türkçe şarkılarda geçen mükemmel sözler
kim bilir belki benim cebimdeki para dönüp dolaşıp senin cebine girmiştir.
aynı anda başka insanlara 'seni seviyorum' demişizdir!
mutlak güven duygusuyla başımızı başka omuzlara dayamışızdır.
olamaz mı!? olabilir.
aynı anda başka insanlara 'seni seviyorum' demişizdir!
mutlak güven duygusuyla başımızı başka omuzlara dayamışızdır.
olamaz mı!? olabilir.
devamını gör...
martin eden
en unutulmayacak roman kahramanlarından biridir. bir hedef doğrultusunda çok okuyup çalışan, okuduklarını sorgulayıp süzgecinden geçirerek kendi düşüncelerini oluşturan ve kendi olduğu için başkalarının gözünde bir değeri olsun isteyen karakterdir.
jack london tarafından 1909'da yazılan ve otobiyografik özellik taşıyan romandır. martin, denizcilikle uğraşan ve hayatın herkese aynı imkanları sunmamasından dolayı tahsilini tamamlayamamış, neredeyse sadece okuma yazma bilmekten öteye gidemeyen bir karakterdir. güçlüdür, çalışkandır, çetin ve çevresindeki kızlara hiç mi hiç yüz vermeyen, belki biraz 'egoist' olarak tanımlanabilecek bir karakterdir. fakat kitabı okuyanlar elbette 'egoist' olarak değerlendirmenin yanlış olacağını belirtebilir fakat martin'i dışarıdan görenlerin algısının bu yönde olduğunu kimse inkar etmez sanırım.
sonra bir gün, bir konuda yardımı dokunduğu arthur tarafından arthur'un evine davet edilir. oradaki farklı yaşam stili kendisini çok etkiler ve fazlasıyla çekinir. eksikliklerinden, bilgisizliğinden, nasıl davranacağını bile bilemediği o kaba benliğinden çekinir. aynı zamanda da belki de hayatının değişmesinde başlangıç olarak görülebilecek ruth ile karşılaşır. zaten sonrasında bu zinya çiçeği'ne benzettiği kadın gelişmesinde ona yardımcı olacaktır. fakat martin aydınlanmanın getirdiği hüzünle nasıl tanışacaktır?
ben masa başı işlerde, muhasebe ofisinde çalışmak, ufak tefek işler için ağız dalaşına, hukuki çekişmelere girmek için yaratılmadım. beni böyle işler yapmaya zorlarsan, beni diğer adamlara benzetirsen, onların yaptığı işleri yapmamı, onların soluduğu havayı solumamı, onların bakış açılarıyla bakmamı istersen, aradaki farkı ve beni yok edersin, sevdiğin şeyi yok edersin.
jack london tarafından 1909'da yazılan ve otobiyografik özellik taşıyan romandır. martin, denizcilikle uğraşan ve hayatın herkese aynı imkanları sunmamasından dolayı tahsilini tamamlayamamış, neredeyse sadece okuma yazma bilmekten öteye gidemeyen bir karakterdir. güçlüdür, çalışkandır, çetin ve çevresindeki kızlara hiç mi hiç yüz vermeyen, belki biraz 'egoist' olarak tanımlanabilecek bir karakterdir. fakat kitabı okuyanlar elbette 'egoist' olarak değerlendirmenin yanlış olacağını belirtebilir fakat martin'i dışarıdan görenlerin algısının bu yönde olduğunu kimse inkar etmez sanırım.
sonra bir gün, bir konuda yardımı dokunduğu arthur tarafından arthur'un evine davet edilir. oradaki farklı yaşam stili kendisini çok etkiler ve fazlasıyla çekinir. eksikliklerinden, bilgisizliğinden, nasıl davranacağını bile bilemediği o kaba benliğinden çekinir. aynı zamanda da belki de hayatının değişmesinde başlangıç olarak görülebilecek ruth ile karşılaşır. zaten sonrasında bu zinya çiçeği'ne benzettiği kadın gelişmesinde ona yardımcı olacaktır. fakat martin aydınlanmanın getirdiği hüzünle nasıl tanışacaktır?
ben masa başı işlerde, muhasebe ofisinde çalışmak, ufak tefek işler için ağız dalaşına, hukuki çekişmelere girmek için yaratılmadım. beni böyle işler yapmaya zorlarsan, beni diğer adamlara benzetirsen, onların yaptığı işleri yapmamı, onların soluduğu havayı solumamı, onların bakış açılarıyla bakmamı istersen, aradaki farkı ve beni yok edersin, sevdiğin şeyi yok edersin.
devamını gör...
insan insan
münkir: inkâr eden.
şekk: şüphe, zan.
güman: inanç.
mihman: konuk, misafir.
ayan: gözle görülen, açık, belli.
pinhan: gizli, saklı, gizlenmiş, mahfi.
kendüz: kendi özü, nefs, can, ruh.
insan insan derler idi
insan nedir şimdi bildim
can can deyu söylerlerdi
ben can nedir şimdi bildim.
kendüzünde buldu bulan
bulmadı taşrada kalan
mü’minin kalbinde olan
iman nedir şimdi bildim.
takvâ ehlinin sattığı
mü’minlerin ok attığı
münkirlerin şekk ettiği
güman nedir şimdi bildim.
bir kılı kırk yardıkları
birin köprü kurdukları
erenler gösterdikleri
erkân nedir şimdi bildim.
sıfât ile zât olmuşum
kadr ile berât olmuşum
hak ile vuslat olmuşum
mihman nedir şimdi bildim.
muhyeddin eder hak kadir
görünür her şeyde hâzır
ayan nedir pinhan nedir
nişan nedir şimdi bildim.
buradan
şekk: şüphe, zan.
güman: inanç.
mihman: konuk, misafir.
ayan: gözle görülen, açık, belli.
pinhan: gizli, saklı, gizlenmiş, mahfi.
kendüz: kendi özü, nefs, can, ruh.
insan insan derler idi
insan nedir şimdi bildim
can can deyu söylerlerdi
ben can nedir şimdi bildim.
kendüzünde buldu bulan
bulmadı taşrada kalan
mü’minin kalbinde olan
iman nedir şimdi bildim.
takvâ ehlinin sattığı
mü’minlerin ok attığı
münkirlerin şekk ettiği
güman nedir şimdi bildim.
bir kılı kırk yardıkları
birin köprü kurdukları
erenler gösterdikleri
erkân nedir şimdi bildim.
sıfât ile zât olmuşum
kadr ile berât olmuşum
hak ile vuslat olmuşum
mihman nedir şimdi bildim.
muhyeddin eder hak kadir
görünür her şeyde hâzır
ayan nedir pinhan nedir
nişan nedir şimdi bildim.
buradan
devamını gör...
sabit terim
cebirsel ifadelerde değişkene bağlı olmayan ve değişkene bağlı olarak değeri değişmeyip her zaman sabit kalan terimdir.
örneğin;
x^2 + 3x - 7 ifadesindeki sabit terim -7'dir.
örneğin;
x^2 + 3x - 7 ifadesindeki sabit terim -7'dir.
devamını gör...
acı çekmeyi sevme nedeni
fizyolojik ve psikolojik çeşitli açılardan irdelenebilecek güzel bir soru.
insan fizyolojisinde acı çekmek ve haz duymak birbiriyle ayrılmaz bir bütündür. olayın fizyolojisine çok girmeyeceğim ama kısaca şöyle diyebilirim: acı hissi, endorfin salgılanmasına neden olur. bu da mutluluk ve zindelik hissi ile karakterizedir. mesela, orgazm sırasında beyinde acı merkezi de uyarılır.
aynı zamanda acı çekmenin temelinde aşağılanma/aşağılatma olduğunu düşünürüm. aslında bir nevi, insan psikolojik ya da fiziksel acı çekerken aşağılanır. bu bağlamdan bakarsak eğer, insanlar, aşağılanmaktan/aşağılatmaktan haz duyarlar. aşağılanmanın temelinde de korku vardır bence. korku ise insanı yaşamda tutan en temel şeydir. ilginç.
insan fizyolojisinde acı çekmek ve haz duymak birbiriyle ayrılmaz bir bütündür. olayın fizyolojisine çok girmeyeceğim ama kısaca şöyle diyebilirim: acı hissi, endorfin salgılanmasına neden olur. bu da mutluluk ve zindelik hissi ile karakterizedir. mesela, orgazm sırasında beyinde acı merkezi de uyarılır.
aynı zamanda acı çekmenin temelinde aşağılanma/aşağılatma olduğunu düşünürüm. aslında bir nevi, insan psikolojik ya da fiziksel acı çekerken aşağılanır. bu bağlamdan bakarsak eğer, insanlar, aşağılanmaktan/aşağılatmaktan haz duyarlar. aşağılanmanın temelinde de korku vardır bence. korku ise insanı yaşamda tutan en temel şeydir. ilginç.
devamını gör...
gelincik
ayna grubunun 1999 yılında piyasaya çıkardığı çok duygusal parçadır.
devamını gör...
mangoyu kurutup saklayın
yaa işte gençler bilmez. eskiden analarımız, ninelerimiz köylerde mango, ananas ve ejder meyvesi kuruturdu. kışın tek yiyeceğimiz buydu. ejder meyvesi salçasını ekmeğe sürer yerdik. başka da bir şey yoktu. hamdolsun akp geldi de artık ejder meyveli smoothie içebiliyoruz.
devamını gör...
pame radyo yayını
pame'de bu hafta kadim anadolu kültüründen izler var.
hangi ülkeye ait olduğu konusunda dev tartışmalara yol açan, millileştirmek adına birbirinden farklı tezlerin öne sürüldüğü, ancak eldeki bütün araştırmaların ege'de sonlandığı bir müzik türü var bu hafta. her şey bir yana, çalındı mı insanın içindeki başkaldırıyı ortaya çıkaran o efsanevi ritm var: zeybekiko!
birçok farklı aşamadan geçmiş, yeni üretimlere ve melodilere izin vermiş olan bu türün eski ve geleneksel örnekleri kadar tarih içinde bugünün müzikseverlerine hitap eden şehirleşmiş örneklerini de dinleyeceğimiz yayına herkesi bekliyoruz. ister sofranızı hazırlayın, ister içinizdeki sese kulak verip ayağa kalkın ve şöyle bir salının. zeybekiko ritmleri pazar akşamınızı keyiflendirmek için sözlük radyosunda sizleri bekliyor.
pame radyo yayını, saat 22:30'da radyo.kafasozluk.com adresinde yayında! bekliyoruz.
hangi ülkeye ait olduğu konusunda dev tartışmalara yol açan, millileştirmek adına birbirinden farklı tezlerin öne sürüldüğü, ancak eldeki bütün araştırmaların ege'de sonlandığı bir müzik türü var bu hafta. her şey bir yana, çalındı mı insanın içindeki başkaldırıyı ortaya çıkaran o efsanevi ritm var: zeybekiko!
birçok farklı aşamadan geçmiş, yeni üretimlere ve melodilere izin vermiş olan bu türün eski ve geleneksel örnekleri kadar tarih içinde bugünün müzikseverlerine hitap eden şehirleşmiş örneklerini de dinleyeceğimiz yayına herkesi bekliyoruz. ister sofranızı hazırlayın, ister içinizdeki sese kulak verip ayağa kalkın ve şöyle bir salının. zeybekiko ritmleri pazar akşamınızı keyiflendirmek için sözlük radyosunda sizleri bekliyor.
pame radyo yayını, saat 22:30'da radyo.kafasozluk.com adresinde yayında! bekliyoruz.
devamını gör...
youtube vanced
android telefonlarda reklamsız ve arka planda youtube kullanmaya yarayan harikulade program.
devamını gör...
sürekli alışveriş yapan insan
devamını gör...
train to busan
2016 güney kore yapımı gerilim filmi.
film, annesini özleyen kızını eski eşinin yaşadığı yer olan busan'a trenle götürmeye karar veren bir babanın o sırada zombileşen yolculardan kızıyla beraber kaçmaya çalışmasını konu alıyor.
filmde 'insan kalmaya çalışmak' ve 'bencillik' çatışan iki düşünce.
bence rahatlıkla izlenebilecek zombi filmlerinden biri. hikayesi karmaşık değil ve çoğu zombi konulu film gerilimden çok uzak oluyor fakat bu film güzel dengelemiş gerilimi, araya biraz dram da serpiştirmiş, klişe olsa da yakışmış. oyunculuklar zaten enfes, başrolde gong yoo oynuyor. yan karakterlerden birinde ise parasite (film)'da evin oğlunu canlandıran choi woo shik var. bu iki enfes oyuncuyu, elbette ma dong seok'u yazmazsam haksızlık ederim, üç enfes oyuncuyu izlemek bana büyük keyif vermişti. her ne kadar filmde mantık hataları olsa da.
ilk çıktığı zamanlarda izlediğim ve fazla beklenti içinde olmadığım için baya beğenmiştim. genel olarak tek mekanda yani trende geçmesine rağmen insan izlerken uzun süre heyecan hissediyor ve merakla kalıyor. belki şimdi tekrar izlesem eleştirdiğim yönleri olurdu lakin tek mekan filmlere göre izlenebilir. son olarak trailer'ı da paylaşayım hemen.
film, annesini özleyen kızını eski eşinin yaşadığı yer olan busan'a trenle götürmeye karar veren bir babanın o sırada zombileşen yolculardan kızıyla beraber kaçmaya çalışmasını konu alıyor.
filmde 'insan kalmaya çalışmak' ve 'bencillik' çatışan iki düşünce.
bence rahatlıkla izlenebilecek zombi filmlerinden biri. hikayesi karmaşık değil ve çoğu zombi konulu film gerilimden çok uzak oluyor fakat bu film güzel dengelemiş gerilimi, araya biraz dram da serpiştirmiş, klişe olsa da yakışmış. oyunculuklar zaten enfes, başrolde gong yoo oynuyor. yan karakterlerden birinde ise parasite (film)'da evin oğlunu canlandıran choi woo shik var. bu iki enfes oyuncuyu, elbette ma dong seok'u yazmazsam haksızlık ederim, üç enfes oyuncuyu izlemek bana büyük keyif vermişti. her ne kadar filmde mantık hataları olsa da.
ilk çıktığı zamanlarda izlediğim ve fazla beklenti içinde olmadığım için baya beğenmiştim. genel olarak tek mekanda yani trende geçmesine rağmen insan izlerken uzun süre heyecan hissediyor ve merakla kalıyor. belki şimdi tekrar izlesem eleştirdiğim yönleri olurdu lakin tek mekan filmlere göre izlenebilir. son olarak trailer'ı da paylaşayım hemen.
devamını gör...
6 şubat 2021 kadıköy’deki seyircisiz derbi
tribünde sağlıkçı olarak alınan ve galatasaray takımı hocası ile futbolcularına küfürler savuran operasyon çocuklarını seyirci olarak saymazsak, seyircisiz diyebileceğimiz derbidir.
devamını gör...
zinanın suç sayılması
bi cinsel organımın bekçisi yoktu çok şükür oldu. allah cumhurbaşkanımızdan razı olsun hepimizin ahlakını koruyor. ekonomiyle ilgilenebilirdi, eğitimle ilgilenebilirdi, hukuk sistemimizle ilgilenebilirdi, allah korusun açlıktan intihar etmeye yaklaşan halkıyla ilgilenebilirdi ama o ahlakı seçti değerini bilin.
devamını gör...
kendime not
ben kitaptan anlamam. o kadar çok şey yazılmış ki, okumaya nereden başlayacağımı bilemem. kafam karışır.
güneşin doğuşunu izleyip, yağmurda ıslanmaktan da anlamam. yağmur yağdığında sokağa salmazdı annem, hasta olursun derdi.
o nedenle böyle şeyler romantik gelmez bana. arabalar geçiyor, su sıçratıyor zaten. leş gibi oluyorsun. nasıl romantikliktir ki bu.
ama, sen istersen değil güneşin doğuşunu izlemek, senin için gider şu doğan güneşi balçıkla sıvamaya çalışırım. haa yapabilir miyim ? hayır..
yine de en azından sen istedin diye denedim derim...
güneşin doğuşunu izleyip, yağmurda ıslanmaktan da anlamam. yağmur yağdığında sokağa salmazdı annem, hasta olursun derdi.
o nedenle böyle şeyler romantik gelmez bana. arabalar geçiyor, su sıçratıyor zaten. leş gibi oluyorsun. nasıl romantikliktir ki bu.
ama, sen istersen değil güneşin doğuşunu izlemek, senin için gider şu doğan güneşi balçıkla sıvamaya çalışırım. haa yapabilir miyim ? hayır..
yine de en azından sen istedin diye denedim derim...
devamını gör...
2250 yılında normal sözlük başlıkları
en sevdiğiniz 3 robot.
devamını gör...
sevilen insanla kitapçıda tanışmak
oldu olucak bir de aynı kitabı seçerken tanışalım
devamını gör...
ilginç etimolojik bağlantılar
kiosk kelimesi türklerin çinlilerden gördüğü bahçeli evlere verdiği köşk kelimesinden gelmektedir. (bkz: jean-paul roux)
devamını gör...
münir özkul
onu hep ya mahmut hoca veya yaşar usta olarak hatırlayıp güzel insanlardan biri diye anacağız.
devamını gör...
sözlük dergisi duyuruları
bugün dergimizi teşriflendiren yazarlarımız:
tol yazısı ile evernevergreen ve yalnızlık yazısı ile adelinam. bir solukta okunacak güzel yazılarına buradaki öne çıkan yazılardan ulaşabilirsiniz.
kategori sınırlaması olmadan her türden yazılarınızı, denemelerinizi, dışa vurumlarınızı ve iç dökmelerinizi de [email protected] adresine gönderebilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
tol yazısı ile evernevergreen ve yalnızlık yazısı ile adelinam. bir solukta okunacak güzel yazılarına buradaki öne çıkan yazılardan ulaşabilirsiniz.
kategori sınırlaması olmadan her türden yazılarınızı, denemelerinizi, dışa vurumlarınızı ve iç dökmelerinizi de [email protected] adresine gönderebilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
devamını gör...
hatır çeki
sosyal ilişkileri kuvvetli bir toplum olmamızdan mütevellit ticaret hayatında da dayanışmamız eksik değildir.
bir mal veya hizmet aldığımızda karşılığında para, senet veya çek veririz. işte bizde ki bu ilişkilerden dolayı mal veya hizmet almamamıza rağmen hatırı olan bir müşterimize, arkadaşımıza, komşumuza sıkıntısını halletmesi için çek düzenler veririz. işte bu çek hatır çekidir. genelde vadesi geldiğinde ödenmesi yada iade edilmesi gerekmektedir. fakat ülkemizde bu asla olmamaktadır ve çek aynı gün bozdurulur, para bir güzel ezilir vadesi geldiği gün hayırlısı allahtan..
bir mal veya hizmet aldığımızda karşılığında para, senet veya çek veririz. işte bizde ki bu ilişkilerden dolayı mal veya hizmet almamamıza rağmen hatırı olan bir müşterimize, arkadaşımıza, komşumuza sıkıntısını halletmesi için çek düzenler veririz. işte bu çek hatır çekidir. genelde vadesi geldiğinde ödenmesi yada iade edilmesi gerekmektedir. fakat ülkemizde bu asla olmamaktadır ve çek aynı gün bozdurulur, para bir güzel ezilir vadesi geldiği gün hayırlısı allahtan..
devamını gör...