köylü yazardan ironiler
yokluğunu hissettiğim yazarımız. an itibariyle kafa izni bitmiş ve dönmüş. çok mutlu oldum..
yeniden hoş gelmiş... iyi ki gelmiş...
yeniden hoş gelmiş... iyi ki gelmiş...
devamını gör...
yeni milli eğitim bakanı'nın bir mühendis olması sorunsalı
hocaya sormuşlar hiç mühendisten meb bakanı olur mu? diye, hoca bu durur mu, yapıştırmış cevabı:
üniversite diplomasız başkan olmasına şaşırmıyorsun da buna mı şaşırıyorsun?
üniversite diplomasız başkan olmasına şaşırmıyorsun da buna mı şaşırıyorsun?
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin söyleşisi
"benim bir akrabam olamaz, böyle bir şey mümkün değil".
- yoldaş benjamin franklin.
- yoldaş benjamin franklin.
devamını gör...
causerie
charles baudelaire tarafından yazılmış bir şiir. baudelaire vahşi bir yalnızlığı ve aşkı olabilecek en incelikli şekilde kağıda dökmüş sanıyorum. dilimize erdoğan alkan tarafından söyleşi olarak çevrilmiştir. çevirisi de orijinali kadar güzel olan nadir şiirlerden. baudelaire'ın o keskin ve tanıdık karanlığı nasıl insanın içinde binlerce meşale yakıyor henüz anlayabilmiş değilim. şiir; baudelaire tarafından yazılmış olan chant d' automne'un ( dilimize güz şarkısı ve bazı kaynaklarda sonbahar sonesi olarak çevrilmiştir) izlerini taşıyor.
--- alıntı ---
causerie (söyleşi)
vous êtes un beau ciel d'automne, clair et rose !
mais la tristesse en moi monte comme la mer,
et laisse, en refluant, sur ma lèvre morose
le souvenir cuisant de son limon amer.
(siz aydınlık, kızıl bir güz göğüsünüz,
benimse içimde hüzün dalga dalgadır.
ve üzgün dudaklarımın üstünden deniz
çekilirken buruk anılar bırakır.)
- ta main se glisse en vain sur mon sein qui se pâme ;
ce qu'elle cherche, amie, est un lieu saccagé
par la griffe et la dent féroce de la femme.
ne cherchez plus mon cœur ; les bêtes l'ont mangé.
(-cansız göğsümde elin boşa dolanıyor;
yaralı… ve sızlıyor dokunduğun o yer,
kadınlar pençeleyip dişledi, kanıyor,
arama, hayvanlar yüreğimi yedi.)
mon cœur est un palais flétri par la cohue ;
on s'y soûle, on s'y tue, on s'y prend aux cheveux !
- un parfum nage autour de votre gorge nue !...
(davul gibi gümleyen bir saray bu yürek,
ayyaşların, canilerin hora teptiği!
-tadıyor çıplak boynunu koku, yüzerek!..)
o beauté, dur fléau des âmes, tu le veux !
avec tes yeux de feu, brillants comme des fêtes,
calcine ces lambeaux qu'ont épargnés les bêtes
(ey güzellik, ruhların çakıllı düveni!
diyorsun, bu kanlı yürek yok olup bitsin,
kalanı alev gözlerin yakıp kül etsin!)
charles baudelaire
--- alıntı ---
--- alıntı ---
causerie (söyleşi)
vous êtes un beau ciel d'automne, clair et rose !
mais la tristesse en moi monte comme la mer,
et laisse, en refluant, sur ma lèvre morose
le souvenir cuisant de son limon amer.
(siz aydınlık, kızıl bir güz göğüsünüz,
benimse içimde hüzün dalga dalgadır.
ve üzgün dudaklarımın üstünden deniz
çekilirken buruk anılar bırakır.)
- ta main se glisse en vain sur mon sein qui se pâme ;
ce qu'elle cherche, amie, est un lieu saccagé
par la griffe et la dent féroce de la femme.
ne cherchez plus mon cœur ; les bêtes l'ont mangé.
(-cansız göğsümde elin boşa dolanıyor;
yaralı… ve sızlıyor dokunduğun o yer,
kadınlar pençeleyip dişledi, kanıyor,
arama, hayvanlar yüreğimi yedi.)
mon cœur est un palais flétri par la cohue ;
on s'y soûle, on s'y tue, on s'y prend aux cheveux !
- un parfum nage autour de votre gorge nue !...
(davul gibi gümleyen bir saray bu yürek,
ayyaşların, canilerin hora teptiği!
-tadıyor çıplak boynunu koku, yüzerek!..)
o beauté, dur fléau des âmes, tu le veux !
avec tes yeux de feu, brillants comme des fêtes,
calcine ces lambeaux qu'ont épargnés les bêtes
(ey güzellik, ruhların çakıllı düveni!
diyorsun, bu kanlı yürek yok olup bitsin,
kalanı alev gözlerin yakıp kül etsin!)
charles baudelaire
--- alıntı ---
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
aşkı, aklıyla duyan insanın kalbi ve ruhu köreldi. ve yine sadece kalbiyle duyanın aklı ve ruhu körelecek... bu körelme, aşk’ı zayıf, çirkin ve hastalıklı bir bağımlılığa dönüştürüyor. oysa aşk; akıl, kalp ve ruhun ortak sesi ve insanın kendisidir.
sevdiğiniz için güzel, sevdiğiniz için değerli kılma hakkınız yok sevgiliyi. güzel, değerli olduğu için sevme hakkınız, var. sevginiz kalbinizden sunulmuş bir "fedakârlık" değildir. zira bu sadece kendinizi değerli göstermenin gizil bir yoludur. bir matematiği olmamalı sevginin. alınan ve verilen bir nesne değildir o. tanrı’ya aitliğini hatırlayan, güzeldir. bu güzelliği gören göz de güzeldir.
"herkesin kamburu içindedir" dedi, toprağa henüz atılmış bir tohum.
sevdiğiniz için güzel, sevdiğiniz için değerli kılma hakkınız yok sevgiliyi. güzel, değerli olduğu için sevme hakkınız, var. sevginiz kalbinizden sunulmuş bir "fedakârlık" değildir. zira bu sadece kendinizi değerli göstermenin gizil bir yoludur. bir matematiği olmamalı sevginin. alınan ve verilen bir nesne değildir o. tanrı’ya aitliğini hatırlayan, güzeldir. bu güzelliği gören göz de güzeldir.
"herkesin kamburu içindedir" dedi, toprağa henüz atılmış bir tohum.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
miko allahını seversen beni uzak tut dediğim yayın.
ama mümkün mü, arkamdan şer çetesi gibi işbirliği yapıp kazanımı kaynatıyor hanımefendiler?
miko'nun kendisine de söyledim, normalde böyle bir topa girmem ama beni gizliden ve alenen tehdit edince yapacak bişi yok, el mahkum.
ben yine de eski sevgilinin beni gömdüğü bir anımı bırakıp kaçayım, en azından şer çetesi "oh, iyi olmuş hıyara, afferin bacıma" diyerek mutlu olsun.
3-5 ay süren bir ilişki sonrası opar ya da ona benzeri oto yedek parça işinde bilmem ne müdürü olarak çalışan ex'den bi whatsapp mesajı gelir "bende fotoğrafın kalmış, güzel çıkmışsın, yollayayım mı?" ben sevinirim tabii, hafiften de bi tarafım kalkar "hatun beni düşünüyor, üstelik güzel düşünüyor" diye.
bir süre sonra bir fotoğraf gelir, bakarım bakarım bi anlam veremem çünkü araba parçası, yedek parça gibi bir şeyin fotoğrafıdır. "bu ne, anlamadım ben bunu?" diye sazan gibi atlarım, gelen tek kelimelik cevap hayatımda yediğim en güzel ayarlardandır.
"dingil"*
burada kendimi yeterince gömdüğümü düşünerek sözü miko ve büfeci ikilisine devrediyorum, şimdiden kolay gelsin, keyifli bir yayın olsun.
not : miko şarkımızı çalmazsan valla kaçıncı nesil olduğuna bakmam, seni gömerim, sonra yukarı çıkarıp tekrar gömerim ona göre. "diego bi durur musun?" diye kaçamazsın da bu sefer.
vay anasını arkadaş, meja'nın bilgi dolu tanımları gibi arşa kadar uzandı tanımım ahahahaah*
ama mümkün mü, arkamdan şer çetesi gibi işbirliği yapıp kazanımı kaynatıyor hanımefendiler?
miko'nun kendisine de söyledim, normalde böyle bir topa girmem ama beni gizliden ve alenen tehdit edince yapacak bişi yok, el mahkum.
ben yine de eski sevgilinin beni gömdüğü bir anımı bırakıp kaçayım, en azından şer çetesi "oh, iyi olmuş hıyara, afferin bacıma" diyerek mutlu olsun.
3-5 ay süren bir ilişki sonrası opar ya da ona benzeri oto yedek parça işinde bilmem ne müdürü olarak çalışan ex'den bi whatsapp mesajı gelir "bende fotoğrafın kalmış, güzel çıkmışsın, yollayayım mı?" ben sevinirim tabii, hafiften de bi tarafım kalkar "hatun beni düşünüyor, üstelik güzel düşünüyor" diye.
bir süre sonra bir fotoğraf gelir, bakarım bakarım bi anlam veremem çünkü araba parçası, yedek parça gibi bir şeyin fotoğrafıdır. "bu ne, anlamadım ben bunu?" diye sazan gibi atlarım, gelen tek kelimelik cevap hayatımda yediğim en güzel ayarlardandır.
"dingil"*
burada kendimi yeterince gömdüğümü düşünerek sözü miko ve büfeci ikilisine devrediyorum, şimdiden kolay gelsin, keyifli bir yayın olsun.
not : miko şarkımızı çalmazsan valla kaçıncı nesil olduğuna bakmam, seni gömerim, sonra yukarı çıkarıp tekrar gömerim ona göre. "diego bi durur musun?" diye kaçamazsın da bu sefer.
vay anasını arkadaş, meja'nın bilgi dolu tanımları gibi arşa kadar uzandı tanımım ahahahaah*
devamını gör...
ben kadını obje olarak görüyorum
bu cümleyi kuran kişiye "aferin, iyi b*k yiyorsun" diye karşılık verip geçiniz.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
aşk... bitti. soldu şiir.
büyük bir şaşkınlık kaldı o fırtınalı günlerden
daha önce de başka şiirlerde konaklamıştım
ağır sınavlar vermiştim değişen ruh iklimlerinde
aşk yalnız bir operadır, biliyordum.
m. mungan
büyük bir şaşkınlık kaldı o fırtınalı günlerden
daha önce de başka şiirlerde konaklamıştım
ağır sınavlar vermiştim değişen ruh iklimlerinde
aşk yalnız bir operadır, biliyordum.
m. mungan
devamını gör...
yazarları iğrendiren hareketler
durup dururken başkalarını yargılamak ve dedikodusunu yapmak.
insanların ellerinde olmayan sebepler dolayısı ile ayrıştırmak.
insanların ellerinde olmayan sebepler dolayısı ile ayrıştırmak.
devamını gör...
türk kadınlarını tecavüz etmekle tehdit eden suriyeli
la arkadaş biz mevlana değiliz ki. ne olursan ol gel demedik kimseye, bunlar niye geliyor bu ülkeye ya. kapatın şu kapıları artık.
devamını gör...
sözlükçülerin gördüğü film tadında rüyalar
dün gece gördüğüm rüyadır. savaşlar, robotlar, ışın kılıçları, kötü kahramanlar ve onlara karşı tek başına mücadele eden ben. çok yoruldum dünyayı kurtarcam diye. güvendesiniz merak etmeyin.*
devamını gör...
dualarınıza dikkat edin gerçekleşebilirler
amerikalı yazar ralph waldo emerson tarafından söylendiği iddia edilen söz.
iyi ya da kötü fark etmeksizin, ettiğiniz dualar ya da dile getirdiğiniz istekler gerçek olabilir. bu durumda istediğiniz şeyin sizin ya da bir başkasının iyiliğine/kötülüğüne olması, sizi herhangi bir nedenden ötürü pişman edebilir. bu yüzden, özellikle de öfkeliyken, ağzınızdan (yahut kalbinizden) çıkanı kulağınız duymalı.
iyi ya da kötü fark etmeksizin, ettiğiniz dualar ya da dile getirdiğiniz istekler gerçek olabilir. bu durumda istediğiniz şeyin sizin ya da bir başkasının iyiliğine/kötülüğüne olması, sizi herhangi bir nedenden ötürü pişman edebilir. bu yüzden, özellikle de öfkeliyken, ağzınızdan (yahut kalbinizden) çıkanı kulağınız duymalı.
devamını gör...
kafa rock radyo yayını
bütün sırrı bozan thedansözkiller buradan tişkürlerimi yolluyorum. şaka maka güleç insanlarız yahu. azıcık daha gülelim diye minnak* süprizimiz var zatiinn. keyifli dinlemeler a dostlar!
devamını gör...
franz schubert
avusturya'lı besteci'dir.joseph haydn ve wolfgang amadeus mozart'ın veliahtı olarak bilinir. romantizm'in çok etkisinde kalmış,duygularını yoğun bir şekilde melodi ile ifade etmiştir.
devamını gör...
kavgam
nerede okudum hatırlamamakla birlikte (mealen) "kitap okumak, yazarıyla sohbet etmektir" diye bir söz vardır.
şimdi bu açıdan bakacak olursak hitler gerçekten sıkıcı ve sıkıntısıyla boğucu bir karaktermiş. çünkü kavgam ciddi mânâ da sıkıcı bir eser. üstelik bunu okurken en yakınlarınız bile ciddi ciddi "nazi misin?" ya da "niye okuyorsun?" diyebilmektedir. herhangi bir kitap sizi mürit ya da taraf yapmaz. eğer bir kitapla fikirleriniz değişebiliyorsa ya fikirlerinizde bir güçsüzlük vardır ya da kitabın savunduğu fikirlerin tohumu sizde vardır, onlar yeşeriyordur.
ayrıca narksist kişiliğinin izlerini de yine eserde görmek mümkündür. eserde başarılar ya da başarılı görülen konularda "ben" ya da "benim başında olduğum" şeklinde bir vurgulama vardır. mesela gerek dönem olarak gerekse de sıfatlar olarak denk sayabileceğimiz nutuk'ta, atatürk "halk" "milletim" üzerinden vurgular. ben vurguları ise "ben bu fikre karşı çıktım" şeklindeki meclis-politik durumlardadır. dahası yer yer karşıt fikirlere de yer verir x"efendi ve grubu böyle konuştu" der.
edebi açıdan değeri var mı? hayır. kopuşlar, kurgu hataları vs. sıkça rastlanılan sorunlar. ha ben edebiyat eğitimi almadım sadece standart okuyucu gözünden ve bilgisinden yazılmış bir yazıdır.
mesela diğer bir nokta da" gerçekten bu adam mı avrupa'nın canını okumuş" demiştim. masumluğundan değil, sıradanlığından ve sıkıcılığından.. nazilerin zeki ancak ahlaksız olduğunu düşündüm hep ancak kavgam'ın basit övgüleri ve narksist dili bir kenara bırakılırsa ki onları da stv dizilerindeki oyunculuk kadar yapılmış, cidden en aptal naziler'den biri olabilir kitaptaki hitler. nazi askeri gücü ve bilim insanı gücü daha zeki birinde olsa çok daha farklı olabilirmiş ki bu da uygarlık olarak bizim şansımız sanırım.. hitabet sanatı güçlü olsa da kavgam güçsüz bir eser.
şimdi bu açıdan bakacak olursak hitler gerçekten sıkıcı ve sıkıntısıyla boğucu bir karaktermiş. çünkü kavgam ciddi mânâ da sıkıcı bir eser. üstelik bunu okurken en yakınlarınız bile ciddi ciddi "nazi misin?" ya da "niye okuyorsun?" diyebilmektedir. herhangi bir kitap sizi mürit ya da taraf yapmaz. eğer bir kitapla fikirleriniz değişebiliyorsa ya fikirlerinizde bir güçsüzlük vardır ya da kitabın savunduğu fikirlerin tohumu sizde vardır, onlar yeşeriyordur.
ayrıca narksist kişiliğinin izlerini de yine eserde görmek mümkündür. eserde başarılar ya da başarılı görülen konularda "ben" ya da "benim başında olduğum" şeklinde bir vurgulama vardır. mesela gerek dönem olarak gerekse de sıfatlar olarak denk sayabileceğimiz nutuk'ta, atatürk "halk" "milletim" üzerinden vurgular. ben vurguları ise "ben bu fikre karşı çıktım" şeklindeki meclis-politik durumlardadır. dahası yer yer karşıt fikirlere de yer verir x"efendi ve grubu böyle konuştu" der.
edebi açıdan değeri var mı? hayır. kopuşlar, kurgu hataları vs. sıkça rastlanılan sorunlar. ha ben edebiyat eğitimi almadım sadece standart okuyucu gözünden ve bilgisinden yazılmış bir yazıdır.
mesela diğer bir nokta da" gerçekten bu adam mı avrupa'nın canını okumuş" demiştim. masumluğundan değil, sıradanlığından ve sıkıcılığından.. nazilerin zeki ancak ahlaksız olduğunu düşündüm hep ancak kavgam'ın basit övgüleri ve narksist dili bir kenara bırakılırsa ki onları da stv dizilerindeki oyunculuk kadar yapılmış, cidden en aptal naziler'den biri olabilir kitaptaki hitler. nazi askeri gücü ve bilim insanı gücü daha zeki birinde olsa çok daha farklı olabilirmiş ki bu da uygarlık olarak bizim şansımız sanırım.. hitabet sanatı güçlü olsa da kavgam güçsüz bir eser.
devamını gör...
herkese kalın kaşın yakışmaması
o da bir şey mi, bana kaş yakışmıyor. yaradan beni de kaşsız* yaratmış, demek ki kaş yakışmayacakmış. yakışacak olsa kaşlı yaratırdı. ama kuaförler falan ısrarla kaş yapmak istiyor. kalın kaş bir de. neymiş efendim, ifadesizmişim. size ne be! belki ben böyle donuk donuk, mal gibi olmayı seviyorum ve seçiyorum. size ne! hiç.
devamını gör...
merdumgiriz_
nicki benimkine çok benzeyen yazar. bu yüzden bazen kendim bile karıştırıyorum ben kimim o muyum yoksa bu muyum diye. mutlu günler diliyorum iyi tanımları olsun.
devamını gör...
bıldırcın
tavuk yumurtasından daha sağlıklı ve besleyici yumurtası olan minnak bir kuş.
yumurtası çocuklarda bağışıklık güçlendiriyor ve solunum yolu hastalıklarının daha çabuk iyileşmesine katkı sağlıyor. küçükken babamın ağzıma “ bak bak bak” diyerek lop diye akıttığını düşününce bir kötü olsamda tavada pişirilmiş hali normal yumurtayla aynı.
yumurtası çocuklarda bağışıklık güçlendiriyor ve solunum yolu hastalıklarının daha çabuk iyileşmesine katkı sağlıyor. küçükken babamın ağzıma “ bak bak bak” diyerek lop diye akıttığını düşününce bir kötü olsamda tavada pişirilmiş hali normal yumurtayla aynı.
devamını gör...
mavi
uğruna en çok şiir yazılan renktir.
"bir renk değildir mavi huydur bende."
edip cansever
" mavi gözlü bir devdi; minnacık bir kadın sevdi."
nazım hikmet
"maviye, maviye çalar gözlerin, yangın mavisine"
ahmed arif
"gün olur, başıma kadar mavi;
gün olur başıma kadar güneş."
orhan veli kanık
"seni öpmek gökyüzünü öpmek gibi mavi bir şeydi.."
haydar ergülen
"bir kadın da değilsin, bir kişi de değilsin
bir kuş olsa mavilik derdi buna"
edip cansever
"yürü! hür maviliğin bittiği son hadde kadar!...
insan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar."
yahya kemal
"bir renk değildir mavi huydur bende."
edip cansever
" mavi gözlü bir devdi; minnacık bir kadın sevdi."
nazım hikmet
"maviye, maviye çalar gözlerin, yangın mavisine"
ahmed arif
"gün olur, başıma kadar mavi;
gün olur başıma kadar güneş."
orhan veli kanık
"seni öpmek gökyüzünü öpmek gibi mavi bir şeydi.."
haydar ergülen
"bir kadın da değilsin, bir kişi de değilsin
bir kuş olsa mavilik derdi buna"
edip cansever
"yürü! hür maviliğin bittiği son hadde kadar!...
insan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar."
yahya kemal
devamını gör...
