kredi çekip ev almak vs para biriktirip peşin almak
asgari ücretlinin, hayal bile edemeyeceği iki durumdur. para biriktiremez. kazancı boğazını ancak doyuruyordur. kredi de çekemez, oturulabilecek ev fiyatları ortalama 600.000 liralara dayanmışken, ne banka kredi verir, verse de yüksek taksitleri ödeyemez. *
devamını gör...
müverrih
tarihçi, tarih yazan kişi.
devamını gör...
kalınlığı yüzünden göz korkutan kitaplar
savaş ve barış
devamını gör...
finallerin bitmesinin verdiği mutluluk
efenim dünyanın en huzur verici mutluluğudur. koca bir dönemin (üstelik online dönemin) tüm sorumluluklarını tamamlamak, artık bir süre derslere girmeyecek olup ödev, vize, final ile uğraşmayacak olmak insanı göklere çıkarır.
tabii bunlar hemen olmaz, insan bir şaşkınlık geçirir önce, ''gerçekten bu dönem bitti mi?'' diye sağa sola şaşkın bakışlar atar. fakat evet! bitmiştir. artık kitap okumanın ve dizi, film izlemenin vaktidir. artık bir diğer dönemi bekleme vaktidir!
tabii bunlar hemen olmaz, insan bir şaşkınlık geçirir önce, ''gerçekten bu dönem bitti mi?'' diye sağa sola şaşkın bakışlar atar. fakat evet! bitmiştir. artık kitap okumanın ve dizi, film izlemenin vaktidir. artık bir diğer dönemi bekleme vaktidir!
devamını gör...
ok computer
radiohead'in dinleyene "triplerden trip beğen" dediği the bends sonrası çıkardığı 97 tarihli kült albümü. armonik açıdan zengin noisy gitarlar, alternatif- elektronik ve gezegenler arası gidip gelen özgün bir sound, çok katmanlı şarkı sözleri ve thom yorke'un tarifsiz vokalleriyle rock tarihinin eskimeyen albümlerinden biri.
1.airbag
2.paranoid android
3.subterranean homesick alien
4.exit music (for a film)
5.let down
6.karma police
7.fitter happier
8.electioneering
9.climbing up the walls
10.no suprises
11.lucky
12.the tourist
1.airbag
2.paranoid android
3.subterranean homesick alien
4.exit music (for a film)
5.let down
6.karma police
7.fitter happier
8.electioneering
9.climbing up the walls
10.no suprises
11.lucky
12.the tourist
devamını gör...
kitap kulübü hakkında her şey
henüz kitabın önsözü bitmemişken, sonunu konuya dahil edene öfkeyle bakmak için geldim.
biri bunu yapmalı değil mi? kesinlikle...*
biri bunu yapmalı değil mi? kesinlikle...*
devamını gör...
kaybedilince bir daha asla eskisi gibi olmayan şeyler
uyku düzeni.
devamını gör...
bir kadını kezban yapan detaylar
zamanı geçmiş bir başlıktır. kezban muhabbeti 2000'li yıllarda kalmadı mı artık? insanları gereksiz kategorilere sokmaktan vazgeçin, işinize bakın.
devamını gör...
beş şehir
onur ünlü'nün zehir zemberek filmi. öyle ki eğer depresyondaysanız ya da moraliniz bozuksa izlenmemesi tavsiye olunur. gelelim konusuna:
filmde bir grup insanın hayat hikayesi anlatılır. bu insanların birbiriyle karşılaşmaları, yalnızlıklar, hastalıklar, çaresizlik, aile dramları ne ararsanız burada. özellikle oyuncuların performansları karşısında hayretler içinde kalırsınız. oyuncu kadrosunda tansu biçer, beste bereket, bülent emin yarar, şebnem sönmez, ahmet rıfat şungar, ege tanıman gibi mükemmel insanlar var. bize yalnızlığı, çaresizliği ve aşkı öyle anlatıyorlar ki film bittiğinde karşı karşıya kaldığınız gerçeklerle hareketsiz bir şekilde kalakaldığınızı farkediyorsunuz.
"belli! senin şiir falan okuduğun yok. eğer okusaydın bilirdin ki aşık adam sınanmaz."
filmde bir grup insanın hayat hikayesi anlatılır. bu insanların birbiriyle karşılaşmaları, yalnızlıklar, hastalıklar, çaresizlik, aile dramları ne ararsanız burada. özellikle oyuncuların performansları karşısında hayretler içinde kalırsınız. oyuncu kadrosunda tansu biçer, beste bereket, bülent emin yarar, şebnem sönmez, ahmet rıfat şungar, ege tanıman gibi mükemmel insanlar var. bize yalnızlığı, çaresizliği ve aşkı öyle anlatıyorlar ki film bittiğinde karşı karşıya kaldığınız gerçeklerle hareketsiz bir şekilde kalakaldığınızı farkediyorsunuz.
"belli! senin şiir falan okuduğun yok. eğer okusaydın bilirdin ki aşık adam sınanmaz."
devamını gör...
mini etek özgürlükse eşine giydirir misin sorunsalı
hoşt ya. ne demek giydirir misin? sen nasıl bir yüce varlıksın ki seninle denk koşullarda olan eşini kendin giydiriyorsun? bunlar 70'lerde bitmişti, 80'lerde bireyselleşmeye başlamış 90'larda avrupa ülkesi olmuştuk. ne kadar geri gittiğimizin göstergesi olan sorunsal. kıt beyninle 5 cm pipinle kadınların ne giydiğinin derdi seni mi gerdi. hele hele. "giydirir misin" diyor. o kadar kendinden emin ve yetkin ki. kusmuk fikirlerinizi de alıp pipinize bağlayın sonra da tesbih çekin. ama size bu ortadoğu erkek küstahlığını aymazlığını bencilliğini dört nala süreceğiniz otlakları verenlerde kabahat.
devamını gör...
kediler konuşabilse sorulacak sorular
niçin yalanırken aniden durup şaşkın bir şekilde uzaklara dalıyorsun? o sırada ne düşünüyorsun?
devamını gör...
zeytinyağı
kansere güney bölgelerinde daha az rastlanmasının da sebebi.
devamını gör...
asetazolamid
karbonik anhidraz enzimini inhibe eden bir diüretik(idrar söktürücü) ajandır.
bu tür ajanlar idrarı alkalize ederek ürik asit ve sistin taş tedavisinde,tümör lizis sendromu,alkaloz,glokom,akut dağcı hastalığı ve absans nöbet tedavisinde kullanılır.
yan etki olarak kanda asidoz yapar.
idrarı alkali hale getirdiği için kalsiyum taşları çökerek böbrek taşı yapabilir.
renal kanlanmayı azaltır buna bağlı gfr'yi azaltır.
bu tür ajanlar idrarı alkalize ederek ürik asit ve sistin taş tedavisinde,tümör lizis sendromu,alkaloz,glokom,akut dağcı hastalığı ve absans nöbet tedavisinde kullanılır.
yan etki olarak kanda asidoz yapar.
idrarı alkali hale getirdiği için kalsiyum taşları çökerek böbrek taşı yapabilir.
renal kanlanmayı azaltır buna bağlı gfr'yi azaltır.
devamını gör...
lgbti birey
doğuştan gelen bir özellik. nasıl insanların ten rengi eleştiri konusu değilse, bu da değil. sonradan tercih edildiğini varsayalım. öyle bile olsa hiç kimseyi ilgilendirmez. bu insanlara yapılanlar yeter artık gerçekten! din konusuna gelince, herkes aynı inanca sahip değil. kimse kimseyi inanciyla degerlendiremez. ayrıca var mı dinin tüm gereklerini yerine getirebilen, hiç günah işlemediğiden emin olan?
devamını gör...
tolstoy vs dostoyevski
evet, saçma bir versus olduğunu ben de düşünüyorum ama uğruna güzelim memleketimizde kavgaların da çıkmasına sebebiyet verebilen bir versus kendisi.
benim seçeceğim tercih (her ne kadar zor bir tercih olsa da) dostoyevski olacak. belirtmeden edemeyeceğim, iki yazara ait kitaplardan en çok beğendiğim (bkz: savaş ve barış)'tır. sadece bir kitapla sınırlandırılacak olsaydım savaş ve barış'ın karamazov kardeşlerden çok daha iyi olduğunu belirterek tercihimi tolstoy'dan yana kullanırdım.
gelelim neden dostoyevski'yi seçtiğime:
karamazov kardeşlerde din unsuru her ne kadar yoğun bir şekilde ön planda olsa da tolstoy'un neredeyse bütün eserlerinde din unsuru kendini gerçek anlamda hissettiriyor, bu benim ilgimi çok da çekmeyen bir durum olmasının yanında karamazov kardeşlerdeki yansıtılan din (bence) ahlaktan, iyi insan olmaktan yana geri planda kalıyor. oysa tolstoy hıristiyanlığı gözümüze soka soka işliyor.
dostoyevski'nin insan psikolojisi tahlillerini daha çok beğeniyor, her ne kadar karakterlerinin neredeyse hepsinin psikolojik sıkıntıları olsa da gerçeği daha çok yansıttığını düşünüyorum. (dostoyevski'nin buradaki averajı, daha sefil bir hayat yaşadığı için olduğunu düşünenlerdenim)
dostoyevski'nin romanlarında karakterlerin analizi çok başarılı yapıldığı için ( burada tolstoy başarısızdır demiyorum) roman boyunca karakterleri birbiriyle karıştırmıyoruz, kimden bahsettiğini derhal hatırlıyoruz. oysa tolstoy'da ( (bkz: savaş ve barış), (bkz: anna karenina) ) karakterlerin birbirine girdiğini, hikayenin sonunda bazılarının hatırlanmadığını görüyoruz. romanlarının kurgusunda dostoyevski tolztoy'un eline su dökemez, o bir gerçek.
daha fazla uzatmak da istemiyorum. her ikisine de okuyun, her ikisi de dünya edebiyatında yerleri doldurulamayacak büyük üstadlardır. saygıyla, selamlar.
benim seçeceğim tercih (her ne kadar zor bir tercih olsa da) dostoyevski olacak. belirtmeden edemeyeceğim, iki yazara ait kitaplardan en çok beğendiğim (bkz: savaş ve barış)'tır. sadece bir kitapla sınırlandırılacak olsaydım savaş ve barış'ın karamazov kardeşlerden çok daha iyi olduğunu belirterek tercihimi tolstoy'dan yana kullanırdım.
gelelim neden dostoyevski'yi seçtiğime:
karamazov kardeşlerde din unsuru her ne kadar yoğun bir şekilde ön planda olsa da tolstoy'un neredeyse bütün eserlerinde din unsuru kendini gerçek anlamda hissettiriyor, bu benim ilgimi çok da çekmeyen bir durum olmasının yanında karamazov kardeşlerdeki yansıtılan din (bence) ahlaktan, iyi insan olmaktan yana geri planda kalıyor. oysa tolstoy hıristiyanlığı gözümüze soka soka işliyor.
dostoyevski'nin insan psikolojisi tahlillerini daha çok beğeniyor, her ne kadar karakterlerinin neredeyse hepsinin psikolojik sıkıntıları olsa da gerçeği daha çok yansıttığını düşünüyorum. (dostoyevski'nin buradaki averajı, daha sefil bir hayat yaşadığı için olduğunu düşünenlerdenim)
dostoyevski'nin romanlarında karakterlerin analizi çok başarılı yapıldığı için ( burada tolstoy başarısızdır demiyorum) roman boyunca karakterleri birbiriyle karıştırmıyoruz, kimden bahsettiğini derhal hatırlıyoruz. oysa tolstoy'da ( (bkz: savaş ve barış), (bkz: anna karenina) ) karakterlerin birbirine girdiğini, hikayenin sonunda bazılarının hatırlanmadığını görüyoruz. romanlarının kurgusunda dostoyevski tolztoy'un eline su dökemez, o bir gerçek.
daha fazla uzatmak da istemiyorum. her ikisine de okuyun, her ikisi de dünya edebiyatında yerleri doldurulamayacak büyük üstadlardır. saygıyla, selamlar.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
bir radyo, bir sözlük her duyguyu aynı anda yaşatabilir mi ya. çok güzel herkes. benim bu sözlükte, çocuğu okuma bayramında şiir okuyan ebeveyn mutluluğu, gururu, hüznü, duygusallığı yaşamam normal mi ki?
gerçekten hepinizle aynı yolculuğa çıkmış gibiyim. güzelmiş.
*
gerçekten hepinizle aynı yolculuğa çıkmış gibiyim. güzelmiş.
*
devamını gör...
bir şehri tanımanın en iyi yolu
sokak hayvanlarına bakın ve onların insanlarla esnafla olan ilişkisine.ordan net çıkarım yaparsınız..
devamını gör...
iğrendiren kokular
pencereleri hiç açılmamış ve en az 10 dakikadır içi yolcu dolu seyahat eden belediye otobüsüne binince gelen koku. bak midem yine bir kötü oldu. *
devamını gör...
revü
fransızca teftiş, yoklama, resmi geçit anlamına gelen kelimenin türkçe karşılığı " pavyon ve gece kulübü ortamlarında çeşitli dans ve oyunlardan oluşmuş, zengin görünümlü sahne gösterisidir".
devamını gör...