polisler birini arabada izlerken illa ki o donut ve kahve ellerinde olacaktır.

çok korktuklarında ya da heyecanlandıklarında hemen kusarlar (nasıl bir mideleri varsa).
devamını gör...

zaten hayvanlar aleminde bu köhne düzene isyan edecek bir tür varsa, o da ancak asya filleri olurdu. malum bunlar kıllı mamutların akrabası. senden benden zeki hayvanlar. dünyanın gidişatını iyi görmedikleri ortada. yeter artık söz fillerin deyip, yola çıkmışlar. bir nevi adalet yürüyüşü başlatmış olabilirler. şöyle bir bakındım da çinlilere hayret ettim. muazzam önemler almışlar. fillerin rahatsız edilmemesi için ellerinden geleni yapmışlar. tebrik etmek lazım. çinlileri tebrik edeceğim cidden aklımın ucundan geçmezdi. yalnız bu çin topraklarında özel bir durum var sanırım. malum mao'da milliyetçi çin güçlerinin kuşatmasını 9600 km'lik yürüyüş ile aşmıştı. sonrasında da başkomutan huang mevzuyu rapor ederken, önemli bir sıkıntı yok, hattı sadece bir avuç asker geçti diyerek felaketin fitilini ateşlemişti. şimdi ister misiniz aynısı filler için olsun? *

neyse işin latifesi bir yana olayın üzerini kapatmak isteyenler ihaleyi sürü liderinin üzerine yıkmaya çalışıyor gibi duruyor. yok efendim sürü lideri tecrübesizmiş de ondan yaşanmış bu olaylar. halt etmişsiniz siz! bu hayvanlardaki genetik miras bizdeki genetik ifrazata benzemez. biz asırlardır dünyanın içine etmek için 40 bin takla atıyoruz. bu abilerin/ablaların tek derdi, kendi yaşam alanlarında huzur içinde yaşamak. başka dertleri yok. ve bu hareketleri de kuvvetle muhtemel o temel dürtü ile ilintilidir. diğer yazar arkadaşların da söylediği gibi bu yaptıklarının vardır mutlaka bir kıymet-i harbiyesi.

filler görünen o ki, bir özgürlük mücadelesi başlattılar. doğal yaşam parkları falan kesmiyor artık onları. asıllarına rücu etmek istiyorlar ve genetik olarak içten içe hissettikleri, özlemini çektikleri mekâna doğru gidiyorlar. inşallah oralar şehir merkezi falan olmamıştır. zira mekânın sahibi geldi mi, raconu bozmamak lazım. usulca yerinizden kalkıp, mekânı sahibine bırakmanız gerek. bu arada iki fil bu kutlu yürüyüş esnasında firar etmiş. her zaman çürük yumurtalar çıkar. bunu kafaya takmamak lazım. hortumları yere düşürmeden dik bir şekilde ilerlemeye devam! bizim çok alışkın olduğumuz ihanet duygusu ile yüzleşmeleri nasıl olacak işte onu çok merak etmekteyim. bakalım bu illetle nasıl başa çıkacaklar? yürüye durun be dumbolar...
devamını gör...

hayatım boyunca akademik anlamda hep başarılıydım, kendimce zor bir insandım ama asla anlayışsız değildim. şimdi ise görüyorum ki gerçek anlamda ayrımcılığa maruz kalıyorum. aslında kimsenin de umrunda değilmişim ve yaptıklarımın hiçbir değeri yokmuş. ne güzel.
devamını gör...

benim ukdelerime de bakar mısınız?
devamını gör...

iki gün önce sinemada izleyip beğendiğim filmdir.

yani eleştirilere hak veriyorum. yarış filmi olmaktan çok uzaklaştı. saçma aksiyon sahneleri çok sıkıyor hak veriyorum. 5.filmden sonra başka bir şeye dönüştü ama severek izliyoruz eski filmler için hikaye için izliyoruz.
böyle şeyler izlemek isteyen bir kesim var. ben de öyle hissettim kendimi. izlerken rahatladım oh be dedim. detay kaygısı ve anlam kaygısı olmadan izledim. eğlenmek için. bol bol aksiyon bol bol saçma kavga sahneleri vardı keyif aldım.
eskiye dönüş sahneleri güzeldi. hikayenin bir tık o yöne dönmesi hoşuma gitti. finalden önce duygusal şeyler izleyeceğiz.
ayrıca her ne olursa olsun bir sürü karizmatik oyuncu ve karizmatik müzikler dinliyoruz. ülke ülke geziyoruz. zengin bir film hızlı ve öfkeli. para harcamadan çekinmiyorlar. seyirci keyif alıyor ve şaşırıyor.

filmin yönetmenliğini justin lin yapıyor. başrollerinde vin diesel, michelle rodriguez, jordana brewster, tyrese gibson, ludacris, nathalie emmanuel, john cena, sung kang, helen mirren ve charlize theron bulunuyor.

ayrıca sosyal medyada falan görüyorum herkes filmi ve seriyi gömüyor. kim izliyor lan bu filmi. kim izliyor?
herkes tarkovski , nuri bilge ceylan falan takılıyor sanırım.


filmde dom ve babasının gençliği sahneleri çok güzeldi zaten ilk filmde bahsedilmişti ufaktan. işin o yöne gitmesi hoşuma gitti. yedirdiler hikayeyi ve yedim gayet. han karakterinin ölmemesi olayı daha detaylı daha inandırıcı olabilirdi. saçma bir sahneydi. uzay sahneleri , mıknatıs halat sahneleri falan rezaletti. çıtayı iyice saçmalık seviyesine çıkardılar diğer filmde ne yapacaklar merak ediyorum. fiziğe ve gerçekliğe aykırı bu sahneleri biraz daha aza indirseler tadından yenmeyecek.
ayrıca son sahnede brian'ın meşhur skyline arabasıyla geldiği kısımda çok kötü oldum. arabadan falan inecek zannettim. sanırım son filmde az da olsa gösterecekler. uzaya gidecek teknolojileri var bunu da yapsınlar mutlu olalım.
filmde mekanlar çok güzeldi keyif aldım. özellikle ilk başlarda girdikleri orman gibi yer çok güzeldi. görüntüleri izlerken baya keyif aldım.
tyrese gibsen karakteri ise her zaman olduğu gibi çok komikti. çok seviyorum bu adamı izlemeyi.


sonuç olarak tavsiye ederim gidin izleyin veya internetten izleyin eğlenceli güzel bir film olmuş.
devamını gör...

şermin yaşar, nam-ı diğer oyuncu anne'nin öykü kitabı.
çok keyifli bir kitap dili akıcı ve samimi. zaten şermin yaşar'ın bütün kitapları öyledir. sıcaktır, samimidir. bir çırpıda okuyup bitirir insan.

bir gün parkta yalnız oturup, düşüncelere dalmışken:
yanıma çok hoş bir hanımefendi oturdu. kendisiyle biraz sohbet etme şansı bulduk.
halet-i ruhiyyemi anlamış olacaktı ki bana:
şermin yaşar'ın ev yapımı sihirli değnek kitabını önerdi.

neyse efendim, bir süre sonra o kitabı temin edip, yukarıda da söylediğim gibi bir çırpıda okuyup bitirdim. aslında bir kişisel gelişim kitabı. ama asla bir kişisel gelişim kitabı okuduğunuzu anlamıyorsunuz.(kişisel gelişim kitapları biraz sıkıcı olur)
"kalk ve kendin için bir şeyler yap" diyordu kitabında. ben de hemen kalktım ve kendim için bir kahve yaptım.
ertesi gün, hiç üşenmedim kendim için çay yaptım.
o gün bugündür kendim için kahve ve çay yapıyorum.
neyse bu kitabı bitirip ruhen huzura kavuştuktan sonra şermin yaşar'ı yakın markaj altına almaya başladım.
sırasıyla:
dedemin bakkalı: yazarımız bu kitabında çocukluğunu anlatıyor çok keyifli sıcacık.

tarihi hoşça kal lokantası:29 öyküden oluşuyor hepsi birbirinden sıcak öyküler.
bu iki kitabını da zevkle okudum.

annelere rehber olabilecek başka kitapları da var. onları da artık ileride okurum.
bu arada şermin yaşar ve kitaplarıyla tanışmama vesile olan, o güzel hanımefendiye;
gıyabında teşekkürlerimi sunuyorum.*
devamını gör...

beyaz gülü andıran kokusu ile ilkbaharın ikinci yarısına yakın açmaya başlayan ayva ağacının çiçeğidir.
ayva yaprağının ve çiçeğinin bitki çayı şeklinde demlenerek tüketilmesinin kalp damar sağlığı, bağışıklık sistemi, ruh sağlığı üzerinde dinlendirici etkileri, anne sütünü artırmaya faydaları birçok farklı kaynakta geçmektedir.
ayrıca yazın müjdecisi olarak kabul edilen ayva çiçeğinin, mevsiminde çok olması arkasından gelecek kışın soğuk geçeceği şeklinde de yorumlanır. bahçemizden görsellerle ayva çiçekleri...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ülkemizde gerçekten üniversite düzeyinde eğitim veren kurumlar bir elin beş parmağı kadar anca var. onlar dışındakiler ileri seviye lisedir, isminin sonunda üniversite yazdığına bakmayınız.
devamını gör...

coşkuyla kutlanacak günleri tekrar görmek dileğimle , kutlu olsun.
devamını gör...

bi kurumun veya oluşumun kural ve anayasasından daha değerli olan, kurallara rağmen tölare edilebilecek istisnaları vardır ki bu istisna o kurumun emekçileridir. kuralların zemini topluluk içindir ve istisna halleri bu kuralların içinde yer almazlar. yöneticinin varlık sebebi bu istisna hallerinde doğru karar vermek içindir. bu arkadaş göründüğü kadarıyla bu istisnayı fazlasıyla hak ediyo..
devamını gör...

fiziksel bir giriş hareketini veya bilgisini çıkış hareketine çeviren cihazdır. sinyalleri, enerji alanından elektrik alanına dönüştürmeye çalışan bir cihazdır.
devamını gör...

varım dediğim başlıktır.
devamını gör...

sürekli hamile olmaları. bu cefakar bu cengaver kadınlar olmasa genç nüfus oranı yüzde üçe düşer.
devamını gör...

ateistlerin toplandığı bir başlık değil de daha çok 15-16 yaş arası ergen toplantısı olmuş...
devamını gör...

anlaşamadığınız insanlarla fazla samimi olmayın. başlangıçta ne kadar eğleniyor olsanız ve ne kadar iyi hissetseniz de sorunlar sonradan gün yüzüne çıkıyor.
devamını gör...

fransız yazar françois rabelais tarafından 1532 yılında yazılmış seri. beşinci kitabın rabelais tarafından yazıldığı şaibeli olsa bile seri beş kitaptan oluşuyor. rabelais serinin ilk kitabında -pantagruel*- kendi isminin bir anagramı olan alcofribas nasier ismini kullanmıştır fakat bu durum kitabın sorbonne ve kilise tarafından yasaklanmasına engel olamamıştır. rabelais'nin eleştiri niteliği taşıyan bu eserleri molierevari bir komedi unsuru taşıdığı düşünülse bile aslında oldukça alakasız bir güldürü niteliği taşıyor. rabelais, üzüntünün insanın içini kemirdiğini bu yüzden insanı insan yapan şeyin neşeli olmak olduğunu düşünüyordu, bir dram yaratmak yerine güldürmeyi tercih etti ve bu durum başta voltaire olmak üzere bir çok fransız düşünür tarafından ciddiyetsiz olmakla eleştirildi hatta öyle ki; voltaire, rabelais'nin zekasını boşa harcayan sarhoş bir düşünür olduğunu dile getirmiştir. yine de toplumun ve bir zamanlar mensubu olduğu kilisenin hicvini öyle döneminin üstünde bir mizah ile yapmış ki hayranlık duymamak elde değil. rabelais'nin hümanizm anlayışı ve bence biraz da hedonist tutumu eserin her noktasında gözlemlenebilir.ilk iki kitap; gargantua ve pantagruel dilimize birsel uzma tarafından çevrilmiştir fakat rabelais'nin karmaşık hatta neredeyse ağdalı bir fransızca kullanmasından ötürü tatmin edici bir çeviri değil. serinin ismi bazı kaynaklarda gargantua et pantagruel* olarak geçmektedir.

(bkz: pantagruel)*
(bkz: gargantua)*
(bkz: le tiers livre)*
(bkz: le quart livre)*
(bkz: le cinquième livre)* - rabelais tarafından yazıldığı oldukça şaibelidir, ölümünden sonra basılmıştır ve en iyi ihtimalle notlarından veya makalelerinden derlendiği düşünülüyor-


« voyez vous ce jeune enfant ? ıl n’a encor douze ans ; voyons, si bon vous semble, quelle difference y a entre le sçavoir de voz resveurs mateologiens du temps jadis et les jeunes gens de maintenant. »
l’essay pleut à grandgousier, et commanda que le paige propozast. […]
le tout feut par icelluy proferé avecques gestes tant propres, pronunciation tant distincte, voix tant eloquente et languaige tant aorné et bien latin, que mieulx resembloit un gracchus, un ciceron ou un emilius du temps passé qu’un jouvenceau de ce siecle.
mais toute la contenence de gargantua fut qu’il se print à plorer comme une vache et se cachoit le visaige de son bonnet, et ne fut possible de tirer de luy une parolle non plus q’un pet d’un asne mort.

gargantua, c.xv
devamını gör...

önceden de söylediğim gibi;

sözlük hassas kalpler için cehennemdir.
devamını gör...

seni milletvekili yapamadık bari rektör yapalım. ahahahahah şaka gibi bir ülkede yaşıyoruz.
devamını gör...

fransızca kökenli bozulma anlamında eş anlamlısı yozlaşma olan kelimedir.
devamını gör...

on dokuzuncu yüzyılda kahvehaneler çok işlevliymiş.
edmondo amicis, istanbul kitabında 1874 yılında gitmiş olduğu bir kahveyi aktarıyor:

duvarda küçük bir ayna asılıydı, hemen yanında üstünde sabit saplı tıraş bıçaklarının dizili olduğu rafa benzer bir şey duruyordu. kahvelerin büyük kısmı aynı zamanda berber dükkanıdırlar ; kahvecinin aynı zamanda bir dişçi ya da kan alma uzmanı olması kurbanlarına başka müşterilerin kahvelerini yudumladıkları odada muamele yapması, nadir görülen bir durum değildir.

#1250537 nolu tanımıyla @eniyisipencereden kitap hakkında bilgi edinebilirsiniz.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görsel için kaynak ve biraz daha bilgi
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim