yapay zeka, bir insanın kapasitesinden daha fazla bilgiye erişebilen ve bunu yorumlayabilen yazılım türüdür.

bir insan ne kadar donanımlı olursa olsun yapay zeka kadar bilgiye sahip olamaz. sonuçta yapay zeka internetten exabyte-larca bilgiye erişebilir, öğrenebilir ve bunları yorumlayabilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iki sevdiğim merdum var
biri kaptan olan biri giriz olan
sorum şu
sempatikliğiniz mi sizi merdum kılan
sempatik olduğunuz mu merdum musunuz
merdum olmasa idiniz ne olurdunuz?
devamını gör...

sevilisi olmayanların yalnız olmadığını, büyük bir birlik olduğumuzu dile getirerek gönlümüzü aldılar allah razı olsun.
devamını gör...

isim şehir hayvan mi oynuyoruz dedirten başlık.
düdüt: jandarma
devamını gör...

bunu belki de bu yönden değil de başka bir taraftan ele almak lazım . şöyle ki travmaların yol açtığı melankolik hava belki de bu insanları dahi olmaya hayattan soyutlayıp kendilerini bilimin kollarına bırakmalarını sebeb oluyor bu travmanın ne yönde kullanıldığına bağlı bence nikola tesla da benim için bu yönde "dahi" olmaya mecbur olmuş biri.
devamını gör...

göz rengi açılıp kirpikler belirginleşiyor, dudaklar şişiyor. olduğumdan daha güzel gözüküyorum. yani var böyle bir şey.
devamını gör...

bir helva kavurayım o zaman. iş bana düştü.
devamını gör...

esasen var olmayan, var olsa da çarpıtılan tarihi olay, olgu, bilgi ya da konu. asparagastan, dedikodudan beslenir. amacı gerçeklerden konuşmak değil, herhangi bir ilgi çekicilik ya da çıkar amacı gözetildiğinden manipülasyon yapmaktır.

en popüler örnekleri mu kıtası, atlantis ya da "piramitleri uzaylıların inşa etmesi" gibi zırvalardır.

esasen gerçek bir tarihi iddiayla sözde tarih iddiasını ayırt etmek için eser miktarda beyin yeterlidir. örneğin karşınızdaki insan basbayağı yedi göbek soy ağacı çıkartılmış olan atatürk'ün yahudi olduğunu iddia edebiliyorsa, bilin ki sözde tarih faaliyeti icra ediyordur.* ya da mesela defalarca aksi kanıtlanmasına aldırmadan cengiz han'ın türk olduğunu savunuyorsa da öyle.
devamını gör...

'sinirlenerek herhangi bir eşyayı atabildiği en uzak noktaya atmak' anlamına gelen sözcük.
devamını gör...

felsefenin geliştiği toplumlar, aynı zamanda gelişmiş toplumlardır. gelişmiş toplumlarda da felsefe daha iyi yerlere ulaşmıştır. felsefeye değer vermeden gelişemeyiz ama ideolojilerin kıskacında ezberlenmiş bir takım sloganik cümlelerle değil, hakikati bulma hedefiyle, zihinsel bir mesai gerektiren gerçek anlamda felsefe yapmaktan bahsediyorum. bunun için neler yapılabilir? felsefeyle barışmak bu kadar mı zor?
devamını gör...

kendinden çok başkalarının düşüncelerini önemsemek
devamını gör...

griyi çok tuttum.
beyaz gözüme alıyordu, siyah içimi karartıyordu.
bana göre bir renk buldular çok şükür.
devamını gör...

jestler her zaman güzeldir.
devamını gör...

bence bu slogan yerine "hala aşı sıram gelmedi" yazılı maskelerle yapılsa daha anlamlı olacaktır.

sırayla aşı yapıyorsunuz herhangi bir yaş grubu 2 ay sürüyor.
devamını gör...

takip eden 14 arkadaşa ayriyeten teşekkürlerimi sunuyorum.
çok sağolun.
devamını gör...

kendini ne absürdist ne de varoluşçu olarak tanımlayan, etiketlenmekten hoşnut olmayan cezayir asıllı fransız yazar ve filozof.43 yaşında nobel edebiyat ödülü almıştır. verem'e yakalanıncaya kadar tutkulu bir şekilde kaleci olarak futbol oynamıştır.46 yaşında en absürt ölüm şekli olarak nitelendirdiği, trafik kazasında hayatını kaybetmiştir. yabancı, düşüş, veba, sisifos söyleni gibi başyapıtları bırakmıştır. yabancı romanı zeki demirkubuz tarafından 2001'de yazgı ismiyle sinemaya uyarlanmıştır.

''belirli bir şey, bir çöküntü falan değil, bir çeşit, keyfimi yeniden bulamama sıkıntısı. yaşam benim için gittikçe daha zorlaşıyordu; beden keyifsiz oldu mu, yürek de ölgünleşir. bana öyle geliyordu ki, hiç öğrenmemiş olduğum, ama yine de çok iyi bildiğim bir şeyi, yani yaşamayı unutuyordum.''

düşüş.
devamını gör...

türkiye kendi vatandaşı dışında herkesi desteklemeyi hazırdır zaten. kyk borçluları, işsizler, bir lira ucuza alabilmek için saatlerce halk ekmek kuyruğu bekleyenler, atanamayanlar, kepenk kapatan esnaf, işten çıkarılanlar, hem çalışıp hem okumaya çalışanlar var ama olsun itibar önemli sonuçta. gelsinler bir ara ejder meyveli smoothiemizi de içsinler.
devamını gör...

#577876 bu girdi ile beğeniler toplayan yazarımız. sana çok büyük saygı duyuyorum ablacım ellerine, yüreğine, kalbine sağlık.

edit: tam beklediğim gibi beğenimi verdi. ironi hakkında oturup konuşmamız gereken yazar aynı zamanda.
devamını gör...

ilk kez 1795'te filolog frederic august wolf tarafından prolegomena ad homerum isimli kitabıyla ortaya atılan sorun.
wolf'a göre ilyada ve odysseia bir bütün olarak tek bir ozan tarafından yaratılmadı, bu destanlar birbirine eklenmiş şarkılardı ve homeros diye birisi hiç yaşamadı.

bu sorun hala çözülebilmiş değil. sebepleri is çok açık; m.ö 7. yy'dan beri filozof, ozan ve tarihçiler homeros hakkında doğduğu yerden başlayarak kör olup olmamasına kadar hep çelişkili şeyler söylediler. homeros hakkındaki ilk yazılı kaynaklar da bu çelişkili ifadeler olduğu için tarihte gerçekten böyle bir ozanın yaşayıp yaşamadığı hep muamma olarak kalacak.

aslında bu sorunun ortaya çıkmasının temelinde heirich schliemann'ın çanakkale'ye gelerek ilyada'da geçen troya'yı aramaya başlamasıdır. nitekim bulur da troya'yı. bu haber elbette çok ilgi görür ve herkes gözünü homeros ve eserlerine diker. herkes bu ozan ve eserleri ile isimlerinin beraber anılması için bir şeyler yapmaya çalışır.

o dönemin ozanları festival ve bayramlarda mitolojik hikayeleri şarkılar şeklinde söylerdi. nitekim büyük ihtimalle homeros da böyle bir ozandı. zaten ona atfedilen iki destan da kendisinden çok sonraları kaleme alındı. bu iki destan ilk kez peisistratos'un emriyle düzenlenip kaleme alındı. şu an okuduğumuz bu iki kitap onun düzenlediği şekildedir.

bir kişinin çıkıp ta sözlü gelenekten toparladığı toplamda 28.000 dizelik iki destanın sözlü geleneğe mensup tek bir ozan tarafından ezbere bilindiğini ve okuduğunu iddia etmek yeterince abartılı bir iddiadır. muhtemelen her ozan destanın belirli konularına hakimdi ve ve bayramlarda okurdu. bu ozanlar da itibar kazanabilmek için okudukları şarkılar için o dönemin en ünlü ozanı olan homeros'u referans gösterdiler. söylentiler birleşince de ihale homeros'a kaldı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim