sözlüklerde fakirlerle dalga geçmek
ben de yapıyorum bunu, eğlenceli oluyor;
(bkz: kendisiyle dalga geçebilen insan)
(bkz: kendisiyle dalga geçebilen insan)
devamını gör...
ambulance
aksiyon filmlerinin günümüzde ki temsilcisi micheal bay 'in, başrolünde jake gyllenhaal in oynadığı son filmi. unutulmaz filmlerden (bkz: heat) ve (bkz: speed)'den esintiler taşıyan ,bir soygun sonrası kaçış hikayesi.
ambulans
ambulans
devamını gör...
dişlerinizi fırçalayın ve uyuyun artık
bena ne uyumicam işte bena ne sen git uyu vuyyum bak git!
t: bir büyük söylemi.
t: bir büyük söylemi.
devamını gör...
bartonella quintana
siper ateşi denilen, vücut bitiyle bulaşan hastalığa yol açan bakteridir.
devamını gör...
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası (yazar)
bir kaymak olmak kolay değil arada kızgın ateşin üzerinde darlanıyor haliyle.bir şey anlatmak istiyor bize bir mesajı var elbet.bunalıyor ama yazık değil mi bu arkadaş da bir yazar neticede.
devamını gör...
ilkokuldan akılda kalanlar
kız öğrencilere bile tokat atan ruh hastası öğretmen bozması sezai d...
numaramın 1092 olması.
mezun olunan gün herkesin ağlaması.
dersin sonuna doğru çişini tutamayıp ağlamaya başlayan sınıf arkadaşımız.
öğretmenimizin bir erkek arkadaşı soyup iç çamaşırlı olarak sıraya çıkarması(iç organların yerini göstermek için)kızların kıkırdamaları.
kızlardan birinin sözlükte çük kelimesini bulup gülerek bize göstermesi.
fikri isimli sınıf sonuncusu olan tipsiz çocuğun boyalı direk şarkısını çok güzel söylemesi.
numaramın 1092 olması.
mezun olunan gün herkesin ağlaması.
dersin sonuna doğru çişini tutamayıp ağlamaya başlayan sınıf arkadaşımız.
öğretmenimizin bir erkek arkadaşı soyup iç çamaşırlı olarak sıraya çıkarması(iç organların yerini göstermek için)kızların kıkırdamaları.
kızlardan birinin sözlükte çük kelimesini bulup gülerek bize göstermesi.
fikri isimli sınıf sonuncusu olan tipsiz çocuğun boyalı direk şarkısını çok güzel söylemesi.
devamını gör...
hala hayattan zevk almayı başaran insan
insanın sürekli modu düşük olamaz. keyif aldığın anlarda olur, modunun düşük olduğu anlarda. değiştiremeyeceğim şeyler için kafa yormak yerine değiştirebileceğim şeyler için enerjimi harcıyorum ve gayette zevk alıyorum. *
devamını gör...
sakarya'da 16 yaşındaki gencin intihar etmesi
daha 16 yaşında...
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
paten kaymaya çalıştım bugün.
çocukken bir filmde görmüştüm. tabi o zamanlar sokaklarda patenli insanlar görmek o kadar normal değil. neyse efem gözlerimi aça aça izlemiştim. keşke benimde bundanım olsa demiştim. malum adını bilmiyoruz o zamanlar.
sonra biraz büyüdük yaygınlaştı ama bizim aileler biraz korkuyla baktı ona. kolunu, bacağını kıracak çocuk. bırak bırak hiç gereği yok muhabbetleri işte.
derken bugün yıldız tozu hocamla bir iki tur attık. daha doğrusu o attı ben baktım. sonra ben de kendimi yerlere attım. kafam, gözüm, kolum, bacağım sağlam ama az öz güvenim zedelenmiş olabilir.*
en yakın zamanda bir paten alıp kendimi daha çok yerlere atasım var. ee düşe kalka öğrenirim zaar. yani umarım. umuyorum. lütfen öğreneyim ama lütfen yaaa. çocuklar gibi şendik. çocuklar zaten şendi bana kıkırdadı durdular. ben de kendime kıkırdadım. kıkır kıkır bir gün oldu yani.
çocukken bir filmde görmüştüm. tabi o zamanlar sokaklarda patenli insanlar görmek o kadar normal değil. neyse efem gözlerimi aça aça izlemiştim. keşke benimde bundanım olsa demiştim. malum adını bilmiyoruz o zamanlar.
sonra biraz büyüdük yaygınlaştı ama bizim aileler biraz korkuyla baktı ona. kolunu, bacağını kıracak çocuk. bırak bırak hiç gereği yok muhabbetleri işte.
derken bugün yıldız tozu hocamla bir iki tur attık. daha doğrusu o attı ben baktım. sonra ben de kendimi yerlere attım. kafam, gözüm, kolum, bacağım sağlam ama az öz güvenim zedelenmiş olabilir.*
en yakın zamanda bir paten alıp kendimi daha çok yerlere atasım var. ee düşe kalka öğrenirim zaar. yani umarım. umuyorum. lütfen öğreneyim ama lütfen yaaa. çocuklar gibi şendik. çocuklar zaten şendi bana kıkırdadı durdular. ben de kendime kıkırdadım. kıkır kıkır bir gün oldu yani.
devamını gör...
sizin hayatınızda sadece mum vardı gaz lambası vardı
siyasal islam iktidarının akpli cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'ın birilerini eleştirmek için kullandığı cümle.
"birileri" dedim zira tam olarak bu eleştirinin hedefi kim bilemedim. türkiye cumhuriyeti'nin gördüğü son chp iktidarında evlerde elektrik vardı çünkü. belki de osmanlı'nın son dönemlerini eleştirmiştir kendisi.
twitter.com/YolTV/status/14...
"birileri" dedim zira tam olarak bu eleştirinin hedefi kim bilemedim. türkiye cumhuriyeti'nin gördüğü son chp iktidarında evlerde elektrik vardı çünkü. belki de osmanlı'nın son dönemlerini eleştirmiştir kendisi.
twitter.com/YolTV/status/14...
devamını gör...
cadillac man
1990 yılı yapımı robin williams filmi.
istekleri bitmek bilmeyen metresi, sürekli para harcayan sevgilisi, ondan maddi destek bekleyen eski karısı, parasal yönden kendisine bağımlı genç kızı, dul annesi derken hepsine yetişmek zorunda kalan galerici adamın macerasını anlatıyor. bu yüzden de pazar sabahları leblebi misali araba satmak zorundadır. bu arabaları satmak o kadar da kolay olmayacaktır ki bu yüzden de stres had safhaya çıkmıştır.
bu arada, galeride çalışan güzel sekreterin kıskanç kocası, galeride çalışanlardan biriyle eşinin ilişkisi olduğundan şüphelenip galeriye gelir ve suçlunun ortaya çıkmasını isteyerek galeride bulunanları rehin alır.
ölü ozanlar derneği filminde unutulmaz kaptan keiting rolüne hayat veren başrol oyuncusu rolündeki robin williams , bu filmde de saat ayarlı bomba gibi ortaya çıkan kıskanç koca tarafından rehin alınan, tehdit edilen çenesi düşük, mazlum, sevimli italyan asıllı bir new yorklu bir araba satıcısı performansı sergiliyor. oynadığı filmlerde renkten renge, kılıktan kılığa giren oyuncunun yeteneklerini sergilediği bir komedi yapımı. sinema ve video kulüplerin en ilgi çeken ve eğlenceli filmlerinden biri.
istekleri bitmek bilmeyen metresi, sürekli para harcayan sevgilisi, ondan maddi destek bekleyen eski karısı, parasal yönden kendisine bağımlı genç kızı, dul annesi derken hepsine yetişmek zorunda kalan galerici adamın macerasını anlatıyor. bu yüzden de pazar sabahları leblebi misali araba satmak zorundadır. bu arabaları satmak o kadar da kolay olmayacaktır ki bu yüzden de stres had safhaya çıkmıştır.
bu arada, galeride çalışan güzel sekreterin kıskanç kocası, galeride çalışanlardan biriyle eşinin ilişkisi olduğundan şüphelenip galeriye gelir ve suçlunun ortaya çıkmasını isteyerek galeride bulunanları rehin alır.
ölü ozanlar derneği filminde unutulmaz kaptan keiting rolüne hayat veren başrol oyuncusu rolündeki robin williams , bu filmde de saat ayarlı bomba gibi ortaya çıkan kıskanç koca tarafından rehin alınan, tehdit edilen çenesi düşük, mazlum, sevimli italyan asıllı bir new yorklu bir araba satıcısı performansı sergiliyor. oynadığı filmlerde renkten renge, kılıktan kılığa giren oyuncunun yeteneklerini sergilediği bir komedi yapımı. sinema ve video kulüplerin en ilgi çeken ve eğlenceli filmlerinden biri.
devamını gör...
normal sözlük'ün ekşi sözlük'ü geçecek olması
ekşi sözlük kurulduğu zamanlar, sözlükte inanılmaz nezih bir ortam vardı. misal ben takım elbisemi giyer, papyonumu takar, pipomu yakar ve internete bağlanma işlemini gerçekleştirdikten sonra ilim irfan sahibi yazarlarla birlikte yapılan bilgi bombardımanı sortilerine katılırdım.
o dönem bilgiye ulaşmak şimdiki kadar kolay değildi. meşakkatli süreçler gerektiriyordu ve pahada ağırdı. tabi hal böyle olunca kendinizi fantastik bir ortamda hissediyordunuz. karşıt görüşte olduğunuz insanlarla münazara yarışmaları tadında hasbihal ediyordunuz.
sözlüğe girip yeni şeyler okumayı iple çekiyor, heybenize doldurduğunuz yeni bilgilere sarılıp uyuyordunuz.
şimdi o dönemleri düşününce bunlar gerçek değilmiş gibi geliyor. o dönem güzel bir hayaldi ve yaşandı bitti.
altına dinamit koydular ve hepimiz göçük altında kaldık. kurtarabildiklerimizi kurtardık ve yıkıntıların arasından yürüdük gittik.
ekşinin ilk zamanları, bir sözlük nasıl olmalıdırın cevabıdır. lâkin bir daha asla öyle bir dönem yaşanmayacak. hiçbir sözlük o dönemdeki sinerjiyi yakalayamayacak. zira devir değişti, insanlar değişti, bakış açıları değişti. okumak, öğrenmek ve özgünlük dediğimiz kavramlar genel olarak ikinci plâna atılmış durumda.
bunda internetin bilgi çöplüğü haline gelmesi büyük rol oynuyor. gerçek olmasa dahi bilgiye ulaşmak kolay. çoklarınında önüne konanı gerçeklik süzgecinden geçirmeye ne isteği ne zamanı var. paylaş geç, yenisini bul. kısır bir döngü.
kafa sözlük böyle bir dönemde ortaya çıktı. bu dönemi sözlüklerin buhran dönemi olarak tanımlayabiliriz. böyle bir dönemde, bu dönemin şartlarına göre kendi yolunu bulmaya çalışıyor.
asla ideal sözlük olamayacak ancak iyi bir sözlük olacağına inanıyorum. zaten buna inanmasam pılımı pırtımı toplar giderim.
kafa sözlüğü diğer sözlüklerle mukayese etmeye gerek yok. zira o sözlükler öldü, sadece farķında değiller. kafa sözlük kendi meşrebince ne kadar devam edebilirse kazançtır. umarım bu çizgisi uzun yıllar boyunca korunur. yaptıkları iş kolay değil. canı gönülden başarılı olmalarını diliyorum.
hülasa; kafa sözlüğün kimseyi geçmeye ihtiyacı yok. yolunda yürüsün yeter. hatta bir arkadaşın söylediği gibi kaplumbağa gibi ilerlesin lakin zikzakları olmasın. bu kafi.
o dönem bilgiye ulaşmak şimdiki kadar kolay değildi. meşakkatli süreçler gerektiriyordu ve pahada ağırdı. tabi hal böyle olunca kendinizi fantastik bir ortamda hissediyordunuz. karşıt görüşte olduğunuz insanlarla münazara yarışmaları tadında hasbihal ediyordunuz.
sözlüğe girip yeni şeyler okumayı iple çekiyor, heybenize doldurduğunuz yeni bilgilere sarılıp uyuyordunuz.
şimdi o dönemleri düşününce bunlar gerçek değilmiş gibi geliyor. o dönem güzel bir hayaldi ve yaşandı bitti.
altına dinamit koydular ve hepimiz göçük altında kaldık. kurtarabildiklerimizi kurtardık ve yıkıntıların arasından yürüdük gittik.
ekşinin ilk zamanları, bir sözlük nasıl olmalıdırın cevabıdır. lâkin bir daha asla öyle bir dönem yaşanmayacak. hiçbir sözlük o dönemdeki sinerjiyi yakalayamayacak. zira devir değişti, insanlar değişti, bakış açıları değişti. okumak, öğrenmek ve özgünlük dediğimiz kavramlar genel olarak ikinci plâna atılmış durumda.
bunda internetin bilgi çöplüğü haline gelmesi büyük rol oynuyor. gerçek olmasa dahi bilgiye ulaşmak kolay. çoklarınında önüne konanı gerçeklik süzgecinden geçirmeye ne isteği ne zamanı var. paylaş geç, yenisini bul. kısır bir döngü.
kafa sözlük böyle bir dönemde ortaya çıktı. bu dönemi sözlüklerin buhran dönemi olarak tanımlayabiliriz. böyle bir dönemde, bu dönemin şartlarına göre kendi yolunu bulmaya çalışıyor.
asla ideal sözlük olamayacak ancak iyi bir sözlük olacağına inanıyorum. zaten buna inanmasam pılımı pırtımı toplar giderim.
kafa sözlüğü diğer sözlüklerle mukayese etmeye gerek yok. zira o sözlükler öldü, sadece farķında değiller. kafa sözlük kendi meşrebince ne kadar devam edebilirse kazançtır. umarım bu çizgisi uzun yıllar boyunca korunur. yaptıkları iş kolay değil. canı gönülden başarılı olmalarını diliyorum.
hülasa; kafa sözlüğün kimseyi geçmeye ihtiyacı yok. yolunda yürüsün yeter. hatta bir arkadaşın söylediği gibi kaplumbağa gibi ilerlesin lakin zikzakları olmasın. bu kafi.
devamını gör...
750 bin lise mezununun çözemediği matematik sorusu
bu eğitim sistemiyle normal olan sonuç.
bir arkadaşım mekatronik mühendisliğinde okuyordu. matematik derslerinden birinde hocaya "hocam bu neden böyle oluyor, mantığı nedir bunun?" diye sormuş. gelen cevap "boş ver mantığını, böyle ezberle!" olmuş. bu kafayla gidip sonra "öğrenciler yapamıyor" diye eleştirmek gülünç (başlık sahibi için demiyorum elbette. eğitim camiasındaki bu tip hocalardan bahsediyorum.)
insanlara doğru dürüst bir şey öğrettiğimiz falan yok. hep ezber, hep ezber... ezbere karşı olduğunu söyleyen kurumların hazırladığı ders kitaplarını bir kez okumanız yeterli. mesela liseler için hazırlanmış biyoloji kitaplarını okumanızı tavsiye ediyorum. bakın bakalım o konuları akılda tutmanın ezberden başka yolu var mı.
bir arkadaşım mekatronik mühendisliğinde okuyordu. matematik derslerinden birinde hocaya "hocam bu neden böyle oluyor, mantığı nedir bunun?" diye sormuş. gelen cevap "boş ver mantığını, böyle ezberle!" olmuş. bu kafayla gidip sonra "öğrenciler yapamıyor" diye eleştirmek gülünç (başlık sahibi için demiyorum elbette. eğitim camiasındaki bu tip hocalardan bahsediyorum.)
insanlara doğru dürüst bir şey öğrettiğimiz falan yok. hep ezber, hep ezber... ezbere karşı olduğunu söyleyen kurumların hazırladığı ders kitaplarını bir kez okumanız yeterli. mesela liseler için hazırlanmış biyoloji kitaplarını okumanızı tavsiye ediyorum. bakın bakalım o konuları akılda tutmanın ezberden başka yolu var mı.
devamını gör...
konuşmadan anlaşabilmek
uzun süre beraber yaşayan, sezgileri kuvvetli inanların zaman içerisinde edindiği kabiliyettir. en basitinden "bir kahve mi içsek?" diye düşündükten beş dakika sonra karşı taraf gülümseyerek bir bardak kahveyi yanınıza bırakabilir.
devamını gör...
ayrılık
"ayrılıklar da sevdaya dahil." diyor.atilla ilhan..ve cevap veriyor cahit zarifoğlu; "oturup konuşsaydık,geçerdi belki herşey. başını alıp gitmek sevdaya dahil değil....
devamını gör...
türk insanının beceremediği şeyler
dinlemek, anlamak, empati.
devamını gör...
birinden soğumak için nedenler
birden çok yüzü olması.
devamını gör...
sözlük radyosu kaçak yayınları
araya kaynak yaptığım için sıradaki heerkeslerden özür diler ve grup üyemiz reginamills'in gomercan ülkü ocakları için neden rakkas şarkısını istediğini anlamak için sağdan sağdan kaçıyorum.
ha buraya kadar gelmişken grubumuzla ilgili şöyle bi görsel eklemek isterim;

bu görselden de anlaşılıyor oysa neden grup isminin böyle olduğu. hiç de gomercan'ın dediği gibi "niye böyle oldu anlamadım ki?" durumu yok ama neyyyyse...
ha buraya kadar gelmişken grubumuzla ilgili şöyle bi görsel eklemek isterim;

bu görselden de anlaşılıyor oysa neden grup isminin böyle olduğu. hiç de gomercan'ın dediği gibi "niye böyle oldu anlamadım ki?" durumu yok ama neyyyyse...
devamını gör...

