mangır
osmanlı döneminde kullanılmış bakır sikke.
devamını gör...
bitlis'te eksi 10 derecede yaşlı vatandaşı aşılamaya giden sağlık çalışanı
sağlık çalışanlarımızın dünyada 1 numara olduğunu kanıtlayan haber. avrupa'da polonya gibi ülkelerin aşıların eşit dağıtılmadığınından yakınması veya fransada aşılama sisteminin çökmesi gibi olaylar oluyor. amerikayı saymıyorum bile.
eğri oturup doğru konuşalım hiç kimse ayda 3000-4000₺ maaş için -10 derecede 30kg çanta ile dağ başına çıkmaz. sadece bu bile yeter.
trt haber
--- alıntı ---
85 yaş üstündeki vatandaşları aşılamak için karlı yolları aşıyorlar
30 kiloluk çantalarla kilometrelerce yürüyorlar
oluşturulan ekiplerin sabahın erken saatlerinde sahaya çıktığını anlatan dalga, şöyle konuştu:
"ekiple çıktığımız güzergahtaki aşıların tümünü yapmaya çalışıyoruz. bu artık iş değil, gönüllülük esası oluyor. doktor, hemşire ve tıbbi sekreterle yollara çıkıyoruz. sadece kendi işimizi yapmıyoruz. yeri geliyor kara saplanan arabayı itiyoruz. 30 kiloluk acil durum çantasını sırtımıza alıp kilometrelerce yürüyoruz. çoğu zaman köy yollarında kalıyoruz. hepimiz biliyoruz ki salgını bitirecek olan aşılamadır. bilim insanlarımıza, sağlık çalışanlarımıza güvensinler. sırasına göre aşılarını yapsınlar. tez zamanda bu salgını bitirelim."
--- alıntı ---
eğri oturup doğru konuşalım hiç kimse ayda 3000-4000₺ maaş için -10 derecede 30kg çanta ile dağ başına çıkmaz. sadece bu bile yeter.
trt haber
--- alıntı ---
85 yaş üstündeki vatandaşları aşılamak için karlı yolları aşıyorlar
30 kiloluk çantalarla kilometrelerce yürüyorlar
oluşturulan ekiplerin sabahın erken saatlerinde sahaya çıktığını anlatan dalga, şöyle konuştu:
"ekiple çıktığımız güzergahtaki aşıların tümünü yapmaya çalışıyoruz. bu artık iş değil, gönüllülük esası oluyor. doktor, hemşire ve tıbbi sekreterle yollara çıkıyoruz. sadece kendi işimizi yapmıyoruz. yeri geliyor kara saplanan arabayı itiyoruz. 30 kiloluk acil durum çantasını sırtımıza alıp kilometrelerce yürüyoruz. çoğu zaman köy yollarında kalıyoruz. hepimiz biliyoruz ki salgını bitirecek olan aşılamadır. bilim insanlarımıza, sağlık çalışanlarımıza güvensinler. sırasına göre aşılarını yapsınlar. tez zamanda bu salgını bitirelim."
--- alıntı ---
devamını gör...
geçmişin yükü
pentagram (yurt dışında kullandığı isim ile mezarkabul) grubunun 2012 tarihli mmxii isimli albümündeki bir şarkı olup, gerek müziği gerekse sözleri ile en iyi eserlerinden biridir:
devamını gör...
memleketimden insan manzaraları
bir süredir başucumda duran kitaptır. uyku öncesi bir doz nazım almak, meditasyon gibi geliyor. öneririm.
kitap hakkında kısa kısa bilgiler verelim ve sonuna bir soru ekleyelim.
-nazım’ın 1939 yılında yazmaya başladığı eserin ilk adının “meşhur adamlar ansiklopedisi” diye bilinir. ancak nazım, eserin ismini değiştirir ve ilk adını verdiği çalışma ise bu çalışmanın içerisinde anlatılan bir hikaye olur.
-5 cilt. ancak beşinci kitap tamamlanamamıştır. 66 bin mısra yazdığı bilinir nazım hikmet’in. o dönemin yasakları nedeniyle, arkadaşlarında bulunan bölümlerin bir kısmı yok edilir.
-1966 yılında mehmet fuat (nazım’ın oğlu) sahibi olduğu “de yayıncılık” tarafından basıldığında eser, 17 bin mısra içermiştir.
-başlangıç hikayesi, haydarpaşa garıdır. bir tren içerisinde köylü, asker, tutsak ve işçiler ile başlatır nazım yolculuğu.
-eser, ikinci meşrutiyetten ikinci dünya savaşı sonrasına kadar olan süreci anlatır. nazım, topluma bir ayna tutar ve yansımayı mısralara döker. gerçek bir başyapıttır.
eminim çoğunuz az çok bilgi sahibisinizdir. nazım’ın duygusal çözümlemelerini ve gerçekci bakışını mısralarında buluruz, memleketimizin insan hallerini anlatan.
aradan onlarca yıl geçti. nazım’ın büyük bir titizlikle yazdığı ve halkımıza armağan ettiği bu eser, artık sanki bugün ki toplumdan çok uzaklarda.
şu soruyu sormak sanırım yanlış olmaz. nazım bugün yaşasaydı nasıl bir “manzara” görürdü?
kaynak: bilimum net sayfaları
görsel kaynak: başımın ucu
kitap hakkında kısa kısa bilgiler verelim ve sonuna bir soru ekleyelim.
-nazım’ın 1939 yılında yazmaya başladığı eserin ilk adının “meşhur adamlar ansiklopedisi” diye bilinir. ancak nazım, eserin ismini değiştirir ve ilk adını verdiği çalışma ise bu çalışmanın içerisinde anlatılan bir hikaye olur.
-5 cilt. ancak beşinci kitap tamamlanamamıştır. 66 bin mısra yazdığı bilinir nazım hikmet’in. o dönemin yasakları nedeniyle, arkadaşlarında bulunan bölümlerin bir kısmı yok edilir.
-1966 yılında mehmet fuat (nazım’ın oğlu) sahibi olduğu “de yayıncılık” tarafından basıldığında eser, 17 bin mısra içermiştir.
-başlangıç hikayesi, haydarpaşa garıdır. bir tren içerisinde köylü, asker, tutsak ve işçiler ile başlatır nazım yolculuğu.
-eser, ikinci meşrutiyetten ikinci dünya savaşı sonrasına kadar olan süreci anlatır. nazım, topluma bir ayna tutar ve yansımayı mısralara döker. gerçek bir başyapıttır.
eminim çoğunuz az çok bilgi sahibisinizdir. nazım’ın duygusal çözümlemelerini ve gerçekci bakışını mısralarında buluruz, memleketimizin insan hallerini anlatan.
aradan onlarca yıl geçti. nazım’ın büyük bir titizlikle yazdığı ve halkımıza armağan ettiği bu eser, artık sanki bugün ki toplumdan çok uzaklarda.
şu soruyu sormak sanırım yanlış olmaz. nazım bugün yaşasaydı nasıl bir “manzara” görürdü?
kaynak: bilimum net sayfaları
görsel kaynak: başımın ucu
devamını gör...
odaklanma sorunu olan yazarlara tavsiyeler
sosyal medyadan uzak durmak. eğer dikkatiniz elinizde telefon varken, sosyal medyada gezinirken dağılmıyor da, kitap okuyacakken ya da sosyal medyadan daha az ilgi çekici bir şey yapacakken dağılıyorsa, sebep kesinlikle sosyal medyadadır. biraz uzaklaşmak ve zihni sosyal medyanın o çarpıcı ve kendine çeken manşetlerinden, fotoğraflarından, olaylarından arındırmak fayda sağlayacaktır.
devamını gör...
age of mythology
strateji oyunu sevenlerin en az bir kere oynaması gereken oyun.2002 yılında piyasaya çıkmasına rağmen döneminin çoğu muadil oyununa taş çıkartacak grafiklere sahip.içinde barındırdığı mitolojik tanrılar ise oyuna ayrı bir cazibe katıyor .çocukken oynadığım ilk oyunlardan birisidir.ayrıca age of the mythology titans adlı oyunu da 2003 yılında çıkartılmıştır.2016 yılında ise bir dlc olarak age of mythology: tale of the dragon oyun içi eklentisi piyasaya sürülmüştür.
devamını gör...
violin de becho
uruguaylı şarkıcı, söz yazarı alfredo zitarrosa'nın sözlerini yazdığı soledad bravo'nun seslendirirken kemanın tellerinde gezindiği şarkı. gözlerinizi kapatıp dinlediğinizde kendi denizinizin en derinlerine dalarsınız. ve bazen de göğün bulutlarının içinden süzülebilir, kuşlarla kanat çırpabilirsiniz. öyle bir şarkı... hüzünlü bir sevinci barındırır içinde.
devamını gör...
bir yakınını kaybetmek
sizin hiç babanız öldü mü?
benim bir kere öldü kör oldum
yıkadılar aldılar götürdüler
babamdan ummazdım bunu kör oldum
-cemal süreya
benim bir kere öldü kör oldum
yıkadılar aldılar götürdüler
babamdan ummazdım bunu kör oldum
-cemal süreya
devamını gör...
kalt
bff muhabbet kuşu cast ajansı, malatyalıların ortak özelliği ve utandırmaz isimli videolarıyla beni günlerce güldüren, yüksek zekanın ve değişik mizah anlayışının ürünü olan youtube kanalıdır.
devamını gör...
eli ağzınızın içinde olduğu halde soru soran diş doktoru
siz kendinizin ne dediğini anlamazken o şıp diye sizi anlar.
+burası mı ağrıyor?
-hhhığğğr oğğğn yağndahii.
+hmm tamam bu mu?
-eeğğt.
+burası mı ağrıyor?
-hhhığğğr oğğğn yağndahii.
+hmm tamam bu mu?
-eeğğt.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük...
ama öyle, bütün haftanın yorgunluğunu taşıdığın bir cuma akşamı, işten ayrılıp arabana atlamış, eve doğru takip ettiğin güzergahta arabanı sürmeye devam ederken yol çalışmasına denk gelmişsin de; trafik tam da o beynini delercesine gürültü çıkaran hiltinin yanında kilitlenmiş ve 17 dakika akmayan trafikte o olmaz olasıca sese maruz kalarak beklemişsin gibi bir günaydın değil elbette...
çaydanlıkta fokurdayan susun sesine, tavada eriyen tereyağıyla temas eden kavurmanın çıkardığı koku ve üstüne kırılan yumurtanın 'cızzzzzzzzz' sesinin karışmasıyla gözlerinizi aralamışsınız gibi bir günaydın...
yerli yapım dizilerdeki holding sahiplerinin kahvaltı sofralarındaki demli çayın yanında servis açılmış buz gibi portakal suyu gibi günaydın...
(açım evet, ne var?)
ama öyle, bütün haftanın yorgunluğunu taşıdığın bir cuma akşamı, işten ayrılıp arabana atlamış, eve doğru takip ettiğin güzergahta arabanı sürmeye devam ederken yol çalışmasına denk gelmişsin de; trafik tam da o beynini delercesine gürültü çıkaran hiltinin yanında kilitlenmiş ve 17 dakika akmayan trafikte o olmaz olasıca sese maruz kalarak beklemişsin gibi bir günaydın değil elbette...
çaydanlıkta fokurdayan susun sesine, tavada eriyen tereyağıyla temas eden kavurmanın çıkardığı koku ve üstüne kırılan yumurtanın 'cızzzzzzzzz' sesinin karışmasıyla gözlerinizi aralamışsınız gibi bir günaydın...
yerli yapım dizilerdeki holding sahiplerinin kahvaltı sofralarındaki demli çayın yanında servis açılmış buz gibi portakal suyu gibi günaydın...
(açım evet, ne var?)
devamını gör...
göz altı morlukları
bende genetik olan bir fizyolojik durum.
devamını gör...
bitirilince üzülünen şeyler
bilim kurgu filmleri; özellikle de başka yaşam formlarının keşfedildiği.hep o keşfeden ekibin arasında olmak istediğimden film bitince gerçekliğe dönüş gerçekten üzücü oluyor benim için. *
devamını gör...
gubarmak
trakyaca bir eylemdir; bir şeye iyi ya da kötü anlamda aşırı yükselmek anlamına gelir.
örnek 1: yamurleesi menemen yemekten çok hoşlanıyor ve bu yüzden menemen yapmak için gubarıyor.
örnek 2: x kişisi sürekli yamurleesiyi kışkırtma amaçlı sözler söylüyor, yamurleesi x kişisine sinirleniyor ve x kişisine gubarmış oluyor.
örnek 1: yamurleesi menemen yemekten çok hoşlanıyor ve bu yüzden menemen yapmak için gubarıyor.
örnek 2: x kişisi sürekli yamurleesiyi kışkırtma amaçlı sözler söylüyor, yamurleesi x kişisine sinirleniyor ve x kişisine gubarmış oluyor.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın alnından ensesine kadar başının üstündeki gök mavi olanlar. günaydın turuncu olanlar ki turuncunun hiç bir şeyle kafiyeli olmadığını bile bile. günaydın sakla samanı gelir zamanıcılar ve varki yiyirumcular. günaydın ayakları yerden kesilmişler ve yere kök salmışlar. günaydın azıcık aşım kaygısız başımcılar ve rabbbena hep banacılar. ve en sevdiğimin sözü üzerine yaya geçitlerine öncelik tanıyan şoförlere teşekkürler.
devamını gör...
izafiyet teorisi
özel görelilik teorisi diye adlandırılır . iki adet varsayıma dayanır.
1-) fizik yasaları tüm referans sistemlerinin de aynıdır yani değişmezdir (mutlakdır).
2-) ışık kaynağının veya gözlemcinin hareketinden bağımsız olarak ışığın hızı, tüm gözlemciler için aynıdır.
1-) fizik yasaları tüm referans sistemlerinin de aynıdır yani değişmezdir (mutlakdır).
2-) ışık kaynağının veya gözlemcinin hareketinden bağımsız olarak ışığın hızı, tüm gözlemciler için aynıdır.
devamını gör...
geceye bir bilgi bırak
en sert içimli kahveler asya-pasifik bölgesinin kahveleridir.
devamını gör...
türkan saylan
türk milletinin neden hiçbir zaman adam olamayacağını, bu kadına ve bilimine yapılan muameleden anlayabilirsiniz. kötülük yapanların kötülük yapması değil sadece olay, bu kadının bir noktada sahipsiz bırakılması. celal hocanın çok sevdiğim bir lafı var, “ biz uğraşıyoruz ama halkın da umrunda değil ki “.
devamını gör...

