aynı malzemeler le aynı sürede aynı şekilde yapılsa bile demlenen çayın tadı demleyen kişiye göre değişir bence. herkesin yapamayacağı, ölçüyü tutturamayacağı bir eylemdir.
devamını gör...

hep sayın ateist kaplumbağa’nın bir ukdesini doldurmak istemiştim; kısmet bugüneymiş. onun kadar güzel ifade edemeyecek olsam da, kendi çapımda bir şeyler karalayacağım. düzeltme yapılacaksa, yapmasını rica ediyorum.

efendim bu mardonios (mardonius olarak da geçer), herodot tarafından da sıkça dile getirilen bir pers komutanı. babası gobryas, kayınbabası dairus’tur. kendisinin hırslı ve başarılı bir asker olduğunu dile getirmemize gerek yok sanırım. heredot kendisi için ‘macera sever ve yaramaz’ ifadesini de kullandığını söylemeden geçmeyelim.

mardonios’un tarih sahnelerine çıkması, pers imparatorluğu’nun yunanistan’a ilk saldırısıyla başlıyor. dairus, iyonya ayaklanması’nın (pers imparatorluğu’na karşı iyonya devletlerinin başlattığı ayaklanma) suçlusu ve teşvikçisi olarak atina eretria şehirlerini bilmektedir ve hadlerini bildirmek ister. darios, damadı mardonios’u bu seferle görevlendirdi. sefere iyonya’dan başlamış ve buradaki ayaklanmayı bastırmış; buraya demokrasiyi getirmiştir. demokrasi dediysek, sözde demokrasi efendim; ama işe yaradı mı ona bakmak lazım.

çok da ayrıntıya kaçmadan, damadımız trak kabilelerine saldırmış ve makedonya krallığı’nı pers imparatorlu’na bağlamış. aralarında mardonios’un da bulunduğu pers ordusu, brygianların saldırısına uğramış ve mardonios yaralanmıştır. yaralanmasına rağmen, pers ordusu bu saldırıyı bertaraf etmiş.

ama yunan tanrılarıyla şaka olmaz. kendisi orada saldırıya uğrarken,gemi ile hareket eden pers ordusu, aynaroz yarımadası’na geldiklerinde fırtınayla karşılaşmış ve heredot’a göre 300 gemi, 20bin pers askeri kaybedilmiş.

hem denizdeki bu kayıp, hem de karada uğradıkları saldırı neticesiyle, zayıflamış orduyla yola düşmektense geri dönmeyi tercih etmişler.

seferden bir yıl sonra darius, grek devletlerine birer elçi göndermiş. önceki saldırırının da onlar için göz dağı olduğunu düşünerek, boyun eğmelerini ve eğer boyun eğeceklerse kendisine ‘toprak ve su’ göndermelerini istemiş.

diğer devletler kabul ederken, o zaman da naif bir devlet olan atina, önce elçiyi yargılamış , sonrasında idam ettirmiş. spartalılar ise ‘ne uğraşıcam ‘deyip direk kuyuya atıp öldürmüşler.

bölgede yapayalnız kalan atina ve sparta , düşman olmalarına rağmen ittifak yapmak zorunda kalmışlar.

ikinci sefer, darius’tan sonra başa geçen kserkes zamanında oldu. kserkes kendi halinde takılırken, kanı deli akan mardonios,intikam alması için kserkes’in başının etini yiyordu. kserkes’in aklı başında danışmanı artabanus, ona bunun iyi bir fikir olmadığınu söylüyordu. aslında mardonios’un amacı yunanistan’a vali olmaktı. nitekim, salamis savaşı’ndan sonra, perslerin ele geçirdiği bölgenin valisi oldu.

bu seferden sonra mardonios 300bin asker ile yunanistan’da kaldı. heredot efendi şöyle yazmış:


mardonius her şeyden önce persler denilen orada seçti ölümsüzler , sadece tasarruf hydarnes o kralın kişiyi çıkmak olmaz diyen, genel; ve sonra, pers zırhlıları ve bin at ve medler ve sacae ve baktriyalılar ve kızılderililer, hem onların uşakları hem de diğer atlıları. bu ulusların tamamını seçti; müttefiklerinin geri kalanından her halktan birkaç tane seçti, en iyi adamları ve iyi hizmet ettiğini bildiği kişileri... böylece, atlılarla birlikte tam sayı üç yüz bin kişiye ulaştı.


mardonios, sonrasında hem atina’yı yakıp yıkmış, hem de atinalıları ateşkese davet etmiş. teklifi de şuymuş: yakıp yıktım ama sor neden yaptım. bir anlık delilikle yaptım. gel barışalım, atina’yı beraber tamir edelim. atinalılar ateşkesi reddedince, yeni bir savaş hazırlığı falan derken, bu sefer şansı yaver gitmemiş mardonios’un ve platea savaşı’nda spartalılar tarafından öldürülmüş.

heredot tarihe şunu da düşmüş: aeginetalı biri spartalı lider pausanias’a mardonios’un kellesini direğe monte etmeyi önerdiğinde, pausanias şöyle demiş:

‘’

böyle işler yunanlılardan çok barbarlara yakışıyor ve barbarlarda bile onlardan tiksiniyoruz... bir daha önüme böyle bir sözle, böyle bir öğütle gelme ve şimdi cezalandırılmadığın için sabrıma şükret".


kaynakça: en.m.wikipedia.org/wiki/Mar...
devamını gör...

anladığım kadarıyla tıp fakültesinde okuyan veya mezun olmuş doktordur kendileri.
başlıklarında kendi düşüncelerini güzel bir şekilde ifade ettiğini düşünüyorum.
en kısa sürede yazar olmanız dileğiyle.
kaleminiz bol olsun.
devamını gör...

soy ismiyle müsemma zarif şair. genelde içine kapanık bir insanmış, şiirlerine de bu özelliği yansımıştır.

--- alıntı ---

"oturup konuşsaydık geçerdi belki her şey..
başını alıp gitmek sevdaya dahil değil."

--- alıntı ---
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ya evde yoksam?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her şiirimde ve kitabımda net bir şekilde üstüne düştüğüm çözülemeyen büyü. not korkuyorum ve daha 18 yaşındayım aklımdan atamıyorum.
devamını gör...

sade soda içiyorum.
devamını gör...

"bu perişan halime sebeptir,
senin unutmuşluğunu affetmeyeceğim. "

gülten akın- son şiir.
devamını gör...

trollerin çoğu yazardan kaliteli olduğu konusuna katılıyorum.

en azından yaşlarından başlarından utanmadan kadınlara sarkıp taciz edip, bir de kendilerini acındırıp hala sözlükte takılmak gibi eylemlere girişmiyorlar.
devamını gör...

amerika kızılderilileri tarafından genellikle kırmızı sedir ağacından yapılan ve köy meydanı yada açıklığına dikilen bir çeşit anıttır.
bir totem direği tek bir ustanın elinden çıkabildiği gibi birden fazla kızılderili usta tarafından yapılabilir,
bir totem direğindeki en önemli öğe en alttaki figürdür bu nedenle en ayrıntılı işçilik geleneksel olarak en alttaki figürde toplanır ve en çarpıcı renklere boyanır. totemde güç en alttan en üste doğrudur, dolayısıyla en alttaki sembol en güçlü kabul edilir. bilinen en eski totem rusya da sverdlovsk bölge müzesi'nde bulunmaktadır.
bir totem direğinde kuzgun- kartal, ayı, kurt, kuş gibi figürler kullanılabilir ve shigir ıdolü bilinen en eski kızılderili totem direğidir.
bir köyün totemi üzerinde temsil edilen hayvanlar genellikle o klan veya köy ahalisi tarafından yenmezler.
yedi farklı amaç için yapılan yedi tür totem bulunur: şef totemi, köy totemi, aile totemi, ata totemi, ev totemi, uğur ve mezar totemi gibi.
totem direkleri tabana doğru kalın ve tepeye doğru daha incedirler ve 1..80 m çapında ve 1.80 m uzunluğunda olabilirler.
bir totem direğinde yaklaşık dokuz hayvan motifi mevcut olabilir. her bir aile totemi o aile hakkında sembolik bir hikaye anlatabilir.
totemde kızıl renk savaş ve yiğitlik,
mavi renk gökyüzü ve göller,
sarı ışık ve güneş,
siyah gece ve karanlığın gücü,
yeşil ağaçlar ve bitkiler demektir.
totemdeki kunduz: çalışkanlık
kurbağa: bolluk, bereket,
baykuş: bilgelik.
kartal güç ve saygınlık demektir.
devamını gör...

devlet bahçeli tarafından söylenmiştir. bu adam nasıl bir dünyada yaşıyor acaba merak ediyorum. ülkenin sorunlarını hiç mi görmüyor ya da görmezden mi geliyor. gerçekten bu zihniyeti anlamadım,anlamakta istemem doğrusu. çok şey demek isterdim ama değmez.
devamını gör...

instagram insanları gerçeklikten uzaklaştırıyor. filtreli yüzler, olmayacak kadar ince beller.

değişik değişik insanlar. allahtan sözlük var buradaki trolleri bile instagramda ki çöplere tercih ederim.
devamını gör...

cinsiyetçiliğe karşı olduğunu söylerken, yollu yoldaş ifadesini kullanan bir garip oluşum.

ne diyim arkadaşlar takılın.

(bkz: ahiretlik olduk seninle) *
devamını gör...

(bkz: ev temizliği)
(bkz: yemek yemek)
devamını gör...

ismet paşa konuğu olan halide edip hanım’ı bırakmadı. çay söyledi. bir soru aklını kurcalıyordu, sordu;

‘’latife hanım’ı nasıl buluyorsunuz?’’

halide edip hanım, latife hanım konusunda kararsız görünüyordu. bir rahatsızlığı vardı. kibarca, ‘’çok çekici, zarif…’’ dedi, sonra hemen sordu:

‘’siz nasıl buluyorsunuz?’’

ismet paşa latife hanım’ı beğenmişti. bu konunun evlilikle sonuçlanmasını istediğini belli etti. halide edip hanım,

‘’fikriye hanım çok üzülecek’’ dedi.

‘’neden?’’

‘’bir yıldan fazladır paşa’ya canla başla bakıyordu.’’

ismet paşa önemsemedi:

‘’akrabası değil mi? bir saygı görevi olarak bakıyordur.’’

‘’öyle başlamış olabilir ama durum artık değişik. bence paşa’ya iyice aşık. paşa’nın sarı tespihini bir muska, kutsal bir kolye gibi boynunda taşıyor. öyle sanıyorum ki evleneceklerini umuyor.’’
ismet paşa itiraz etti:


‘’yoo! iyi bir hanım olabilir. ama paşa’nın eşi olmak için yeterli mi?’’

halide edip hanım gülümsedi:

‘’aşk haddini bilmemektir zaten.’’

izin isteyerek kalktı.

özakman turgut, cumhuriyet, 1. cilt, s.26-27
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şurada bilgisayar başında rahat rahat otururken insanların hayatlarının bir anda bittiğini, bu şekilde şehit olduklarını duymak... yazacak şey bulamıyorum. mekânı cennet olsun.
devamını gör...

gece dışarı çıkardım. saatler boyu yürürdüm. sonra sahilde oturur boş boş etrafı izlerdim.
devamını gör...

belçikalı polisiye roman yazarı (1903-1989).
eserlerini fransızca kaleme almıştır. yazar, 50'ye yakın kurşunkalemini açtırır, romanı onlarla yazarmış.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim