beyaz zambaklar ülkesinde
finlandiya'nın günümüzde eğitim, demokrasi, sanayi ve ekonomik gelişmişlik seviyesine bakınca kitabın önemi bir kez daha artmaktadır. o yüzden okuyun okutturun özellikle eğitimin ne kadar önemli olduğunun farkına varın.
devamını gör...
roland faunte
1997 doğumlu, 2018'de kendi başına kaydettiği sewing kit albümündeki parçalarla karşımıza çıkan amerikan müzisyen. faunte gerçek soyadı değil, uydurmuş onu. geçmişte bipolar bozukluk/depresyon tanıları konulmuş kendisine ve müziğini de yaşadığı bu süreçlerden etkilenerek yapmış. radiohead'in en sevdiği grup olduğunu söylüyor her seferinde. şu an için fazla öne çıkan biri değil, instagram'da dm'lere falan cevap veren ayarda bir tanınırlığı var.* ama bence müziği gayet güzel, tadında. hele kendi çabalarıyla kaydettiğini göz önüne alırsak. en sevdiğim şarkısı olan happy life'ı da buraya bırakıyorum.
devamını gör...
kopya çekerken yaşanan talihsizlikler
teog sınavında önümde okulun en başarılı öğrencisi oturmuştu 3 tane fen sorusunu ona bakarak cevaplamıştım .sonuçlar açıklandı ve o tüm soruları doğru cevaplayıp sadece 3 yanlış yapmıştı ve o yanlışlar benim ondan aldığım sorulardı.
devamını gör...
heraldik
tarihe yardımcı bilimlerinden arma bilimi olarak geçer .geçmişten günümüze arma, bayrak, ünvan ve mühürlerdeki; simge ve figürlerlerle tarihi olaylara ışık tutmak istenmiştir.
devamını gör...
yaşlı insanlar gibi yaşayan gençler
bazı insanların yaşarken öldüğüne delalet eder pandemi bulunmaz nimettir bunlar için.
devamını gör...
çalışma masanızdaki en ilginç şey
bu başlık olmasa masamdaki cımbız ve mandalın varlığını sorgulamayacaktım. teşekkürler sözlük...
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
içeriklerini beğenerek takip ettiğim; açtığı/seçtiği başlıkları, tanımlarını ve tanımlarında kullandığı görsel materyalleri profesyonelce bulduğum; yazarların ufkunu iki katına çıkartan yüreği güzel, zihni açık bir kafa sözlük yazarı.
devamını gör...
normal sözlük ihtiyar heyeti
kurucusu olmak ve yıllar sonra hatırlamak istediğim, beni gülümseten anılara ev sahipliği yapacak, dostlar biriktireceğim heyet-i umumiye.
devamını gör...
yabancı uyruklu biriyle evlenmek
evlilik iki insanın hayatlarını birlikte yaşamak için attıkları adımdır bunu kiminle yapacağınız sizi ilgilendirir. yabancı ya da tanıdık farketmez.
devamını gör...
her şey yolunda giderken gelen rahatsızlık hissi
hayatın dört dörtlük olmasada dörtte üçlüktür.
her şey planların dahilindedir. tutuğun takım üç puanı üç golle almıştır. birileri "iyi varsın" minvelinde konuşmuştur. annen en sevdiğin yemeği hazırlamıştır. home office çalışırsın arayan soran yoktur. işte tam ne güzel gidiyor derken, sanki yolda yürürken boka basmış gibi hissedersin.
yüreğin daralır, geniş eve sığamazsın, nefes almak için dışarıya atarsın kendini yine de çare olamazsın. o uzaklardan gelen o kötü hise. tat alamazsın, bok çuvalı gibi yığılırsın odana, salak saçma videolar izlerken bulursun kendini.
ta ki bu kara delikten çıkış kapısı bulana kadar.
her şey planların dahilindedir. tutuğun takım üç puanı üç golle almıştır. birileri "iyi varsın" minvelinde konuşmuştur. annen en sevdiğin yemeği hazırlamıştır. home office çalışırsın arayan soran yoktur. işte tam ne güzel gidiyor derken, sanki yolda yürürken boka basmış gibi hissedersin.
yüreğin daralır, geniş eve sığamazsın, nefes almak için dışarıya atarsın kendini yine de çare olamazsın. o uzaklardan gelen o kötü hise. tat alamazsın, bok çuvalı gibi yığılırsın odana, salak saçma videolar izlerken bulursun kendini.
ta ki bu kara delikten çıkış kapısı bulana kadar.
devamını gör...
tuz gölü'ndeki toplu flamingo ölümü
bilinçsizlikten, bencillikten, denetimsizlikten yaşanan olay. günah şu canlara. bir iş yaparken, bir adım sonrasını düşünmeden hareket etmek ülkede, en üstten en alta herkese bulaşmış. ülkenin dibini oyuyoruz, bitiriyoruz. ne doğa kaldı, ne hava. işin kötüsü her şeyin düzelmesi için artık çok geç kaldık gibi görünüyor. ekolojik sistemi bozduk.
devamını gör...
rektörü cumhurbaşkanının atamasının mantığı
1981 üniversite reformundan önceki yıllarda, türk yükseköğretim sistemi beş tür kurumdan oluşmaktaydı:
(1) üniversiteler,
(2) milli eğitim bakanlığı'na bağlı akademiler,
(3) bir kısmı diğer bakanlıklara, çoğu milli eğitim bakanlığı'na bağlı iki yıllık meslek yüksekokulları ile konservatuvarlar,
(4) milli eğitim bakanlığı'na bağlı üç yıllık eğitim enstitüleri,
(5) mektupla öğretim yapan yaykur
yükseköğretimin tüm düzeyleri için etkili ve koordineli bir merkezi plânlamanın olmaması, özellikle de altmışlı ve yetmişli yıllarda yükseköğretim kurumlarının sayısı, çeşidi ve öğrenci sayıları ile başka bir çok hususta gözlenen hızlı artış nedeniyle yukarıda belirtilen yükseköğretim sistemi bir süre sonra başarısızlık ve yozlaşma işaretleri vermeye başlamıştır. bunlara ek olarak 1960-80 arasında ortaya çıkan siyasi, sosyal ve ekonomik sorunlar, yükseköğretimdeki kötüye gidişi daha da artırmıştır. bu nedenle yetmişli yılların sonunda köklü bir reform kaçınılmaz hale gelmiş ve sonunda 1981 reformu yürürlüğe konmuştur.
yükseköğretim, 1981'de çıkarılan 2547 sayılı yükseköğretim kanunu ile akademik, kurumsal ve idari yönden yeniden yapılanma sürecine girmiştir. bu kanunla ülkemizdeki tüm yükseköğretim kurumları yükseköğretim kurulu (yök) çatısı altında toplanmış, akademiler üniversitelere, eğitim enstitüleri eğitim fakültelerine dönüştürülmüş ve konservatuvarlar ile meslek yüksekokulları üniversitelere bağlanmıştır. böylece, söz konusu kanun hükümleri ve anayasa'nın 130. ve 131. maddeleriyle kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip bir kuruluş olan yükseköğretim kurulu, tüm yükseköğretimden sorumlu tek kuruluş haline gelmiştir.
türk yükseköğretim sistemi 1982 yılı itibarıyla yirmiyedi üniversite ile bunlara bağlı fakülte, enstitü, yüksekokul, konservatuvar ve yüksekokullarından oluşan birleşik bir yapıya dönüştürülmüştür. bu meyanda, yaykur'un işlevleri anadolu üniversitesi'ne devredilmiştir.
ezcümle, üniversite meselesi 1960'lı yıllarda başlayan ve 1980 askeri darbesine kadar 20 yıl boyunca süren öğrenci hareketleri, akademinin siyasallaşması vb nedenlerle 1980 darbesinden sonra üniversitelerin raptı zapt altına alınması amacıyla çıkarılan 2547 sayılı kanunun cumhurbaşkanına verdiği yetkiye dayanır. (2547 sayılı kanunda defalarca değişiklik yapılmış ancak rektörlerin atanması konusunda herhangi bir değişiklik olmamıştır.)
rivayet odur ki, dönemin devlet başkanı kenan evren, rektörlerin atanması işinin cumhurbaşkanınca yapılmasını istememiş ancak etrafındaki "kraldan çok kralcı" olan tayfa, bu yetkinin cumhurbaşkanına ait olmasının uygun olacağını söyleyerek kendisini ikna etmiştir.
o gün bugündür türkiye'de rektörleri cumhurbaşkanı atamıştır. kanunun değişmediği sürece de rektörler bu şekilde atanmaya devam edecek, her (yeni) rektör atamasında (cumhurbaşkanı kim olursa olsun) siyasal biat/akademik liyakat tartışmaları olacaktır.
(1) üniversiteler,
(2) milli eğitim bakanlığı'na bağlı akademiler,
(3) bir kısmı diğer bakanlıklara, çoğu milli eğitim bakanlığı'na bağlı iki yıllık meslek yüksekokulları ile konservatuvarlar,
(4) milli eğitim bakanlığı'na bağlı üç yıllık eğitim enstitüleri,
(5) mektupla öğretim yapan yaykur
yükseköğretimin tüm düzeyleri için etkili ve koordineli bir merkezi plânlamanın olmaması, özellikle de altmışlı ve yetmişli yıllarda yükseköğretim kurumlarının sayısı, çeşidi ve öğrenci sayıları ile başka bir çok hususta gözlenen hızlı artış nedeniyle yukarıda belirtilen yükseköğretim sistemi bir süre sonra başarısızlık ve yozlaşma işaretleri vermeye başlamıştır. bunlara ek olarak 1960-80 arasında ortaya çıkan siyasi, sosyal ve ekonomik sorunlar, yükseköğretimdeki kötüye gidişi daha da artırmıştır. bu nedenle yetmişli yılların sonunda köklü bir reform kaçınılmaz hale gelmiş ve sonunda 1981 reformu yürürlüğe konmuştur.
yükseköğretim, 1981'de çıkarılan 2547 sayılı yükseköğretim kanunu ile akademik, kurumsal ve idari yönden yeniden yapılanma sürecine girmiştir. bu kanunla ülkemizdeki tüm yükseköğretim kurumları yükseköğretim kurulu (yök) çatısı altında toplanmış, akademiler üniversitelere, eğitim enstitüleri eğitim fakültelerine dönüştürülmüş ve konservatuvarlar ile meslek yüksekokulları üniversitelere bağlanmıştır. böylece, söz konusu kanun hükümleri ve anayasa'nın 130. ve 131. maddeleriyle kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip bir kuruluş olan yükseköğretim kurulu, tüm yükseköğretimden sorumlu tek kuruluş haline gelmiştir.
türk yükseköğretim sistemi 1982 yılı itibarıyla yirmiyedi üniversite ile bunlara bağlı fakülte, enstitü, yüksekokul, konservatuvar ve yüksekokullarından oluşan birleşik bir yapıya dönüştürülmüştür. bu meyanda, yaykur'un işlevleri anadolu üniversitesi'ne devredilmiştir.
ezcümle, üniversite meselesi 1960'lı yıllarda başlayan ve 1980 askeri darbesine kadar 20 yıl boyunca süren öğrenci hareketleri, akademinin siyasallaşması vb nedenlerle 1980 darbesinden sonra üniversitelerin raptı zapt altına alınması amacıyla çıkarılan 2547 sayılı kanunun cumhurbaşkanına verdiği yetkiye dayanır. (2547 sayılı kanunda defalarca değişiklik yapılmış ancak rektörlerin atanması konusunda herhangi bir değişiklik olmamıştır.)
rivayet odur ki, dönemin devlet başkanı kenan evren, rektörlerin atanması işinin cumhurbaşkanınca yapılmasını istememiş ancak etrafındaki "kraldan çok kralcı" olan tayfa, bu yetkinin cumhurbaşkanına ait olmasının uygun olacağını söyleyerek kendisini ikna etmiştir.
o gün bugündür türkiye'de rektörleri cumhurbaşkanı atamıştır. kanunun değişmediği sürece de rektörler bu şekilde atanmaya devam edecek, her (yeni) rektör atamasında (cumhurbaşkanı kim olursa olsun) siyasal biat/akademik liyakat tartışmaları olacaktır.
devamını gör...
kullanıcı adın bir cevap olsaydı sorusu ne olurdu sorunsalı
- nikin var mı?
nikimyok: nikim yok
nikimyok: nikim yok
devamını gör...
kadın prezervatifi
devamını gör...
hayvan sevmeyen insan
allah bin belasını versin onun. yaşanmaz bu ülkede artık..
yarın hemen isviçre’ye taşınıyorum.. aniden, hızlıca, hemen.
yarın hemen isviçre’ye taşınıyorum.. aniden, hızlıca, hemen.
devamını gör...
george orwell
(bkz: hayvan çiftliği) ve özellikle(bkz: 1984) kitabı ile tanınan yazardır.
devamını gör...