safinaz
(bkz: temel reis) 'in uğruna kötü adam kaba sakal ile boğuştuğu biricik aşkı. orijinal ismi ise olive oil. türkçesi zeytinyağı. enteresan bir isim.
devamını gör...
ilginç etimolojik bağlantılar
ağaç kelimesi ağ dan köken alır. ağ yükselmek anlamına gelir. ağa yükselen insan ağaç ise yükselen bitki demektir.
devamını gör...
kahve demlemek
kahve, demleme esnasında yaklaşık 900 kimyasalın özütlendiği , kimyasal açıdan karmaşık bir içecektir. teknik olarak, kavrulmuş kahvenin yaklaşık %30’u demlenmiş kahve içinde çözünebilir. deneyimlediğiniz üzere, özütlenebilen her bileşik özütlenmemelidir.bir kahve presi ile demlemeyi ele alın. demlerken acele edip kahveyi yalnızca iki dakika özütlerseniz kahve eksik özütlenmiş olur ve tadı bitkisel ve acı olur. kahve presini unutup 10 dakika demlerseniz, kahve aşırı özütlenir ve tadı acı ve kekremsi olur. mükemmel pres hazırlamak için demleme tarifine uyup kahveyi dört dakika bekletirsiniz ortaya dengeli ve lezzetli bir fincan çıkar. bu üç demlenmiş kahve örneğinin tadı farklıdır her birinde tanelerden demlenmiş kahve farklı sayıda lezzet ve aroma bileşiğini geçer . diğer bir deyişli, her bir
demleme farklı özütleme miktarlarına sahiptir.
harika bir fincan kahve demlemek için taze tatlı kahve çekirdekleri ile başlanmalıdır. bayat kahve, aromasının ve asiditesinin büyük kısmını kaybetmiştir. kavrulmuş kahvenin nüanslı ve karmaşık lezzetlerini ve aromalarını yaratan uçucu bileşikler zaman içinde bozulur, ardında renksiz, düz, karton benzeri lezzetler bırakır.
en taze kahvenin en iyi kahve olduğu söylenir. fakat aşırı taze kahvenin demlenmesi de sorunludur. kavurucunun soğutma tepsisinden yeni alınmış bir kavrulmuş kahveyi demlemeye çalışırsanız iyi bir fincan kahve elde etmeniz zor olur. taze kavrulmuş kahve tanelerini ıslattığınızda, doğal olarak biriken gazların büyük kısmı dışarı kaçar ve doğru lezzet bileşiklerini özütlemek zorlaşır. bu tür bir kahve demlemek fazla taze lezzetlere yol açar; karmaşıklık, denge ve tatlılık kaybolur.
demleme işlemi esnasında, suda çözünür maddeler (katılar) çözünür, kahve tanelerini suyun içine taşır. katı miktarı demleme esnasında değişir ve kahvenin lezzetini, rengini, gövdesini ve aromasını etkiler. hem çözünür hem de çözünmeyen bileşikler özütlenir . çözünür bileşikler içinde lezzet ve aromayı yaratanlar da bulunur. çözünmeyen bileşikler, suda çözünmeyen ama sıvıda sıvı çözünük (asılı) hale gelen yağlar ve liflerdir. her filtre bu çözünmeyen bileşikleri demlenen kahveye farklı miktarlarda geçirir ve bunlar ağız hissi ve
dokuyu etkiler.
kahve endüstrisi bilgilerinin büyük kısmı yoğunluk, özütleme ve tat üzerine yapılan kontrollü deneylere dayanır. bu araştırmalar sayesinde en lezzetli özütleme aralığı, yani optimum özütleme aralığı tanımlandı. çekirdeğin %30’u çözünüp özütlenebiliyor olsa da, en hoş lezzetler genelde %18 - %22 özütleme aralığında bulunur.
demleme farklı özütleme miktarlarına sahiptir.
harika bir fincan kahve demlemek için taze tatlı kahve çekirdekleri ile başlanmalıdır. bayat kahve, aromasının ve asiditesinin büyük kısmını kaybetmiştir. kavrulmuş kahvenin nüanslı ve karmaşık lezzetlerini ve aromalarını yaratan uçucu bileşikler zaman içinde bozulur, ardında renksiz, düz, karton benzeri lezzetler bırakır.
en taze kahvenin en iyi kahve olduğu söylenir. fakat aşırı taze kahvenin demlenmesi de sorunludur. kavurucunun soğutma tepsisinden yeni alınmış bir kavrulmuş kahveyi demlemeye çalışırsanız iyi bir fincan kahve elde etmeniz zor olur. taze kavrulmuş kahve tanelerini ıslattığınızda, doğal olarak biriken gazların büyük kısmı dışarı kaçar ve doğru lezzet bileşiklerini özütlemek zorlaşır. bu tür bir kahve demlemek fazla taze lezzetlere yol açar; karmaşıklık, denge ve tatlılık kaybolur.
demleme işlemi esnasında, suda çözünür maddeler (katılar) çözünür, kahve tanelerini suyun içine taşır. katı miktarı demleme esnasında değişir ve kahvenin lezzetini, rengini, gövdesini ve aromasını etkiler. hem çözünür hem de çözünmeyen bileşikler özütlenir . çözünür bileşikler içinde lezzet ve aromayı yaratanlar da bulunur. çözünmeyen bileşikler, suda çözünmeyen ama sıvıda sıvı çözünük (asılı) hale gelen yağlar ve liflerdir. her filtre bu çözünmeyen bileşikleri demlenen kahveye farklı miktarlarda geçirir ve bunlar ağız hissi ve
dokuyu etkiler.
kahve endüstrisi bilgilerinin büyük kısmı yoğunluk, özütleme ve tat üzerine yapılan kontrollü deneylere dayanır. bu araştırmalar sayesinde en lezzetli özütleme aralığı, yani optimum özütleme aralığı tanımlandı. çekirdeğin %30’u çözünüp özütlenebiliyor olsa da, en hoş lezzetler genelde %18 - %22 özütleme aralığında bulunur.
devamını gör...
yazarların en sık aldığı teklif
ders yapalım mı, akşam ders yapalım mı, sabah ders yapalım mı, amuda kalkıp ders yapalım mı?
t. karşı tarafın sizden beklentisini dile getirdiği öneri.
t. karşı tarafın sizden beklentisini dile getirdiği öneri.
devamını gör...
boğaz'da alkolsüz şampanya ile bekarlığa veda partisi yapan kadınlar
gayet normal felan değil aslında. evet paranız varsa eğlenebilirsiniz bunun için gayri müslim olmak elbette gerekmez. ancak muhafazakar kimliğinize uygun hareket etmek zorundasınız. nitekim fikri ölçüde değil sadece paygamber'in hadisi ''kim bir kavme benzerse oda onlardandır.'' yani bu durum ne lügatımıza yeni giren ve artık herkesin diline pelesenk olmuş, bilenin de bilmeyenin de hiç çekinmeden kullandığı ve artık duymaktan gına getiren sözcük olan siyasal islam ne islam ne müslümanlıktır bu.
dini şekilcilikten ziyade görmek, anlayamamak, anlamak için çaba göstermemek ve islam cahili olarak kalmaktır bu. ama bize düşen ne hakaret etmek ne kınamak ne de kötü gözle bakmaktır. nihayetinde hiç birimizi ilgilendirmez. allah hidayet versin diyip geçelim. gündemimize aldıkça sayıları gibi bazı yersiz duyarlı cenahlar tarafından gereksiz yere olmayan haklılıkları da artacaktır. kısaca şova pirim vermeyelim.
dini şekilcilikten ziyade görmek, anlayamamak, anlamak için çaba göstermemek ve islam cahili olarak kalmaktır bu. ama bize düşen ne hakaret etmek ne kınamak ne de kötü gözle bakmaktır. nihayetinde hiç birimizi ilgilendirmez. allah hidayet versin diyip geçelim. gündemimize aldıkça sayıları gibi bazı yersiz duyarlı cenahlar tarafından gereksiz yere olmayan haklılıkları da artacaktır. kısaca şova pirim vermeyelim.
devamını gör...
sahibinin sesiyle okunan cümleler
mesela yani
devamını gör...
yazarların gitmek istediği ülkeler
yeni zelanda.
şili.
maldivler.
şili.
maldivler.
devamını gör...
92 yaşındaki kadının cinsel saldırıya uğrayarak öldürülmesi
elindeki dövmeden de mi utanmadın be aşağılık yaratık! bir de sen ve senin gibiler kurtaracak idi değil mi memleketi?
ama asıl mesele insan olmakta işte. onun görüşü şöyle veya böyle olduğu için de fark etmiyormuş demek ki. bu olaydan çıkarılması gereken anlam budur.
ama asıl mesele insan olmakta işte. onun görüşü şöyle veya böyle olduğu için de fark etmiyormuş demek ki. bu olaydan çıkarılması gereken anlam budur.
devamını gör...
türkiye'de eş cinsel milletvekili olmaması
yaaa evet bizde şuan türkiye de ne eksik diyorduk eşcinsel milletvekiliymiş eksik olan oda olur sıkıntı biz millet olarak bunada okeyiz bence
devamını gör...
burun
bir nikolay gogol kitabıdır.
can yayınlarının kısa klasikler dizisinin otuz beşinci kitabı olarak çıkan bu eser mutlaka yüzünüzde bir gülümseme ile okuyacağınız ama bir yandan da içinizde bir isyan duygusuna neden olacak, dünyanın halini bir daha düşünmenize mahal verecek bir kitaptır.
nikolay gogol sadece bir edebiyat dehası, muhteşem kitapların yazarı, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük yazarlarından biri değildir. o çok daha fazlasıdır. birçok yazara -hem de sadece rus değil, her milletten- yol göstermiş, onların ufkunu açmış ve hepsini paltosunun altına alıp gelişmelerini sağlamış muhteşem bir yol göstericidir.
martın yirmi beşinci gününde çok temiz olduğu iddia edilemeyecek bir berber ekmeğinin içinden binbaşı kovalyov’un burnunun çıktığını fark edince hikaye başlar ve dünya edebiyatı tıpkı palto gibi yepyeni ve çok farklı bir kahraman kazanır.
burun toplumsal önyargıların, dengesiz bir düzende ilerleyen toplumun eksiklerinin, geleceğe karşı duyduğumuz o tekinsiz korkunun, bir türlü tam olarak insan olamayışımızın bir anlatımıdır bence. burun eksik ve dengesiz bir toplumu pelerininin altına alıp neva bulvarında dolanır. biz de onun peşi sıra. yıllardır. yazıldığı günden beri.
can yayınlarının kısa klasikler dizisinin otuz beşinci kitabı olarak çıkan bu eser mutlaka yüzünüzde bir gülümseme ile okuyacağınız ama bir yandan da içinizde bir isyan duygusuna neden olacak, dünyanın halini bir daha düşünmenize mahal verecek bir kitaptır.
nikolay gogol sadece bir edebiyat dehası, muhteşem kitapların yazarı, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük yazarlarından biri değildir. o çok daha fazlasıdır. birçok yazara -hem de sadece rus değil, her milletten- yol göstermiş, onların ufkunu açmış ve hepsini paltosunun altına alıp gelişmelerini sağlamış muhteşem bir yol göstericidir.
martın yirmi beşinci gününde çok temiz olduğu iddia edilemeyecek bir berber ekmeğinin içinden binbaşı kovalyov’un burnunun çıktığını fark edince hikaye başlar ve dünya edebiyatı tıpkı palto gibi yepyeni ve çok farklı bir kahraman kazanır.
burun toplumsal önyargıların, dengesiz bir düzende ilerleyen toplumun eksiklerinin, geleceğe karşı duyduğumuz o tekinsiz korkunun, bir türlü tam olarak insan olamayışımızın bir anlatımıdır bence. burun eksik ve dengesiz bir toplumu pelerininin altına alıp neva bulvarında dolanır. biz de onun peşi sıra. yıllardır. yazıldığı günden beri.
devamını gör...
eşleşme hipotezi
ing: matching hypothesis/ matching phenomenon
sosyal psikoloji'de, insanların kendi çekiciliklerine eş olan (aynı seviyede olan) kişilerden hoşlandıklarını ve onlarla iletişim kurduklarını iddia eden, amerikalı sosyal psikolog elaine hatfield ve arkadaşları tarafından ortaya atılan hipotez.
hocamız konuya değinirken bizi mutlu edecek şu sözü kullanmıştı: ''kendi çekiciliğinize uyan kişileri çekici bulup seçersiniz, daha çekici kişileri tercih ettiğinizi düşünseniz bile*''
yani kısaca hipotez şunu diyor; en çekiciyi aramıyorsun, kendi çekicilik seviyenle eşleşen partnerden etkileniyor ve onu seçiyorsun.
bize benzeyen insanların yanında rahat hissettiğimizden olsa gerek, lakin kendilerini sevmeyen ve kendilerine dayanamayan insanlarda bu durum ters teper. çünkü zaten kendilerine tahammülleri yoktur. bu sayede kendilerine benzeyenlerden koşarak uzaklaşırlar.
gerçi hipotezin hipotez olarak kalıp teori'ye dönüşmemesi o kadar haklı bir olay ki, zıt kutupların birbirini çektiği örneklere de rastlamak mümkün. gerçi uzun vadede bu pek sağlıklı olmuyor. ama insanların kendilerine benzeyen kişilerden sıkıldığı da bir gerçek. farklılığı aradıkları da. insan işte, çok karmaşığız, iki dakikada çözemem kusura bakmayın*.
sosyal psikoloji'de, insanların kendi çekiciliklerine eş olan (aynı seviyede olan) kişilerden hoşlandıklarını ve onlarla iletişim kurduklarını iddia eden, amerikalı sosyal psikolog elaine hatfield ve arkadaşları tarafından ortaya atılan hipotez.
hocamız konuya değinirken bizi mutlu edecek şu sözü kullanmıştı: ''kendi çekiciliğinize uyan kişileri çekici bulup seçersiniz, daha çekici kişileri tercih ettiğinizi düşünseniz bile*''
yani kısaca hipotez şunu diyor; en çekiciyi aramıyorsun, kendi çekicilik seviyenle eşleşen partnerden etkileniyor ve onu seçiyorsun.
bize benzeyen insanların yanında rahat hissettiğimizden olsa gerek, lakin kendilerini sevmeyen ve kendilerine dayanamayan insanlarda bu durum ters teper. çünkü zaten kendilerine tahammülleri yoktur. bu sayede kendilerine benzeyenlerden koşarak uzaklaşırlar.
gerçi hipotezin hipotez olarak kalıp teori'ye dönüşmemesi o kadar haklı bir olay ki, zıt kutupların birbirini çektiği örneklere de rastlamak mümkün. gerçi uzun vadede bu pek sağlıklı olmuyor. ama insanların kendilerine benzeyen kişilerden sıkıldığı da bir gerçek. farklılığı aradıkları da. insan işte, çok karmaşığız, iki dakikada çözemem kusura bakmayın*.
devamını gör...
3 günün bir hunili yazarı ve tanımı
bu ödülün 4. sahibi olan yazarımız #1179939 no'lu tanımı ile thedansözkiller mahlaslı yazar arkadaşımızdır. eğer kendisini biraz tanımış isem bu ödülleri silip süpürme potansiyeline sahiptir. başka yazar arkadaşlara yol açması adına biraz daha aklı selim tanımlar girmesini rica ediyorum kendisinden.*
kendisini bu ödülden dolayı tebrik ediyoruz.*
kendisini bu ödülden dolayı tebrik ediyoruz.*
devamını gör...
dunkirk
christopher nolan'ın yazdığı yönettiği 2017 çıkışlı savaş filmi.
film, 2. dünya savaşı sırasında ingiliz ordusunun fransa'nın dunkerque kıyılarında 400 bin askerle sıkışması ve bu ordunun, deniz desteğiyle dunkerque'ten tahliye edilmesini konu almaktadır.
3 farkli karakterin (birgün , bir hafta, bir ay boyunca) yaşadıkları, filmin sonunda ayni teknede bir araya gelmeleri ile birlestirilmis. filmin başrollerinde , mark rylance ve tom hardy yer almaktadır.
en iyi müzik, ses ve kurgu dallarında 3 oskarli film en iyi hasılat yapan ikinci dünya savaşı filmlerinden birisi. müziklerinde (bkz: hans zimmer) imzası var.
film ilk andan son ana kadar hep aynı dozda
hiç görmediğiniz alman askerlerinin bombardıman sesleri sayesinde korkuyu, okyanusun içindeki askerlerin bitmeyen yaşam mucadelesi ile de gerilim hissini veriyor.
ingiliz milliyetçiliği ve kahramanlık övücülüğü durumu katlanilir düzeyde.
pek çok yer de tek bir canın biricik ve değerli olduğu mesajı da üstüne basa basa verilmeye çalışılmış.
ikinci dünya savaşında karşıma çoğu zaman almanların saldırı güzergahı ve yahudilerin çektiği zulümler cikarken
churchill'in kararları ve ikinci dünya savaşının sonuçları açısından da incelemem gerektiğini öğretmiştir.
fragman
soundtrack
soundtrack
film, 2. dünya savaşı sırasında ingiliz ordusunun fransa'nın dunkerque kıyılarında 400 bin askerle sıkışması ve bu ordunun, deniz desteğiyle dunkerque'ten tahliye edilmesini konu almaktadır.
3 farkli karakterin (birgün , bir hafta, bir ay boyunca) yaşadıkları, filmin sonunda ayni teknede bir araya gelmeleri ile birlestirilmis. filmin başrollerinde , mark rylance ve tom hardy yer almaktadır.
en iyi müzik, ses ve kurgu dallarında 3 oskarli film en iyi hasılat yapan ikinci dünya savaşı filmlerinden birisi. müziklerinde (bkz: hans zimmer) imzası var.
film ilk andan son ana kadar hep aynı dozda
hiç görmediğiniz alman askerlerinin bombardıman sesleri sayesinde korkuyu, okyanusun içindeki askerlerin bitmeyen yaşam mucadelesi ile de gerilim hissini veriyor.
ingiliz milliyetçiliği ve kahramanlık övücülüğü durumu katlanilir düzeyde.
pek çok yer de tek bir canın biricik ve değerli olduğu mesajı da üstüne basa basa verilmeye çalışılmış.
ikinci dünya savaşında karşıma çoğu zaman almanların saldırı güzergahı ve yahudilerin çektiği zulümler cikarken
churchill'in kararları ve ikinci dünya savaşının sonuçları açısından da incelemem gerektiğini öğretmiştir.
fragman
soundtrack
soundtrack
devamını gör...
yeni evli evi
küçük çocukla gidilmemesi gereken evdir.
çocuk bir şeylere elledikçe gelinin içi gider.
yeni gelin o çocuğu anasının olmadığı anda tenhada sıkıştırabilir.
çocuk bir şeylere elledikçe gelinin içi gider.
yeni gelin o çocuğu anasının olmadığı anda tenhada sıkıştırabilir.
devamını gör...
gece balkonda sigara içmek
ev halkı uykuya dalınca kesinlikle ilk iş yaptığım eylem. kendime özel bir ritüel gibi. hatta elektrik sobası koydum, kahve de içiyorum. yazın bütün gece balkondayım zaten.
devamını gör...
susmak
yerine göre doğru, yerine göre yanlış olan eylemdir.
cahile karşı susmak en iyi cevapken, haksızlığa karşı susmak kötü sonuçlar doğurur.
cahile karşı susmak en iyi cevapken, haksızlığa karşı susmak kötü sonuçlar doğurur.
devamını gör...
skogarmaor
viking olarak adlandırılan nordik topluluklarında, işledikleri ağır suçlar sebebiyle damgalanarak toplumdan dışlanan ve yerleşim bölgelerinin dışına sürülerek ormanda adeta bir hayvan gibi yaşamaya mecbur bırakılan suçluları ifade eden sözcük.
tanımlayıcı nitelikteki damgaları sebebiyle herhangi bir yerleşim bölgesinde görüldükleri takdirde yargılanmaksızın infaz edilirler.
kelime anlamı olarak da aşağı yukarı, orman adamı gibi bir manaya gelmektedir.
tanımlayıcı nitelikteki damgaları sebebiyle herhangi bir yerleşim bölgesinde görüldükleri takdirde yargılanmaksızın infaz edilirler.
kelime anlamı olarak da aşağı yukarı, orman adamı gibi bir manaya gelmektedir.
devamını gör...


