normal sözlük yazarlarının sözlüğü sahiplenmesi
böyle güzel insanların bulunduğu ortamda beklenendir.
nasıl sahiplenmeyeyim? daha ilk günden mesaj yazan moderatörler, (bot sanmıştım, o yüzden cevap yazmadım) formata aykırı girdiğim entry için olabildiğince nazik bir şekilde uyaran, "isterseniz sizin yerinize ben düzelteyim" diyen hazall*, gomünüs ama yine de iyi insan bünyamin franklin, bilgi içeren entryleriyle elit bir yazar kitlesi ve sıcacık bir ortam.
yavaş yavaş jargonumuz da oturuyor. sizi seviyorum müthiş insanlar.
nasıl sahiplenmeyeyim? daha ilk günden mesaj yazan moderatörler, (bot sanmıştım, o yüzden cevap yazmadım) formata aykırı girdiğim entry için olabildiğince nazik bir şekilde uyaran, "isterseniz sizin yerinize ben düzelteyim" diyen hazall*, gomünüs ama yine de iyi insan bünyamin franklin, bilgi içeren entryleriyle elit bir yazar kitlesi ve sıcacık bir ortam.
yavaş yavaş jargonumuz da oturuyor. sizi seviyorum müthiş insanlar.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
öldür beni
tam da şu an
ellerim ellerinde
başım omuzunda
kokun burnumdayken
hem ellerinden
hem de yamacında olsun
son nefesimi verişim
başım gömülsün boynuna
ellerim ellerinden kayarken
sımsıkı tut ellerimi
son kez
küçük bir kelebeğin
hayatına girip çıkışı gibi
güzel ama acı bir gülümseme kaplasın
yıllar çizgili yüzünde...
tam da şu an
ellerim ellerinde
başım omuzunda
kokun burnumdayken
hem ellerinden
hem de yamacında olsun
son nefesimi verişim
başım gömülsün boynuna
ellerim ellerinden kayarken
sımsıkı tut ellerimi
son kez
küçük bir kelebeğin
hayatına girip çıkışı gibi
güzel ama acı bir gülümseme kaplasın
yıllar çizgili yüzünde...
devamını gör...
otobandakiyanlizdusakabin
bir çok insanın nedense takıntı haline getirdiği "yalnız" kelimesi nickinde yanlış yazıldığı için bir çok yazarın sinirini bozan yazar tanesi.
can sıkıntısından nicki böyledir. "yalnız" kelimesini yanlış yazan her insanı dövmek istediğiniz bu zamanda elbet nasıl yazıldığını biliyordur.
aldığı bir çok mesajdan dolayı bu tanımı yazmak zorunda hissetmiştir.*
can sıkıntısından nicki böyledir. "yalnız" kelimesini yanlış yazan her insanı dövmek istediğiniz bu zamanda elbet nasıl yazıldığını biliyordur.
aldığı bir çok mesajdan dolayı bu tanımı yazmak zorunda hissetmiştir.*
devamını gör...
deli vahit
ilgili videodaki 42.saniyesinde ''hağğh haağhh'' şeklinde verdiği ritimle gülümseten müzisyenimiz.
her şeyimizle güzeliz yahu.
her şeyimizle güzeliz yahu.
devamını gör...
bu pandemi artık aşılanmamışların pandemisi
tamam aklı başında olan her insanın aşı yapması gerektiğine ben de katılıyorum ama aşımı yaptım pandemi bitti hadi çeşme alıçatı gibi bir durum da yok. pandemi herkes için bir sorun. hele ki yeni varyantlar varken ve biontech'in bu varyantlarda daha az etkili olduğu konuşulurken ve ülke yerli yabancı turist kaynarken aşı yapanları da görevi bitenler gibi lanse etmek bence doğru değil.
devamını gör...
pandeminin tek kelimelik özeti
depresyon
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
yaşanan bir olayı hiç umursamamak yani belki inkar etmek bir uç nokta iken, takıntı haline getirecek kadar kafaya takmak, ondan başka hiçbir şey düşünemeyecek hale gelmek ise bir diğer uç nokta. ilkinde zaten yok sayma olduğundan harekete geçme durumu olmuyorken ikincisinde ise insan, kendini hiçbir şey yapamayacak kadar güçsüz ve çaresiz hissediyor yani bir nevi kendini paralize etmiş oluyor. öncelikle uç noktalardaki bozulan dengeyi düzenlemek, sonrasında harekete geçmek gerekir. *
devamını gör...
leyla ile mecnun replikleri
aç pencereni göreyim yüzünü uyan aman aman yarim göreyim yüzünü uyan yar aman aman
devamını gör...
ilgi arsızı
kimse beni anlamıyor, kimse benimle ilgilenmiyor diye olur olmadık şeyler yapan;
bunu yaparken de kendi bencilliğinden dolayı başka insanların bu yüzden ne düşüneceğini, ne hissedeceğini zerre umursamayan kanser insan tipidir.
sözlükte gördüğümüz kadarıyla son zamanlarda sivilce misali artmaktadır.
bunu yaparken de kendi bencilliğinden dolayı başka insanların bu yüzden ne düşüneceğini, ne hissedeceğini zerre umursamayan kanser insan tipidir.
sözlükte gördüğümüz kadarıyla son zamanlarda sivilce misali artmaktadır.
devamını gör...
tehannüs
yeni öğrendiğim arapça kelime.
invizaya çekilmek anlamına geliyor.
sanırım inzivaya çekilmek çok daha kul durduğu için tehannüs o kadar kullanılmıyor.
örnek olarak, hz. muhammed peygamber için hira mağarasında tehannüs yaptığı söylenebilir.
invizaya çekilmek anlamına geliyor.
sanırım inzivaya çekilmek çok daha kul durduğu için tehannüs o kadar kullanılmıyor.
örnek olarak, hz. muhammed peygamber için hira mağarasında tehannüs yaptığı söylenebilir.
devamını gör...
karma puan biriktireceğim diye şekilden şekile giren tip
sataşmak için başlık açanlardan daha çok sevdiğim tiptir.
devamını gör...
2020 2021 süper lig şampiyonu beşiktaş
tebrikler beşiktaş.
kim şampiyon olursa tebrik edilmesi gereken lig şampiyonudur. 3 takımın da matematiksel olarak şampiyonluğu son maça bıraktığı, atılan her golün bu kadar önemli olduğu lig hatırlamıyorum. keyfini çıkarın. şampiyon kim olursa tebrik edin.
not: gs
fener- temsili değil.
kim şampiyon olursa tebrik edilmesi gereken lig şampiyonudur. 3 takımın da matematiksel olarak şampiyonluğu son maça bıraktığı, atılan her golün bu kadar önemli olduğu lig hatırlamıyorum. keyfini çıkarın. şampiyon kim olursa tebrik edin.
not: gs
fener- temsili değil.
devamını gör...
18 mart 2021 normal sözlük instagram rezaleti
tarihte bugün görseli paylaşan kafa sözlük instagram hesabının postunda türk tarihinin en önemli zaferlerinden biri olarak addedilen çanakkale zaferimizin bulunmaması rezaletidir.
hiç böyle bir post paylaşılmasa "neden çanakkale zaferimizi kutlamadınız?" tarzında bir duyar elbette ki kasmazdım ama böyle önemli bir günde tarihte bugün postu atıp zaferimizi es geçmek yakışmadı.
söz konusu paylaşım için
edit: şimdi paylaşılmış arkadaşlar, yazarlarının görüşünü dikkate alan kafa sözlük ekibine teşekkürler. <3
hiç böyle bir post paylaşılmasa "neden çanakkale zaferimizi kutlamadınız?" tarzında bir duyar elbette ki kasmazdım ama böyle önemli bir günde tarihte bugün postu atıp zaferimizi es geçmek yakışmadı.
söz konusu paylaşım için
edit: şimdi paylaşılmış arkadaşlar, yazarlarının görüşünü dikkate alan kafa sözlük ekibine teşekkürler. <3
devamını gör...
ultimate unicorn
bir dom ow kısa filmidir.

philips parallel lines ve ridley scott işbirliği ile düzenlenen kısa film yarışmasının finalistlerinden biridir ancak porcelain unicorn karşısında tutunması mümkün olamamıştır.
bir önceki tanımda da bahsettiğim gibi kuralları oldukça basit. filmler üç dakikayı geçmeyecek ve sadece şu altı cümle kullanılabilecek kısa film boyunca:
what’s that?
ıt’s a unicorn.
never seen one up close before.
beautiful.
get away, get away.
ı’m sorry.
bu filmde bu altı cümle beklemediğim bir şekilde kullanılmış ve bu da beni filmi izlerken oldukça heyecanlandırdı. film boyunca cümlelerin zorlama bir inatla kullanılmadığını görmekse beni çok mutlu etti.
dövüş sanatları hakkında insanların ne düşündüğünü pek bilemiyorum ve aslında umursamıyorum da. hayatım boyunca hiçbir dövüş sanatına ilgi duymadım ama izlemekten her zaman keyif aldım.
içinde bir felsefe olan her şey izlenmeye değerdir benim için ve saygıyı hak eder. bu filmde de ustalarının intikamını almak için birlik olan iki dövüş sanatları öğrencisinin bir tek boynuzlu atı intikam aracına nasıl dönüştürdüğünü izleyeceksiniz.
at çok farklı bir hayvandır ve maharetli ellerde bir silaha dönüşebilir.
ultimate unicorn

philips parallel lines ve ridley scott işbirliği ile düzenlenen kısa film yarışmasının finalistlerinden biridir ancak porcelain unicorn karşısında tutunması mümkün olamamıştır.
bir önceki tanımda da bahsettiğim gibi kuralları oldukça basit. filmler üç dakikayı geçmeyecek ve sadece şu altı cümle kullanılabilecek kısa film boyunca:
what’s that?
ıt’s a unicorn.
never seen one up close before.
beautiful.
get away, get away.
ı’m sorry.
bu filmde bu altı cümle beklemediğim bir şekilde kullanılmış ve bu da beni filmi izlerken oldukça heyecanlandırdı. film boyunca cümlelerin zorlama bir inatla kullanılmadığını görmekse beni çok mutlu etti.
dövüş sanatları hakkında insanların ne düşündüğünü pek bilemiyorum ve aslında umursamıyorum da. hayatım boyunca hiçbir dövüş sanatına ilgi duymadım ama izlemekten her zaman keyif aldım.
içinde bir felsefe olan her şey izlenmeye değerdir benim için ve saygıyı hak eder. bu filmde de ustalarının intikamını almak için birlik olan iki dövüş sanatları öğrencisinin bir tek boynuzlu atı intikam aracına nasıl dönüştürdüğünü izleyeceksiniz.
at çok farklı bir hayvandır ve maharetli ellerde bir silaha dönüşebilir.
ultimate unicorn
devamını gör...
kölelik
modern dünyada uygulanmasının (bkz: insan hakları evrensel beyannamesi) ile kesinlikle yasaklandığı, çok eski çağlara ait olan bu aşağılık sistem, şimdilerde dolaylı yoldan sıklıkla uygulanmaktadır. #240980 numaralı tanımda da anlattığım gibi köle, hiçbir hakkı olmayan, sahibinin emrinde çalışmak zorunda olan, para biriktiremeyen ve kabaca karın tokluğuna çalışmak şeklinde ifade edilen biçimde çalışan kişilere verilen sıfattır. hani o çok büyük gördüğümüz, özendiğimiz, oldukça modern gözüken büyük devletler, bu sistemi yasal olmayan bir şekilde özellikle afrika gibi az gelişmiş ancak yeraltı kaynakları ve özellikle tarımsal açıdan verimli topraklara sahip olan bölgelerde uygulamaktadır.
devamını gör...
büyük iskender
büyük iskenderin hayatını okur iken beni en çok etkilemiş kısım kesinlikle kleitos olayı ve iskender'in acılar çekmesidir.
nedir bu kleitos olayı anlatalım o halde.
kleitos, bizim iskender'in çok yakın bir arkadaşı ve orduda büyük bir komutan. granikos savaşında bizim iskender'i öldürmek üzere olan düşman askerlerini bertaraf ederek iskender'in hayatını kurtarıyor, normalde daha iyi olması gereken arkadaşlık illişkileri daha da kötü bi hale bürünüyor bu olay sonrası.
çünkü bizim iskender, komutanların baskısını hissetmeye başlıyor ensesinde.
sahi, neden böyle bir şey oluyor? onu da açıklayayım, komutanlar, savaşta mağlup edilmiş olanları bir köle olarak görür iken, iskender onlara bir şans vererek onları bünyesine katmak ve onlara asla köle gözüyle bakmak istemiyor idi... e durum böyle olunca, iskender ve komutanlar arasında büyük bir görüş ayrılığı çıkıyordu ortaya, en büyük görüş ayrılığı ise, iskender'in en yakın dostu kleitos'a aitti.
sonrası mı? iskender bunu sezerek, onu devam ettiği seferlerden uzaklaştırmak amacı ile başka işlere yönlendirince, bir anda kıyamet koptu ve sevgili iskender ile, minnoş dostu kleitos ana bacı küfürler ederek birbirlerine girdiler. tabi diğer komutanlar ve askerler olayı ayırdılar, ama iş burada bitti mi? hayır.
çok yakın zamanda, bir gece eğlence sofrası kuruldu, içkiler içilliyor, yemekler yeniyor ve büyük ihtimalle "tek başıma 10 kişinin arasına daldım, göreceksin" gibi absürt sohbetler de dönüyordu muhakkak.
o sırada, sarhoş olan kleitos, iskender'e dönerek "bak bu sağ elim seni kurtardı..." dedikten hemen sonra, "senin baban zeus değil, zeus-amon" diyerek, kendi çapında "sen saf yunan değilsin, asya genlerin de var ahauha" gibi espriler yapmaya başlamış.
e koskoca iskender bu aşağılamaların altında kalır mı? "bak güzel kardeşim, terbiyeli takın, yoksa..." diye devam etmiş söze, ama kleitos zil zurna sarhoş, durdurabilir misin onu? iskender'e dönerek, "asyalılara davrandığımız gibi davranmamız lazım sana, sen burada bizimle aynı sofrada olmak yerine köleler ile oturmalıydın." deyince, işler korkunç bi hale bürünmüş ve iskender eline geçirdiği mızrağı, bizim kleitos'un boğazına saplamış.
olaylar durulmuş ama iskender'in canı daha da çok yanmaya başlamış, en yakın dostunu, onu savaşta kurtarmış bir yiğidi öldürdüğünü düşünüyormuş, birkaç kez intihar girişimleri olmuş ama en yakınındakiler bunu engellemeyi başarmışlar. iskender çadırından hiç çıkmaz, uyumaz ve yemek yemez olmuş, baya adam depresyona girmiş... sonra da bir akşam çadırından çıkıp, makedonya savaş meclisi'nin kendisini adil bir biçimde yargılamasını istemiş.
başarmış da, adil bir şekilde yargılamışlar onu ama kleitos'ta suç bulunmuş, olay kapanmış gitmiş gündemden, ama iskender'in eminim ki son nefesine kadar aklında kalmıştır.
nedir bu kleitos olayı anlatalım o halde.
kleitos, bizim iskender'in çok yakın bir arkadaşı ve orduda büyük bir komutan. granikos savaşında bizim iskender'i öldürmek üzere olan düşman askerlerini bertaraf ederek iskender'in hayatını kurtarıyor, normalde daha iyi olması gereken arkadaşlık illişkileri daha da kötü bi hale bürünüyor bu olay sonrası.
çünkü bizim iskender, komutanların baskısını hissetmeye başlıyor ensesinde.
sahi, neden böyle bir şey oluyor? onu da açıklayayım, komutanlar, savaşta mağlup edilmiş olanları bir köle olarak görür iken, iskender onlara bir şans vererek onları bünyesine katmak ve onlara asla köle gözüyle bakmak istemiyor idi... e durum böyle olunca, iskender ve komutanlar arasında büyük bir görüş ayrılığı çıkıyordu ortaya, en büyük görüş ayrılığı ise, iskender'in en yakın dostu kleitos'a aitti.
sonrası mı? iskender bunu sezerek, onu devam ettiği seferlerden uzaklaştırmak amacı ile başka işlere yönlendirince, bir anda kıyamet koptu ve sevgili iskender ile, minnoş dostu kleitos ana bacı küfürler ederek birbirlerine girdiler. tabi diğer komutanlar ve askerler olayı ayırdılar, ama iş burada bitti mi? hayır.
çok yakın zamanda, bir gece eğlence sofrası kuruldu, içkiler içilliyor, yemekler yeniyor ve büyük ihtimalle "tek başıma 10 kişinin arasına daldım, göreceksin" gibi absürt sohbetler de dönüyordu muhakkak.
o sırada, sarhoş olan kleitos, iskender'e dönerek "bak bu sağ elim seni kurtardı..." dedikten hemen sonra, "senin baban zeus değil, zeus-amon" diyerek, kendi çapında "sen saf yunan değilsin, asya genlerin de var ahauha" gibi espriler yapmaya başlamış.
e koskoca iskender bu aşağılamaların altında kalır mı? "bak güzel kardeşim, terbiyeli takın, yoksa..." diye devam etmiş söze, ama kleitos zil zurna sarhoş, durdurabilir misin onu? iskender'e dönerek, "asyalılara davrandığımız gibi davranmamız lazım sana, sen burada bizimle aynı sofrada olmak yerine köleler ile oturmalıydın." deyince, işler korkunç bi hale bürünmüş ve iskender eline geçirdiği mızrağı, bizim kleitos'un boğazına saplamış.
olaylar durulmuş ama iskender'in canı daha da çok yanmaya başlamış, en yakın dostunu, onu savaşta kurtarmış bir yiğidi öldürdüğünü düşünüyormuş, birkaç kez intihar girişimleri olmuş ama en yakınındakiler bunu engellemeyi başarmışlar. iskender çadırından hiç çıkmaz, uyumaz ve yemek yemez olmuş, baya adam depresyona girmiş... sonra da bir akşam çadırından çıkıp, makedonya savaş meclisi'nin kendisini adil bir biçimde yargılamasını istemiş.
başarmış da, adil bir şekilde yargılamışlar onu ama kleitos'ta suç bulunmuş, olay kapanmış gitmiş gündemden, ama iskender'in eminim ki son nefesine kadar aklında kalmıştır.
devamını gör...
ilkokul aşkı
hala görüşüyoruz kendisiyle. ellerimle evlendirdim hatta. umarım çok mutlu olur.
devamını gör...
aziz matta'nın şehit edilmesi
caravaggio'nun en sevdiğim eserlerinden bir tanesi. sanatçının 1600 yılında bitirdiği, san luigi dei francesi kilisesinde sergilenen eseri.

aziz matta'nın şehit edilmesi resmindeki canlı, dramatik sahne san luigi dei francesi kilisesindeki contarelli şapelinde 1600 yılında tamamlanarak sergilenmeye başlamıştır. bu ünlü tablo caravaggio'nun toplumsal boyuttaki ilk başarısıdır. tüylü şapka giymiş, giorgione tarzında betimlenmiş gencin, caravaggio'nun arkadaşı mario minniti olduğu sanılmaktadır. yüzündeki anlaşılmaz düşünceli bakışla yarattığı şiirsel gerçekçilik del montelerin duygularını yansıtır gibidir.
şapelin deklorasyonu için tuttuğu not defterinde cantarelli, kurban edilişin bir sembolü olarak şehide elini uzatmakta olan bir melek figüründen hiç bahsetmemiştir. meleğin buradaki sıra dışı varlığı aslında caravaggio'nun resim dilinde çok özel bir anlam taşır; meleği taşıyan bulutların geleneksel ikonografisi bozulmuş, çarpıtılmıştır. bu durumda bulutlar meleği üstünden atmak istercesine olumsuz bir etki bırakır.
ön planda gördüklerinden ürkmüş çıplak genç, özellikle zuccaris tarafından kullanılan maniyerist geleneğin açık bir yansımasıdır. genç annibale caracci'nin deyişiyle, kompozisyondaki boş alanları doldurmak amacıyla yararlanılan kiralık figürlerden biridir.

aziz matta'nın şehit edilmesi resmindeki canlı, dramatik sahne san luigi dei francesi kilisesindeki contarelli şapelinde 1600 yılında tamamlanarak sergilenmeye başlamıştır. bu ünlü tablo caravaggio'nun toplumsal boyuttaki ilk başarısıdır. tüylü şapka giymiş, giorgione tarzında betimlenmiş gencin, caravaggio'nun arkadaşı mario minniti olduğu sanılmaktadır. yüzündeki anlaşılmaz düşünceli bakışla yarattığı şiirsel gerçekçilik del montelerin duygularını yansıtır gibidir.
şapelin deklorasyonu için tuttuğu not defterinde cantarelli, kurban edilişin bir sembolü olarak şehide elini uzatmakta olan bir melek figüründen hiç bahsetmemiştir. meleğin buradaki sıra dışı varlığı aslında caravaggio'nun resim dilinde çok özel bir anlam taşır; meleği taşıyan bulutların geleneksel ikonografisi bozulmuş, çarpıtılmıştır. bu durumda bulutlar meleği üstünden atmak istercesine olumsuz bir etki bırakır.
ön planda gördüklerinden ürkmüş çıplak genç, özellikle zuccaris tarafından kullanılan maniyerist geleneğin açık bir yansımasıdır. genç annibale caracci'nin deyişiyle, kompozisyondaki boş alanları doldurmak amacıyla yararlanılan kiralık figürlerden biridir.
devamını gör...


