silikon
siloksan adı verilen organik moleküllerden oluşan dayanıklı, lastik benzeri kimyasal madde. dayanıklılığı nedeniyle kullanım alanı oldukça geniştir.
devamını gör...
sevgililer günü
yalnız insanlar için anlam ifade etmeyen ve günümüzde kapitalizm tarafından sömürülen anlamlı ve özel gün.
devamını gör...
bir telefonun kullanım ömrü
benim için bozulana kadardır. genel olarak bakarsak en pahalı telefonu da alsan ,orta telefonu da ilk 2 yıl canavar gibidir. 3.yıldan itibaren şarj su gibi gitmeye, telefon ağırlaşmaya başlar.
devamını gör...
araplara çöl faresi demek
doğru bulmadığım bir saldırganlık. ben çoğunluğun arap vatandaşlardan oluştuğu illerde yaşadım. asırlardır şehirlerde yaşamış aileler tanıdım. dar bir örneklemde gözlemlediğim şey şudur: huzurlu yerlerdi. alışveriş yaptığımda kafamda soru işareti oluşmazdı. şehir kültürüne uyumlu insanlardı çoğunluğu. binadaki komşularımın çoğu arap idi ama bir kere olsun saygısız, ölçüsüz bir halini görmedim o insanların. çocukları asla ama asla evlerin dibinde bağrışmaz mutlaka bir sokak ötedeki parka giderdi oyun oynamak için.
çok ilginçtir ki medeni kabul edilen batı'daki bir ilimizde tam tersine hayatı zehir eden insanlar gördüm. turizm şehirlerinde bir su alırken bile şişenin kapağını elli kez kontrol ettiğimi bilirim. kapanma döneminde gece yarılarına kadar sokakta tepinen çocuklar yüzünden pencereleri kapattığımı bilirim sıcak havada. çünkü daha dün gelmişlerdi şehre. nereden geldiğinin bir önemi yok; henüz bir nesil olmuş geleli.
mesele etnik kökenden ziyade kentli olması; yerleşik olması insanın. hiçbir topluluğun göçebesi o topluluğu temsil etmez. coğrafya değişirse insan da değişir. bana bakarak oğuzlar hakkında ahkam kesemezsin çünkü göç etmişim göç! aynı etnisite şöyle dursun aynı köyden olmamıza rağmen almanya'daki gurbetçi de beni temsil etmez.
çok ilginçtir ki medeni kabul edilen batı'daki bir ilimizde tam tersine hayatı zehir eden insanlar gördüm. turizm şehirlerinde bir su alırken bile şişenin kapağını elli kez kontrol ettiğimi bilirim. kapanma döneminde gece yarılarına kadar sokakta tepinen çocuklar yüzünden pencereleri kapattığımı bilirim sıcak havada. çünkü daha dün gelmişlerdi şehre. nereden geldiğinin bir önemi yok; henüz bir nesil olmuş geleli.
mesele etnik kökenden ziyade kentli olması; yerleşik olması insanın. hiçbir topluluğun göçebesi o topluluğu temsil etmez. coğrafya değişirse insan da değişir. bana bakarak oğuzlar hakkında ahkam kesemezsin çünkü göç etmişim göç! aynı etnisite şöyle dursun aynı köyden olmamıza rağmen almanya'daki gurbetçi de beni temsil etmez.
devamını gör...
sevdalinka
sevda şarkıları anlamına gelir.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
insan
gelenler adamdı, buldukları insandı
insan yalnız tanrının yarattığı mâhluk
insan mâhluktan, adam insandan çıktı.
tanrının insanı yer ve içer.
insanın adamı düşünür ve yaratır.
mustafa kemal atatürk
gelenler adamdı, buldukları insandı
insan yalnız tanrının yarattığı mâhluk
insan mâhluktan, adam insandan çıktı.
tanrının insanı yer ve içer.
insanın adamı düşünür ve yaratır.
mustafa kemal atatürk
devamını gör...
death note
yapıt bir ölüm meleğinin can sıkıntısı sayesinde sıradan üniversite öğrencisinin bir insan olarak erişebileceği tanrı kompleksini gözler önüne seriyor [ki bu tasvir gerek açılış müziğindeki* sahnelerde gerek posterlerinde yer almaktadır]. dizinin döneminin havasını yansıtan gerek çizimleri gerek müzikleri* ile insanı çok rahat kendisine bağlayabiliyor. netflix'in yaptığı facia adaptasyon yayınlandığı dönemlerde aşırı eleştiriye maruz kalmıştı. şimdi de finaldeki o olaydan sonra geçen dönemle alakalı bir manga projesi olduğunu ve yine baş karakterlerimizden ryuk'un birisine o defteri verdiğini okumuştum. diziye uyarlanır mı derseniz o kadar şeyin içine edildiği ve tüketildiği bir zamanda "uyarlansın anam!" moduna girmeme taraftarındayım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en büyük zaafları
devamını gör...
https
bu kavram aynı http gibi bir protokoldür. açılımı “hyper text transfer protocol secure” olsa da dilimizde “güvenli metin aktarma protokolü” olarak biliniyor. temelde iki protokol de aynı işi yapsa da https’de güvenlik öne çıkar. http protokolüne ssl sertifikası eklenerek oluşur. kısacası internet sitelerinin metinlerle kurduğu bağlantının şifrelenmesidir.
devamını gör...
spontane radyo yayını
yayına aniden başlama hikayesinin kaydı ile başlamış yayındır..
devamını gör...
normal sözlük hunidaşlar kulübü
günün hunililere şarkısı bu dansı bilmek zorunludur.
devamını gör...
gençlerde işsizlik diye bir kaygının bulunmaması
valla gençlerde beklenti yok bu algı oluşmuş veya oluşturulmuş. yani sabah bir salça ekmek yesin akşama da bir makarna kaynıyor nasılsa evde mantığı, ee interneti de varsa değmeyin keyfine. gelsin tik tok gitsin youtube. hayır bir de hiç olmayacak adamları kendileri zengin edip sonra da imreniyorlar. nasıl bir ironi, körlük bu? gençlerin öğrenilmiş çaresizliği bir kenara bırakıp zaten iş olmayan piyasayı en azından bir ucundan yakalamaya çalışmaları lazım. başka çare yok. ilerde çok ağlarlar.
devamını gör...
kakaolu süt veren inek
bal yerine reçel yapan arı'nın bulunduğu evrende yaşama ihtimali yüksek olandır.
devamını gör...
plazalarda bir başörtülünün asla çalışamadığının hesabını versinler
türban mağduriyeti en sevdiğim.
devamını gör...
wasichu
ayrıca ''en iyi eti kendine alan'' ''her şeyin en iyisini isteyen'' gibi anlamlarda taşır.
ohiyesa, beyazlardaki mülkiyet hırsından dem vurarak, bu tabirin kullanılmasının, onların açgözlülüğünden kaynaklandığına dikkat çeker.
böylece kızılderili olmayan kişiler için söylenen wasichu kelimesi, zaman içerisinde değişim göstererek, kızılderililerin topraklarına ve özgürlüklerine göz diken beyaz işgalciler ve amerikan hükümeti için kullanılmaya başlamış oldu.
burada ohiyesa'nın mülkiyet hırsı ile ilgili söylediği sözler için bir parantez açmak lazım. şöyle anlatıyor kendisi mevzuyu;
bizim inancımıza göre mal mülk sevgisi alt edilmesi gereken bir zaaftır. o maddeyi davet eder, eğer yoluna devam etmesine izin verilirse zamanla insanın ruhi dengesini bozacaktır. bu yüzden çocuklar erken yaşlardayken cömertliğin güzelliğini öğrenmelidir. onlara öğretilmelidir ki, insan için vermek en büyük ödüldür; çünkü böylece vermenin mutluluğunu tadabilirler.
eğer çocuğun aç gözlülüğe meyli varsa yahut sahip olduğu ufak tefek şeylerden vazgeçemiyorsa, efsaneler cimri, haris insanlara duyulan nefreti, onların gözden düşüşünü iyi anlatır.
kızılderililer sahip oldukları her şeyi verirler. akrabalarına, diğer kabilelerden gelen misafirlerine, fakat hepsinden önce, karşılık görmeyeceklerini bile bile, fakir ve yaşlılara verirler.
ohiyesa, kızılderili toplumunun zorunlu dönüştürüldüğü dönemlere bizzat şahitlik etmiş bir kızılderili. okumuş büyük adam olmuş. kızılderili rezervasyonlarını ve kızılderili okullarını görmüş. burada yaşanan acılara bizzat tanıklık etmiş. o yüzden onun sözlerinin, hikayelerinin ve anlatılarının bu yönden büyük değeri var. mülkiyet hırsının sıfıra yakın olduğu bir toplumda yetişip, sonrasında bu hırsın temeli ile harmanlanan bir toplumun içinde yaşamak zorunda bırakılmış. bu yüzden iki toplumsal yapı hakkındaki kıyaslamaları mühim. wasichu kavramının içerdiği ve anlattığı şeyi bizzat onların anlatılarıyla daha iyi kavrıyorsunuz. kendisi ile ilgili de unutmazsam bir başlık açarım.*
ohiyesa, beyazlardaki mülkiyet hırsından dem vurarak, bu tabirin kullanılmasının, onların açgözlülüğünden kaynaklandığına dikkat çeker.
böylece kızılderili olmayan kişiler için söylenen wasichu kelimesi, zaman içerisinde değişim göstererek, kızılderililerin topraklarına ve özgürlüklerine göz diken beyaz işgalciler ve amerikan hükümeti için kullanılmaya başlamış oldu.
burada ohiyesa'nın mülkiyet hırsı ile ilgili söylediği sözler için bir parantez açmak lazım. şöyle anlatıyor kendisi mevzuyu;
bizim inancımıza göre mal mülk sevgisi alt edilmesi gereken bir zaaftır. o maddeyi davet eder, eğer yoluna devam etmesine izin verilirse zamanla insanın ruhi dengesini bozacaktır. bu yüzden çocuklar erken yaşlardayken cömertliğin güzelliğini öğrenmelidir. onlara öğretilmelidir ki, insan için vermek en büyük ödüldür; çünkü böylece vermenin mutluluğunu tadabilirler.
eğer çocuğun aç gözlülüğe meyli varsa yahut sahip olduğu ufak tefek şeylerden vazgeçemiyorsa, efsaneler cimri, haris insanlara duyulan nefreti, onların gözden düşüşünü iyi anlatır.
kızılderililer sahip oldukları her şeyi verirler. akrabalarına, diğer kabilelerden gelen misafirlerine, fakat hepsinden önce, karşılık görmeyeceklerini bile bile, fakir ve yaşlılara verirler.
ohiyesa, kızılderili toplumunun zorunlu dönüştürüldüğü dönemlere bizzat şahitlik etmiş bir kızılderili. okumuş büyük adam olmuş. kızılderili rezervasyonlarını ve kızılderili okullarını görmüş. burada yaşanan acılara bizzat tanıklık etmiş. o yüzden onun sözlerinin, hikayelerinin ve anlatılarının bu yönden büyük değeri var. mülkiyet hırsının sıfıra yakın olduğu bir toplumda yetişip, sonrasında bu hırsın temeli ile harmanlanan bir toplumun içinde yaşamak zorunda bırakılmış. bu yüzden iki toplumsal yapı hakkındaki kıyaslamaları mühim. wasichu kavramının içerdiği ve anlattığı şeyi bizzat onların anlatılarıyla daha iyi kavrıyorsunuz. kendisi ile ilgili de unutmazsam bir başlık açarım.*
devamını gör...
bepantheneden masallar
her akşam yatmadan önce kullandığım masal..bir kremi varmış bir merhemi yumuşacık edermiş elleri..
(bkz: reklam sloganı)
(bkz: reklam sloganı)
devamını gör...
kfc
zaafım..
tavuğun dışındaki sosda bulunan undan sebep şu an yiyemediğim, ekmeğinin ayrıca hastası olduğumdur kfc..
kovalarca buzluğa atıp, sürekli yediğim dönemler olmuştur.. sağlıksızdır, biliyorumdur, en az çikolatalı açma kadar favori besinimdir zinger..
tavuğun dışındaki sosda bulunan undan sebep şu an yiyemediğim, ekmeğinin ayrıca hastası olduğumdur kfc..
kovalarca buzluğa atıp, sürekli yediğim dönemler olmuştur.. sağlıksızdır, biliyorumdur, en az çikolatalı açma kadar favori besinimdir zinger..
devamını gör...
anormal sözlük haber ajansı
karma puan çılgınlığı ve sözlük yönetiminin ekonomi yaklaşımı üzerine bir inceleme
geçtiğimiz günlerde yapılan ''kafa store'' indirim günleri hepinizin dikkatini çekmiştir. sözlük yazarlarını acımasızca ve fütursuzca başlık altlarında çalıştıran, girdikleri tanımlardan nemalanan sözlük yönetimi, bu emeğin karşısında yazarlarına asgari ücretin bile altında bir karma puan ödemesi yapıyor. oysa pazar çok pahalı. bir çok sözlük yazarı, indirime rağmen temel ihtiyaç malzemelerini temin edemiyor. sözlükte bir çok yazar ''millet aç aç!'' nidaları atarken, yoldaş ve ekibi yaşanan ekonomik krizi görmezden geliyor.
bu konu ile ilgili yaptığı açıklamalar ise yazarların yaşadığı ekonomik dar boğazı umursamadığını gözler önüne seriyor. açıklamayı kaçıran değerli sözlük yazarları için aynen buraya aktarıyoruz.
''bana kimse bu sözlük içerisinde insanlar karma puana muhtaç dedirtemezsiniz. değiller. abartılı işler bunlar. muhaliflerin hakkımızdaki karalama kampanyalarından yalnızca birisi. bakın ben yine de yüce gönüllülüğümü gösterdim. iko'ya talimatı verdim. çöz şu sıkıntıları dedim. fiyatları indir. rozet lobisine, kişisel ileti lobisine geçit verme dedim. o da sağ olsun halletti. şu anda sözlükte karma puan sıkıntısı çeken, istediğini alamayan yazar yok. hatta bazıları üç rozet aldı. bunları biliyoruz. kulağımıza geliyor. ekonomik durum kötü olsa bunu yapabilirler mi ? yapamazlar. herkesin bir eli yağda bir eli balda, oturdukları yerden bize nasıl kara çalacaklarını düşünüyorlar. tek bir yazar dahi yatağa karma puansız girmedi/girmiyor.''
bu açıklamalardan sonra pek çok sözlük yazarı ile görüştük. kime dokunsak bin ah işittik. karma puan kredisi çekip ödeyemeyen, başlıklarına ve tanımlarına haciz gelen yazarlar olduğu gibi. 3-5 karma puan için mendil açıp dilenmeye başlayan yazarlar olduğunu da üzülerek gördük. hele bir yazarın başlık altında, ''indirim bitmeden bana borç verin borç'' diyerek kendini yakma girişiminde bulunması halen gözlerimizin önünde.
bazı yazarlar bu mevzuda acıyı bal eylerken, vur patlasın çal oynasın tarzında ''karma puan harcaması'' yapan yazarlarda var. peki bu yazarlar içinde bulunduğumuz ekonomik krizde nasıl oluyor da bu kadar rahat harcama yapabiliyorlar ? bu önemli sorunun cevabına da yine derin araştırmalarımız sonucunda ulaştık.
sözlük ekonomisinden sorumlu kaynağımızın söyledikleri şu şekilde;
''bazı başlıklarda ihaleye çıkıyoruz. tutacak başlıklar için yaptığımız bir uygulama bu. tabi ihaleyi elin adamına verecek değiliz. bize yakın olana veriyoruz. bunda yadırganacak bir şey olduğunu düşünmüyorum. bu başlıkları alanların karma puanının fazla olması gayet doğal. bunda kızacak kıskanacak bir şey yok. bize yakın olanların rahat etmesini sağlamamız lazım. bu bir gönül işi. bizim tarafımızda duracak gönüllere/gönüllülere ihtiyacımız var. bu en doğal hakkımızdır diye düşünüyoruz. hem onca şey yaptık. bilmem kaç şeritli kategori bölümü açtık. gece modu yapıldı. profillere onlarca özellik ekledik. hepsini bir kenara bırakın, radyo açtık radyo! bunlar hep bu arkadaşların sayesinde oluyor. bırakında karma puanları sizden çok olsun!''
evet değerli okurlar bu konuda bizim söyleyeceğimiz hiç bir şey kalmadı. ateş düştüğü yeri yakıyor. en doğru değerlendirmeyi sizin yapacağınızı biliyor ve bu konu ile ilgili tüm muhasebeyi vicdanlarınızda yapacağınıza sonuna kadar inanıyoruz.
sözlük yönetiminin yeni düşman algısı ve oglalalakota'nın bu algı oyunları içerisindeki yeri!
değerli sözlük müdavimleri, önceki bültenimizde sözlükte yaşanan kalkışma kıvılcımlarını ve yönetimin bu kıvılcımlara nasıl karşılık verdiğini yazmıştık. özellikle ''jön kafacılar'' teşkilatına yönelik yapılan baskınlar ve mellisho üzerinde yaratılan algı sonrasında yönetim bu işten kârlı çıkmış gözüküyor. sizlerde taktir edersiniz ki, mellisho'nun mesaj kutusunda bulunan şiirsel metinden sonra, kendisinin tutumunda bir nebze yumuşama görüldü. sanki kurda, kuzu postu giydirilmiş gibi bir durum söz konusu. içinde yanan devrim ateşi bir şekilde söndürülmüş ve hizaya çekilmiş gibi görünüyor. durumla ilgili kendisinden bilgi almak istediğimizde, evi temizleteceğim röportaj verecek vaktim yok diyerek, röportaj talebimizi geri çevirmesi de, kuşkularımızı arttıran önemli bir etken oldu.
tüm bu kuşkular ışığında kulağımıza gelen yeni bir olayı sizlerle paylaşmak istiyoruz. ''jön kafacılar'' kalkışması sonrasında, yönetim korku dağlarının zirvesinde dolaşmaya başladı. her şeyden nem kapar hale geldiler. ve tamda bu sebepten mütevellit oglalalakota adlı yazar hedef tahtasına oturtuldu. peki nedir bu olayın aslı astarı? yönetimdeki kaynaklarımızdan aldığımız bilgileri kelimesi kelimesine sizlerle paylaşıyoruz.
''yoldaş, oglalalakota'nın paylaşımlarından ciddi anlamda rahatsız. alttan alta sözlük yönetimini hedefe oturttuğunu düşünüyor. yazarın sürekli kızılderili katliamlarını gündeme getirmesi, baskıcı yönetimlerle ve insan hakları ihlalleri ile ilgili yaptığı paylaşımların, sözlük yönetimine yönelik alttan alta bir eleştiri olduğunu düşünüyor. bu sebeple de yazarın tüm hareketleri izlemeye alındı.
ayrıca yazarın sürekli hayalet dansından bahsediyor olması da bizim açımızdan bir kalkışma alâmeti olarak nitelenmekte. durup durup bu konuyu açmanın hikmeti harbiyesi nedir ? bilgisini vermişsin halen neyin peşindesin? diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz.
bunların dışında büyük bir sorun daha yaşıyoruz. bazı yazarlar kendisinin paylaşımları yüzünden bize duman yoluyla ulaşmaya çalışıyor. mesaj kutusu kullanmayı bıraktılar ve bu durum moderasyon açısından büyük bir sıkıntı oluşturmaya başladı. duman altında kaldık resmen. boğuluyoruz!
böyle giderse kendisi için sözlükte bir rezervasyon alanı oluşturacağız. bu iş başka türlü çözüme ulaşacak gibi gözükmüyor.''
evet değerli okurlar. sözlük yönetimi ayakta kalabilmek ve iktidarını devam ettirebilmek adına sürekli yeni düşmanlar yaratmak suretiyle, sözlüğü baskı ve korku ile yönetmeye devam ediyor. beyaz şeytana karşı şef oglalalakota'nın sonuna kadar yanında olduğumuzu bilmenizi isteriz. tek derdi insanlarla barış çubuğu tüttürmek olan bu güzel adama yapılan zulmü kabul etmiyoruz ve yüksek sesle haykırıyoruz; ''oglala lakota'yı rahat bırakın!''
kimsesizlerinkimiraikkonen pistlere veda mı ediyor ?
sözlüğün pek çok alanında hız düşürmeden sürüş yeteneklerini sergileyen değerli pilotu kimsesizlerinkimiraikkonen ile ilgili kulağımıza bazı söylentiler geldi. özellikle şiir başlıklarında harika bir iş çıkarmakta olan kimi'nin son günlerde gözlerinde bazı problemler oluştuğu ve bu yüzden sıkça pilotaj hatası yaptığından bahsediliyor. kendisine bu mevzu ile ilgili yönelttiğimiz sorulara pistlerdeki gururumuz kimi şöyle yanıt verdi;
kimi hakkında çıkarılan iddialarla ilgili yarışseverlere ne söylemek istersin ?
''aslında kafa sözlük sezonu benim için harika başlamıştı. sıralama turlarında çok iyi iş çıkardığımı düşünüyorum. damalı bayrağı her görüşümde içimde kelebekler uçuşuyor. fakat son zamanlarda formumda bir düşüş olduğunun bende farkındayım. bunun en büyük sebebi sözlükte açılan şiir başlıklarında, şiirlerin boşluk bırakılmadan paylaşılması. hepsini okuyacağım derken gözlerimi bozdum. her dizeyi okuyabilmek için tabiri caizse tampon tampona mücadele veriyorum. tam şiiri okudum, anladım derken de, gözlerimde bir bulanıklaşma oluşuyor ve şiir pistinden çıkıyorum.''
peki bu durum kalıcı mı ?
''kalıcı olduğunu zannetmiyorum. bu sıkıntıyı gece yarısı yaptığım test sürüşlerinde daha sık yaşıyorum. ama kendimi toparlayacağıma inanıyorum. beni sevenler ve beni takip edenlerden ricam şu; şiir paylaşırken lütfen arada boşluk bırakınız. gerçekten görüş alanımı kaybediyor ve sürüş hakimiyetimi yitiriyorum. ayrton senna'nın başına gelenlerin benim başıma gelmesinden de açıkçası çekiniyorum. hep birlikte şampanya patlatmak varken beni dört kolluya bindirmek niyetinde olan arkadaşları da sizin aracılığınız ile esefle kınıyorum.''
açık, mert, korkusuz kafa sözlük haber ajansını okudunuz. keyifli sözlükler dileriz.
geçtiğimiz günlerde yapılan ''kafa store'' indirim günleri hepinizin dikkatini çekmiştir. sözlük yazarlarını acımasızca ve fütursuzca başlık altlarında çalıştıran, girdikleri tanımlardan nemalanan sözlük yönetimi, bu emeğin karşısında yazarlarına asgari ücretin bile altında bir karma puan ödemesi yapıyor. oysa pazar çok pahalı. bir çok sözlük yazarı, indirime rağmen temel ihtiyaç malzemelerini temin edemiyor. sözlükte bir çok yazar ''millet aç aç!'' nidaları atarken, yoldaş ve ekibi yaşanan ekonomik krizi görmezden geliyor.
bu konu ile ilgili yaptığı açıklamalar ise yazarların yaşadığı ekonomik dar boğazı umursamadığını gözler önüne seriyor. açıklamayı kaçıran değerli sözlük yazarları için aynen buraya aktarıyoruz.
''bana kimse bu sözlük içerisinde insanlar karma puana muhtaç dedirtemezsiniz. değiller. abartılı işler bunlar. muhaliflerin hakkımızdaki karalama kampanyalarından yalnızca birisi. bakın ben yine de yüce gönüllülüğümü gösterdim. iko'ya talimatı verdim. çöz şu sıkıntıları dedim. fiyatları indir. rozet lobisine, kişisel ileti lobisine geçit verme dedim. o da sağ olsun halletti. şu anda sözlükte karma puan sıkıntısı çeken, istediğini alamayan yazar yok. hatta bazıları üç rozet aldı. bunları biliyoruz. kulağımıza geliyor. ekonomik durum kötü olsa bunu yapabilirler mi ? yapamazlar. herkesin bir eli yağda bir eli balda, oturdukları yerden bize nasıl kara çalacaklarını düşünüyorlar. tek bir yazar dahi yatağa karma puansız girmedi/girmiyor.''
bu açıklamalardan sonra pek çok sözlük yazarı ile görüştük. kime dokunsak bin ah işittik. karma puan kredisi çekip ödeyemeyen, başlıklarına ve tanımlarına haciz gelen yazarlar olduğu gibi. 3-5 karma puan için mendil açıp dilenmeye başlayan yazarlar olduğunu da üzülerek gördük. hele bir yazarın başlık altında, ''indirim bitmeden bana borç verin borç'' diyerek kendini yakma girişiminde bulunması halen gözlerimizin önünde.
bazı yazarlar bu mevzuda acıyı bal eylerken, vur patlasın çal oynasın tarzında ''karma puan harcaması'' yapan yazarlarda var. peki bu yazarlar içinde bulunduğumuz ekonomik krizde nasıl oluyor da bu kadar rahat harcama yapabiliyorlar ? bu önemli sorunun cevabına da yine derin araştırmalarımız sonucunda ulaştık.
sözlük ekonomisinden sorumlu kaynağımızın söyledikleri şu şekilde;
''bazı başlıklarda ihaleye çıkıyoruz. tutacak başlıklar için yaptığımız bir uygulama bu. tabi ihaleyi elin adamına verecek değiliz. bize yakın olana veriyoruz. bunda yadırganacak bir şey olduğunu düşünmüyorum. bu başlıkları alanların karma puanının fazla olması gayet doğal. bunda kızacak kıskanacak bir şey yok. bize yakın olanların rahat etmesini sağlamamız lazım. bu bir gönül işi. bizim tarafımızda duracak gönüllere/gönüllülere ihtiyacımız var. bu en doğal hakkımızdır diye düşünüyoruz. hem onca şey yaptık. bilmem kaç şeritli kategori bölümü açtık. gece modu yapıldı. profillere onlarca özellik ekledik. hepsini bir kenara bırakın, radyo açtık radyo! bunlar hep bu arkadaşların sayesinde oluyor. bırakında karma puanları sizden çok olsun!''
evet değerli okurlar bu konuda bizim söyleyeceğimiz hiç bir şey kalmadı. ateş düştüğü yeri yakıyor. en doğru değerlendirmeyi sizin yapacağınızı biliyor ve bu konu ile ilgili tüm muhasebeyi vicdanlarınızda yapacağınıza sonuna kadar inanıyoruz.
sözlük yönetiminin yeni düşman algısı ve oglalalakota'nın bu algı oyunları içerisindeki yeri!
değerli sözlük müdavimleri, önceki bültenimizde sözlükte yaşanan kalkışma kıvılcımlarını ve yönetimin bu kıvılcımlara nasıl karşılık verdiğini yazmıştık. özellikle ''jön kafacılar'' teşkilatına yönelik yapılan baskınlar ve mellisho üzerinde yaratılan algı sonrasında yönetim bu işten kârlı çıkmış gözüküyor. sizlerde taktir edersiniz ki, mellisho'nun mesaj kutusunda bulunan şiirsel metinden sonra, kendisinin tutumunda bir nebze yumuşama görüldü. sanki kurda, kuzu postu giydirilmiş gibi bir durum söz konusu. içinde yanan devrim ateşi bir şekilde söndürülmüş ve hizaya çekilmiş gibi görünüyor. durumla ilgili kendisinden bilgi almak istediğimizde, evi temizleteceğim röportaj verecek vaktim yok diyerek, röportaj talebimizi geri çevirmesi de, kuşkularımızı arttıran önemli bir etken oldu.
tüm bu kuşkular ışığında kulağımıza gelen yeni bir olayı sizlerle paylaşmak istiyoruz. ''jön kafacılar'' kalkışması sonrasında, yönetim korku dağlarının zirvesinde dolaşmaya başladı. her şeyden nem kapar hale geldiler. ve tamda bu sebepten mütevellit oglalalakota adlı yazar hedef tahtasına oturtuldu. peki nedir bu olayın aslı astarı? yönetimdeki kaynaklarımızdan aldığımız bilgileri kelimesi kelimesine sizlerle paylaşıyoruz.
''yoldaş, oglalalakota'nın paylaşımlarından ciddi anlamda rahatsız. alttan alta sözlük yönetimini hedefe oturttuğunu düşünüyor. yazarın sürekli kızılderili katliamlarını gündeme getirmesi, baskıcı yönetimlerle ve insan hakları ihlalleri ile ilgili yaptığı paylaşımların, sözlük yönetimine yönelik alttan alta bir eleştiri olduğunu düşünüyor. bu sebeple de yazarın tüm hareketleri izlemeye alındı.
ayrıca yazarın sürekli hayalet dansından bahsediyor olması da bizim açımızdan bir kalkışma alâmeti olarak nitelenmekte. durup durup bu konuyu açmanın hikmeti harbiyesi nedir ? bilgisini vermişsin halen neyin peşindesin? diye düşünmekten kendimizi alamıyoruz.
bunların dışında büyük bir sorun daha yaşıyoruz. bazı yazarlar kendisinin paylaşımları yüzünden bize duman yoluyla ulaşmaya çalışıyor. mesaj kutusu kullanmayı bıraktılar ve bu durum moderasyon açısından büyük bir sıkıntı oluşturmaya başladı. duman altında kaldık resmen. boğuluyoruz!
böyle giderse kendisi için sözlükte bir rezervasyon alanı oluşturacağız. bu iş başka türlü çözüme ulaşacak gibi gözükmüyor.''
evet değerli okurlar. sözlük yönetimi ayakta kalabilmek ve iktidarını devam ettirebilmek adına sürekli yeni düşmanlar yaratmak suretiyle, sözlüğü baskı ve korku ile yönetmeye devam ediyor. beyaz şeytana karşı şef oglalalakota'nın sonuna kadar yanında olduğumuzu bilmenizi isteriz. tek derdi insanlarla barış çubuğu tüttürmek olan bu güzel adama yapılan zulmü kabul etmiyoruz ve yüksek sesle haykırıyoruz; ''oglala lakota'yı rahat bırakın!''
kimsesizlerinkimiraikkonen pistlere veda mı ediyor ?
sözlüğün pek çok alanında hız düşürmeden sürüş yeteneklerini sergileyen değerli pilotu kimsesizlerinkimiraikkonen ile ilgili kulağımıza bazı söylentiler geldi. özellikle şiir başlıklarında harika bir iş çıkarmakta olan kimi'nin son günlerde gözlerinde bazı problemler oluştuğu ve bu yüzden sıkça pilotaj hatası yaptığından bahsediliyor. kendisine bu mevzu ile ilgili yönelttiğimiz sorulara pistlerdeki gururumuz kimi şöyle yanıt verdi;
kimi hakkında çıkarılan iddialarla ilgili yarışseverlere ne söylemek istersin ?
''aslında kafa sözlük sezonu benim için harika başlamıştı. sıralama turlarında çok iyi iş çıkardığımı düşünüyorum. damalı bayrağı her görüşümde içimde kelebekler uçuşuyor. fakat son zamanlarda formumda bir düşüş olduğunun bende farkındayım. bunun en büyük sebebi sözlükte açılan şiir başlıklarında, şiirlerin boşluk bırakılmadan paylaşılması. hepsini okuyacağım derken gözlerimi bozdum. her dizeyi okuyabilmek için tabiri caizse tampon tampona mücadele veriyorum. tam şiiri okudum, anladım derken de, gözlerimde bir bulanıklaşma oluşuyor ve şiir pistinden çıkıyorum.''
peki bu durum kalıcı mı ?
''kalıcı olduğunu zannetmiyorum. bu sıkıntıyı gece yarısı yaptığım test sürüşlerinde daha sık yaşıyorum. ama kendimi toparlayacağıma inanıyorum. beni sevenler ve beni takip edenlerden ricam şu; şiir paylaşırken lütfen arada boşluk bırakınız. gerçekten görüş alanımı kaybediyor ve sürüş hakimiyetimi yitiriyorum. ayrton senna'nın başına gelenlerin benim başıma gelmesinden de açıkçası çekiniyorum. hep birlikte şampanya patlatmak varken beni dört kolluya bindirmek niyetinde olan arkadaşları da sizin aracılığınız ile esefle kınıyorum.''
açık, mert, korkusuz kafa sözlük haber ajansını okudunuz. keyifli sözlükler dileriz.
devamını gör...



