"tek kötü tarafı bitmesi" olan nazan öncel şarkısı. biraz önce bir dizide rastladım. olmayan sevgili için içmeyen adama sigara yaktırır.
"hüzünler koyduk üst üste, ayrılık oldu."
yak yak yak
devamını gör...

"bu kadın hep doğuracak mi"- gülşah
devamını gör...

cümleten allah kabul etsin dostlar.
ramazan bereket ayıdır şeysi geliyor aklıma. ciddiyetimi koruyamıyorum.
devamını gör...

durduk yere, hiçbir sorun ya da stresim yokken beni dert sahibi eden makine.

bilenler bilir, a101 gezmek gibi bir huyum vardır, birkaç güne bir girip gezerim. bugün de iş çıkışı, hiçbir derdim yokken (gündelik her zamanki dertleri saymıyorum) ve seke seke şarkı söyleyerek eve giderken yolumun üzerindeki a101’e sapmamı söyledi içimden bir ses. ben de maalesef ki o sese kulak vererek girdim şubeye ve bir de ne göreyim, kiwi filtre kahve makinesi yalnızca 99.95. dedim ki alayım bir adet, frenchle uğraşmadan kahvemi yaparım. ve aldım.

ardından eve gelip içerisindeki materyalleri çıkarıp temizledim ve sonrasında duşa girdim. geldiğimde yemek sonrası; “eh, artık makinemiz de var çalıştıralım şu keratayı diyerek suyu ekledim. bir de ne göreyim, koyduğum su olduğu gibi altından akmakta. evet, tekrar tekrar doldurmama, internetin dehlizlerindeki yoğun araştırmalarıma rağmen akmaya devam etti. çaresizce, ağlayarak ve sinirle bozuk olduğunu kabul ederek makineyi bıraktım.

şimdi ağlayarak su kaynatıyorum frenchle. hiçbir derdim yokken gerildim ve canım da deli gibi kahve istediğinden bir de kahve yapıyorum.

edit: arkadaşlar makineyi sorunsuz iade edip aynı gün carrefoursa’ya uğradım ve sinbo’nun filtre kahve makinesini indirimde 136 liraya aldım. şimdilik işimi görüyor. 136 liralık filtre kahve makinesi gibi tam da.
devamını gör...

ben vedaları sevmem albayım. hiç gitmesin insanlar. hele gelmemek üzere giderlerse, çok üzülürüm albayım, dayanamam. gelmemek üzere gidenler çok sevdiklerim olur genelde. bi de bir hikaye bırakır ki geride, noksanlığın daniskası içinde. ölse, öldü dersin, ama ölmez onlar. ölmesinler de. ölürlerse bi kere daha üzülürüm. çünkü koklayamazlar bir daha çiçek. yazık olur. gönlüm geniş ama odalara yerleşecek insanlar yok ki albayım. ben, bi şey yapmadım. şimdi diyeceksin, yapmadın tabi ulan gül cemaline mi gelsinler, sanki cemalim çok gül de. ne yapmalıydım albayım. sevgi, yetmiyormuş her şeye. hikmet'le çok konuştuk. bilge'ydi, sevgi'ydi çok anlattı bana da, tek sen misin sanki albayım iki kelam edilecek. çok ileri gittim albayım, affet beni.

oğuz atay
devamını gör...

şimdi düz duvara tırmanmak diye bir başlık gördüm. aslında orada paylaşacaktım bu videoyu ama bu videoya başlık açılır arkadaş* izlerken çok farklı duygular yaşadım. puuu bu nasıl reklam böyle deyip kapatmak ile zevk alarak/kahkaha atarak izlemek arasında gittim geldim. harbiden çok iyi video ahshjw.

devamını gör...

tbmm açılmış ve yurdun dört bir yanından mebuslar ankara'ya gelmiştir. ancak bu mebusların büyük bir kısmı ankara'daki yoksulluğu, imkansızlıkları görerek savaşı kazanacaklarına dair inançlarını kaybetmişler ve geldikleri yerlere dönmeyi düşünür olmuşlar. çünkü mebusları yatıracak yer bile yokmuş. o sırada mustafa kemal kürsüye çıkar ve her umutsuzluğa düştüğümde açıp okuduğum aşağıdaki konuşmayı yapar:

--! spoiler !--

işittim ki, bazı arkadaşlar yoksulluğumuzu bahane ederek memleketlerine dönmek istiyorlarmış. ben kimseyi zorla milli meclise davet etmedim. herkes kararında özgürdür, bunlara başkaları da katılabilirler. ben bu mukaddes davaya inanmış bir insan sıfatı ile buradan bir yere gitmemeye karar verdim. hatta, hepiniz gidebilirsiniz. asker mustafa kemal mavzerini eline alır, fişeklerini göğsüne dizer, bir eline de bayrağını alır, bu şekilde elmadağı’ na çıkar, orada tek kurşunum kalana kadar vatanı savunurum. kurşunlarım bitince de bu aciz vücudumu bayrağıma sarar, düşman kurşunları ile yaralanır, temiz kanımı, mukaddes bayrağıma içire içire tek başıma can veririm. ben buna and içtim!

--! spoiler !--

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın proletarya. gençlik bayramımız kutlu mutlu olsun. öğleden sonra açılıyo mu bilgisayarlar? çünkü bize resmi tatil yarım gün, o kadar yeter.
devamını gör...

yılın değil yüzyılın cenabeti olan adam. kendisine bir bardak buz gibi su içmesini öneriyorum.
devamını gör...

tembel hayvan dişsiz memeliler takımından* yağmur ormanlarında yaşayan bir memelidir. 6 farklı türü bulunur en bilinenler 2 ve 3 tırnaklı tembel hayvanlardır. bu canlıların en tipik özellikleri aşırı derecede yavaş hareket ediyor oluşlarıdır. bunun sebebi düşük kalorili bir beslenme diyetleri olduğundan mümkün olduğunca enerji harcamaktan korunmaktır. keza vücut ısıları da 32 derecedir diğer memelilere göre nispeten düşüktür bu da enerji harcamaya karşı bir önlemdir. bu hayvanlar günde 9 ila 15 saat arası uyuyabilirler. eğer yaşadıkları habitatta vahşi hayvanlar varsa 9, daha korunaklıysa 15 saat uyudukları tespit edilmiştir. yaprak, meyve, böcek bulursa kuş yumurtası gibi besinlerle beslenirler. zamanlarının çoğunu hatta neredeyse tamamını tutundukları ağacın dalında baş aşağı sarkarak yahut bir daldan öbürüne geçerek harcarlar. uzun tırnaklardan oluşan pençeleri çok güçlüdür dallara çok rahat tutunurlar. en büyük düşmanları jaguar ve yılanlardır. esasen bu türün soyunun tükenmeyişi bilim insanlarını bir miktar şaşırtmıştır çünkü çok yavaşlardır. hala soylarının devam edişini doğadaki kamufle olma yeteneklerine bağlarlar. kürklerinde yeşillikler vardır ağaçla bir arada olunca ayırt edilişi zordur. doğal kürkleri grimsidir esasen ancak üstlerinde bakteriler, algler yaşar bu sebeple kürkleri yeşilimsidir. pençeleri güçlüdür lakin yavaş hareket ettiklerinden jaguara karşı şansları düşüktür. yavaş hareket ederler etmesine lakin kafalarını 270 derece çevirebilirler. ağaçtan aşağı sadece dışkılarını yapmak ya da bir yırtıcı saldırısı sebebiyle inerler. maalesef ölümlerinin yarısı da bu aşağı indikleri zaman diliminde olur yırtıcı sebebiyle. bu kadar yavaş hareket eden bir hayvanın dışkılamak için yere inmesi bilim insanlarına epey ilginç gelmiştir. daha sonra bu hayvanın kürkünde bir güve türü yaşadığı ve bu güvenin tembel hayvan dışkısına yumurtladığı, çıkan güvelerin yeni tembel hayvana yapıştığı bulunmuştur. güve ölünce kürkte kalır bakteriler de azot ihtiyacını ölü güveden karşılayarak çoğalırlar, kürkün yeşil görünümü böylece daha da artar eh bu da kamufle olmasını sağlıyordu. bu hayvanlar hep ağaçtadır çiftleşirken, doğum yaparken hatta öldükten sonra bile bir süre ağaçta asılı kaldıkları görülmüştür. çiftleşmeden sonra erkek ağacı terk eder. aylık bir hamilelikten sonra bir tane yavru dünyaya getirirler. emzirme dönemi bittikten sonra bir süre daha anneyle kalan yavru daha sonra ayrılır. bu hayvanlar çiftleşme harici de bir arada bulunmazlar bireysel yaşarlar.
suratları da gülümser gibidir kanaatimce epey sevimli hayvanlardır.kaynak kaynak2
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir video bırakayım akşam akşam içinizi ısıtsın sloth wants hug.
devamını gör...

bir dram filmi için yeterli. izlerken sıkılmadım, duyguların şelale olduğu kısımlar da mevcuttu. gözlerimizi doldurup başımıza ağrılar girdiğine göre bu film izlenir. konusuna gelecek olursak musa on beş yıldır hapistedir. cezasının bitmesine de üç yıl kalmıştır. izin alıp kızını görmek için dışarı çıkar. çünkü en son kızını gördüğünde minicik bir bebektir. özlem ile yanıp tutuşmaktadır. gözlerinin önünden kızının o tombul kolları, sevimli boğumlarının silindiği bir an bile yoktur. izne çıkarken de yanına emekliliği yaklaşmış bir gardiyan verirler.





musa on beş yıl kızını hiç görmemiştir. kızının annesi ile aralarında olan gerginlik baba kızı iki yabancı yapmıştır. musa ile kızı zaten karşılaştıklarında çok büyük duygular yaşanmaz arada. bir soğukluk mevcuttur. musa'nın annesi ise alzheimer hastalığına yakalanmıştır ama bazı şeyleri arada hatırlar. oğlunu hiç tanıyamaz. oğlu izninin bitip kalan cezasını çekmeye gittiği gün gerçekleri hatırlar ve musa'ya anlatır. işte o andan sonra bizde ciğer kalmamıştır. izleyin efendim.



sonu da beni gayet tatmin etti. tam hayat gibi sonu. hayatta da her şey istediğimiz gibi olmuyor. bazı şeyler eksik kalırken bazı şeyler beklemediğimiz şekilde güzelleşip umut veriyor.
devamını gör...

çektiği acıyı belli ederse, etrafında bulunan kişilerin üzüleceğini ve acı çekeceğini ya da acısını belli etmenin bir zayıflık göstergesi olduğunu düşünen insandır.
devamını gör...

ilk çıktığında hurma yağı vardı içinde, sonra sessiz sedasız o da palm yağına döndü, hala palm yağı zararlı diye nutella yemeyenlerin tercih ettiği bir ürün.
şaşırmadım.

edit: konu hakkında bilgi sahibi bir yazar arkadaşımızdan öğrendiklerime göre hurma yağı denilende zaten palm yağı olabilirmiş, bitki olarak aynı familyadan oldukları düşünüldüğünde aslında belkilere bile gerek kalmıyor, bu durumu biraz daha kötü yapıyor benim için çünkü açıklamada hurma yazdıklarında da benim gibi cahilleri kandırıyorlarmış, bizde bak palm değil okunmuş hurma yağı deyip abandık ürüne, vay arkadaş.
devamını gör...

genellikle, fransız devrimi’nin (bkz: bastille) baskınıyla başladığı kabul edilir. oysa devrim daha önce, bir tavşan kıyımıyla başlamıştır. (bkz: états généraux) 1789 mayısında versailles’da toplanmıştı. meclis, aralarında soyluların avlanma hakları da bulunan feodal hakların kaldırılmasını görüşüyordu. delege olarak toplantılara katılmış olan camille desmoulins, 10 haziran tarihinde, yani bastille baskınından bir ay önce, babasına yazdığı bir mektupta şunları anlatıyordu

“bretanlar şikâyet dosyalarındaki (cahiers de doléance) bazı maddeleri geçici olarak yürürlüğe sokuyorlar. güvercinleri ve av hayvanlarını öldürüyorlar. buralarda 50 delikanlı yabani tavşanlarla ada tavşanlarına karşı inanılmaz bir kıyıma giriştiler. söylendiğine göre, st. germain ovasında, nöbetçilerin gözlerinin önünde dört ya da beş bin hayvanı öldürmüşler.”

eylemciler bir insana yönelmeden önce basit gördükleri hedeflere yönelmişlerdi. sonrasında asıl olay bastille günü olur. o gün bütün şehir silahlanır. ayaklanma kralın adaletine karşıdır; bu adalet saldırılan ve işgal edilen binada cisimleşmiştir. mahkûmlar serbest bırakılır, böylece onlar da kitleye katılabilirler. bastille’in savunmasından sorumlu olan komutanla yardımcıları idam edilir. bu arada hırsızlar da sokak lambalarının direklerine asılır. bastille yerle bir edilir; taş üstünde taş kalmaz. adalet, iki temel öğesiyle, yani idam cezası verme ve affetme yetkisiyle birlikte halkın eline geçer.
devamını gör...

çocukların rol modeli ebeveynleridir. onu zorlamak yerine örnek olsa daha verimli bir sonuç alacağına eminim.
devamını gör...

sokrates’in ikili tartışmalarında kullandığı yöntemdir. sokrates öncelikle kendisini bilgisiz ancak meraklı birisi gibi tanıtır ve karşısındakinden konu hakkında ne düşünüyorsa utanmadan söylemesini sağlar. sonrasında sokrates, karşısındakinin anlattıklarındaki çelişkileri fark eder ve sorularla karşıdakinin de fark etmesini sağlar. özellikle analojilerden, metaforlardan sıklıkla yararlanılır. düşüncelerinin yanlışlığının farkına varan kişi, sokrates’in sorularıyla doğru bilgiye ulaşır. sokrates, bu yaptığına “doğurtma” der. çünkü sokrates’e göre bilgiler doğuştan aklımızdadır ancak bizim bunları hatırlamamız gerekir. işte sokrates, konuştuklarına “hatırlatır”.
devamını gör...

aşk, karşındakini bulunmaz hint kumaşı zannetmekle, hıyarın teki olduğunuzu anlamak arasında geçen zamana verilen isimdir.
devamını gör...

çoook çok sinirliyim.
bilgisayarım çok eski ve sürekli yaptırıyorum o da sürekli bir sorun çıkarıyor. çok ısınıyordu hatta elimi koyunca yakıyordu gidip yaptırdım, yeni batarya aldım. iç parçası yanmış wi-fi’ye bağlanmıyor harici usb girişine takılıp kullanılan parça aldım. sonra hoparlörü patladı parçası yok vs bende gidip bluetooth hoparlör aldım. bu kez de bluetooth’u çalışmıyor bozulmuş. cinnetin eşiğindeyim anlayacağınız. ben halletmeye çalıştıkça o bozuluyor. inatlaştıkça inatlaştı lanet..
devamını gör...

ii. ramses hakkında çözülen bir hiyeroglif yazısında şöyle der: "muzaffer komutanların en büyüğü, gerçeğin koruyucusu güneş kral."

ramses, m.ö. 1279 yılından m.ö. 1212 yılına kadar tam 67 yıl boyunca ülkesini yönetmiş; politik ve kültürel gücü sayesinde m.s. 2021 yılında bile asırlar boyunca kendisinin bilinmesini sağlamıştır. eşi nefertari'dir ve şu günlerde bile mısır topraklarında gezen bir yolcu, her adımında ramses ile karşılaşır. hem hükümdarlığından önce hem de sonra sayılamayacak birçok anıta damgasını vurmuş bir kraldan bahsediyoruz.

ramses ile eşi nefertari'den oluşan çiftin, sonsuzluğa dek hüküm sürdüğü ebu simbel'deki iki tapınakta, karnak tapınağının büyük salonunda ve luxor tapınağında güler yüzlü heykellerini hiçbir mısır yolcusu akıllarından çıkaramaz derler.

resimde ramses'in kolunu nefertari'nin beline sarması, nefertari'nin ise elini ramses'in omzuna sarması gerçekten çok hoş bir görüntü sağlıyor bize.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu akşamdan itibaren başlayan gün.
bereket, huzur, sağlık, esenlik getirsin evlerimize inşallah.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim