kalkmasını istediğim özellik.
o kadar değerli yazarlar var ki ben onları okurken nasıl zevk alıyorum anlatamam.
e belki ben onları artı yağmuruna tutmak istiyorum?
daha fazla yazmaları için teşvik olsun istiyorum, belki karma puanları yükselsin istiyorum.
devamını gör...

vakti zamanında facebook üzerinde oldukça popüler bir soru olan allah'ı seven 999.999.999 kişi arıyoruz gibi soruları soran zattır. ama matematik özürlü oldukları kesindi. zira başlık türkçe ve dünya üzerinde türkçe konuşan ya da anlayan sayısını bu linkte 250 milyon olarak görüyoruz. tabii her türkçe konuşan ve anlayan da müslüman olacak değil.

ee geriye kalan 750 milyon kişiye nasıl anlatıp beğeni alacağız? o yüzden gereksizdir. seviyorsanız içinizde sevin. başkası seviyor diye de sevmeyin. *
devamını gör...

çayı, kitapları, eylül'ü, maviyi, denizi; seviyorum.. ve tüm adaletsiz insanlardan eşit derecede uzak duruyorum.
sabahattin ali
devamını gör...

körü körüne inanılmış her konudur. insanı bayar, farklı görüşe düşünceye açık olmayan insanla ne paylaşabilirsin ki? konuşacağın konudan zevk almaz aksine sıkılırsın. karşı tarafa düşünceni belirtsen seni dinlemeye tenezzül bile etmeyecektir. bazı şeylerin fanatikliği ve körlüğü insanı konuşmaktan tiksindirmektedir.
devamını gör...

katile soğuk espriler yaparak zaman kazanın.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

madem yalan söyleyeceksin niye gidiyorsun? o kadar parayı niye veriyosun ki? yalan dinlesin diye mi?
devamını gör...

işte bunlar hep kenevirin yan etkileri.
devamını gör...

(bkz: linç arsızı olmak)
devamını gör...

radyo yayınında lucifer'a sarf ettiğim ve yarı meşhur olduğunu şimdi gördüğüm cümle.

bol keseden salladım, evet. yapabilir miyim bilemiyorum, hiç denemedim. bir gün başarılı olursam ve ölmeden önce şahsın elinden "ölümümden kimse sorumlu değildir." yazısını almayı başaramazsam, cezaevinden editlerim.

edit: yazıyı vermek için gönüllü biri varmış. yakında başsağlığı dileriz kendisine.
devamını gör...

ortama bıçak atarak girmek, en sevdiği aktivitelerden biridir. (bkz: lost)
devamını gör...

olgunluğun zirvesinde olmaktır. halinden memnun olmaktır. kendini sevmektir.
devamını gör...

buenos aires
devamını gör...

necip mahfuz'un 1982 yılında yayınladığı bu kitap 1930'lar ile 1970'ler arasındaki mısır'ı anlatıyor. mısır'da yaşayan hamid burhan ve ailesi kitabın merkezinde yer alıyor. mutlu bir aile fotoğrafıyla başlıyor ve gelişen olaylar ile o fotoğraftaki bireylerin yaşadığı mutluluk ve hüzünleri, birbirlerinden kopuşları,kuşak çatışması ve ev motifi işleniyor. mısırdaki devrimler, savaşlar, işgaller bu aile üzerinden anlatılıyor. yazar, mısırlı kadınların toplumsal rollerini, zamanla yaşanan modernlik algısının farklılaşmasını da ustaca aktarmış.
3 nesil boyunca yaşanan siyasi yönelim ve fikir farklılıkları oldukça dikkat çekici.
yazarın daha önce kaleme aldığı ve en meşhur eseri olan kahire üçlemesi ile benzerlikleri bulunuyor. fakat onun kadar kapsamlı bir kitap değil. basit ve akıcı bir anlatıma sahip. detaya inmeden üç nesil ile o dönemleri oldukça güzel aktarmış. ama eseri tam olarak anlayabilmek ve sindirebilmek için mısır'ın o dönemine ait siyasi ve sosyal olaylara hakim olmak gerekli. yoksa kitaptan edindiğimiz çıkarımlar biraz havada kalıyor.
mısır'ın devrimine ve toplumsal tarihine şahitlik eden bu üç neslin hayatını anlatan necip mahfuz, 1988 yılında nobel edebiyat ödülünün de sahibi olmuştur.
devamını gör...

savunduğum durumdur. bağnazlığın ve aşırılığın en büyük çözümüdür ılımlı olmak. bir düşüncenin salt doğruluğunu kabul etmek yerine tutarlı ama doğru kabul etmek bunun bir örneğidir.

edit: sert olmadığınız için insanlar sizi sevmeyebilir ama siz doğru olanın bu olduğunu bilin.
devamını gör...

iki şehrin hikayesi
devamını gör...

sevişme vergisi.
devamını gör...

cahil: (1) öğrenim görmemiş, okumamış.
(2) belli bir konuda yeterli bilgisi olmayan.
(3) deneysiz, genç, toy
cehalet: bilgisizlik.*

cehaletine cahil olmaktır.

boyumdan büyük bir laf edeceğim şimdi.
bence cehaletinin farkında olan kişi cahil değildir,
kainattaki en önemli bilgiye erişmiş olduğundan.
devamını gör...

taş attında bizi akıllı mı sandın?
deliye hodri meydan demek kolay mı sandın?
sopanı sakla tosbağa geldi.
sağa sola kaçmak sana kalsın.
devamını gör...

...
ben o denizde bir damlaydım. denizin taşımaktan yorulduğu, dalgaların alıp kıyıya fırlattığı bir damla.

-yaşama yakın olduğun kadar yakınsın ölüme. korkma ve gülümse tıpkı yaşamın içinde gülümsediğin gibi çünkü ölüm bir son değil. bu sonsuz akışta, yaşam diyerek oynadığımız kurmaca bizim çok ötemizde ve tam da içimizde bir gerçeklik. ölüm’ü ondan soyutlayamayacağın gibi, yaşamı da soyutlayamazsın. o halde ikisi de gerçek ve ikisi de bir başlangıç ya da son değil.

yandığımın külü yağıyor karla karışık.
devamını gör...

fransa'dır 1789 yılında bu meseleleri meclisinde konuşmuş ve insanların temel haklarının olduğunu resmen kabul etmişlerdir.(!)

böyle bir olayda öncü olup, sonra sayısız soykırımlar yaparsan ne derler sana? "ele verir talkını kendi yutar salkımı"

fransa insan haklarını kabul ettikten sonra neler yaptı?

-cezayirde 132 yıllık işgalde 1 milyonda fazla insan öldürdüler kaynak

-1994 yılında ruanda'da 100 gün içinde 800.000 insan öldürdüler. sömürgecilik bu dönemde fiilen yasak olduğundan katliam hükümet eli ile yapılmıştır ama hükümetin şuanki afganistan hükümetinin amerika ile münasebeti ne ise ruanda hükümetinin fransa ile münasebeti aynıdır kaynak

-300 yıl boyunca afrika kıtasının 3 de 1'ini sömürgelerinde tuttular şuan dahi sistemi değişmiş ve bazı haklar tanıyıp hükümetleri istedikleri kişilerden getirmek suretiyle bu sömürge devam etmektedir, mesela cezayirdekiler fransa'ya sürekli göç halindedir ve fransa'da alt kadame işlerde düşük ücretle çalışırlar.

ironik.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim