ucuz ve pratik yemek tarifleri
arkadaşlar dolapta olan sebzeleri orta hallice doğrayın fırın poşetine doldurun. direkt poşetin içine zeytin yağı tuz ve ne baharat istiyorsanız ekleyip poşeti bağlayın. biraz sallayın poşeti, üzerinde delikler açıp 180dereceye atın. 30dk. aşırı kolay aşırı sağlıklı lezzetli. afiyet olsun:)
tarif yazdım şaka maka.
tarif yazdım şaka maka.
devamını gör...
rebel in the rye
danny strong tarafından yazıp yönetilen, kenneth slawenski'nin ''j.d salinger a life raised high'' adlı eserinden uyarlanan amerikan yapımı filmdir. türkçe'ye çavdar tarlasındaki çocuklar olarak çevrilen catcher in the rye adlı romanın yazarı j.d salinger'in romanı yazma hikayesi ve devam eden süreci anlatmaktadır. filmin baş rollerinde nicholas hoult ve kevin spacey gibi ünlü isimler yer alıyor.
romandaki holden karakterini ve olayları kendisinden yola çıkarak yazdığını bilenler ve filmi bunu bilerek izlemeye başlayanlar ayrıntıları direk farkedecektir.(kibrit yakmayı sevmesi, parti ve davetlerdeki insanları sahtekar bulması vs.) bilmeyenler içinse önce kitabı okumalarını tavsiye ederim. film içerisinde kitaptan alıntılar ve çok ince anektodlar da mevcut. j.d salinger'i hiç tanımayan birisi filmi izleyerek hayatı hakkında fikir sahibi olabilir.
yazdığı gibi yaşayan çok fazla yazar-şair olduğunu sanmıyorum. dehanın ve bu dehanın getirdiği başarının sıradan karakterler için imkansız olduğunu düşünüyorum. tolstoy-kafka-bukowski-nietszche hiçbiri normal bir hayat sürüp aynı zamanda büyük şaheserler yaratmamışlardır. kimisi kumar kimisi alkol kimisi melankoli bağımlılığının pençesinde sürüklenip gitmişlerdir. bu noktada j.d salinger yolun henüz başında biraz da takınçlı bir şekilde tüm bu keşmekeşten ve şöhretten kaçarak inzivaya çekiliyor ve yayınlamayı bırakıyor. filmde özellikle bu kısımlarda empati yaparsanız baş role hak verirsiniz, en azından ben verdim.
genel olarak izlemekten keyif aldığım bir film oldu. ne çok sıkıcı ne çok akıcı bir şekilde ilerleyen 7/10 kalitede bir film olduğunu düşünüyorum. ama başta da bahsettiğim gibi bence filmi izlemeden önce kitabı mutlaka okumalısınız. aşağıya filmde geçen ve çok beğendiğim iki cümleyi bırakacağım. şahsi görüşüm olarak 1. cümle dehanın bir insanı nasıl gerçek bir yazara dönüştürdüğünü ispatlarken 2. cümle ise j.d salinger'in nasıl gerçek bir yazar olduğunun kanıtı.
elinde ister tüfek ister kalem olsun; zihnin hep hikayeler üzerinde çalışıyor.
editör-muzbalığını ayrı yazmamız gerekmez mi
salinger- hayır.
editör- neden
salinger- öyle yazarsak mantıklı olur çünkü.
romandaki holden karakterini ve olayları kendisinden yola çıkarak yazdığını bilenler ve filmi bunu bilerek izlemeye başlayanlar ayrıntıları direk farkedecektir.(kibrit yakmayı sevmesi, parti ve davetlerdeki insanları sahtekar bulması vs.) bilmeyenler içinse önce kitabı okumalarını tavsiye ederim. film içerisinde kitaptan alıntılar ve çok ince anektodlar da mevcut. j.d salinger'i hiç tanımayan birisi filmi izleyerek hayatı hakkında fikir sahibi olabilir.
yazdığı gibi yaşayan çok fazla yazar-şair olduğunu sanmıyorum. dehanın ve bu dehanın getirdiği başarının sıradan karakterler için imkansız olduğunu düşünüyorum. tolstoy-kafka-bukowski-nietszche hiçbiri normal bir hayat sürüp aynı zamanda büyük şaheserler yaratmamışlardır. kimisi kumar kimisi alkol kimisi melankoli bağımlılığının pençesinde sürüklenip gitmişlerdir. bu noktada j.d salinger yolun henüz başında biraz da takınçlı bir şekilde tüm bu keşmekeşten ve şöhretten kaçarak inzivaya çekiliyor ve yayınlamayı bırakıyor. filmde özellikle bu kısımlarda empati yaparsanız baş role hak verirsiniz, en azından ben verdim.
genel olarak izlemekten keyif aldığım bir film oldu. ne çok sıkıcı ne çok akıcı bir şekilde ilerleyen 7/10 kalitede bir film olduğunu düşünüyorum. ama başta da bahsettiğim gibi bence filmi izlemeden önce kitabı mutlaka okumalısınız. aşağıya filmde geçen ve çok beğendiğim iki cümleyi bırakacağım. şahsi görüşüm olarak 1. cümle dehanın bir insanı nasıl gerçek bir yazara dönüştürdüğünü ispatlarken 2. cümle ise j.d salinger'in nasıl gerçek bir yazar olduğunun kanıtı.
elinde ister tüfek ister kalem olsun; zihnin hep hikayeler üzerinde çalışıyor.
editör-muzbalığını ayrı yazmamız gerekmez mi
salinger- hayır.
editör- neden
salinger- öyle yazarsak mantıklı olur çünkü.
devamını gör...
evrendeki en ağır şey
ruhumuz.
ve birbirlerine ızdırap veren ruhlar.
ve birbirlerine ızdırap veren ruhlar.
devamını gör...
(tematik)
ӡ
ӡ (büyük) ӡ (küçük), abhazcanın yazımında kullanılan kiril alfabesinde yer alan bir harftir. türkçedeki "dz" harfinin sesine yakın bir ses olan /dz/'yi temsil etmektedir.
ayrıca, ses olarak macarcada ve bulgarcada yer alır. türkçede bulunmayan sert bir d harfidir. dz (ʣ: d+z) olarak da seslendirilir. slav dillerinde, ayrıca kiril alfabesini kullanan bazı dillerde j harfinin türevi olan bir sestir. gagavuzların da kullandığı moldova alfabesinde (ve birebir aynı olan rumen alfabesinde) resmi olmayan harfler arasındadır. bu dillerdeki eski metinlerde birebir noktalı d biçimiyle rastlanır (ḑ). boşnakçadaki slav kökenli kelimelerde yer alır. günümüzde ise genelde bu harfin arkasından gelen bir z ile birlikte kullanılır. örneğin macarcadaki bodza (boḑa: mürver meyvesi).
bazı alfabelerde ise arapçadakinden biraz daha farklı olan ama yakın kaynaklardan çıkan bir dz sesini göstermek için ڏ harfi kullanılmıştır. kaynak.
ayrıca, ses olarak macarcada ve bulgarcada yer alır. türkçede bulunmayan sert bir d harfidir. dz (ʣ: d+z) olarak da seslendirilir. slav dillerinde, ayrıca kiril alfabesini kullanan bazı dillerde j harfinin türevi olan bir sestir. gagavuzların da kullandığı moldova alfabesinde (ve birebir aynı olan rumen alfabesinde) resmi olmayan harfler arasındadır. bu dillerdeki eski metinlerde birebir noktalı d biçimiyle rastlanır (ḑ). boşnakçadaki slav kökenli kelimelerde yer alır. günümüzde ise genelde bu harfin arkasından gelen bir z ile birlikte kullanılır. örneğin macarcadaki bodza (boḑa: mürver meyvesi).
bazı alfabelerde ise arapçadakinden biraz daha farklı olan ama yakın kaynaklardan çıkan bir dz sesini göstermek için ڏ harfi kullanılmıştır. kaynak.
devamını gör...
gereksiz romantize edilen kavramlar
fakirlik.
devamını gör...
aristophanes
eski yunan komedi yazarı'dır. bulutlar adlı oyununda socrates'in öğretilerini lysistrata adlı oyununda kadınların gücünü hicvetmiştir.
devamını gör...
içtiği alkol fotoğrafını marifetmiş gibi paylaşan insan tipi
arabasını, alkolünü, yemeğini paylaşan insan sevmem. dünyanın en boş mevzusudur bana kalırsa.
devamını gör...
vincent van gogh
hayatı boyunca dışlanmış hisseden ve hiçbir zaman sevgi görmeyen ressamdır.
resimlerini anlamadan önce onu anlamak gerekir ve şahsi kanaatime göre onu tanımanın/anlamanın en iyi yolu, kardeşine yazdığı mektuplardan oluşan "theo'ya mektuplar" kitabını okumaktan geçer.
resimlerini anlamadan önce onu anlamak gerekir ve şahsi kanaatime göre onu tanımanın/anlamanın en iyi yolu, kardeşine yazdığı mektuplardan oluşan "theo'ya mektuplar" kitabını okumaktan geçer.
devamını gör...
ölümden daha beter olan şeyler
en sevdiklerinin ölümü...
devamını gör...
erkek yazarların nickaltı
sağ olsun yazıyorlar arkadaşlar ama yazmayana da bir şey diyemem. en nihayetinde gönülden çıkıyor bu yazılar, zorla da yazdıramam ki.
devamını gör...
cahille tartışmak
insanı çok yoran bir şeydir gerçekten. asla laf dinlemezler.
tamam deyip geçerim.
tamam deyip geçerim.
devamını gör...
eşeğin ağzını çelik tel ile bağlamak
bu dilsiz canlılara yapılanları görmeyi kaldıramıyoruz artık.bir türlü bitmiyor,bitmiyor!
www.sozcu.com.tr/hayatim/ya...
www.sozcu.com.tr/hayatim/ya...
devamını gör...
ocaklı ada kalesi
istanbul'un şirin ilçelerinden bir olan şile'de bulunur. cenevizliler'den kalma bu kalenin tarihi 2000 yıldan fazladır. üzerinde bulunduğu adada ki kireç taşlarından yapılmıştır. yüksekliği 12 metredir. bizans ve osmanlı dönemlerinde gözetleme kulesi olarak kullanılmıştır. 20 25 askerin anca içine sığabileceği kalenin alt katında bir mahzen bulunur.
bir dönem çoh möhüm çoh böyük bir hazine sakladığı iddiası ile önce defineciler tarafından talan edilmiş sonrasında ise; sünger bob fetişi olan kimseler tarafından restore edilmiştir.
milyonların aklında tek bir soru; neden?*
bir dönem çoh möhüm çoh böyük bir hazine sakladığı iddiası ile önce defineciler tarafından talan edilmiş sonrasında ise; sünger bob fetişi olan kimseler tarafından restore edilmiştir.
milyonların aklında tek bir soru; neden?*
devamını gör...
türkiye'ye vatandaşlık bağı olan herkes t.c. vatandaşıdır
türkiye'de yaşayan bir türk'ün maksimum taşıdığı türk geni %10 %11.
taşıdığı gene göre ayıralım insanları, sadece türk kanı taşıyanlara türk densin. eee, sonra?
taşıdığı gene göre ayıralım insanları, sadece türk kanı taşıyanlara türk densin. eee, sonra?
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
beni o kadar yordun ki seni hiç tanımasam daha iyiydi.senden uzak olmak çok daha güzel.çekilecek dert değilsin.
devamını gör...
hayatın boka sarmaya başladığı yaş
sağlık bozulduktan sonra sarıyor gerçekten.
devamını gör...
schrödinger denklemi
olasılık dalgalarını ve bu dalgaların dış etkiler tarafından nasıl değiştirildiğini anlamamızı sağlayan, erwin schrödinger tarafından tanımlanmış denklem.
newton' un hareket yasaları önem bakımından klasik fizik için neyse, kuantum sistemlerinin davranışını inceleyen schrödinger denklemi de kuantum mekaniği için odur.
diferansiyel denklemlerin bir çeşidi olan bu eşitlikte bulunan ve adına hamiltonian operatörü ya da hamilton işlemcisi denen faktör, sistemi etkileyen tüm olası etkileşimleri, yani bir anlamda sistemin toplam enerjisini tanımlar. denklem, dinamik bir sistemin gelecekteki olası durumlarının dağılımını verir.
doğada, evrendeki tüm parçacıklarda bulunan bu "olasılıksal" durum, denklemi ilk kez tanımlayan schrödinger başta olmak üzere, birçok fizikçiyi rahatsız etti. hatta schrödinger'in kedisi adlı düşünce deneyi, biraz da schrödinger'in bu rahatsızlığından doğmuş ve deneyi tasarlayan kişi olarak bizzat schrödinger, sonucu oldukça "saçma" olarak yorumlamıştı.
newton' un hareket yasaları önem bakımından klasik fizik için neyse, kuantum sistemlerinin davranışını inceleyen schrödinger denklemi de kuantum mekaniği için odur.
diferansiyel denklemlerin bir çeşidi olan bu eşitlikte bulunan ve adına hamiltonian operatörü ya da hamilton işlemcisi denen faktör, sistemi etkileyen tüm olası etkileşimleri, yani bir anlamda sistemin toplam enerjisini tanımlar. denklem, dinamik bir sistemin gelecekteki olası durumlarının dağılımını verir.
doğada, evrendeki tüm parçacıklarda bulunan bu "olasılıksal" durum, denklemi ilk kez tanımlayan schrödinger başta olmak üzere, birçok fizikçiyi rahatsız etti. hatta schrödinger'in kedisi adlı düşünce deneyi, biraz da schrödinger'in bu rahatsızlığından doğmuş ve deneyi tasarlayan kişi olarak bizzat schrödinger, sonucu oldukça "saçma" olarak yorumlamıştı.
devamını gör...
tartışmaktan zevk almak
tartıştığın konuya göre değişir. eğer sonunda bir şeyler katacaksa bana tamam tartışalım konuşalım. ama burada kastedilen kişisel ilişkilerse fazla tartışamam. sıkılıyorum bir yerden sonra. sen şunu dedin ben bunu dedim eee yani sonuç?
tartıştığın konuya göre değişebilecek duygu durumu.
tartıştığın konuya göre değişebilecek duygu durumu.
devamını gör...

