kitaplardaki cümlelerin altını çizmek
tehlikeli oyunlardan kitabın tamamının komple altını çizdim. iki kalem bitti. o zamandan beri sadece okumakla yetiniyorum.
devamını gör...
kitap alıntıları
bir yetişkin kendi ebeveyninden alamadıklarını çocuklarından almaya kalkamaz, kalkmamalı. duygusal ihtiyaçları karşılanmadan büyümüş bir çocuk kendisi anne olunca bu ihtiyaçları çocuktan almaya kalkarsa, bir çocuk "annem kırılırsa, annem üzülürse" diyerek hayatını annesinin gönül yorgunluklarını gidermeye adarsa, kendi hayatına verecek ve kendine dünya kuracak çok az enerjisi kalır. çocuk annesinin duygularını onarmayı bırakıp kendi hayatına verse kendini, bencillikle suçlanır. "bizi beğenmiyor, bizi istemiyor, çıktığı kabuğu beğenmiyor" diyerek itham edilir. oysa çocuk sürekli üzülen, duygusal şantajları bitmeyen ve bir türlü memnun olmayan ebeveyninin yanında yetersiz hissetmekten bıkmış, kendini var edebileceği alanlar açmaya çalışmaktadır.
psikolojik ilk yardım, tülay kök
psikolojik ilk yardım, tülay kök
devamını gör...
insan bir kez aşık olur
tekrar aşık olana kadar bir kez olduğunu sanır. tekrar aşık olduğunda aşkının bir öncekinden daha yoğun olduğunu düşünür ve “ daha önce hiç böyle olmadım.” der ve son aşkı ilk aşkı olur ta ki aşk bitip başka birine aşık olana kadar.
devamını gör...
kokusu yaşam sevincini artıran şeyler
hindistan cevizi ya da içersinde hindistan cevizi bulunan herhangi şeyin kokusu
yeni yıkanmış yastık, çarşaf, kıyafet kokusu
kitap kokusu
yeni yıkanmış yastık, çarşaf, kıyafet kokusu
kitap kokusu
devamını gör...
evin içinde gezen şerefsiz sinek
bir sineğe de bu kadar hakaret edilmez, sinekler yalnız değildir.*
devamını gör...
yeni bir ilişkiye başlamanın önündeki en büyük engel
yitirilen umutlar . tekrara düşüp kaybetme korkusunu da içeren engeller .
devamını gör...
steampunk
buhar çılğınlığı; buharda ki ısı enerjisini, mekanik enerjiye dönüştüren dıştan yanmalı motorlar ile çalışan buhar makinelerinin yaygın olarak kullanıldığı, ağır döküm sanayi araçlarının insanla buluştuğu ve toplumları temelinden etkilemiş, tamamen newton fiziğinin hakim olduğu dönemdir.
özellikle viktorya dönemi ingiltere'sinde ve amerikanın vahşi batısında etkili olmuş bu dönem, kurgusal teknolojiler ve gerçek teknolojik yenilikler içeren retrofütüristik* bilim kurgu alt türü olarak anılmaktadır.
günümüzde bilimkurgu alt türü olmaktan çıkmış ve moda, mühendislik, müzik, sanat gibi farklı yaşam biçimlerine yayılmış durumdadır.
steampunk türündeki ilk roman mervyn peake*nin, gormenghast* serisinin üçüncü kitabı olan 1959 yılında yazdığı titus alone* kitabıdır. tim powers*ın yazdığı anubis kapıları* da bu türdeki en iyi kitaptır.
bu türde çekilmiş filmlerde vardır; wild wild west*, mortal engines* ve sucker punch bana göre en iyileridir.
özellikle viktorya dönemi ingiltere'sinde ve amerikanın vahşi batısında etkili olmuş bu dönem, kurgusal teknolojiler ve gerçek teknolojik yenilikler içeren retrofütüristik* bilim kurgu alt türü olarak anılmaktadır.
günümüzde bilimkurgu alt türü olmaktan çıkmış ve moda, mühendislik, müzik, sanat gibi farklı yaşam biçimlerine yayılmış durumdadır.

steampunk türündeki ilk roman mervyn peake*nin, gormenghast* serisinin üçüncü kitabı olan 1959 yılında yazdığı titus alone* kitabıdır. tim powers*ın yazdığı anubis kapıları* da bu türdeki en iyi kitaptır.
bu türde çekilmiş filmlerde vardır; wild wild west*, mortal engines* ve sucker punch bana göre en iyileridir.
devamını gör...
sylvia plath
1932'de boston'da doğan sylvia plath, avusturya'lı bir anne ile alman bir babanın ilk çocuklarıdır. trajik yaşamı ve intiharıyla tanınan şair ve yazar olan sylvia plath, insanlar tarafından hüzünlü bir kadın yazar olarak bilinir. kendisini sırça fanus kitabıyla tanıdığımız yazar, depresyonu ve hayatını anlattığı otobiyografik romanıdır. aynı zamanda gizdökümcü şiirin önemli isimlerinden biridir.
babasını küçük yaşta kaybeden sylvia, duygusal olarak ağır bir çocukluk yaşar. bu yüzden annesine ve akrabalarına sarılır. ilk şiirini de babasını küçük yaşta kaybettiği için babasına olan nefretini 8 yaşında şiire yansıtır. bu hüzün dolu hayatı sadece babasıyla sınırlı kalmayacaktır. aynı zamanda annesi tarafından başarılı olması için çok çalıştırılmış ve kendisini derslerine adamıştır. bundan dolayı derslerinde çok başarılı bir öğrencidir. ama başarılı olmasına rağmen hayatında hiç mutlu olmamıştır. ta ki kocası ted hughes'la tanışana dek. onu çok sever ve hayatının onunla düzeleceğini düşünür. ama bunda da yanılır. çünkü kendisi gibi şair olan kocası da babası gibidir. yedi yıllık evlilik hayatlarında iki çocukları olur ve bu süre zarfında kocası onu birçok kez aldatır ve ihmal eder. ted hughes'la evlendiğinden beridir kendisi edebiyat alanında geriler ve yazmayı bırakır. hayatının aşkı ile evlendiğini zanneden plath, bir anda kendisini çocuklarına bakan bir ev hanımı ve kocasını bekleyen çaresiz bir eş olarak bulur. hughes'ın aldatmalarından ve ihanetlerinden bunalmış olan plath için bu ihanetler onun ölümüne yolculuk hazırlar. ikinci kattaki çocuklarının kurabiye ve sütlerini hazırlayıp, odalarına koyar. sonra odalarının kapısını kapatarak bantla iyice yapıştırır. aşağı inerek bir fırının gazını açıp kafasını içine sokar. böylece yıllardır düşündüğü intihar girişimi olumlu sonuçlanır. 30 yaşında gencecik hayatı son bulmuş olur.
hayatı tam trajik ve dram dolu olan plath, sırça fanusun içerisinde sıkışıp kalır. bir türlü çözüm bulamayan ve mutlu olamayan plath, bunun çözümünü intiharla bulmuş olur. aslında intihar edecekken bile çocuklarını düşünecek kadar iyi bir anne olan plath, bu ölümü hak etmemiştir.
14 yaşında yazdığı şiiri;
canım yanmaz sanmıştım
canım yanmaz sanmıştım;
kendimi acı geçirmez sanmıştım
bağışıklık kazandığımı ruhsal acıya
ya da ıstıraba
nisan güneşiyle ısınmıştı dünyam
yeşil ve altın renkleriyle pullanmıştı düşüncelerim
ruhum neşeyle doluydu yine de hissettim
yalnız neşenin zapt edebileceği
o keskin tatlı acıyı
daha yükseğe uçtu ruhum martılardan
durup bir nefes almadan çok yükseklere uçan
şimdi sürtüyorlar pırpır eden kanatlarını
gökyüzünün mavi çatısına
(insan kalbi çok narin olsa gerek –
atan bir nabız, titrek bir şey
kırılgan, kristalden bir enstrüman parıldayan
ya ancak ağlayabilen ya da şarkı söyleyebilen)
sonra, ansızın griye döndü kalbim
ve karanlık neşemi alıp götürdü
mat ve ağrılı bir boşluk kaldı geriye
dikkatsiz ellerin yok etmek için uzandığı
benim gümüşten mutluluk ağım
hayretle duraksadı o eller
beni sevdiğinden
gök kubbemin enkazını görebilmek için döktü gözyaşlarını
(insan kalbi çok narin olsa gerek –
atan bir nabız, titrek bir şey
kırılgan, kristalden bir enstrüman parıldayan
ya ancak ağlayabilen ya da şarkı söyleyebilen)
bu güzel gülüş şimdi bir ölü...
devamını gör...
kanlı tahta ağacı
dünyada az bilinen kanlı tahta ağcı kesildiği zaman ya da gövdesine herhangi bir darbe aldığı zaman kırmızı renkli bir sıvı akıtır. hint okyanusu kıyılarında bulunan bir ağaç türüdür. akan kırmızı renkli sıvının bir damlası 3 tam elmadan daha fazla antioksidan içermektedir. bu sıvı bin bir derdin devası olarak bilinmektedir.
devamını gör...
kadınların dert anlatan erkeklerden hoşlanmaması
dert anlatan değil de derdi bitmeyen, gamlı, tasalı, yüzü asık olanın her iki cinsi de çekilmediği için olan durum.
herkesi çekerim diyen çekiciye gitsinler bir zahmet.
herkesi çekerim diyen çekiciye gitsinler bir zahmet.
devamını gör...
herakleitos
mö. efes'te yaşamış olan yunan filozoftur. efes'in aristokrat bir ailesinden gelmektedir. heraklitos, metinlerine düşüncelerini açık bir şekilde ortaya koymaz. okuyucudan da aktif bir katılım bekler. bu yüzden kendisine "karanlık heraklitos" da denilmiştir. yaşadığı dönemde yöneticilerle ve halkla anlaşamadığı için insanlardan uzak yalnız bir hayat sürerek varlıkların özünü kavramaya çalışmıştır. ona göre yığınlar anlayışsızdır ve boş inançlar ile kendini avutur.
heraklitos'a göre evrenin temel maddesi ateştir. ona göre yaşadığımız dünya sonsuz bir ateşten meydana gelmiştir. ve gelecekte tekrardan ateşe dönüşecektir. ve bu akış sürekli devam edecektir. bu görüşten, heraklitos'un aslında en ünlü görüşü olan, değişim teorisine ulaşırız. ona göre evrende her şey değişir, akar, hiç durmaz bu değişim. "aynı nehirde iki defa yıkanamazsın" sözü de aslında buna en güzel örnektir. çünkü ikinci kez nehre girdiğimizde ya biz değişmişizdir ya da nehir. işte heraklitos bu değişime logos demektedir. logos, evrende egemen olan yasadır. "her şey değişir. değişmeyen tek şey değişimdir."
heraklitos'a göre evrenin temel maddesi ateştir. ona göre yaşadığımız dünya sonsuz bir ateşten meydana gelmiştir. ve gelecekte tekrardan ateşe dönüşecektir. ve bu akış sürekli devam edecektir. bu görüşten, heraklitos'un aslında en ünlü görüşü olan, değişim teorisine ulaşırız. ona göre evrende her şey değişir, akar, hiç durmaz bu değişim. "aynı nehirde iki defa yıkanamazsın" sözü de aslında buna en güzel örnektir. çünkü ikinci kez nehre girdiğimizde ya biz değişmişizdir ya da nehir. işte heraklitos bu değişime logos demektedir. logos, evrende egemen olan yasadır. "her şey değişir. değişmeyen tek şey değişimdir."
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
moderatörler bir başlığın adını değiştirdiği/ düzenlediği zaman yazarlara bildirim gelmemesini rica ediyorum.
bazen oylanan tanım bildirimlerinden çok başlık düzenleme bildirimleri geliyor ve bu da bir noktada can sıkıcı olabiliyor (hele ki üst üste başlık düzenlendiği zaman). ya bildirim gelmesin ya da isteyen yazarlar hesap ayarlari kısmından bu bildirimi kapatabilsin.
bazen oylanan tanım bildirimlerinden çok başlık düzenleme bildirimleri geliyor ve bu da bir noktada can sıkıcı olabiliyor (hele ki üst üste başlık düzenlendiği zaman). ya bildirim gelmesin ya da isteyen yazarlar hesap ayarlari kısmından bu bildirimi kapatabilsin.
devamını gör...
normal sözlük'ü beğenmeyenler sessizce gitsinler artık
her gün, hatta günde bir kaç tane kafa sözlüğü kötüleyen başlık açılmaya başlandı son zamanda.
hatta artık işi daha da ilerlettiler, ' şu sözlük şöyle, bu sözlük böyle şeklinde' adres de gösteriyorlar.
gereksiz bir eylem ve artık gerçekten sıkıcı olmaya başladı.
mal bu arkadaşlar, beğenseniz de beğenmeseniz de her şey ortada.
bu adamlar burayı açmış, kendilerince doğru olduğuna inandıkları bazı kurallar getirmiş ve birşeyler yapmaya çalışıyorlar.
burada kimseyi zorla tutan yok.
beğenmeyen anında şimdi çıkıp gidebilir. sürekli bu konuda başlıklar açmak sözlüğü kirletmekten ve gereksiz kalabalık yapmaktan başka bir işe yaramıyor, aksine sözlüğü sürekli takip eden ben gibiler için de artık kabak tadı verdi bu durum.
burayı başka yerlere benzetmeye çalışmak yerine gidin.
yönetimin de bu tür başlıklara artık müsamaha göstermeyip, akıştan almasının en doğru yol olduğunu düşünüyorum.
edit : #363965 yok paşam, kraldan çok kralcı değilim.
sözlüğü vakti zamanında en fazla eleştirenlerden biriyim hatta, geriye dönüp bakarsan bulursun.
biz eleştirmeyin mi dedik,
sürekli aynı konuları başlık yapmayın dedik, ayrıca burayı bir baska yere benzetmeye çalışmayın dedik.
kötü mü dedik, sana göre öyle, kötü dedik.
oysa sana göre;
-herkes içinden geldiği gibi sövüp saymalı,
-ana avrad bacı küfür gırla olmalı,
-bel altı muhabbet, yatak odasına kadar girmeli,
-tüm yazarlar penis boylarını yarıştırmalı,
- bir gecede kaç kez seks yapabildiği yarıştırılmalı , vs.vs.
o kadar rahat anlıyorum ki sizi.
ama sizin anlamadığımız şu,
bunları yapan bir çok yer var zaten,
neden oralarda takılmıyor da,
burayı oralara benzetme çabası içine giriyorsunuz?
bu eleştiri değil bir dayatma, dağdan gelip bağdakini kovma durumu.
şimdi sana kapiş mapiş derdim de, ben kendime yakışanı yapayım,
anlayabildin mi meselenin özünü ?
edit 2 :daha bir kaç saat önce eleştiriyle ilgili bak ne yazmışım bir başka başlığa. #363760
edit 3 : #364066 bir sen eksiktin, toplanın bakalım, bir kaç kişi daha var, sürekli bana muhalefet eden.
toplanın, toplanın, biriniz yetmez, hepiniz gelin .)))
bunların bütün derdi benim siyasi tercihim ve bu konudaki duruşumdur.
geriye dönük tecrübeyle sabittir.
edit 4:
cümleye şöyle
"ben de son zamanlarda gereksiz eleştiriler ile buranın dolduğunun farkındayım"
başlayıp,
böyle
"ortada hiçbir şey yokken bu başlığın açılması "
bitirerek muhalefet etmek de görecekmişiz demek ki ..
yorum yazarların.
hatta artık işi daha da ilerlettiler, ' şu sözlük şöyle, bu sözlük böyle şeklinde' adres de gösteriyorlar.
gereksiz bir eylem ve artık gerçekten sıkıcı olmaya başladı.
mal bu arkadaşlar, beğenseniz de beğenmeseniz de her şey ortada.
bu adamlar burayı açmış, kendilerince doğru olduğuna inandıkları bazı kurallar getirmiş ve birşeyler yapmaya çalışıyorlar.
burada kimseyi zorla tutan yok.
beğenmeyen anında şimdi çıkıp gidebilir. sürekli bu konuda başlıklar açmak sözlüğü kirletmekten ve gereksiz kalabalık yapmaktan başka bir işe yaramıyor, aksine sözlüğü sürekli takip eden ben gibiler için de artık kabak tadı verdi bu durum.
burayı başka yerlere benzetmeye çalışmak yerine gidin.
yönetimin de bu tür başlıklara artık müsamaha göstermeyip, akıştan almasının en doğru yol olduğunu düşünüyorum.
edit : #363965 yok paşam, kraldan çok kralcı değilim.
sözlüğü vakti zamanında en fazla eleştirenlerden biriyim hatta, geriye dönüp bakarsan bulursun.
biz eleştirmeyin mi dedik,
sürekli aynı konuları başlık yapmayın dedik, ayrıca burayı bir baska yere benzetmeye çalışmayın dedik.
kötü mü dedik, sana göre öyle, kötü dedik.
oysa sana göre;
-herkes içinden geldiği gibi sövüp saymalı,
-ana avrad bacı küfür gırla olmalı,
-bel altı muhabbet, yatak odasına kadar girmeli,
-tüm yazarlar penis boylarını yarıştırmalı,
- bir gecede kaç kez seks yapabildiği yarıştırılmalı , vs.vs.
o kadar rahat anlıyorum ki sizi.
ama sizin anlamadığımız şu,
bunları yapan bir çok yer var zaten,
neden oralarda takılmıyor da,
burayı oralara benzetme çabası içine giriyorsunuz?
bu eleştiri değil bir dayatma, dağdan gelip bağdakini kovma durumu.
şimdi sana kapiş mapiş derdim de, ben kendime yakışanı yapayım,
anlayabildin mi meselenin özünü ?
edit 2 :daha bir kaç saat önce eleştiriyle ilgili bak ne yazmışım bir başka başlığa. #363760
edit 3 : #364066 bir sen eksiktin, toplanın bakalım, bir kaç kişi daha var, sürekli bana muhalefet eden.
toplanın, toplanın, biriniz yetmez, hepiniz gelin .)))
bunların bütün derdi benim siyasi tercihim ve bu konudaki duruşumdur.
geriye dönük tecrübeyle sabittir.
edit 4:
cümleye şöyle
"ben de son zamanlarda gereksiz eleştiriler ile buranın dolduğunun farkındayım"
başlayıp,
böyle
"ortada hiçbir şey yokken bu başlığın açılması "
bitirerek muhalefet etmek de görecekmişiz demek ki ..
yorum yazarların.
devamını gör...
kafayı boşaltma yöntemleri
kısa süreliğine de olsa insanlardan uzaklaşıp bir sonraki günü ve sorumluluklarınızı düşünmeden sadece yapmak istediğiniz şeyleri yaparak vakit geçirmek.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu
katalizör ve robotik sözlük prensesi.
yetişmediği yer, mesaj, başlık, insan yok.
her derde koşar, elindekinin fazlasını ortaya koyar, kaçmaz.
her türlü etkinliğin ya idare edip başlangıç aşamasında ya da katılımcı olarak içinde.
tek kişi olduğuna inanmıyorum ben bu şahsın, ya ikizi filan var ya da robotik bişi.
bu kadar işe ve insana başka türlü yetişmesi imkansız.
hani aile denen kavramda nadiren de olsa herkesin sevdiği, iyi niyetli biri vardır ya, kafa sözlük'te de bu insan bu kız işte.
umarım bizden bıkmaz.
yetişmediği yer, mesaj, başlık, insan yok.
her derde koşar, elindekinin fazlasını ortaya koyar, kaçmaz.
her türlü etkinliğin ya idare edip başlangıç aşamasında ya da katılımcı olarak içinde.
tek kişi olduğuna inanmıyorum ben bu şahsın, ya ikizi filan var ya da robotik bişi.
bu kadar işe ve insana başka türlü yetişmesi imkansız.
hani aile denen kavramda nadiren de olsa herkesin sevdiği, iyi niyetli biri vardır ya, kafa sözlük'te de bu insan bu kız işte.
umarım bizden bıkmaz.
devamını gör...
günaydın sözlük
eylülün ilk sabahına güüüünayyydınnnn!
eylül ayını çok seviyorum, bana başka bir güzel geliyor. havası hiç canımı sıkmıyor, kalbimi üşüten vedalara imza atsa da seviyorum yia. *
yeni güne yeni umutları serpiştirdim, eğlenerek kahvaltı hazırlamaya gidiyorum..
herkese güzel, şeker günler dileriiim! mutlu bir ay olsun, umutlu bir eylül olsun. kötülüklerden uzak olsunnn!
bu kadar konuştum bir şarkı yollamadan müsaade istemem..
keyifli dinlemeler!
eylül ayını çok seviyorum, bana başka bir güzel geliyor. havası hiç canımı sıkmıyor, kalbimi üşüten vedalara imza atsa da seviyorum yia. *
yeni güne yeni umutları serpiştirdim, eğlenerek kahvaltı hazırlamaya gidiyorum..
herkese güzel, şeker günler dileriiim! mutlu bir ay olsun, umutlu bir eylül olsun. kötülüklerden uzak olsunnn!
bu kadar konuştum bir şarkı yollamadan müsaade istemem..
keyifli dinlemeler!
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
(bkz: göl evi)
devamını gör...


