(bkz: expecto patronum)

açıklamaya gerek yok. bilmeyen yoktur.
devamını gör...

şu anlık beni rahatsız etmeyen durum. ilerde ne olur bilemeyiz tabii.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
giro d'italia
devamını gör...

kedi, köpek sevmek.
devamını gör...

az önce izlediğim türü komedi görünen ama bence psikolojik gerilim olan film.

--! spoiler !--

insanların hayatta kalma içgüdüsü devreye girdiği anda bambaşka birine dönüştüğü, içindeki ilkelliğin ortaya çıktığı, gücü eline alanın -bu filmde güç unsuru bardaki silah- diktatörleştiği, insani ilişkilerin salt menfaatler doğrultusunda ilerlediği değişik bir konuyla gösterilmiş.
içerdiği metaforlar sebebiyle platform, çember gibi bazı filmlere benzetebiliriz ancak onlar kadar kuvvetli etki veremedi. seneler önce izlediğim balada triste de trompeta isimli bir başka ispanyol filmini anımsattı biraz, yanlış hatırlamıyorsam orada da tüm karakterler absürttü ondan olabilir. bu durum insan psikolojisini sorgulamaktan çıkarıp, korku gerilim konulu düz bir film olarak izlememize sebebiyet veriyor. bazı mantıksal hatalar da filmi otomatikman başyapıt olmaktan çıkarmış. mesela madem hükümet konuya el koydu, orayı yakmaya gelenler bardakileri görüyor o anda onları da vurabilirlerdi. hatta en başından bardan çıkanları vurdukları gibi, bardakiler camlara yapışmış dışarı bakarken de vurabilirlerdi. barı yakmak için girdiklerinde ya da yangından sonra kapının önünde şerit çekerken de duyup yaşayanlar olduğunu fark edebilirlerdi. yine de bir şekilde merak duygusunu son ana kadar diri tuttuğundan çerezlik olarak izlenebilir.

--! spoiler !--
devamını gör...

bimden alabileceğim hiçbir şeyi başka yerden almıyorum
devamını gör...

orijinal adı the call of the wild olan jack london romanı.

evinden kaçırılıp satılan köpeğin yaşadığı zorlukları, doğaya alışma sürecini, insanlar tarafından itilip kakılmasını, boyun eğmekle eğmemek arasında kalmasını mükemmel bir dille anlatmış jack london.

buck'ın yaşamak zorunda olduğu şeyler ise içimi parçaladı.


sopa kimdeyse kanun onun elindedir.
devamını gör...

merak ettiğim düşüştür. sebebi nedir nedendir bilmiyorum.
eksi butonu gelmeli bu yüzden. ulan artılamıyorsan eksile bari okuduğunu bilelim.
devamını gör...

elis - güzel kokan çiçek.
"anlatılara göre elis çiçeği, nadir yetişen, özel bir çiçektir. ismin bu anlamından hareketle elis, çok güzel kadın manasında kullanılmaktadır."
devamını gör...

tanım : tek kelime etmeden gündemde kalmayı başarabilmiş bir acayip yazar.
devamını gör...

uçak ikonu...
hesap ayarları...
mesaj alımı/gönderimi...

mişyın kompleyt.

edit: kendine tanınan hakkı kullanan yazardır.
devamını gör...

(bkz: kafa sözlük su tasarrufu hareketi) başlığında da paylaşmıştım ama yine paylaşıyorum kopyalayarak:

3 senedir el yıkama musluğunun altına küçük bir leğen(5-6 litre hacminde) koyarak ve bu suyu tuvalet için gider suyu olarak kullanarak aylık su tüketimimizi aylık ortalama 15 metreküpten, aylık ortalama 11 metreküpe düşürdük. bir öğretmenimin tavsiyesiyle başladık bu uygulamaya. 3 seneden biraz fazladır bu uygulamayı yaptığımızı varsayarsak kaba bir hesapla 36*4=144 ton suyu kurtarmış olduk.

annem ıspanak, marul, roka, göbek salatası gibi toprak yüzeyinde yetişen dolayısıyla kirlenmeye ve çinde böcek bulundurmaya müsait olan yiyecekler konusunda çok titizdir. bu sebeple en az 3 defa yıkar bu bitkileri. 1 sefer sirkeli olarak 2 sefer de normal su içinde bekleterek yapar bu işlemi. ama ne yazık ki o bilmeyerek bu suyu direkt lavabo içine döküyordu. biraz da onu darlayarak bu eyleminin yanlış olduğunu, o suyu kullanabileceğimizi söyledim. uyarılarım etkili oldu ve 4 senedir o sirkeli olan parti hariç bitki yıkama sularını leğende tutuyoruz ve bahçemizdeki büyük bir kovaya döküyoruz( leğen yaklaşık 10 litre, kova da yaklaşık 60 litre). bu suyu daha sonra bahçemizde bulunan bitkilerimizi sulamak için kullanmaya başladık. haftada en az 3 gün bu sebzeleri tükettiğimizi varsayarsak kaba bir hesapla:
haftada 3 gün ayda 12 gün yapıyor. 12 gün boyunca 10 litrelik kapta 2 sefer geri dönüşüm yapabiliyoruz. günde 20, ayda 240 litre yapıyor.
4 yılda 4*12=48 ay var.
48*240=11520 litre yapıyor yani yaklaşık 11.5 ton.

evet sayın yazar arkadaşlar. gördüğünüz üzere sadece iki basit adımla bile 4 kişilik bir aile olarak yaklaşık olarak 4 yılda, yaklaşık 155,5 ton yani 155,500 litre suyu kurtarmışız, geri dönüştürmüşüz.

yan kişi başı yaklaşık 39 ton yani 39000 litre su yapıyor.

yıllık bazda ise kişi başı yaklaşık 9,75 metreküp yani 9750 litre su yapıyor.

her birimiz her yıl bırakın 9,75 metreküpü sadece 5 metreküp suyu bile kurtarsak 410 milyon metreküp suyu yani 410.000.000 metreküp suyu kurtarmış oluruz.

çok zor bir eylem değil bunlar. su, insan hayatının temel maddesi olmasına rağmen çok sınırlı olan bir madde. yenilenebilir bir kaynak değil. petrolden de, altından da, tüm paralardan da daha değerli ama maalesef bunun bilincinde değiliz.

ortaokuldayken bir arkadaşım vardı, biraz itici bir arkadaştı ama mecbur selamlaşıyorduk. tuvaletten çıkarken suyu kapatmazdı, açık bırakıp giderdi. bir gün neden böyle olduğunu sordum kendisine. bana olabildiğince kaba bir şekilde dedi ki : 'benim cebimden mi çıkıyor sanki'. adeta yıkıldım. gözümden yaş geldi. o aralar da su kaynakları ile ilgili bir konu işliyorduk derslerde. hocamız bir belgesel izletmişti. afrikada susuzluktan kırılan insanlar, çocuklar ile ilgili. o anda bu insanlar gözümün önüne geldi. insanların ne kadar acımasız olduğunu da ilk orada anladım.

lütfen suyumuzu dikkatli kullanalım. sayın yazarlar. buraya kadar okuyan herkese çok teşekkür ederim. saygılarımla.
devamını gör...

sözlük kültürünü hayatımıza sokan, alternatif tanımlar oluşturma konusunda ilklere imza atan, eski durumu çok iyi, şuan ki durumu içler acısı, tarihi geçmiş sözlük.

eskiden ekşi sözlükten çok şey öğrenirdik. normal şartlarda birçok araştırma konusunda sayfalarca okumanız, araşturmanız gereken bir konu hakkında, çok basit şekilde pratize edilmiş tanımlar bulabilirdik.
hatta; birçok internet haber portalı, kültür sanat sitesi, youtube kanalının kurulması, sözlükten esinlenerek* oluşturulmuştur.

her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi, ekşi sözlüğün sonu da; amacından sapmasıyla geldi. şuan sözlüğün geldiği durum, para kazanma hırsından ötürüdür.

üye sayısı çoğaldıkça, içerik kalitesi düştü. içerik kalitesi düştükçe, daha ulaşılabilir oldu.*

torpilin* döndüğü, reklamın* her türlüsünü görebileceğiniz, siyasi partilerin halka ulaşmak için kullandığı bir platform haline geldi.

bu duruma gelmesini istemeyen biri olduğumu belirtmek isterim. *
devamını gör...

birkaç defa izlemeyi bırakıp sonunda bitirdiğim dizi. fantastik-komedi türündedir. ee öldük şimdi? diyenlerin çok da şey değilmiş ya gibi tepkiler vermesine neden olur.
devamını gör...

tayt: bacakları sıkı saran özel kumaştan yapılmış bir tür pantolon (tdk),
bol tayt mı olurmuş.
kendine yakıştıran giysin, sana ne.
devamını gör...

zeki insandır
devamını gör...

(bkz: michael jordan)
(bkz: charles barkley)
(bkz: vince carter)
(bkz: patrick ewing)
(bkz: allen iverson)
(bkz: tim duncan)
(bkz: kevin garnett)
(bkz: jason kidd)
(bkz: paul pierce)
(bkz: ray allen)
(bkz: tracy mcgrady)
(bkz: pau gasol)
devamını gör...

evlilik yüzüğünün takıldığı parmak. kalp ile bağlantısı olan tek parmaktır.
devamını gör...

(bkz: haram yemek)
devamını gör...

sürekli oje alma durumu. tırnaklarınızı sevdiğiniz renklerde görmek mutlu ettiği için frenlemenin zor olduğunu yaşayan bilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim