zaman zaman b12 vitamini eksikliğinde yaşanabilecek durum. dahiliye'ye gidip detaylı bir kan tahlili yaptırmak sorunun önüne geçebilmek açısından önemlidir.
devamını gör...

dedikodu kötü bir şeydir efendim. dedikodu seven de ha kadın olsun ha erkek olsun bomboş insandır.
devamını gör...

zevkle dinlediğim yayın. çok geç girmeme rağmen hemen adapte oldum konulara. ikiliye bayıldım, birbirine çok yakışan bir çift olmuş. ha bu arada, konu neydi?
devamını gör...

profil fotoğrafımda kullandığım ünlüdür kendisi. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

beeelki üstümüzdeeeen bir tır geçeeeerrr...
damperindeeen bir moloz ineeeerrr...
düşer döne döne şantiyedeeeen.
hiçbir entry güzel değiiiil senin entryindeeeeen...
entrylerindeeen... tırrırırım tırrııımmm...


kendisi über tanımlara sahip yazar kişisi! mıncırıyoruz efenim...**
devamını gör...

vay be başlık açılmamış bu zamana kadar.

lisede, sınıfta bir eleman vardı. din hocasıyla bir gün atışmaya başladılar. hoca baktı ki en son mücadele edemiyor arkadaşımızla "sen git krem şantiye tap o zaman evladım" demişti. aklımda hep krem şantiye tapan şahıs olarak kaldı kendisi.

t: su ile çırpılırsa daha yoğun kıvamlı oluyor. süt ile yapılınca daha lezzetli olan pasta süslemesi diyebilirim sanırım.
devamını gör...

taş parçaları şiiriyle sanıyorum 2016 sonlarına doğru karşılaşmıştım. sonra gidip kütüphanede ne kadar kitabını bulduysam okudum. düz bir şiir sunmaktan ziyade, kendi yarattığı ve karşıya geçirmek istediği duyguyu, kelimeleri, heceleri uzatarak, tekrarlayarak veriyor olması değişik, alışılmadık gelmişti bana. bahsi geçen taş parçaları şiiri 43 adet her biri numaralandırılmış parçadan oluşur. şiir bir sunu metniyle başlar ve orada "her gün bir taş parçası söktüm içimden" der birhan keskin. şiiri okudukça da bu taşlar sizin yüreğinize oturur.

"ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata.
insan olmuştum ilk o zaman."
..
"gitmek mi yitmektir kalmak mı artık bilmiyorum."
..
"oysa her âşık önce kendine sonra yanındakine cellat."
..
gibi bende iz bırakmış bir çok cümle içeren şiir şöyle biter:

sözde kalır sevgilim
sözde kalır bütün sözler
aşk çünkü, aşk çünkü kendine
bir yol, bir ideoloji ister.

bilirim, çöl rüzgârında çalıdır bazı yaşlar.
sen sevgilim ilerde, biraz daha ilerde
bir tarihe başlayacaksın, orası işte
benim tarihimle başlar.

ve say, geriye doğru, tek tek
sende kalsın şimdi al bu taşlar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

orman yangınları başladığında kayıp haberi dolanan üniversiteli genç kız. bugün cesedi bulunmuş.

üniversiteli kıza evinde tecavüz edip boğarak öldüren ve banyoda 5 parçaya ayırıp valizle ormana gömen emlakçı mustafa murat ayhan gözaltına alındı.

buradan

buradan

türkiye kadınların mezarıdır. allah kahretsin.
devamını gör...

genelleme yapmıyorum dedikten sonra genelleme yapan yazarın açtığı başlıktır.
devamını gör...

kesinlikle umut, varsa bunyede bir damla umut, ne oldurur ne guldurur.. bol bol surundurur.. gerceklesmezse sararsin, gerceklesirse baska umutlara cicek acarsin.
devamını gör...

"yenilmişsem
elim kolum bağlı
boynumda yağlı ip
gelip dayanmışsam
darağacına
dudaklarımda yarın
gözlerim yarınlarda"

kendi eşyaları arasından çıkan not defterine karaladığı şiiri.
devamını gör...

bir hafta kadar önce keşfettiğim, shape of my heart ile aklımıza kazınan sting'in cezayirli olan cheb mami ile birlikte düetini paylaştığı mükemmel ötesi bir parça.


anısı olan bir şarkı, inşallah heba olmaz. bu tür olağanüstü güzellikler heba olmalarıyla ünlüdür.
devamını gör...

kampa gitmeyi çok seviyoruz ama bir hafta on gün kampta kaldıktan sonra eve dönünce "ohh bee dünya varmış, evim gibisi yok" diyorum. oğlum bile evi özlüyor, hatta evdeyken kıymetini bilmediğimiz şeyler için şükretmeyi öğrendik. bir gün kamptan döndüğümüzde "anne evde kombi var ya banyomuzu özlemişim" dedi. *
devamını gör...

biri anneme kuralları çiğnememesi gerektiğini söylemeli
devamını gör...

önceleri utanırdım babamın anneme uyguladığı şiddeti anlatmaya. ben küçükken annem babamla kavga ettikleri zaman annem her dayak yediğinde, bir gün evlenirsem çocuklarımın yanında asla kavga etmeyeceğim derdim kendi kendime. annem çok konuşuyor diye dayak yiyor zannederdim. annem konuşmasa babam da dövmeyecek sanırdım. halbuki konuşsa da konuşmada da babam atacaktı o dayağı,. oysa annem gücü yetmediği babama ancak konuşarak tepki gösteriyordu.
şimdi gelelim tramvaya o dönem köyde yaşadığımız için babam odun hızarıyla köy köy gezip odun keserdi sonbaharda. bir gün annem yine sebepsiz yere dayak yemişti. ağzı burnu kan içinde kalmıştı. babamın elinden zor almıştık annemi. köyümüzün alt tarafında derede bir bahçemiz vardı. ben her yaz kayısı meyvesi dalından inene kadar o bahçede bekçilik yapardım. annemi babamın elinden aldıktan sonra bahçeye gittim. hala annemin o halini düşünüp içimi çeke çeke ağlıyorum. bi anda odun hızarının sesi geldi. kalbim yerinden söküldü sandım, öyle bir acı saplandı yüreğime. babamın o hızlarla annemi doğradığını döşündüm bi anda. bir çocuğun yürümesiyle yarım saat süren yolu ben on dakikada bitirip eve varmıştım. babamın harmanda odun doğradığını görünce derin bir oh çekerek gerisin geri bahçeye inmiştim. yaşım daha sekizdi o zamanlar.
artık gizlemiyorum bu şiddeti. önce kendime itiraf ettim tabi.
devamını gör...

çok uzun zamandır insanları affetmek zorunda kalmamak (ve tabi af dilemek zorunda da kalmamak) için yüzeysel ilişkiler kurmaya gayret sarfediyorum. gerçekten sevdiğim değer verdiğim insanlardan gelen ya da gelebilecek zararları da çok ciddiye almıyorum. belki de sevdiklerim bana zarar vermemek için çok çaba gösteriyordur da ben gormuyorumdur.artık hiç kimseyi benimle olan ilişki durumuna göre yargilamiyor ya da eleştirmiyorum. dışarıdan bir gözle bakıp, onun kişiliğine uygun olan davranış bu, ondan bu beklenir demek daha az acıtıyor canımı. şimdiye kadar bana yamuk yaptigini düşündüğüm herkesi hem affettim hem de yok saydım. kimsenin günahı benimkinden daha çok değil diye düşünmeye programlı bir beynim var, belki onu affedersem allah'da benim hatalarımı affeder diye umut ederek yaşıyorum. ancak bir kişi var, tek bir kişi. onu henüz affedebilmis değilim. biraz zaman geçsin inşallah onu da affedecegim. affetmek gerçekten acıyı çok azaltan, nefsi kör eden, kişinin kendisini sevmesini saglayan bir davranış. ne mutlu affetmeyi bilenlere.
devamını gör...

hep derim, yine diyeceğim. ben 91 doğumlu bir vatandaşım. yazları kuran kursuna giderdim, gecekondu mahallesinde büyüdüm, en çok sevdiğim şey ramazan ayında teravih namazına gitmektir, dini konulara her zaman meraklıyım, severim, açıkçası maneviyatla ilgili ergenlik dışında bir derdim olmadı. ancak bu adamlar beni dinden imandan çıkardı artık. tesettürlü kadın gördüğümde bile hınçla doluyorum. annem hep yazma örterdi, anneannem babaannem falan hep kapalı yani. ama bakın gerçekten ben bile bu hale geldim. dine, inanca en büyük zararı bu herifler verdi ülkede. belki kula bakıp allah'ı suçlamak oluyor bu, yanlış ama hakikaten içimden hiçbir şey gelmiyor. camiye gittiğimde ben bu adamların siyasi propagandasını duymak istemiyorum. bunlar bitmezse müslümanlık bitecek bu ülkede. kendi güruhlarının zaten ne halt olduğu belli, hepsi kürşat gibi. ay çok küfredesim geldi. alüminyum hepsinin.
devamını gör...

üçte yetmez beş tane
beşte yetmez yedi tane ver ver ver ver
ver allahım ver...
devamını gör...

bezgin, yılgın, motivasyonsuz hissetmeye verilen genel isim. her şeyi çabucak tüketen günümüz insanının artık tüketecek bir şeyi kalmadığında yaşama devam etmenin manasız olduğu fikrine kapılmasıdır. genelde kısa sürer fakat, belirtiler devam ederse ilerleyen süreçte depresyon ve daha sonra major depresyona kadar uzanabilir. çağımızın bireyi niçin yaşadığı gibi temel bir soruya dahi cevap üretemeyince yabancılaşma ve boşluk duyguları da kaçınılmaz oluyor tabii.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim