erdoğan'ın benim alanım ekonomi açıklaması
ilginç bir açıklama. eğer iddia ettiği gibi ekonomi onun alanı ise ve türkiye'nin ekonomisi bu haldeyse, tek bir izah var.
ülkemizin cumhurbaşkanı ülkemizin en büyük düşmanı.
ya da kendisi berbat bir ekonomist. hangisi daha kötü? ben cevap veriyorum, üniversite mezunu olmaması.
ülkemizin cumhurbaşkanı ülkemizin en büyük düşmanı.
ya da kendisi berbat bir ekonomist. hangisi daha kötü? ben cevap veriyorum, üniversite mezunu olmaması.
devamını gör...
erdoğan ikinci atatürk’tür
atatürk ideolojisi öyle her salağın kavrayabileceği kadar basit bir ideoloji değildir dedirten bir akp kurucu üyesi, 11. cumhurbaşkanı abdullah gül’ün eski avukatı latif cem baran sıçmığı. türkiye’yi yeniden kurmuşmuş , ne ara yıkılmıştı?
akp kurucuları üyesi latif cem baran katıldığı bir televizyon programında skandal açıklamalar yaptı. baran, “cumhurbaşkanının liderliği, türkiye’yi yeniden büyütüp, yeniden kurmuştur. teşbihte hata olmasın cumhurbaşkanı ikinci atatürk’tür” dedi.
buradan
akp kurucuları üyesi latif cem baran katıldığı bir televizyon programında skandal açıklamalar yaptı. baran, “cumhurbaşkanının liderliği, türkiye’yi yeniden büyütüp, yeniden kurmuştur. teşbihte hata olmasın cumhurbaşkanı ikinci atatürk’tür” dedi.
buradan
devamını gör...
rebecca
*
1940 yapımı, yönetmeni alfred hitchcock olan gizem/romantik konulu filmdir. psikolojik gerilim ağırlıklı bir filmdir ama benim için bu pek geçerli değildir. daphne du maurier'in aynı adlı romanından uyarlandığı söylenir, bu romanın da jane eyre'den esinlendiğinden bahsedilir. bu detayı filmin son sahnesine şahit olunca daha iyi anlayabiliyorum. filmin oyuncularına gelecek olursak, joan fontaine, laurence olivier başrolü çeker. ama filmde hiç görünmeyen rebecca adlı kadının başrollerden rol çaldığı söylenebilir.
film, mrs. van hopper'ın ücret karşılığında arkadaşlığını yapan bir genç kadının, uçurumun kenarında bekleyen bir adamı görmesiyle başlar. intihar edeceğini düşünerek adama yaklaşır fakat gördüğü tavır karşısında uçurumun yanından ayrılır. ancak bu son karşılaşmaları değildir. mrs. van hopper ile birlikte otelde kalan genç kadın, bay de winter'e fazlasıyla maruz kalır. zamanla aralarında yaşananlar dolayısıyla ani bir evlenme kararı alırlar ve her zaman bay de winter ile birlikte anılan manderley malikânesine yerleşirler. her şey oldukça hızlı ve kolay olmuştur çünkü, yeni bayan de winter olan genç kadının bir ailesi yoktur. bay de winter ise kimsenin söyleyeceklerine aldıracak biri değildir.
bay ve bayan de winter malikâneye yerleştidiklerinde ikisinin de bu duruma alışması biraz zor olur. ama bu konuda en çok zorlanan bayan de winter'dir. evin içerisindeki herkes, sanki hala varlığını sürdürüyormuş gibi bay de winter'in ölen eski eşinden bahseder. hikayenin en gerilimli noktası budur, hizmetçisinden tut, maxim de winter ve onun ailesine kadar herkesin ağzındadır bu kadın. zamanla bayan de winter kendini kocasının eski eşiyle kıyaslamaya başlar, onun gibi olmaya çalışır ama bunun yaptığı en büyük hata olduğunu fark eder. her şeyin tekerrür ediyormuş gibi göründüğü bir gecede, rebecca'nın öldüğü sandal bulunur. oysa maxim, öncesinde rebecca'nın cesedini teşhis etmiş ve öldüğünü kanıtlamıştır. ama o gece, bayan de winter bunların hepsinin yalan olduğunu öğrenir. rebecca'yı maxim öldürmüş ve bilerek onu denize sandalıyla birlikte atmıştır. bunu hamile olduğunu öğrendiği için yapmıştır. burada maxim'in ne kadar büyük bir öfke problemi olduğunu görürüz. bayan de winter'in bu itiraftan sonra kocasını terk edeceğini düşünebiliriz ama evlilikleri boyunca yaşadığı psikolojik şiddet ve manipülasyon onu kocasının yanında kalmaya iter. onunla birlikte suçu gizlemeye çalışır. başarılı da olur, ancak rebecca'nın takıntılı hizmetlisi bu çiftin mutluluğuna göz yummayacağı için bütün bir malikâneyi kendi de içerisindeyken yakar. tıpkı jane eyre de yaşananlar gibi, ama o kitaptaki gibi çiftler burada uzun bir ayrılık yaşamazlar. bayan de winter yangından kurtulur ve kocasının kollarına koşar. tüm malikâne yanarken onlar sadece kavuşmanın mutluluğunu yaşarlar.
*
1940 yapımı, yönetmeni alfred hitchcock olan gizem/romantik konulu filmdir. psikolojik gerilim ağırlıklı bir filmdir ama benim için bu pek geçerli değildir. daphne du maurier'in aynı adlı romanından uyarlandığı söylenir, bu romanın da jane eyre'den esinlendiğinden bahsedilir. bu detayı filmin son sahnesine şahit olunca daha iyi anlayabiliyorum. filmin oyuncularına gelecek olursak, joan fontaine, laurence olivier başrolü çeker. ama filmde hiç görünmeyen rebecca adlı kadının başrollerden rol çaldığı söylenebilir.
film, mrs. van hopper'ın ücret karşılığında arkadaşlığını yapan bir genç kadının, uçurumun kenarında bekleyen bir adamı görmesiyle başlar. intihar edeceğini düşünerek adama yaklaşır fakat gördüğü tavır karşısında uçurumun yanından ayrılır. ancak bu son karşılaşmaları değildir. mrs. van hopper ile birlikte otelde kalan genç kadın, bay de winter'e fazlasıyla maruz kalır. zamanla aralarında yaşananlar dolayısıyla ani bir evlenme kararı alırlar ve her zaman bay de winter ile birlikte anılan manderley malikânesine yerleşirler. her şey oldukça hızlı ve kolay olmuştur çünkü, yeni bayan de winter olan genç kadının bir ailesi yoktur. bay de winter ise kimsenin söyleyeceklerine aldıracak biri değildir.
bay ve bayan de winter malikâneye yerleştidiklerinde ikisinin de bu duruma alışması biraz zor olur. ama bu konuda en çok zorlanan bayan de winter'dir. evin içerisindeki herkes, sanki hala varlığını sürdürüyormuş gibi bay de winter'in ölen eski eşinden bahseder. hikayenin en gerilimli noktası budur, hizmetçisinden tut, maxim de winter ve onun ailesine kadar herkesin ağzındadır bu kadın. zamanla bayan de winter kendini kocasının eski eşiyle kıyaslamaya başlar, onun gibi olmaya çalışır ama bunun yaptığı en büyük hata olduğunu fark eder. her şeyin tekerrür ediyormuş gibi göründüğü bir gecede, rebecca'nın öldüğü sandal bulunur. oysa maxim, öncesinde rebecca'nın cesedini teşhis etmiş ve öldüğünü kanıtlamıştır. ama o gece, bayan de winter bunların hepsinin yalan olduğunu öğrenir. rebecca'yı maxim öldürmüş ve bilerek onu denize sandalıyla birlikte atmıştır. bunu hamile olduğunu öğrendiği için yapmıştır. burada maxim'in ne kadar büyük bir öfke problemi olduğunu görürüz. bayan de winter'in bu itiraftan sonra kocasını terk edeceğini düşünebiliriz ama evlilikleri boyunca yaşadığı psikolojik şiddet ve manipülasyon onu kocasının yanında kalmaya iter. onunla birlikte suçu gizlemeye çalışır. başarılı da olur, ancak rebecca'nın takıntılı hizmetlisi bu çiftin mutluluğuna göz yummayacağı için bütün bir malikâneyi kendi de içerisindeyken yakar. tıpkı jane eyre de yaşananlar gibi, ama o kitaptaki gibi çiftler burada uzun bir ayrılık yaşamazlar. bayan de winter yangından kurtulur ve kocasının kollarına koşar. tüm malikâne yanarken onlar sadece kavuşmanın mutluluğunu yaşarlar.
*
devamını gör...
nazım hikmet ran
mavi gözlü dev denince akla gelen şairimiz.
devamını gör...
sözlük hanımefendilerine yönelik linçler
ilim irfan yuvası değerli sözlüğümüzün değerli hanımefendi yazarlarına yönelik artık bardağı taşıran linçlerdir. hemen hemen her gün bir başka hanımefendiyi linçliyor bu pislikler. bunun önünü kesmek için erkek denen kanserli hücreyi sözlükten atmak lazım. sözlük hanımefendileri sahipsiz değildir.
devamını gör...
facsimile
bir iletişim aygıtı ve türüdür. var olan telefon hatlarından yararlanarak, karşılıklı iki tarafta bulunan belgegeçer ile, resim, yazı, grafik vb. verilerin, ses sinyalleri halinde hızlı bir şekilde aktarımını sağlar.
devamını gör...
şarkı isimlerini 128 milyar dolar ile değiştiriyoruz
128 milyar dolar çizeceksin.
(bkz: bir kadın çizeceksin)
(bkz: bir kadın çizeceksin)
devamını gör...
ahmak misafir ev sahibini ağırlar
misafirin yardım olayını abartıp adeta ev sahibi gibi sorumluluk üstlenmesi üzerine söylenen bir sözdür.
sanırım tüm türk kadınlarının içinde bir 'yardım etmeye mecbur hissetme' durumu oluyor yetiştiriliş biçiminden dolayı. yardım etmek güzeldir, bence misafirlikte de biraz olsun gereklidir ama kendini yorup çok fazla iş üstlenmek mantıksızdır.
çok yormayın kendinizi sevgili hemcinslerim, oturun dinlenin biraz. *
sanırım tüm türk kadınlarının içinde bir 'yardım etmeye mecbur hissetme' durumu oluyor yetiştiriliş biçiminden dolayı. yardım etmek güzeldir, bence misafirlikte de biraz olsun gereklidir ama kendini yorup çok fazla iş üstlenmek mantıksızdır.
çok yormayın kendinizi sevgili hemcinslerim, oturun dinlenin biraz. *
devamını gör...
hakkari'de yeni böğü keşfedilmesi
hakkari üniversitesi, biyoçeşitliliği ortaya çıkarmak için hazırlanan proje kapsamında zap suyu boyunca karşılıklı lokalitelerde konumlanan yeni böğü türü keşfedildi. böğü türüne, 'galeodes hakkariensis' ismi verildi.

dr. öğretim üyesi melek erdek, kentin biyocoğrafik olarak çok daha zengin faunaya sahip olduğunu belirtti. dr. öğretim üyesi erdek, hakkari'nin iran-turan ve saharoarabian elementlerini içeren, biyoçeşitlilik bakımından keşfedilmeyi bekleyen bakir bölge olduğunu anlatarak, "böğülerin örümcek olmadığını, örümceklerin aksine zehirsiz araknid grubu ve herhangi bir et parçası üzerinden beslenmeyen avcı ve predator canlılar olur. üniversite bünyesinde kurulan, hakkari üniversitesi biyolojik çeşitlilik uygulama ve araştırma merkezi'nin (hakbiyom) en önemli amacı, kentin biyolojik çeşitliliğini ortaya koyarak bilim dünyasına bu çeşitliliği tanıtmak, söz konusu keşfedilen yeni türlerin tip materyalleri bu merkez bünyesindeki zooloji müzesinde (hakbiyom-zooloji müzesi) muhafaza edilmektedir" dedi.
buradan
devamını gör...
mesajınız var turuncusu
gelen kutunuza portakal atıldığının göstergesidir. kışın iyi gelir bol bol vitamin takviyesi için biribirinize portakal atabilirsiniz.
devamını gör...
normal sözlük satranç kulübü
bu oyunu öğrendiğim yerde satranç bir para kazanma aracıydı. 5* tl koyardık. kimsenin zerre eğitimi yoktu. benim hala yok. ezbere açılışların içinden geçmek en büyük zevkim.
yarın katılacağım bu turnuvaya. beni yenmek zor değil ama karşımda korkmadan oynamak çok zor. en küçük hatanda seni yeneceğimi bilerek oynayacaksın. öss/lys'ye girerken diyaframında bir ağrı oluşuyor ya. işte benimle oynarken böyle hissedeceksin. senin için kolay bir rakip olsam bile benimle eşleşmek istemeyeceksin.
hadi gel. ''öyle konuşmakla olmuyor'' demek için yen beni.
yarın katılacağım bu turnuvaya. beni yenmek zor değil ama karşımda korkmadan oynamak çok zor. en küçük hatanda seni yeneceğimi bilerek oynayacaksın. öss/lys'ye girerken diyaframında bir ağrı oluşuyor ya. işte benimle oynarken böyle hissedeceksin. senin için kolay bir rakip olsam bile benimle eşleşmek istemeyeceksin.
hadi gel. ''öyle konuşmakla olmuyor'' demek için yen beni.
devamını gör...
sözlük yazarlarının sevdiği her şeyi bilmek zorunda olmamız
içler acısıdır.
sözlüğe yeni kaydoldum,bu kadar günde içim dışıma çıktı sevgili sözlükçüler.
inanın merak etmiyorum hangi sayıyı sevdiğinizi,kimliğinizi nasıl ezberlediğinizi,en sevdiğiniz çiçeği.
kitaplar,filmler,şarkılarla ilgili başlıklar en azından yeni şeyler öğretiyor lakin bu nedir?
sözlüğe yeni kaydoldum,bu kadar günde içim dışıma çıktı sevgili sözlükçüler.
inanın merak etmiyorum hangi sayıyı sevdiğinizi,kimliğinizi nasıl ezberlediğinizi,en sevdiğiniz çiçeği.
kitaplar,filmler,şarkılarla ilgili başlıklar en azından yeni şeyler öğretiyor lakin bu nedir?
devamını gör...
aramadan başlık açanlar ceza alsın kampanyası
aramadan başlık açanlar zorla radyo programına çıkarılsın ve aramazsan arama yar şarkısını söylesin. bence çok anlamlı..
devamını gör...
afgan göçmenlerin van'dan giriş yapması
zaten sıkıntılı ülkeye daha fazla sıkıntı getirmeye gelmişlerdir. hoş gelmişler!
devamını gör...
yoksul kadına abla zengin kadına hanımefendi biçiminde hitap edilmesi
ülkemizde uygulanan bir çifte standart daha. yoksuldan hanımefendi olamaz mı yani. bence olabilir. lakin anadolu hikmeti işte. oyna devam.
devamını gör...
normal sözlük'te başlık açmak
gayet basit işlemdir...
telefondan tarayıcı ile giriş yapanlar için...

sağ üst köşedeki büyüteç'e tıklayıp açılan ince uzun arama çubuğuna açmak istediğiniz veyahut yazmak istediğiniz başlığı yazıp aratıyorsunuz. işte bu kadar.
bilgisayar görünümünü atmıyorum çünkü zaten anasayfada yazıyor başlık aç/ara, @yazar ara... diye.
ayrıca bkz. normal sözlük arama çubuğu fasiliteleri
telefondan tarayıcı ile giriş yapanlar için...

sağ üst köşedeki büyüteç'e tıklayıp açılan ince uzun arama çubuğuna açmak istediğiniz veyahut yazmak istediğiniz başlığı yazıp aratıyorsunuz. işte bu kadar.
bilgisayar görünümünü atmıyorum çünkü zaten anasayfada yazıyor başlık aç/ara, @yazar ara... diye.
ayrıca bkz. normal sözlük arama çubuğu fasiliteleri
devamını gör...
olay tv'nin iktidar baskısı yüzünden alkışlı protesto ile kapatılması
basın özgürlüğünün anasının bellendiği 5.sınıf afrika ülkesinde sıradan olaydır.
bizde böyle tanım yaparak protesto ediyoruz işte...
bizde böyle tanım yaparak protesto ediyoruz işte...
devamını gör...
atamabekleyenastronot
nasa ilanlarını takip eden kişidir.
devamını gör...
poğaça suratlı erkeklerin alıcısının çok olması
kadınlarla ilgili başlık açsan sıkıntı, erkeklerle ilgili açsan yine sıkıntı. ne yapacak nerden ekmek ya da poğaça yiyecek bu yazarlar??
+ bir de poğaça alır mısın poğaça?? peynirli veya zeytinli farketmiyor? 4 tane alsan yeter...
(amcamıza selamlar)
+ bir de poğaça alır mısın poğaça?? peynirli veya zeytinli farketmiyor? 4 tane alsan yeter...
(amcamıza selamlar)
devamını gör...
