modern kölelik
özel hayat, sosyal hayat ve iş yaşamımızda hep var olan kölelik.
nazım hikmet’in de dediği gibi; “büyük hürriyetin ile çalışırsın el kapısında, ananı ağlatanı karun etmek hürriyetiyle hürsün.”
nazım hikmet’in de dediği gibi; “büyük hürriyetin ile çalışırsın el kapısında, ananı ağlatanı karun etmek hürriyetiyle hürsün.”
devamını gör...
birleşik kezban emirlikleri
toplum baskısını kaldıramayan kadınlara yönelik suçlama içeren başlık.
kadınlar biraz dışarı açılıp bunlara pas verse kaşar olurlar, pas vermese kezban olurlar. iki yüzlülük diz boyu.
kadınlar biraz dışarı açılıp bunlara pas verse kaşar olurlar, pas vermese kezban olurlar. iki yüzlülük diz boyu.
devamını gör...
derinkuyu yeraltı şehri
kapadokya'da bulunan tarihi bir yer altı şehri. yerin tamı tamına 7 kat altına inerek kilisesine ulaşmak mümkün. inişler ve çıkışlar yalnızca bir koridordan ile sağlanabiliyor ve epey dar.
klostrofobisi olanlar için fiyasko ile sonuçlanabilir, onun dışında çok keyif alınabilecek bir hayli enteresan bir yer.
klostrofobisi olanlar için fiyasko ile sonuçlanabilir, onun dışında çok keyif alınabilecek bir hayli enteresan bir yer.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
haftaya mı dedi? olacak mı dedi? sayılı gün çabuk mu geçer dedi? geçer geçer. avcum kaşınıyor, konsept ne olacak acaba.
biri arabesk konsepti mi dedi? bu ayrılığın acısını ancak o paklar gibi hissettim.
biri arabesk konsepti mi dedi? bu ayrılığın acısını ancak o paklar gibi hissettim.
devamını gör...
yüksek yastık vs alçak yastık
hem yüksek hem alçak yastığım var. ikisini üst üste koyup öyle yatmayı tercih ediyorum genelde.*
devamını gör...
georg simon ohm
kendisi alman bir fizikçidir. 1789 yılında bavaira'da bir çilingirin oğlu olarak dünyaya geldi. çeşitli lise ve üniversitelerde profesörlük yaptı.
lise öğretmenliği sırasında elektrokimyasal hücreleri incelemeye başladı. çalışması sırasında bir telden geçen akım şiddetinin geçtiği telin alanıyla doğru, uzunluğuyla ters orantılı olduğunu fark etti. bu dikkatiyle ohm; gerilim ,akım ve direnç arasındaki temel bağlantıyı ortaya koymuş oldu.
yaşamı süresince bilime yaptığı katkılar pek takdir görmemiş olsa da ölümünden ancak 30 yıl sonra direnç birimine ohm adı verilerek onurlandırılmıştır.
lise öğretmenliği sırasında elektrokimyasal hücreleri incelemeye başladı. çalışması sırasında bir telden geçen akım şiddetinin geçtiği telin alanıyla doğru, uzunluğuyla ters orantılı olduğunu fark etti. bu dikkatiyle ohm; gerilim ,akım ve direnç arasındaki temel bağlantıyı ortaya koymuş oldu.
yaşamı süresince bilime yaptığı katkılar pek takdir görmemiş olsa da ölümünden ancak 30 yıl sonra direnç birimine ohm adı verilerek onurlandırılmıştır.
devamını gör...
mozole
ismi, kral mausolos'un adından türetilmiştir. bu isim türkçe'de mozole olarak kullanılıyor. mausolos için yaptırılan anıt mezardan sonra yapılan tüm anıtlara da mozole denmiş.
devamını gör...
normal sözlük’ün hayatınızda yarattığı değişiklikler
(bkz: ruhsal bozukluk)
devamını gör...
01 var dahası yok
#383308 no'lu tanımıyla beni benden almış, diğer tanımlarını da severek okuduğum takip edilesi yazardır. herkes duysun, herkes bilsin efeeeem.*
devamını gör...
long street
cape town şehrinin hediyelik eşya, cafe, restoran, barlar sokağıdır.
şehrin göbeğindedir ve turistlerin uğrak yeridir.
ama hediyelik eşyalar buradaki yada waterfront'daki dükkanlardan değil, greenmarket square denilen yerden pazarlık yapılarak daha ucuza alınabilir.
bu sokak boyunca üç cami vardır. buraya çok yakın olan bo kaap mahallesindeki müslümanlar camileri doldururlar.
şehrin göbeğindedir ve turistlerin uğrak yeridir.
ama hediyelik eşyalar buradaki yada waterfront'daki dükkanlardan değil, greenmarket square denilen yerden pazarlık yapılarak daha ucuza alınabilir.
bu sokak boyunca üç cami vardır. buraya çok yakın olan bo kaap mahallesindeki müslümanlar camileri doldururlar.
devamını gör...
günlük hayatta etek ve topuklu ayakkabı giyen 61 yaşındaki alman dayı
hangi renkte hangi kıyafetleri giyeceğimiz bize kuşaklar boyunca dayatılan toplumsal cinsiyet normlarıdır diyeceğim ama çok itici bulduğum alman dayıdır. bu nedir allah aşkına ya?
devamını gör...
yorgunluk nasıl geçer sorunsalı
"ne eksikse sen tamamla,
son derece yorgunum.
çok uykum var, öp beni,
öpersen ne güzel uyurum."
-ali lidar
bugün benim için koşturmacalı bir gündü. çok yoruldum gerçekten ve bu dizelerde de dediği gibi çok uykum var ve öpülseydim ne güzel uyurdum şimdi. bazen tabii olmuyor bu ve fark ettim ki yorgunluk sevdiğinizle konuşunca da geçiyor onun sesini duymak da yorgunluğunuzu geçiriyor ama işte ah... bir öpseydi beni şimdi, ne güzel uyurdum.
son derece yorgunum.
çok uykum var, öp beni,
öpersen ne güzel uyurum."
-ali lidar
bugün benim için koşturmacalı bir gündü. çok yoruldum gerçekten ve bu dizelerde de dediği gibi çok uykum var ve öpülseydim ne güzel uyurdum şimdi. bazen tabii olmuyor bu ve fark ettim ki yorgunluk sevdiğinizle konuşunca da geçiyor onun sesini duymak da yorgunluğunuzu geçiriyor ama işte ah... bir öpseydi beni şimdi, ne güzel uyurdum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının kahve tercihleri
dibek *
devamını gör...
kuzukulağı
akçam yemeğinde balık olan günlerde markete gidip, roka diye alıp geldiğim ot.(bkz: swh)
devamını gör...
ilk gidilen tiyatro oyunu
pamuk prenses ve yedi cüceler. sene 1997.
devamını gör...
dizdar
tarihte, bir kaleyi korumak ve güvenliğini sağlamakla görevli muhafız.
devamını gör...
kendisi uzaklaşmış
nasıl uzaklaştığını merak ettiğim insanlar. modlar mı siliyor yoksa kendi rızalarıyla mı gidiyorlar.
edit: kendi rızasıyla gittiklerini öğrendiğim durum.
edit: kendi rızasıyla gittiklerini öğrendiğim durum.
devamını gör...
30 ağustos zafer bayramı
“annemin kaybından şüphesiz çok üzüntülüyüm. fakat bu üzüntümü gideren ve beni avutan bir konu vardır ki, o da anamız vatanı yok olmaya götüren idarenin artık bir daha geri gelmemek üzere yokluk mezarına götürülmüş olduğunu görmektir. annem, bu toprağın altında, fakat millî hâkimiyet sonsuza dek devam etsin. beni teselli eden en büyük kuvvet budur. evet millî hâkimiyet sonsuza dek devam edecektir. annemin ruhuna ve bütün ataların ruhuna üzerime almış olduğum vicdan yeminimi tekrar edeyim. annemin mezarı önünde ve allah’ın huzurunda yemin ediyorum, bu kadar kan dökerek milletin kazandığı ve elde tuttuğu hâkimiyetin korunması ve savunması için gerekirse annemin yanına gitmekte asla kararsız davranmayacağım. millî hâkimiyet uğrunda canımı vermek, benim için vicdan ve namus borcu olsun.”
mustafa kemal atatürk’ün 27 ocak 1923’teki annesinin mezarı başında yaptığı konuşmasından.
tüyleri diken diken yapan konuşma.








"evet, mutluyum çünkü başardım."
-mustafa kemal atatürk (1930)
30 ağustos zafer bayramımız kutlu olsun !
mustafa kemal atatürk’ün 27 ocak 1923’teki annesinin mezarı başında yaptığı konuşmasından.
tüyleri diken diken yapan konuşma.








"evet, mutluyum çünkü başardım."
-mustafa kemal atatürk (1930)
30 ağustos zafer bayramımız kutlu olsun !
devamını gör...
the neighbors windows
bir marshall curry kısa filmidir. filmin adı the neighbour’s window’dur.

yirmi dakikalık bu film uzun metraj bir film tadındadır. kısa film en iyi kısa film oscar’ını da kazanmış ve bence hal etmiştir de.
filmi izlerken aklımda hep kafka vardı. sanırım aklımda hep kafka var. ne izlesem, ne okusam kafka’ya yoruyorum. birçok eserinde pencerelerden bahseder kafka ve kafkaya göre pencere dünya ile ilişki kurabilmek için en güzel, en doğru yöntemdir. içeri girmek ya da dışarı çıkmak mümkün değildir ama insan kendini bir şekilde hem dışarıda hem içeride hissedebilir. dokunulmaz bir gözlemcilik halidir pencere.
ama kafkaya değil marshall curry’ye katıldığım bir durum da var. pencereden bakmak aldatıcı olabilir. hele de başka insanların hayatını izliyorsak.
sahip olduğumuz şeylerle sahip olmak istediklerimizi çarpıştırmak kendimize haksızlık yapmanın en kolay yoludur. çağımızın hastalığı özenmektir, imrenmektir belki de.
asla unutulmaması gereken bir şey var pencereden bakarken. siz pencere kenarında oturup birilerini izlerken başka bir pencere kenarında oturan birileri de sizi izliyor olabilir. her an tetikte olun.
the neighbour’s window

yirmi dakikalık bu film uzun metraj bir film tadındadır. kısa film en iyi kısa film oscar’ını da kazanmış ve bence hal etmiştir de.
filmi izlerken aklımda hep kafka vardı. sanırım aklımda hep kafka var. ne izlesem, ne okusam kafka’ya yoruyorum. birçok eserinde pencerelerden bahseder kafka ve kafkaya göre pencere dünya ile ilişki kurabilmek için en güzel, en doğru yöntemdir. içeri girmek ya da dışarı çıkmak mümkün değildir ama insan kendini bir şekilde hem dışarıda hem içeride hissedebilir. dokunulmaz bir gözlemcilik halidir pencere.
ama kafkaya değil marshall curry’ye katıldığım bir durum da var. pencereden bakmak aldatıcı olabilir. hele de başka insanların hayatını izliyorsak.
sahip olduğumuz şeylerle sahip olmak istediklerimizi çarpıştırmak kendimize haksızlık yapmanın en kolay yoludur. çağımızın hastalığı özenmektir, imrenmektir belki de.
asla unutulmaması gereken bir şey var pencereden bakarken. siz pencere kenarında oturup birilerini izlerken başka bir pencere kenarında oturan birileri de sizi izliyor olabilir. her an tetikte olun.
the neighbour’s window
devamını gör...
