sözlük troll veri tabanı
herkesin içini döktüğü, kendini yansıttığı bir platformda şu iyi, şu kötü ayrıştırmasını yapmak istemiyorum ama bazılarının başlıklarını görmek bile insanlıklarından şüphe etmeme neden oluyor. hiç sevilmemiş, insani değerlerden yoksun hayatlarını görmemize engel olması adına, engellediğimiz yazarların başlıklarını görmeme lüksü bahşedilse harika olmaz mıydı?
devamını gör...
geceye bir söz bırak
elini kalbine götürdü
burası var ya dedi
taşa toprağa gerek kalmadan insanın gömüldüğü tek yer...
neşet ertaş
burası var ya dedi
taşa toprağa gerek kalmadan insanın gömüldüğü tek yer...
neşet ertaş
devamını gör...
hatıra olsun diye saklanan garip nesneler
— bilen bilir*eski tanımlarımda bahsettiğim gibi gerçek hayattaki yakınlarım efsun derler bazen bana. yaklaşık iki sene önce çok yakın bi arkadaşım edirne’de gezerken bi yerde efsunlu ayna diye satılan bi tarak-ayna seti almıştı bana*o zamandır anı kutumda saklıyorum onu.
— yine yaklaşık 2-3 sene önce bi arkadaşıma ders sırasında zorla bi şeyler çizdirmiştim çünkü çok ciddi bir çizim yeteneği vardı. minik canavarlar çizmişti bana onu da hala saklıyorum*.
— ilkokula giderken annemle beraber küçük bi hikaye yazıp kitap haline getirtmiştik hala saklıyorum ve buldukça okuyup gülüyorum.*
daha say say bitmeyeceğini bildiğim bir sürü şey olduğu için özet olarak anı kutumda bulunan her şeye kendimce anlamlar yükledim. başkası baksa çok gereksiz bulur belki ama ben her seferinde güzel anılarımı hatırlıyorum onların sayesinde.
— yine yaklaşık 2-3 sene önce bi arkadaşıma ders sırasında zorla bi şeyler çizdirmiştim çünkü çok ciddi bir çizim yeteneği vardı. minik canavarlar çizmişti bana onu da hala saklıyorum*.
— ilkokula giderken annemle beraber küçük bi hikaye yazıp kitap haline getirtmiştik hala saklıyorum ve buldukça okuyup gülüyorum.*
daha say say bitmeyeceğini bildiğim bir sürü şey olduğu için özet olarak anı kutumda bulunan her şeye kendimce anlamlar yükledim. başkası baksa çok gereksiz bulur belki ama ben her seferinde güzel anılarımı hatırlıyorum onların sayesinde.
devamını gör...
mutlu olma yolunda en büyük engel
benim için her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünmek, fazla kafa yormak.
devamını gör...
selahattin demirtaş
boş zamanlarında dağa çıkmayı çok seven, ciğeri 5 para etmez mahlukat.
devamını gör...
din istismarını önlemenin yolları
din istismarı diye bişey yoktur çünkü dinin kendisi istismardır. ayrıca dindar olmakla ahlaklı olmak birbiriyle örtüşmez hatta çelişir bile diyebiliriz. mesela cariyeliğin (kadın sex kölesi) dinde yeri vardır. hatta ayetlerde bol bol geçer. peki sizce bu ahlaka uygun mudur?
devamını gör...
laikçinin tersten okunuşunun içkial olması
bir twitter mizahıdır. devamı da şöyle; sen bir de receb'i tersten oku da gör hakikati.
devamını gör...
sözlükte kaliteli insan yok diyen insanlar
devamını gör...
mesajınız var turuncusu
merakla kimden gelmiş diye koşulan turuncu..
devamını gör...
güne bir söz bırak
elini kalbine götürdü:
"burası var ya" dedi
"taşa, toprağa gerek kalmadan insanın gömüldüğü tek yer..."
~neşet ertaş
"burası var ya" dedi
"taşa, toprağa gerek kalmadan insanın gömüldüğü tek yer..."
~neşet ertaş
devamını gör...
rüyada görülen en ünlü kişi
müslüm gürses. bakkala yollayıp çiziviç aldırmıştı bana, tam bir baba edasıyla.
devamını gör...
ezilenler
içimi karartan bir dostoyevski kitabı daha. bu adamın hiç normal, akışkan bir kitabı yok.
yazı biraz sürprizbozan içerebilir ama o kadar da içermeyecektir gönül rahatlığı ile okuyabilirsiniz.
hikayemiz zamanının rusya’sında bir pastahane (ya da cafe)’de bilinmeyen yaşlı bir adamın ölümüyle başlıyor. bu ölüme paralel ilerleyen olay örgüsü bir yerde birleşiyor( sabrın sonu selamettir). sıkıcı bir şekilde başlayan kitap dönemin toplumsal kişilerinin üzerinden mesaj vermeye başladığı anda sıkıcılıktan çıkıyor. esas karakterler anlatıcı olan ( ki muhtemelen dostoyevski’nin kendisi bu) kişinin üzerinden anlatılıyor yani onların duyguları ve düşünceleri gözlemlenerek aktarılıyor okuyucuya. ben şöyle bir şey hissettim (bilmiyorum okuyan diğer kişiler paylaşır mı bu düşüncelerimi); olaylarda ve diyaloglarda biraz tiyatro abartılıcılığı var. yani sanki bir sahne kurulmuş ve o tiyatro sahnesini betimliyor yazar bizlere. mimiklerini, tepkilerini abartılı şekilde kullandırıp bize o duyguyu vermeye çalışıyor. bu da biraz zorlama gibi geliyor okuyucuya. konu üzerinden bir şeyler söylemek istemiyorum drama tadında bir olay mevcut. beni bir kitapta genel olarak edebi kısmı ilgilendirdiği için bunlara çok takılmadım.
genel olarak beğendiğim bir kitap diyebilirim. günümüz dünyasından artık sıyrılıyor bu klasikler. bu gözle de okumakta fayda var. döneminin çok iyisi olabilir ancak bir yüz yıl sonra o kadar da değerli olmayabiliyor.
yazı biraz sürprizbozan içerebilir ama o kadar da içermeyecektir gönül rahatlığı ile okuyabilirsiniz.
hikayemiz zamanının rusya’sında bir pastahane (ya da cafe)’de bilinmeyen yaşlı bir adamın ölümüyle başlıyor. bu ölüme paralel ilerleyen olay örgüsü bir yerde birleşiyor( sabrın sonu selamettir). sıkıcı bir şekilde başlayan kitap dönemin toplumsal kişilerinin üzerinden mesaj vermeye başladığı anda sıkıcılıktan çıkıyor. esas karakterler anlatıcı olan ( ki muhtemelen dostoyevski’nin kendisi bu) kişinin üzerinden anlatılıyor yani onların duyguları ve düşünceleri gözlemlenerek aktarılıyor okuyucuya. ben şöyle bir şey hissettim (bilmiyorum okuyan diğer kişiler paylaşır mı bu düşüncelerimi); olaylarda ve diyaloglarda biraz tiyatro abartılıcılığı var. yani sanki bir sahne kurulmuş ve o tiyatro sahnesini betimliyor yazar bizlere. mimiklerini, tepkilerini abartılı şekilde kullandırıp bize o duyguyu vermeye çalışıyor. bu da biraz zorlama gibi geliyor okuyucuya. konu üzerinden bir şeyler söylemek istemiyorum drama tadında bir olay mevcut. beni bir kitapta genel olarak edebi kısmı ilgilendirdiği için bunlara çok takılmadım.
genel olarak beğendiğim bir kitap diyebilirim. günümüz dünyasından artık sıyrılıyor bu klasikler. bu gözle de okumakta fayda var. döneminin çok iyisi olabilir ancak bir yüz yıl sonra o kadar da değerli olmayabiliyor.
devamını gör...
hayvanların insanlardan farkı
ego tabanlı vahşet yönünden insanlarla kıyaslandığında kat be kat masum kalacak canlılardır.
hayvan, kendi canına, yavrularına, barınağına ve beslendiği alanlara açık tehdit olmadıkça saldırmaz. açlık haricinde -birtakım istisnalar hariç- avlanmaz ya da kendi türünden bir canlıyı öldürmez.
insan ise sırf kendi zevki uğruna doğayı katleder, savaşlar çıkarır, kendi türü de dahil olmak üzere her tür canlıya "zevkine" işkenceler yapar. belli ve yeterli bir alanı değil, tüm dünya alanlarını kendine ait bilir…
hayvan, kendi canına, yavrularına, barınağına ve beslendiği alanlara açık tehdit olmadıkça saldırmaz. açlık haricinde -birtakım istisnalar hariç- avlanmaz ya da kendi türünden bir canlıyı öldürmez.
insan ise sırf kendi zevki uğruna doğayı katleder, savaşlar çıkarır, kendi türü de dahil olmak üzere her tür canlıya "zevkine" işkenceler yapar. belli ve yeterli bir alanı değil, tüm dünya alanlarını kendine ait bilir…
devamını gör...
çocuk pornosu
(bkz: türkiye cumhuriyeti) 'nde (bkz: işiçleri bakanlığı) yapan (bkz: süleyman soylu) 'nun kendini savunmak için kullandığı pornografik içerik türü.
bu içeriğin izlenmesi (bkz: süleyman soylu)'ya göre milyonlarca insanın sedat peker videoları izlemesi ile eşdeğer bir hadisedir.
(bkz: devlet)'in devlet olmaktan çıktığı karanlık bir geceye tanığız.
gençler, yurtdışına gidiyor. gitmeyin diyen (bkz: ilber ortaylı) 'lara açıkça ifade edilmelidir:::
bu memlekette bir halt olmaz...
edit* kaynak soran olmuş ** habertürk yayınını izleyebilirsiniz.
izlemeniz için benim hamallık yapmam gerekiyormuş, linki
buradan
bu içeriğin izlenmesi (bkz: süleyman soylu)'ya göre milyonlarca insanın sedat peker videoları izlemesi ile eşdeğer bir hadisedir.
(bkz: devlet)'in devlet olmaktan çıktığı karanlık bir geceye tanığız.
gençler, yurtdışına gidiyor. gitmeyin diyen (bkz: ilber ortaylı) 'lara açıkça ifade edilmelidir:::
bu memlekette bir halt olmaz...
edit* kaynak soran olmuş ** habertürk yayınını izleyebilirsiniz.
izlemeniz için benim hamallık yapmam gerekiyormuş, linki
buradan
devamını gör...
varlığı yokluğunda anlaşılan şeyler
sağlık...
devamını gör...
domestic hıyar
telepatik güçlerimi kullanmamı isteyen ama çakralarımın anahtarını kaybeden yazar. sonra konuşunca ben suçlu oluyorum. nerede anahtarlar, söyle!!
(bkz: ben bu oyunu bozarım arkadaş)
edit: yanlışlıkla mavi hapı almış, sözlerine itibar etmeyiniz.
(bkz: ben bu oyunu bozarım arkadaş)
edit: yanlışlıkla mavi hapı almış, sözlerine itibar etmeyiniz.
devamını gör...
okumadığı kitabı okuduğunu söyleyen insan
okumadığı halde kitaptan bahsediyor, kitap hakkında rahat konuşabiliyorsa, tebrik edilmesi gereken insandır. sonuçta okumasa da, gerekli araştırmayı yapmış, kitap hakkında az çok bir şeyler okumuştur. ve okuduğu halde bir şey hatırlamayan bana göre daha çok şey biliyordur. ne okuduğum kitap ne de izlediğim film/dizi aklımda kalmıyor.*
devamını gör...
anasına avradına sövmek
hakaret suçu işleyen kişidir. hakaret suçu, şerefe karşı suçlar başlığı altında türk ceza kanunu’nda 125 ve 131. maddeler arasında düzenlenmiştir. hakaret suçunun tanımı, bir kişiye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak olarak yapılabilir.
hakaret suçunu meydana getirecek fiillerin kanunda tek tek sayılması mümkün değildir. suçun tanımından yola çıkarsak, mağdurun şeref ve saygınlığını rencide eden, sövme niteliği taşıyan veya rencide edecek bir somut olgu veya fiil isnat etmek suretiyle gerçekleştirilen her türlü eylem hakaret suçunu oluşturabilir.
hakaret mağdurun yüzüne karşı işlenebilir yada çeşitli iletişim araçları ile hakaret suçu işlenebilir. iletişim araçları ile işlenen hakaret suçunda mağdurun hakareti öğrenmesi yeterlidir, bu şekilde gerçekleştirilen hakaretler yüze karşı gerçekleştirilmiş hakaret gibidir.
mağdurun yokluğunda, fail tarafından edilen hakaretin suç oluşturabilmesi için en az 3 kişinin hakareti öğrenmesi gerekmektedir. burada kast etmiş olduğumuz 3 kişi fail dışındadır ve hepsinin aynı anda öğrenmesine veya aynı yerde bulunmasına hakaret suçunun oluşması açısından gerek yoktur.
bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. hakaretin, mağduru muhatap alacak şekilde sesli, yazılı veya görüntülü bir iletişim aracıyla işlenmesi halinde de aynı ceza ile cezalandırılır.
hakaret suçunun, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlere yönelik işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamayacak şekilde hüküm verilir. hakaret suçu ile birlikte tehdit de gerçekleşirse tehdit suçu için de ayrıca ceza verilir.
hakaret suçunu meydana getirecek fiillerin kanunda tek tek sayılması mümkün değildir. suçun tanımından yola çıkarsak, mağdurun şeref ve saygınlığını rencide eden, sövme niteliği taşıyan veya rencide edecek bir somut olgu veya fiil isnat etmek suretiyle gerçekleştirilen her türlü eylem hakaret suçunu oluşturabilir.
hakaret mağdurun yüzüne karşı işlenebilir yada çeşitli iletişim araçları ile hakaret suçu işlenebilir. iletişim araçları ile işlenen hakaret suçunda mağdurun hakareti öğrenmesi yeterlidir, bu şekilde gerçekleştirilen hakaretler yüze karşı gerçekleştirilmiş hakaret gibidir.
mağdurun yokluğunda, fail tarafından edilen hakaretin suç oluşturabilmesi için en az 3 kişinin hakareti öğrenmesi gerekmektedir. burada kast etmiş olduğumuz 3 kişi fail dışındadır ve hepsinin aynı anda öğrenmesine veya aynı yerde bulunmasına hakaret suçunun oluşması açısından gerek yoktur.
bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. hakaretin, mağduru muhatap alacak şekilde sesli, yazılı veya görüntülü bir iletişim aracıyla işlenmesi halinde de aynı ceza ile cezalandırılır.
hakaret suçunun, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlere yönelik işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamayacak şekilde hüküm verilir. hakaret suçu ile birlikte tehdit de gerçekleşirse tehdit suçu için de ayrıca ceza verilir.
devamını gör...