kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın sözlükçüm,

yakındaysan atla gel yaptığım krepleri yiyelim? işte öyle güzel bir sabah!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

havacılık tarihinin titanic faciası da diyebileceğimiz, tarihteki en büyük zeplin kazası.

kaza new jersey'de, 1937'de gerçekleşti.

zeplinin resmi adı lz 129 hindenburg ve bir alman zeplini. bugüne dek inşa edilmiş olan en büyük uçan araçtır hindenburg. "boeing ne o zaman?" diyecekleriniz olacaktır. hindenburg, bir boeing 747'nin 3 katı uzunluğundaydı.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

zeplinin içinde personelin ve yolcunun kalması için ayrı bölmeler, kargo bölümleri, dinlenme salonu gibi birçok bölüm vardı. hatta salonda, 400-500 kg ağırlığındaki normal piyanolardan farklı olarak, 200 kg bile gelmeyen alüminyumdan yapılma özel bir piyano bile vardı.

***

normalde, zeplinin sahip olduğu 16 gaz bölmesinin helyumla doldurulması gerekiyordu. fakat dönemin helyum sağlayıcısı amerika'ydı ve almanya'ya helyum satmıyordu. bu nedenle bölmeler hidrojenle doldurulmuştu. hidrojen çok hafif ama yanıcı bir gaz.

***

hindenburg, kazanın olduğu gün frankfurt'tan gelerek lakerhurst donanma hava üssü'ne inmek için hazırlandı. ancak iniş sırasında alevler içinde kalıverdi ve sadece 30 saniye içerisinde 35 kişi hayatını kaybetti. 62 kişi faciadan sağ olarak kurtulmuştu. bunlar da pencere bölgelerine yakın olup atlayarak kaçabilenlerdi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

***

hidrojenin neden yandığına dair birçok iddia sürüldü öne. statik elektrikten kaynaklandığı iddiasından, zeplini boyamada kullanılan karışımın sebep olduğu iddiasına kadar... yangından önce etrafın benzin koktuğunu söyleyenler de vardı. alevlerin, zeplinin üzerindeki kumaş kaplamalar nedeniyle hızla yayıldığı söyleniyordu. fakat bu iddiaların hiçbiri, olayı tek başına açıklayacak kadar yeterli değildi.

***

ne olmuşsa olmuş ve hindenburg'dan geriye sadece bu görüntü kalmıştı:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir de herbert morrison'ın kazanın görüntüleri eşliğindeki ses kaydı kaldı:

devamını gör...

hollywood'ta istisnasız herkesin çılgın olarak nitelediği yönetmen. filmleri de kendisi gibi çılgındır. seyirciyi içsel seyahatlere çıkarmaya bayılır. tarzını anlayabilirseniz bayılırsınız, aksi takdirde "şimdi biz ne izledik lan?" moduna girersiniz.
devamını gör...

kusasım var bağzı sorulara,
misal, "evlilik ne zamanlara",
lanet gelsin tüm akrabalara,
ey ahali! daha nice bayramlara.
devamını gör...

franz kafka- şato. çok merak ettiğim hatta adını ve arka kapağındaki kısa yazılarını da çok beğenmiş olmama rağmen kalın olmasından dolayı bi türlü zaman ayırıp okuyamadığım kitabımdır kendisi. *
devamını gör...

damat düşsün onda sıkıntı yokta damadın içlediği* paralar kadar taş düşerse sıkıntı.
devamını gör...

rock me baby like my back ain't got no bone
devamını gör...

müthiş kolaylık sağlayan, gözlük çilesine son veren,
bir tane bile göz doktorunun olmamasına şaştığım,
üç beş vakte kadar yaptırmayı düşündüğüm ameliyat.
devamını gör...

herkese sabırlar dilediğim kapanmadır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
güzelll.
devamını gör...

akraba evliliği bu değil.
devamını gör...

/ bu sabah uyandım
güneş daha doğmamış
dert başım dağ başım
huzur nedir duymamış
/

diyen bi şarkı, adı lacivert. bu sabah da payıma düşen bu, insanın uyandığında dilinde bir şarkı olması şart sanki, üstelik hastayım,hiç çekilmiyor.
sokak, mahalle, basmane, izmir çok sakin şu an, en azından benim için öyle, dibi düşmüş gibi gözüken bir gökyüzü, hele bi doğayım ananızı ağlatacağım sıcaklıktan diyen bir güneş, 2 ve 4 ayaklı muhtelif sokak canlıları, herkesin üstünde tuhaf bir gençlik ve lacivert.

güzel ama, anlaşılmaz / dingin bir güzellik, sanki az sonra toplanıp tüm sokak olarak kahvaltıya oturacağız gibi yüz gülmeleri, asırlardır birbirine aşina hareketler, kim kimdir bilmeler ve lacivert.

senden az öte bir yer burası, bilmem sene ayrı kaldığın doğum yerinin az ötesi, bilmem kaç senedir ayrı kaldığım senin iç sesin gibi bir şarkı, lacivert..

neyse, sen dinleyedur ben bir ilaç alayım, ateşim olmasa da saçmalıyorum zaten, abartmaya gerek yok. seni özledim.

/ lacivert hala koyusunda
kızıl hafiften dalgalanır
gönlüm ah çekiyor yine sorma
senin yüzünden sancılanır
/

devamını gör...

geçen gün çok merak ettiğim bir mekana saat 12 gibi gittim. menü getirdiler. kahvaltı yoktu. oysa herkes kahvaltı ediyordu. kahvaltı alabilir miyim dedim. tek kişi vermediklerini söylediler. sonra ortam kalabalıklaştı inadına 3 kez çay içip masayı boşaltmadım. 10 dakikada kahvaltıyı bitirecek kapasitede oburum aslında. yalnız insanlara biraz saygı lütfen.
devamını gör...

“kum koyuyorum, su koyuyorum, b.k koyuyorum. öyle oluyo işte.”
fıkrasındaki çocuk yapıyor bu heykeli desem kimse itiraz etmez.
devamını gör...

yoruldu.
devamını gör...

1'in sağına 12 tane 0 yazılarak elde edilen, 10 üzeri 12 (10¹²) şeklinde ifade edilen sayı. genel olarak "1 trilyon" şeklinde okunan 1.000.000.000.000 yazımı da aynı kapıya çıkar.
devamını gör...

çok yorulmuş , hayattan zevk almayı unutmuş insan olmalı kendisi. gerek yok, akışta yaşamak keyifli. *
devamını gör...

''biz aynı şeyleri yapmıştık hocam, benim 0,35 puanı nereden kırdınız?''

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim