başlıklara "benim" diye atlamaktan hoşlanmasam da bu kez "evet, benim" yazabileceğim kişi.

bir ara resmen döşüyordum tanımları uzun uzun, duvar kâğıdı gibi. baktım ki insanlar okumaya üşeniyor, ben de tweet atar gibi yazmaya başladım artık.
devamını gör...

az önce yaptım,fırından yeni çıktı. isteyenlere 1 dilim verebilirim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir türlü bilimsel konular konuşamadığımız, hatta hiç konuşamadığımız yazar. *

sessiz sakin yazarlardan biri. en azından ben saçma sapan bir hareket ya da yorumuna hiç denk gelmedim. o nedenle sözlüğün ihtiyacı olan profillerden biri diye düşünüyorum. zira ihtiyacımız olan son şey cıvıklık. o konuda yeterince zenginiz çünkü.
devamını gör...

2 ağustos 2014 eminönü
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendisini anlatmak kendisi hakkında yazmak için sabaha kadar vakit lazım. söylenecek o kadar çok şey var ki hakkında. yaptığı eserleri her izlediğimde farklı bir detay dikkatimi çekiyor farklı bir ödül buluyorum.
oscar ödüllü eseri spirited away de dünya ahiret kavramını kendince işleme tarzı iyi ve kötü kavramlarının onun kitabında her zaman iki zıt olmadığını, aç gözlülük tamahkarlık hırs ve şehvet in insanı kör ederek nasıl felaketi olduğunu anlatırken kullandığı görsel ve işitsel öğeler ruhuma aklıma ve zihnime bayram ettiriyor.
bir filmi yapması yıllar alırken her filmi üzerine nasıl insanlara iyi bir şeyler katarim düşüncesi ile kivranmasi hala o beyaz önlüğü ile her gün atölyeye gelip her sahneyi hala elleriyle çizmeleri, miyazaki ye ve sahibi olduğu ghibli stüdyosuna saygımı doruklara çıkartıyor.
keşke dünyadan ayrılmadan müslüman olsa dediğim insanlar arasında başı çekiyor.
not: arkadaşlar miyazaki bir anime üreticisi değil film yapımcısıdir. belgeselinde animeleri ne kadar sığ ve aşağılık yapimlar olarak bulduğunu üstüne basarak dile getirir.
devamını gör...

bilim kurulu üyesi tevfik özlü beye ait korkunç beyan. şimdi starda mesut yar'ı izliyordum haberlerde gördüğüm için link veremiyorum. adam dosyayı tam okumadık diyor. alman aşısının dosyasını da tam okumamışlar ama çin daha iyidir diye düşündüler herhalde. ya kardeşim sen bilim kurulu üyesisin. bu aşı önümüzdeki ay milyonlarca insana vurulacak ülkede. ne demek okumadık?!
devamını gör...

bir rivayete göre mısır başka bir rivayete göre de kıbrıs doğumlu theodora miladın 6. asrı ortalarına doğru doğmuştur. ailesi ile birlikte henüz çocuk yaşta istanbula gelmiş ve ahlak fesadının başı olan hipodromda büyümüştür. bizansın da en meşhur fahişesi olmuştur. hipodrom öyle bir yerdi ki en düşük tebadan en kibar tebaya kadar herkes fahişelerle düşüp kalkar ve onlarla eğlenirdi. saraylarım günlük dedikoları dahi hipodram kaynaklı olabilirdi... sirkler rakkashaneler fuhuşhaneler mevcuttu ve theodora nın ailesi de bu sirklere mensuptu. henüz theodora çok küçükken ölen babası ayı bekçisi idi, o öldükten sonra bu güzel kız istanbul’un birçok serserisi, hırsızı ve kibarının aguşunda büyüyüp serpildi. sahnede onu çıplak izlemek için gelenler salonları, sirkleri doldururdu... fakat namı kötü bir namdı tüm istanbul’u sarmıştı bu nam ama bazı kişiler onu görünce hastalıklı bir insan görmüş gibi kaçarlardı.
bir aralık bir rütbeli bir memur aşığı ile afrikaya kaçtı ve orada yapamadı. iskenderiyeye geldi, orada manastıra girdi ama yine yapamadı. evet yeniden istanbuldaydı şimdi de ... lakin artık uslu, yaşlı ve dingindi.
istanbulun kenar mahallelerinden bir eve kapandı, kırklı yaşlardaydı. hayatını burada sakince geçirmek niyetindeydi.
birden bir tesadüf eseri imparatorun meşhur yeğeni olan prens ıustinianus ile karşılaştı. kırkını geçmiş olan bu kadın onu hemen kendisine aşık etti ve aşkları için onunla evlenebilmek için ıustinianus kanunları değiştirdi (çünkü ahlaksız bir kadınla evlenmek yasaktı oysa imparatoriçelerin türlü ahlaksızlıkları hoşgörülürdü zira ahlaksız kadınla da evlenilmezdi). neticede prens ıustinianus ve theodora evlendi. bir zamanlar ahlaksızlıkla namussuzlukla suçlanan kadın şimdi imparatororiçe ve parmakla gösterilip özenilen, örnek alınan kadın olmuştu. imparatoriçe olduktan sonra ahlak metaneti içerisinde yirmi bir sene saltanat sürdü.
devrinde nika ihtilali baş gösterdi. ümidini kaybeden imparator ve generali tam kaçacak iken onları tuttu ve tesirli sözleri ile etkiledi, oradan ayrılmayacağını ölecekse de imparatoriçe olarak öleceği yeğlediği beyan etti. bunun üzerine tüm cesaretini toplayan imparator ve general ihtilalci halk üzerine saldırarak 50.000 kişiyi bir günde kılıçtan geçirerek ihtilali kanla bastırdı.
theodora, kansere yakalandı ve 548’de ruhu bedenini terk etti. cenazesinde ise imparator ıustinianus’un bir çocuk gibi günlerce ağlayarak “benim uğur yıldızım, mukaddes kadın!”, dediği rivayet ediledurur.
sevgiler...
devamını gör...

heyecanla beklediğimiz programdır. tam da eurovision'un bu yıl gerçekleşecek yarışmasına bir hafta kalmışken hafızamızı tazeleyecek, dinleyenleri keyifle yarışma moduna getirecektir. takipteyiz.*
devamını gör...

(bkz: yarası olan gocunur)
bu kadar da, aleni yaptıklarınıza dikkat çekmezsiniz ya. sağ olun hatırlattığınız için.
devamını gör...

!! geçersiz url !!buradan1(bir) yaşındaki kedim sevdiği adamdan hamile kaldı ve bana dört tane bebek verdi. başıma gelen en güzel şey buydu. başka da yok.
devamını gör...

t: heather nova'nın da harika yorumladığı tam bir hafif soğuk-kapalı ve yağışlı hava parçası.

devamını gör...

haber değilde bazı tanımlamalar tamamı ile kopyala yapıştır oluyor , bundan ilerde rahatsızlık duyacaklar ama şimdi laf etmiyorlar.
devamını gör...

bu bir pagan geleneği. tıpkı kurban kesmek gibi. müslümanlar olarak paganizmi hristiyanlardan daha fazla yaşatıyoruz.
devamını gör...


mesela herhangi bir gün müthiş bir iç sıkıntısı seni boğar. hayat sana karanlık, manasız gelir. insan, biraz evvel senin zırvaladığın gibi felsefeler yapmaya başlar. hatta yavaş yavaş onu da yapamaz ve canı, ağzını açmayı bile istemez.
hiçbir insanın, hiçbir eğlencenin seni canlandıramayacağını sanırsın. hava sıkıcı ve manasızdır. ya fazla sıcak ya fazla soğuk ya fazla yağmurludur. gelip geçenler suratına salak salak bakarlar ve on para etmez işlerin peşinde, bir tutam otun arkasından koşan keçiler gibi dilleri bir karış dışarı fırlayarak dolaşırlar.
aklını başına derleyip bu ruh haletini tahlil etmek istersin. insan ruhunun çözülmez düğümleri bir muamma gibi önüne serilir.

kitaplarda okuduğun depresyon kelimesine bir cankurtaran simidi gibi sarılırsın. çünkü nedense hepimizde maddi olsun, manevi olsun, bütün dertlerimize bir isim takmak merakı vardır bunu yapmazsak büsbütün çılgına döneriz.
mamafih insanlarda bu merak olmasa doktorlar açlıktan ölürlerdi. bu depresyon kelimesine yapışıp iç sıkıntısının uçsuz bucaksız denizinde bocalarken karşına uzun zamandan beri görmediğin bir ahbap çıkar. kılık kıyafetinin düzgünce olduğunu görür görmez derhal aklına kendi meteliksizliğin gelir ve gafil dostundan talihin varsa bir iki lira borç alırsın...

işte ondan sonra mucize başlar. şiddetli bir rüzgar ruhundan bir sis tabakasını sıyırıp götürmüş gibi içinin birdenbire aydınlandığını, bir hafiflik, bir genişlik duyduğunu görürsün. eski sıkıntı pır deyip uçmuştur. gözlerin etrafa memnuniyetle bakar ve sen de gevezelik edecek bir arkadaş aramaya başlarsın.
işte, iki gözüm, ciltlerce kitabın, saatlerce tefekkürün yapamadığı işi iki kirli kağıt başarır.

sen ruhumuzun bu kadar ucuz bir bedel mukabilinde takla atmasını haysiyetine yediremediğin için belki daha asil sebepler peşinde koşarsın, gökyüzünde birkaç yüz metre daha yükselen bir bulut yahut ensene doğru esen serince bir rüzgar yahut o esnada aklına gelen zekice bir fikir, sana bu değişmenin sebebi gibi görünmek ister.
fakat söz aramızda, iş bunun tamamıyla tersinedir, cebimize giren iki lira sayesindedir ki havanın biraz açıldığını görmek, rüzgarın serinliğini hissetmek hatta akıllıca şeyler düşünmek mümkün olmuştur...


(bkz: içimizdeki şeytan)
devamını gör...

2 senedir hacettepe üniversitesi, ingilizce öğretmenliği için uğraşıyorum. şimdilik hedefimi yazdım kazanınca da direkt üni ve bölümümü yazarım artık. hadi hayırlısı.
devamını gör...

hubris sendromu’nun özellikle politikacılarda görülen bir kibir hastalığı olduğu, bu kibrin ”tanrısal ego” boyutuna ulaştığı belirtiliyor. ”her şeyin belirleyicisi, karar vericisi, oluşturucusu, en doğru kararın o kişinin kendisinden çıkabilecek olduğu sanrısında olan bir ölümlü olmak çelişkisi” vurgulanıyor diyebiliriz.
devamını gör...

gelmiş geçmiş en iyi dizi olabilir mi bilemem ama insanı ve varoluşunu bu kadar gerçekçi ve derin bir şekilde anlatan bir esere dostoyevski romanları dışında rastlamamışımdır gerçekten her detayına kadar tam bir sanat eseri üzerine uzun uzun düşünerek sindirilerek izlenmeli tempolu heyecan dolu yapımları sevenlere kesinlikle uygun bir dizi değil.


"demek istediğim, yalnızca bir hayatın var. tanrı yok, kurallar yok, değer yargıları yok; kendi yarattıkların hariç. ve bir kere bittiyse, bitti işte. sonsuza dek rüyasız uyku. öyleyse, hala buradayken neden mutlu olmuyorsun? gerçekten, neden?"



nate: "bu fotoğraflar çekildiğinden bu güne kadar bir sürü berbat şey yaşandı, biliyorsun. çok fazla. şimdi önümde bir 40 sene daha düşününce..."
nathaniel sr.: "o 40, çok daha çabuk geçecek. sen farkına bile varmadan bitecek."
nate: " 'zaman sen eğlenirken uçup gider' ha?"
nathaniel sr.: "hayır. zaman, sen eğlenirmiş gibi yaparken uçup gider. zaman, sen brenda'yı ve o çok istediği bebeği seviyormuş gibi yaparken uçup gider. insanlar 'aşk' dediğinde, ne kastettiklerini biliyormuş gibi davranırken uçup gider. yüzleş evlat; dünya'da iki tip insan var: sen ve diğerleri. ve bu ikisi asla bir araya gelmeyecek."
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

"olur olmaz şeylerin üzerine durmayacakmışım.
böyle emrediyor ilerleyen yaşım…

süreyya berfe
devamını gör...

kaos
kalabalık
yalnızlık
devamını gör...

gilbert’ın hayalleri-leonardo dicaprio*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim