otomata jeton atıyorsunuz sonra iki saat içinde evinize geliyor.
(bkz: denendi onayalandı)
o seni buluyor.
devamını gör...

aynı yaşlara ayrı insanlarla girdiler.
devamını gör...

deli gibi deli gibi
al al al
paraları paraları
saç saç saç...

(bkz: reklamlar)
(bkz: sahibinin sesinden okunanlar)
devamını gör...

öyle bir şey mi varmış,ilk defa duydum.
bileydim hiç girişmezdim zamanında bu işlere*
devamını gör...

sözlükteki trollerin açtıkları başlıkları okuyup tüm laflarımı bir hışımla anında hazırlayıp tam yazacakken sanki elektrik çarpmış gibi bir anda kendime geliyorum ve parmaklarımı usulca klavyeden çekiyorum.
devamını gör...

cinsel istismar, kamuoyunda gündeme geldiği her vakit infial yaratan bir konu iken, tartışmaların ekseni aslında cinsel istismara dair algı ve bilginin ne kadar yetersiz olduğunu da gösteriyor. cinsel istismarın bir cinsellik meselesi olduğu yanılsaması aslında tecavüzcülerin, istismarcıların ''hadım'' edilmesi gerektiği fikri ile de paylaşılan bir görüş. halbuki yaygın kanının aksine cinsel istismar ve tecavüz cinsellik değil, cinsel şiddettir. yani şiddet uygulamak için cinselliğin kullanılmasıdır. cinsel istismar ve saldırı suçları failleri, cinsel dürtüleri ile değil, şiddet uygulamaya hakları olduğu inançları ile hareket ediyorlar.

gündemdeki tartışmalara dönüp baktığımızda sorun olarak kabul edilmekte olanın cinsel şiddet olmadığını görüyoruz. kuşkusuz bu yaklaşımın ardında kadınlara ve çocuklara şiddet uygulamanın, erkeklere tanınmış hak olduğuna dair maalesef toplumsal ve politik bir kabul var. açık ve net: kadın cinayetlerine, çocuk istismarına, şiddete, tacize, tecavüze karşı ilk talep “eşitlik” olmalıdır. erkek egemenliğini semirten, büyüten düzeni reddetmektir. çünkü, eşitlik yoksa suç da ceza da hep ezileni eksiltir.
devamını gör...

barış manço, adam olacak çocuk programından hemen sonra yazışma adresini verirdi. o adres “moda” ile biterdi, aklımda kalan sadece o.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

anavatanın, çin olduğu yönünde de
anadolu olduğu yönünde de görüşler olan meyvedir.

uygur destanında fındık ağacından bahsedilmektedir.

eski çin kaynaklarında ‘ tanrının ihsan eylediği beş kutsal meyveden biri’ diye geçer.

evliya çelebi trabzon için ‘dağları taşlarında cümle ormanları fındıklıktır. ‘ der.

eski beri kıymetli görülen meyve, çikolata hayatımıza girdikten sonra daha da kıymetlenmiştir.

türkiye, dünya fındık üretimin yaklaşık yüzde yirmisini sağlamaktadır.

fındık yetiştirilen yerler için, her sene ağustos ayı, fındık zamanı olarak geçer.
fındık, çay gibi hemen satılabilecek bir ürün değildir.

toplandıktan sonra kurutulması, tanelerine ayrılması, sonra da tanelerinin iyice kurutulması gerekir.

iyice kurutulmayan fındık, nemli havası ile nam salmış karadeniz bölgesinde, çok çabuk çürüyebilir ve tüm ürün zayi olabilir.

eylül gibi satışa hazır hale gelen fındık, devletin açıkladığı fiyatla satışa sunulur.
eskiden bir çok ailenin bir yıllık geçim kaynağı olan fındık bu, zamanda ek gelir olarak görülmektedir.

fındık psödomaki türünde bir bitkidir.
boyları 3 metre civarı, beş on tane daldan oluşan ocakların, sıra sıra dizildiği fındıklıklarda yetişir. her fındık zamanı sonrası, yaşlı dallar genç dalların ocakta rahatça büyümesi için kesilir, bu işleme seyrekleme adı verilir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


fındık ocakları çapalanırsa ve gübrelenirse verim de ona göre artar.

yaşlıların fındıklıkta gördüğü her tane ile gözlerine nur indiren, aynı yaşlıların fındığa özen göstermeyen gençleri çeneleri ile canından bezdirmesine sebep meyvedir.

aslında, kafa dengi olunca, oyun masasında oyun oynar gibi sohbeti bol bir eyleme sebep olabilecek bir meyvedir. *

ezcümle; bir iki güne benim de maruz kalacağım ağustos ayının tatlı çilesidir.
devamını gör...

1993 yapımı r dereceli gerilim filmidir. bu film çok tırt. aldığı puanların hiçbirisini hak etmiyor. sadece oyunculuklar ve nicole kidman'ın sevişme sahnesi çok iyiydi. onun haricinde ciddi ciddi tırt bir film.başından sonuna kadar tahmin edilebilir senaryo (senaryo sanki iki bölümden oluşuyor. biri seri katil diğeri dolandırıcılık hikayesi) , ruhsuz karakterler (bakın karakterler diyorum , oyunculuklar değil) sanki karakterler öyle bir yazılmış ki bas baya ben kötüyüm yaaa!! diye bağırıyordu. film ilk başlarda bir seri katile odaklanıyordu açıkçası konuyu sevmiştim lakin filmin yarısında seri katil ortaya çıktı ve film bambaşka saçma sapan bir aldatma , dolandırıcılık hikayesine dönüştü. sanki proje daha yapım aşamasındayken ve senaryo daha yazılmamışken oyuncular seçilmiş ve oyuncular seçildikten sonra belli bir ekip senaryoyu yazmış daha sonra başka bir ekip gelmiş ve demiş ki yaaa bu seri katil hikayesi aslında güzel ama biz başka bir şeyler daha koyalım. o kadar abidik gubidik saçma sapan bir şey çıkmış ki ortaya... bu filmin asıl sıkıntısı kesinlikle senaryonun saçma sapan ilerlemesi. kardeşim madem filmin ana temasi seri katil değil niye bana 40 dakika boyunca seri katilin kim olduğun çözdürmeye çalışıyorsun?? hayır sonra seri katil ortaya çıkıyor ve biz saniyoruz ki "waoww diyeceğiz" seri katil kimse çıkmıyor. bomboş bir insan çıkıyor daha önce hiç görmediğimiz biri çıkıyor. 4/10 kesinlikle berbattı.


filmin sonunda küçük çocugun bir şaşırtma yapacağı belliydi. nicole kidman'ın kocasını dolandırmaya çalışması çok belliydi. her şey aşırı belliydi yahu. sadece bir şeyi kestiremedim. aslında tahmin ettim ama film o kadar tek düze ilerliyordu ki ihtimal veremedim. nicole kidman'ın kocası rolündeki zat hem karısını hem karısının metresini oyuna getirip polise teslim ediyor. o kadar gerizekalı bir karakter ki kendisi. ondan böyle bir kapasite göremedim ve ihtimal bile veremedim.
devamını gör...

değerli sözlük yazarları, hepinize selamlar. sizlere çok özel bir itirafta bulunacağım. ben kafa sözlükten önce yalnızlıktan kıvranan bir insandım; kendi hobilerim, meşgalelerim vardı ama çok yalnızdım. burada yazmaya başlayınca ise kendimi ailesini bulmuş bir yavru kedi gibi hissettim. herkes burada bildiğini, aktarmak istediğini yazıyor ve karşılığında çıkar beklemeden elini taşın altına koyuyor. aranızdan bazılarıyla tanıştım, güzel arkadaşlıklar kurdum. yalnız bir insanı elektroşok cihazıyla hayata döndürdünüz, hepinize teşekkür ederim.

şimdi gelelim kötü kısma, sözlük radyosu açıldı ve ben de elimden geldiğince aktif olmaya çalıştım orada. ama son günlerde yaşadığım bazı olaylar üst üste darbeler gibi kafama inince direncimi koruyamadım. psikiyatri koğuşunda birkaç haftalık bir tatil yapacağım, orada toparlanırım kısa sürede. yayınlarımın devamını bekleyenlerden binlerce kez özür diliyorum, ama hastaneye yatmaktan başka bir çözüm yoktu önümde. iyileşince bomba gibi döneceğim aranıza ve radyoda çok güzel işler çıkaracağım, şimdilik beklemede kalın ve kendinize çok iyi bakın. hepinize kucak dolusu sevgiler benden.
devamını gör...

sözlük yazarlarındır bilesiniz
yerimiz yurdumuz belli gelesiniz
modlardan korksak yazmazdık buraya
aşıklar yazacaktır manileri göresiniz
devamını gör...

felsefe hocamın önerisiyle aldığım bir kitaptı. harwardlı iki profesör birlikte yazmış. kitap felsefenin temel kavramlarını basit bir şekilde anlatıyor ve anlattıklarını felsefik mizahlarla destekliyor. kitabın yarısına kadar geldiğimde dayanamayıp sadece mizah kısımlarını okumuştum . bazıları gerçekten çok eğlenceliydi ama içinde saçma gelen fıkralarda vardı.* felsefeyi temelden öğrenmek ve öğrenirken eğlenmek istiyorsanız bu kitabı öneririm.

bir irlandalı, dublin'de bir bara girer, üç bardak bira ısmarlar; önce birinden, sonra diğerinden, daha sonra da üçüncüsünden birer yudum alır ve bu sırayla içerek üç bardağı bitirir. ardından üç bira daha ısmarlar.
meraklanan barmen, "her seferinde bir bardak alıp içsen, diğerleri ısınmaz," der. bunun üzerine adam, "biliyorum," der. "ama benim iki kardeşim var; biri amerika'da, diğeri avustralya'da oturuyor. birbirimizden ayrılırken, birlikte içtiğimiz günlerin şerefine hep böyle içeceğimize söz verdik. yani bardakların ikisi kardeşlerim, biri benim için."
barmen duygulanır, "ne kadar hoş," der.

adam kısa süre içinde barın müdavimi olur ve her gece aynı şekilde içer. derken günün birinde adam gene bara gelir ve bu sefer iki bardak ısmarlar.
barmen biraları verir ve içten bir üzüntüyle, "başınız sağ olsun," der.

adam gülümser, "yok, yok," der, "kardeşlerim hayatta... yalnız ben din
değiştirip mormon oldum; o yüzden alkolü bıraktım[[alıntı]]
[[alıntı]]
iki inek çayırda otlamaktadır. biri diğerine döner ve “pi genellikle beş sayıyla yazılıyor ama aslında sonsuza kadar devam ediyor.” der. diğer inek kafasını çevirir ve yanıtlar: “mö.”



[[/alıntı]]

psikiyatr, hastasına annesine yaptığı ziyareti nasıl geçtiğini sorar.
“hiç iyi geçmedi. feci bir freudçu dil sürçmesi yaşadım.”
“sahi mi?” der psikiyatr. “ne dediniz?”
“tuzu verir misin, diyecektim, onun yerine ‘hayatımı mahvettin pislik!’ dedim.”


[[/alıntı]]

bir iyimser, bu dünyanın, mümkün dünyaların en iyisi olduğunu düşünür.
bir kötümserse sahiden öyle olmasından korkar
devamını gör...

yazarın ölümü üzerinden 60-70 yıl geçince youtube'de seslendirebilirmişiz diye duymuştum telife takılmadan. bilgisi olanlar yeşillendirebilir.

tanım: iki işe birden odaklanamayanlardan olduğum için genelde toplu taşımada ya da uyurken dinlediğim kitap.
devamını gör...

yaa ne güzelsiniz hepiniz, sözlük ailem. hepinizin sesine ve şarkı seçimlerine sağlık. zaten 90'lar türkçe pop severim de şu ana kadar seçilen şarkılar da hep bir tık daha sevdiklerim.
devamını gör...

nice sözlük ocağını söndürecek bir aktivite isteği.

millet burada tanışıyor, yuva kuruyor. rulette mi yesinler çoluğun çocuğun rızkını? olur şey değil!..
devamını gör...

susquehannock, conestoga. a.b.d'nin kuzey doğusunda yaşamış, iroquoi dili konuşan, nesli yok olmuş bir kabiledir.
eskiden, bugünkü new york, pennsylvania, maryland eyaletleri ve adları verilen susquehanna ırmağı civarında yaşamışlardır.
kabilenin kendilerine ne isim verdiği bilinmiyor. fransızlar, isveçliler, hollandalılar ve ingilizler başka isimlerle kaydetmişler. düşmanları powhatan'ların onlar için kullandığı bu kelimeyi ingiliz'ler yazmış ve böyle tanınmışlardır.
kürk ticareti için isveç'li tacirlerle anlaşmış bu yüzden ingiliz'lerle anlaşan iroquoi kabilelerinin saldırılarına uğramışlardır. büyük kayıplar verip, sayıları çok azalmışken, salgın hastalıklar yüzünden geri kalanlar ölmüştür.
sağ kalan son 300 civarı kabile üyesi, misyonerlere sığındı ve hristiyan olup barışa ermek istediler. gerçektende bir zaman huzura erdiler kimseyle savaşmadılar.
pontiac savaşı sırasında, savaşla hiç alakaları olmamasına rağmen, sadece kızılderili oldukları için, pennsylvania'da ırkçı beyazların saldırısına uğradılar ve katliam sonucu kabileden kimse kalmamıştır.
devamını gör...

hayırlı, uğurlu olsun. sesi güzel o kadar yazarımız var ki umarım hak eden birinci olur.
devamını gör...

iç daralması, fenalık geçirilmesi yani acayip strese girme durumu olur bende de. bazı sabahlar kalkmak istemem yatağımdan. ben de güneşli hava severim, sıcaktır, bunaltıcıdır ama cıvıl cıvıl, kıpır kıpır yapar insanın içini.
devamını gör...

-kedi
-kaliteli ışık
-geniş mutfak
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim