yunan mitolojisine göre cehennemdir. katiller ve tanrılara isyan edenler yeraltının en dipteki katmanı olan tartaros'a gönderilir. hades tarafından yönetilir. ölüler diyarının en altında, hades'in bile en uzağında yer alır. ılyada'da tartaros'la dünya arasındaki mesafe ile dünyayla cennet arasındaki mesafenin eşit olduğu yazar. hesiodos'a göre ağır bir demirin cennetten dünyaya düşmesi dokuz gün sürer. yine hesiodos'a göre dünyadan tartaros'a ulaşması bir 9 gün daha sürer.
devamını gör...

gecikmeli olarak tahsil edilen vergilerin enflasyon
nedeniyle reel olarak azalacağını dolayısıyla devletin enflasyonla gelir elde etmesinin bir sınırı olduğunu savunan görüştür.
devamını gör...



en sevdiğim.
devamını gör...

ev halkı dışardayken eve hırsız girmiş:

armağan:çıkarken kapıyı açık mı bırakmıştık?
recep: yoo ben çekmiştim.
haydar: peki çıkarken kilidi kırmış mıydık?
devamını gör...

bıktık kardeşim sizden ya! ağız tadıyla bir milli maç izleyelim. yenelim yenilelim önemli değil ama sizin şu vatan millet sakarya soslu hamaset edebiyatınızdan bıktık be. merih vatanı savunuyormuş da bilmem ne. gol yiyince vatanı savunamamış mı oluyoruz bu durumda? milli maç mı akp mitingi mi ayırt etmek güç. bıktık vallahi. bu trt'yi de satacağız bunu da herkes bilsin!
devamını gör...

yerimizi şimdiden ayırtalım.
devamını gör...

merhabalar canım portakallar !

şimdi ben bu başlığı niçin açtım? nasıl açtım? bunu izaha gerek yok. gördünüz, başlık aç dedim açtım. ama açmamış da olabilirim. açmışsam açmışımdır, açmamışsam açmamışımdır. görünen sözlük uzakta değildir. başlığı açtık da açmadık mı dedik? bunlar bir takım uydurma laflardır... sahi ya ben ben bu başlığı niçin açtım? kim açtırdı bu başlığı len bana !

tamam tamam uzatmıyorum daha fazla. *
ben bu başlığı neden açtım, nedir bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak?
öhöm öhöm efendim, malumunuz geçenlerde sözlüğün superman'i gomercan sözlük radyosu toplantısı düzenleyerek hepimizi toplantıya davet etti. tamamen destek amaçlı katıldığım bu toplantıdan aklımda "acaba olabilir mi böyle bir şey?" düşüncesiyle çıktım. ardından sevgili gomercan ile yaptığımız kısacık görüşme sonucunda kendimi yayın yapma kararı almış olarak buldum!!

peki nasıl bir yayın olacak?
her şeyden önce isminden de anlaşılabileceği üzere 1,5 saatliğine dünyanın dertlerinden, sıkıntısından, kederinden uzaklaşıp, şarkılar üzerinde söz sahibi olabileceğimiz, bizden izler taşıyan bir yayın olsun istiyorum. bu amaçla her hafta yeni bir konsept ile karşınızda olacağım. örneğin bir hafta bahar temalı, bir hafta 90'lar konseptli, bir hafta anma temalı gibi çeşitli temalara yer vereceğim. belirlediğim temayla ilgili sizlerden şarkı istekleri alacağım, hem sizin istediğiniz hem de benim çalma listemde bulunan haftanın temasına uygun şarkıları harmanlayarak bir yayın yapacağım. bir değişiklik olmazsa yayın saatimiz her perşembe saat 22:00-00 arası olacak.

evet işte böyle canım portakallar! nasıl olur, yapabilir miyim, güzel olur mu bilmiyorum, denemeden bilemem. ama siz olursanız eminim güzel olur.* olur musunuz, lütfen olun çünkü!? ben bu aralar her taşın altından çıkıyorum ama inşallah bir taşın altında kalmam.*

ps: son olarak, yayın afişi için yardım isteyebileceğim biri bana ulaşabilirse minnettar olurum, şimdiden teşekkür ediyorum. *
ps2: hayalimdeki afişi yaptığı için kendisine minnettar olduğum senden nefret ediyor olabilirim'a da huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. onlarca yüzlerce binlerce kez teşekkürler, eline sağlık!!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

adeta bir yarışmacımız yaşar yürüyor, adeta bir lanet olsun sebebi neydi ki, adeta bir la ibo gibi senelerce dilimden düşmeyecek yeni replik.



-andımızı okur musun, andı ne lan?
+o ne? şey mi dostum yine yangınlar yine ben, bu mu?

apple music’e gelmesini bekliyorum.
devamını gör...

gecelerin yazarlarıdır. bu saatte sözlükte olanlara selam olsundur.
devamını gör...

türkiye’de siradan bir gün.
devamını gör...

"ya hatalarına yüzleşirsin,
ya da hataların ile yüzsüzleşirsin.
cahil olmak ayrı,
pislik olmak ayrıdır"

bu cümleyi yüzüne yüzüne söylemek istediğim insanlar var bu hayatta..
devamını gör...

sadece kahve pişirmek için değil su kaynatmak veya çay demlemek için de kullanılan mutfak eşyasıdır.

hakiki bakır olanı makbuldür.
devamını gör...

yıllardır süregelen, dile pelesenk olmuş, kolay kolay da geçmeyecek o kadar saçma sapan, sorulması ayıp olan, saygısız ve boş sorular var ki. bir kere kimsenin hayatına özeline saygı yok. meraklı, sırf konuşmak için konuşan, dedikodu yapıp moral bozmak isteyenler ile birlikte aynı toplumda yaşıyoruz. dahası var mı?
devamını gör...

aklıma danilo zanna'yı getirdiği için otomatikman sempati duyduğum yazar.
kimse de hoş geldin dememiş, hoş geldin uzaylı danilo.

ayrıca bugün doğum günüymüş sevgili yazarın. buradan da kutlayayım, mutlu yıllar!
devamını gör...

(bkz: dingo'nun ahırı)
devamını gör...

nokta koysa 10 20 beğeni alan yazarlardır. bu puanları biz rüyamızda göremeyiz. yemeyip içmeyip sabah akşam entry mi girdiniz naptınız.
devamını gör...

(bkz: müstahzar)
eczacı tarafından deva veya teknik kullanım gayesiyle hazırlanmış madde.
devamını gör...

çok sevdiğim bir arkadaşımı sonsuza kadar silmeme sebep olan davranıştır.
çünkü kendisi yalnızca onun beni sakinleştirebileceğini, onu saçmalama yarasa demesiyle kendime geleceğimi bildiği halde umursamamıştır beni.
devamını gör...

gandalfgillerden ukdesi.

1964 doğumlu meksikalı yönetmen. el laberinto del fauno (pan'ın labirenti) gibi mükemmel bir filmi yönetmenin yanı sıra, hellboy gibi, blade gibi alıcısı/izleyicisi hazır işleri de çekme sorumluluğuna girmiş bir isim. bu tip filmlere yönetmenlik etme işi oldukça zordur. yönetmenin bu filmlerden sonraki kariyerini de yakından ilgilendirir. evet bu tarz işlerin gişe kaygısı olmaz, yılmaz takipçileri vardır çünkü tematik alanlardır ama konuya çok hakim bir kitleye iş beğendirmek de oldukça da zordur. birileri bu taşların altına ellerini koyuyor koymasına ve genelde de çok ağır, yer yer gereksiz eleştirileri göğüslemek zorunda kalıyorlar. ne var ki guillermo del toro bu bağlamda nadiren işi kotarmış addedilen yönetmenlerden olmayı başardı bu güne değin.

çok katmanlı bir yönetmen olduğunu düşünmüyorum. belli bir çizgisi var. renkleri, dekorları, kostümleri iyi kullanır, uzak plan pek çalışmaz ama sahneleri asla özensiz değildir. poetik olmak istediğinde bunu da iyi becerir; bkz; the shape of water. ama bir sinema dehası mı? naçizane; değil. bir filmde her şeyi yapmak gerektiği gibi yapmak filmi iyi yapmaya yetmeyebiliyor. çok iyi dövüş sahnesi yazabilir/çekebilirsin ama izlerken ben dövmüyorsam ya da dayak yemiyorsam; gözümün önüne sadece çektiğin süzülme sahnesi geliyorsa adını duyduğumda, üzerimde iz bırakmış pek de bir işin olmamış oluyor del toro'cuğum. gerçi benim gibi bir filmde "baktığı" tek şey yönetmen imzası olmayan izleyiciler için kötü filmi olmayan, standardın çok üstünde değerlendirebilecek bir isim. bir de pinocchio çekiyormuş güncel dönemde, merakla beklediğimi de ekleyeyim.
devamını gör...

başlık sıkıntılı bi kere. türklere özgü eziklikler ne demek? bildiğin bu başlıkta türklere hakaret var. ayrıca herhangi bir etnik kökeni hedef alsak ve o etnik köken için şöyle başlık açsak adına ırkçılık deriz ama türklere salladığımızda da herkes saf ayağına yatıyor ya da hunharca saldırıyor.

ben bir çerkesim fakat şöyle başlıklara küfür etmemek için zor tutuyorum kendimi… bari türkiye cumhuriyeti vatandaşına özgü eziklikler diye başlık açılsaydı, türkler hedef alınmasaydı…

gerçekten çok yazık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim