normal sözlük yazarlarının süper güçleri
kafa sözlük tanrılığı
devamını gör...
alınan artı oy
şimdilik 5700 olandır.
verilen ise 13...
verilen ise 13...
devamını gör...
seni sevseydi
gözlerimden anlardı demek istediklerimi
"okur musun, gözlerimden akan kelimeleri? "
tomris uyar
"okur musun, gözlerimden akan kelimeleri? "
tomris uyar
devamını gör...
sözlük kütüphanesi için ne dediler
müthiş bir kütüphanedir. müthiş bir fikirdir. bütün yazarlar elinden geldiğince destekleyecektir.
devamını gör...
atom bombası
nükleer tepkimeler aracılığıyla çok yüksek seviyede enerji açığa çıkaran kitle imha silahı.
nükleer tepkimeler, atom çekirdeklerinin birleşmesiyle sonuçlanan füzyon ve atom çekirdeklerinin parçalanmasıyla sonuçlanan fisyon tepkimeleri olmak üzere iki türlü. bu tür silahlar da genellikle bu tepkimeler aracılığıyla açığa çıkan enerjiden faydalanıyor.
silah mekanizmasına, tepkimeye yol açacak olan, belirli bir hacim ve kütleye sahip olması gereken radyoaktif madde yerleştiriliyor. ancak tabii tepkimenin, istenilen zamanda başlaması gerek, yoksa bu silahları sağlam bir şekilde korumak mümkün olmaz. bu nedenle, belirli hacimdeki bu maddenin bir arada durmaması sağlanıyor. silahın patlaması istendiği zaman, radyoaktif madde, mesela dinamit gibi bir tetikleyicinin etkisiyle sıkıştırılarak bir araya getiriliyor ve tepkime için gereken yoğunluk sağlanmış oluyor.
bu silahta kullanılan tepkime türü, fisyon tepkimesi. bunun sonucunda açığa çıkan enerji, şok dalgaları oluşturup belirli bir alan içerisinde kalan tüm canlıları anında yok edecek kadar büyük. patlamadan biraz daha uzakta kalan ama radyoaktif maddenin etkisinden korunacak kadar da uzakta olmayan bölgelerde ise canlıların genleri mutasyona uğrar. sonucu, birkaç kuşağa kadar etki eden gen mutasyonları ve kanser olabilir.
bir nükleer reaktörde de bu tür tepkimeler kullanılır ama orada durum sürekli olarak kontrol altında tutulur. zaten kontrol edilemediği noktada da çernobil faciası gibi sonuçlarla karşılaşırız.
nükleer tepkimeler, atom çekirdeklerinin birleşmesiyle sonuçlanan füzyon ve atom çekirdeklerinin parçalanmasıyla sonuçlanan fisyon tepkimeleri olmak üzere iki türlü. bu tür silahlar da genellikle bu tepkimeler aracılığıyla açığa çıkan enerjiden faydalanıyor.
silah mekanizmasına, tepkimeye yol açacak olan, belirli bir hacim ve kütleye sahip olması gereken radyoaktif madde yerleştiriliyor. ancak tabii tepkimenin, istenilen zamanda başlaması gerek, yoksa bu silahları sağlam bir şekilde korumak mümkün olmaz. bu nedenle, belirli hacimdeki bu maddenin bir arada durmaması sağlanıyor. silahın patlaması istendiği zaman, radyoaktif madde, mesela dinamit gibi bir tetikleyicinin etkisiyle sıkıştırılarak bir araya getiriliyor ve tepkime için gereken yoğunluk sağlanmış oluyor.
bu silahta kullanılan tepkime türü, fisyon tepkimesi. bunun sonucunda açığa çıkan enerji, şok dalgaları oluşturup belirli bir alan içerisinde kalan tüm canlıları anında yok edecek kadar büyük. patlamadan biraz daha uzakta kalan ama radyoaktif maddenin etkisinden korunacak kadar da uzakta olmayan bölgelerde ise canlıların genleri mutasyona uğrar. sonucu, birkaç kuşağa kadar etki eden gen mutasyonları ve kanser olabilir.
bir nükleer reaktörde de bu tür tepkimeler kullanılır ama orada durum sürekli olarak kontrol altında tutulur. zaten kontrol edilemediği noktada da çernobil faciası gibi sonuçlarla karşılaşırız.
devamını gör...
yağmurun denize yağması
son samuray ukdesidir.
güneşten aldığı kuvvetle buharlaşan suyun gökyüzündeki gezintisinde birikip yoğunlaşıp bulutlara karışıp elleri dolu dolu yurduna dönmesidir.
güneşten aldığı kuvvetle buharlaşan suyun gökyüzündeki gezintisinde birikip yoğunlaşıp bulutlara karışıp elleri dolu dolu yurduna dönmesidir.
devamını gör...
kaderin cilvesi
bir yerde imla hatası var gibi ama dur bakalım bulacak gibiyim.*
devamını gör...
friendzone
ay ama ben seni arkadas olarak goruyordumun ecnebicesi. her fani bir gun bu bolgeyi deneyimlemek zorunda kalacak, maalesef.
ikili iliskilerde; sevilen tarafin, seven tarafi sozde incitmemek icin olusturdugu sacmalik bence. yani aklin ermedigi milattan once lise yillarini tenzih ederek konusuyorum tabii ki,
abi ben seni begendim, sen beni benim seni begendigim gibi begenmedinse -ki assssiri dogal bir sey bu- sal, ne demeye arkadas olarak devam etmeye calisiyorsun?
seven kisiye lan acaba gunun birinde beni de degerlendirir mi? dusuncesini niye sorgulatiyorsun, vicdansiz.
anlik gonul kaymasi haricinde kesinlikle bulunulmamasi gereken bolge. sevdigi alenen belli olan birisiyle arkadas olarak devam etme challenge, cepte yedekte bekler gibi, saf kotuluk.
kaybetme korkusu olan kisiler yapiyor bu zonelamayi diyorlar, bir sekilde irtibatta kalip, hayatindan haberdar olmak ama kendi hayatina dahil etmemek, sadece onun istedigi zaman gorusmek falan. valla darlandim yazarken.
olabildigince uzak durulmasi, insanlik icin en iyisi .
ikili iliskilerde; sevilen tarafin, seven tarafi sozde incitmemek icin olusturdugu sacmalik bence. yani aklin ermedigi milattan once lise yillarini tenzih ederek konusuyorum tabii ki,
abi ben seni begendim, sen beni benim seni begendigim gibi begenmedinse -ki assssiri dogal bir sey bu- sal, ne demeye arkadas olarak devam etmeye calisiyorsun?
seven kisiye lan acaba gunun birinde beni de degerlendirir mi? dusuncesini niye sorgulatiyorsun, vicdansiz.
anlik gonul kaymasi haricinde kesinlikle bulunulmamasi gereken bolge. sevdigi alenen belli olan birisiyle arkadas olarak devam etme challenge, cepte yedekte bekler gibi, saf kotuluk.
kaybetme korkusu olan kisiler yapiyor bu zonelamayi diyorlar, bir sekilde irtibatta kalip, hayatindan haberdar olmak ama kendi hayatina dahil etmemek, sadece onun istedigi zaman gorusmek falan. valla darlandim yazarken.
olabildigince uzak durulmasi, insanlik icin en iyisi .
devamını gör...
antalya denince akla gelenler
sonradan görme öküzler, dolandırıcı, güven vermeyen insanlar, nemli vıcık vıcık sıcak hava, trafik canavarı şoförler.
devamını gör...
oliver twist
büyük ingiliz romancısı dickens'ın eseridir. oliver twist yoksullar evinde doğar. annesi doğum sırasında hayatını kaybeder. canavarlarla çevrilmiştir âdeta küçük oliver'in etrafı. çocukların bakımından sorumlu yaşlı mrs. mann, kilise yazmanı mr. bumble ve diğer kurul üyeleri oldukça kötü tipler. sonradan tencere yuvarlanıp kapağını bulacak ve çiftlik sahibesi yaşlı mrs. mann kilise yazmanı mr. bumble ile evlenecek. oliver birazcık daha lapa istediği için dayak yiyor ve hücreye kapatılıyor. adı alfabe sırasına göre verilmiş bir çocuk olarak bu cüreti cezalandırılıyor. bir süre sonra oliver'in "adam olmayacağına" karar verip onu bir yerlere çırak olarak göndermek istiyorlar. önce bir baca temizleyici geliyor ama oliver ucuz kurtuluyor. daha sonra oliver'i bir cenaze levazımatçısının yanına veriyorlar. cenazeci aslında eski yerdekilere göre oliver'a iyi davranıyor. ama bir başka çocuk daha var orada oliver'dan yaşça büyük. noah claypole. oliver'in annesiyle ilgili ileri geri konuşuyor sürekli ve oliver bir gün patlıyor bu çocuğa. pataklıyor bunu. sonra kaçıyor. bir hırsız çetesinin eline düşüyor. başlarında yahudi fagin var. diğerlerini çalıştırıyor bu adam. bir gün iki tanesi oliver'ı yanlarına alarak işe çıkıyorlar. oliver saf ve masum bir çocuk neyin içinde olduğunu bile başta fark edemiyor. sonra bir şeyler yolunda gitmiyor kitap çalarken galiba ve kabak oliver'ın başına patlıyor. oliver kaçıyor daha sonra hırsızlardan. kitap olayındaki adam oliver'ın daha sonra hayatını değiştirecek insanlardan biri. yanına alıyor onu. bir güzel ilgileniyor. bir gün oliver'ı bir yere gönderiyor. oliver dışarıdayken hırsızlar bunu tesadüfen görüp kaçırıyorlar. tabii çok uzun bir roman oliver twist, sonradan oliver için her şey yoluna girecek. mutlu mesut bir son olacak. bu mutlu yaşama kadar her türlü talihsizlik ve felalet geliyor oliver'ın başına. aslında yüklü bir mirasın vârisi olduğu filan ortaya çıkacak. annesinin "yasak aşk" yaşadığı adamın diğer oğlu buna musallat olacak. dickens'ın iki şehrin hikâyesi, david copperfield ve büyük umutlar'ını da okumuştum. oliver twist'i okurken sıkıldım diyemem ama müthiş keyif aldığımı da söylemem. özellikle iki şehrin hikâyesi benim açımdan çıtayı çok ama çok yüksek bir yere koyduğu içindir belki de.
devamını gör...
cahit külebi
evvel zaman şiiri ile zaman zaman lise zamanlarımı hatırlatan şair. bazı şiirlerinde derin bir umutsuzluk vardır, bazılarında ise bu durumun aksine hayatın güzel olabileceği fikrine kapılmıştır. hangisi cahit külebi'nin gerçeğidir onu bilemem işte.
--- alıntı ---
sen de aşıktın bir zamanlar,
geceleri sokak sokak gezerdin
ellerin ceplerinde yıldızları sayarak.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
sen de aşıktın bir zamanlar,
geceleri sokak sokak gezerdin
ellerin ceplerinde yıldızları sayarak.
--- alıntı ---
devamını gör...
tutankamonun laneti
tatlış ve ponçik bir insandır, abartmadıkça kimseye lanet falan da yollamaz. seviyoruz kendisini. :)
devamını gör...
codex leicester
açık artırmada bill gates tarafından 30 milyon dolara alınan, leonardo da vinci tarafından yazılmış kitap. dünyanın en pahalı kitabı olarak anılır.
devamını gör...
türk kızı
imkan verilse ve toplumun zihniyeti değişse dünyaları sallayacak kadınlardır. kurtuluşları yarım kalan atatürk devrimlerinin tamamlanmasında yatıyor diye düşünüyorum. üzerimizdeki arap toprağını bi atsak ülkecek zirvelere oynayacağız da ah ki ne ah işte.
devamını gör...
sonradan yazar olanların yalnızlığı
herkesin birbirini tanıdığı, çılgınca eğlendiği partide tek başına takılmak gibidir.
eski yazarlara bakıyorum da muhabbetler, şakalar havada uçuşuyor. yazarlar mod'a laf çakıyor, mod yazara cevap veriyor, samimiyet gırla.
ya biz yeni yazarlar? boynu bükük, bir köşede acaba yazdığımı gören var mı diye merak ediyoruz.
bilmiyorlar
edit: siz beni mutluluktan ağlatacak mısınız? neden bu kadar iyisiniz?
eski yazarlara bakıyorum da muhabbetler, şakalar havada uçuşuyor. yazarlar mod'a laf çakıyor, mod yazara cevap veriyor, samimiyet gırla.
ya biz yeni yazarlar? boynu bükük, bir köşede acaba yazdığımı gören var mı diye merak ediyoruz.
bilmiyorlar
edit: siz beni mutluluktan ağlatacak mısınız? neden bu kadar iyisiniz?
devamını gör...
antibiyotik direnci
batılı ülkelere kıyasla türkiye'de giderek korkutucu bir hâl almaya başlayan durumdur.örneğin norveçli bir doktor uygun bakteriyel bir enfeksiyona basit bir penisilin yazabilirken türk doktorlar maalesef aynı enfeksiyon için üçüncü kuşak sefalosporin gibi daha üst düzey etkinlikte bir antibiyotik yazmak zorunda kalır. bazı durumlar da vardır ki en geniş spektrumlu antibiyotikler dahi kâr etmez artık hastaya.enfeksiyon hastalıklarında antibiyotik direnci dersinde hoca vaka örneğinde umutsuz bir şekilde şöyle demişti: 'eğer şu antibiyotiğe de direnç geliştiğini saptarsak bu hastadaki bakteride, o zaman elimizden bir şey gelmez artık'. kaldı ki örnek verdiği vaka da tam olarak bu durumda idi.
yani yapılacak tek şeyin hastanın ölmesini beklemek olması, yıllardır onca derste hissetmediğim bir korku hissettirmişti bana.
ekleme: idrar yolu enfeksiyonunda cipro yazılamıyor artık. direnç gelişti kesin olarak yani. hatta bir iye'de hangi ilacı yazmayız diye bir soru sorulsa ilk söyleyeceğimiz antibiyotik siprofloksasin olur
yani yapılacak tek şeyin hastanın ölmesini beklemek olması, yıllardır onca derste hissetmediğim bir korku hissettirmişti bana.
ekleme: idrar yolu enfeksiyonunda cipro yazılamıyor artık. direnç gelişti kesin olarak yani. hatta bir iye'de hangi ilacı yazmayız diye bir soru sorulsa ilk söyleyeceğimiz antibiyotik siprofloksasin olur
devamını gör...



