eşinin genital bölgesine demir çubuk sokarak öldüren adam
pis herifler ya, ne yapacaklarını şaşırdılar iyice. hadım edeceksin böylesini.
devamını gör...
halkın takımı fenerbahçe
20 küsür sene kadıköyde yenilmedik vik vik vik ayağından gittiniz en son bi tarafınıza girdi afedersiniz.şimdi gelmiş halkın takımı fenerbahçe diyorsunuz.siz halkın takımısınız öbürleri neyin takımı güzel kardeşim?ayrı bir ütopyada mı yaşıyoruz lan biz?
tanım: fenerbahçe'nin halkın takımı olduğunu iddia eden yazar beyanı. dolayısı ile katılmadığım başlıktır. fenerbahçe her takım gibi bir türk takımıdır, halkın içinde her takımı tutan taraftarlar mevcuttur. tek başına bir takımın halkın takımı ilan edilmesi abesle iştigaldir.
tanım: fenerbahçe'nin halkın takımı olduğunu iddia eden yazar beyanı. dolayısı ile katılmadığım başlıktır. fenerbahçe her takım gibi bir türk takımıdır, halkın içinde her takımı tutan taraftarlar mevcuttur. tek başına bir takımın halkın takımı ilan edilmesi abesle iştigaldir.
devamını gör...
behiç ak
1956 doğumlu türk karikatürist, yazar ve belgesel film yönetmeni. behiç ak, yıldız üniversitesi ve itü'de mimarlık öğrenimi gördü. 1982’den beri karikatür çizmekte olan behiç ak, cumhuriyet gazetesi’nde “kim kime dum duma adlı çizgi bandı çizmistir. türkiye ve değişik ülkelerinde sergilenmiş tiyatro oyunları yazmıştır. çocuk kitapları odtü japonya, kore, almanya'da yayınlanmaktadır. ülkemizde çocuk kitaplari odtü ve günışığı yayınları tarafından yayımlanmaktadır.
galata'nin tembel martisi, bizim tombiş,ruzgar'in üstündeki şehir favori kitaplarındandır.
galata'nin tembel martisi, bizim tombiş,ruzgar'in üstündeki şehir favori kitaplarındandır.
devamını gör...
ağlayan kadınlar lahdi
mö. 4.yüzyıla tarihlenen ve mö 360'ta ölen sidon (sayda) kralı straton'a ait olduğu düşünülen lahit.
1887'de (bkz: osman hamdi bey)'in yürüttüğü sayda kral nekropolü'ndeki kazılarda çıkan lahitlerden biridir. bir diğeri için (bkz: iskender lahdi). bu kazıda bulunan lahitlerin sergilenmesi için (bkz: istanbul arkeoloji müzesi) ana binası inşa edildi. binanın mimarı vallaury, binanın dış cephesinde ağlayan kadınlar lahdi'nden esinlenmiş.

lahdin üst kısmında cenaze ve av sahneleri resmedilmiş ancak bu lahit, adını dört cephesinde bulunan 18 tane ağlayan kadın figüründen alıyor. sütunlar arasındaki bu kadınlar, birbirinden farklı pozlarda ve hepsinin yüzlerinde ölen kral için duydukları kederi görebiliyoruz. tüm figürler öyle incelikle yontulmuş ki hepsini ayrı ayrı incelemeniz gerekiyor.

ağlayan bu kadınların kim olduklarıyla ilgili kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte, cenazelerde ağlama ve ağıt yakma işini meslek edinmiş, bu işi para karşılığında yapan ''ağlayıcı kadınlar'' oldukları ya da yüzlerindeki kedere bakıldığında gerçekten acı duyan, ağıt yakan kralın eşleri ve haremindeki kadınlar oldukları düşünülüyor.
lahit, müzenin sidon kral nekropolü odasının ortasında, iskender lahdi'nin hemen yanında bulunuyor. gezmeyi en sevdiğim müzenin, bakmayı, etrafında dört dönüp incelemeyi en sevdiğim eserlerinden birisi.
lahitle ilgili kısa ve bilgilendirici bir video izlemek için buradan
1887'de (bkz: osman hamdi bey)'in yürüttüğü sayda kral nekropolü'ndeki kazılarda çıkan lahitlerden biridir. bir diğeri için (bkz: iskender lahdi). bu kazıda bulunan lahitlerin sergilenmesi için (bkz: istanbul arkeoloji müzesi) ana binası inşa edildi. binanın mimarı vallaury, binanın dış cephesinde ağlayan kadınlar lahdi'nden esinlenmiş.

lahdin üst kısmında cenaze ve av sahneleri resmedilmiş ancak bu lahit, adını dört cephesinde bulunan 18 tane ağlayan kadın figüründen alıyor. sütunlar arasındaki bu kadınlar, birbirinden farklı pozlarda ve hepsinin yüzlerinde ölen kral için duydukları kederi görebiliyoruz. tüm figürler öyle incelikle yontulmuş ki hepsini ayrı ayrı incelemeniz gerekiyor.

ağlayan bu kadınların kim olduklarıyla ilgili kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte, cenazelerde ağlama ve ağıt yakma işini meslek edinmiş, bu işi para karşılığında yapan ''ağlayıcı kadınlar'' oldukları ya da yüzlerindeki kedere bakıldığında gerçekten acı duyan, ağıt yakan kralın eşleri ve haremindeki kadınlar oldukları düşünülüyor.
lahit, müzenin sidon kral nekropolü odasının ortasında, iskender lahdi'nin hemen yanında bulunuyor. gezmeyi en sevdiğim müzenin, bakmayı, etrafında dört dönüp incelemeyi en sevdiğim eserlerinden birisi.
lahitle ilgili kısa ve bilgilendirici bir video izlemek için buradan
devamını gör...
şaka maka normal sözlük’ün keyifli olması
halbuki kitabı alıp gideceğiz diye gelmiştik, kalıcıyız.
devamını gör...
altın avcısı oyunu
çok bunaldığım zamanlarda, çoğu zaman olduğu gibi insanlara katlanamadığım anlarda, kitaplarda yazılanları artık aklım almamaya başladığında, izleyecek güzel bir film bulamadığımda ve henüz tüm alışkanlıklarımı değiştirecek yeni bir alışkanlık edinmediğim dönemlerde sıklıkla oynadığım oyundur.

oyunun amacı kıskaçlı bir makine ile yeraltında bulunan altın ve elmasları toplamak. ama bir cümle ile özetlediğim kadar basit değil. akınızda öyle kalmasın sakın. zamanlama ve isabet çok önemli bu konuda. çünkü büyük bir altın parçası almaya çalışırken kocaman bir kayayı çekmek zorunda kalabilirsiniz ki bu da size çok zaman kaybettirir.
ilerleyen turlarda karşımıza çıkan sıçanlar ise işin çabası. bu sıçanlar ağızlarında elmas taşıyarak hızla geçerken onları yakalamak zor ama çok keyifli. arada kullanılan bazı güçlendiriciler ise oyunun stratejik yanı. çuvallarla gelen bu güçlendiriciler oyunu kolaylaştırsa da her zaman hayırlı şeyler çıkmayabilir içlerinden. her çuval mutluluk getirmez insanlara.
her tur sonunda markete gidip güçlendirici alabilirsiniz elbette ama bu kapitalist tuzaklara düşmeyin. sizi güleryüzle karşılayan adam bir şey almadan çıkmaya kalktığınızda arkanızı dönmenizi bile beklemeden surat asmakta. vahşi kapitalizm!
oyun kültürü hiç olmayan biri olarak size anlatabileceğim az şeyden biridir bu oyun. bu sabah yolda yürürken çok güzel bir poyraz getirdi aklıma bu tanım fikrini.
sağ olsun ve altına hücum!

oyunun amacı kıskaçlı bir makine ile yeraltında bulunan altın ve elmasları toplamak. ama bir cümle ile özetlediğim kadar basit değil. akınızda öyle kalmasın sakın. zamanlama ve isabet çok önemli bu konuda. çünkü büyük bir altın parçası almaya çalışırken kocaman bir kayayı çekmek zorunda kalabilirsiniz ki bu da size çok zaman kaybettirir.
ilerleyen turlarda karşımıza çıkan sıçanlar ise işin çabası. bu sıçanlar ağızlarında elmas taşıyarak hızla geçerken onları yakalamak zor ama çok keyifli. arada kullanılan bazı güçlendiriciler ise oyunun stratejik yanı. çuvallarla gelen bu güçlendiriciler oyunu kolaylaştırsa da her zaman hayırlı şeyler çıkmayabilir içlerinden. her çuval mutluluk getirmez insanlara.
her tur sonunda markete gidip güçlendirici alabilirsiniz elbette ama bu kapitalist tuzaklara düşmeyin. sizi güleryüzle karşılayan adam bir şey almadan çıkmaya kalktığınızda arkanızı dönmenizi bile beklemeden surat asmakta. vahşi kapitalizm!
oyun kültürü hiç olmayan biri olarak size anlatabileceğim az şeyden biridir bu oyun. bu sabah yolda yürürken çok güzel bir poyraz getirdi aklıma bu tanım fikrini.
sağ olsun ve altına hücum!
devamını gör...
16 ağustos 2021 sözlük'ün çok sakin olması
#1219007 çok katıldım, beğenme butonları bitince bir de entryi referans vereyim dedim. bir sonraki adım olarak da, bioya kaydedicem sjsjjsnk.
bazen o kadar boş yapıyorum ki, utanıyorum, yazmamak için durduruyorum kendimi. az da siz yazın yahu, bakmakla sözlük bireyi olunmaz.
bazen o kadar boş yapıyorum ki, utanıyorum, yazmamak için durduruyorum kendimi. az da siz yazın yahu, bakmakla sözlük bireyi olunmaz.
devamını gör...
sıfır takipçisi olan bir yazarı ciddiye almak
ben herkesi ciddiye alıyorum yeter ki mantıklı konuşuyor olsun. kimsenin takipçisine dikkat etmedim şimdiye kadar.
devamını gör...
mix dergi sayı 1
ileriki sayılarda konuk yazarlar olması ve onlara ait yazıların yer alması güzel olabilir, bir öneri... bu şekilde, çıkarılacak dergi sayısı artabilir, dergi yayım aralığı da kısalmış olur hemi de. *
devamını gör...
neuralink deneylerine yıl sonunda başlayabiliriz
bir yazılımcı olarak karşı durduğum projenin yıl sonunda başlanacak olduğu haberi.
neden karşı olduğuma gelirsek tamamen potansiyelinden. beyin implantları gerçekten sizin herşeyi bilmenizi, kafanızdan internete bağlanmanızı, en zor işlemleri bile yapabilmenizi sağlayacak. fakat işin güzel olmayan tarafları var.
kim zeki bilemeyeceksiniz. çünkü hepiniz ancak teknolojinin izin verdiği kadar zeki olacaksınız. insani özelliklerinizin çoğunu kaybedeceksiniz, duygular yerine mantıkla hareket edeceksiniz. x kişisinin y'den bir farkı kalmayacak, hepiniz aynı özelliklere sahip bilgisayar olacaksınız. ek olarak işin içine yazılım giriyorsa o sistem hiç bir zaman güvenli olmayacak. sizi öldürmek isteyenler implantınıza ağdan bağlanıp zararlı yazılımı yükleyerek beyin fonksiyonlarınız bozabilecek veya tüm implantlara sizin yapmak istemediğiniz komutları gönderilebilecek.
bu yüzden insanlığın teknoloji ile değil de harmoni ile yükselmesini istiyorum.
neden karşı olduğuma gelirsek tamamen potansiyelinden. beyin implantları gerçekten sizin herşeyi bilmenizi, kafanızdan internete bağlanmanızı, en zor işlemleri bile yapabilmenizi sağlayacak. fakat işin güzel olmayan tarafları var.
kim zeki bilemeyeceksiniz. çünkü hepiniz ancak teknolojinin izin verdiği kadar zeki olacaksınız. insani özelliklerinizin çoğunu kaybedeceksiniz, duygular yerine mantıkla hareket edeceksiniz. x kişisinin y'den bir farkı kalmayacak, hepiniz aynı özelliklere sahip bilgisayar olacaksınız. ek olarak işin içine yazılım giriyorsa o sistem hiç bir zaman güvenli olmayacak. sizi öldürmek isteyenler implantınıza ağdan bağlanıp zararlı yazılımı yükleyerek beyin fonksiyonlarınız bozabilecek veya tüm implantlara sizin yapmak istemediğiniz komutları gönderilebilecek.
bu yüzden insanlığın teknoloji ile değil de harmoni ile yükselmesini istiyorum.
devamını gör...
birine bir şey yedirirken senin de ağzının o lokmayı yer gibi açılması
başlıkta bilmem anlatabildim mi ama bu durum çok dikkatimi çekiyor sözlük. ağzına lokma uzattığım kişi ağzını açtığı anda benim de ağzım hayali bir lokmayı alıyor adeta. bunun bir sebebi var mı acaba? çocukken lokmalarımı mı saydılar bilemiyorum.
devamını gör...
kendine bir not bırak
istiyorum ki bana gelen kimse mutsuz dönmesin. yüreğime giren umutsuz kalmasın. karanlığımı gören ışık yok diye yoldan dönmesin. acımı bilen beni ordan vurmasın. samimiyetimi gören değerli olduğunu anlasın. sessizliğimi zayıflık sanmasın. zaten bir kere sırtımı dönersem gitmişimdir.
devamını gör...
ilkokulda statü göstergesi olan şeyler
monami 48'li pastel boya seti.
devamını gör...
kader
"hiçbir karşılaşma tesadüf değildir."
kader, insandan vazgeçmiyor. an be an yeniden ve yeniden yazılıyor. öyle anlar geliyor ki yapmam dediğin şeyi yapıyorsun, katlanamam dediğin şeye katlanıyorsun, sevemem dediğini seviyorsun, gidemem sanırken bir anda çekip gidebiliyorsun, öldüm diyorsun ama yine de yaşıyorsun.
her sınavda ve her yolculukta aslında en çok kendine yaklaşıyorsun. karşılaşmalar, kaderin mürekkebine dönüşüyor. bu yüzden her karşılaşma aslında bir sınavın hikâyesini örmek için ilmek ilmek çoğalıyor. olmadık yerlerde, en olmadık zamanlarda birileri geliyor hayatına, birileri gidiyor hayatından. 'bütün bunların anlamı ne?' diye düşünürken, kendini kusursuz bir öykünün içinde buluveriyorsun. bir de bakıyorsun ki kendi öykünün içinde yolcu olmuşsun. gittiğin her yer sana çıkıyor, sevdiğin herkes senden bir parça... yani başkalarında bile aslında kendinden bir parçaya çekiliyorsun.
kader, insandan vazgeçmiyor. an be an yeniden ve yeniden yazılıyor. öyle anlar geliyor ki yapmam dediğin şeyi yapıyorsun, katlanamam dediğin şeye katlanıyorsun, sevemem dediğini seviyorsun, gidemem sanırken bir anda çekip gidebiliyorsun, öldüm diyorsun ama yine de yaşıyorsun.
her sınavda ve her yolculukta aslında en çok kendine yaklaşıyorsun. karşılaşmalar, kaderin mürekkebine dönüşüyor. bu yüzden her karşılaşma aslında bir sınavın hikâyesini örmek için ilmek ilmek çoğalıyor. olmadık yerlerde, en olmadık zamanlarda birileri geliyor hayatına, birileri gidiyor hayatından. 'bütün bunların anlamı ne?' diye düşünürken, kendini kusursuz bir öykünün içinde buluveriyorsun. bir de bakıyorsun ki kendi öykünün içinde yolcu olmuşsun. gittiğin her yer sana çıkıyor, sevdiğin herkes senden bir parça... yani başkalarında bile aslında kendinden bir parçaya çekiliyorsun.
devamını gör...
converse ayakkabı giyilen korkunç dönem
30+ yazarların lise zamanına denk geliyor.
ve converse 300 lira değil arkadaşlar. c'mon! turuncu sevdam yüzünden kredi kartına 35 taksitle yeni aldım daha. keşke 300 olsa.
ve converse 300 lira değil arkadaşlar. c'mon! turuncu sevdam yüzünden kredi kartına 35 taksitle yeni aldım daha. keşke 300 olsa.
devamını gör...
türklerin pazar aktivitesi
piknik ve mangal.
devamını gör...
hicligindansi
gercekten kendi halinde yazan yazar.
profilini incelediğim de kendine has tanımlarıyla anında kendime yakın hissedip, takibe aldığım, kafa dengim kısacası yazar gibi yazar.
nicki bile yeter bazi şeyleri anlatmaya *
profilini incelediğim de kendine has tanımlarıyla anında kendime yakın hissedip, takibe aldığım, kafa dengim kısacası yazar gibi yazar.
nicki bile yeter bazi şeyleri anlatmaya *
devamını gör...
sezai karakoç
neyse ki yarın var, umutların en sevdiği gün.
sözünün sahibi olan, rahmetli bilge.
sözünün sahibi olan, rahmetli bilge.
devamını gör...
en sevdiğiniz animasyon film serisi
kessssinlikle shrek.
ilk filmi belki 100 kere seyretmişimdir, repliklerin %80'ini de ezbere biliyorum ama gel gör biri "shrek var izleyelim" desin aynı bu modda izlemeye gidiyorum:
ilk filmi belki 100 kere seyretmişimdir, repliklerin %80'ini de ezbere biliyorum ama gel gör biri "shrek var izleyelim" desin aynı bu modda izlemeye gidiyorum:
devamını gör...
