ne zaman evleneceksin diye soran insan iticiliği
o soruyu soranların hepsi evlenene kadar yüzüne bakılmamış, saygı görmemiş, adam yerine koyulmamış (kendileri tarafından bile..) insanlar genelde..
evlenince bir sıfat kazanmışlar.. tanımlanabilir cisim olmuşlar, görünür olmuşlar, kendileriyle ilgili söyleyecek birşeyleri olmuş, kısacası adam olmuşlar..
ama tipler hala aynı silik insanlar.. çünkü hasbelkader ne olduğunu bilmeden yaptığı ve asla sonlandıramayacağı net olan evliliğinde, aynı sebepten eşide kendiside birbirine değer vermiyor, insan içinde boşanma sebebi laflarla birbirini küçük düşürüp kırıyorlar, insanlar eşlerinin yanında "evlilik sadece çocuk için yapılır" filan diyebiliyor, rahat rahat.. orada yanımdaki kadın/erkek "0" sıfır diyor yani.. +bir değeri yok.. bir "var"lık yok yanımda, "sadece" çocuk için araç diyor.. işte bu tipler zannediyorki evlenmiş insan değer verilen insan.. işte bizim insanımızın kıslandığı şey bu değer.. bekar insana evlenecek değeri görmemiş insan muamelesi yapıyorlar..
halbuki o bekar insan, kimsenin kendisine hakaret etmesine, değersiz muamelesi yapmasına, üzmesine, saygısızlık edilmesine izin vermeyecek kadar kendine değer verdiği için bekar..
siz akşamları, eşinize laf sokmak için fırsat kollayıp bir yandan istemeyerek ve bunu belli ederek çocuğunuzla güya ilgilenirken (büyük çoğunluk onuda yap"mı"yor..) sonrada, bu evlilik ve çocuk/lar gerçekten gereklimiydi/istiyormuydum diye kafanızda konuşma baloncuklu yorgun vücudunuzla yatağa girerken, bekarların çoğu daha mutlu ve huzurlu bence..
tabiiki birbirine değer veren, sınırlar haklar evlide olunsa çiğnendiğinde anında "farkedip" , tavrını gösteren, kabul etmeyeceğini hissettiren ve hissettirdiğinide yapabilecek, taksitlerden sahip olunan mal mülkden bağımsız karakterli kadın ve erkekler vardır, huzurla evlilikleri süren ama ben görmedim..
o sürekli eşine aşkını ilan edenlerede pek inanmıyorum açıkcası...
o yüzden bu soruları soranları artık duymuyorum bile, yeni kulaklık aldım bloototh, kablosuda yok çıkmıyor etmiyor diyene kadar, yanlarından geçmiş oluyorum, asansöre binerken dikkatli olun ama orda kaçış yok.
edit: 40 yıl aynı koordinatta yaşayınca bu konuda uzman oluyor insan.. adam beni 5 yaşımdan beri tanıyor ve vazgeçmiyor arkadaş, vazgeçmiyor..
1- iş/ssk
2-evlilik....
evlenince bir sıfat kazanmışlar.. tanımlanabilir cisim olmuşlar, görünür olmuşlar, kendileriyle ilgili söyleyecek birşeyleri olmuş, kısacası adam olmuşlar..
ama tipler hala aynı silik insanlar.. çünkü hasbelkader ne olduğunu bilmeden yaptığı ve asla sonlandıramayacağı net olan evliliğinde, aynı sebepten eşide kendiside birbirine değer vermiyor, insan içinde boşanma sebebi laflarla birbirini küçük düşürüp kırıyorlar, insanlar eşlerinin yanında "evlilik sadece çocuk için yapılır" filan diyebiliyor, rahat rahat.. orada yanımdaki kadın/erkek "0" sıfır diyor yani.. +bir değeri yok.. bir "var"lık yok yanımda, "sadece" çocuk için araç diyor.. işte bu tipler zannediyorki evlenmiş insan değer verilen insan.. işte bizim insanımızın kıslandığı şey bu değer.. bekar insana evlenecek değeri görmemiş insan muamelesi yapıyorlar..
halbuki o bekar insan, kimsenin kendisine hakaret etmesine, değersiz muamelesi yapmasına, üzmesine, saygısızlık edilmesine izin vermeyecek kadar kendine değer verdiği için bekar..
siz akşamları, eşinize laf sokmak için fırsat kollayıp bir yandan istemeyerek ve bunu belli ederek çocuğunuzla güya ilgilenirken (büyük çoğunluk onuda yap"mı"yor..) sonrada, bu evlilik ve çocuk/lar gerçekten gereklimiydi/istiyormuydum diye kafanızda konuşma baloncuklu yorgun vücudunuzla yatağa girerken, bekarların çoğu daha mutlu ve huzurlu bence..
tabiiki birbirine değer veren, sınırlar haklar evlide olunsa çiğnendiğinde anında "farkedip" , tavrını gösteren, kabul etmeyeceğini hissettiren ve hissettirdiğinide yapabilecek, taksitlerden sahip olunan mal mülkden bağımsız karakterli kadın ve erkekler vardır, huzurla evlilikleri süren ama ben görmedim..
o sürekli eşine aşkını ilan edenlerede pek inanmıyorum açıkcası...
o yüzden bu soruları soranları artık duymuyorum bile, yeni kulaklık aldım bloototh, kablosuda yok çıkmıyor etmiyor diyene kadar, yanlarından geçmiş oluyorum, asansöre binerken dikkatli olun ama orda kaçış yok.
edit: 40 yıl aynı koordinatta yaşayınca bu konuda uzman oluyor insan.. adam beni 5 yaşımdan beri tanıyor ve vazgeçmiyor arkadaş, vazgeçmiyor..
1- iş/ssk
2-evlilik....
devamını gör...
hülya avşar'ın zenginlik ile ilgili açıklaması
zengin olmak hülya avşar’ı yoruyorsa parasını ihtiyacı olanlara dağıtsın da bari onlar yararlansın.
devamını gör...
tanım beğenme konusunda cimri olmamız
ne demiş gabriel garcia marguez
"akıttığın göz yaşlarını silmek yerine, akmasına neden olanları sil hayatından."
"akıttığın göz yaşlarını silmek yerine, akmasına neden olanları sil hayatından."
devamını gör...
normal sözlük'teki gruplaşmanın hissedilmeye başlanması
hocam hocam, ben açıkta kaldım bana bir el atın dedirten durumdur.
devamını gör...
otobüste durduk yere sohbet başlatan dayı
on numara dayıdır.
aslında olması gerekeni yapıyordur yaşlılar biz gibi telefon sosyal medya müzik gibi olayları kullanmadıkları için yolda sıkılıyorlar ve muhabbet etmek istiyorlar.
aslında olması gerekeni yapıyordur yaşlılar biz gibi telefon sosyal medya müzik gibi olayları kullanmadıkları için yolda sıkılıyorlar ve muhabbet etmek istiyorlar.
devamını gör...
sözlük radyosunda yayınlanacak ilk program
son olmayacak programdır*.
dinlemedeyiz*.
dinlemedeyiz*.
devamını gör...
sürekli susan insan modeli
en sinsi insan modeli olmayabilir.
bazıları çocukluktan susturulmaya alıştırılıyor.
devamlı " sen sus karışma, konuşma, dur " gibi sözlerle büyüyen çocuklar vardır.
bu huy haline gelince, haliyle yetişkin olunca da huy olarak yerleşmiş oluyor.
onun için susandan daha fazla, çok konuşandan korkun derim.
susanın illa ki bir sebebi vardır, susuyordur.
susuyordur ki kırıcı konuşanların verdiği hasardan uzak kalsın.
selam olsun susanlara...
bazıları çocukluktan susturulmaya alıştırılıyor.
devamlı " sen sus karışma, konuşma, dur " gibi sözlerle büyüyen çocuklar vardır.
bu huy haline gelince, haliyle yetişkin olunca da huy olarak yerleşmiş oluyor.
onun için susandan daha fazla, çok konuşandan korkun derim.
susanın illa ki bir sebebi vardır, susuyordur.
susuyordur ki kırıcı konuşanların verdiği hasardan uzak kalsın.
selam olsun susanlara...
devamını gör...
erkeklerin birbirlerini görünce koç gibi kafa tokuşturmaları
garip bir selamlaşma biçimi. boynuzlu hayvan misali güç gösterisi mi yapılıyor acaba merak etmiyor deģilim hani 2 kadın birbirini görünce öpüşür falan ki sevgi ve özlem göstergesidir anlarımda kafaları tokuşturmayı asla bir yere koyamıyorum.
devamını gör...
güneş (yazar)
her karalama defteri ne yazdıklarını , en az iki kere okurum, üstün körü değil , sindire sindire okur, yazdıklarını yaşamaya çalışırım, amcasını artık aileden biri gibi tanıyor ve onunla yaşadığı maceraları merak içinde bekliyorum, amma kadri abisiz olmaz.
sevgili güneş ellerine, yüreğine sağlık ,samimiyetim ile yazdıkların için çok teşekkür ediyorum, kardeşim, varol.
sevgili güneş ellerine, yüreğine sağlık ,samimiyetim ile yazdıkların için çok teşekkür ediyorum, kardeşim, varol.
devamını gör...
voyager golden record
voyager 1 uydusu ile birlikte uzayın derinliklerine ilerleyen, insanlığa dair bilgileri dünya dışı yaşam ile buluşturmayı amaçlayan proje. voyager 1 uydusuna yerleştirilen bu altın kaplama bakır disk içinde dünyadan sesler ve görüntüler barındırıyor içinde. dünya dışı varlıklara, dünya ve biz hakkında mesaj vermesi amaçlanıyor.
traktör, tren, şempanze, rüzgar, deprem, ateş, çocuk sesleri gibi günlük hayatta duyulabilecek sesler ve daha fazlası kayıtlı bu diskte. dünya üzerinden manzaralar, mars, merkür, dünya, jüpiter'in resimleri, insan dna yapısı, müzik aletleri, uçak, mikroskop, ev gibi çeşitli nesnelerin görüntüsü var. ayrıca beni en heyecanlandıran çünkü işin içinde ''türk'' kelimesi geçen bir durum var. türkçe de dahil 55 dilde söylenen selamlama cümleleri içeriyor disk.
türkçe ses kaydı
5 saati olan bir uzaylı gibi hissetmek isteyen yazarlar için tüm kayıt
görseller
şimdi bu diski buldular diyelim. nasıl çalıştıracaklar? bu sorunun yanıtı disk üzerinde yanıtlı. o konularda uzman olmadığım için bilimsel yöntemlerini size anlatamam ama mantık şöyle. plakçalar düzeneği resmi yatay ve dikey planda verilmiş ki resimde bunu görebilirsiniz. frekanslar ve kalibrasyon için detaylar verilmiş. bunları anlayıp yapabilirler ise ne mutlu bize.
tamam. bunları da anladılar bir şekilde ki bence güzel anlatmışız o dönemki teknolojiyle. yerimizi nasıl bulacaklar? plak üzerinde sol alt kısımda dünya'nın konumunu gösteren bir bölüm bulunuyor. ayrıca sağ alt kısmında hidrojen atomu gösterimi yapılmış. plağın bulunduğu bölüm uranyum kaplama olduğu için uzun yıllar boyu bozulmadan uzay içinde yalnızca onu bulmalarını bekleyecek. uzayda 61 bin km hızla uçsuz bucaksız yolculuğuna devam ediyor hala voyager 1 yanındaki plak ile. önümüzdeki yıllarda voyager 1 ile dünya arasındaki bağlantı kesilecek ve ondan haber alınamayacak. yolculuğuna yalnız devam edip dünya dışı yaşamın onu bulmasını bekleyerek sürdürmeye devam edecek bu sonsuz yolculuğu.
traktör, tren, şempanze, rüzgar, deprem, ateş, çocuk sesleri gibi günlük hayatta duyulabilecek sesler ve daha fazlası kayıtlı bu diskte. dünya üzerinden manzaralar, mars, merkür, dünya, jüpiter'in resimleri, insan dna yapısı, müzik aletleri, uçak, mikroskop, ev gibi çeşitli nesnelerin görüntüsü var. ayrıca beni en heyecanlandıran çünkü işin içinde ''türk'' kelimesi geçen bir durum var. türkçe de dahil 55 dilde söylenen selamlama cümleleri içeriyor disk.
türkçe ses kaydı
5 saati olan bir uzaylı gibi hissetmek isteyen yazarlar için tüm kayıt
görseller
şimdi bu diski buldular diyelim. nasıl çalıştıracaklar? bu sorunun yanıtı disk üzerinde yanıtlı. o konularda uzman olmadığım için bilimsel yöntemlerini size anlatamam ama mantık şöyle. plakçalar düzeneği resmi yatay ve dikey planda verilmiş ki resimde bunu görebilirsiniz. frekanslar ve kalibrasyon için detaylar verilmiş. bunları anlayıp yapabilirler ise ne mutlu bize.
tamam. bunları da anladılar bir şekilde ki bence güzel anlatmışız o dönemki teknolojiyle. yerimizi nasıl bulacaklar? plak üzerinde sol alt kısımda dünya'nın konumunu gösteren bir bölüm bulunuyor. ayrıca sağ alt kısmında hidrojen atomu gösterimi yapılmış. plağın bulunduğu bölüm uranyum kaplama olduğu için uzun yıllar boyu bozulmadan uzay içinde yalnızca onu bulmalarını bekleyecek. uzayda 61 bin km hızla uçsuz bucaksız yolculuğuna devam ediyor hala voyager 1 yanındaki plak ile. önümüzdeki yıllarda voyager 1 ile dünya arasındaki bağlantı kesilecek ve ondan haber alınamayacak. yolculuğuna yalnız devam edip dünya dışı yaşamın onu bulmasını bekleyerek sürdürmeye devam edecek bu sonsuz yolculuğu.

devamını gör...
kendinle aran nasıl sorunsalı
dengesiz. dışarıdan sakin mutlu görünürken sürekli kavga ediyor içimdeki ses susmuyor.
devamını gör...
hiçbir tanımı beğenmeyen yazar
beğenince beğeni butonunun yanında bulunan whatsapp, twitter ve facebook da yaptığı beğenilerin görüneceğini düşünen yazardır. yoksa aksi halde beğeni yapmaması kabul edilemez.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
yıllar sonra ögrendim ki; anlaşılmak için bağırıp çağırmana gerek yokmuş. sesini duymak isteyene bir fısıltın yeter.
farid farjad
sesinizi duyacak ruhlar bulun dostlar. inaniyorum o zaman mutlu olacaksınız.
farid farjad
sesinizi duyacak ruhlar bulun dostlar. inaniyorum o zaman mutlu olacaksınız.
devamını gör...
maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi
türkiye koşullarına pek de uygun düşebilen bir teori değildir. zira level 1'i tamamlamadan diğer basamaklara geçilmek durumunda kalınmış ve her basamakta eksiklerle karşılaşılmıştır. ihtiyaçların önceliğe göre sıralandığı müphem piramit.
devamını gör...
yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan çıkar sorunsalı
horozun umrunda olmayan sorunsal. onun tuzu kurudur zira.
devamını gör...
icat edilmesi gereken elzem şeyler
bulaşık makinesi 10 dakikada boşaltabilen bir zamazingo.
devamını gör...
oklokrasi
farklı kullanımı ile ohlokrasi, ayak takımının yönetimi şeklinde bir tabirdir. hemen hemen belki de dünya üzerindeki çoğu yönetimin bu şekilde olduğunu düşünenlerdenim.
düşünsenize, bir dünyaya geliyorsunuz. ve daha gelirken sizin adınıza konulan tüm kuralları kabul ederek geliyorsunuz. aslında özgürlük denilen bir kavram yok. var mı? birileri toprak parçalarını bölüyor, sınırlarını çiziyor. siz oradan ileri adım atamıyorsunuz. ama bu durum kör isek çok da bir anlam ifade etmiyor aslında. çünkü dünyaya geldiğimizde açık olan gözlerimiz, eğitim sistemi ile kapatılmaya başlanıyor. sonraları okumak denen kavramı içselleştirirsek o kapanan gözleri yavaş yavaş açmaya başlıyoruz. ve açıldıkça gözlerimiz, acı çekmeye başlıyoruz. çünkü anlıyoruz ki, her ne kadar görebilmeye başlasak da hiçbir şeyi değiştiremeyeceğiz. işte bu yüzdendir belki de; cahillik mutluluktur.
düşünsenize, bir dünyaya geliyorsunuz. ve daha gelirken sizin adınıza konulan tüm kuralları kabul ederek geliyorsunuz. aslında özgürlük denilen bir kavram yok. var mı? birileri toprak parçalarını bölüyor, sınırlarını çiziyor. siz oradan ileri adım atamıyorsunuz. ama bu durum kör isek çok da bir anlam ifade etmiyor aslında. çünkü dünyaya geldiğimizde açık olan gözlerimiz, eğitim sistemi ile kapatılmaya başlanıyor. sonraları okumak denen kavramı içselleştirirsek o kapanan gözleri yavaş yavaş açmaya başlıyoruz. ve açıldıkça gözlerimiz, acı çekmeye başlıyoruz. çünkü anlıyoruz ki, her ne kadar görebilmeye başlasak da hiçbir şeyi değiştiremeyeceğiz. işte bu yüzdendir belki de; cahillik mutluluktur.
devamını gör...
sokağa çıkma yasağından bunalan insan
tek ben olabilirim. başka kimse yok mu? dünya matrix olmuş. küçük esnaftan eser kalmamış. marketler her gün zam yapıyor buna rağmen pazartesi ve cumaları market sepetleri dolduruluyor. evlere her dakka kargo geliyor. memur evden çalışıyor. işçiler işsiz kalmış. öğrenciler nadasa yatırılmış tarla olmuş. hüner coşkuner kimseye kanser olduğunu söylememiş korona olmamış kanserden ölmüş.
devamını gör...
kız yurdunda yaşanan tuhaf olaylar
oda arkadaşım gece bizi uyandirmamak icin saçını yurt koridorunda kurutmustu ve sonra bütün kat uyanmıştı ne oluyor diye.
devamını gör...