kitaplar yakılıyor
bertolt brecht tarafından kaleme alınmış, arkasında gerçek bir hikaye yatan şiir. tarih 1933 yılını gösterdiğinde almanya'da "bozguncu" adı altında pek çok şair ve yazarın eserleri bir bir yasaklanıyor ve toplatılıp meydanlarda yakılıyordu. fahrenheit 451 kitabından fırlamış gibi dehşet verici ve distopik bu ortamda alman yazar oskar maria graf oldukça trajik bir durumun ortasında buldu kendini. kitapları yakılmak ve yasaklanmak şöyle dursun beyaz listeye eklenmiş ve okunması gerekliliğine karar verilmişti dönemin hükümeti tarafından. o dönemler ülkesinde bulunmayan graf hükümete bir mektup yazdı. aşağı yukarı şöyle diyordu mektupta graf: " ben kitaplarımda her zaman doğruları söyledim, beni de yakılacaklar listesine alın. kitaplarımı yakın çünkü ben sizden değilim. ben yalanlar anlatmıyor, doğruları söylüyorum!"
brecht bu olay üzerine die bücherverbrennung yani kitaplar yakılıyor şiirini yazmaya karar veriyor. die gedichte von bertolt brecht in einem band isimli şiir derlemesinin 694. sayfasında yer alan şiir mehmed kemal'in acılı kuşak kitabının 142.sayfasında karşımıza çıkıyor ve orada şiir kitap yakılıyor ismi ile okuyucuya sunuluyor.
buyurunca hitler hazretleri
zararlı fikirlerle dolu kitapların yakılmasını
halkın önünde, alanlarda,
öküzler odun yığınlarına araba araba kitap taşıdı.
gözden düşmüş şairlerden biri,
hem de en iyilerinden biri,
şöyle bir göz gezdirdi yakılacak listesine,
gitti aklı başından:
unutulmuştu kendi adı.
hemen seğirtti çalışma odasına,
sanki öfkesinden kanatlanmıştı.
o saat bir mektup karaladı zorbalara:
'benimkileri de yakın! ' dedi. 'benimkileri de!
yapamazsınız bana bu kötülüğü,
kenarda bırakamazsınız beni!
ben de hep gerçeği söylemedim mi kitaplarımda?
neden davranırsınız bana yalancıymışım gibi?
yakın benimkileride! '
brecht bu olay üzerine die bücherverbrennung yani kitaplar yakılıyor şiirini yazmaya karar veriyor. die gedichte von bertolt brecht in einem band isimli şiir derlemesinin 694. sayfasında yer alan şiir mehmed kemal'in acılı kuşak kitabının 142.sayfasında karşımıza çıkıyor ve orada şiir kitap yakılıyor ismi ile okuyucuya sunuluyor.
buyurunca hitler hazretleri
zararlı fikirlerle dolu kitapların yakılmasını
halkın önünde, alanlarda,
öküzler odun yığınlarına araba araba kitap taşıdı.
gözden düşmüş şairlerden biri,
hem de en iyilerinden biri,
şöyle bir göz gezdirdi yakılacak listesine,
gitti aklı başından:
unutulmuştu kendi adı.
hemen seğirtti çalışma odasına,
sanki öfkesinden kanatlanmıştı.
o saat bir mektup karaladı zorbalara:
'benimkileri de yakın! ' dedi. 'benimkileri de!
yapamazsınız bana bu kötülüğü,
kenarda bırakamazsınız beni!
ben de hep gerçeği söylemedim mi kitaplarımda?
neden davranırsınız bana yalancıymışım gibi?
yakın benimkileride! '
devamını gör...
bir kadını kırmadan ona şişman olduğunu söylemek
yürürken, üzerine bir şeyler giyerken, oturduğu yerden doğrulurken ve tüm gün boyunca yaptığı bir çok eylemde bedeni bunu ona acı acı söylerken sizin bunu ona söylemenize ihtiyacı olduğunu mu düşünüyorsunuz?
kiloları onun yerine siz taşımıyorsanız ya da kilolarıyla sizi dövmüyorsa kendinden başkasını ilgilendirmeyen durumdur.
şu var; kilo vermeyi kendisi istiyor ama motivasyona ihtiyacı varsa destek olmak gerekir.
ayrıca kadınları ötekileştirmemeyi öğrenebilirseniz bir gün, dünya hem kadınlar hem erkekler için yani biz buna "insan" diyoruz, neyse hepimiz için biraz daha güzel bir yer olabilir.
kiloları onun yerine siz taşımıyorsanız ya da kilolarıyla sizi dövmüyorsa kendinden başkasını ilgilendirmeyen durumdur.
şu var; kilo vermeyi kendisi istiyor ama motivasyona ihtiyacı varsa destek olmak gerekir.
ayrıca kadınları ötekileştirmemeyi öğrenebilirseniz bir gün, dünya hem kadınlar hem erkekler için yani biz buna "insan" diyoruz, neyse hepimiz için biraz daha güzel bir yer olabilir.
devamını gör...
insan ilişkilerinden çıkarılmış en önemli ders
devamını gör...
akıncı
iyi bir dizi olduğunu söyleyemem ama farklı olduğu da bir gerçek. türk dizi piyasasının içinde bulunduğu aşk, entrika, mafya, dram döngüsünün dışında farklı bir arayış var ortada. sırf bu yüzden bu dizinin tutmasını isterim. isterim ki başka kanallar, yapımcılar, senaristler de dizi sektöründeki alışılmış işlerin, kalıpların dışına çıkabilme cesareti gösterebilsin. netfliks ve benzeri platformlar aracılığıyla yerli diziler için biraz mesafe kat edildi ancak televizyon dizilerinde de ciddi bir revizyon ihtiyacı var bence.
devamını gör...
banyo sonrası dökülen saçlar ile vedalaşmak
giden gitmiştir gittiği gün bitmiştir düsturuyla yaklaşıyorum kendilerine aylarca aynı yastığa baş koymuşuz bir su görünce gideceklerse ancak arkalarından su dökerim.
devamını gör...
hayatın gerçekleri
aynı anda birileri doğuyor, birileri ölüyor, kimisi mutlu kimisi de asla mutlu olmayacağını düşünüp hayatın kendisine ayrılan sürenin sonuna gelmesini bekliyor.
devamını gör...
19 yaşındakilere tavsiyeler
1 yıl sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. istersen dünyanın en mutlu en zengini ol. 20' li yaşların deĝiştirmediği kimse yok.
tiktok kullanma da ne yaparsan yap, hepsine razıyım.
tiktok kullanma da ne yaparsan yap, hepsine razıyım.
devamını gör...
durduk yere insanın aklına gelen replikler
-ateş, su, toprak, tahta.
-tahta mı?
-tahta tabi zoruna mı gitti?
-tahta mı?
-tahta tabi zoruna mı gitti?
devamını gör...
öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler
görme engelli bir kişinin bastonu eğer kırmızı-beyaz renklerinde ise, o kişi aynı zamanda işitme engellidir.
devamını gör...
bir filmin tamamını anlatan tek repliği
devamını gör...
cinsel ilişki olmadan ilişki yürür mü sorunsalı
asla yürümez. evlenmeden önce ilişkiye girmek istemeyen arkadaşlarımıza saygım sonsuz ama kendi adıma konuşursam bu çok da mantıklı değil.
ilişki dediğin olay karşındakini tam anlamıyla tanımak ve onunla bir bütün olabilmektir. düşünsene evlenmeyi düşündüğün biri var, bir kez bile sevişmemişsin. e evlilikte cinsel yaşam oldukça önemli bir nokta. evleniyosun. ilişki anında hoşuna gitmeyecek bir isteği veya davranışı olsa, iş işten geçmişken öğreneceksin. belki sana uymayacak belki fantezileriniz uyuşmayacak. belki ten uyumunuz sıfır vs. daha bunlar gibi bir sürü belki sayabilirim. işin özü kesinlikle evlenmeden önce sevişmek, o kişiyi tam anlamıyla tanımanıza ve ona göre karar vermenize katkıda bulunur.
ilişki dediğin olay karşındakini tam anlamıyla tanımak ve onunla bir bütün olabilmektir. düşünsene evlenmeyi düşündüğün biri var, bir kez bile sevişmemişsin. e evlilikte cinsel yaşam oldukça önemli bir nokta. evleniyosun. ilişki anında hoşuna gitmeyecek bir isteği veya davranışı olsa, iş işten geçmişken öğreneceksin. belki sana uymayacak belki fantezileriniz uyuşmayacak. belki ten uyumunuz sıfır vs. daha bunlar gibi bir sürü belki sayabilirim. işin özü kesinlikle evlenmeden önce sevişmek, o kişiyi tam anlamıyla tanımanıza ve ona göre karar vermenize katkıda bulunur.
devamını gör...
dış dünya ile hiç temasa geçmemiş kabileler
teknolojinin ve ulaşımın günümüzde geldiği nokta itibariyle inanması güç gelse de dünya üzerinde hiçbir şekilde temasa geçilmemiş 100'e yakın ilkel toplum (kabile) bulunmaktadır.
aslında bu toplumların bir kısmıyla helikopter, uçak ve dronlarla fotoğraflarını çekme amacıyla temasa geçilebilmiştir. bunlara "minimal olarak temasa geçilmiş kabileler" denilmektedir. her ne kadar temasa geçilmiş, modern dünyanın varlığından haberdar olmuş olsalar da "hiç temasa geçilmemiş kabileler"den pek farklı değillerdir.
gördükleri şeyi tam olarak anlayıp anlamadıkları, modern dünya hakkında tahmin yürütebildikleri şüphelidir. genelde bir çoğu helikoptere ok ve mızrak fırlatarak uzaklaştırmaya çalışmış, bir tehdit olarak algılamıştır. hatta bu kabileler yaşadıkları yeri terk etmek zorunda kalmış, ormanın daha derinlerine yerleşmişlerdir.
hiçbir şekilde temasa geçilmeyen kabilelerin sayısı ise tam bilinmemekle birlikte elbette daha azdır. dronlar aracılığıyla elde edilen görüntülerin daha önce keşfedilen kabilelere ait olup olmadığının tespit edilememesi de bu sayıya ulaşmayı engellemektedir.
peki dünya bu konuda ne düşünüyor?
ülkelerce, bu kabileleri kendi haline bırakma yönünde bir politika izlenmektedir. ancak büyük bir fikir ayrılığı bulunduğunu da söylemek gerekir.
bir taraf, iletişime geçilmesi gerektiğini savunurken; birçok bilim adamının da desteklediği taraf bu görüşü reddetmektedir. çünkü bu insanların bağışıklık sistemi hakkında bir fikrimiz yok, bizimki gibi olmayabilir ve çok basit bir hastalık onlar için ölümcül olabilir.
ki; tarihte maalesef bunun örneklerine rastlamak mümkün. 1981'de kolombiya'daki nukak insanları ile temasa geçilmiş ve kabileye solunum yolu hastalıkları bulaştırılmış, kabilenin yarısının ölümüyle sonuçlanmıştır.
yine benzer bir girişim, 2014 yılında brezilya'da temasa geçilen kabilenin grip nedeniyle üçte birinin ölmesi, geri kalanların da ağır etkilenimi şeklinde sonuçlanmıştır.
ayrıca işin içinde iletişime geçenlerin zarar görmesi tehlikesi de var. yetkililerin uyarılarını dinlemeyen meraklı turistler, din adamları, belgeselciler kabile üyeleri tarafından yaralanmış ya da öldürülmüştür. bunlar arasında 1974'te national geographic için belgesel çekmek isteyen ve bacağına mızrak atılan bir yönetmen de bulunmaktadır.
tüm bunları göz önüne alıp düşününce kendi hallerine bırakma fikrine daha yakın hissediyorum. ancak yine de bir yanım "ya bize ihtiyaçları varsa? ya daha iyi bir yaşam hakkını ellerinden alıyorsak?" diye düşünmeden edemiyor.
aslında bu toplumların bir kısmıyla helikopter, uçak ve dronlarla fotoğraflarını çekme amacıyla temasa geçilebilmiştir. bunlara "minimal olarak temasa geçilmiş kabileler" denilmektedir. her ne kadar temasa geçilmiş, modern dünyanın varlığından haberdar olmuş olsalar da "hiç temasa geçilmemiş kabileler"den pek farklı değillerdir.
gördükleri şeyi tam olarak anlayıp anlamadıkları, modern dünya hakkında tahmin yürütebildikleri şüphelidir. genelde bir çoğu helikoptere ok ve mızrak fırlatarak uzaklaştırmaya çalışmış, bir tehdit olarak algılamıştır. hatta bu kabileler yaşadıkları yeri terk etmek zorunda kalmış, ormanın daha derinlerine yerleşmişlerdir.
hiçbir şekilde temasa geçilmeyen kabilelerin sayısı ise tam bilinmemekle birlikte elbette daha azdır. dronlar aracılığıyla elde edilen görüntülerin daha önce keşfedilen kabilelere ait olup olmadığının tespit edilememesi de bu sayıya ulaşmayı engellemektedir.
peki dünya bu konuda ne düşünüyor?
ülkelerce, bu kabileleri kendi haline bırakma yönünde bir politika izlenmektedir. ancak büyük bir fikir ayrılığı bulunduğunu da söylemek gerekir.
bir taraf, iletişime geçilmesi gerektiğini savunurken; birçok bilim adamının da desteklediği taraf bu görüşü reddetmektedir. çünkü bu insanların bağışıklık sistemi hakkında bir fikrimiz yok, bizimki gibi olmayabilir ve çok basit bir hastalık onlar için ölümcül olabilir.
ki; tarihte maalesef bunun örneklerine rastlamak mümkün. 1981'de kolombiya'daki nukak insanları ile temasa geçilmiş ve kabileye solunum yolu hastalıkları bulaştırılmış, kabilenin yarısının ölümüyle sonuçlanmıştır.
yine benzer bir girişim, 2014 yılında brezilya'da temasa geçilen kabilenin grip nedeniyle üçte birinin ölmesi, geri kalanların da ağır etkilenimi şeklinde sonuçlanmıştır.
ayrıca işin içinde iletişime geçenlerin zarar görmesi tehlikesi de var. yetkililerin uyarılarını dinlemeyen meraklı turistler, din adamları, belgeselciler kabile üyeleri tarafından yaralanmış ya da öldürülmüştür. bunlar arasında 1974'te national geographic için belgesel çekmek isteyen ve bacağına mızrak atılan bir yönetmen de bulunmaktadır.
tüm bunları göz önüne alıp düşününce kendi hallerine bırakma fikrine daha yakın hissediyorum. ancak yine de bir yanım "ya bize ihtiyaçları varsa? ya daha iyi bir yaşam hakkını ellerinden alıyorsak?" diye düşünmeden edemiyor.
devamını gör...
tuvalet kapısına yazı yazmak
rastgele numaralar yazıyordum ben. allah affetsin.*
devamını gör...
george orwell
hayvan çiftliği ve 1984 kitaplarıyla tanınan hindistan doğumlu yazar. paris ve londrada beş parasız kitabı okumaya değer.
devamını gör...
hatırladıkça iç burkan garibanlık anıları
şampanya alamadığım bir doğum günümde, teneke biramı yere vurup delmiştim. bak yine içim burkuldu, boğazım düğümlendi.*
devamını gör...
türkiye'deki akılalmaz gürültü kirliliği
abartı egzoz ile taçlanan durum.
işin kötü yanı o abartı egzolar filan hepsi kız etkilemek içinmiş. düşünebiliyormusunuz bundan etkilenen kızlar var .
işin kötü yanı o abartı egzolar filan hepsi kız etkilemek içinmiş. düşünebiliyormusunuz bundan etkilenen kızlar var .
devamını gör...
müge anlı ile tatlı sert
programın formatını faydalı buluyorum. çünkü yıllardır kapalı olan dosyaları bile, basın yoluyla, mağdurların etkileşimini sağlayıp çözüme kavuşturuyor.
devamını gör...
normal sözlük moderasyonu
bir zamanlar ben de aralarındaydım. ne olursa olsun kötü söylemek olmaz.
sonuçta hepsi gönüllülük esasıyla bu görevi icra ediyor.
takdir etmek lazım.
sonuçta hepsi gönüllülük esasıyla bu görevi icra ediyor.
takdir etmek lazım.
devamını gör...
adobe photoshop
2021 sürümü ile gelen sky replacement ve neural filters özellikleri şahane olmuş.
sky replacement denedim sonuçlar şahane. aşağıdaki görselleri tabii ki istesem ben yaparım zaten. olay bunu makinenin zahmetsizce yapması. yapay zeka deyola bu teknoloji için. vay be yapay zekanın da hayatımıza girdiğini gördüm ya ölsem de gam yemem. ve ayrıca makinalar işimizi elimizden alıyür
orjinal resimde görüldüğü üzere çok dandik bir gök yüzü var.

photoshop'ta resmi açıp edit sekmesinden sky replacement seçiyoruz ve bir iki ufak ayar ile aşağıdaki gibi oluyor. dialog kutusundaki temparature renk sıcaklığı. yani güünün hangi zamanı bunu ayarlıyor. yansımayı suya kadar veriyor. resim üzerine color look up uygulamasına kadar yapmış. daha ne olsun.
sky replacement denedim sonuçlar şahane. aşağıdaki görselleri tabii ki istesem ben yaparım zaten. olay bunu makinenin zahmetsizce yapması. yapay zeka deyola bu teknoloji için. vay be yapay zekanın da hayatımıza girdiğini gördüm ya ölsem de gam yemem. ve ayrıca makinalar işimizi elimizden alıyür
orjinal resimde görüldüğü üzere çok dandik bir gök yüzü var.

photoshop'ta resmi açıp edit sekmesinden sky replacement seçiyoruz ve bir iki ufak ayar ile aşağıdaki gibi oluyor. dialog kutusundaki temparature renk sıcaklığı. yani güünün hangi zamanı bunu ayarlıyor. yansımayı suya kadar veriyor. resim üzerine color look up uygulamasına kadar yapmış. daha ne olsun.
devamını gör...
sevgiliyi seks yapamayacak kadar sevmek
liseli birisi mi açtı bu başlığı, bu nasıl yaklaşımdır? :d çiftler arasındaki sevgi her şeyiyle bir bütündür. insan sevdiğine dokunmak, öpmek, onunla sevişmek ister. çünkü insan yalnızca sevdiği kişiyi arzular. başkası hicbir şekilde aklına dahi gelmez. seks de ilişkinin bir parçasıdır. aksi olan bir ilişkide yolunda gitmeyen bir şeyler vardır. hangi yeşilçam dramasında yaşıyoruz da sevdiğin insanla seks yapmak değersizlik belirtisi olsun?!
devamını gör...