normal sözlük yazarlarının ölümden döndüğü anlar
daha dönmedim.
devamını gör...
hamile kediye saldıran kadın
sadece kediye saldırmak için girmiş...sonra gitmiş...sonra özel olarak bir daha saldırmak için gelmiş...yav bu ülkede ne hannibal lecter'lar var. .araştırılmıyor...valla ne psikopatlarla yaşıyoruz haberimiz olmuyor....
devamını gör...
google akademik
google arama motorunun sadece akademik araştırmalar içerisinden araştırma yapmanızı sağlayan arama bölümü.
devamını gör...
pame radyo yayını
bu program beni alıp götürüyor.
ne var ne yok satıp yunan adalarına tatile çıkacağım az kaldı.
ne var ne yok satıp yunan adalarına tatile çıkacağım az kaldı.
devamını gör...
17 kasım 2020 kıbrıs kapalı maraş meselesi
cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan kabine toplantısı sonucunda yaptığı açıklamada:
''kktc yönetiminin kapalı maraş bölgesini kullanıma açmasını destekledik'' ifadelerini kullandı. kapalı maraş ziyaretinin önemini anlamayanlara bunun bir mesaj olduğunu açıkça belirtti. ersin tatar ile olan görüşmesin de iki devlet arasındaki atılacak adımlarla bağların daha da kuvvetlendirildiğini söyledi. kktc'in geleceği için umut vaad eden sözler kullandı.
''kktc yönetiminin kapalı maraş bölgesini kullanıma açmasını destekledik'' ifadelerini kullandı. kapalı maraş ziyaretinin önemini anlamayanlara bunun bir mesaj olduğunu açıkça belirtti. ersin tatar ile olan görüşmesin de iki devlet arasındaki atılacak adımlarla bağların daha da kuvvetlendirildiğini söyledi. kktc'in geleceği için umut vaad eden sözler kullandı.
devamını gör...
kaynanaya anne kayınbabaya baba demek
ne desinler kardeşim? mr and mrs moruk mu?*
devamını gör...
ülkenin refah seviyesini artırmak için yapılacaklar
edirne’den hakkari’ye bi hortumla su vursak sıkıntı kalmaz. cenabet çok ondan bence.
devamını gör...
yazarların en son okuduğu kitap
gustave le bon-devrimin psikolojisi
fransız devriminin, devrim öncesi dönemin ve robespierre gibi jakobenlerin psikolojik analizini irdeleyen bir eser. son kısmında sendika hareketleri ve sosyalizmden de dem vurulmakta. türkiye'de daha çok "kitleler psikolojisi" adlı eseriyle tanınan fransız sosyolog, bu eserinde taine, tocqueville gibi fransız devrimi üzerine kitaplar yazmış tarihçilerin eserlerini karşılaştırır. ancien regime (fransız devrimi öncesi dönem) ve devrim dönemlerini analiz eder. fransız devriminin aslında pek bir yenilik getirmediğini, devrimcilerin önceki devri karalayıp devri sabık yaratarak tarihi tahrip ettiklerinin altını çizer. jakobenleri oldukça hicveder. kitleler psikolojisi eserinde söylediklerini az çok burada da söyler aslında. bir kitle hareketi için aklın, mantığın pek de önemli olmadığını; asıl önemli olan şeyin duygulara hitap edip hayal gücünü harekete geçirmek olduğunu söyler. bir öğreti ne kadar saçma da olsa bu onun kitle arasında yayılmasını önlemez. üstelik bu öğretiye mantıklı delillerle ne kadar çok saldırırsan o kadar güçlendiğini belirtir. her kitlenin mutlaka bir lidere muhtaç olduğuna parmak basar. o dönemlerde gittikçe yaygınlaşan sosyalizmden "gökyüzünden yeryüzüne indirilen bir din" diye bahseder. aynısını aslında italyan vilfredo pareto da söyler "seçkinlerin yükselişi ve düşüşü" adlı eserinde.
fransız devriminin, devrim öncesi dönemin ve robespierre gibi jakobenlerin psikolojik analizini irdeleyen bir eser. son kısmında sendika hareketleri ve sosyalizmden de dem vurulmakta. türkiye'de daha çok "kitleler psikolojisi" adlı eseriyle tanınan fransız sosyolog, bu eserinde taine, tocqueville gibi fransız devrimi üzerine kitaplar yazmış tarihçilerin eserlerini karşılaştırır. ancien regime (fransız devrimi öncesi dönem) ve devrim dönemlerini analiz eder. fransız devriminin aslında pek bir yenilik getirmediğini, devrimcilerin önceki devri karalayıp devri sabık yaratarak tarihi tahrip ettiklerinin altını çizer. jakobenleri oldukça hicveder. kitleler psikolojisi eserinde söylediklerini az çok burada da söyler aslında. bir kitle hareketi için aklın, mantığın pek de önemli olmadığını; asıl önemli olan şeyin duygulara hitap edip hayal gücünü harekete geçirmek olduğunu söyler. bir öğreti ne kadar saçma da olsa bu onun kitle arasında yayılmasını önlemez. üstelik bu öğretiye mantıklı delillerle ne kadar çok saldırırsan o kadar güçlendiğini belirtir. her kitlenin mutlaka bir lidere muhtaç olduğuna parmak basar. o dönemlerde gittikçe yaygınlaşan sosyalizmden "gökyüzünden yeryüzüne indirilen bir din" diye bahseder. aynısını aslında italyan vilfredo pareto da söyler "seçkinlerin yükselişi ve düşüşü" adlı eserinde.
devamını gör...
bandido
1990 yılı eurovision şarkı yarışmasında ispanyayı temsil eden arjantinli iki kızkardeşten oluşan azucar moreno grubunun seslendirdiği şarkıdır.
şarkı, yarışma esnasında teknik aksaklık sonucu yanlış şekilde başlamış, grup üyeleri sinirlenerek sahneyi terketmiştir. sahneye tekrar gelerek şarkıyı seslendirmişlerdir. mükemmel ötesi bir şarkıdır. bir çok dilde coverlanmıştır. ülkemizde aşkın nur yengi'nin "zehir gibisin, grup vitaminin de şaşırmayın şarkıları bu parçanın coverlanmış halidir. fırtınalar estiren bu kadar güzel şarkının eurovision' da beşinci olması ise yarışmadaki oylama önceliğinin siyasi oluşunu göstermektedir.
aynı zamanda kelime olarak ispanyolca haydut anlamına gelir. benim için sözlüğe bir daha gelinse alınacak nick tercihlerimden biri olabilirdi. gözlerim kara değil ama ruhum bandido.
şarkı, yarışma esnasında teknik aksaklık sonucu yanlış şekilde başlamış, grup üyeleri sinirlenerek sahneyi terketmiştir. sahneye tekrar gelerek şarkıyı seslendirmişlerdir. mükemmel ötesi bir şarkıdır. bir çok dilde coverlanmıştır. ülkemizde aşkın nur yengi'nin "zehir gibisin, grup vitaminin de şaşırmayın şarkıları bu parçanın coverlanmış halidir. fırtınalar estiren bu kadar güzel şarkının eurovision' da beşinci olması ise yarışmadaki oylama önceliğinin siyasi oluşunu göstermektedir.
aynı zamanda kelime olarak ispanyolca haydut anlamına gelir. benim için sözlüğe bir daha gelinse alınacak nick tercihlerimden biri olabilirdi. gözlerim kara değil ama ruhum bandido.
devamını gör...
bu son olsun
bir cem karaca şarkısı:
doğarken ağladı insan
bu son olsun bu son
doğarken ağladı insan
bu son olsun bu son
devamını gör...
bir meriçe alınabilecek en güzel hediye
bunca yıllık meriç'im böyle hediye almadım.*
eğitim şart*
eğitim şart*
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
airbus a380 ve boeing 747 o kadar büyük motorlu uçaklardır ki arkasında oluşan blast etkisi bir uçağı düşürebilecek kadar güçlüdür.
devamını gör...
ilhan irem
en güzel şarkılarından birisi.
devamını gör...
fenerbahçe'nin galatasaray'a evinde mağlup olması
fenerbahçe artık iyi alıştı canım. her sene her sene.
bu arada komodin'in üzerine bıraktık vizite ücretini, oradan alabilirler.
seneye kadıköy de görüşürüz yine.
şimdi alın irfanı kahve fincanıyla beraber lazım olur size.
daha fazla konuşmayacağım malum format.
bu arada komodin'in üzerine bıraktık vizite ücretini, oradan alabilirler.
seneye kadıköy de görüşürüz yine.
şimdi alın irfanı kahve fincanıyla beraber lazım olur size.
daha fazla konuşmayacağım malum format.
devamını gör...
engellenen yazarın açtığı başlıkların görünmesi
hiç istemesek te katlandığımız bir durum. gerçi artık başlığa girmeden kimin açtığını anlamak mümkün. malum ne kadar eli nasırlı suratı sivilce dolu trol varsa sözlükte. anasının evde eldivenle bile sevemediği tiplerin açtığı başlıklara biz burada maruz kalıyoruz çok acı.
devamını gör...
insanın saçını ağartan şeyler
aile sevgisizliği, anlayışsızlığı
milli eğitim sistemi
saygıdeğer ülkemdeki vahşi, can alıcı, üzücü olaylar
narsist kişiler
tek atar. genç yaşta saçta beyazlıklar sebebidir. o beyazlığı yolarsanız daha da artacağı söylenir.
milli eğitim sistemi
saygıdeğer ülkemdeki vahşi, can alıcı, üzücü olaylar
narsist kişiler
tek atar. genç yaşta saçta beyazlıklar sebebidir. o beyazlığı yolarsanız daha da artacağı söylenir.
devamını gör...
sigmund freud
son derece muhafazakar bir toplumsal felsefeyi destekleyen freud, saldırganlığın doğuştan gelen bir içgüdü olduğunu; kişinin uygarlıkla ve kendisiyle olan ilişkisinin en iyi, birbirleriyle rekabet halinde olan (bkz: thanatos) ve (bkz: eros) içgüdüleri ile gerçeklik arasında çatışmayla tanımlanabileceğini ileri sürer. (bkz: civilization and its discontents) kitabında freud toplumsal düzenin ancak saldırgan ölüm içgüdüsünün bastırılması ve kontrol edilmesi yoluyla korunabileceğini iddia eder ve bu görevi otoriter kurumlara yükler. bu uygarlık tanımı haz ve umut verici değildir. uygarlık ilerledikçe saldırgan içgüdülerinin bastırılması gerekecek ve bu da kendi kendime yönelik saldırganlığa ve suçluluk duygularının artmasına yol açacaktır. freud’a göre insanlığın, uygarlığın ilerlemesi karşısında kaçınılmaz olarak ödediği bedel otorite ve suçluluğun artmasıdır. kabul edildiği zaman, bu kültürel bildirimler ütopik devrimci düşüncenin temelini yok eder ( özellikle de anarşizmi). kişinin freud’u izleyerek ulaşabileceği en ileri nokta kendi benliği ( id ) ile toplum arasında mutsuz bir anlaşmadır. otoriter kurumlar saldırganlığı kontrol etmek ve güçlü süperegonun gelişimine kılavuzluk etmek için gereklidir. argümanı temelde yasa ve düzen argümanıdır aslında. bütün polis, yasalar ve geleneksel otoriter çocuk yetiştirme yöntemleri kaldırılırsa sonucun thanatos’un erbaşta kalması ve karşılıklı bir yok etme katliamı olacağını ileri sürer.
(bkz: wilhelm reich) bu duruma güzel bir eleştiri getirir ve freud’un ölüm içgüdüsünü reddeder. kendisi tam tersine zalim, saldırgan karakter özelliklerinin otoriter, cinsel açıdan baskıcı çocuk yetiştirme uygulamalarının sonucu olduğuna inanır. cinsel bastırma, cinsel kaygıya o da genel bir zevk kaygısına ulaşıyordu. (bkz: zevke ulaşamayanlar onu engellemek için elinden gelen her şeyi yaparlar). reich zevki yaşama yetersizliğinin ve saldırgan karakter özelliklerimin her zaman bir arada bulunduğunu iddia eder. öte yandan, zevki yaşama yeterliliği be düşmanca olmayan karakter özellikleri de birbirine bağlıydı. onun zevk anlayışının merkezinde cinsel dürtüler vardı. bu dürtülerin saldırgan içgüdülerle çatışma halinde olduğuna inanan freud’un aksine reich saldırganlığı cinsel dürtülerin bastırılmasının bir ürünü olarak görüyordu( hatta bunu daha önceki bir yazımda da belirtmiştim seviştikten sonra pamuk gibi oluruz demiştim haha! ). 1920’lerde bunun üzerine bir çalışma yapmış ve reich şu sonunda varmıştır “ genital tatmini yaşayabilen bireylerin ılımlısı ve yumuşaklığı dikkat çekicidir; genital tatmini yaşayabilip de sadist karakter özelliklerine sahip olan birini görmedim”. burada çok önemli bir nokta da reich’in ahlak eğitimine karşı çıkmasıdır.
edit : reich okullarda cinsel eğitim ile ilgili çarpıcı bir örnek verir. neden okullarda cinsel hastalıklara özellikle vurgu yapılır ve çocuklar cinsellikten caydırılır?
(bkz: bir tabu olarak seks)
(bkz: wilhelm reich) bu duruma güzel bir eleştiri getirir ve freud’un ölüm içgüdüsünü reddeder. kendisi tam tersine zalim, saldırgan karakter özelliklerinin otoriter, cinsel açıdan baskıcı çocuk yetiştirme uygulamalarının sonucu olduğuna inanır. cinsel bastırma, cinsel kaygıya o da genel bir zevk kaygısına ulaşıyordu. (bkz: zevke ulaşamayanlar onu engellemek için elinden gelen her şeyi yaparlar). reich zevki yaşama yetersizliğinin ve saldırgan karakter özelliklerimin her zaman bir arada bulunduğunu iddia eder. öte yandan, zevki yaşama yeterliliği be düşmanca olmayan karakter özellikleri de birbirine bağlıydı. onun zevk anlayışının merkezinde cinsel dürtüler vardı. bu dürtülerin saldırgan içgüdülerle çatışma halinde olduğuna inanan freud’un aksine reich saldırganlığı cinsel dürtülerin bastırılmasının bir ürünü olarak görüyordu( hatta bunu daha önceki bir yazımda da belirtmiştim seviştikten sonra pamuk gibi oluruz demiştim haha! ). 1920’lerde bunun üzerine bir çalışma yapmış ve reich şu sonunda varmıştır “ genital tatmini yaşayabilen bireylerin ılımlısı ve yumuşaklığı dikkat çekicidir; genital tatmini yaşayabilip de sadist karakter özelliklerine sahip olan birini görmedim”. burada çok önemli bir nokta da reich’in ahlak eğitimine karşı çıkmasıdır.
edit : reich okullarda cinsel eğitim ile ilgili çarpıcı bir örnek verir. neden okullarda cinsel hastalıklara özellikle vurgu yapılır ve çocuklar cinsellikten caydırılır?
(bkz: bir tabu olarak seks)
devamını gör...
konuşurken araya ingilizce kelimeler sıkıştıran insan
uzun süre yurtdışında yaşamış olan insandır o. sürekli farklı bir dile ve aksana maruz kaldığı için gayet normal olan bir durumdur.
ha bide bunun tam tersi grup var. bunlar genelde plazada çalışırlar, günlük aldıkları vitaminlerle ayakta dururlar. zaten farklı bir jargonları vardır, onlara da çok görmemek lazım. *
ha bide bunun tam tersi grup var. bunlar genelde plazada çalışırlar, günlük aldıkları vitaminlerle ayakta dururlar. zaten farklı bir jargonları vardır, onlara da çok görmemek lazım. *
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en sevdiği yazar
(bkz: agatha christie) ben sanırım biraz da o dönemi seviyorum. tereyağlı kızarmış ekmek. insanların birbirine yatılı misafir olması. günümüz çok yalnız ve çok yavan geliyor bana.
devamını gör...
ilginç yemek isimleri
cirdingiş.
devamını gör...