yıldız albümleri
sultan ii. abdülhamid döneminde çekilen fotoğraflardan oluşan, 918 albüm içerisinde 36 bin 585 fotoğrafın yer aldığı, 19. yüzyılın görsel koleksiyonu. albümler geçen sene istanbul üniversitesi tarafından dijital ortama aktarıldı ve herkese açık.
albümlerde sadece osmanlı topraklarından değil, dünyanın farklı yerlerinden çeşitli fotoğraflar bulabilirsiniz. bu albümleri karıştırmak boş zamanlarımda yapmayı sevdiğim aktivitelerden.
karaköy ve beyoğlu (1899)
albümleri incelemek isteyenler için buradan
albümlerde sadece osmanlı topraklarından değil, dünyanın farklı yerlerinden çeşitli fotoğraflar bulabilirsiniz. bu albümleri karıştırmak boş zamanlarımda yapmayı sevdiğim aktivitelerden.
karaköy ve beyoğlu (1899)albümleri incelemek isteyenler için buradan
devamını gör...
deniz gezmiş
deniz gezmiş, yusuf aslan ve hüseyin inan hakkındaki idam kararlarının infazı
“1972’nin 5 mayıs’ını 6 mayıs’a bağlayan gece, deniz gezmiş, yusuf aslan ve hüseyin inan hakkında verilen idam hükmü infaz edildi. deniz gezmiş 11 eylül 1971 günü mamak askeri hapishanesinde, erdal öz’e şu sözleri söylüyordu:
‘asacaklar herhalde. bu, o günkü politik ortama bağlı. faşizm güçlüyse asar. politik mücadele veriyoruz. sınıf mücadelelerinin arttığı dönemlerde yasa masa kalmaz. hukuk ancak dengi durumlarında vardır ve işlerlik kazanır. siyasal iktidar için pek tehlikeli değilsindir, onun da pek gücü yoktur, işte o zaman hukuk vardır…’ (deniz gezmiş anlatıyor, erdal öz, s. 7.)
5 mayıs 1972 gecesi, mamak’tan sessizce çıkarılan üç devrimci, idam hükümleri infaz edilmek üzere ankara merkez kapalı hapishanesine götürülüyorlardı. ankara kapalı hapishanesinde onları son kez görenlerden burhan dodanlı’nın gördükleri: ‘anlaşıldığı kadarıyla cezaevindeki tüm hazırlıklar tamam, açık avlunun sol köşesine darağacı kurulmuş. bazı görevliler son kontrolleri yapmakla meşgulken, saat yarıma doğru, cezaevinin önünde duran vasıtalarla hükümlüler getiriliyor.
önce deniz gezmiş’i görüyoruz. arabadan indikten sonra, elleri arkasından bağlı vaziyette etrafına bakıyor. sanki birilerini görmek ister gibi bir hali var. fakat karanlıkta bir şey görmediği gibi, vakit de olmalığından onu hemen içeri alıyorlar. gezmiş’i, yusuf aslan ve hüseyin inan izliyor. onlar da demir kapının öte yüzüne alınıyorlar. böyleci üç hükümlünün bu dünyayla ilişkileri ebediyen bitmiş oluyor…’ (darağacı, burhan dodanlı, s. 340-341.)
üç devrimcinin idam edilmelerine avukatlarından ikisi tanıklık etmiştir: halit çelenk ve mükerrem erdoğan. onların tanıklıkları, o gece ankara merkez kapalı hapishanesinde yaşananların öğrenilmesinde önemli bir kaynak olmuştur.
üçü de geleneksel devrimci tavra uygun olarak sehpaya çıkmışlar, inançlarına bağlılıklarını ve amaçlarını ifade eden sözler haykırarak son nefeslerini vermişlerdir. türkiye sosyalist hareketinin ilk idam edilenleri bu üç devrimcidir...
“1972’nin 5 mayıs’ını 6 mayıs’a bağlayan gece, deniz gezmiş, yusuf aslan ve hüseyin inan hakkında verilen idam hükmü infaz edildi. deniz gezmiş 11 eylül 1971 günü mamak askeri hapishanesinde, erdal öz’e şu sözleri söylüyordu:
‘asacaklar herhalde. bu, o günkü politik ortama bağlı. faşizm güçlüyse asar. politik mücadele veriyoruz. sınıf mücadelelerinin arttığı dönemlerde yasa masa kalmaz. hukuk ancak dengi durumlarında vardır ve işlerlik kazanır. siyasal iktidar için pek tehlikeli değilsindir, onun da pek gücü yoktur, işte o zaman hukuk vardır…’ (deniz gezmiş anlatıyor, erdal öz, s. 7.)
5 mayıs 1972 gecesi, mamak’tan sessizce çıkarılan üç devrimci, idam hükümleri infaz edilmek üzere ankara merkez kapalı hapishanesine götürülüyorlardı. ankara kapalı hapishanesinde onları son kez görenlerden burhan dodanlı’nın gördükleri: ‘anlaşıldığı kadarıyla cezaevindeki tüm hazırlıklar tamam, açık avlunun sol köşesine darağacı kurulmuş. bazı görevliler son kontrolleri yapmakla meşgulken, saat yarıma doğru, cezaevinin önünde duran vasıtalarla hükümlüler getiriliyor.
önce deniz gezmiş’i görüyoruz. arabadan indikten sonra, elleri arkasından bağlı vaziyette etrafına bakıyor. sanki birilerini görmek ister gibi bir hali var. fakat karanlıkta bir şey görmediği gibi, vakit de olmalığından onu hemen içeri alıyorlar. gezmiş’i, yusuf aslan ve hüseyin inan izliyor. onlar da demir kapının öte yüzüne alınıyorlar. böyleci üç hükümlünün bu dünyayla ilişkileri ebediyen bitmiş oluyor…’ (darağacı, burhan dodanlı, s. 340-341.)
üç devrimcinin idam edilmelerine avukatlarından ikisi tanıklık etmiştir: halit çelenk ve mükerrem erdoğan. onların tanıklıkları, o gece ankara merkez kapalı hapishanesinde yaşananların öğrenilmesinde önemli bir kaynak olmuştur.
üçü de geleneksel devrimci tavra uygun olarak sehpaya çıkmışlar, inançlarına bağlılıklarını ve amaçlarını ifade eden sözler haykırarak son nefeslerini vermişlerdir. türkiye sosyalist hareketinin ilk idam edilenleri bu üç devrimcidir...
devamını gör...
çivi
türkçe rap içinde dinlediğim tek şarkı. bazen de (bkz: neyim var ki)dinlerim.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
(bkz: reading zindanı baladı)
oysa herkes öldürür sevdiğini,
bunu böyle bilin,
kimi hazin bir bakışla öldürür,
kimi latif bir sözle,
korkaklar öperek öldürür,
yürekliler kılıç darbeleriyle!
kimi gençken öldürür sevdiğini,
kimi ihtiyarken;
kimi şehvetli ellerle boğar,
kimi sevdiğini altına boğar:
merhametlisi bıçağını savurur,
çünkü böyle ölen çabuk soğur.
kimi az sever, kimi çok,
kimi alır, kimi satar;
kimi öldürürken gözyaşı döker de,
kimi gözünü bile kırpmaz:
çünkü herkes öldürür sevdiğini,
ama herkes öldürdü diye ölmez.
(bkz: oscar wilde)
oysa herkes öldürür sevdiğini,
bunu böyle bilin,
kimi hazin bir bakışla öldürür,
kimi latif bir sözle,
korkaklar öperek öldürür,
yürekliler kılıç darbeleriyle!
kimi gençken öldürür sevdiğini,
kimi ihtiyarken;
kimi şehvetli ellerle boğar,
kimi sevdiğini altına boğar:
merhametlisi bıçağını savurur,
çünkü böyle ölen çabuk soğur.
kimi az sever, kimi çok,
kimi alır, kimi satar;
kimi öldürürken gözyaşı döker de,
kimi gözünü bile kırpmaz:
çünkü herkes öldürür sevdiğini,
ama herkes öldürdü diye ölmez.
(bkz: oscar wilde)
devamını gör...
sandalye kapmaca
çocukluğumda çok severek oynadığım oyunlardan biriydi.
sakin olanın kazanacağı bir oyundur.
sakin olanın kazanacağı bir oyundur.
devamını gör...
pakistan'da tecavüzcülerin hadım edilmesine yönelik kanun teklifinin onaylanması
adalet sisteminin dogru duzgun islemedigi ulkelerde olmamasi gereken kanundur.
devamını gör...
öldürmeyip süründüren şeyler
normalden fazlasıyla erken yirmilik diş çıkartmaya başladım, şu an beni öldürmeyen ama süründüren şey işte bu diş ağrısı...
devamını gör...
saçma sapan iltifatlar
iltifat edeceğim derken kaş göz yaranların sözleridir.
birine hiç sen büyük bir avm'de organik ürünler satan küçük dükkan gibisin denir mi?
birine hiç sen büyük bir avm'de organik ürünler satan küçük dükkan gibisin denir mi?
devamını gör...
kahvaltı yapmamak
benim için mümkünatı olmayan eylemdir.
kahve içmeden ayılamam tarikatı var ya, ben ona değil ama kahvaltı yapmadan ayılamam tarikatına üyeyim.
kahve içmeden ayılamam tarikatı var ya, ben ona değil ama kahvaltı yapmadan ayılamam tarikatına üyeyim.
devamını gör...
ülkede herkesin mühendis olması
toplum mühendisi herkes
devamını gör...
her işi son güne bırakmak
her seferinde yedigim halttır. bir türlü düzeltemedim. ilginç olan her seferinde de işi yetiştiriyor olmak. bir yandan yaratıcılığı arttırdığını da düşünmekteyim.
devamını gör...
hevesi kırılmak
çok pis bişi, izi bazen o kadar uzun süre üzerinizde kalıyor ki, salt hevesinizin kırıldığı konuda değil hiç bir konuda parmak oynatma isteğiniz kalmıyor.
öylece durup bakıyorsunuz.
öylece durup bakıyorsunuz.
devamını gör...
turgut uyar şiirleri
"aşkım da değişebilir gerçeklerim de,
pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
yan gelmişim diz boyu sulara
hepinize iyi niyetle gülümsüyorum.
hiçbirinizle dövüşemem
siz ne derseniz deyin,
benim bir gizli bildiğim var.
sizin alınız al inandım,
sizin morunuz mor inandım,
ben tam dünyaya göre
ben tam kendime göre
ama sizin adınız ne?
benim dengemi bozmayınız. "
pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
yan gelmişim diz boyu sulara
hepinize iyi niyetle gülümsüyorum.
hiçbirinizle dövüşemem
siz ne derseniz deyin,
benim bir gizli bildiğim var.
sizin alınız al inandım,
sizin morunuz mor inandım,
ben tam dünyaya göre
ben tam kendime göre
ama sizin adınız ne?
benim dengemi bozmayınız. "
devamını gör...
nikolay gavriloviç çernişevski
benim için çok kıymetli bir yazardır çernışevskiy. ilk gençliğimde okumuştum önce nasıl yapmalı'yı. etkilemişti ama çok iz kalmamıştı zihnimde.
derken hayat akıyordu, biz bir şeyler yapıyorduk, bir şeyler düşünüyor, kuruyorduk. aradan uzun zaman geçti, belki bir on sene, emin değilim. bir gün tekrar aldım elime kitabı. kapakta yine veroçka'nın düşünceli yüzü vardı sanıyorum. sonra, sayfaları geçtikçe hayrete düşmeye başladım. bunlar benim cümlelerimdi sanki. aradan geçen sürede kendi aklımda türettiğimi, var ettiğimi sandığım pek çok şeyi aslında önce bu kitapta hissetmiş, pek çoğunda bu kitaptan esinlenmiştim, şimdi onu anlıyordum. aklıma kazınmıştı, çünkü çok sahiciydi. yaşam yolumdaki sorularıma gerçek yanıtlar verebilmişti. üstelik bunları bir öğreti gibi tepeden sunmadan.
sonradan düşündüm de, kitabı tekrar elime almam dahi rastlantı değildi. ben aslında tekrar özümü arıyordum, yollar ona çıkıyordu, ben bileyim bilmeyeyim.
dünyaya benzer bir pencereden bakıyorsanız, işte böyle fark ettirmeden yüreğinize girebilen yazardır çernışevskıy. üstün insan olduğu için değil, en temeldeki öze, en dürüst ve hesapsız şekilde bakabildiği için becerir bunu. bana yaşamın sadece özünü verin, boşlukları bırakın ben doldurayım.
derken hayat akıyordu, biz bir şeyler yapıyorduk, bir şeyler düşünüyor, kuruyorduk. aradan uzun zaman geçti, belki bir on sene, emin değilim. bir gün tekrar aldım elime kitabı. kapakta yine veroçka'nın düşünceli yüzü vardı sanıyorum. sonra, sayfaları geçtikçe hayrete düşmeye başladım. bunlar benim cümlelerimdi sanki. aradan geçen sürede kendi aklımda türettiğimi, var ettiğimi sandığım pek çok şeyi aslında önce bu kitapta hissetmiş, pek çoğunda bu kitaptan esinlenmiştim, şimdi onu anlıyordum. aklıma kazınmıştı, çünkü çok sahiciydi. yaşam yolumdaki sorularıma gerçek yanıtlar verebilmişti. üstelik bunları bir öğreti gibi tepeden sunmadan.
sonradan düşündüm de, kitabı tekrar elime almam dahi rastlantı değildi. ben aslında tekrar özümü arıyordum, yollar ona çıkıyordu, ben bileyim bilmeyeyim.
dünyaya benzer bir pencereden bakıyorsanız, işte böyle fark ettirmeden yüreğinize girebilen yazardır çernışevskıy. üstün insan olduğu için değil, en temeldeki öze, en dürüst ve hesapsız şekilde bakabildiği için becerir bunu. bana yaşamın sadece özünü verin, boşlukları bırakın ben doldurayım.
devamını gör...
mini etek
o değil de sabah 09.48 de bu başlığa sebep olan neydi merak ettim.
devamını gör...
wikipedia
bir kullanıcı hesabı olanın tanım girebildiği, çok güvenilir olmayan site.
türkçe kaynak olarak son derece yetersiz olduğunu da söylemeden geçmeyeyim.
edit: türkçe kaynak derken vikipedi versiyonunu kastediyorum elbette.
türkçe kaynak olarak son derece yetersiz olduğunu da söylemeden geçmeyeyim.
edit: türkçe kaynak derken vikipedi versiyonunu kastediyorum elbette.
devamını gör...
en sevdiğiniz hukuk terimi
tabii ki işbu 'dur. işbu entry'de görüldüğü gibi kullanımı sadece hukuki alanla sınırlı kalmaz ve kullanılan cümleye istisnasız +9 resmiyet katar.
devamını gör...
türkçenin katledilmesi
"türkçenin" kelimesinin kesme işareti ile ayrılmadığını bilmeyen kişinin isyanıdır.
devamını gör...

