normal sözlük 1. istanbul zirvesi
zirve'den çok zirve'ye katılacak kişi önemli. adam'a engel koymuşsun veyahut sataşmış sana, sonra gelmiş baş köşede oturmuş. kıs kıs güler bir de. buradan kendini zor frenliyorsun. yan yana geldiğinde ne yaparsın? şiit onu bana niye yazdın, sil şunu, bana bak! * kimsin sen? isim listesini son'a doğru güncelleyip, bilgilendirinde sıkıntı yaşanmasın.
büyük ihtimalle o varsa ben gitmem olacak. herkes sözlükte iletişim halinde olduğu yazarı çağıracak. ayrı ayrı ikili, üçlü gruplar oluşacak. daha önce tanışanların muhabetine giremeyen köşede kalacak. içinize sinen yazar varsa gidin! öyle tek başınıza sıkılırsınız.
edit: paylaşımım asla negatiflik olarak algılanmasın. fikir beyan ettim yalnızca. çok güzel tanışmalara imza atacağına eminim. keyifli olsun.
büyük ihtimalle o varsa ben gitmem olacak. herkes sözlükte iletişim halinde olduğu yazarı çağıracak. ayrı ayrı ikili, üçlü gruplar oluşacak. daha önce tanışanların muhabetine giremeyen köşede kalacak. içinize sinen yazar varsa gidin! öyle tek başınıza sıkılırsınız.
edit: paylaşımım asla negatiflik olarak algılanmasın. fikir beyan ettim yalnızca. çok güzel tanışmalara imza atacağına eminim. keyifli olsun.
devamını gör...
piaget'in bilişsel gelişim kuramı
isviçre'li bilim insanı piaget'in çocuklar üzerinde yaptığı bir takım deney ve gözlem sonucu oluşturduğu kuramı, bilişsel gelişimi 3 temel prensibe dayandırmıştır. bunlar adaptasyon. dengeleme ve organizasyondur.
daha detaylı açtığımızda adaptasyon çocuğun bulunduğu çevreye uyum sağlamasıdır ve bu adaptasyon süreci sürekli devam eder. örneğin çocuğun bir ihtiyacı için konumu yada iletişim yöntemi geliştirmesi adaptasyonunun bir sonucudur. istediği bir nesneyi almak için ulaşma veya ebeveyn ile ilişki kurmak için ses çıkarması bu prensibe örnek oluşturabilir. çocukların adapte oluş sürecinde ise 2 yöntem belirlediklerinden bahseder bunlar kendi uydurma ve özümsemedir. kendi uydurma durumunda ki çocuk yeni karşılaştığı nesneyi daha önce ki deneyimlerinde oluşturduğu şemada ki herhangi bir nesne ile eşler ve onların aynı olduğu düşünür. özümsemede ise yeni karşılaştığı nesneyi daha önce karşılaştığı nesneleri nasıl eyleme geçirmişsse aynı şekilde eyleme geçirir. örneğin topu atar daha sonra karşılaştığı yumurtayı da atar.
ikinci prensibi olan dengeleme de ise çocuğun yeni karşılaştığı durumu yada nesneyi ilk karşılaştığı nesne yada durumun şemasına yerleştirir örneğin çocuğun ilk reflekslerin olan emme davranışını kazanmış çocuk yeni şemalar oluşturana kadar karşılaştığı yeni nesneleri emecektir. ancak emdiği nesneleri daha sonra farklı işlevler için kullandığında atma ses çıkarma vs yeni şemalar oluşturacaktır.
üçüncü ve son prensibi olan organizasyonda(örgütleme) birbirinden tamamen farklı olan şemaların birleşmesinden oluşur. örneğin önceden sadece atan çocuk sonraları sallayıp sonra atar bu şekilde iki şemayı birleştirmiş olur. piaget kuramında gelişimin temel amacının adaptasyon olduğunu savunur aynı zamanda gelişimde en önemsediği 2 faktör kalıtım ve çevredir. kuramında kalıtımın etkilerine pek yer vermese de çevresel uyaranların gelişimin en önemli itici gücü olduğunu savunur.
piaget bilişsel gelişimide 4 ana bölümde incelemiştir.
duyu motor dönem (0-2 yaş)
işlem öncesi dönem (2-7 yaş)
somut işlemler dönemi (7-11 yaş)
soyut işlemler dönemi (11 yaş +)
daha detaylı açtığımızda adaptasyon çocuğun bulunduğu çevreye uyum sağlamasıdır ve bu adaptasyon süreci sürekli devam eder. örneğin çocuğun bir ihtiyacı için konumu yada iletişim yöntemi geliştirmesi adaptasyonunun bir sonucudur. istediği bir nesneyi almak için ulaşma veya ebeveyn ile ilişki kurmak için ses çıkarması bu prensibe örnek oluşturabilir. çocukların adapte oluş sürecinde ise 2 yöntem belirlediklerinden bahseder bunlar kendi uydurma ve özümsemedir. kendi uydurma durumunda ki çocuk yeni karşılaştığı nesneyi daha önce ki deneyimlerinde oluşturduğu şemada ki herhangi bir nesne ile eşler ve onların aynı olduğu düşünür. özümsemede ise yeni karşılaştığı nesneyi daha önce karşılaştığı nesneleri nasıl eyleme geçirmişsse aynı şekilde eyleme geçirir. örneğin topu atar daha sonra karşılaştığı yumurtayı da atar.
ikinci prensibi olan dengeleme de ise çocuğun yeni karşılaştığı durumu yada nesneyi ilk karşılaştığı nesne yada durumun şemasına yerleştirir örneğin çocuğun ilk reflekslerin olan emme davranışını kazanmış çocuk yeni şemalar oluşturana kadar karşılaştığı yeni nesneleri emecektir. ancak emdiği nesneleri daha sonra farklı işlevler için kullandığında atma ses çıkarma vs yeni şemalar oluşturacaktır.
üçüncü ve son prensibi olan organizasyonda(örgütleme) birbirinden tamamen farklı olan şemaların birleşmesinden oluşur. örneğin önceden sadece atan çocuk sonraları sallayıp sonra atar bu şekilde iki şemayı birleştirmiş olur. piaget kuramında gelişimin temel amacının adaptasyon olduğunu savunur aynı zamanda gelişimde en önemsediği 2 faktör kalıtım ve çevredir. kuramında kalıtımın etkilerine pek yer vermese de çevresel uyaranların gelişimin en önemli itici gücü olduğunu savunur.
piaget bilişsel gelişimide 4 ana bölümde incelemiştir.
duyu motor dönem (0-2 yaş)
işlem öncesi dönem (2-7 yaş)
somut işlemler dönemi (7-11 yaş)
soyut işlemler dönemi (11 yaş +)
devamını gör...
oktay sinanoğlu
dikkat edin!
bir millet her nesilde yeniden doğar.
yani bir nesili yaşatan kendi gelenekleridir.
örf ve adetleridir.
kendi kültüründen gelmiş süzme süzme kültürüdür.
kültür; hakkari’de bale gösterisi yapmak değildir.
kültür arada bir konsere gidip çekim yapmak, hava atmak değildir.
çağdaşlık moda’nın ara sokaklarında köpek gezdirmek değildir.
bizde böyle sahte aydın, sahte çağdaş sınıfı yetiştirilmiştir ve bunlar kendi kültüründen kopuk, kendi milletinden kopuk, kendi halkından tiksinen, kendi kültürüne yabancı, ama arada halkçılık edebiyatı yapan tipler yetişmiştir. türkiyenin başına da böyleleri bela edilmiştir.
prof. dr. oktay sinanoğlu
bir millet her nesilde yeniden doğar.
yani bir nesili yaşatan kendi gelenekleridir.
örf ve adetleridir.
kendi kültüründen gelmiş süzme süzme kültürüdür.
kültür; hakkari’de bale gösterisi yapmak değildir.
kültür arada bir konsere gidip çekim yapmak, hava atmak değildir.
çağdaşlık moda’nın ara sokaklarında köpek gezdirmek değildir.
bizde böyle sahte aydın, sahte çağdaş sınıfı yetiştirilmiştir ve bunlar kendi kültüründen kopuk, kendi milletinden kopuk, kendi halkından tiksinen, kendi kültürüne yabancı, ama arada halkçılık edebiyatı yapan tipler yetişmiştir. türkiyenin başına da böyleleri bela edilmiştir.
prof. dr. oktay sinanoğlu
devamını gör...
vladimir mayakovski
hayatın en hüzünlü anı,
mevsimine kapıldığın kişinin
bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını
anladığın andır
bırak, gitsin...
bırak, git...
mayakovski
mevsimine kapıldığın kişinin
bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını
anladığın andır
bırak, gitsin...
bırak, git...
mayakovski
devamını gör...
sürekli umutsuz olan insan
türkiye'de yaşıyordur. *
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
üzüldüm, çok sevdiğim bir yazardı. arada iki kelam ederdik, bir tanım hakkında birkaç kelime edip sonra birbirimize naifçe iyi dileklerde bulunduğumuz kısa sohbetlerimiz dışında bir zararını görmedim. uzuuuun emek dolu tanımlarını severdim ve o da devamlı benim üşengeç hazır cevap kısa tanımlarımı beğenirdi. ağa belli paşa belli, uzaklaştırmış yönetim karar almış saygı duyarım. ama naçizane fikrim olarak yani burada yazarlar ne kadar anonimliği tercih ediyor ise bunu özgürlük olarak görüyor ise sözlük de az anonimleşmeli. yani bireysel çatışmalar konular bu kadar göze sokulmamalı. sözlük bir bireyselleşmekten ziyade daha yapısal bir oluşum imajına sahip olmalı. sevgili yazar bir şeye kızmış, milleti galeyana getirmiş onlarda uzaklaşmış falan bana saçma geliyor. yahu zaten birinin organize olmasıyla buradan uzaklaşacak insan gitsin zaten alüminyum! burası birey olma lüksümüzün reel dünyada dışa vuramadığımız safra kısmı, bu yüzden keyifli. özleyeceğim kendisini...
devamını gör...
cahil insanlarla baş etme yolları
tartışmayın. tek tavsiyem bu.
"cahillerle tartışmayın. ben hiç galip gelemedim."
gazzâlî
"cahil insanla tartışmayın; önce sizi kendi seviyesine çeker, sonra da tecrübesiyle yener."
mark twain
not: benim için cahil denen insan okumamış insan değil, kafasını çalıştırmaya tenezzül etmeyen kişidir. okumuş cahiller de vardır bu yüzden.
edit: cahille tartışmak "zorunda kalanlar" denmiş. ben yine de tartışmayın diyorum. ne yapın edin, o zorunluluktan kendinizi kurtarın.
"cahillerle tartışmayın. ben hiç galip gelemedim."
gazzâlî
"cahil insanla tartışmayın; önce sizi kendi seviyesine çeker, sonra da tecrübesiyle yener."
mark twain
not: benim için cahil denen insan okumamış insan değil, kafasını çalıştırmaya tenezzül etmeyen kişidir. okumuş cahiller de vardır bu yüzden.
edit: cahille tartışmak "zorunda kalanlar" denmiş. ben yine de tartışmayın diyorum. ne yapın edin, o zorunluluktan kendinizi kurtarın.
devamını gör...
tanrıya söylenmek istenen tek kelime
devamını gör...
geceye bir 90'lar şarkısı bırak
ufuk yıldırım - yaradana yalvartma /
devamını gör...
bir kadının sözlük yazarı olma nedeni
baydınız.
devamını gör...
türk dizisi klişeleri
1)aşk altıgeni vardır
2)herkes eşinden başka herkese aşıktır
3)zengin ailenin maşallah koçtan büyük holdingleri vardır
4)öbür tarafın daha yiyecek ekmeği yoktur
2)herkes eşinden başka herkese aşıktır
3)zengin ailenin maşallah koçtan büyük holdingleri vardır
4)öbür tarafın daha yiyecek ekmeği yoktur
devamını gör...
kendini yetersiz hissetmek
gerçekten eksik miyim yoksa insanların istedikleri kişi profiline mi uymuyorum dedirten düşünce
devamını gör...
hastalık hastası
genelde kayınvalideler hastalık hastası oluyor. "ahh kızım, dizlerim tuttu, başım çatlıyor, bu evin temizliği hiç bitmiyor" diye devam eder.. birinin gerçekten hasta mı, yoksa hastalık hastası mı olduğunu anlamanın yolu: ona çözüm sunmaktır. "gel doktora götüreyim, ilaç getireyim, krem süreyim" vb çözümler sunduğunuzda kabul etmiyorsa hastalık hastasıdır. çünkü amacı iyileşmek değil, ilgi çekmektir. hastalık hastası biriyle iyi geçinmenin yolu, "doğru valla, çok yoruluyorsun, diz ağrısı da çok kötüdür" gibi şeyler söyleyerek onunla aynı fikirde olmaktır. ama susturmak isterseniz, ya siz ondan çok ağlayın *, kendi hastalıklarınızdan bahsedin * ya da bir bahane bulup mesela "dur bir çay koyup geleyim" diyerek birkaç dakika yanına gelmeyin*. zaten sonra konu otomatik olarak değişecektir.
devamını gör...
babayani
yaşlı ve görmüş geçirmiş bir adama yakışır biçimde olan, özentisi ve gösterişi olmayan.
(bkz: google)
(bkz: google)
devamını gör...
hayat
her insan "hayatın anlamı nedir" diye ömrünün belirli zamanlarında düşünmüştür.
peki gerçekten hayatın anlamı nedir?
hayatın anlamı herkes için farklıdır.
ne ararsan o'sun.
hayat her zaman kendini yaratmak olabilir mi?
hayat, silgi kullanmadan resim çizme sanatı olabilir mi?
duygulananlar için bir trajedi, düşünenler için bir komedi midir?
bize verilen emanetleri, onlara ihanet etmeden gerçek sahibine teslim edene kadar geçirdiğimiz süre olabilir mi?
her birimizin cevabı farklıdır, yaşanmışlıklara göre tarif ederiz hayatı.
suya sabuna dokunmadan bir ot misali nefes alıp vermek de olabilir.
alın teri ve bileğinin hakkıyla nefsinin istediği her şeye ulaşabilmek de olabilir.
şikayet ettiğimiz hayat belki de başkasının hayalidir.
poker gibidir hayat. dün, dünyalar senindir, bugün hiçbir şey.
bisiklet sürmek gibidir belki. dengede durmak için sürekli hareket etmek gereklidir.
neyin peşinde koşar, neyi hedefler ve ne için çaba gösterirseniz hayatınız odur.
“yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana“ ataol behramoğlu.
peki gerçekten hayatın anlamı nedir?
hayatın anlamı herkes için farklıdır.
ne ararsan o'sun.
hayat her zaman kendini yaratmak olabilir mi?
hayat, silgi kullanmadan resim çizme sanatı olabilir mi?
duygulananlar için bir trajedi, düşünenler için bir komedi midir?
bize verilen emanetleri, onlara ihanet etmeden gerçek sahibine teslim edene kadar geçirdiğimiz süre olabilir mi?
her birimizin cevabı farklıdır, yaşanmışlıklara göre tarif ederiz hayatı.
suya sabuna dokunmadan bir ot misali nefes alıp vermek de olabilir.
alın teri ve bileğinin hakkıyla nefsinin istediği her şeye ulaşabilmek de olabilir.
şikayet ettiğimiz hayat belki de başkasının hayalidir.
poker gibidir hayat. dün, dünyalar senindir, bugün hiçbir şey.
bisiklet sürmek gibidir belki. dengede durmak için sürekli hareket etmek gereklidir.
neyin peşinde koşar, neyi hedefler ve ne için çaba gösterirseniz hayatınız odur.
“yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana“ ataol behramoğlu.
devamını gör...
müslüman yazarlara sorular
ras al ghul ' e el cevab sjdhdhdbsbd
1, aişe evlendiginde 17 18 yaşlarındaydı. 9 değil. varsayalım ki 9 yaşında evlendi. o dönem cografya ve fiziksel nedenlerden dolayı 9 yaşında ki bir kız şimdilerin 20 25 i gosteriyor olabilir. yine de ben tasvip etmiyorum. açıkçası umurumda da değil.
2, musluman olan cennete gidecek diye yazmaz hicbir yerde. ustunluk takvadadır derler. herkes eşit. arap da olsan laz da olsan allaha yakınlığın ne derece ona bakmak lazım. insan islam fıtratı üzerine doğar, ama çevresel faktörlerden dolayi(aile, arkadaş vs) dini, inancı yön bulur. ama doğarken hristiyan doğmaz örn. dolayısıyla araştırıp okuması gerek. nasıl ki biz şuan bunu tartışıyoruz, yahudi doğan biri de bunu tartışıp araştırıp islamla tanışabilir. kendi inancında kalsa bile, tanrının indirdiği bir kitaba tabii olacagi icin cehenneme gidecegini sanmıyorum.
1, aişe evlendiginde 17 18 yaşlarındaydı. 9 değil. varsayalım ki 9 yaşında evlendi. o dönem cografya ve fiziksel nedenlerden dolayı 9 yaşında ki bir kız şimdilerin 20 25 i gosteriyor olabilir. yine de ben tasvip etmiyorum. açıkçası umurumda da değil.
2, musluman olan cennete gidecek diye yazmaz hicbir yerde. ustunluk takvadadır derler. herkes eşit. arap da olsan laz da olsan allaha yakınlığın ne derece ona bakmak lazım. insan islam fıtratı üzerine doğar, ama çevresel faktörlerden dolayi(aile, arkadaş vs) dini, inancı yön bulur. ama doğarken hristiyan doğmaz örn. dolayısıyla araştırıp okuması gerek. nasıl ki biz şuan bunu tartışıyoruz, yahudi doğan biri de bunu tartışıp araştırıp islamla tanışabilir. kendi inancında kalsa bile, tanrının indirdiği bir kitaba tabii olacagi icin cehenneme gidecegini sanmıyorum.
devamını gör...




