arşimet vidası
suyu yükseltmek için kullanılan bir tür pompadır. adı üzerinde arşimet tarafından 3. yüzyılda icat edilmiş bu alet, boş bir silindir ile onu çevreleyen spiral bir parçadan oluşur. bir ucu alçaktaki su kaynağına, diğer ucu ise daha yüksekteki suyun ulaştırılması planlanan bölgeye yerleştirilir ardından döndürülen vida, su pompası görevi görür.
devamını gör...
ramazanda bir hadis hatırlat
birbirinize dua edin. çünkü birbirinizin ağzıyla günah işlemezsiniz. -hz. muhammed (s.a.v)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bugün yaşlıyım be! af buyurun. çünkü çok eski bir arkadaşımı gördüm. anılar fena halde gözlerimi çizdi. sonra sorgulamalar. hayat nerelere getirdi bizi bik bik bik. elde sorular yığını, cevapları aramayacak kadar gündelik yaşantı içinde salınan, devinen, sürüklenen… neyse tatil geliyor. belki bir açılırız.
devamını gör...
uçan hamamböceği
hamamböceği denilen iğrenç hayvanın kanatlarını kullanabilen türüdür.
bir gece ansızın bütün huzurunuzu kaçırabilir, adeta kalıcı travmalar yaratabilir, uykularınızdan edebilir.
bir gece ansızın bütün huzurunuzu kaçırabilir, adeta kalıcı travmalar yaratabilir, uykularınızdan edebilir.
devamını gör...
nasılsın sorusuna verilecek cevaplar
nickim.
devamını gör...
sigara içmeyen insan
mantığıyla hareket eden kişidir.
devamını gör...
gözlük takmanın faydaları
(bkz: mavi ışık filtresi)
devamını gör...
günün ünlüsü yazarımız'da ortaya çıkan büyük skandal
armysuzy bir kadındır. benjamin armysuzy'dir. o zaman benjamin bir kadındır.
devamını gör...
apache (yazar)
provokasyon içeren hamlelerinden ötürü 5 gün cezalandırılmıştır.
devamını gör...
bal porsuğu
birçok ilginç özelliği var ama aralarından favorim şu; yavru bir fili bile anında öldürebilen kobra yılanlarına saldırıyor, sokulup zehirlendiğinde de bir süre bayılıp ayrılıyor sonra da yılanı yemeye devam ediyorlar (???????).
aslında bu saçma sapan görünen durumun temelinde mütthiş, istikrarlı bir eğitim süreci var. bal porsukları, yavrularına belli bir süre zehirli hayvanları tanıtıyor ve kademe kademe türlü zehirlere alıştırıyorlar. mesela ilk önce akrep gibi az zehirli hayvanları yavru porsukların önlerine atıyorlar, porsuklar oynuyor, anlamaya çalışıyor, sokuluyor derken yiyip zehre direnç kazanmaya başlıyorlar. böylece büyüdükçe çok etkili, öldürücü zehirlere bile bağışıklık kazanmış duruma geliyorlar . çok şahsına münhasır bir hayvan çokk. bayılırım...
aslında bu saçma sapan görünen durumun temelinde mütthiş, istikrarlı bir eğitim süreci var. bal porsukları, yavrularına belli bir süre zehirli hayvanları tanıtıyor ve kademe kademe türlü zehirlere alıştırıyorlar. mesela ilk önce akrep gibi az zehirli hayvanları yavru porsukların önlerine atıyorlar, porsuklar oynuyor, anlamaya çalışıyor, sokuluyor derken yiyip zehre direnç kazanmaya başlıyorlar. böylece büyüdükçe çok etkili, öldürücü zehirlere bile bağışıklık kazanmış duruma geliyorlar . çok şahsına münhasır bir hayvan çokk. bayılırım...
devamını gör...
levh-i mahfuz
olmuş ve olacak her şeyin, tüm varlık ve kavramların bilgisinin yazılı olduğu allah katındaki kitabın adıdır. ilahi kozmik oda.
devamını gör...
günün ünlüsü seçilen tanımların çoğunun kalitesiz olması
fişne fişne suyu ukdesidir.
hepimizin kalite anlayışı farklı. bir gün seçilenler sana uyar, diğer gün bana. görecelilik, zevk, renk meselesine göre değişkenlik gösterir efendim.
hepimizin kalite anlayışı farklı. bir gün seçilenler sana uyar, diğer gün bana. görecelilik, zevk, renk meselesine göre değişkenlik gösterir efendim.
devamını gör...
can bonomo
an itibariyle yeni single çıkarmış sanatçıdır. buradan.
devamını gör...
evcil hayvan sahiplendiğinizde ailenizi nasıl ikna ettiniz sorunsalı
etmedim. zaten aklımdaydı ama ertelemiştik. babamla büyük bir kavga ettikten sonra özür mahiyetinde gidip bir yakınımızdan sahiplendik.
annemin çocukken kedisi varmış. babam hoşlanmaz kedilerden ama onunla ayrı yaşadığımız için sorun olmuyor.
annemin çocukken kedisi varmış. babam hoşlanmaz kedilerden ama onunla ayrı yaşadığımız için sorun olmuyor.
devamını gör...
kitap alıntıları
gregor samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.
(bkz: franz kafka)
(bkz: dönüşüm)
(bkz: franz kafka)
(bkz: dönüşüm)
devamını gör...
fukushima nükleer santral kazası
tarih 11 mart 2011'i gösterdiğinde japonya tohoku bölgesinde 9,0 şiddetinde bir deprem meydana geliyordu.
felaket depremle bitmiyordu, peşine müthiş bir tsunami kenti adeta yutuyordu. tsunaminin videoları
şimdi arkadaşlar deprem meydana geldiği sırada, fukuşima'nın futaba ilçesinde yer alan nükleer santral'in 4,5,6 numaralı reaktörleri bakımdaydı ve kullanılmıyordu. 1,2,3 reaktörleri depremden sonra otomatik olarak kapandı ve reaktörlerin otomatik kapanmasının ardından atık ısı uzaklaştırma ve soğutma sistemi devreye girdi. soğutma amacıyla güzelcene su pompalıyordu eleman.
ilk 14 dakika her şey güzeldi...hesap edilemeyen tek bir şey hariç!
tesis yapılırken, deniz mesafesinden 10 metrelik yükseklikteki tsunami dalgasını engelleyebilecek özellikte yapılmıştı. ne var ki; tsunami öyle bir felaketti ki; suyun boyu 14 metreyi aşıyordu. elektrik tesisatı çöktü, jeneratörler su altında kaldı. popalar çalışmamaya başladı.
bu sebeple, 1,2,3 kapanmış olmasına rağmen bozunma ısısının sistemden atılması için soğutma işlemlerinin
yürütülmesinde aksama meydana gelmiş, yüksek sıcaklık ve basınç sebebiyle patlamalar meydana gelmiştir.
20 km çapındaki alan boşaltıldı.
200 bin kişi tahliye edildi.
santraldeki işçiler aşırı radyasyona maruz kaldı.
japonlar dünya tarihinin en büyük beşinci depremi ile mücadele ederken birde tsunami ile uğraşmış bir de yetmezmiş gibi nükleer kazayla baş etmiştir. bütün bu felaketlerin ortasında, sıraya girmeleri dün gibi hatırımda.
japon hükümeti ise kaza konunda şeffaftı bu sebeple tehlikeyi minimum düzeyde tutmayı başarmıştır.
felaket depremle bitmiyordu, peşine müthiş bir tsunami kenti adeta yutuyordu. tsunaminin videoları
şimdi arkadaşlar deprem meydana geldiği sırada, fukuşima'nın futaba ilçesinde yer alan nükleer santral'in 4,5,6 numaralı reaktörleri bakımdaydı ve kullanılmıyordu. 1,2,3 reaktörleri depremden sonra otomatik olarak kapandı ve reaktörlerin otomatik kapanmasının ardından atık ısı uzaklaştırma ve soğutma sistemi devreye girdi. soğutma amacıyla güzelcene su pompalıyordu eleman.
ilk 14 dakika her şey güzeldi...hesap edilemeyen tek bir şey hariç!
tesis yapılırken, deniz mesafesinden 10 metrelik yükseklikteki tsunami dalgasını engelleyebilecek özellikte yapılmıştı. ne var ki; tsunami öyle bir felaketti ki; suyun boyu 14 metreyi aşıyordu. elektrik tesisatı çöktü, jeneratörler su altında kaldı. popalar çalışmamaya başladı.
bu sebeple, 1,2,3 kapanmış olmasına rağmen bozunma ısısının sistemden atılması için soğutma işlemlerinin
yürütülmesinde aksama meydana gelmiş, yüksek sıcaklık ve basınç sebebiyle patlamalar meydana gelmiştir.
20 km çapındaki alan boşaltıldı.
200 bin kişi tahliye edildi.
santraldeki işçiler aşırı radyasyona maruz kaldı.
japonlar dünya tarihinin en büyük beşinci depremi ile mücadele ederken birde tsunami ile uğraşmış bir de yetmezmiş gibi nükleer kazayla baş etmiştir. bütün bu felaketlerin ortasında, sıraya girmeleri dün gibi hatırımda.
japon hükümeti ise kaza konunda şeffaftı bu sebeple tehlikeyi minimum düzeyde tutmayı başarmıştır.
devamını gör...
the game
97 yapımı david fincher filmi.maalesef michael douglas'in iyi oyunculuğuna rağmen sınıfta kalan bir filmdir benim için.
(spoiler)
filmin en başında hatta adından da anlaşılacağı üzere karakter bir oyunun içerisindedir ve seyirci karakterle birlikte oyunu çözmeye çalışır.film bir kaç yerde 'bitti mi acaba oyun?yoksa adam şizofreni mi?' gibi sorular sordursa da maalesef keyifli bir film değil.bir karmaşa var filmin genelinde.kurgu etkileyici değil.konu da daha güzel işlenebilirmis.
çekimler gerilim filmi vibeı vermek için çok renksiz ve karanlık. muzik de tehlike habercisi.
müzikten tehlikenin gelişini anlıyorsunuz.
sonu için iki kademeli bir şaşırtma denemişler ama filmde zaten sona gelene kadar ölse de kurtulsak moduna giriyorsunuz.
öte yandan filmin film olduğu çok belli.cunku -filmde karaktere yapılan yoğun testlerle anlamlandırilmaya çalışılsa da - oyun sıfır hatayla ilerliyor güya. herhangi birinin bu oyunu gerçek hayatta sağ tamamlama ihtimali yüzde elli falan. filmin sonunda karakterlerden biri her şey kontrol altındaydı sana bir şey olmayacaktı dese de çoğu sahnede asıl karakterin ölme ihtimali yüzde elliydi. bakin bir,iki ,on ,yirmi değil elliydi.
süper oyunmuş valla.
beğenmedim.yorucu bir film. tatsız.
(spoiler)
filmin en başında hatta adından da anlaşılacağı üzere karakter bir oyunun içerisindedir ve seyirci karakterle birlikte oyunu çözmeye çalışır.film bir kaç yerde 'bitti mi acaba oyun?yoksa adam şizofreni mi?' gibi sorular sordursa da maalesef keyifli bir film değil.bir karmaşa var filmin genelinde.kurgu etkileyici değil.konu da daha güzel işlenebilirmis.
çekimler gerilim filmi vibeı vermek için çok renksiz ve karanlık. muzik de tehlike habercisi.
müzikten tehlikenin gelişini anlıyorsunuz.
sonu için iki kademeli bir şaşırtma denemişler ama filmde zaten sona gelene kadar ölse de kurtulsak moduna giriyorsunuz.
öte yandan filmin film olduğu çok belli.cunku -filmde karaktere yapılan yoğun testlerle anlamlandırilmaya çalışılsa da - oyun sıfır hatayla ilerliyor güya. herhangi birinin bu oyunu gerçek hayatta sağ tamamlama ihtimali yüzde elli falan. filmin sonunda karakterlerden biri her şey kontrol altındaydı sana bir şey olmayacaktı dese de çoğu sahnede asıl karakterin ölme ihtimali yüzde elliydi. bakin bir,iki ,on ,yirmi değil elliydi.
süper oyunmuş valla.
beğenmedim.yorucu bir film. tatsız.
devamını gör...


