evernevergreen
dört tarafı bilgi ile kaplı yazarımız.
kendisini okutuyor.
takipteyiz*
kendisini okutuyor.
takipteyiz*
devamını gör...
yazarların çocukluk travması
hangi birini anlatiyim simdi
devamını gör...
süreklilik
matematiksel bir terim.
bir fonksiyonda limit adı verilen bir kavram bulunur. bu başlığın konusu olmadığından detaya girmeyeceğim.
belirli bir a noktası için, fonksiyonun bu noktada tanımlı olması, sağdan ve soldan limitin birbirine eşit olması ve a noktasındaki limitin, aynı noktadaki değerine eşit olması durumu, süreklilik olarak adlandırılır.
bir fonksiyonda limit adı verilen bir kavram bulunur. bu başlığın konusu olmadığından detaya girmeyeceğim.
belirli bir a noktası için, fonksiyonun bu noktada tanımlı olması, sağdan ve soldan limitin birbirine eşit olması ve a noktasındaki limitin, aynı noktadaki değerine eşit olması durumu, süreklilik olarak adlandırılır.
devamını gör...
anın fotoğrafı
karamürselli cindy

böceğimin bu fotoğraftan 1 saat sonra yüzünün sol tarafı yırtıldı. nasıl yaptı anlayamadım. çok yaramaz ve kendini korumayı bilmediğinden ve başına bir şey geldiğinde olayın travmasını yaşamadığından ben hiç bir şey anlamıyorum. olduda böyle iz kaldıysa anca.
mıy mıy bir hallerdeydi yanağının kenarında kan gördüm. 'anne bu koridora mı çıktı?' dedim. çünkü gelirken apartman koridorları kan içindeydi yok dedi annem. dikkatli bir baktım yanağında yırtık var. evde böyle bir kaza geçirebileceği hiçbir şey yok. düşünüyorum düşünüyorum bulamıyorum.
sıkıntılı bir durumu yok tabi ama canı acıdığı için moralim bozuldu. gerçi onun keyfi yerinde koşturup duruyor. dünya umurunda değil ama benim canım sıkıldı işte.
bundan 2 sene önce cokcok aniden zayıflamaya başladı. tuvaletinde pembe pembe aynı sosis gibi şeyler çıkıyordu. sosiste vermiyorum bunlar ne dedim. bu arada onları bulana kadar uzun bir süreç veterinere gittik geldik. neden zayıfladığını neden yemek yemediğini anlamıyorduk. sonra odalarını temizlerken dolabın altında terlik kalıntıları buldum. banyo terliğim kaybolmuş ve bulamamıştım. meğer bizim cokcok terliği yemiş. ve bağırsakları tıkanmıştı. ölümden döndürdük onu o dönem. o haliyle hala koşuyor zıplıyor peşimden hiç ayrılmıyordu. ara ara yorgunluktan yığılıyor ama yine koştura koştura bana yetişiyordu.
ah benim değişik çocuğum ne yapacağız biz senle böyle hiç bilmiyorum.

böceğimin bu fotoğraftan 1 saat sonra yüzünün sol tarafı yırtıldı. nasıl yaptı anlayamadım. çok yaramaz ve kendini korumayı bilmediğinden ve başına bir şey geldiğinde olayın travmasını yaşamadığından ben hiç bir şey anlamıyorum. olduda böyle iz kaldıysa anca.
mıy mıy bir hallerdeydi yanağının kenarında kan gördüm. 'anne bu koridora mı çıktı?' dedim. çünkü gelirken apartman koridorları kan içindeydi yok dedi annem. dikkatli bir baktım yanağında yırtık var. evde böyle bir kaza geçirebileceği hiçbir şey yok. düşünüyorum düşünüyorum bulamıyorum.
sıkıntılı bir durumu yok tabi ama canı acıdığı için moralim bozuldu. gerçi onun keyfi yerinde koşturup duruyor. dünya umurunda değil ama benim canım sıkıldı işte.
bundan 2 sene önce cokcok aniden zayıflamaya başladı. tuvaletinde pembe pembe aynı sosis gibi şeyler çıkıyordu. sosiste vermiyorum bunlar ne dedim. bu arada onları bulana kadar uzun bir süreç veterinere gittik geldik. neden zayıfladığını neden yemek yemediğini anlamıyorduk. sonra odalarını temizlerken dolabın altında terlik kalıntıları buldum. banyo terliğim kaybolmuş ve bulamamıştım. meğer bizim cokcok terliği yemiş. ve bağırsakları tıkanmıştı. ölümden döndürdük onu o dönem. o haliyle hala koşuyor zıplıyor peşimden hiç ayrılmıyordu. ara ara yorgunluktan yığılıyor ama yine koştura koştura bana yetişiyordu.
ah benim değişik çocuğum ne yapacağız biz senle böyle hiç bilmiyorum.
devamını gör...
yazarların çocukluk travması
trafik canavarı logosu. 90lar çocuğu olup da bu travmayı yaşamayan az çocuk vardır diye düşünüyorum. insanların daha yavaş araç kullanmasını tetiklemek için yapilan bir reklam filmiydi. ama öyle korkunç bir şeydi ki nerde görsem köşe bucak saklanirdim. direksiyon başında ağzını açmış, gozlerini portletmis korkunç bir resimdi. bu canavar şehirlerarası seyahatlerininizde de yol boyunca tabelalariyla sizlere eşlik ederdi.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
sana gelince...
ne ben sezarım,
ne de sen brütüssün...
ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün..
artık seninle biz, düşman bile değiliz..
| nazım hikmet ran
ne ben sezarım,
ne de sen brütüssün...
ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün..
artık seninle biz, düşman bile değiliz..
| nazım hikmet ran
devamını gör...
herkesin kötü insanlardan şikayet etmesi
felsefeci ionna kuçuradi diyor ki
herkes kötü insanlardan şikayet eder ama kimse kötü insan olmamak için bir şey yapmaz .
herkes kötü insanlardan şikayet eder ama kimse kötü insan olmamak için bir şey yapmaz .
devamını gör...
hal fiyatı 2 lira olan ıspanağın pazarda 8 liraya satılması
halden pazara gelene kadar enflasyonu dibine kadar yaşıyor demek ki. şaşırtmayan bir olay.
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin
yine her şeyden habersiz birasını içerken sözlük işleyişinden bir haber kimseler tarafından linç edilen sözlük kurucusu şahıs.
yılların sözlük yazarı olarak gelin size bir açıklamaya çalışayım moderatör kimdir kurucu kimdir? bu adamları deli mi dürttü nedir bu tantana.
kurucu şahıs işin yalnızca yatırımcısıdır. işten çok iyi anlamak zorunda değildir. işin yönetim kısmını üstlenmek zorunda değildir. -ki bilse dahi dahil olmaması, girişimin sosyal, siyasi veya kişisel taraf olmaktan kurtarır-
sözlükte yazmayı seven üç beş arkadaş toplanıp kendilerinin yazıp okuyacağı bir site kurması demek; bu işi yıllardır yapan insanlarla aynı politik doğrucu söylemlerle aynı şekilde yapmak zorunda oldukları anlamına da gelmez.
sözlük radyosu ilk açıldığı zaman burada bir kaç yayıncı yüzünden günlerce sol frame okunmaz hale geldi herkes her derdini başlık açarak çözmeye çalıştı yoldaş nickli kurucu ise her söyleme kişisel cevap vermeye kalktı ve o dönem anladık ki bu sözlükte olaylar yoldaş'ın taraf yada hakem olmasıyla çözülmüyor. olayların en adil şekilde çözülmesinin en doğru yönteminin bu işi moderatörlerin üstlenmesi olduğunu düşündük.
inanmayana aha kanıt; #469005 sağolsun kurucu ekip ve moderasyon yazarların bu isteğini geri çevirmedi ve sözlük içi yönetim işini moderasyon üstlendi. ve böylece kurucu kişiler üstlerine düşen yeni sözlük girişimlerine daha çok vakit ayırma fırsatı buldu. sözlüğe daha hızlı yeni fasiliteler eklendi biz de bu sayede daha çok yeni imkandan faydalanma fırsatı bulduk.
bu süreçlerin nasıl geliştiğini bilmeyen herkes kafasına göre eleştirme hakkına sahip olduğunu düşünüyor. hayır değilsiniz arkadaş! kafanıza göre her şeye ve herkese önünü ardını bilmeden sallama hakkına sahip değilsiniz. bu kadar adam eşekte değil. deneye yanıla öğreniyorlar. iyi bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. herkeste tüm bu süreçleri göz önüne alarak 1 yıldır var olan bir sözlüğün kervanı yolda düzme serüvenine anlayış göstermek zorunda.
şahsi eyyorlamam bu kadar. hadi bana eyw.
yılların sözlük yazarı olarak gelin size bir açıklamaya çalışayım moderatör kimdir kurucu kimdir? bu adamları deli mi dürttü nedir bu tantana.
kurucu şahıs işin yalnızca yatırımcısıdır. işten çok iyi anlamak zorunda değildir. işin yönetim kısmını üstlenmek zorunda değildir. -ki bilse dahi dahil olmaması, girişimin sosyal, siyasi veya kişisel taraf olmaktan kurtarır-
sözlükte yazmayı seven üç beş arkadaş toplanıp kendilerinin yazıp okuyacağı bir site kurması demek; bu işi yıllardır yapan insanlarla aynı politik doğrucu söylemlerle aynı şekilde yapmak zorunda oldukları anlamına da gelmez.
sözlük radyosu ilk açıldığı zaman burada bir kaç yayıncı yüzünden günlerce sol frame okunmaz hale geldi herkes her derdini başlık açarak çözmeye çalıştı yoldaş nickli kurucu ise her söyleme kişisel cevap vermeye kalktı ve o dönem anladık ki bu sözlükte olaylar yoldaş'ın taraf yada hakem olmasıyla çözülmüyor. olayların en adil şekilde çözülmesinin en doğru yönteminin bu işi moderatörlerin üstlenmesi olduğunu düşündük.
inanmayana aha kanıt; #469005 sağolsun kurucu ekip ve moderasyon yazarların bu isteğini geri çevirmedi ve sözlük içi yönetim işini moderasyon üstlendi. ve böylece kurucu kişiler üstlerine düşen yeni sözlük girişimlerine daha çok vakit ayırma fırsatı buldu. sözlüğe daha hızlı yeni fasiliteler eklendi biz de bu sayede daha çok yeni imkandan faydalanma fırsatı bulduk.
bu süreçlerin nasıl geliştiğini bilmeyen herkes kafasına göre eleştirme hakkına sahip olduğunu düşünüyor. hayır değilsiniz arkadaş! kafanıza göre her şeye ve herkese önünü ardını bilmeden sallama hakkına sahip değilsiniz. bu kadar adam eşekte değil. deneye yanıla öğreniyorlar. iyi bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. herkeste tüm bu süreçleri göz önüne alarak 1 yıldır var olan bir sözlüğün kervanı yolda düzme serüvenine anlayış göstermek zorunda.
şahsi eyyorlamam bu kadar. hadi bana eyw.
devamını gör...
kitap raflarını düzenlemek
insanda kütüphane memuru olmak ne güzeldir hissi yaratan rahatlatıcı eylemdir.
devamını gör...
yazarların garip huyları
marketlerde bulunan yoğurt, peynir tarzı şeylerin satıldığı soğuk rafların önünden geçerken karnım ağrıyor. çok küçük yaştan beri böyle bi huyum var ve her seferinde aynı şey oluyor. elimden geldiğince ordan geçmemeye ya da oyalanmamaya çalışıyorum çünkü gerçekten karnım ağrıyo. anlam veremiyorum ben de değişik biraz*.
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
oğlum bu ne kadar çok konuşuyor ya bi susmadı
la sende çakmaları cebine atma koca evde çakmak bulamıyoruz..
la sende çakmaları cebine atma koca evde çakmak bulamıyoruz..
devamını gör...
balkonda sigara içmek vs evin içinde sigara içmek
odada içmek çoğu kişi için lüks, balkon zorunluluktur. odasında sigara içebilen kişi hava güzelse canı isterse balkona tercihen kendi gider yani keyfidir. ama odasında sigara içemeyen kişi hava durumu ya da ortam farketmeksizin balkona zorunlu gider. özellikle kışın o sigaradan keyif alınmaz. dişler titreye titreye alelacele çekilen fırtlar, keyif sigarası değil bağımlılık zorunluluğudur.
düşünsenize uzatmışsınız ayaklarınızı güzel bir film ve ya heyecanla tuttuğunuz takımın maçını izliyorsunuz. canınız sigara istedi ama içemiyorsunuz. filmi durdurmak neyse de maçı kaçırmak pahasına gittiniz balkona sigara yaktınız ama akıl maçta, bi an önce bitireyim de içeri geri döneyim diye içilen sigaranın ne kadar keyfi olabilir ki? ama o keyif aldığınız aktiviteyle keyif sigaranızı aynı anda içmek öyle mi?
- ailesinde sağlık problemi olanlar olduğu için içirtmeyenleri ayrı tutarak - evde, arabada sigara yasağı nedir arkadaş, insanları bir rahat bırakın, ufacık zevkleri bile çok görmeyin. ne var yani atılsın makinaya yıkansın perdeler. oda kokusu kullanın, cam açıp havalandırın koku falan da kalmaz. sevdiklerinize her şeyi zindan etmeyin.
düşünsenize uzatmışsınız ayaklarınızı güzel bir film ve ya heyecanla tuttuğunuz takımın maçını izliyorsunuz. canınız sigara istedi ama içemiyorsunuz. filmi durdurmak neyse de maçı kaçırmak pahasına gittiniz balkona sigara yaktınız ama akıl maçta, bi an önce bitireyim de içeri geri döneyim diye içilen sigaranın ne kadar keyfi olabilir ki? ama o keyif aldığınız aktiviteyle keyif sigaranızı aynı anda içmek öyle mi?
- ailesinde sağlık problemi olanlar olduğu için içirtmeyenleri ayrı tutarak - evde, arabada sigara yasağı nedir arkadaş, insanları bir rahat bırakın, ufacık zevkleri bile çok görmeyin. ne var yani atılsın makinaya yıkansın perdeler. oda kokusu kullanın, cam açıp havalandırın koku falan da kalmaz. sevdiklerinize her şeyi zindan etmeyin.
devamını gör...
bir abinizin normal sözlük gözlemleri
başlığı açan yazarın gözlemlerine kesinlikle katılmakla beraber iki üç kelamda ben edeyim diyorum. başlığa birden çok entry girdiğimde modlar tarafından spam diye uyarılırken bazı yazarların sabahtan veya akşamdan toplu olarak başlık açmasına müsaade edilebiliyor. burada sorun ne diyeceksiniz akışın sabit kalamaması, önemli başlıkların kaybolmasına sebep oluyor. ayrıca bu toplu başlık açan yazarlar bilgileri wikipedia’dan alıp buraya yazmasında yazmasında bir emek göremiyorum. tabi burada sorun ne diyeceksiniz. arkadaşlar bu başlıklar en hızlı şekilde kitap kodu almak için yapılıyor ve sözlüğün imajını düşürüyor bence. çünkü bir yazarın amacının kitap kodu almak değil, sözlüğe bilgilerini aktarması yeni bilgiler almasıdır diye düşünüyorum. eyyorlamam bu kadar rahatsız ettiysem affola.
devamını gör...
sevişmek isteyen kızlar
kelimenin hakkını veren insanlardır zira çoğu erkek sevişmek değil 3 pas ile gole gitmek ister. kadınlar ise gol gelmese bile maç sonunda sahada basmadık çim bırakmadı günün yıldızı oldu densin isterler.
devamını gör...
filmi varken gidip sayfalarca roman okuyan tip
benim yönettiğim kameralar. benim zihnimin sonsuzluğunda oluşan manzaralar. kendimi içinde bulmam ve belki o kadar az insanın becerebildiği kendimle sohbet durumu varken. zihnimi ve zihnimde oluşan bu mükemmeliği katledebilecek filmlere neden ihtiyaç duyayım.
devamını gör...
seri artı oy veren melek
beni üzen melektir. beş saniye içinde 20 tanım oylaması -eğer hepsini birden okuyup sonradan oylamıyorsa- artı oy verdiği tanımı hiç okumadığı anlamına geliyor bence. o 20 tanımı okuması en azından 3-5 dakikasını alır çünkü.
o kullanıcı bir like makinesi olmadığı gibi ben de alkışlarla yaşamıyorum nihayetinde. okuyup bir beğeni sonucu oylamadıktan sonra o artı oy gözümde hiçbir anlam ifade etmiyor. benimki de böylesi bir dert işte.
o kullanıcı bir like makinesi olmadığı gibi ben de alkışlarla yaşamıyorum nihayetinde. okuyup bir beğeni sonucu oylamadıktan sonra o artı oy gözümde hiçbir anlam ifade etmiyor. benimki de böylesi bir dert işte.
devamını gör...
sözlükte artan cinsellik ve troll başlıkları
olumlu bir hareket değildir. halıhazırda bu şekilde başlıklar açılan mecralar mevcut. ve çoğu kişinin şikayeti bu başlıklar ile kalitenin düşmesi. insanlar bu yüzden yeni bir oluşum arayışında. yeni oluşumlar da diğerlerinin çizgisinde ilerleyecekse o zaman pek de bir anlamı kalmayacaktır.
devamını gör...
tarihte bugün
türkiye'de ilk coronavirüs vakası tespit edildi.
devamını gör...
