üzülüyordur. ne nickler var, her saat giriliyor.
bizimki, anca doğumgünlerinde.*
devamını gör...

utanmaz olduğumu öğrendiğim başlık teşekkürler normal sözlük. yarın ne olacağız bakalım merakla bekliyoruz. *

edit: bir de ezikmişim, ay hoşt ayol!
devamını gör...

eskişehir'in çiğ böreğidir. hamurun içine konan soğanlı etin çiğ olması sebebiyle bu adı aldığını öne sürerler. bazıları ise bu adın kıpçak dilindeki çi-lezzetli kelimesinden geldiğini belirtir. kimileri de şığbörek olduğunu öne sürer. bu iddiayı savunanların dayanağı da böreğin kızgın yağa atınca çıkarttığı şığ sesidir.
devamını gör...

akraba ziyaretine gitmemek olabilir. gittiğiniz takdirde kız yerine koyulup, esprilere konu olmanız an meselesidir.
devamını gör...

baya bir güldüğüm başlık. ben sanat tarihi ile epey yakından ilgili biri olarak, şu ana kadarki ilişkilerimden sadece birinde partnerim benim belki yarım kadar ilgiliydi ressamlarla fakat hiçbiri ile iletişimsizlik, sessiz ve sıkıcı bir ortama maruz kalma gibi bir durum yaşamadım.
hiç kimse tek bir alana ilgi duymaz.
partnerim ressam adı sayamıyor olabilir ama ben de beş futbolcu adı sayamam.
yine de konuşabilecek çok fazla ortak ilgi alanımız var. hatta farklı ilgi alanlarımız olması birbirimizden çok fazla şey öğrenebilmemizi sağlıyor. ben onu ilgiyle dinliyorum, o da beni.
t: birden fazla kez yaptığım eylem.
devamını gör...

* malum diktatör
* malum parti
* saçma sapan vergiler
* malum partiye oy veren g*t kılı seçmenler
* özel sektörde dahi torpilin iş yapması
* yolsuzlukta ilk 3ten hiç çıkamayan bir ülke olması.
devamını gör...

evliliğin tüm aşamalarını aşabilecek insanla olabilmektir.
sağımdan, solumdan, kendimden, okuduğum kitaplardan anladığım kadarıyla, bu aşamaları yazmak isterim.
1-ilk defa çift olunan dönem
çiftler öncesinde bir şeyler ettiyseler/etmeseydiler bile o ikisi, evlendikten sonra çift olur.
ilk bir sene ekseriyetle kabus gibi olur.
o bir seneye çocuk sıkıştırmamakta fayda var.
aileler, alışkanlıklar, arkadaşlıklar anca oturur o 1 senede.
2-çocuklu hayatın başladığı dönem
çocuğa rağmen devam etmesi gereken çift hayatı vardır ve çocukla devam eden aile hayatı vardır. bu arada çiftlerin koruması gereken geliştirmesi gereken kendi özel hayatları vardır.
3- çocukların büyüdüğü dönem
çocuk/çocuklar büyür. çiftlerin birbirine ve kendilerine dönmesi gereken dönemi gelir.
çok eski iki arkadaş, çok özel iki insan olabilme dönemidir bu dönem.
herkesin kendine bir alan inşa edip, ötekinin alanına girmemeye özen göstermesi gereken, partinin iki eş başkanı gibi aileyi yönettikleri dönem.
tatlı atışmaların olduğu o dönem.
ilk seneler kadar zor bir dönemdir.
birbirinden bezmiş ama mahalle baskısından devama eden evliliklerin olduğu dönem.
ahlak anlayışına göre çiftlerin birbirini çok kolay aldatabildiği dönem.
evli olup sağda solda evli değil gibi davranma dönemidir.
sosyal medyada bu tipler ayyuka çıkar.
lafları fixdir.(bkz: evliyim ama mutlu değilim)
evlilik bu lafları hak etmeyen bir kurum.
ezcümle, doğru evlilik için kendinize yapılmasını istemediğiniz hiç bir şeyi, karşı tarafa yapmayın.
devamını gör...

her şeyden önce akplidir. sonra sağlık bakanı. şaşırtmamış, kendine yakışanı yapmıştır.
devamını gör...

"ben" dedi kadın, onu aslında şimdiye dek hiç duymayan, görmeyen adama;

"ben senden kaçtığımı sanıyordum, her gittiğim yere yine seni de götürdüğümü bilmeden. her uzaklaşmaya çalıştığımda daha çok özleyerek geri döndüm sana. sonra anladım ki izin verdiğin kadar uzağa gidebiliyor, sonra ateşe uçan pervaneler gibi kendimi yaka yaka senin etrafında dönüyorum. ne sabrım tükeniyor, ne ümidim. her yeri sana boyuyorum ben, ikimize dair bir dünya inşa ediyorum gittiğim her yere, anılarımızı yerleştiriyorum o dünyanın içine, yeni hayaller kuruyorum geleceğe dair. sonra sen gelip her şeyi yerle bir ediyorsun. ve bunu iyi hal indirimi alabilmek için takım elbise giymiş bir katilin soğukkanlılığı ile yapıyorsun. hafifletici sebepler sunuyorsun "ama" ile başlayıp "üzgünüm" ile biten. ben de her seferinde kabulleniyor, boyun eğiyorum suçlu benmişim gibi., tutunacak bir dal arıyorum kelimelerinin arasında. izin ver gideyim artık. şimdi değil ama bir gün, unuturum, iyileşirim belki. alttan alttan depreşip, ara ara yoklayacağını biliyorum, göz yaşartıcı sebeplerim hep olacak; bir şiir dizesi, bir şarkı, sesi sana benzeyen birisi belki. ama artık bırak gideyim ben. başa dönüp dönüp aynı yerde tekrar yıkılıp kalmaktan yoruldum. iyi gibi görünmeye çalıştıkça içten içe kemiriyor beni, yok oluyorum yavaş yavaş görmüyor musun? ışığım söndü, ilk tanıdığında çiçek bahçesi gibi rengarenk olan kadın koyu gri bir hüzne büründü artık. bırak beni artık, bırak gideyim"
kadın
artık ağlamıyordu,
artık üzülmüyordu,
artık yoktu çünkü,
hissetmiyordu...

ve adam
"iyi geceler" dedi,
"konuşuruz bunları uzun uzun" dedi kısacık cevabında...

ve kadın biliyordu,
o adam verdiği sözleri tutmazdı.
devamını gör...

güzel şarkılarından birisidir.
.
devamını gör...

şebnem ferah ve hayko cepkin.
devamını gör...

resimde oryantalizm, doğu'nun her yönüyle resmedildiği sanat hareketidir. batılı sanatçılar, doğu şehirlerine yaptıkları seyahatler sonrasında şehirlerin günlük hayatını, camileri ve namaz kılan insanları, harem ve hamamları ve toplumdan farklı figürleri resmetmişlerdir.
sevgili yazar kuzguncuktaki vişne'nin paylaştığı eserleri çok beğendim ve ben de oryantalizmin en önemli temsilcilerinden jean-léon gérôme'dan bahsetmek isterim. 19. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış olan sanatçı, osmanlı topraklarına, mısır'a, suriye ve filistin'e seyahat etmiş. bu bölgeleri anlattığı 200'den fazla oryantalist tablosu var.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel prayer in cairo (1865)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel harem women feeding pigeons in a courtyard
devamını gör...

çünkü balıklar uçmayı, kuşlar da yüzmeyi öğrendi.
(bkz: uçan balık)
(bkz: penguen)
devamını gör...

aile içi özel alan yokluğu (özellikle covidle birlikte artan) ve maddi sorunlar sebebiyle yaşadığım motivasyon düşüklüğü, işe güce odaklanamama gibi problemlerim için doktorum yazdı. ülke zaten zıvanadan çıktı fakat yeterince çalışabilirsem kendime alan yaratabilirim diye düşünüyordum ama sonuçta hiçbir istek ya da motivasyon yoktu. 10 mg ile başladık. yaklaşık 1.5 ay oldu.

motivasyon artışı olmadı ama bir işe başladığımda daha fonksiyonel hale geldiğimi söyleyebilirim. agresif tavırlarda azalma var, ilaç daha bir rasyonelite kattı.

kaşınma, iştahsızlık, mide bulantısı gibi yan etkileri hiç olmadı. ilacın yan etkisi olduğu söylenen, iki üç hafta sonrasında gelen bir intihar takıntısı oldu. bunu da aslında ilacın etkisiyle çözdüm diyebilirim. uzun araştırmalarım ve çıkarımlarım sonucu intiharın mantıksız olduğuna karar vermemle bu konu aradan çıktı.

diğer bir yan etki ise hala devam ediyor: uykusuzluk. uykuya dalmakta çok zorlanıyorum. yapmam gereken ama ertelediğim şeyler yatıp uzanınca zihnime hücum ediyor. düşünerek çözüm yolu arıyorum. buluyorum fakat sorun o an çözülmediği için içim rahat etmiyor ve biraz sonra tekrar aklıma geliyor. geçenlerde yine yattığımda aklıma gelen bu düşünceleri deneme olarak bir kenara yazdım madde madde. daha rahat uykuya daldım diyebilirim çünkü artık tüm sorunları bir arada bir sayfada görebiliyordum. belirsizliğin azaldığı hissi iyi geldi. fakat yine de geç dalıyorum uykuya, tam çözemedim. sabah ise yataktan çıkma isteğim olmuyor çünkü uykumu alamamış oluyorum. akşamki sorunları düşünmemin tam tersine sabah uyandığımda geri plana attığım özlemlerimi hatırlıyorum ve daydreaming modunda harika bir rahatlık içinde gözlerimi kapatıp sonsuza kadar keyif yapasım geliyor. sonuç olarak, güne zor başlıyorum ama kalktığımda iyi akıyor. bilişsel olarak daha aktif hissediyorum çalışırken.

sonuçta, doğal olarak ilaç tek başına çözüm değil. her zaman eylemlerimiz ve aldığımız kararlarla bu ilaçları kullanmamız lazım. yoksa bağımlılıktan ve suni bir iyileşmeden hiçbir farkı kalmaz. hayat çaba göstermek demek, kişinin çevresini değiştirmesi demek. çalışıp üretmek ve ortaya koyduklarımızla kendi varlığımızı hissedebilmek her şeyden önce geliyor. pasif bir şekilde hayatın akışına seyirci kalmamız bizi daima psikolojik anlamda eksik hissettirecektir; yaşamın doğası gereği bu böyledir. varlık eylemsizlik eğiliminde olsa da, bu rüzgara karşı harcadığımız enerji kadar ödüllendiriliriz. bu anlamda tavsiyem şudur, ne olursa olsun devam edin.
devamını gör...

(bkz: oblomov)

nedeni için:
(bkz: oblomovluk)
devamını gör...

ilk izlediğim anime olur kendisi. yer yer duygulanır hatta ağlama eşiğine bile gelebilirsiniz. çok şey öğretir bana öğrettiği şeylerden biri; seçtiğimiz yolu kendi ellerimizle inşaa ederiz ve bu yolda sevgiyle ya da nefretle ilerlemek yine bizim seçimimizdir. şiddetle tavsiye ederim, size çok şey katacaktır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

göz çukuru olarak bilinir. içinde gözü hareket ettiren kaslar, bunları çevreleyen yağ dokusu, damarlar, sinirler gibi yapıları bulunduran kemik dokudan oluşan bir yapıdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
resmin kaynağı

detaylı bilgi için tık tık
devamını gör...

farklı ve kafiyeli bir versiyonu

"söylersen sırrını bir ferde sen,
dinle artık ummadık dillerde sen."

olan ve ağzı sıkı biri olunması gerektiğini hatırlatan söz.
devamını gör...

nasıldı
önce sevinç uyutmadı beni
sonra üzüntü nöbet tuttu bütün gece
ikiside gidince başımdan
uyudum, ama ah, her mayıs gecesi
bir kasım sabahı getirdi ardından
senin derdin benimdi
benimki senin
paylaşmazsam bir sevinci seninle
yoktu benimde sevincim.

bertolt brecht
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim