ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
devamını gör...

hakkında en güzel tanımlamayı can yücel'in yaptığı onurlu adam.

en uzun koşuysa elbet türkiyede de devrim
o, onun en güzel yüz metresini koştu
en sekmez lüverin namlusundan fırlayarak
en hızlısıydı hepimizin.
en önce göğüsledi ipi..

acıyorsam sana anam avradım olsun.
ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun.
devamını gör...

bunları yaşayan insanlar için üzücü bir durum. çünkü bu olay aynı zamanda sevgi ve saygı görülmeyecek bir aile olduğunu da gözler önüne serer. birey olan ya da olmaya çalışan kişiye çokça zarar verir. ebeveyn olmak kolay, mesele bilinçli ebeveyn olmaktır.
devamını gör...

batı ülkelerinde, gençliğinde alkol, uyuşturucu ve seksin dibine vurup yaş kemale erince birdenbire taliban kesilen müslüman göçmen kökenli tipleri tanımlamak için kullanılan deyimdir bu.
devamını gör...

joje moyes'in aynı kitabından uyarlanan 2021 yılında yayınlanan film. başrolleri ise shailene woodley, joe alwyn ve wendy nottingham paylaşıyor. filmin yönetmenliğini augustine frizzell yapıyor. imdb puanı ise 6.7'dir

başarılı gazeteci ellie'nin vefat eden başka bir gazetecinin haberini yaparken bir aşk mektubuna rastlar. hırslı ve başarlı gazeteciliği ile birlikte bu mektubun peşine düşer. ama ellie kapısını çalan aşk'tan habersizdir. mektup, zengin ve varlıklı bir kocaya sahip olan jennifer stirling kocası ile arasında hep mesafe olan ve bir türlü samimiyet göremeyen jennifer gönlünü anthony o’hare’ye kaptırır kendini gizli yasak aşkın içinde buluverir.

shailene woodley kesinlikle oyunculuğunu bir kez daha ispatlamış bana sorarsanız filmi de bu kızımız taşıyor. dönem filmi olmasına karşın makyajı kıyafetleri çok yakışmış ve film bu konuda aşırı başarılı izleyiciyi o dönemin içine alıyor. aşırı klasik bir konusu olan başrolümüzün hafızasını kaybetmesi ile başlıyor. izlerken sıkmasa da sonu çok belli olan çok klasik bir film olmuş. beklentiye girmeden zaman geçsin diye izleyebileceğiniz bir film benim puanım ise 10/3
devamını gör...

güneş sistemimizden bahsedince aklımıza yalnızca gezegenler geliyor olabilir ancak güneş sisteminde sadece aklımıza gelen gezegenler dışında milyarlarca denebilecek kadar çok ve hatta belki daha fazla asteroit ve gök taşları gibi cisimlerin de varlığı söz konusudur. asteroit kuşağı; mars ile jüpiter arasında bulunan devasa büyüklükte bir kuşaktır. bu kuşağın nasıl oluştuğu konusunda yapılan çalışmalarda herhangi bir sonuca varılamamış olsa da en çok kabul edilen görüşe göre; eskiden, çok eskiden, milyar yıllar kadar önce orada bulunan bir gezegenin varlığı söz konusu. ve bu gezegen jüpiter'in kütle çekim etkisine yani yer çekimi kuvvetine dayanamayıp parçalanarak uzay boşluğuna savrulmuştur. savrulan bu parçalar halen çekim etkisinde olduğundan o alanda bir kuşak oluşturmuştur. ve bu kuşağa asteroid kuşağı denmektedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

dünyamızın atmosferine giren ve dünyamıza çarpan göktaşlarının genel itibariyle burdan geldiği düşünülmektedir. çok az bir kısmının ise oort bulutu adını verdiğimiz yapının dışından geldiği düşünülmektedir. devasa büyüklükte olan bu asteroid kuşağı milyarlarca taşa ev sahipliği yapmaktadır.

kuiper kuşağı dediğimiz kuşak ise plüton'un ardında bulunuyor. yani çok çok uzak. tüm güneş sisteminin gezegenlerini kapsayan bu kuşakta, aşırı karanlık ve uzak oluşundan dolayı ne kadar gök taşı ve ne kadar asteroid olduğu bilinememekte. bu kuşak içerisinde cüce gezegen dediğimiz cisimlerin de bolca var olduğu düşünülmekte. kim bilir, belki plüton da onlardan biriydi ve güneşimizin kütle çekim etkisi altına girerek kuiper kuşağının bu tarafına geçti.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

açıkçası, kuiper kuşağı tahminlerimizden çok çok daha büyük. ortaya atılmış olan teorilere göre kuiper kuşağı'nın ardında, nerde olduğu belirlenemeyen bir gezegen vardır. bu gezegene x gezegeni adı verilmiştir. varlığı sadece teorilere dayandırılmaktadır.
devamını gör...

17 yaşındaki jan rose kasmir adlı genç bir kız, vietnam savaşı'nda, savaş karşıtlığının en güzel simgesi olan elinde tuttuğu çiçeği askerlere uzatmıştır. haberi ilk yapan gazeteci, o kız için ''sadece konuşuyordu, askerlerin dikkatini çekmeye ve onlarla diyalog kurmaya çalışıyordu. askerlerin süngülerden daha çok ondan korktuğunu hissettim'' demiştir.

daha sonrasında bu genç kızın hikayesi ortaya çıkıyor elbette, genç kız ''onlar benim randevuya çıktığım sevgilim olabilirdi, kardeşim olabilirdi. onlar sadece tüm bu olayların kurbanı oldular. onlar savaş makinesi değiller'' diyor ve ekliyor ''askerlerin göz teması kurmaktan kaçındığını gördüm. korkuyorlardı, bize ateş edin emrinin verilmesinden korkuyorlardı.''
pasifizm'in güzel bir örneğidir belki de bu fotoğraf. tabii kan, savaş, toz, duman bulundurmuyor. fakat insanların duygularını temiz bir şekilde yansıtıp vermek istediği mesajda başarılı olduğunu düşünüyorum.

elinde beni incitebilecek güce sahip olsan da onu indirebilecek bir güç tutuyorum elimde, nahif ve kırılgan bir güç, der gibi. o güç, çıkarların için açtığın savaşa karşı gelmek, der gibi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir yaşar kemal üçlemesidir. demirciler çarşısı cinayeti, yusufçuk yusuf ve anavarzadan oluşmaktadır. ilk ikisi 1974 ve 1975 yıllarında yayınlandıysa da üçüncüsünü sormayın gitsin.
devamını gör...

sıvılar gibi girdiği kabın şeklini alandır.
döneklik konusunda masterı vardır.

ya da sadece karakterini arayan, yavaş yavaş oturacağını bilen, hayatı ve kendini tanımaya çalışan genç bireyler de olabilir ancak bu arkadaşlarımız en azından iskeleti oturtmuş oluyorlar şekillenme kısmı biraz afilendirme istiyor sadece.

üstteki gibi insanımsılarla allah karşılaştırmasın dediğimdir.
devamını gör...

bir aslan burcu kadını olarak yazıyorum, yükselenim oğlak ama, onunda etkisi ile herşeyi çok fazla didikliyorum.. * bu bazen iyi olabiliyor.. bir çok şeyi didiklerken çözüyorsunuz, çünkü siz bazı konuları artık düşünmek istemeyip arka plana atsanız bile bi taraftan sanki sorgulama devam ediyor.. herhangi bir işle uğraşırken ben, daha önce üzerine düşündüğüm çözmeye uğraştığım konunun işi bitmişse önüme düşebiliyor, yani kısaca aslan kişisi tuttuğunu bırakmıyor.. hele bir tutmayagörsün, bulaşmasın bir konuya.. ciğerini sökene kadar bırakmaz.. * bünyeleri böyle.. bıraktığınada en fazla karbondioksit muamelesi yapar..
devamını gör...

trileçe. bir ara amma meşhur oldu ha. trileçe de trileçe. egzantirik ismi var diye bir halt sanıyorduk yemeden. 3 sütlüymüş isterse 5 sütlü olsun neticede sütlü kek.
devamını gör...

kişinin karşı tarafın kendisini sevmediğini anlaması ve canının yanma durumudur.
belki en zor kabullenişlerden biridir. belki en başında inanmak istemiyor ve kendimizi kandırıyoruz sevdiğine dair, yüzsüzlük gibi bir şey aslında istenmediğimiz kalpte kalmak gibi. kabullenildiği zaman aslında insanın kalbi acısa bile sonrasında tüy gibi hafifleyecektir zaman her şeyin ilacıdır.
devamını gör...

doğa ve yeşillikle iç içe olmak.
devamını gör...

bugün twitter’da yalancı yarim (dizi)sinde söylediği gönül (şarkı)sına denk geldim. içimde hala o ilk günkü kırgınlık ve hüzün var. o ‘ben büyüyünce onun konserine gidecektim’ hissi hiç geçmedi.

devamını gör...

0-0 biten lecce-cagliari maçını banttan tekrar izlesem bu kadar zaman kaybı olmazdı dedirten bomboş bir yayın oldu. salt zaman kaybı olarak türk medya tarihindeki yerini aldı.

üst edit: aşağıda thedansözkiller'ın tanımında belirttiği gibi, yayının başında moderatör kübra par: "biz bu akşam ne kimsenin temelsiz iddialarının iddiacısıyız, ne de hakkında iddialar ortaya atılan insanların avukatıyız" deyince bir irkildim. sonra yayının bu minvalde geçeceğini ilk yarım saatte anladım. izlemeyi bıraktım, işime gücüme baktım, podcast dinler gibi dinledim. ilk reklam arasına geçildiğinde, yani 45 dakika olmuşken, bakan durmadan konuşuyordu ve henüz tek soru dahi sorulmamıştı.

bakan bey taktiği gereği hikaye anlattı, laf kalabalığı yaptı, arada bolca sırıttı, maval okudu. karşısındaki sözde “gazeteciler” de iki saat pış pış dinledi. sonra mafya reisi “onuru maaşları kadar olan gazeteciler” der tabii. bir kişi bile araya girip bakanın sözünü kesemedi. kuru kuru dinleyeceksen, oturma orda kardeşim, yayına katılma kalk git. kendine gazeteci deme. halktv’de esip gürlemesi kolay kendi kendinize.

bu yayın neden oldu? içişleri bakanı halen görevde olduğu, yani istifa etmediği için. mafya lideri son videosunda “seni köpek yapacağım boynuna tasma takıp gezdireceğim” diyor. bu lafı yiyen her insan nşa nevri döner, yerin dibine geçer. bürokrat olsun olmasın, hiçbir insanın bu lafı hazmedememesi lazım. ama gurur kavramı sanırım sadece japonlara has bir şey olmalı. peki ne oldu? devletin itibarı, namusu, güvenilirliği ayaklar altına alınmaya devam edildi. koltuk sevdası uğruna.

üç saat boyunca iç işleri bakanı unvanı taşıyan bir insanın çırpınışlarını gördük. sözlüye kalkan ama soruya cevap veremeyen öğrencilerin mırın kırın etmesi, lafı uzatıp geçiştirmesi gibi. süreye oynadı. topu taca attı. sinirden sırıttı, lafların arasına girdi, soru soranların sözlerini kesti, kendi sorduğu sorulara kendisi cevap verdi, ad hominem yaptı. meeeh dedirtti. öte yandan muhatabı ise twitter’da canlı yayında tek tek her şeye cevap verdi. videoları ortalama 10 milyon seyrediliyor. halkın nazarında, mafya da olsa, suç örgütü lideri, tetikçi, katil, pislik de olsa, ki kendisinin temiz olma gibi bir iddiası da yok, geçmişi ve yaptıkları da belli, söyledikleri ile daha dürüst ve muteber konuma geliyor. bu da türkiye’nin kocaman ironisi.

alt edit: yayın linki eklendi.
devamını gör...

belgesel tadında yaklaşımlar.

"bu zorlu koşullarda yetişkin bir türk vatandaşı ömrü boyunca ortalama 5 - 6 kez vatan haini olabilmektedir..."
devamını gör...

ikinci meşrutiyetin ilanı sonrası istanbul'daki birtakım mürtecilere özgürlük ve muasırlaşma battı ve 13 nisan 1909 tarihinde (hicri 31 mart) bir isyan başlatarak istanbul'u bir hafta zapt ettiler, frenk gömleği giyen erkekleri tartakladılar. halkı kışkırtarak kinlerini üst düzey subaylara ve gazetecilere kustular; birçok masum canı katlettiler ve bu durumu yıldız'daki padişah görmezden geldi. bu olaylar sırasında hüseyin cahit yalçın'ın yazıhanesini bastılar ve cahit yalçın'a benzettikleri bir kişiyi oracıkta öldürdüler. selanik ve edirne'deki vatansever osmanlı subayları bu duruma bir çare bularak olay yerine bir ordu tayin etmeye karar verdiler. 31 mart vakası cereyan ettiğinde isyanı bastırması için istanbul'a gönderilen askeri birliğin adıdır bu "hareket ordusu". birliğe ismini hareket ordusu kurmay başkanı* kolağası mustafa kemal paşa vermiştir. birliğin başkanlığını mahmud şevket paşa üstlenmiş ve meşhur konuşmasını işte tam bu ayaklanmayı bastırmadan yapmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


meşhur ses kaydı

nitekim irticacılar bastırılmış ve bazı azmettirici şahıslar infaz edilmiştir. bu olay ikinci abdülhamid'in tahttan indirilmesine ve yıldız sarayı'nın kapısının mühürlenmesine sebebiyet vermiştir.
devamını gör...

sanırım artık ara ara değil sürekli nüfuz etmeye başlayan durum. dizi izliyordum bıraktım zevk alamamaya başladım. ders çalışıyordum sıkıldım amaçsız geldi ülkenin durumu belli. tv desen zaten açmıyoruz. ilişki desen iki gün sonra bitiyor hepsi. sanki her şey anlık tüketim malzemesi haline gelmiş. tüket tüket başka bir şeye sar. yarıda bırak .hiçbir şeye konsantre olama. bu isteğin geldiği sırada insanın içini olumsuzluk kaplaması da cabası.
devamını gör...

yakışıklı, dünya tatlısı, ortancamın ismi olur.*
devamını gör...

edward hersey - eski değirmen (d. 1948)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim