her kızın 25 tane flörtü olduğu gerçeği
kadın düşmanlığı kokan bir başlık. komik!
devamını gör...
hüseyin rahmi gürpınar
servetifünun topluluğuna katılmamış, bağımsız olarak yazı hayatına devam etmiştir. ilginç bir yazar hüseyin rahmi.
sağlığına çok dikkat eder. temizlik ve hijyen konusunda kimse onunla boy ölçüşemezmiş. yaz-kış eldivensiz gezmez, hiç kimseyle tokalaşmaz, günde en az 15 defâ ellerini, bir o kadar da ayaklarını yıkarmış. peçetesiz, kolonyasız evden çıkmaz, tanımadığı şahısların tuttuğu kapı kollarına da mendilsiz dokunmazmış. kömürü sağlıksız bulduğu için dâimâ odun yakar, oda sıcaklığının 18 dereceyi geçmemesine dikkat edermiş.
şimdi, hepimiz onun gibi yaşıyoruz.
sağlığına çok dikkat eder. temizlik ve hijyen konusunda kimse onunla boy ölçüşemezmiş. yaz-kış eldivensiz gezmez, hiç kimseyle tokalaşmaz, günde en az 15 defâ ellerini, bir o kadar da ayaklarını yıkarmış. peçetesiz, kolonyasız evden çıkmaz, tanımadığı şahısların tuttuğu kapı kollarına da mendilsiz dokunmazmış. kömürü sağlıksız bulduğu için dâimâ odun yakar, oda sıcaklığının 18 dereceyi geçmemesine dikkat edermiş.
şimdi, hepimiz onun gibi yaşıyoruz.
devamını gör...
kalbinizi en çok kıran cümle
" galiba sen beni yanlış anladın "
yıkımdır resmen.
yıkımdır resmen.
devamını gör...
kalbin tartılması
eski mısır'da, karma yasasının bir sonucu olarak, kişinin yaşamında yaptığı etkilerin, tepkilerinin ne olacağını hesaplamak için kalbinin maat yasasının sembolü olan tüy ile tartılması işlemidir.
bu işlemde neden tüy kullanılıyor? maat yasası nedir? bunlardan kısaca bahsedip, kalbin tartılma işleminin nasıl yapıldığını bir görsel üzerinde anlatmaya çalışacağım. maat yasası, mısır'da sosyal ve politik düzeni sağlayan kurallar bütünüdür. bu yasada adalet ön plandadır. ve firavunlar maat yasasını uygulamakla yükümlü olduklarından, en görkemli firavunlar bile asla maat yasasını ezip geçemezdi, geçmezdi.
kısacası maat yasası antik mısır için adaletli ve iyi bir yaşam adına her şeydi. tüy, tanrıça maat'ın sembolüdür. onun başında bulunur.

resmin en solunda ölen kişiyi elinden tutup mahkeme önüne getiren çakal başlı anubis'tur. anubis, ölüm tanrısıdır. terazinin sol kefesinde ölmüş kişinin kalbi, sağ kefesinde tüy bulunmaktadır. terazinin hemen sağında bulunan thoth'tur. thoth, bilgelik ve ay tanrısı'dır. ibis kuşu başlı olarak tasvir edilir. kişinin tartılması sırasında elde edilen bilgileri yazmakla görevlidir. anubis tartma işini yaparken, thoth bol bol not alır. ölen kişinin sağında bulunan şahin başlı tanrı horus'tur. o, gök tanrısıdır.
bu tartı işlemi sonucunda ancak, kalp tüy ile eşit ya da ondan hafif çıkarsa, ölen kişi horus'un eşliğinde, osiris'in krallığına kabul edilebilirdi. resmin sağ kısmında bu krallık gösterilmektedir. terazinin hemen önünde bir tane canavar görünüyor. eğer kişinin kalbi tüyden daha ağır çıkarsa canavar, bu kişiyi daha adil bir hayat sürmesi için bu dünyada başka bir bedenle hayata dönmesini sağlar.
bu tasvir astral bir yolculuktan ibarettir. sevgiyle.
bu işlemde neden tüy kullanılıyor? maat yasası nedir? bunlardan kısaca bahsedip, kalbin tartılma işleminin nasıl yapıldığını bir görsel üzerinde anlatmaya çalışacağım. maat yasası, mısır'da sosyal ve politik düzeni sağlayan kurallar bütünüdür. bu yasada adalet ön plandadır. ve firavunlar maat yasasını uygulamakla yükümlü olduklarından, en görkemli firavunlar bile asla maat yasasını ezip geçemezdi, geçmezdi.
kısacası maat yasası antik mısır için adaletli ve iyi bir yaşam adına her şeydi. tüy, tanrıça maat'ın sembolüdür. onun başında bulunur.

resmin en solunda ölen kişiyi elinden tutup mahkeme önüne getiren çakal başlı anubis'tur. anubis, ölüm tanrısıdır. terazinin sol kefesinde ölmüş kişinin kalbi, sağ kefesinde tüy bulunmaktadır. terazinin hemen sağında bulunan thoth'tur. thoth, bilgelik ve ay tanrısı'dır. ibis kuşu başlı olarak tasvir edilir. kişinin tartılması sırasında elde edilen bilgileri yazmakla görevlidir. anubis tartma işini yaparken, thoth bol bol not alır. ölen kişinin sağında bulunan şahin başlı tanrı horus'tur. o, gök tanrısıdır.
bu tartı işlemi sonucunda ancak, kalp tüy ile eşit ya da ondan hafif çıkarsa, ölen kişi horus'un eşliğinde, osiris'in krallığına kabul edilebilirdi. resmin sağ kısmında bu krallık gösterilmektedir. terazinin hemen önünde bir tane canavar görünüyor. eğer kişinin kalbi tüyden daha ağır çıkarsa canavar, bu kişiyi daha adil bir hayat sürmesi için bu dünyada başka bir bedenle hayata dönmesini sağlar.
bu tasvir astral bir yolculuktan ibarettir. sevgiyle.
devamını gör...
fevkaladenin fevkinde
güzelliğin de üzerinde, en üst sınırda şahanelik anlamında kullanılan bülent ersoy tamlaması.
biraz daha abartılmış hali; fevkaladenin fevkindesinin de fevkinde olarak ifade edilebilir.
biraz daha abartılmış hali; fevkaladenin fevkindesinin de fevkinde olarak ifade edilebilir.
devamını gör...
ilişki istemeyen insan
gönül evini üç beş günlük aşklarla kirletmek istemeyen insandır.
eğer doğru kişi varsa bir gün elbet gelecektir.
o olduğunu gözlerinin içine baktığında hissedecektir.
eğer doğru kişi varsa bir gün elbet gelecektir.
o olduğunu gözlerinin içine baktığında hissedecektir.
devamını gör...
sevilen şarkının en vurucu sözleri
"çok mu dertsiz duruyorum uzaktan bakınca,
çok mu kalender sandınız dert anlatmayınca?"
(bkz: candan erçetin) gamsız hayat
çok mu kalender sandınız dert anlatmayınca?"
(bkz: candan erçetin) gamsız hayat
devamını gör...
zeytin ağacı
başlığı açılmamış olması beni çok üzdü.
akdeniz ikliminde yetişen, meyveleri yeşil veya siyah olarak tüketilebilen, meyvesinden yağ da yapılan, çok uzun süre (yüzyıllarla ifade ediliyor) yaşayan, en sevdiğim ağaç.*
akdeniz ikliminde yetişen, meyveleri yeşil veya siyah olarak tüketilebilen, meyvesinden yağ da yapılan, çok uzun süre (yüzyıllarla ifade ediliyor) yaşayan, en sevdiğim ağaç.*
devamını gör...
aslan burcu
aslan burcu olmak bir velinimettir.
devamını gör...
bir gün neden 24 saat ve 1 saat neden 60 dakikadır sorunsalı
sümerlerin buluşudur. sümerler 12 ve 60'lık sayı sistemini kullanırlar. gökyüzünü inceleyerek ve geometrik şekillerden esinlenerek, 2,3,4,6,8,12'ye bölünebildiği için bir günü 24 saat olarak belirlemişlerdir.
devamını gör...
dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
bende ciddi anlamda bacak sallama, eğer oturulan sandalye dönen ya da sallanan sandalye ise sürekli hareket etme, sabit yerlerde oturuluyorsa sık sık ayağa kalkıp bir yerlere yürüme isteği yapıyor. şehirler arası otobüs yolculuğu yapamıyorum, çünkü o kadar süre oturamıyorum. kitap okurken sık sık hareket etme istekliliği nedeniyle konsantrasyon sağlayamıyorum. uzun süren ders, sunum ve toplantı gibi etkinliklerde 10-15 dakikadan fazla dinleyemiyorum.
bunun çözümü için elimden gelen her şeyi yaptım diyebilirim. ancak ne yazık ki çözümü bulamadım. ben de başarabilen insanların deneyimlerini merak ediyorum açıkçası.
bunun çözümü için elimden gelen her şeyi yaptım diyebilirim. ancak ne yazık ki çözümü bulamadım. ben de başarabilen insanların deneyimlerini merak ediyorum açıkçası.
devamını gör...
bir rehineye mektup
antoine de saint-exupéry tarafından esasında yakın dostu léon werth'in trente-trois jours -otuz üç gün- romanına önsöz olarak kaleme alınan eser, romanın yayımlanması mümkün olmayınca saint-exupéry tarafından hayli değiştirilmiş. werth metinde isimsiz bir dost haline bürünmüş ve fransız halkının bir temsili vaziyetine gelmiş. çok sevdiği dostu léon werth, aynı zamanda saint-exupéry'nin küçük prens (kitap)'ı da ithaf ettiği isim. kitap, kırmızı kedi yayınevi tarafından basılmış, turuncu kitaplar serisinde yer alıyor, dolayısıyla ebat olarak minik bir kitap.
gezgin, esir, mülteci gibi kavramlarla ilgili bakış açımı derinleştiren bir kitap oldu. saint-exupéry'nin dostluğa ve insan ilişkilerine bakışı içimi tam anlamıyla kıpır kıpır etti. yazarın eserlerinde zaman zaman rastladığım mistik yanı seviyorum, bu kitap da bundan nasibini almış diyebilirim. en nihayetinde doğu mistisizmi yok ancak rüzgarla gelen bir çiçeğin kokusu gibi duyuyorum yine de. yazar bu metinde yaşamıyla, seyahat ettiği ülkeler ve deneyimleriyle ilgili bilgilere de değiniyor. bu nedenle yazarı çok küçük bir pencereden de olsa tanımak ve anlamak için birinci elden güzel bir kaynak niteliğinde.
iki kitabı tesadüfen ardı ardına okuyunca sadık hidayet'in diri gömülen (kitap) isimli öykü kitabındaki fransız esir isimli öyküden ayrı düşünemez oldum bu kitabı. talih. fransız esir, bu eseri tamamlayıcı nitelikte benim için. hatta öyle ki, aynı kişi düşünülerek yazıldığını dahi iddia edebilirim. fakat bir yerde aynı kişidir, mevzu bahis aynı halk ve maruz kalınan aynı acımasızlıktır.
devrimci öncüler, hangi partiye mensup olurlarsa olsunlar, insanların değil de (insanı özüne göre tartmazlar) semptomların peşine düşerler. rakip hakikatler onlara birer salgın hastalık gibi görünür. varlığı şüpheli bir semptom uğruna, bulaşıcı hastalık taşıyan kişi karantinaya gönderilir. mezara.
kaynak: bir rehineye mektup - antoine de saint-exupéry, s. 36-37, 2018, kırmızı kedi yayınevi.
gezgin, esir, mülteci gibi kavramlarla ilgili bakış açımı derinleştiren bir kitap oldu. saint-exupéry'nin dostluğa ve insan ilişkilerine bakışı içimi tam anlamıyla kıpır kıpır etti. yazarın eserlerinde zaman zaman rastladığım mistik yanı seviyorum, bu kitap da bundan nasibini almış diyebilirim. en nihayetinde doğu mistisizmi yok ancak rüzgarla gelen bir çiçeğin kokusu gibi duyuyorum yine de. yazar bu metinde yaşamıyla, seyahat ettiği ülkeler ve deneyimleriyle ilgili bilgilere de değiniyor. bu nedenle yazarı çok küçük bir pencereden de olsa tanımak ve anlamak için birinci elden güzel bir kaynak niteliğinde.
iki kitabı tesadüfen ardı ardına okuyunca sadık hidayet'in diri gömülen (kitap) isimli öykü kitabındaki fransız esir isimli öyküden ayrı düşünemez oldum bu kitabı. talih. fransız esir, bu eseri tamamlayıcı nitelikte benim için. hatta öyle ki, aynı kişi düşünülerek yazıldığını dahi iddia edebilirim. fakat bir yerde aynı kişidir, mevzu bahis aynı halk ve maruz kalınan aynı acımasızlıktır.
devrimci öncüler, hangi partiye mensup olurlarsa olsunlar, insanların değil de (insanı özüne göre tartmazlar) semptomların peşine düşerler. rakip hakikatler onlara birer salgın hastalık gibi görünür. varlığı şüpheli bir semptom uğruna, bulaşıcı hastalık taşıyan kişi karantinaya gönderilir. mezara.
kaynak: bir rehineye mektup - antoine de saint-exupéry, s. 36-37, 2018, kırmızı kedi yayınevi.
devamını gör...
çok şey yapmak isteyip hiçbir şey yapamamak
içine düştüğüm hazin durum. bir çeşit motivasyon kaybı. hevessizlik. anlamsızlık.
devamını gör...
evdekilere küsüp kızınca yapılanlar
küçükken ağlayarak günlüğüme yazıyordum.
devamını gör...
friedman sayıları
elimizde bir tam sayı olsun. eğer sadece toplama, çıkarma, çarpma, bölme ve üs alma işlemlerini kullanarak sayının rakamlarından, kendisini elde edebiliyorsak bu sayı friedman sayısıdır.
aşağıdaki eşitliklerde ^ işareti üssü manasındadır
25 = (5^2 ) ,
121 = (11^2 ) ,
126 = (6.21).
en ilginç friedman sayıları 123456789 ve 987654321 sayılarıdır;
987654321 = [8.(97+6/2)^5 +1] / 3^4
123456789 = [(86+2.7)^5 – 91] / 3^4
kaynak
aşağıdaki eşitliklerde ^ işareti üssü manasındadır
25 = (5^2 ) ,
121 = (11^2 ) ,
126 = (6.21).
en ilginç friedman sayıları 123456789 ve 987654321 sayılarıdır;
987654321 = [8.(97+6/2)^5 +1] / 3^4
123456789 = [(86+2.7)^5 – 91] / 3^4
kaynak
devamını gör...
beyazlayan saçlar
birkaç tel beyaz saçım var. niye bilmiyorum çok seviyorum onları. sürekli diğer saçlar arasından bulup sevesim geliyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
karanlık kalabalıklarda kaybolmaktan korkan ben,
beyaz yalnızlığımın uçsuz bucaksız özgürlüğünde her geçen gün biraz daha kayboluyorum ve sanırım...
artık yolumu bulmayı da istemiyorum.
beyaz yalnızlığımın uçsuz bucaksız özgürlüğünde her geçen gün biraz daha kayboluyorum ve sanırım...
artık yolumu bulmayı da istemiyorum.
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
yazılarını takip ettiğim ve takdir ettiğim yazarımız.
devamını gör...