"birini sevmeye başlamak, başlı başına bir iştir. güçlü, cömert ve biraz kör olmak zorundasındır. hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki, bir uçurumun kıyısına gelir ve atlayarak karşıya geçmek durumunda kalırsın; işte o an düşünmeye kalkarsan aşamazsın o uçurumu."

-jean paul sartre, bulantı
devamını gör...

cümle bile israf olur tanımlamaya.
tek kelimeyle travma...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çocukken babam "gece yatmadan önce dua et, sen günahsızsın duaların kabul olur" diye tembihlerdi. bense hava karardıktan sonra dua etmezdim. allah'ın dünyanın hâlâ gündüz olan tarafındaki işlerle ilgilendiğini düşünür, rahatsız etmekten çekinirdim.
devamını gör...

gençliğimin geçtiği, o bar senin bu bar benim dolandığım, bir zamanlar sallanan bütün kaldırım taşlarını bildiğim ilçe.
devamını gör...

hicbir şey yapmasa da soğurum..o denli garip bir kişiliğim.
devamını gör...

kapitalizm, neredeyse insanlık tarihi kadar eski bir sistemdir diyebiliriz. ama eğer kapitalizmi, modern kapitalizm olarak alırsak -ki öyle almalıyız- 16. yüzyıl ila 19. yüzyıl arasında kurumsallaşmış ve oturmuş bir sistem olduğunu görürüz. mamafih modern kapitalizmin ayırt edici açıklamasının yapılmasının zor olduğunu kesinlikle görebiliriz. çünkü, eğer kapitalizm sizin için serbest piyasayı ifade ediyorsa serbest piyasa tarihte hep var olmuştur. bu da bunun kapitalizmle doğmadığını göstermektedir. para da kapitalizm ile ortaya çıkmamıştır. kapitalizmi kâr olarak niteleyenler de yanılmaktadır çünkü kâr anlayışı tarihte hep var olmuştur. ancak kapitalizmin burada ek bir etkisi olmuştur. modern kapitalizmden önce kârın kullanılacağı yer öncelikle ihtiyaçların karşılanması iken bu süreçten sonra kâr, yeniden yatırım için kullanılmaya başlanmıştır. aslına bakacak olursak bu tüketim ve üretim ekonomisi için çok büyük bir değişimdir. kapitalizm, özgür emeğin çıkış noktası değildir. bu tarihte olan bir olgudur. ancak kapitalizm bunun kitleselleşmesini sağlamıştır. kapitalizmin tanımı için kullanılan bir diğer olgu da fazladan tüketimdir. bunu söyleyenler, kapitalizmin ihtiyaç fazlasından tüketimi yarattığını söyler. ancak fazladan tüketim, kapitalizm ile var olmamıştır. lokal boyutta diyebileceğimiz lüks tüketim tarih boyunca hep var olmuştur. bu da bu tezi çürütmektedir. ancak şunu eklemeliyiz ki, bu tüketim miktarı elbette ki kapitalizmden sonrası ile mukayese kabul etmeyecek kadar küçüktür. kapitalizmin, emeğin sömürülmesine yol açtığını ve bu süreci yarattığını savunanlar da vardır. lakin bu tam mânâsıyla doğru değil diyebiliriz. emeğin sömürülmesi ve istismarı, kapitalizmden önce de vardır. ve bu insanlık kadar eskidir diyebiliriz. emeğin istismarı, daha bireysel ve sistemsiz olsa dahi var idi. bunun için eski mısır'da piramitlerin inşasına bakmak yeterlidir. bu mantıkla binlerce işçinin emeği bilinçli şekilde istismar edilmiştir. olsa olsa kapitalizm tüm bunları belli oranda arttırmış ve gözle görünür kılmıştır diyebiliriz. tüm bu saydığım ve çürüttüğüm münferit tanımlar kapitalizmi tam olarak tanımlayamamıştır. çok önemli olan bir şey vardır ki kapitalizmi çevresinden bir şey ayırt eder. bu, alfred marshall tarafından öne sürülen "homoeconomicus" kavramıdır. iktisadi insan mânâsına gelen bu sözcük, modern insanın finansallaştığını ifade eder. sürekli olarak kârını düşünen ve bireyselliğini öne çıkaran insan modelidir. bu aslında derin bir kavramdır. çünkü anlatmak istediği, modern kapitalizm ile birlikte artık ekonomik mevzularda kendini için en yararlı olacak ve mantıklı kararı verecek bireyci bir insan tipi oluştuğudur.
devamını gör...

sokağa çık. bir keko grubu bul. onlara bira ısmarla. ömürleri boyunca seni koruyacaklardır.
devamını gör...

bu durumu kalitenin düşmesinden ziyade kalitenin hiç artmaması olarak kabul ediyorum.
bu durum hakkında birkaç kelâm etmek istiyorum.
şöyle ki;

karma puan bahsi

bu sistemin varlığı, girilen tanımlarda nitelin değil nicelin daha önemli olduğunu söylüyor bize.
yazarlar bir yarış halinde, üç dört kelimeden ibaret anlık düşündüğünü tanım olarak giriyor.
bu da kaliteyi düşüren yegane sebeplerden biri.
karma sisteminin puanlama metodu, nitelikli tanımlara daha kıymet verecek şekilde yeniden düzenlenmeli diye düşünüyorum.
hiç olmasa da olur da hadi neyse yazma motivasyonunu arttırıyor diyelim.
evet, bilgi kategorisi bunun için yapıldı, gayette iyi oldu.
#317930 tanımda dediğim gibi (bkz: yetmez ama evet). yetmedi.


el emeği göz nuru tanımlar giren yazarlara adres olarak wikipedia'yı göstermek

bu durum epey can sıkıcı olmaya başladı. peki bunu yaparken ne gibi bir argüman sunuluyor? biz buraya kafa dağıtmaya, eğlenmeye geliyoruz deniliyor.
tamam ne güzel hep birlikte kafa dağıtalım.
kafa dağıtma, kafa dağıtma peki neymiş bu kafa dağıtma?

(bkz: bir kezbanla karşılaşıldığında yapılması gerekenler)
(bkz: kafa sözlük'te kızların teklif etmesi)
(bkz: kadın dediğin ince belli ve bakımlı olmalı diyen erkek)

burada asıl sıkıntı bu başlıkların açılıp tanımların girilmesinden çok, bu tanımları girenlerin kendini haklı ilan ederek bilgi tanımları girenlere yallah wikipedia'ya diyerek yol göstermesi olsa gerek.


çaylak(!) yazarlara yapılan adaletsizlik

hukukta temel bir ilke vardır. kanunların geriye yürümezliği ilkesi, kazanılan hakkın geriye alınamayacağı gibi de yorumlanır.
dört beş tane tanım girmesine rağmen kaliteleriyle kendilerini açıp açıp okutturan yazarlar bir gecede çaylak oldu. böyle insanları yazarlıktan çaylaklık mertebesine düşürmek hiç yakışık almadı.
bana yapılan bir eylem olsa bu, 100 karma puanı falan umrumda olmadan bir daha yazmazdım herhalde.


ayrıca;

kalemi sağlam, bilgilerinden nasiplendiğimiz yazarlara şükranlarımı sunuyorum.
mahrum etmeyin bendenizi yazılarınızdan. yazmaya devam ediniz.


kısa bir ekleme: işbu tanım, öznel görüşleri yansıtmakta olup, tartışılmaya her daim açıktır.
devamını gör...

azmin zaferidir.

kendisi bir posta memuru olmasına rağmen ününü yaptığı çok daha büyük, çok daha görkemli, çok daha sanatsal bir şeyle elde etmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

cheval bir gün posta dağıtımı yapmak için her gün yürüdüğü yaklaşık 30 kilometrelik mesafeyi yürürken sendeler ve düşmek üzereyken gözü bir taşa takılır ve bu taş her şeyin başlangıcı olur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

cheval gün boyu yaptığı bu yolculuklarda bulduğu taşları toplayıp çantasına atar ve bir saray inşa etmeye karar verir. bu saray tam 33 yılda tamamlanır ve tarihi miraslar arasında yerini alır. ideal palace posta memuru cheval’in başyapıtı olur.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sanat aşkı sen nelere kadirsin.
devamını gör...

iron maiden grubunun efsane vokalisti, günlük hayatında boeing 757 uçurabilen başarılı bir pilot, yazar, senarist, yapımcı ve eskrimci mükemmel insan. 62 yaşında olmasına karşın sahnedeki inanılmaz enerjisi ve yıllandıkça bir şarap gibi daha da güzelleşen sesi ile bana göre heavy metal tarzında gelmiş geçmiş en iyi vokalisttir.
devamını gör...

genellikle kişinin kendi zihninde kendisiyle saklambaç oynaması.saklandığı yeri bilmesi ama kendisini sobelemeyi reddetmesi. kendisinden kaçması durumunda edindiği ruh hali.
devamını gör...

parasız adam sevilmez değil çabasız adam sevilmez. yatan, erteleyen, umursamayan, içinde gerekli miktarda kaygı taşımayan, çalışmayan insan sevilmez. gerçekçi bir çaba parasızlığı önemsiz kılar.
devamını gör...

günaydın sözlük, yaşasın cuma!*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iron maiden adında kuru temizlemeci vardı sanırım. dükkanın tabelası da grubun simgesiydi.
devamını gör...

"bana bu sandalyenin olmadığını kanıtlayın," diyen hocaya "hangi sandalye?" diye cevap veren öğrenciden sonra en iyisi;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

*
devamını gör...

çok basit açıklanabilir bir durum memleketin tüm eğitim kurumlarını imam hatip yapar ve dini eğitimi zorla gençlere verirsen gençler zorla maruz kaldığı her olaya yaptığı tepkiyi dine de yapar. (bkz: siyasal islamın kanserden farksız olması)
devamını gör...

ilk canlı dersimde bir öğrencim "ooo öğretmenim, kamerayı dolandır bakam da evini gezelim görelim." demişti.*

bir başka canlı dersimde başka bir öğrencim çoraplarını çıkarıp kamera karşısında koklamış ve " öğretmenim ben bugün banyo yapayım." dedi.* çorabı koklayarak banyo zamanının geldiğini bilmeyen de ne bileyim.*
devamını gör...

bıkmadan, usanmadan bilgi dolu tanımlar yazıyor. ben de bıkmadan, usanmadan artılıyor ve favlıyorum. peki sözlük buna ne diyor?
"biraz soluklan yiğidim." nasıl soluklanayım, durduramıyoruz efendim.
tanım: kaliteli bir yazar.
devamını gör...

gereksiz aktivite, mutsuzluk sebebi. herkesin yeteneği farklı aldığı eğitim farklı çevresi farklı vs. kendi içindeki cevheri ortaya çıkarmak yerine daha iyi olmaya çalışmak yerine kendini neden başkasıyla kıyaslar bir insan? bu kötülüğü neden yapar hep merak etmişimdir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim