişkin islamî filozofların asıl işlevinin antik düşünceyi batı’ya tekrardan ulaştırmak olduğu ve islam felsefesinin “evrensel felsefenin gelişmesinde önemli bir anı temsil etmediği”, özgün görüşleri bulunmadığı yönündeki görüşü reddeder. bu bağlamda t. j. de boer gibi oryantalistlerin görüşüne katılmaz.



şöyle bir video'sunu da ekleyim.

bir elit felsefeci

tek'e tek yayını
devamını gör...

bir tatlı huzur..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"geldikleri gibi giderler!" mustafa kemal atatürk.
devamını gör...

son derece üzücü görüntü.

altındaki bir yoruma da katılıyorum ama. insanlar bazı şeyleri suistimal etmekte çıtayı epey düşürdüler. o nedenle iyice araştırılıp ona göre yardım edilmesi süper olur. bir tarafım "bu yaşta insanlar akşamın o saatinde ve o soğukta milleti kandıracak değil ya" derken bir yanım da "bu ülke neler neler gördü" diye temkinli yaklaşıyor. bizi bu hale getiren fırsatçı sahtekârlara da yazıklar olsun!

zaten bu 2 kişi numara yapıyor olsa bile gerçekte bu durumda olan kim bilir kaç insan var, orası da ayrı trajik.

umarım durumu müsait olan birileri el uzatabilir bu insanlara. o yorumu takip edeceğim. muhtarla falan görüşüp durumu araştıracağını ve ona göre yardım edeceğini söylemişti.

edit: şu görselleri de ekleyeyim de neden böyle yazdığım daha açık anlaşılsın

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sticker,
tahta kalemi,
uçlu kalem vb.
devamını gör...

kulaklığım çalışmıyor. çalışması için uğraşıyorum. çıldırcam şimdi...
devamını gör...

öldürme yetkisine sahip olup da öldürmüyorsan güçlüsündür.

(bkz: schindler’s list)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
al benden de o kadar.
devamını gör...

bazı kitapların pahalı olduğu bir gerçek evet ama bu okumayacağımız anlamına gelmemeli. okumaya değer nice kitap için alternatif aramalı ve bütçe kısıtlaması ile az da olsa bu aşktan vazgeçmemeli.
devamını gör...

hem kullanım değeri hem de mübadele değeri olan her şey bir metadır. balıkçı amcam balığını tutup güzelce pişirip yiyecek ise bu sadece kullanım değeri olan bir üründür. yok eğer ben bu balıkları tutayım gideyim komşunun rakısıyla takas edeyim diyorsa,bu da mübadele değeridir, bu amaçla tuttuğu için o balıklar artık birer metadır.
devamını gör...

benim izlediğim en iyi dizi olarak listenin en üstündeki yerini koruyan, suç/drama dizisi. bu dizide walter white'ın heisenberg'e dönüşmesini ve bu süreçte kaybettiklerini, sahip olmaya çalıştığı gücün onu nasıl zehirlediğini göreceksiniz. gerçek anlamda bir breaking bad'dir.
devamını gör...

sevemediğim filmlerden bir tanesi.

zagor'un hiçbir şey umurunda değil anca adam öldürüyor içeri giriyor, uğur onun peşinde ama adamın yine umurunda değil, bekir desen karısının, çocuğunun yüzüne bakmıyor uğur diye kendini parçalıyor ama bir ortama girince "ona tecavüz ettim, orospunun teki," diyor. üçü de birbirinden karaktersiz insanlar ve bunu aşk olarak anlatmak kusura bakmayın ama tam da aptalların işi. ben birini seveceğim, sensiz olmuyor, arkasından dört cigaralık diyeceğim ama bir ortama girdiğimde eli şeyinden çıkmayan adamlara "orospunun teki, malı vurdum" falan diye anlatacağım. başlarım öyle sevgiye de aşka da. uğur'da o kadar dayağa hakarete rağmen nasıl adamın yüzüne bakabiliyor? bekir, çocuğuna ilaç almış ama bir bakıyor kendini kars'ta buluyor. e kadına daha dün vuruyordun? hepsi de hastalıklı bir karakter ve hepsi de sevgisiz bir çocukluğun özeti.
devamını gör...

boydan foto atsana.
devamını gör...

her şeyi kapatıp açarak ya da bir-iki tane yapıştırarak düzeltmek..hayır işe yarıyor da hep garip bir şekilde
devamını gör...

mutsuzluk demeyelim de canım acayip sıkılıyor ya yapacak bir şey de yok.
devamını gör...

düşünce özgürlüğünden bir kesit. yersen.

malum günler hariç ramazanı full tutan biriyim. son 3 gündür tutamıyorum. dün ve evvelki gün müthiş bir diş ağrısı çekiyordum o kadar ki ağrı şakaklarımdaki damarları şişirdi. kafamın içi, kulağım, boğazım ve çeneme kadar ağrıyordu. işte ayakta durmak gerektiği için sakıncalı da olsa 2 3 saate bir ağrı kesici* içip ayakta durdum. dün akşam iş çıkışı gece 12 ye kadar açık olan nöbetçi dişçiye gidip kahrolası azı dişimi çektirdim ve azabım son buldu. tükürdükçe gelen kan ve tekrar ağrı olması ihtimaline karşılık sahura kalksam da niyet etmedim ve bugün de oruçlu değilim. nasip yarına ve arefe gününe inşallah.
şimdi bu ve benzeri zaruri halleri göremeyecek saman kafalı insanları görüyorum da komik gerçekten.
adama derler ki; kalbini yarıp baktın mı?
devamını gör...

adam kendi g*v*t in teki ama videodaki öteki adamlarda canımı sıktı .tacize uğrayan hanımefendiyi takma falan diyip uzaklaştırmaya çalışıyorla ama adamın sözlerine hiç bir tepki yok . hanımefendi kadar cesaretleri yok sanane aliminyum uzaklaş diyememişler adama . hanımefendiye çok geçmiş olsun ...
devamını gör...

30 yaş üstünün tüm hayatını sanal yaşadığını zanneden toy, tecrübesiz, muhtemelen en fazla 2-3 kere oy kullanmış yazar beyanları barındıran başlıktır...

üzgünüm ufaklık, daha uzun süreler buralarda olacağız...
şimdi kuşağını beline dola da buralarda afacanlık peşinde koşarken pantolonun düşmesin...
devamını gör...

kendi aklını siyasal islam'a emanet etmiş birisinin yaptığı açıklama.
devamını gör...

4-5 yaşlarında ilk kez denizi görmüştüm. gördüğüm yer de bodrum kalesi taraflarıydı. sonsuza uzanan bir mavilik, ilk görüşte aşk varsa eğer onu tanımlar benim için. çocuk masumluğunda bir sevgi ya da aşk. sonradan öğrendim ki kartal tibet’in başrolünde oynadığı o çılgın ahtapotlu filminin çekildiği yerlermiş. 3 yıl önce tekrar aynı yere gittim, eski halinden eser yok oraların...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim