ihtisap vergisi
osmanlılarda çarşı ve pazardaki esnaftan alınan vergi türüne verilen isimdi.
devamını gör...
yazarların duymuş olduğu en garip isim
maşallah.
insan çocuğuna neden böyle bir kötülük yapar...
insan çocuğuna neden böyle bir kötülük yapar...
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
zevahirime aldanma!
şu sıralar ruhum münzevi... ehvenişer dostluklardan çok uzaklarda, gönlüm inzivada...
yeise kapılmadan umutlarda...
gözden, gönülden uzaklarda... vaveylâ zihinlerin arasında dimağım, safderun kalmaya çabalamakta...
huzur bulduğum âlem!
ruhum, gönlüm, zihnim orada; iç dünyamı inşada...
şu sıralar ruhum münzevi... ehvenişer dostluklardan çok uzaklarda, gönlüm inzivada...
yeise kapılmadan umutlarda...
gözden, gönülden uzaklarda... vaveylâ zihinlerin arasında dimağım, safderun kalmaya çabalamakta...
huzur bulduğum âlem!
ruhum, gönlüm, zihnim orada; iç dünyamı inşada...
devamını gör...
abdülhamid kayıhan osmanoğlu'nun dolar yorumu
ulaşmak istediğim kafaya sahip son osmanlı bireyimsisi.
derdiniz dolar olsaydı 1909 yılın'da 4 dolar 1 lira etmez iken dedem sultan 2.abdülhamid han-ı deviremezdiniz..hayırlı cumalar..
buradan
derdimiz ne ola ki?
derdiniz dolar olsaydı 1909 yılın'da 4 dolar 1 lira etmez iken dedem sultan 2.abdülhamid han-ı deviremezdiniz..hayırlı cumalar..
buradan
derdimiz ne ola ki?
devamını gör...
obur dünya
muhtar cem karaca'nın 1974'de moğollar ile birlikte çıkarttığı muhteşem şarkısı.
"karnı büyük obur dünya
keder dolu acı dünya
ne gül koydun ne de gonca
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
ne gül koydun ne de gonca
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
seni okuyup yazanı
yunus gibi bir ozanı
koskocaman pir sultan'ı
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
dünya dünya yalan dünya
karnı büyük obur dünya
yedin yine doymadın mı?
haci bektaş-ı veli'yi
imam hasan hüseyin'i
o mübarek mevlana'yı
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
dünya dünya yalan dünya
karnı büyük obur dünya
yedin yine doymadın mı?
fani kurmuşsun temeli
bilmem sana ne demeli
koca mustafa kemal'i
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
koca mustafa kemal'i
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?"
"karnı büyük obur dünya
keder dolu acı dünya
ne gül koydun ne de gonca
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
ne gül koydun ne de gonca
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
seni okuyup yazanı
yunus gibi bir ozanı
koskocaman pir sultan'ı
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
dünya dünya yalan dünya
karnı büyük obur dünya
yedin yine doymadın mı?
haci bektaş-ı veli'yi
imam hasan hüseyin'i
o mübarek mevlana'yı
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
dünya dünya yalan dünya
karnı büyük obur dünya
yedin yine doymadın mı?
fani kurmuşsun temeli
bilmem sana ne demeli
koca mustafa kemal'i
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?
koca mustafa kemal'i
yedin yine doymadın mı?
yedin yine doymadın mı?"
devamını gör...
normal sözlük'ün 35 yaş istilasına uğramış olması
an itibari ile başlıktan anladığım kadarıyla sözlüğü +35 yaşındaki yazarlar ele geçirmiş, ne güzel onlardan öğreneceklerimiz var desenize. yaşı takıntı haline getirmeyelim sözlüğe ne faydam olur yada ne alabilirim bilgi anlamında böyle yaklaşalım daha güzel olur bence.
devamını gör...
şıpsevdi
kısa zaman aralıklarıyla farklı insanlara aşık olma durumudur.
örneğin biriyle uzun uzun sohbet ettiniz diyelim, hoşlanacak bir nokta yakalayıp oradan sevmeye başlıyorsunuz. a ha! işte bu adam yahu istediğim kafasına giriyorsunuz. konuştukça artıyor da duygular. her hareketini sevip anlam yüklüyorsunuz.
maalesef kısa bir zaman geçince sönüveriyor o duygular. soğuyacak bir nokta yakalıyor ve hemencecik atıyorsunuz kafadan.
bunu merak duygusuyla bağdaştırıyorum biraz. sonuç olarak merak duygusu o insana daha çok çekiyor bizi. merakı giderdikçe aslında sevgi artar sanıyoruz ama maalesef sürükleyici bir kitabı hızlı okumaktan bir farkı yok bu durumun.
tükeniyor işte merak duygusu da sevgi de.
sonra a ha! başka biri. hemen onu merak edip hoşlanmya başlıyorsunuz. yine aynı kısır döngü. acaba aradığını bulamamak mı? bilemiyorum.
kısa zamanda bir çok tükenmiş tatlı öykü ve elde avuçta birikmiş eski insan.
karşıdakilere zarar veriyor elbtte. neden bu kadar çabuk soğudu, bende mi sorun vardı diye düşündürtüyordur.
ancak işler çok da sarpa sarmadan duygular sönüp başkasına yöneldiği için bunun çok da kırıcı birşey olduğunu düşünmüyorum.
bu hafta sana aşığım. gelecek hafta kim bilir kime. yorucu evet. belki insan tanıma konusunda gereksiz efor. yapacak birşey yok.
örneğin biriyle uzun uzun sohbet ettiniz diyelim, hoşlanacak bir nokta yakalayıp oradan sevmeye başlıyorsunuz. a ha! işte bu adam yahu istediğim kafasına giriyorsunuz. konuştukça artıyor da duygular. her hareketini sevip anlam yüklüyorsunuz.
maalesef kısa bir zaman geçince sönüveriyor o duygular. soğuyacak bir nokta yakalıyor ve hemencecik atıyorsunuz kafadan.
bunu merak duygusuyla bağdaştırıyorum biraz. sonuç olarak merak duygusu o insana daha çok çekiyor bizi. merakı giderdikçe aslında sevgi artar sanıyoruz ama maalesef sürükleyici bir kitabı hızlı okumaktan bir farkı yok bu durumun.
tükeniyor işte merak duygusu da sevgi de.
sonra a ha! başka biri. hemen onu merak edip hoşlanmya başlıyorsunuz. yine aynı kısır döngü. acaba aradığını bulamamak mı? bilemiyorum.
kısa zamanda bir çok tükenmiş tatlı öykü ve elde avuçta birikmiş eski insan.
karşıdakilere zarar veriyor elbtte. neden bu kadar çabuk soğudu, bende mi sorun vardı diye düşündürtüyordur.
ancak işler çok da sarpa sarmadan duygular sönüp başkasına yöneldiği için bunun çok da kırıcı birşey olduğunu düşünmüyorum.
bu hafta sana aşığım. gelecek hafta kim bilir kime. yorucu evet. belki insan tanıma konusunda gereksiz efor. yapacak birşey yok.
devamını gör...
erotik başlıkların küfür kapsamına alınması gerekliliği
artık sevişme diyemeyecek olan lucifer düşünsün.
*
lucifer'ı üzen, biraz da olmayacak gibi olan yazar beyanı. sonuçta küfür başka bir şey.
*
lucifer'ı üzen, biraz da olmayacak gibi olan yazar beyanı. sonuçta küfür başka bir şey.
devamını gör...
evlilik
geri kalan hayatımızı birlikte geçirmek isteyeceğimiz kişi ile birlikte karar alıp bu fikri resmileştirmek.
her dönem sorgulanan bir yapıda oldu. eleştirilmiş, gerekliliği tartışılmış ve ikilemde bırakmıştır çoğumuzu. hatta çevremizde kötü örnekleri görüp soğuyup iyi örnekleri görüp kesinlikle evlenmeliyim dedirtmiştir. toplum tarafından gerekli görülen yaşayan bir organizma gibidir.
sevdiğinle beraber yaş almak ve zorluklarda bu beraberliği savaşmaya ve kurtarmaya değer görmek harika bir fikir olarak görünüyor.
her dönem sorgulanan bir yapıda oldu. eleştirilmiş, gerekliliği tartışılmış ve ikilemde bırakmıştır çoğumuzu. hatta çevremizde kötü örnekleri görüp soğuyup iyi örnekleri görüp kesinlikle evlenmeliyim dedirtmiştir. toplum tarafından gerekli görülen yaşayan bir organizma gibidir.
sevdiğinle beraber yaş almak ve zorluklarda bu beraberliği savaşmaya ve kurtarmaya değer görmek harika bir fikir olarak görünüyor.
devamını gör...
kedinizi gömmek
yaşanmış bir hikaye şöyle geçiyor:
istanbul'da terminalden bodrum'a gidecek olan otobüse binen kadın, bagaja koyması için muavine bir kutu teslim ediyor. otobüs dinlenme tesisine varınca kutuyu açıp bakan muavin içinde ölmüş bir kedi görüyor. kedinin havasızlıktan öldüğünü düşünen muavin paniğe kapılıp , acilen mola yerinde ölen kedinin aynısını bulup kutuya yerleştiriyor. otobüs bodrum'a vardığında kutuyu teslim alan kadın içinde kıpırdayan ve canlı bir kedi görünce tepki veriyor :
hayır, bu benim kedim olamaz. çünkü benim kedim ölmüştü ve ben onu bodrum'a toprağa vermek için getirmiştim.
istanbul'da terminalden bodrum'a gidecek olan otobüse binen kadın, bagaja koyması için muavine bir kutu teslim ediyor. otobüs dinlenme tesisine varınca kutuyu açıp bakan muavin içinde ölmüş bir kedi görüyor. kedinin havasızlıktan öldüğünü düşünen muavin paniğe kapılıp , acilen mola yerinde ölen kedinin aynısını bulup kutuya yerleştiriyor. otobüs bodrum'a vardığında kutuyu teslim alan kadın içinde kıpırdayan ve canlı bir kedi görünce tepki veriyor :
hayır, bu benim kedim olamaz. çünkü benim kedim ölmüştü ve ben onu bodrum'a toprağa vermek için getirmiştim.
devamını gör...
sketchtoy'da çizilen normal sözlük nickleri
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
etme gomercan!
yürü üstüne üstüne
tükür yüzüne celladın
fırsatçının fesatçının hayının
dayan kitap ile
dayan iş ile
tırnak ile diş ile
umut ile sevda ile düş ile
dayan rüsva etme (bkz: ahmed arif)
sözlüğü...
yürü üstüne üstüne
tükür yüzüne celladın
fırsatçının fesatçının hayının
dayan kitap ile
dayan iş ile
tırnak ile diş ile
umut ile sevda ile düş ile
dayan rüsva etme (bkz: ahmed arif)
sözlüğü...
devamını gör...
bugün sözlük için ne yaptın sorusu
1000. tanımımı girdim, konfeti bekliyorum.
devamını gör...
yazarların kendilerine söylemek istedikleri
farkında mısın, olan her şey sana bir şey söylüyor, onları duymazsan tekrar tekrar söylüyor.
aç kalbinin kulaklarını.
aç kalbinin kulaklarını.
devamını gör...
sözlükteki beğen butonunun kullanılmaması
dikkatimi çeken olay, girdiğim başlıklarda beğendiğim çok entry oluyor ve hepsini beğenmeye çalışıyorum. fakat dikkatimi çeken entrylerde genelde beğeniye rastlamıyorum, hala yazar sayısının azlığı ile mi alakalı yoksa beğenmekte de cimri miyiz merak ettiğim konu. dipnot: derdini seveyim diyenlere saygı duyuyorum.
devamını gör...
nickaltı zorbalığı
vardır. varlığının sorgulanması da burada olma sebebimdir. alın bu tanım.
insanların birbirlerini sevmesi, birbirlerinin yazdıklarını beğenmesi, oylaması, birbirlerinin nickaltına yazması neden "yalakalık" oluyor bana biri açıklayabilir mi durumu olursa şayet? samimiyetle rica ediyorum. gerçekten. tam olarak neresi rahatsız ediyor olabilir bunun, benim küçük aklım almıyor bunu. "kendinden olmayanlar" argümanını da açıklasın eli değmişken o biri lütfen. ne yapıyor birbirini seven insanlar kendinden olmayanlara? kendinden olmayanlar kimse artık? hayır eksi oy da yok, anlamıyorum ki bu neyin kavgası. olsa ne olur bakın oraya hiç girmiyorum dikkat ederseniz. burada aldığınız beğeniyle, nickaltınızdaki entry sayınızla falan mı varlığınızın sağlamasını yapıyorsunuz?
tamam abi sen "en" ol. tamam yani sen en popi yazar ol yani, bana ne, bize ne, kime ne arkadaşlar, deli misiniz acaba ya...
siz ancak yalakalık yaptığınız insanları mı seviyorsunuz ya da sever gibi yapıyorsunuz derler insana. yapmayınız. eliniz bu kadar açık oynamayınız. alın da da yorumum. kıps.
insanların birbirlerini sevmesi, birbirlerinin yazdıklarını beğenmesi, oylaması, birbirlerinin nickaltına yazması neden "yalakalık" oluyor bana biri açıklayabilir mi durumu olursa şayet? samimiyetle rica ediyorum. gerçekten. tam olarak neresi rahatsız ediyor olabilir bunun, benim küçük aklım almıyor bunu. "kendinden olmayanlar" argümanını da açıklasın eli değmişken o biri lütfen. ne yapıyor birbirini seven insanlar kendinden olmayanlara? kendinden olmayanlar kimse artık? hayır eksi oy da yok, anlamıyorum ki bu neyin kavgası. olsa ne olur bakın oraya hiç girmiyorum dikkat ederseniz. burada aldığınız beğeniyle, nickaltınızdaki entry sayınızla falan mı varlığınızın sağlamasını yapıyorsunuz?
tamam abi sen "en" ol. tamam yani sen en popi yazar ol yani, bana ne, bize ne, kime ne arkadaşlar, deli misiniz acaba ya...
siz ancak yalakalık yaptığınız insanları mı seviyorsunuz ya da sever gibi yapıyorsunuz derler insana. yapmayınız. eliniz bu kadar açık oynamayınız. alın da da yorumum. kıps.
devamını gör...
au féminin
najoua belyzel'in 2009 yılında çıkardığı fransızca bir şarkı. bildiğim kadarıyla şarkı şiddet gören iki kadını anlatıyor. sözleri, melodisi ve tarzı çok hoş bence.
puis vient le temps des fous, des chiens,
"qui t'aime mal, te châtie bien."
ve aptallar şöyle söyler,
"seni kim daha çok seviyorsa, seni en iyi o cezalandırır."
bu klibe de ayrıca bayıldığımı belirtmek istiyorum. keyifli dinlemeler.
puis vient le temps des fous, des chiens,
"qui t'aime mal, te châtie bien."
ve aptallar şöyle söyler,
"seni kim daha çok seviyorsa, seni en iyi o cezalandırır."
bu klibe de ayrıca bayıldığımı belirtmek istiyorum. keyifli dinlemeler.
devamını gör...
kitap sayfalarını ayraç niyetine katlayan insan
olmaz, olamaz, olmamalı.
devamını gör...
