bir kadın firavun. hatşepsut, bir erkek evlat istiyordu. bunun sebebi, firavunlar erkek olmalıydı ve hatşepsut da oğlunun firavun olmasını istiyordu. bu sebeple, firavun ıı. thutmose ile evlendi. çünkü bir firavundan oğlu olursa, doğal olarak bu çocuk veliaht olacak ve thutmose ölünce tahta geçecekti. fakat işler beklediği gibi gitmedi, hatşepsut bir kız doğurdu. thutmose ise başka bir kızdan bir erkek evlat sahibi oldu. böylelikle bu çocuk, veliaht oldu. thutmose ani bir şekilde öldü ve bu çocuk, yani ııı. thutmose firavun olmalıydı. fakat yaşı ülkeyi yönetemeyecek kadar küçüktü. hatşepsut, çocuğun üvey annesi olduğu için kral naibliği yaptı. sonra ise bir anlaşma sonucu ülkeyi 30 yıl boyunca sadece kendisi yönetti. işin garip kısmı, hatşepsut firavun olunca erkek kral gibi giyinmiş ve takma sakal kullanmıştır. bunun sebebi dönemin gelenekleriyle alâkalıydı. anlaşılan o ki, hatşepsut iyi biriydi, döneminde mısır refaha kavuştu. ııı. thutmose'u da kendi çocuğuymuş gibi severdi. hatşepsut sonrasında tahta ııı. thutmose geçmiştir. kemik kanseri sebebiyle öldüğü söylenir. bundan ilave hatşepsut, heykellerinde ve resimlerinde de kendisini sahte bir sakal ve erkek vücutlu bir şekilde tasvir ettirmiştir. ııı. thutmose gençliğinde tahta geçmek istediğinde, hatşepsut buna izin vermeyip onunla bir nevi yarışa girmiş ve firavun olmasının tanrının bir isteği olduğunu söylemiştir. ııı. thutmose, ölmeden önce hatşepsut ile ilgili anıtlara zarar vermiş ve onu krallar listesinden çıkarmış, kayıtlardan sildirmiştir. hatşepsut diye bir kadın firavunun varlığı ise 1822 yılında gün yüzüne çıkmıştır..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"olgunlaştıkça kimseyle uğraşasın gelmiyor. kendini yetiştirememiş insanlardan uzaklaşıyorsun. seni hasta edecek insanlarla birlikte olmaktan vazgeçiyorsun." demiş freud. çok da güzel demiş.
devamını gör...

ben de 7-8 yaşlarındayken şeker sanıyordum bunu annem öyle söylemişti. bir gün marketteyiz tam kasada tutturdum ben bunu istiyorum diye kasiyer ve diğer müşteriler gülüyor kıs kıs annemle babamın surat ifadesi gitmiyor hala gözümün önünden. çocuğa bu şeker dersen ister tabi benim bi suçum yoktu.
devamını gör...

"sözün dikildiği yer, gönüldür; ısmarlandığı yer düşüncedir, onu kuvvetlendiren akıldır, meydana çıkaran dildir; bedeni harflerdir, canıysa anlamı; süsü, düzenli söylenmesidir; düzgünlüğü ise doğru oluşudur."
imam ali
devamını gör...

sert yorumlar isteyen yazar beyanı.
istiklâl marşını kişinin kendi içgüdülerine ve ideolojik düşüncelerine göre yorumlamak kimsenin haddine değildir. ne demek, ne anlatmak istediği bellidir.

-siyasal islam (islam değil siyasal islam) bu ülkenin başına gelmiş en kötü şeyler listesinde ilk beşe girer.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tuttu. kedi vasfında bir dana besliyorum.
alttaki yazar fit
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

arrrrkadaslar kortkortkort!

gecen hafta, “amaan nolacak en fazla kendimizi eglendirip gideriz” diyerek spontane yaptigimiz (bkz: 6 mart 2021 radyonun yerinde duramaması) yayini sonrasi, tarafimiza “resmilesti dikkat!” iletisi gonderildi. is bu iletiyle sozluk’un officially zaga*’si oldugumuz ve her cumartesi yayinda olacagimiz belirtildi.

biricik ekurim kafadandeniz* ile kulaklariniza; azicik bagirtgacli, yer yer dinlendirmeli -2 saat olarak planlanan*- bir playlist ile ziyafet cekecegimizi dusunuyoruz.

biz yine bol gulmeli, cok eglenmeli bir yayin yapacagiz; kapimiz tavukların teyzesi olanlara* da acik, cumartesiyi pazara baglayan gece 00:00’da tanimlarda bulusalim mi?*
devamını gör...

entry sonuna nokta konur.

forumsal entry, tanım değil girdidir ve nitelik bakımından yetersizdir.

bir başlık altına gün içinde birden çok tanım girmek flood tanımdır ve hoş karşılanmaz.

bir yazara özel mesajdan ağır küfür içeren mesaj atmak ayıptır.

başlıklar nokta ile bitirilmez.

yan hesap alıp karma kasmak günahtır. *

entrynin göndergesel işlevini kullanmak mekruhtur.

i run geçici moddur. tşk.
devamını gör...

evden çıkması.
nasıl yakışıyor nasıl anlatamam. dört yıl önce emekli oldu. iki yıl olacak karantina yüzünden eve kazık çaktı. şöyle gitse de boyuna posuna baksam. *
devamını gör...

sevmediğim yazarın tanımını beğendikten sonra bahane üretiyorumdur.
devamını gör...

sözü&müziği kendisine ait olan uzak yol şarkısı bağımlılık yapar, sesi de değişik ve güzeldir. dinleyiniz, dinletiniz...

akustik versiyonu için;
buradan
devamını gör...

düşün. fethiye’deyiz, tüm gün koy koy dolaşıp uygun bulduğumuz yerde denize atlıyor, kurulanıp bira içiyoruz. saçma su savaşları bile yapmışız bi ara, bizim hatunlarla.

karayolundan o üstü açık yazlık vosvoslar falan geçiyor. gözleme açan tontiş teyzeler var gölgede, karşı koyda lüks tekneler demirlemiş. dibimizde günü birlik turcular. süt mısırı dişleyen sevgililer. denizde bindikleri muz takla atınca coşan kadınlı erkekli o şen grup.

akşam karanlığı basınca, kumsalda şezlonga dayanmış, manitolarımızla geyik yapıyoruz. ortamda başkaları da var. herkes mutlu halinden. hiç sabah olmayacak gibi.

derken moderatör lucifer'den telefon geliyor sana ‘yoldaş koş sözlükte isyan çıktı’

"hallet valla hacı, naparsan yap" deyip telefonu kapatıp biradan bir fırt daha çekip serin akdeniz gecesine uzanıyoruz.
devamını gör...

her cümle ayrı bir anlam ve eleştiri dolu şarkı

naif ama bir o kadar da derin eleştiri.

buyrun sizler için biraz araştırdım. internette böyle bir şey çıktı.
" hanimini hüppen dezigi banna rap rap 
tefeşle kayyüş ille de kıtmir rap rap

(şair burada naşit özcan'a sesleniyor. naşit özcan bilindiği gibi türk tiyatrosunun önemli adamlarından. aslında cem karaca da tiyatro geçmişi olan bir amcaydı. babası mehmet karaca önemli tiyatrocuydu. annesi toto karacaise çoğu ermeni gibi doğuştan sanatçı bir insandı. cem baba da sahnede ve önemli tiyatrocuların arasında büyümüş bir çocuk. naşit özcan'ın küfür yerine kullandığı bu uydurma sözleri şarkı da açık açık küfredemeyeceğinden araya serpiştiriyor)

alavere dalavere kim ala da kim vere rap rap
köşeleri möşeleri dön baba dönelim rap rap

(1980 sonrası türkiye'de yaşanan değişim ve küçük amerika olma hayalleriyle başlayan, kısa yoldan köşeyi dönme hayallerine gönderme var. ülkenin yeşilçam romantizminden çıkıp fakir ama gururlu gençlerden sıkıldığı zengin olmak için her yolun mubah olduğu yeni dönemini işaret ediyor)

raptiye rap rap zaptiye zap zap rap rap
n’aber nitekim gene geldi şapka rap rap

(şarkının geneline hakim olan "rap rap" bildiğin asker ayak sesi. 60, 70 ve 80'li yılların başında askerin yönetime el koymasına, ama özellikle 1980'deki müdahaleye gönderme var. nitekim yönetime müdahale ederek devletin başına geçen kenan evrenin çok sık kullandığı ve kendisiyle özdeşleşen bir sözcük. şapkada 1980'li yıllarda müdahaleyle birlikte siyasi yasaklı olan ancak şarkının çıktığı dönemde yasağı sona eren hatta başbakan ardından cumhurbaşkanı olan süleyman demirel'i ifade ediyor. burada kişisel not; her ikisinin de adını yazmış olmayı dahi kendime yakıştıramıyorum. her ikisine de "hanimini hüppen dezigi banna" diye selam iletiyorum)

ben sana hayran
sen cama tırman

(bildiğin orhan veli şiiri ve deyim tabii ki)

yok içmeye bir şişe bile ayran
nene gerek senin taht-ı revan

(deyim. genel olarak lüks tutkusunu eleştiriyor)

maaşla gırtlak gırtlak gırtlağa rap rap
bir de kitap okuyor bakın şu çatlağa rap rap

(açık ve net. geçim sıkıntısı ve eğitim vs)

liberal, miberal malı kap, götür al rap rap
eriyor liralar mark al dolar al rap rap
bul bir kaşalot toriğini işlet rap rap

(özal sonrası liberal ekonominin memleketin çivisi çıkarması, kısa yoldan zengin olma hayalleri, yatırım yapmak yerine serbest kalan dövize hücum ederek türk lirasının değersizleştirilmesi, adamını bulup iş gördürme vs)

bir koy üç al üçünü de beşlet rap rap
raptiye rap rap zaptiye zap zap rap rap

(buradaki hikaye gerçekten ilginç. ırak’a saldıran bir abd başkanı vardı adı bush. bu kısım gençlere tanıdık geliyor. ama bush bildiğiniz bushun babası. yani babadan %oğla geçen bir çeşit hobi ırak’a saldırmak. işte bu baba bush ırak’a gireceğinde kankası özal'ı destek konusunda ikna etmesi gerekiyordu. daha doğrusu kankası özal'ın ülkeyi ikna etmesi gerekiyordu. irak’a abd saldırısının meşruluğu karşısında kendisi zaten çoktan ikna olmuş bir insandı.. işte milleti ikna etmek için bu büyük lafı etmişti. “bir koyup üç alacağız” dedi. yetmedi “kaşıkla verip kepçeyle alacağız” da dedi. bu gibi durumlarda tck’nın ilgili maddesini göz önünde bulundurarak “hanimini hüppen dezigi banna” diyoruz. )

n’aber nitekim gene geldi şapka rap rap
üf baba bu ne be fotoğraf makinesi
u, a, u, a, u, a
lambada markası

(nitekim diye söylenen kişi kenan evren, şapka da süleyman demirel oluyor. sen kalkıp yönetime el koyuyorsun, adama siyasi yasak getiriyorsun ama devran dönüyor adam hop yine çıkıyor. “ne oldu şimdi, ne anladım ben bu öpüşten?” mealli bir bölüm)

ben sana hayran
sen cama tırman

şarkıyı burda yasaklasak da mı saklasak
-oh george
şarkıyı yoksa yasaklamasak da mı saklasak
-oh george

(bildiğin sansür. ama özal’ın kankası baba bush’a –ki kendisinin adı george’tur- danışmadan şuradan şuraya adım atmayışını ifade ediyor.)

boşuna üstad olunmuyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
insanlara hiç bir şey olmamış gibi görünmeye çalışır! lafları, sözleri kulak arkası atar 'aman be öyle demek istememiştir ,öyle yapmak istememiştirlerle' avutur kendini. moralini yüksek tutmak için bolca güler tebessüm eder dünyaya... sanarlar ki hiç derdi tasası yok. kimse bilmez göz yaşları içine akar... 'pozitif düşün pozitif olsun. evrene negatif enerji gönderme' diye diye her şeyin en berbatına layık olur! en kötüsü ne varsa onu yaşar hepte herkes yinede 'yüzün gülüyor vay be hayat sana güzel' der. yüzü hep güler içi hiç gülmez... sonra bir gün derler ki neden böyle oldu dibimizde mutlu mesut yaşardı... evet yaşardı dibinizde hâl hatırsorulmasız hüznünü içine ata ata yaşar(dı)...
12.09.2018*

depreyonu iliklerime kadar yaşadığım bir dönemde yazmışım bunu. ne kadar üzüldüm kendime. neler yaptın sen kendine böyle?
bugünlere gelebilmek için kendimden neler kurban ettim ah bir bilseniz. en masum yanlarımı bıraktım geride bugün daha huzurlu olabilmek için. birilerine güvenmeyi, inanmayı, koşulsuz sevmeyi, alttan almayı, hoş görülü olmayı, tahammül yeteneğimi, sınırsız merhametimi sınırlandırdım bir de düşünsenize.
bugün sen çok değiştin, aramıza duvarlar ördün diyenlere o tuğlaları sen verdin diyebiliyorsam. sebebi bana yaşattırdıkları ve benden götürdüklerinin yanında 'aman dikkat edeyimde kimseyi kırmayayım' endişesini benden silip atmaları olmuştur. isteyen istediği şeye kırılabilir artık beni kimsenin kıramayacağı bir hayata merhaba demişken kimse için endişe duyamayacağım.

bu hayatı hislerinizle yaşamayın derim. hele ki bunu insanlara asla belli etmeyin. kimseye yaralarınızı açmayın. kimseden ummayın mutluluğu, huzuru...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kendinizi sevin bolca. kendinize güvenin...
bunu standart bir kişisel gelişim kitabından fırlamış klişe bir söz sanmayın. hayatın tüm uçlarını yaşamış, ölümün soğuk yüzünü bir çok kere görmüş ve küllerinden doğmuş bir ablanız bir kardeşinizden bir tavsiye olarak düşünün.
bu hayatı kendiniz için yaşayın yoksa başkaları için ölürsünüz.
devamını gör...

teşekkürler çok eğlendim.
devamını gör...

bu kendi kendine yazdığın, söylediğin, haykırdığın milyonuncu not. metroda, otobüste, metrobüste, yürürken, çalışırken, uzanırken, tam uyumak üzereyken. her seferinde kendine bir not çiziyorsun. yazıyorsun belki de. kiminde kendine ufacık sınırlar belirliyor kiminde uçsuz bucaksız bir toprak parçasının her karışında hak iddia ediyorsun. sana güzel kalpli bir insan bunların çok karmaşık doğum haritandan kaynaklı olduğunu söylüyor, inanıyorsun. haklı da belki. ancak kendi kendine yazdığın notlara inanmıyorsun artık. insanlara inanıyorsun, gördüklerine, duyduklarına, söz gelimi trol bir haber kanalına da inanıyorsun. kendine inanmıyorsun artık. insan kendine olan inancını ne zaman yitirir, düşünüp duruyor, bulamıyorsun. düşük tirajlı bir gazetenin bilmem kaçıncı sayfasına bir ilan döşüyorsun, görenler kahkahasını bassın diye. ‘bu da kendime son notum, hepiniz duyun’ diye bir de şerh düşüyorsun: “kendime inancımı kaybettim, hükümsüzdür.”
kendine inanırken ne hükmü vardıysa gök kubbede?
devamını gör...

ne güzel başlık.
gece çalışmak zorunda olanlara*, kederden uyuyamayanlara*, yalnızlıktan kafayı sıyıranlara*, hastalıkları azıp ağrılara esir olanlara* teselli ödülü gibi başlık.
sorarlarsa; çok enteliz acayip havalıyız.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ada parçası derken başlık sahibinin kastettiği nedir anlayamadım.

t: jeopolitik konumundan ötürü oldukça değerli topraklara sahip, atatürk'ün ''efendiler, kıbrıs'a dikkat ediniz.'' vasiyetinde bulunduğu 4 tarafı sadece sularla değil doğalgaz ve sömürgeci yamyam devletlerle çevrili, adaya adım attığınızdan itibaren tarih kokan, venediklisi, cenevizlisi, osmanlısı ve birçok önemli medeniyete ev sahipliği yapmış akdeniz'in incisi ada.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim