ülkede ses çıkaranın terörist olması sorunsalı
ülkemizin geldiği son durumdur. boğaziçi direnişi, 103 amiral, baro tartışmalarında da belli olmuştur. hakkını arayan sesini çıkaran terörist oluyor artık. bu gidişat iyi değil. malum parti hep mağdur halk ise terörist durumunda daima.
devamını gör...
pişmanlık yaşamak isteyenlere tavsiyeler
*karşınızdaki insana çok inanın. ama sevgili ama arkadaş sadece çok fazla inanın.
*insana çok değer verin, çokkk...
*bugünü sürekli erteleyin
*yalnız kalmaktan korkuyor musunuz? ohh harika, en büyük pişmanlıkları yaşayacaksınız tebrik ederim.
*asla yeni bir dil öğrenmeyin
*bulunduğunuz yer iyi mi? hmm tamam öylece kalın...
...
o bu şu değil de arkadaşım adına pişmanlık denilen şu savsataları hepimiz yaşıyoruz, yaşayacağız... kasmayın rahat olun! sadece silkelenin ki çok da pişmanlıklarınız olmasın. öperim gözlerinizden.
*insana çok değer verin, çokkk...
*bugünü sürekli erteleyin
*yalnız kalmaktan korkuyor musunuz? ohh harika, en büyük pişmanlıkları yaşayacaksınız tebrik ederim.
*asla yeni bir dil öğrenmeyin
*bulunduğunuz yer iyi mi? hmm tamam öylece kalın...
...
o bu şu değil de arkadaşım adına pişmanlık denilen şu savsataları hepimiz yaşıyoruz, yaşayacağız... kasmayın rahat olun! sadece silkelenin ki çok da pişmanlıklarınız olmasın. öperim gözlerinizden.
devamını gör...
doktorların cerrahi branş tercih etmemeleri
birçok etkenin bir araya gelip oluşturduğu sorun.
1-bu konuda en önemli etkenlerin rahatlık ve zorluk olduğunu düşünüyorum. bir cerrah düşünün asistanlığın ilk senesinde ayda 10 nöbet tutuyor ve bazı nöbetlerde hiç uyumuyor, bazı nöbetlerde ise 2-3 saat uyuyabiliyor, hem de gece ameliyata girmek zorunda kalabiliyor . nöbetten sonraki gün ise eğer haftaiçi ise çalışmaya devam ediyor. bir de dermatolog düşünün akşam acil hasta yok gibi, belki bir kaç kons geliyor. hem uyumak hem dinlenmek için bolca vakti var ve nöbet sayısı da daha az.
2-cerrahi branşlarda mobing denen bela bir durum var. arkadaşlar görmediğiniz için size gerçek değilmiş gibi gelebilir ama çömezini gece vakti git bana portakal bul gel canım çekti diye yollayanlar var. cerrahi bölümler hep daha sert olmuştur ama herkesin içinde asistanını azarlayan hocalar, aranız bozulunca size nöbet kitleyen ama ameliyatlara da sokmayıp amele işi yaptıran uzmanlar var. dahili branşlarda ise mobing daha az. çünkü hocaya bağlılığınız daha az. okuyarak da bir yerlere gelebilirsin. cerrahide hocaya mahkumsun, o ameliyata seni sokmazsa nasıl geliştireceksin kendini, nerede deneyeceksin öğrendiklerini?
3- türkiyede son zamanlarda malpraktis davaları başını almış gitmiş durumda. sırf bu iş için hastanede hastalığının durumu iyi gitmemiş insanları bulup doktora dava açması için dolduran avukatlar var. amniotic band sendromu yaşayan bir kadının 'senin karnında bant unutmuşlar' diye doldurulup dava açtığını hatırlıyorsunuz sanırım. haberin linki
aynı zamanda bazı hakimler de' doktorlar zaten kazanıyor tazminat ödesin' mantığıyla hareket edip bilirkişi raporlarını takmıyorlar. komplikasyon ile malpraktis birbirine girmiş durumda. zaten türkiyenin sağlık sistemi bazen sizi kanun dışına çıkıp sorumluluk almak zorunda bırakıyor. bazen hastanın hayatı ile kanun arasında kalıyorsunuz. bir genel cerrah arkadaşımız ilçede kalp damar cerrahisi olmadığı için sevk edilmek üzere olan çocuğun yolda öleceğini anlamış ve ameliyat etmişti ve çocuğun hayatını kurtarmıştı. buna rağmen etik değil diye değerlendirildi. zaten başarısız olsaydı yıllarca tazminat ödeyecekti. haberin linki
dahili branşlarda ise risk daha az dava daha az. senelerce biriktirdiğin çocuğunun rızkını haksız yere başkasına yedirme şansı daha az.
4-cerrahi branşlarda yaptığınız işlemlerin daha zor olması ve hastanın hayatını tehdit edebilecek durumların daha sık olması sebebiyle hastalar ve yakınları çok gergin oluyor. halkımız sağolsun hasta iyileşince allaha şükür ediyor(ne güzel, katılıyorum) ama hastaya bir şey olunca doktoru suçluyor. doktoru döven mi dersin hakaret eden mi, öldüren bile var. canı tehlikede olan bir insan nasıl can kurtarsın. ameliyat başarılı geçmezse hastanenin karışacağını bilen bir doktor ameliyata kendini ne kadar verebilir.
5-gelelim maaş konusuna tüm yukarıda yazdığım dertlerin yanında devlet hastanesinde çalışan cerrahlar, son birkaç yıldır getirilen performans sistemi yüzünden dermatoloji, radyoloji, ftr gibi branşlardan daha az maaş alıyorlar. performans sisteminde yaptığınız her şey size puan olarak dönüyor ve ek maaşınız ona göre belirleniyor. tabi cerrah bir hasta bakana kadar, bir ameliyat yapana kadar dermatoloji 10 hasta baktığı için cerrahların maaşları da düşük kalıyor.
şimdi size sormak istiyorum sevgili dostlar, tüm bu durumlar ortada iken kim niye cerrahi branş seçsin. şu an plastik ve rekonstrüktif cerrahi gibi özelde güzel maaşlar alabileceğiniz bir bölüm veya göz gibi diğer cerrahi branşlardan daha az yorulacağınız ama dahili branşlardan daha fazla tatmin olacağınız bir bölüm ya da kbb gibi çok etliye sütlüye bulaşmadan yapabileceğiniz, rinoplasti ile iyi bir gelir de elde edebileceğiniz bir bölüm dışında doktorlar artık cerrahi branşları yazmıyor. cerrahi kadrolar boş kalıyor. kardiyovasküler cerrahi, kadın doğum, genel cerrahi, çocuk cerrahisi, beyin sinir cerrahisi, üroloji ve ortopedi gibi bölümler hem düşük puanlarla yazılıyor hem de periferdeki kadroların bir kısmı boş kalıyor.
türkiyede her yerde mantar türer gibi tıp fakültesi açıldığı için bu branşlarda ilerde boşluk olacağını düşünmüyorum. çünkü bir yerde pratisyen kadrosu dolacak ve mezun doktorlar uzmanlık olsun da hangisi olursa olsun diyerek cerrahi branşları da yazacaklar. ama artık cerrahide idealist kendini mesleğine adamış insanları göremeyeceksiniz. cerrahi branşların hali içler acısı bir hale dönüşecek. belki binlerce tl verip ancak işini çok iyi yapabilen doktorlara ulaşabilecekseniz. sağlık bu arkadaşlar şakaya gelmez. devletin nasıl bir politika izleyeceğini ya da ne zaman duruma müdahale etmesi gerektiğini anlayacağını zamanla göreceğiz. maalesef durum gösteriyor ki zor günler bizleri bekliyor.
1-bu konuda en önemli etkenlerin rahatlık ve zorluk olduğunu düşünüyorum. bir cerrah düşünün asistanlığın ilk senesinde ayda 10 nöbet tutuyor ve bazı nöbetlerde hiç uyumuyor, bazı nöbetlerde ise 2-3 saat uyuyabiliyor, hem de gece ameliyata girmek zorunda kalabiliyor . nöbetten sonraki gün ise eğer haftaiçi ise çalışmaya devam ediyor. bir de dermatolog düşünün akşam acil hasta yok gibi, belki bir kaç kons geliyor. hem uyumak hem dinlenmek için bolca vakti var ve nöbet sayısı da daha az.
2-cerrahi branşlarda mobing denen bela bir durum var. arkadaşlar görmediğiniz için size gerçek değilmiş gibi gelebilir ama çömezini gece vakti git bana portakal bul gel canım çekti diye yollayanlar var. cerrahi bölümler hep daha sert olmuştur ama herkesin içinde asistanını azarlayan hocalar, aranız bozulunca size nöbet kitleyen ama ameliyatlara da sokmayıp amele işi yaptıran uzmanlar var. dahili branşlarda ise mobing daha az. çünkü hocaya bağlılığınız daha az. okuyarak da bir yerlere gelebilirsin. cerrahide hocaya mahkumsun, o ameliyata seni sokmazsa nasıl geliştireceksin kendini, nerede deneyeceksin öğrendiklerini?
3- türkiyede son zamanlarda malpraktis davaları başını almış gitmiş durumda. sırf bu iş için hastanede hastalığının durumu iyi gitmemiş insanları bulup doktora dava açması için dolduran avukatlar var. amniotic band sendromu yaşayan bir kadının 'senin karnında bant unutmuşlar' diye doldurulup dava açtığını hatırlıyorsunuz sanırım. haberin linki
aynı zamanda bazı hakimler de' doktorlar zaten kazanıyor tazminat ödesin' mantığıyla hareket edip bilirkişi raporlarını takmıyorlar. komplikasyon ile malpraktis birbirine girmiş durumda. zaten türkiyenin sağlık sistemi bazen sizi kanun dışına çıkıp sorumluluk almak zorunda bırakıyor. bazen hastanın hayatı ile kanun arasında kalıyorsunuz. bir genel cerrah arkadaşımız ilçede kalp damar cerrahisi olmadığı için sevk edilmek üzere olan çocuğun yolda öleceğini anlamış ve ameliyat etmişti ve çocuğun hayatını kurtarmıştı. buna rağmen etik değil diye değerlendirildi. zaten başarısız olsaydı yıllarca tazminat ödeyecekti. haberin linki
dahili branşlarda ise risk daha az dava daha az. senelerce biriktirdiğin çocuğunun rızkını haksız yere başkasına yedirme şansı daha az.
4-cerrahi branşlarda yaptığınız işlemlerin daha zor olması ve hastanın hayatını tehdit edebilecek durumların daha sık olması sebebiyle hastalar ve yakınları çok gergin oluyor. halkımız sağolsun hasta iyileşince allaha şükür ediyor(ne güzel, katılıyorum) ama hastaya bir şey olunca doktoru suçluyor. doktoru döven mi dersin hakaret eden mi, öldüren bile var. canı tehlikede olan bir insan nasıl can kurtarsın. ameliyat başarılı geçmezse hastanenin karışacağını bilen bir doktor ameliyata kendini ne kadar verebilir.
5-gelelim maaş konusuna tüm yukarıda yazdığım dertlerin yanında devlet hastanesinde çalışan cerrahlar, son birkaç yıldır getirilen performans sistemi yüzünden dermatoloji, radyoloji, ftr gibi branşlardan daha az maaş alıyorlar. performans sisteminde yaptığınız her şey size puan olarak dönüyor ve ek maaşınız ona göre belirleniyor. tabi cerrah bir hasta bakana kadar, bir ameliyat yapana kadar dermatoloji 10 hasta baktığı için cerrahların maaşları da düşük kalıyor.
şimdi size sormak istiyorum sevgili dostlar, tüm bu durumlar ortada iken kim niye cerrahi branş seçsin. şu an plastik ve rekonstrüktif cerrahi gibi özelde güzel maaşlar alabileceğiniz bir bölüm veya göz gibi diğer cerrahi branşlardan daha az yorulacağınız ama dahili branşlardan daha fazla tatmin olacağınız bir bölüm ya da kbb gibi çok etliye sütlüye bulaşmadan yapabileceğiniz, rinoplasti ile iyi bir gelir de elde edebileceğiniz bir bölüm dışında doktorlar artık cerrahi branşları yazmıyor. cerrahi kadrolar boş kalıyor. kardiyovasküler cerrahi, kadın doğum, genel cerrahi, çocuk cerrahisi, beyin sinir cerrahisi, üroloji ve ortopedi gibi bölümler hem düşük puanlarla yazılıyor hem de periferdeki kadroların bir kısmı boş kalıyor.
türkiyede her yerde mantar türer gibi tıp fakültesi açıldığı için bu branşlarda ilerde boşluk olacağını düşünmüyorum. çünkü bir yerde pratisyen kadrosu dolacak ve mezun doktorlar uzmanlık olsun da hangisi olursa olsun diyerek cerrahi branşları da yazacaklar. ama artık cerrahide idealist kendini mesleğine adamış insanları göremeyeceksiniz. cerrahi branşların hali içler acısı bir hale dönüşecek. belki binlerce tl verip ancak işini çok iyi yapabilen doktorlara ulaşabilecekseniz. sağlık bu arkadaşlar şakaya gelmez. devletin nasıl bir politika izleyeceğini ya da ne zaman duruma müdahale etmesi gerektiğini anlayacağını zamanla göreceğiz. maalesef durum gösteriyor ki zor günler bizleri bekliyor.
devamını gör...
mutsuz insanlardan iyi arkadaş olmaması
kendine hayrı olmamasından kaynaklanan durumdur.
devamını gör...
6 ay üzeri hapis cezası alanların da bekçi olabilmesi
anayasa mahkemesi (aym), “kasıtlı ya da taksirli suç ayrımı yapılmaksızın 6 aydan fazla hapis cezası alınmasının bekçiliğe engel oluşturduğunu” öngören kuralın iptal edilmesi ile artık herhangi bir yasal engelin bulunmaması durumu.
buradan
zaytung haberi niteleliği taşıyan haber ama gerçek.
artık ne kadar çakal, hırsız, tecavüzcü varsa torpil vasıtasıyla olabilirler.
sokaklarımız daha huzurlu ve güvenli.
(bkz: yersen)
buradan
zaytung haberi niteleliği taşıyan haber ama gerçek.
artık ne kadar çakal, hırsız, tecavüzcü varsa torpil vasıtasıyla olabilirler.
sokaklarımız daha huzurlu ve güvenli.
(bkz: yersen)
devamını gör...
el fatiha
kuran'ın ilk suresi.
meal;
bismillahirrahmânirrahîm ﴾1﴿
hamd, âlemlerin rabbi, rahmân, rahîm, hesap ve din gününün maliki allah'a mahsustur. ﴾2-4﴿
yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. ﴾5﴿
bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.﴾6-7﴿
meal;
bismillahirrahmânirrahîm ﴾1﴿
hamd, âlemlerin rabbi, rahmân, rahîm, hesap ve din gününün maliki allah'a mahsustur. ﴾2-4﴿
yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. ﴾5﴿
bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.﴾6-7﴿
devamını gör...
rte'yi sevmeyip köprüsünü tünelini kullanan tip
kendi verdiğim vergi ile yapılan her şeyi severek kullanırım. malum şahıs tutup cebinden mi vermiş de böyle saçma başlık açılmış.
devamını gör...
beyaz tenli kızıl saçlı yeşil gözlü minyon kadın
talep eden kişiye "sipariş almıyoruz" yahut "soğan da olsun mu?" denilesi insan tipi.
devamını gör...
18 şubat 2021 perseverance'ın mars'a inişi
bill gates'i utandiracak gelismedir. cok degil daha dun bir soyleside;" ben mars adami degilim, bu alanda harcayacagim parayi aşı ve iklim degisikligi icin harcama dusuncesindeyim" demistir.
(bkz: ne oldu paşinyan?)
konuya gelecek olursak, insanlik icin gercekten cok buyuk bir gelismedir, hatta nasa'nin son yillarda yaptigi en basarili atilimdir. "evrende baska yasam var midir?" sorunun cevabini bulmak neredeyse an meselesidir. kutluyoruz efendim...
(bkz: ne oldu paşinyan?)
konuya gelecek olursak, insanlik icin gercekten cok buyuk bir gelismedir, hatta nasa'nin son yillarda yaptigi en basarili atilimdir. "evrende baska yasam var midir?" sorunun cevabini bulmak neredeyse an meselesidir. kutluyoruz efendim...
devamını gör...
spontane radyo yayını
en ünlüsü sayılmaz belki ama yeşil yol filminde, bay jingles vardı. hepimizin yüzünü güldüren bir fareydi. en son fare sirkine gidecekti ama sonunu bilmiyoruz.
devamını gör...
ahmet hamdi tanpınar
ruhun şad olsun güzel insan. zamanın ve mekanın apayrı sevdiği adam.
biz, zaman kırıntıları,
zaman sinekleri,
tozlu camlarında günlerin sessiz kanat çırpanlar
ve lüzumsuz görenler artık
bu aydınlıkta kendi gölgelerini!
(bkz: zaman kırıntıları)
buyrun bir tanıklık sohbetine;
biz, zaman kırıntıları,
zaman sinekleri,
tozlu camlarında günlerin sessiz kanat çırpanlar
ve lüzumsuz görenler artık
bu aydınlıkta kendi gölgelerini!
(bkz: zaman kırıntıları)
buyrun bir tanıklık sohbetine;
devamını gör...
erdogan’s way
times dergisinin erdoğanı kapağına taşıdığı sayısında kapağın ortasına yazdığı yazı.

erdoğan böylece times'a kapak olmuş 4. türk politikacı olmuştur.
times'a kapak olmuş diğer türk politikacılar;
(1923 yılındaki atatürk kapağı)
(atatürk 1927)
(ismet inönü)
(şükrü saracoğlu)
(adnan menderes)
(kenan evren)

erdoğan böylece times'a kapak olmuş 4. türk politikacı olmuştur.
times'a kapak olmuş diğer türk politikacılar;
(1923 yılındaki atatürk kapağı)
(atatürk 1927)
(ismet inönü)
(şükrü saracoğlu)
(adnan menderes)
(kenan evren)
devamını gör...
sibirya’da 50 bin yıl sonra soyu tükenmiş gergedan bulunması
kutuplara yakınlaştıkça yapılan kazı araştırmaları daha verimli sonuçlar vermekte. bulunan veriler kesinlikle daha korunmuş oluyor. merakla detaylarını bekliyorum.
devamını gör...
muhlis berberoğlu
başlığını açmak bana nasip olduğu için çok sevindirik oldum bak şimdi. yaklaşık 20 yıldır bağlama dinlerim, "tc nin en iyisi" budur
dediğim çok kişi oldu ama hep değişti, (dedim ya değişmeyen tek şey değişmektir) son 2-3 yıldır evet bu çocuktur ülkenin en iyi bağlama icracısı. o nasıl bir tuşe, o nasıl bir duygu ellaaamm ellaaaaam..
dediğim çok kişi oldu ama hep değişti, (dedim ya değişmeyen tek şey değişmektir) son 2-3 yıldır evet bu çocuktur ülkenin en iyi bağlama icracısı. o nasıl bir tuşe, o nasıl bir duygu ellaaamm ellaaaaam..
devamını gör...
insan olun biraz (yazar)
devamını gör...





