alışık olduğumuz türk dizilerinden biraz farklı bi dizi. maalesef süresinin uzunluğu nedeniyle bir süre sonra bozacağını ve tekrara düşeceğini düşünüyor olsam da ilk bölümleri gayet güzel ve merak uyandırıcı.
oyuncular hakkında yorum yapmam ne kadar doğru olur bilmiyorum ama kaan urgancıoğlu'nun aşırı kasıntı oynaması beni rahatsız etti. pınar deniz'in oyunculuğunu da bir türlü sevemedim gitti. yine de, üstteki yazar arkadaşların da dediği gibi hiç beklentisiz izlemeye başlayıp beni içine çekti bu dizi.

ikinci bölüm itibariyle katilin kesinlikle engin olduğunu düşünüyordum. özellikle inci'nin cenaze sahnesinde, inci'nin yeğeninin giydiği hırkanın inci'ye ait olduğunu bilmesi şüphelerimi iyice artırmıştı. fakat son bölümde dikkatin yekta'ya çekilmesiyle engin ve yekta ihtimalinden de uzaklaşmış bulundum. şu an düşüncelerim katilin eren çıkacağı yönünde nedense. yani az polisiye roman okumadık. eğer senaristler katili özellikle dikkat çektikleri birinden çıkarırlarsa bir anlamı kalmamış olur diye düşünüyorum. bekleyip göreceğiz.
edit: katil enginmiş cidden. hakkını yedim eren, sen çok iyi bi' insansın.
devamını gör...

cilt kanseri
devamını gör...

disosiyatif bozuklukların beyin hasarı ile ya da fiziksel hastalıklarla oluşan bir bozukluk değildir. kişilerin hayattan bağımsızlaşmasına ve kopmasına neden olmaktadır. psikolojik nedenlerle ve travma ile ortaya çıkan bozukluk türüdür. bu tarz bozukluklarda kişilerin hafızada olan tüm bilgilerin karmaşıklaşması, bilincini ve farkındalığını yitirmesine ve duyarsızlaştığını gözlemlenmektedir.
devamını gör...

bıdı bıdı bıdı ne çene va mış len sende be? yete gari!!! şeklinde sonuçlanacak eylem
devamını gör...

yuh, yani gerçekten yuh. başka ne diyebilirim bilmiyorum. bu aptal açıklamada emeği geçen kim varsa umarım görevlerinden uzaklaştırılırlar.
devamını gör...

en tatlı sabahlaaaar kızartmayla başlar. kızartmaaaaaa.


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
*
devamını gör...

orasını hiç birimiz bilemeyiz, inanç bireysel bir olgudur çünkü. fakat; inançlıyız çok şükür diye gezenlerin, neler neler yaptığını biliyoruz bence birazcık da bu gerçekliği düşünün, sorgulayın.
devamını gör...

erkek değildir.
devamını gör...

teslim olduk desek, ne istiyorsa versek salsa bizi.
devamını gör...

saçlarım.*
devamını gör...

ingmar bergman ustamın başyapıtı. fazla bir dayanağım yok ancak filmin senaryoya hapsedilmeden deneysel bir gözle çekildiğini ve ne yapılırsa yapılsın ustanın kafasındakinin tam olarak anlaşılamayacağını düşünüyorum. her izleyişimde farklı ve bazen zıt anlamlar yakalıyorum çünkü.
devamını gör...

kaş çatıldığında dikey kırışıklık yapan yüz kasının latince ismidir.
devamını gör...

genelde bütün olarak servis edilmeyi seven yazar.

alıp kullanmak isteyene her türlü yardımcı olurum, o zaman daha rahat empati yaparsınız.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim yolum bana doğru
hiç yolumdan döner miyim
eğri eğri, doğru doğru
eğri büğrü ama yine de doğru
*
devamını gör...

ne zaman baksam gülesim geliyor. yaparken çok eğlendiğim saçma,absürt bir o kadar da sanatsal çalışmamdır. devamının gelmemesini temenni ediyorum.
devamını gör...

kahve falı bakılır. özellikle yaş almış teyzelere bakmak hobimdir. önce onları dinlemek * gerekir.biraz lafı dolandırmak da gereklidir; tepkiler ve mimikler çok önemlidir. arada 'cık cık cık' diyerek ortama heyecan katabilirsiniz. sonrasında zaten 'kızz maşallahh ne güzel bakıyosuun seen!' şeklinde övgülere 'valla ne görüyosam onu söylüyorum.' diye cevap verecek seviyeye gelebilirsiniz.
devamını gör...

hayatımda namaz kıldığım zaman bir elin parmaklarını geçmez, bunu güzel bir şey diye anlatmıyorum ben namaz kılmayı öğrenemedim, arkadaşımla denedim, güldüm onu da güldürdüm, namaz hocası diye kitaplar var oradan denedim yapamadım. ilgim çabuk dağılıyor ve sonra da toparlayamıyorum. ama ilginçtir namaz kılarken gülme ile ilgili bir anım benim bile var.

lisedeyiz, ramazan ayı, oruç tutuyoruz. ramazan ayında akşamları teravih namazı olur bilenler bilir.
biz üç kız, herkes gidiyor diye hevesleniyoruz, biz de gideceğiz. ben diyorum ki "ama ben bilmiyorum." "bize bakarsın" diyorlar.
ikna oluyorum, çok mantıklı geliyor, bildiğim duaları da okurum olur biter diye düşünüyorum.
neyse efenim, iftar vs yapılıyor. sonra biz kızlarla buluşuyoruz. bizim mahallede de küçük bir cami var. kadın bölümü müştemilat gibi küçücük, zemini de tahtadanmış. biz gittik, tıklım tıkış ama kararlıyız o teravih kılınacak. arkadaşlarım iki kız kardeş bu arada. bir bakıyorum aradan dereden onlar önlere doğru ilerliyor ve bir yerlere sıkışıyor. ben her zaman olduğu gibi çekingen olduğum için kapının dibinde kalakalıyorum.
işin kötü tarafı bilmeyen benim, kapı dibinde yalnız kalan benim. gitsem onu da yapamıyorum. hem arkadaşlarım var, hem yediremiyorum kendime. başlıyor namaz. aklımdan bildiğim bir kaç dua da uçuyor gidiyor o stres ve panikle. ağzımı oynatıp herkes ne yapıyorsa onu yapmaya çalışıyorum. başta fena da gitmiyor. ta ki namazın secde bölümüne gelene kadar. yerler tahta demiştim değil mi? kadınlar yere oturdukça bitmeyen bir gümbürtü oluyor. ve ben kendimi tutamayıp gülmeye başlıyorum. beni duyan arkadaşlarım da önde gülmeye başlıyor. ablalar, teyzeler bize esefle kınayan kötü kötü bakışlar atıp, bunu eşlikçisi cık cık sesleri ile de pekiştiriyorlar. ben bir ara nasıl oluyorsa saflar mı sıklaşıyor ne ise öne doğru gidiyorum. bir de ne göreyim benim canım arkadaşım o uzun uzun tırnaklarına sürdüğü buz mavisi ojeleri ile ne de güzel namaz kılıyor.
ne de güzel ayıplandık biz o akşam o teravih namazında. kimse de demedi ki "heves edip gelmişler ses çıkartmayalım."
ama her şeye rağmen çok güzel bir anımdır, hala o gümbürtü aklıma geldikçe gülerim.

yine çok güldüğüm bir leyla ile mecnun sahnesi ile bitirmezsem tam olmuş olmaz bence bu tanım;
ezan okundu mu?
devamını gör...

dağ bisikleti, yol bisikleti, hareket bisikleti, süspansiyonlu bisiklet derken ben hariç evdeki herkesin çeşit çeşit ikişer bisikleti var yani toplamda 6 bisikletle birlikte yaşıyoruz.
devamını gör...

(bkz: kaygısızlar)
3 hanımı ve 36 çocuğu ile asker arkadaşının evinde uzun süreli kalan memnun kaygısız'ın başrolü oynadığı dizinin her yanından absürtlük akıyordu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim