bazı mecralarda para karşılığında satıldığımızdır. özellikle internetteki geçirilen zamanın artmasından ötürü sosyal medya bir iş alanına dönüştü ve insanlar bir nevi takipçilerini satarak para kazanıyorlar. öncesinde de kanallar izleyenlerini satarak para kazanıyorlardı. yani biz bize verilen sözde bedava şeylerde üründük ama bizi mutlu olduğumuz yalanına o kadar hapsettiler ki hepimiz kurbanlık koyun edasıyla buna uyduk. şimdi bizi satarak kazandıkları paralara hayran hayran bakıyor, ulan bu bu kadar parayı nasıl kazandı diyoruz.
devamını gör...

konuşmaları düzgün ve takılmadan konuşurlar. kelime hazneleri zengindir ve bazı kullandıkları kelimelerin anlamlarını bilmediğimiz için ne dediklerini anlamadığım oluyor. mesela edebiyat hocamın.
devamını gör...

beğenilerini eksik etmeyen, koca gönüllü yazar.
devamını gör...

az tutumlu ol olum, şu pandemi de bile eşşek gibi para harcıyosun.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

duygusal hapisten kurtulmanın anahtarı nedir? basitçe; düşünceleriniz duygularınızı yaratır, o zaman duygularınız, düşüncelerinizin doğru olduğunun kanıtı olamaz. hoş olmayan duygular sadece olumsuz bir şey düşündüğünüzün ve ona inandığınızın göstergesidir. duygularınız, yavru ördeklerin annesini izlemesi kadar mutlak biçimde düşüncelerinizi izler. ama yavru ördeklerin sadakatle izlemesi, annenin gittiği yeri bildiğini göstermez.

iyi hissetmek, yeni duygudurum tedavisi - dr. david burns
devamını gör...

üç farklı dille gerçekleştirdiğim eylemdir. her hafta hepsinden birer kitap okuyarak her üç dilimi de eş zamanlı kullanmış oluyorum . günden güne artan beyin sinapslarımla gayet mutluyuz .
devamını gör...

olum bir kumar reklamımız eksikti, sözlük lan burası bildiğin bir şeyler okuyalım öğrenelim dediğimiz mecra!
devamını gör...

cacık.
devamını gör...

farklı konu ve kültürlerdeki bilgisi ile ilgisini sözlüğe aktaran yazarımız. tanımlarına göz gezdirdiğinizde bilmediğiniz bir şeyi öğrenebilir veya zaten bildiğiniz bir şeyi ise tekrar keyifle hatırlayabilirsiniz.
sözlüğümüze hoş gelmiş, keyifle yazmaya devam eder umarım.
devamını gör...

“ bir şarkı istiyorum uykusuzkahve, son bir şarkı. 'bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin' son defa çal benim için. “

hayırlı olsun hepimize, harikasınız. emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler, elinize sağlık.
devamını gör...

üslup, kimliğidir insanın.
devamını gör...

john katzenbach tarafından yazılan psikolojik gerilim türünde bir kitap.

scott freeman mantığı her şeyden üstün tutan bir tarih profesörüdür. kızı ashley'in odasında gizlenmiş bir aşk mektubu bulduğunda içine bir huzursuzluk tohumu atılmış gibi hisseder. "hiç kimse seni benim sevdiğim kadar sevemez. hiç kimse. biz birlikte olacağız. öyle ya da böyle." ashley'in dibe vuran psikolojisi ve kendisi dahil kızının yakınındaki herkesin ölüm tehdidi altında olması, scott'ın şüphelerini bir bıçak kadar keskinleştirir.

mavi yakalı kötü çocukla güzel, eğlenceli bir gece yaşadığını düşünen ashley bu saplantılı adamın zihnindeki kapalı kutuda sıkışmış gibidir. her çırpınışında bu psikopat ona bir adım daha yaklaşırken önünü kesebilecek hiçbir şey yoktur. ancak babası; bir avukat olan eski eşi ve onun gözü pek arkadaşı ile bu kaçık adamı durdurmak için akıl almaz bir plan yapar.
devamını gör...

havası bile parayla satılan şehirdir.

konservede istanbul havası satın alabilirsiniz.
devamını gör...

sözlükte garibanların nefes alamayacak hale gelmesini sağlayan rütbelerdir.

olan hep garibana oluyor. rozet , rütbe , madalya derken koptu gitti olay.
umarım rütbe falan almışımdır gidip kontrol edeyim.

edit: rütbe falan vermemişler.

edit yine: vermişler.

en büyük rütbe rütbesiz olmaktır.
-ıvan mılınskı
devamını gör...

bir heideggeryen terim olarak dasein... kıtacılar tarafından yorumlandıkça yorumlanan, teist ve ateist felsefecilerin ucundan tutmaya çalıştıkları, heidegger hayattayken bile insanların net olarak konumlandıramadığı bir kavram. uğraşanlar kant'a kadar geri götürüyo bu kavramın tarihini ama böyle şeyler tamamen anakronik kanımca.

''being there''('burada'laşan varlık) olarak çevrilebilir. (bu tarz kelimelerin tercümeleri gerçekten çok problemli olmakta. varlık ve zaman kitabını okuyacaklar mümkünse aziz yardımlı çevirisi okusunlar) heidegger ''sein und zeit''* adlı kitabında batı metafiziğini ters çevirecek bir kavramı bize gösterir. modern felsefenin kurucu öğesi olan özne-nesne ayrımına, dolayısıyla epistemoloji-ontoloji ayrımına kuvvetli bi saldırıda bulunur. hatta hocası *husserl'ın fenomenolojisine de saldırır.* heidegger kendi dasein kavramını inşa ederken ilhamını frenz *brentano'nun, aristoteles'in metinlerinde geçen ''var olan'' kelimesine getirdiği farklı yaklaşımlardan alır.

bazıları için kabul etmek zor olsa da heidegger inançsız bi adamdı. kitaplarında ''kutsal olan''a pek çok atıf olması okur ve yorumcuları yanlış yönlendirse de, husserl'ın mantık araştırmaları kitabından çok etkilenmiş ve tanrısız bir dünyanın mümkün olabileceğine inanmıştı. heidegger'in dasein kavramını anlamak için bu kısım çok önemlidir kanımca. çünkü ben sartre'ın felsefesiyle heidegger felsefesi arasında pek bi fark görmüyorum.

varlık ve zaman'da bahsedilen dasein için öncelikli olarak bilinmesi gereken, dasein ile kastedilenin kozmoloji ve matematiğin uç noktalarında bulunan en 'ontolojik varlık' değil, gündelik varlıktır. pratik ilgiyle alakalı olandır. pratik ilgi, tefekkürden önce gelir ona göre. dünya kusursuz işleyen bir makine değildir. sürekli engel çıkartan ve bize ayak direyen şeylerle doludur. insan da tam bunun ortasında kalmıştır. heidegger okurlarına bu durumu yansıtmak ister. dasein böylesine bi mücadeleye 'fırlatılmışlık''tır aynı zamanda.

son olarak, heidegger das man kelimesini 'ben' *olarak karşılar. das man'ın belirli bir kimliği yoktur. das man hepimizizdir aslında. gaflete düştüğüm zamanlarda das man benim yerime karar alandır. düşünme edimindeki kusur, das man'ın bizim yerimize karar vermesini sağlar ki, heidegger'e göre sıradanlık budur. şayet ben das man'a karşı direneceksem, 'kendi' vicdanıma hesap verebilmem gerekir. dasein'de bu vicdanın sesi, hristiyan anlayışındaki gibi tanrı'dan gelmez, yine insanın kendisinden, varoluşun kaynağından gelir.
devamını gör...

öğrenci, öğretmenim önümüzdeki dönem olacaksınız di mi deyince cevap verememek.
devamını gör...

latince, yunanca, farsça, arapça, türkçe ve çince dillerini sayabiliriz. bu 5 dilin varsıllığı konusunda hemfikir olduğumuzu düşünsem de türkçe için şöyle bir açıklama yapma gereksinimi duyuyorum: hem geniş bir coğrafyada yer almasından hem tarihinin oldukça eskiye dayanmasından (yazılı eserler olmasa da yaklaşık 7000 yıllık tarihi vardır) hem de yapı, sözcük ve anlatım bakımından yeterli ve zengin olmasından ötürü en güçlü dillerden sayılabilir (ancak elbette ki türk dünyasının gücünü göz önünde bulundurursak pek kimsenin saymayacağını düşünüyorum). öte yandan izole bir dil olarak görülen sümerceyle ve sümer kültürüyle olan benzerliğini göz önünde bulundurduğumuzda (türk - sümer ilişkisi rastlantı olmayacak kadar aynıdır) türkçenin daha da geçmişe uzanabileceğini, sümerlerle türklerin aynı coğrafyayı paylaştığını ya da sümerce ile türkçenin ortak bir kök dilden evrildiğini söylemek mümkün. ancak elbette ki ne türkiye'de ne avrupa'da sümer - türk ilişkisine dair en ufak bir çalışma yapılmadığından bu konunun üstü de kapanmıştır.
devamını gör...

zaten yasak falan sallamadan (tabi kalabalığa girmeden) çıkan bir insanım.

bundan sonra "markete gidiyorum" demekten daha iyi bir bahane çıktı işte. bir filistin bayrağı taşıyayım yanımda.
devamını gör...

''gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri''


sigaramın dumanına sarsam-1980
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim