akıştaki nickaltı trafiği
nickaltı girilmesine karşı değilim. hatta aksine olumlu yorumlarda motivasyonu bile artırmaktadır. ancak bazen o kadar çok nickaltı üst üste denk geliyor ki akışın ruhu kayboluyor. özellikle bunu bir meslek haline getiren yazarlarımız birazcık mola verirse iyi olacak.
devamını gör...
dans edemeyecekseniz bu sizin devriminiz değildir
mahlasımla bağlantılı olarak 8 mart dünya emekçi kadınlar gününe özel, sevgili yazar süngerbob çorabı giyen yiğit'e, bir tasarım yapmasını rica ettim, sağolsun emek verdi ve yaptı. kadınların başkaldırılarında dansın önemine vurgu yapmak istedim.

dans etmek, sonsuza kadar süren bir mutluluk değildir. dans etmek demek, yaşamak demektir. ve yaşamak, mutlulukların ve umutların dansı olduğu kadar kader, acı ve ıstırabın da dansıdır. yaşamayı öğrenmek, hem çirkin hem de güzel olmaktan geçer. yaşam hem umuttur hem de umutsuzluk, hem neşe hem de keder. unutmayın, önce dans etmeyi öğrenin. ve ardından dans etmenizi engelleyecek olan tüm devrimleri silin. çünkü dans edemeyecekseniz bu sizin devriminiz değildir.
kızıl emma , kadınların özgür birey olmaları yolunda mücadeleye 19. yüzyılda başlamış, ardından bu satırları yazmıştır. 21. yüzyılın türkiyesinde bizler, bırakın birey olmak, özgür olmak veya kadın-erkek eşitliği mücadelelerini, kadınlar olarak en temel hakkımız olan yaşama hakkı için çaresizce mücadele ediyoruz.
kadına şiddete ve kadın cinayetlerine farkındalık yaratmak amacıyla şili'de başlayan (bkz: las tesis) hareketi, dünya çapında ses getirdi. kadın cinayetlerini protesto amacıyla dans ederek yapılan bu eylem türkiye'de de yapıldı, ne yazık ki polisin müdahalesi eşliğinde.
türkiye'de, binlerce kadın sıfır noktasında kıskıvrak bekliyor. umutsuz, çaresiz ölümle yaşam arasındaki sınırda.patriyarkadan, kadın düşmanlığından, erkeklik krizinden t-ü-k-e-n-d-i-k.
8 mart dünya emekçi kadınlar günü kadınların ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlandığı bir gün olmasına rağmen bizler, hayatta kalabilmek için mücadele edeceğiz. her yeni günde isimleri değişen, yiten kadınları ve geride bıraktıkları ailelerini, çocuklarını düşünerek.
vitrindeki süs bebek değiliz.
kadınlık, susma sanatı değildir.
gelinlikle girdiğimiz evden kefenle çıkmayacağız.
tasarım konusunda iletişim kanalım olan zippodan çıkan çınn sesi, seviliyorsun.

dans etmek, sonsuza kadar süren bir mutluluk değildir. dans etmek demek, yaşamak demektir. ve yaşamak, mutlulukların ve umutların dansı olduğu kadar kader, acı ve ıstırabın da dansıdır. yaşamayı öğrenmek, hem çirkin hem de güzel olmaktan geçer. yaşam hem umuttur hem de umutsuzluk, hem neşe hem de keder. unutmayın, önce dans etmeyi öğrenin. ve ardından dans etmenizi engelleyecek olan tüm devrimleri silin. çünkü dans edemeyecekseniz bu sizin devriminiz değildir.
kızıl emma , kadınların özgür birey olmaları yolunda mücadeleye 19. yüzyılda başlamış, ardından bu satırları yazmıştır. 21. yüzyılın türkiyesinde bizler, bırakın birey olmak, özgür olmak veya kadın-erkek eşitliği mücadelelerini, kadınlar olarak en temel hakkımız olan yaşama hakkı için çaresizce mücadele ediyoruz.
kadına şiddete ve kadın cinayetlerine farkındalık yaratmak amacıyla şili'de başlayan (bkz: las tesis) hareketi, dünya çapında ses getirdi. kadın cinayetlerini protesto amacıyla dans ederek yapılan bu eylem türkiye'de de yapıldı, ne yazık ki polisin müdahalesi eşliğinde.
türkiye'de, binlerce kadın sıfır noktasında kıskıvrak bekliyor. umutsuz, çaresiz ölümle yaşam arasındaki sınırda.patriyarkadan, kadın düşmanlığından, erkeklik krizinden t-ü-k-e-n-d-i-k.
8 mart dünya emekçi kadınlar günü kadınların ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlandığı bir gün olmasına rağmen bizler, hayatta kalabilmek için mücadele edeceğiz. her yeni günde isimleri değişen, yiten kadınları ve geride bıraktıkları ailelerini, çocuklarını düşünerek.
vitrindeki süs bebek değiliz.
kadınlık, susma sanatı değildir.
gelinlikle girdiğimiz evden kefenle çıkmayacağız.
tasarım konusunda iletişim kanalım olan zippodan çıkan çınn sesi, seviliyorsun.
devamını gör...
burcuna göre sevgili seçme
ben mesela seçmeden önce tıkırdatıyorum hafifçe. sonrasında güneşe doğru biraz tutup bakıyorum içi ne alemde, anlamaya çalışıyorum. kulağıma yaklaştırıp tekrar tıkırdatıyorum. tok ses geliyorsa seçiyorum. tok ses önemli. ya allah aşkına burcuna göre sevgili seçmek ne?
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bunca yıldır tiksindiğim insan tabiatına karşı bazı zamanlar dizginlenmesi zor bir hayranlık besliyorum. ruhum bu ikilemin çarkları arasında ne zaman ezilse delirdiğimi düşünmekteyim. muhtemelen çoktan delirdim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
fonda trt nagme, koltukta oturmus, pencereden disarda ki insanlari seyrediyorum. neye yetisiyorlar acaba? diye düsünüyorum.
devamını gör...
drama köprüsü
çok severek dinlediğim bir türküdür kendileri. özellikle(bkz: haramiler) grubu tarafından çok güzel söylenmektedir.
devamını gör...
enflasyon
devamını gör...
insana umudunu kaybettiren şeyler
bu kadar süreceğini tahmin etmezken, geçmesini, bitmesini beklerken, her geçen gün bizi sürüklediği durum yüzünden korona diyorum. lütfen yakamızdan düşer misin artık!
devamını gör...
iko'ya mesaj attığımda geri dönmemesi
(bkz: la bu iko size ne etti)?
devamını gör...
kürtajın yasaklanması gerekliliği
kadının vücudu hakkında o kadın dışında hiç kimsenin söz hakkı yoktur.
haddiniz olmayan işler hakkında atıp tutmayı bırakın lütfen.
haddiniz olmayan işler hakkında atıp tutmayı bırakın lütfen.
devamını gör...
eroin
eroin öyle bir maddeki onu bırakmak için kullandığınız ilacı bırakmak için de ilaç kullanmanız gerekir.
devamını gör...
kray ikizleri
50'ler ve 60'larda londra çevresinde işlenmiş organize suçların en önde gelen isimleri. bir kardeş ronald "ronnie" kray diğeri ise reginald "reggie" kray'dır. george cornell (ingiliz suçlu) ve jack mcvitie (jack the hat olarak bilinen ingiliz suçlu) cinayetlerine de karışmış, şantaj, saldırı gibi suçlar işlemişlerdir. 1969 yılında ömür boyu hapis cezası almışlardır.
ronald kray, aklî dengesinin yerinde olmaması sebebiyle 10 yıl sonra yani 1979 senesinde bir hastaneye yatırılmış ve kalp krizinden ölene kadar yani 1995 senesine kadar orda kalmıştır.
reginald kray ise 2000 yılında serbest bırakılmıştır. çünkü artık yeteri kadar hapiste kaldığı düşünülmüştür. aslında kendisine kanser teşhisi konduğu için serbest bırakılmıştır. fakat 8 hafta sonra kanserden dolayı ölmüştür.
kray kardeşler zengin birileri olmak istiyorlardı, istedikleri şey bitip tükenmeyen eğlenceydi. çocukluk dönemlerinde boksa başladılar ve ikisi de amatör şampiyon oldular. reggie daha sakin ve ciddi biriydi, ama ronald sürekli kazanmak istiyordu. sokak kavgalarına başladılar, yeraltı alemine girdiler ve gangster oldular.
16-18'li yaşlarında hapisle tanıştılar, çete savaşları falan yüzünden hapse girdiler. silahlı soyguna başladılar, gece kulübü işine girdiler. ve londra'nın esrarengiz yeraltı dünyasında ün kazandılar. suç işleyip kazandıkları parayla işlerini halletiler. ve zengin oldular, artık 1 tane değil daha fazla gece kulübü işletiyorlardı. kendi impatorluklarını kurmuşlardı.
fakat polisler kendilerinden şüphelenmesin diye paralarını hayır kurumlarına da bağışlıyorlardı. fakat ronnie yani ronald zihinsel olarak dengesizdi. yani aklî dengesi yerinde değildi. bir adamı bıçaklayıp sonra da onu bilinçsizce dövmüştü ve bu sebepten 3 yıl hapis cezası almıştı. bu ikiz kardeşlerin saygınlığına zarar veriyordu.
ronald hapisteyken, reggie yani reginald işleri daha da büyüttü, geliştirdi. çeteler kurmaya başladı. daha sonra ronald uyuşturucu bağımlılığı sebebiyle tekrar hapse girdi. çıktığında değişmişti, tipi falan. ikiz gibi değillerdi. ronald hapisten çıktıktan sonra ikizler artık 30 gece kulübüne sahip oldular. artık ünlü bir suçluydular.
ronald kendi yazmış olduğu "my story" yani hikayem adlı otobiyografik kitabında şöyle der:
o dönem hayatımızın en güzel yıllarıydı. o döneme, "sallanan altmışlar" dendi. beatles ve rolling stones pop müzik yöneticileriydi, carnaby street de moda dünyasını yönetti. ama ben ve kardeşim londra'yı yönettik. evet, biz dokunulmazdık.
kray ikizleri, hapiste bile planlarından vazgeçmediler, tekrar zirveye çıkma hayaliyle yaşadılar. fakat her şey istedikleri gibi gitmedi, biri kalp krizinden diğeri de kanserden öldü ve kray ikizlerinin hikayesi sona erdi.
bir zamanlar gangster aleminin imparatoru olan bu kardeşler artık yaşamıyor. ve londra, şimdi rahat bir şekilde nefes almakta.. *
(resimlerde herhalde gözlüklü olanı ronald diğeri de reginald, ben öyle tahmin ediyorum).






ronald kray, aklî dengesinin yerinde olmaması sebebiyle 10 yıl sonra yani 1979 senesinde bir hastaneye yatırılmış ve kalp krizinden ölene kadar yani 1995 senesine kadar orda kalmıştır.
reginald kray ise 2000 yılında serbest bırakılmıştır. çünkü artık yeteri kadar hapiste kaldığı düşünülmüştür. aslında kendisine kanser teşhisi konduğu için serbest bırakılmıştır. fakat 8 hafta sonra kanserden dolayı ölmüştür.
kray kardeşler zengin birileri olmak istiyorlardı, istedikleri şey bitip tükenmeyen eğlenceydi. çocukluk dönemlerinde boksa başladılar ve ikisi de amatör şampiyon oldular. reggie daha sakin ve ciddi biriydi, ama ronald sürekli kazanmak istiyordu. sokak kavgalarına başladılar, yeraltı alemine girdiler ve gangster oldular.
16-18'li yaşlarında hapisle tanıştılar, çete savaşları falan yüzünden hapse girdiler. silahlı soyguna başladılar, gece kulübü işine girdiler. ve londra'nın esrarengiz yeraltı dünyasında ün kazandılar. suç işleyip kazandıkları parayla işlerini halletiler. ve zengin oldular, artık 1 tane değil daha fazla gece kulübü işletiyorlardı. kendi impatorluklarını kurmuşlardı.
fakat polisler kendilerinden şüphelenmesin diye paralarını hayır kurumlarına da bağışlıyorlardı. fakat ronnie yani ronald zihinsel olarak dengesizdi. yani aklî dengesi yerinde değildi. bir adamı bıçaklayıp sonra da onu bilinçsizce dövmüştü ve bu sebepten 3 yıl hapis cezası almıştı. bu ikiz kardeşlerin saygınlığına zarar veriyordu.
ronald hapisteyken, reggie yani reginald işleri daha da büyüttü, geliştirdi. çeteler kurmaya başladı. daha sonra ronald uyuşturucu bağımlılığı sebebiyle tekrar hapse girdi. çıktığında değişmişti, tipi falan. ikiz gibi değillerdi. ronald hapisten çıktıktan sonra ikizler artık 30 gece kulübüne sahip oldular. artık ünlü bir suçluydular.
ronald kendi yazmış olduğu "my story" yani hikayem adlı otobiyografik kitabında şöyle der:
o dönem hayatımızın en güzel yıllarıydı. o döneme, "sallanan altmışlar" dendi. beatles ve rolling stones pop müzik yöneticileriydi, carnaby street de moda dünyasını yönetti. ama ben ve kardeşim londra'yı yönettik. evet, biz dokunulmazdık.
kray ikizleri, hapiste bile planlarından vazgeçmediler, tekrar zirveye çıkma hayaliyle yaşadılar. fakat her şey istedikleri gibi gitmedi, biri kalp krizinden diğeri de kanserden öldü ve kray ikizlerinin hikayesi sona erdi.
bir zamanlar gangster aleminin imparatoru olan bu kardeşler artık yaşamıyor. ve londra, şimdi rahat bir şekilde nefes almakta.. *
(resimlerde herhalde gözlüklü olanı ronald diğeri de reginald, ben öyle tahmin ediyorum).






devamını gör...
ateist kaplumbağa
evet, vacip oldu artık tanım yapmak.
bakış açısını, yöntemsel yaklaşımını beğendiğim yazardır kendileri.
tanımlarında kendimden bir parça görüyor ve mutlu oluyorum.
güzel esprilerinden ziyade beni etkileyen işte bunlar.
naçizane belirtmek isterim ki örnek alınması gereken yazar ateist kaplumbağadır.
yönteminize halel gelmesin sayın yazar!
bakış açısını, yöntemsel yaklaşımını beğendiğim yazardır kendileri.
tanımlarında kendimden bir parça görüyor ve mutlu oluyorum.
güzel esprilerinden ziyade beni etkileyen işte bunlar.
naçizane belirtmek isterim ki örnek alınması gereken yazar ateist kaplumbağadır.
yönteminize halel gelmesin sayın yazar!
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
suyun üstüne yürümeyi bile basarsanız, yüzme bilmiyor diyenler olacaktır, o yüzden insanların ne dediğini umursamayın...
devamını gör...
bütün hesaplarında aynı şifre olan insan
başka nasıl aklımda tutacağım ki? gerçi bunu da tutamıyorum ama neyse.
devamını gör...
140 journos veba videosu
video gerçekleri tokat gibi yüzünüze vurmuştur, dikkat ederseniz yüzünüze diyorum..
ülkenin sağlık sisteminin bomboş olduğunun farkında olan ufak bir kesim her daim vardı.
eski tanımlarımda mutlaka vardır, bir pandemi hikayesi yazıldı aman ülkemizde sağlık sistemi muazzam, aman fahrettin koca cumhurbaşkanı olsun cular burada mı?
yüreğim tükenmişti, özellikle en muhalifinden, en inançsızına, bu parti ile alakası olmayan arkadaşlarımdan ''yahu dansöz, avrupa kırılıyor, bizim sistem müthiş, şehir hastaneleri çok iyi,(b: dayımın eltisinin yeğeninin torunu amerika'da parası olmadığı için diş dolgusu bile yaptıramıyor) güzellemelerini söyleyenleri düşünüyorum....
hocamlar bu ülkede, temel zihniyet sıkıntısı var ve ne yazık ki ve en derinden ne yazık ki bizim ülkemizde hiç bir uygulamanın veya sistemin mükemmel olması olasılıksızdır.
neyse sizi oyalayacak yeni hikayeler yazacak ve umutsuzluğunuzu fırsat bilecek nice sırtlanlar çıkacaktır, yüce yaradan şahit olsun ki gelen gideni aratacaktır... ne diyorduk, zihniyet bozuk.
ülkenin sağlık sisteminin bomboş olduğunun farkında olan ufak bir kesim her daim vardı.
eski tanımlarımda mutlaka vardır, bir pandemi hikayesi yazıldı aman ülkemizde sağlık sistemi muazzam, aman fahrettin koca cumhurbaşkanı olsun cular burada mı?
yüreğim tükenmişti, özellikle en muhalifinden, en inançsızına, bu parti ile alakası olmayan arkadaşlarımdan ''yahu dansöz, avrupa kırılıyor, bizim sistem müthiş, şehir hastaneleri çok iyi,(b: dayımın eltisinin yeğeninin torunu amerika'da parası olmadığı için diş dolgusu bile yaptıramıyor) güzellemelerini söyleyenleri düşünüyorum....
hocamlar bu ülkede, temel zihniyet sıkıntısı var ve ne yazık ki ve en derinden ne yazık ki bizim ülkemizde hiç bir uygulamanın veya sistemin mükemmel olması olasılıksızdır.
neyse sizi oyalayacak yeni hikayeler yazacak ve umutsuzluğunuzu fırsat bilecek nice sırtlanlar çıkacaktır, yüce yaradan şahit olsun ki gelen gideni aratacaktır... ne diyorduk, zihniyet bozuk.
devamını gör...
hammurabi kanunları
tarihin en eski yazılı yasalarından biri. 282 maddeden oluşur ve 13. madde yoktur. çünkü babil'de 13 rakamı uğursuz kabul edilir. bunun sebebi muhtemelen 13 sayısının babillilerin yücelttiği sayı olan 12'den sonra gelmesinden kaynaklanıyor. ayrıca bazı maddeler de günümüzde okunmayacak haldedir. hz. musa yasalarının, hammurabi yasalarından esinlenilerek oluşturulduğu söylense bile, ne var ki, hammurabi yasaları, tevrat hükümlerinden çok daha ağırdır. son yani 282. maddeye göre, bir köle efendisine sen benim efendim değilsin derse ve onlar, köleyi suçlarsa, efendi, kölenin kulağını keser. bir başka örnek, 195. maddeye göre, bir çocuk babasına vurursa, elleri baltayla kesilir.
hammurabi kanunları, tarihin en iyi korunmuş eski kanunudur. ayrıca bu kanunlarda uygulanan göze göz dişe diş düsturu meşhur olmuştur. aslında maddelerde açıkça, "göze karşı göz, dişe karşı diş" diye bir şey geçmez. sadece böyle bir anlamın çıkarılabileceği maddeler mevcuttur.
mesela göze göz düsturunu tanımlayan 196. madde;
bir adam başka bir adamın gözünü çıkarırsa onun gözü de çıkarılır.
dişe diş düsturunu tanımlayan 200. madde;
bir adam kendisiyle eşit olan birinin dişini kırarsa onun da dişi kırılır.
kısasla ilgili maddeler;
bir inşaatçı her hangi bir kişi için bir bina inşa eder ve bu binayı uygun bir şekilde yapmazsa ve onun inşa ettiği bina yıkılıp sahibini öldürürse inşaatı yapan öldürülür.
eğer bir kimse başkasının kemiğini kırarsa, onun kemiği de kırılır.
bir adamın karısı başka bir adam ile suçüstü halinde basılırsa, her ikisi de bağlanır ve suya atılır. fakat, koca karısını, kral da kölelerini affedebilir.
hammurabi kanunları, tarihin en iyi korunmuş eski kanunudur. ayrıca bu kanunlarda uygulanan göze göz dişe diş düsturu meşhur olmuştur. aslında maddelerde açıkça, "göze karşı göz, dişe karşı diş" diye bir şey geçmez. sadece böyle bir anlamın çıkarılabileceği maddeler mevcuttur.
mesela göze göz düsturunu tanımlayan 196. madde;
bir adam başka bir adamın gözünü çıkarırsa onun gözü de çıkarılır.
dişe diş düsturunu tanımlayan 200. madde;
bir adam kendisiyle eşit olan birinin dişini kırarsa onun da dişi kırılır.
kısasla ilgili maddeler;
bir inşaatçı her hangi bir kişi için bir bina inşa eder ve bu binayı uygun bir şekilde yapmazsa ve onun inşa ettiği bina yıkılıp sahibini öldürürse inşaatı yapan öldürülür.
eğer bir kimse başkasının kemiğini kırarsa, onun kemiği de kırılır.
bir adamın karısı başka bir adam ile suçüstü halinde basılırsa, her ikisi de bağlanır ve suya atılır. fakat, koca karısını, kral da kölelerini affedebilir.
devamını gör...
insanlar neden ölünce kıymete biner sorunsalı
en kolay kıymet verme şekli olduğu için.
teşekkür etmeye gerek yok,
mutlu etmeye gerek yok.
bu esnada yaşayan kıymetlileri de fark etmeye gerek yok.
aynı anda bir bir çok şey es geçilebiliyor.
teşekkür etmeye gerek yok,
mutlu etmeye gerek yok.
bu esnada yaşayan kıymetlileri de fark etmeye gerek yok.
aynı anda bir bir çok şey es geçilebiliyor.
devamını gör...
televizyon atarisi
alım gücü düşük olduğundan ancak belli saatlerde oynanmasına izin verilen atariydi.
kara kutu, nintendo, sega gibi markalar sadece oyun için kullanılırken commodore64 ve amiga konsollar ise aynı zamanda dos tabanlı oyun konsollarıydı.
televizyon atarilerinin en büyük ve bilinen sloganı ise "adaptör ısındı" cümlesiydi.
kara kutu, nintendo, sega gibi markalar sadece oyun için kullanılırken commodore64 ve amiga konsollar ise aynı zamanda dos tabanlı oyun konsollarıydı.
televizyon atarilerinin en büyük ve bilinen sloganı ise "adaptör ısındı" cümlesiydi.
devamını gör...

