you gonna carry that weight.
(bkz: cowboy bebop)
devamını gör...

yakuza35.
devamını gör...

amélie
devamını gör...

enfes bir yemek yemiş yada ekstra bir vitamin takviyesi almış gibi olur insan ağız dolusu kahkaha ile gülerse.

hem vücudumuza hemde ruhumuza en iyi gelen eylemdir kendisi.
devamını gör...

eğer ciddi yazmamız gerekiyorsa yazalım.

diyelim ki evde yalnızsınız. ve gecenin bir saatinde salondan yürüme sesi duydunuz. bunun hırsız olduğuna emin olduktan sonra yapacağınız şeyler;

-ilk olarak sakin olun. hırsızlar genelde yanlarında silah olarak bıçak taşırlar. çok nadir tabanca taşma ihtimalleri var. ve siz ona karşı çıkmadığınız sürece asla size saldırmazlar.
-ikinci olarak sessizce telefonunuzu alın. ardından *'i arayın ve sessizce bir hırsızın geldiğini açıklayın. burada önemli bir diğer etken adresinizi düzgün bir şekilde açıklayabilmeniz. aksi takdirde polisin evinizi bulması zorlaşır.
-üçüncü adım ise eğer yatak odanızı kilitleyebileceğinizden eminseniz sakin adımlarla kapıya doğru yönelin ve kapıyı kilitleyin.
-kapıyı kilitledikten sonra elinize kendinizi savunabileceğiniz bir alet alın. hafif,küçük ama etkili herhangi bir şey olabilir. böylece hırsızın polise karşı rehine durumuna düşürmesini zorlaştırdınız.
-hırsız kapıyı kilitleme sesini duyacaktır ve elini çebuk tutup topuklayacaktır. eğer topuklamazsa ve işine devam ederse veya sizin kapınızı açmaya çalışırsa tetikte bekleyin.
-artık kalan süreçte yapabileceğiniz tek şey polisi beklemek. genelde polisler olay bittikten sonra gelirler ama meraklanmayın. bu gibi hırsızlar genelde en fazla birkaç güne yakalanırlar.

unutmayın! hırsızı döverek veya öldürerek etkisiz hale getirip kahraman olmaya çalışmak sizin can güvenliğiniz için tehlikelidir.
ayrıca eğer hırsızı öldürürseniz hapse girebilirsiniz.

hırsız gelmeden yapılacak önlemler;
-eve güvenlik kamerası taktırmak.
-tekin şehir ve mahallelerde yaşamak.
-kapı kilitlerini eve taşındıktan sonra değiştirmek.
-yatak odasında en azından kendinizi korumak için sopa veya bıçak* bulundurmak
-evden çıkarken kapıyı birkaç kez kilitlemek
-bi tane ısı güdümlü roketatar alıp geceleri aktif hale getirmek.

bunları yaparsanız evinize hırsız girme olasılığınız çok düşer.
devamını gör...

hep, hep mutlu olun.
kısa da olsa, ulaşamasanız da hep, hep mutlu olun.
tutacak olursanız eğer; sımsıkı sarılın ona, bırakmayın bir daha. hep, hep mutlu kalın. *
devamını gör...

kadınları anlamak biraz karmaşık olsa da, bunlara madde madde değineceğim.

varsayımlarda bulunma: herhangi bir kişiyle ilgili her şeyi bildiğinizi düşünürseniz boku yediniz arkadaş ! bir kadını tanımaya başlarken, ne düşündüğü ya da hissettiği hakkındaki varsayımları bırakarak başla. onun hayatı, tercihleri veya temel inançları hakkında her şeyi bildiğin sanma.

örneğin, ilişkisi yoksa, yalnız olduğunu ve bir ilişki aradığını varsaymayın. ayrıca her kadın romantik erkeklerden hoşlanır diye de bir şey yok!

kendi kendine kafanda salak salak şeyler kurmaktan vazgeç! kuruntu yapmadan önce dur ve kendine sor: neden böyle düşünüyorum? buna inanmam için bir sebebim var mı?

karşınızda ki bir birey: asla ve asla unutma, her kadın erkekler gibi benzersiz ve bireyseldir. kendi yaşam öyküsü ve tecrübeleri var. onu tanıdıkça, cinsiyetine ya da nasıl bir kadın “olması gerektiği” konusundaki önyargılarına saplanmadan önce onun bir birey olduğunun farkına var.

'' kadınlar toplum içinde sesli gülemez '' sen kimsin be dalyarak!
'' bacağında kocaman dövmesi var, kesin yollu bu '' hassiktir oradan.

sorular sorun: karşınızda ki kadını anlamanın ve tanımanın en iyi yollarından biri ona sorular sormaktır. soruları çok kişisel veya rahatsız edici hale getirmeyin, özellikle de onu çok iyi tanımıyorsanız. örneğin, ona aşağıdaki gibi şeyler sorabilirsiniz:

'' eğlenmek için neler yaparsın? ''
'' bu konu hakkında ne düşünüyorsun? ''
'' neden bu mesleği yapmaya karar verdin ''

dinleyin: sorular sormak ve sohbet etmek, bir kadını anlamana ancak söylediklerine gerçekten dikkat edersen yardımcı olur. konuştuğunda, söylediklerini anlamak için çaba göster. daha sonra söyleyeceğin şeyi planlayarak tüm konuşmanın içine etme. bunun yerine, onu dinle ve nasıl yanıt vereceğine karar ver. anlattığı bir şeyi anlamadıysan, sor, çekinme ulen!

örneğin, '' diyarbakırlılar dan nefret ediyorsun çünkü onlar tarafından çok fazla kazık yedin doğru mu? ''

vücut diline dikkat: kadınları dinlemek onları anlamanın tek yolu maalesef değil. yüz ifadeleri ve mimikleri gibi sözlü olmayan ipuçlarına da dikkat etmek çok önemlidir. bir kadınla vakit geçirirken veya onunla sohbet ederken yüzünü ve vücut hareketlerini izleyin.

örneğin, göz teması kuruyorsa, gülümsüyorsa ve kollarının sarkmasına izin veriyorsa, muhtemelen rahat hissediyordur. yere bakıp kollarını birbirine bağlıyorsa, gergin, utangaç, sıkılmış hissediyor olabilir.

kendini onun yerine koy: empati yapmak, bir kadını anlamanın en önemli parçasıdır. kendini onun yerinde hayal etmeye çalış. aynı durumda ne yapardın diye kendine sor .

örneğin, kendi kendine şöyle düşünebilirsin, ' cansu'nun bazen canı çok sıkkın gözüküyor, muhtemelen uzun süredir tatil yapmadan çalıştığı için bunalmış ' gibi.

büyük resmi yakala: cinsiyetlerin yasal ve sosyal olarak eşit kabul edildiği bir toplumda yaşıyor olsak bile ( ahahahah ), kadınların bir ton problemleri vardır. kadınları tek tek anlamak için, büyük resme bak ve toplum tarafından yapılan baskıyı anlamaya çalış.

örneğin, bir kadın, kadın olmanın zorluklarından bahsederse, asla ve asla küçümseme, tartışma. açık fikirli ol ve olaylara onun bakış açısından bakmaya çalış.

- çıkarın ulen at gözlüklerinizi.
devamını gör...

(bkz: bak yeminle bu benim aklıma geldiydi)
devamını gör...

amerika'nın ilk versiyonunu 1979 da ürettiği ana muharebe tankı.

tankın üretim hikayesi 60 lı yılların sonlarında başlıyor. o dönem sovyetlerin üretmiş olduğu t-62 ve t-64 tanklarının karşısında natonun elinde bulunan leopard 1 ve m60 patton tankları sınırları korumakla görevliydi. fakat bu tanklar sovyet tanklarına göre zayıf kalmaktaydı. ayrıca sovyetlerin anti-tank silahlarına yaptığı yatırımlarda bu durumu daha da açmaza sürüklüyordu ki anti-tank silahları sovyetlerde manga seviyesine kadar inmişti. daha bunun helikopteri, uçağı derken natonun bir çözüme ihtiyacı vardı.

bu durumun çözümü adına 1968 de amerika o dönem doğu almanya ile birlikte mbt-70 adında bir tank projesi geliştirmeye başladı. fakat proje iki ülkenin farklı ekollerinden ötürü açmaza girdi ve de almanya projeden 1970 yılında çekildi. 1971 e kadar amerika tek başına götürmek istese de başarılı olamadı.

ekoller arasında şöyle bir fark vardı. amerika anglosakson ekolü gereği tankı zırhlı bir şövalyeye dönüştürme kafasındaydı ve atış gücü, ağırlık, yakıt ve ikmal gibi konular sonra geliyordu.

almanların ekolü ise daha basitti. sahaya çıktığında tankın ilk karşısına çıkan tankı vurup saf dışı bırakmasına yönelik bir ekolü benimsemişti. dolayısıyla vuruş gücü ve serilik ön plandaydı ki almanlar 1942 den bugüne halen en iyi atış gücüne sahip top teknolojilerine sahiptirler.

1971 de proje iptal olduktan sonra amerika arayışlar içerisindeyken 1973 yılında chrysler kendi prototipini pentagona sunmuş ve onay alıp çalışmalara başlamıştır.

1974 yılında beğenilen bu ilk prototip yaklaşık 58 ton ağırlığındaydı. daha sonra motor ve bazı konularda yanına general motorsu yanına alan chrysler 1976 yılında ikinci prototipi üretti. sonrasında da pentagon ile sözleşme imzalandı. 1978 de banttan çıkan tank 1979 a kadar pek çok test gördü ve bunları başarıyla geçti. 1980 yılında ise ordu için seri üretim başladı.

ilk versiyonda 105 mm lik yivli bir top kullanılmış olsa da topun menzil sorunları nedeniyle başka çözümlere gidilmesi gerekti.

öte yandan motor olaraksa agt-1500 motoru tercih edildi ki halen bu çözüm kullanılmakta. normalde modern tanklarda dizel motor tercih edilir. hem yakıt hem de tork bakımından avantajlar sağlar. fakat agt-1500 farklı şekilde gaz türbin motorudur. zaten üretim amacı da daha çok helikopterler içindir. yalnız bu motorun şöyle bir avantajı vardır. neredeyse her türlü sıvı yakıtı kullanabilir. benzin olur, dizel olur, kerosen olur hatta jet yakıtı bile kullanabilir.

fakat bu motorun bazı dezavantajları da yok değildir. son versiyonlarda kilometre başına 4 litre gibi korkunç bir rakam tüketmekle birlikte çok sıcak bir egsoz gazı vermektedir ki özellikle termal güdümlü anti-tank silahları için bu nimettir. öte yandan sahada piyade genelde tankın arkasından sahaya sürülür tankın korumasından faydalanabilmesi adına. bu motorlarla o işte zordur.

abrams 1980 yılından sonra sahadaki her çatışmadan sonra güncellenmiştir.

zaman içerisinde toplar 120 mm lik yivsiz setsiz bir topla değiştirilmiş, aktif ve pasif koruma sistemleri eklenmiş olup zırh korumasındaki seyreltilmiş uranyum miktarı da artmıştır. bunların dışında meskun mahal çatışmaları için de modernizasyona tabii tutuldu ve israil yapımı trophy sistemleri kullanılmaya başlandı. 2.dünya savaşı sonrasında tanklarda kullanılmayan tank telefonu bile eklendi ki pek çok başka modernizasyona daha tabi tutulup sürekli güncel kalması sağlandı.

1.körfez savaşında ise saddam hüseyinin tank ordusunda yaklaşık 40 civarı tankı yok ettiği bilinmektedir. tabii ırak ordusundaki tankları ayrıca ele almak lazım ki o da başka bir konu.

şu an itibariyle 58 ton olarak çıkan ilk versiyon 74 ton civarında bir ağırlığa sahiptir ki bunun getirdiği başka problemler vardır.

öte yandan seyreltilmiş uranyum zırhı isabet alıp patladığında ortalığa yaydığı gazlardan dolayı radyoaktif zehirlenmelere sebebiyet vermekte hatta uzun vadede kanser vakalarına kadar işi götürebilmektedir.

peki amerika halen neden bu tankta ısrarcıdır derseniz. kısa ve öz olarak işe yarıyorsa bozmayalım mantığı ile sadece sahadaki tecrübeler sonrasında modernizasyonlar ile yollarına devam etmeyi seçmekteler.

bugün dünyada m1 leri amerika dışında ırak, kuveyt, suudi arabistan, mısır ve avustralya kullanmaktadır. bir kaç defa bize de teklif edilmiştir ama türkiye hiç bir zaman bu tankın müşterisi olmamıştır.
devamını gör...

torakusu yamaha bir müzisyen ve ilginç bir girişimle 1887 yılında bir şirket kuruyor. müzik aletlerinden motor sanayisine kadar geniş bir segmentte bir yükseliş yakalıyor ve günümüzde en kaliteli motor ve müzik aletlerini üretmeyi bile başarıyor. japon zekası, girişimciliği, çalışkanlığı, disiplini böyle bir şey sanırım.

türkiye'de yoğun ilgi görüyor hem motorları hem müzik aletleri. piyano üretimindede önemli başarılara imza atmış bir firma. gitarları da bizim ülkemizde kapış kapış gidiyor.

üretim yaptığı alanlar; motosikletler, tekne motorları, araçlar (çok az sayıda), piyanolar,
gitarlar (özellikle bas gitarlar), üflemeli çalgılar, orglar, bateriler, ses sistemleri şeklinde sıralanabilir.

bende bir adet yamaha c 80 mevcut. muhteşem kızım benim. kendileriyle yüksek volumde aşk yaşıyoruz. o zamanlar nişanlım ve gitar hocam olan beyefendi 'c 40 al c 40 al' diye tuttursa da ben diretip c 80 almıştım. gitar geldiğinde kendisinin dibi düşmüştü. kıyas yaptı yaptı yaptı efsane ya bu dedi. hah 'herhalde oğluuummm biz bu işi biliyoruz' dedim hahah.

gerçi uzun bir ara verdim hala çalabiliyor muyum emin bile değilim. bir ara tekrardan başlayacağım derslere. bu sefer ki hocam online olacak tabi malum nişanlı ex oldu püfff.

yamaha c 80'i şiddetle tavsiye ederim. bakın bir müzik dehasının onayını almıştır kendileri. youtube'de videoları var zaten. izleyip daha rahat karar verebilirsiniz. ben orada vurulmuştum minik kelebeğime hah.
devamını gör...

ölümü bilerek nasıl yaşar insan, geride dünyanın kalacağını bilerek nasıl ölür; bilmek bütün acıların anasıdır..
şükrü erbaş
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
şu kuşun renkleri.
devamını gör...

recep tayyip erdoğan olurdu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tanım: çok mutlu ve samimi gözüken büyük sanatçı.

59.doğum günü konserinde bryan adams ile sahne almış.
böyle bir çok video var. ama bu videoda aralarındaki saygı, gurur ve mutluluk kendisini hissettiriyor.
arada açıp izlemek bile iyi. izlerken gülümsemesi bulaşıyor gibi.

devamını gör...

başlığı yukarıda tutalım.
devamını gör...

işe geç kalma haricinde bir zararı olduğunu düşünmüyorum. hayat zaten kısa, zamanı ne oranda faydalı değerlendirirsem o kadar kar kalır yanıma.
devamını gör...

bence bu durumu en iyi özetleyen psikiyatrist bahar tezcan'ın geçtiğimiz senelerde attığı bir tweet:

" bir dönemin çocukları öyle yoğun baskılarla büyütüldü ki; sus, edepli ol, her şeyi isteme, ağlama, elalem ne der! şimdi o çocuklar büyüdü ve acısını çıkarırcasına çocuklarına şunları öğütlüyor; tüm dünya senin, her şeyi iste, hepsi hakkın, kendine hayran ol. “hiç” neslinden “ben” nesline!"

bırakın bu gençler hakları olanı alsınlar. nasıl olmak istiyorlarsa öyle olsunlar. ister tiktok videosu çeksin, ister meydanlarda pankart taşısın. yeter ki bizler onlara kendileri olabilecekleri, seslerini duyurabilecekleri o güvenli ortamı sağlayabilelim. sizin gibi olmayan illa kötü değildir. kabullenelim bunu. çok güzeller, çok parlaklar. fırsat verirsek gözlerindeki ışık yeter ülkeyi aydınlatmaya.
devamını gör...

galatasaray’a mağlubiyetlerden sonra sitem edemediğimiz zamanlar bakıp bakıp hüzünlendiğimiz bir duvar yazısıdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
insan çocukluk aşkına kızamıyor. mağlup olacağını anlayınca maç devam ederken bir öfke doluyor insanın içine ama maç bitince kızgınlık kalmıyor. sonuçta bize her sevdadan geriye kalan sadece galatasaray.

ne yapsa sineye çekmeye alıştık. bu akşam da mağlubuz. zaten hangi sevdadan galip çıktık ki. ama yine de kızgın değiliz. maçtan sonra formamı çıkarmadım çünkü renkleri hala biri, vişneye çalan koyuca tatlı bir kırmızı, öteki de, içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarı.

bizi sevenleri üzmeyelim baba dediği için taçsız kral metin oktay, biraz vefasız buldum galatasaray’ı bu sene. ama içimde de bir inanç var hala. yirmi iki sene evvel saatlerce ayakta izlediğim maçı hatırlıyorum, hani popescu’nun son penaltıyı attığı o mayıs gecesini.

olmasa da olur bu sene de. ama olsa sanki bu kırgınlıklar geçer gibi. olmasa da olur yine de. ben sevmeye devam ediyorum galatasaray’ı.

kafana göre galatasaray. biz yürüyoruz sessiz ve kederli.
devamını gör...

kulaklık demek istediğim başlıktır.
evin içinde sürekli kaybolur ne zaman lazım olsa 5 dakika kendisini aratır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim