bir öz eleştiri yap
bu toplum için psikolojik olarak çok zayıfım.
devamını gör...
bizans tarihi
bizim bizans diye bildiğimiz doğu roma imparatorluğu tarihin hiçbir döneminde kendisine bizans dememiştir. bizans kelimesi tarihçilerin türettiği ve 17. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yaygınlaşmaya başlamış bir isimdir.
bizim bizans diye bildiğimiz imparatorluğun resmi adı roma imparatorluğu ya da doğu roma imparatorluğu'dur. bizim bizans diye hitap ettiğimiz halk ise kendilerine romalı derlerdi (türkler ve araplar da rum derlerdi)
(bkz: roma imparatorluğu)
(bkz: doğu roma imparatorluğu)
(bkz: bizans imparatorluğu)
(bkz: roma)
(bkz: romalı)
(bkz: rum)
(bkz: diyar-ı rum)
bizim bizans diye bildiğimiz imparatorluğun resmi adı roma imparatorluğu ya da doğu roma imparatorluğu'dur. bizim bizans diye hitap ettiğimiz halk ise kendilerine romalı derlerdi (türkler ve araplar da rum derlerdi)
(bkz: roma imparatorluğu)
(bkz: doğu roma imparatorluğu)
(bkz: bizans imparatorluğu)
(bkz: roma)
(bkz: romalı)
(bkz: rum)
(bkz: diyar-ı rum)
devamını gör...
eyluling
aramızda ajan gibi dolaşan mod. çevrim dışı takip ediyor. *
devamını gör...
lahmacun yerken yanında ayran içen kız
makarna yedikleri için italyanlarada varoş demeniz gereken durumdur.
pizza yedikleri için italyanlarada varoş demeniz gereken durumdur.
hamburger ( ekmek arası köfte ) yedikleri için amerikalılarada varoş demeniz gereken durumdur.
her ülkenin kendi kültüründen gelen yemekleri vardır.
ve bu yemekleri yemek ; kimseyi varoş yapmaz.
pizza yedikleri için italyanlarada varoş demeniz gereken durumdur.
hamburger ( ekmek arası köfte ) yedikleri için amerikalılarada varoş demeniz gereken durumdur.
her ülkenin kendi kültüründen gelen yemekleri vardır.
ve bu yemekleri yemek ; kimseyi varoş yapmaz.
devamını gör...
köşebent
şekli "le" harfine benzediği için " le profili" olarak geçen, inşaat ve makine mühendisliği gibi çelik konstrüksiyonun kullanıldığı yerlerde sıklıkla kullanılan bir yapı elemanıdır. le harfinin kanatlarının uzunluğu birbirine eşit olabilir veya klasik le harfi gibi yere yatay duran kanadı kısa olabilir. çelik olabileceği gibi alimünyum veya plastik malzemeden yapılabilir. ancak inşaat ve makinecilikte kullanılan genelde çelik olanıdır.
devamını gör...
ceres
yunan mitolojisi'nde karşılığı demeter'dir.
devamını gör...
kimsesizler mezarlığı
burada yatanların hemen hemen tümü toplumdan dışlanmış olanlardır. uyuşturucu bağımlıları, evsizler, sahipsizler, hayat kadınları, sokak çocukları, kayıplar, alkolikler, akli dengesi yerinde olmayanlar, mülteciler, istenmeyen çocuklar, evden atılan yaşlılardır.
mezar taşları bile yoktur. ne bayramda ne seyranda elinde çiçeklerle gelen ve mezarına su döken ziyaretçileri de yoktur. ismini kimsesiz koymuşlar, kimseleri olmasına rağmen o kimseleri kayıp olmuştur. ondan kimsesiz olmuşlardır.
bir dönem 90'lı yıllarda kayıp çocuklarını arayan cumartesi anneleri denilen yaşlı anaların çocuklarını aradıkları yer olarak da akıllarda kalmıştır.
mezar taşları bile yoktur. ne bayramda ne seyranda elinde çiçeklerle gelen ve mezarına su döken ziyaretçileri de yoktur. ismini kimsesiz koymuşlar, kimseleri olmasına rağmen o kimseleri kayıp olmuştur. ondan kimsesiz olmuşlardır.
bir dönem 90'lı yıllarda kayıp çocuklarını arayan cumartesi anneleri denilen yaşlı anaların çocuklarını aradıkları yer olarak da akıllarda kalmıştır.
devamını gör...
arkadaşın gay olduğunu öğrenmek
bu sizin arkadaşlığınızı etkileyecekse sorun sizdedir.
devamını gör...
hillsborough faciası
15 nisan 1989'da sheffield şehrinin takımı olan sheffield wednesday'in sahası hillsborough stadyumunda gerçekleşen kazadır. futbol tarihinin en ölümcül kazalarından biridir.
bu olayda tam 96 lıverpool taraftarı ezilerek ölmüştür. 766 kişi ise yaralanmıştır. her sene lıverpool taraftarları gökyüzüne 96 balon bırakırlar.
bu facia federasyon kupası yarı final maçında olmuştur. lıverpool ve notthingham forest maçı öncesinde maalesef 96 lıverpool taraftarı ezilerek hayatını kaybetmiştir.
ingilizlerin oturarak maç izleme sebebi budur. bu olaydan sonra ingiltere futbolunda bir çok şey değişmiştir. stadyumlarda bulunan teller kaldırılmıştır. bütün ingiliz halkı bu olaydan büyük şekilde etkilenmiştir.
ingilterede futbol sahasında bulunan tellerin kaldırılmasına sebep olan olay diye de geçen bir kazadır.
olayın gelişmesi maça geç kalan seyircilerin içeri alınması yüzünden gerçekleşmiştir. olayın sorumlusu taraftarları içeri alan polistir.
maç başladıktan sonra stada giremeyen taraftarlar kapıya hücum etmeye başlıyorlar. kapıya hücum eden taraftarlar ezilmeye başladığı sırada polis olaya müdahale ediyor ve turnikesi olmayan girişleri açıyor insanlar stadyuma girmeye başlıyorlar. yığılma oluyor ve çoğu taraftar balkondan aşağı düşerek ve demir tellere sıkışarak hayatını kaybediyor.
maç başladıktan sonra sahaya düşen taraftarların feryatlarıyla hakem maçı durdurmuştur. insanlar saha içinde yakınlarının organlarını veya bedenlerini aramıştır.
olay sonrası 94 kişi hayatını kaybetmiştir. sonrasında hastanede yatan bir taraftarın ölmesiyle bu sayı 95 olmuştur. olaydan sonra komaya girip 4 sene boyunca komada kalan bir taraftarın hayatını kaybetmesiyle bu sayı 96 olmuştur.
bu olaydan sonra liverpool takımının ezeli düşmanı ve rakibi everton , ilk liverpool maçında liverpool taraftarıyla beraber maç izlemiştir. iki düşman taraftar grubu omuz omuza maç seyredip bu olayı anmışlardır.
maçtan sonra the sun gazetesi liverpool taraftarı hakkında iğrenç yazılar yazmıştır. ölen taraftarların cüzdanlarının çalınması ve taraftarların polislere saldırması gibi yazılar liverpool taraftarını çileden çıkarmıştır. bende bir liverpool taraftarı olarak the sun gazetesinin bu yaklaşımına hala küfür ederim.
olaydan yıllar geçmesine rağmen the sun gazetesinin en az satıldığı kent liverpool kentidir.
tabi bu yaşanan facia dünyada büyük bir yankı uyandırdı ve çeşitli şeyler oldu.
hükümet soruşturma başlatıp görevin başına lord peter taylor denen savcıyı getirdi. bu savcı 30 günlük bir çalışmanın ardından "taylor raporu" denen bir basının karşısına çıktı.
iki rapor hazırlayan taylor ilk rapora göre olayda polisin görevini yerine getirmemesi yüzünden bu olayların gerçekleştiğini söyledi. polisin ihmalkarlığı 96 kişinin hayatını kaybetmesine sebep oldu.
ikinci rapor ise stadyum güvenliği ile alakalıydı. bir daha böyle olayların yaşanmaması için tribünlerde oturma düzenleri oluşturulması ve bariyerlerin kaldırılması olayı uygulamaya konuldu.
futbol tarihinin en trajik olaylarından birisi olan bu faciayı hiç bir zaman futbol severler özellikle ingilizler aklından çıkarmamıştır.
ayrıca bu facia olduktan sonra ölenlerin aileleri 20 yıllık bir mücadele sürdürdüler ve imza toplayarak soruşturmanın tekrar açılmasını söylediler.
2012 yılında başbakan david cameron gerçekleri açıklamış ve liverpool taraftarından özür dilemiştir. yıllar sonra ailelerin ısrarla açtırdığı dosyalarda polis kanıtlarının oynandığını ve liverpool taraftarının herhangi bir suçu olmadığını söylemiştir. ayrıca başbakan bu durumun ülke adına bir utanç olduğunu dile getirmiştir.
ayrıca bir başka trajik hikaye ise ölen 96 kişiden birinin steven gerrard'ın kuzeni oluşudur. bu olayı duyduktan sonra gerrard her gol attığında çok üzülmüştüm boğazım düğümlenmişti. her zaman çok büyük olarak akıllarımızda kalacaksın büyük kaptan.
yıllar önce maç izlemeye giden ve eve dönemeyen 96 liverpool taraftarını saygıyla anıyorum.
resimag.com/p1/cb420cae4874.jpeg
bu olayda tam 96 lıverpool taraftarı ezilerek ölmüştür. 766 kişi ise yaralanmıştır. her sene lıverpool taraftarları gökyüzüne 96 balon bırakırlar.
bu facia federasyon kupası yarı final maçında olmuştur. lıverpool ve notthingham forest maçı öncesinde maalesef 96 lıverpool taraftarı ezilerek hayatını kaybetmiştir.
ingilizlerin oturarak maç izleme sebebi budur. bu olaydan sonra ingiltere futbolunda bir çok şey değişmiştir. stadyumlarda bulunan teller kaldırılmıştır. bütün ingiliz halkı bu olaydan büyük şekilde etkilenmiştir.
ingilterede futbol sahasında bulunan tellerin kaldırılmasına sebep olan olay diye de geçen bir kazadır.
olayın gelişmesi maça geç kalan seyircilerin içeri alınması yüzünden gerçekleşmiştir. olayın sorumlusu taraftarları içeri alan polistir.
maç başladıktan sonra stada giremeyen taraftarlar kapıya hücum etmeye başlıyorlar. kapıya hücum eden taraftarlar ezilmeye başladığı sırada polis olaya müdahale ediyor ve turnikesi olmayan girişleri açıyor insanlar stadyuma girmeye başlıyorlar. yığılma oluyor ve çoğu taraftar balkondan aşağı düşerek ve demir tellere sıkışarak hayatını kaybediyor.
maç başladıktan sonra sahaya düşen taraftarların feryatlarıyla hakem maçı durdurmuştur. insanlar saha içinde yakınlarının organlarını veya bedenlerini aramıştır.
olay sonrası 94 kişi hayatını kaybetmiştir. sonrasında hastanede yatan bir taraftarın ölmesiyle bu sayı 95 olmuştur. olaydan sonra komaya girip 4 sene boyunca komada kalan bir taraftarın hayatını kaybetmesiyle bu sayı 96 olmuştur.
bu olaydan sonra liverpool takımının ezeli düşmanı ve rakibi everton , ilk liverpool maçında liverpool taraftarıyla beraber maç izlemiştir. iki düşman taraftar grubu omuz omuza maç seyredip bu olayı anmışlardır.
maçtan sonra the sun gazetesi liverpool taraftarı hakkında iğrenç yazılar yazmıştır. ölen taraftarların cüzdanlarının çalınması ve taraftarların polislere saldırması gibi yazılar liverpool taraftarını çileden çıkarmıştır. bende bir liverpool taraftarı olarak the sun gazetesinin bu yaklaşımına hala küfür ederim.
olaydan yıllar geçmesine rağmen the sun gazetesinin en az satıldığı kent liverpool kentidir.
tabi bu yaşanan facia dünyada büyük bir yankı uyandırdı ve çeşitli şeyler oldu.
hükümet soruşturma başlatıp görevin başına lord peter taylor denen savcıyı getirdi. bu savcı 30 günlük bir çalışmanın ardından "taylor raporu" denen bir basının karşısına çıktı.
iki rapor hazırlayan taylor ilk rapora göre olayda polisin görevini yerine getirmemesi yüzünden bu olayların gerçekleştiğini söyledi. polisin ihmalkarlığı 96 kişinin hayatını kaybetmesine sebep oldu.
ikinci rapor ise stadyum güvenliği ile alakalıydı. bir daha böyle olayların yaşanmaması için tribünlerde oturma düzenleri oluşturulması ve bariyerlerin kaldırılması olayı uygulamaya konuldu.
futbol tarihinin en trajik olaylarından birisi olan bu faciayı hiç bir zaman futbol severler özellikle ingilizler aklından çıkarmamıştır.
ayrıca bu facia olduktan sonra ölenlerin aileleri 20 yıllık bir mücadele sürdürdüler ve imza toplayarak soruşturmanın tekrar açılmasını söylediler.
2012 yılında başbakan david cameron gerçekleri açıklamış ve liverpool taraftarından özür dilemiştir. yıllar sonra ailelerin ısrarla açtırdığı dosyalarda polis kanıtlarının oynandığını ve liverpool taraftarının herhangi bir suçu olmadığını söylemiştir. ayrıca başbakan bu durumun ülke adına bir utanç olduğunu dile getirmiştir.
ayrıca bir başka trajik hikaye ise ölen 96 kişiden birinin steven gerrard'ın kuzeni oluşudur. bu olayı duyduktan sonra gerrard her gol attığında çok üzülmüştüm boğazım düğümlenmişti. her zaman çok büyük olarak akıllarımızda kalacaksın büyük kaptan.
yıllar önce maç izlemeye giden ve eve dönemeyen 96 liverpool taraftarını saygıyla anıyorum.
resimag.com/p1/cb420cae4874.jpeg
devamını gör...
kendini ifade edememe kaygısı
çocukluktan beri ülke değiştirmenin dezavantajlarından biridir. çocuk yaşta onlarca dilin arasında boğulup , nefesinizin tıkanmasına sebep olur . nereye adapte olacağım korkusundan çok "acaba doğru kelimeyi mi seçtim ? ya beni yanlış anlarsa ? hangi kelimeydi o? hayır...hayır bu kelime sanırım başka bir dilde ." gibi karmaşalar korkutur. yazarken işler iyice çirkinleşir , vurguyu nereye yapacağınızı hatta bazen ne anlattığınızı bile bilmezsiniz. insanlar bir çok dilde kendini ifade edebilmenin güzel olduğunu düşünür ama bazen yalnızca korkuyu çağrıştıran anılar silsilesinden ibarettir çünkü ne dediğini bilememek kadar kötüsü yoktur aslında. kelimeler ağzımızdan çıktığı an , artık bize ait değildir.
devamını gör...
random gülmek
kgldögldögcmlc
devamını gör...
kabak detoksu
3 günde 3 kilogram verdiren detoks olarak bilinen diyet türüdür.*
bol su ihtiva etmesi ve oldukça düşük kalorili olması sebebiyle kabak en sağlıklı ve en diyet dostu sebzelerin başında geliyor ve bir öğünde içerdiği 29 kalori ile bunu bize bariz bir şekilde gösteriyor diyebiliriz.
tarif olarak;
malzemeler:
2 adet orta boy kabak
2 yemek kaşığı yağsız yoğurt
2 adet ceviz içi
arzuya göre dereotu, nane, kırmızı biber, karabiber, kekik
nasıl yapılır?
2 adet orta boy kabağı ince ince rendeleyin.
rendelediğiniz kabakları yağsız tavada kısık ateşte pişirin.
ocağını altını kapatıp soğumaya bırakın.
ardından üzerine 2 yemek kaşığı yoğurt ve ceviz içlerini ekleyip karıştırın. ardından tercihe göre dereotu ve kekik gibi baharatları da üzerine ekleyebilirsiniz.

dikkat dikkat kabak detoksu sadece 3 gün yapılmalı, ardından bırakılmalıdır. sağlık açısından 3 günden fazla yapılması zararlı olduğu için ara verilmeli.
zaten kabak tadı verir.*
bol su ihtiva etmesi ve oldukça düşük kalorili olması sebebiyle kabak en sağlıklı ve en diyet dostu sebzelerin başında geliyor ve bir öğünde içerdiği 29 kalori ile bunu bize bariz bir şekilde gösteriyor diyebiliriz.
tarif olarak;
malzemeler:
2 adet orta boy kabak
2 yemek kaşığı yağsız yoğurt
2 adet ceviz içi
arzuya göre dereotu, nane, kırmızı biber, karabiber, kekik
nasıl yapılır?
2 adet orta boy kabağı ince ince rendeleyin.
rendelediğiniz kabakları yağsız tavada kısık ateşte pişirin.
ocağını altını kapatıp soğumaya bırakın.
ardından üzerine 2 yemek kaşığı yoğurt ve ceviz içlerini ekleyip karıştırın. ardından tercihe göre dereotu ve kekik gibi baharatları da üzerine ekleyebilirsiniz.

dikkat dikkat kabak detoksu sadece 3 gün yapılmalı, ardından bırakılmalıdır. sağlık açısından 3 günden fazla yapılması zararlı olduğu için ara verilmeli.
zaten kabak tadı verir.*
devamını gör...
kısa şiirler
bir kasım sabahı uyusak sessizce,
uyusak ve uyanmasak kimsesizce.
uyusak ve uyanmasak kimsesizce.
devamını gör...
japon denince akla gelen ilk şey
sözlük habitatında japon 35 abimiz.
devamını gör...
kolu alçıda gezmek
gerçekten zor bi durum.4.sınıfa giderken okulda düşmem yüzünden yaklaşık 1 ay boyunca o şekilde dolaşmak zorunda kalmıştım.ağrısı bir yana alışkın olmadığınız ve sizi zor durumda bırakan bi durum.tek güzel yanı ilkokuldaki öğretmenimin bana yardımcı olması için istediğim bi arkadaşımla oturmama izin vermesiydi.
devamını gör...
yanlıştan yüz çevirmek
yukarıdaki güzel cümlelerden sonra yazan her şeyin biraz eksik kalacağına inandığım başlık.
yanlıştan yüz çevirmek için önce belli merhalelerden geçiyoruz. ne yazık ki çoğu zaman yanlış olduğunu henüz yanlışı görmeden hissederiz ama içimizden bir ses kulağımiza sakinlestirici ve yüreklendirci bahaneler fisildar. o sesi susturup yanlışa hiç batmadan yola devam etmek varken (artık nefis mi denir kader mi yoksa karma mi kişiden kişiye değişmekle beraber ) çoğu zaman yavaş yavas , ucundan kıyısından yanlisa ilerlemeye başlarız. tam geri mi dönsem falan diye dusunurken zaman akar, gözün önündeki sis perdesi kalınlaşır ve biz o yanlisi üretmiş kişiden daha içinde buluruz kendimizi. yanlışın içinde olduğumuzu fark ettiğimizde "ben ne yaptım !!" çanları çalmaya başlar. bir el o çanları susturup ya "zaten oldu artık bir kere, bu saatten sonra değişmez bir şey" der. ya "tamam bu da son olsun bı daha olmaz" der. o ses hiç susmaz. kimi zaman cevrenizdekileri suclar kimi zaman yanlışın içindeki başarıları yüceltir. peki ama ne zamana kadar ? biz herhangi bir sebeple o yanlıştan bir müddet uzaklaştığımiz zamana kadar. işte o uzaklaşma anı yapılan yanlışın aslında o kadar da çekici olmadığını gösterir. hayatta ne kadar çok şeyi iskaladigimizi görürüz. işte bu yanlıştan yüz çevirmek için güzel bir firsat daha sunar bizlere.. ister bir bilgisayar oyunu için geçirilen boş vakit, ister kadehlerin arkasına sığınilan geceler, ister bir başkasının hakkını zaptederek kazanılmış para, isterse kırılmış bir kalp olsun. tövbe kapıları her zaman herkese açıktır. o affedebildigine göre insan kendisini sevebilmeli, affedebilmeli, hiçbir olgu, olay , düşünce, kişi için kendisinden vazgecmemelidir.
yanlıştan yüz çevirmek için önce belli merhalelerden geçiyoruz. ne yazık ki çoğu zaman yanlış olduğunu henüz yanlışı görmeden hissederiz ama içimizden bir ses kulağımiza sakinlestirici ve yüreklendirci bahaneler fisildar. o sesi susturup yanlışa hiç batmadan yola devam etmek varken (artık nefis mi denir kader mi yoksa karma mi kişiden kişiye değişmekle beraber ) çoğu zaman yavaş yavas , ucundan kıyısından yanlisa ilerlemeye başlarız. tam geri mi dönsem falan diye dusunurken zaman akar, gözün önündeki sis perdesi kalınlaşır ve biz o yanlisi üretmiş kişiden daha içinde buluruz kendimizi. yanlışın içinde olduğumuzu fark ettiğimizde "ben ne yaptım !!" çanları çalmaya başlar. bir el o çanları susturup ya "zaten oldu artık bir kere, bu saatten sonra değişmez bir şey" der. ya "tamam bu da son olsun bı daha olmaz" der. o ses hiç susmaz. kimi zaman cevrenizdekileri suclar kimi zaman yanlışın içindeki başarıları yüceltir. peki ama ne zamana kadar ? biz herhangi bir sebeple o yanlıştan bir müddet uzaklaştığımiz zamana kadar. işte o uzaklaşma anı yapılan yanlışın aslında o kadar da çekici olmadığını gösterir. hayatta ne kadar çok şeyi iskaladigimizi görürüz. işte bu yanlıştan yüz çevirmek için güzel bir firsat daha sunar bizlere.. ister bir bilgisayar oyunu için geçirilen boş vakit, ister kadehlerin arkasına sığınilan geceler, ister bir başkasının hakkını zaptederek kazanılmış para, isterse kırılmış bir kalp olsun. tövbe kapıları her zaman herkese açıktır. o affedebildigine göre insan kendisini sevebilmeli, affedebilmeli, hiçbir olgu, olay , düşünce, kişi için kendisinden vazgecmemelidir.
devamını gör...
josef stalin
josef stalin, asıl adı yosif visaryonoviç cuğaşvili.
sovyet devlet adamı ve sovyetler birliği komünist partisi genel sekreteri (1922-1953).
sovyetler birliği'ni 1920'lerin sonundan ölümüne kadar diktatörlük rejimi ile yönetti.
stalin; sovyetler birliği'ni endüstriyel ve askeri bir süper güce dönüştürdü, fakat bunu gerçekleştirirken totaliter politikalar uyguladı ve milyonlarca sovyet vatandaşı diktatörlüğü sırasında öldü.
stalin döneminde; 3 ila 20 milyon arasında insan çalışma kampları, zorunlu kolektivizasyon, kıtlık ve yargısız infazlardan dolayı ölmüştür.
sovyet devlet adamı ve sovyetler birliği komünist partisi genel sekreteri (1922-1953).
sovyetler birliği'ni 1920'lerin sonundan ölümüne kadar diktatörlük rejimi ile yönetti.
stalin; sovyetler birliği'ni endüstriyel ve askeri bir süper güce dönüştürdü, fakat bunu gerçekleştirirken totaliter politikalar uyguladı ve milyonlarca sovyet vatandaşı diktatörlüğü sırasında öldü.
stalin döneminde; 3 ila 20 milyon arasında insan çalışma kampları, zorunlu kolektivizasyon, kıtlık ve yargısız infazlardan dolayı ölmüştür.
devamını gör...


