maskeyi çıkardığım anlar.
devamını gör...

bu yüzyıllardır insanların cevap aradığı bir sorudur.
her insana göre değişiklik gösterir.
ben öğrenmek için yazıyorum
düşünmek için yazıyorum
sanırım yaşar kemal diyordu “yazar yazdığından fazlasını bilmeli”
bence durum tamamen böyle olmalı bir yazı ele alacaksanız mutlaka ama mutlaka onun hakkında bilgilenmeniz öğrenmeniz araştırma yapmanız gerekiyor bu çok faydalı bir şey.
ama kendiniz için bir yazı ele alacaksanız düşünmek için yazarsınız rahatlamak ve düşünmek için.
bazen insanın kendine itiraf edemeyeceği şeyler vardır kimseye söyleyemeyeceği şeyler insan bunları yazarak kabullenmeye düşünmeye çalışır.
yazmak son derece basit ama son derece zor bir meseledir.
toplumda bazı yazarlar vardır bunları hisseder bilirsiniz edebiyat yaparlar (olumsuz bir anlamda)
lan kes edebiyat yapma dersiniz içinizden.
bazı yazarlar ise edebiyat yapmadan edebiyat yaparlar bu çok önemli ve değerlidir.
biraz uzun bir yazı oldu ama bu sorunun cevabı herkese göre değişecektir ve değişmelidir.
devamını gör...

okurken ta o zamanlarda bile* avrupa insanı üzerindeki antik yunan esintilerinin bu denli fazla olduğunu görünce çok şaşırmıştım. ayrıca fransız ihtilali'ne henüz iki yüzyıl varken demokrasi fikrinin bu denli gelişebildiğine de. bu bağlamda "ya bu avrupa insanı düşünsel devrimini nasıl gerçekleştirdi kardeşim?" diye soran herkesin muhakkak okuması gereken kitaplardan.
devamını gör...

temellerini 1916 yılında irlanda'nın büyük kısmını britanya yönetiminden çıkaracak olan olayları başlatan irish volunteer army'den alan ayrılıkçı hareket. o yıllarda irlanda cumhuriyetçileri büyük bir kitle olmasalar da yaklaşık 3000 kişilik gönüllü birliğiyle easter rising olarak anılan ayaklanmada dublin'i ele geçirmeyi başarırlar, şehrin geri alınması sırasında britanya kuvvetlerinin sivil-ayrılıkçı ayırt etmeden tüm şehri ateş altına alması, tutuklamalar, infazlar ve cumhuriyetçilerin teslim olmasının ardından liderlerinin idam edilmesi (bkz: leaders of sixteen) ayaklanmaya katılmayan irlanda'lıların tepkisini çeker.

1917 yılında sinn fein'de örgütlenen cumhuriyetçiler partinin hedefinin irlanda'nın bağımsızlığı olduğunu ilan ederler. ardından partinin liderleri tutuklanır. bu olaylara tepki olarak halkın ve işçi partisinin desteğini alan sinn fein 1918 britanya genel seçimlerinde büyük başarı elde eder. ancak sinn fein vekilleri westminster'a gitmeyi reddeder ve dublin'de irlanda parlamentosunu kurarak bağımsızlık ilan ederler.

bağımsızlık ilanından sonra irlanda'daki bütün britanya kuvvetleri işgalci kabul edilir ve bu kuvvetlere bağlı birlikler ve onlar için çalışan irlandalılar sistematik olarak saldırıya uğrar. michael collins'in emriyle irish volunteer army üyerlerine yaptırılan suikastler parti içerisinde rahatsızlığa sebep olur ve bu birlikler tekrar organize edilerek irish republican army ismini alır.

1919 yılında bağımsız irlanda parlamentosu yasaklanır ve irlanda'yı kontrol altına alabilmek için winston churchill'in oluşturduğu birinci dünya savaşı gazilerinden oluşan deneyimli birlikler ada'da konumlandırılır (bkz: black and tans). 1921 yılına kadar ira'in izlediği gerilla taktiklerinin başarılı olması, britanya kuvvetlerine ve egemenliğine karşı boykot başlatılması ( ticaretin durdurulması, asker ve malzeme taşımanın reddedilmesi, özellikle britanya'ya bağlı devlet kurumları yerine irlanda parlamentosundan arda kalan yerel yönetimlere ait mahkemelerin kurulması (bkz: dail courts) gerginliği arttırır. son olarak collins'in 13 ingiliz ajananını (bkz: cairo gang) bir gün içerisinde öldürtmesiyle, britanya'ya bağlı askerler croke park'taki futbol maçını basarak etrafa rastgele ateş ederler ve 14 kişiyi öldürürler (bkz: bloody sunday.)

katliamın ardından irlanda'da sıkı yönetim ilan edilir. londra'da hazırlanan yasa ile irlanda protestanların yoğun olduğu kuzey'de belfast'ta ve katoliklerin yoğun olduğu güney için ise dublin'de olmak üzere britanya'ya bağlı 2 yerel meclis kurulmasına izin verir. ancak cumhuriyetçiler bu yasadan memnun olmaz ve ira yeni bir ayaklanma başlatır ((gbkz: the wind that shakes the barley) isimli filme konu olan olaylar bu noktadan sonra başlar). olayların kontrolden çıkmaya başlaması üzerine britanya barış ister ve michael collins'in de içerisinde bulunduğu heyet anglo-irish treaty'i imzalar. antlaşmaya göre adada imparatorluğa bağlı özgür irlanda devleti (bkz: dominyon) kurulurken kuzey irlandanın bu devletin bir parçası olmayacağı kabul edilir.

antlaşmanın ihanet olduğunu düşünen bir kısım ira ve sinn fein üyesi karşı çıkarlar ancak antlaşma mecliste ufak bir farkla kabul edilir. antlaşmadan yana olan ira üyeleri irish national army (ina) olarak resmi üniforma giyerlerken karşı olanlar ira ismiyle mücadeleye devam etme kararı alır. britanya kuvvetlerinin çekildikleri bölgelerde ina ve ira kuvvetleri silah ve mevzileri kimin alacağına dair çekişmeye başlarlar.

antlaşmaya karşı olan sinn fein ve ira'nın önde gelen isimlerinden eamon de valera ülkeyi gezerek halkı antlaşmayı reddetmeye çağırır ;

"ıf they accepted the treaty, and if the volunteers of the future tried to complete the work the volunteers of the last four years had been attempting, they would have to complete it, not over the bodies of foreign soldiers, but over the dead bodies of their own countrymen. they would have to wade through ırish blood, through the blood of the soldiers of the ırish government and through, perhaps, the blood of some of the members of the government in order to get ırish freedom"

"antlaşmayı kabul ederlerse ve geleceğin gönüllüleri, son dört yılın gönüllülerinin yapmaya çalıştıkları işi tamamlamaya çalışırlarsa, bunu yabancı askerlerin bedenleri üzerinden değil, kendi vatandaşlarının bedenleri üzerinden yapmalı. irlandanın özgürlüğünü elde etmek için irlandalı kanının, irlanda hükümet askerlerinin kanın ve belkide bazı hükümet üyelerinin kanın üzerinden geçmeleri gerekecek."

1922' de antlaşmaya karşı olan ira üyeleri ülkenin çeşitli şehirlerini ve hükümet binalarını işgal ederek britanya'yı antlaşmayı bozmaları için tahrik etmeye çalışırlar. aynı yıl yapılan seçimlerde halkın büyük çoğunluğu antlaşmadan yana tavır alır ve de valera destek kaybederken michael collins mecliste daha fazla güç kazanır. ira'nın tahriklerinden rahatsız olan britanya collins'e problemleri çözememesi halinde adayı tekrar işgal edebileceklerine dair bir ultimatom verir. bunun üzerine collins dublin'de ira tarafından işgal edilen yüksek mahkeme binasını top atışına tutar ve iç savaşı başlatır.

hükümet güçleri kısa süre içerisinde dublin'i kontrol altına alırlar ancak ülkenin genelinde büyük bir direnişle karşılaşırlar. ira militanları sayıca fazladır ve savaş konusunda deneyimlidirler, hükümet güçleri ise britanya'dan aldıkları ağır silahlara sahiptir ancak büyük kısmı acemi askerlerden oluşmaktadır. konvansiyonel savaşı kaybetmeye başlayan ira açıktan savaşmayı bırakarak tekrar gerilla taktiklerine geri döner. köşeye sıkışan ira'nın ateşkesi kabul edeceğini düşünen collins görüşmelere gitmek üzere yola çıktığında pusuya düşürülerek öldürülür. collins'in ölümü çatışmaları şiddetlendirir ve ülkede sıkı yönetim ilan edilir, meclisten geçen yasayla ordu artık vatandaşları askeri mahkemeye çıkartıp idam edebilme yetkisine sahiptir. bunun üzerine ira yasanın lehine oy veren vekillere karşı suikastlar düzenlemeye başlar.

1923'e gelindiğinde ingiliz asıllı irlanda vatandaşlarına, hükümet çalışanlarına ve onların mal varlıklarına ira'nın saldırıları devam etmektedir. hükümet kuvvetleri ise ira üyelerini tutuklamak yerine yakaladıkları yerde infaz etmeye başlamıştır. terör taktikleri ve savaştan bıkan halkın ira'ya desteği gün geçtikçe azalmaya başlar. koyu katolik olan irlanda'da kilise bilinen ira üyelerinin cenazelerini kaldırmayı reddeder. ira'nın o dönem lideri olan liam lynch'in öldürülmesinin ardından seçilen yeni lider frank aiken ise militanlara silah bırakma emri verir ve yenilgi kabul edilir. bu sırada seçimlerde aşırı sağcı olan cumann na ngaedheal isimli antlaşma yanlısı milliyetçi parti birinci olarak çıkmış ve hükümet kurmuştur. iç savaşın bitmesiyle birlikte ira üyeleri büyük ölçüde tutuklanmıştır ve çoğu 1924 yılına tahliye edilir.

savaş sonrası serbest bırakılan ira üyeleri sağcı hükümet karşısında komünizm ve sosyalizme yönelmiştir, bu dönemde sovyetler birliğinden ideolojik ve maddi destek almışlar karşılığında bu ülke için irlanda ve britanya'da müttefiklere karşı casusluk faaliyeti gerçekleştirmiştir. 1926 yılına gelindiğinde de valera tarafından antlaşma karşıtı fianna fail partisi kurulur. 1932 yılında fianna fail iktidara gelir ve ilk yıllarında ira'ya karşı yumuşak bir tutum sergiler. bu dönemlerde büyük buhran'ın etkisiyle ira halk arasında tekrar popüler hale gelir ve üye sayıları hızla artar. 1935 yılında ira, hükümetin hala britanya'ya karşı tam bağımsızlık için yeterli mücadeleyi göstermediğine inanarak çeşitli eylemlere girişir. bankya soygunları ve işlenen cinayetler üzerine 1936 yılında de valera örgütü yasadışı ilan eder. 1937 yılında de valera hazırladığı yeni anayasa ve takip eden referandumla özgür irlanda devletine son vererek irlanda cumhuriyeti'ni kurar. ira, bağımsız cumhuriyetin ira'nın silahlı mücadelesi yerine siyasi arenada kazanılmasıyla halkın desteğini tekrar kaybeder.

cumhuriyetin kurulmasından sonra örgüt üyeleri dikkatlerini katolik azınlığın ezildiği britanya yönetimindeki kuzey irlanda'ya çevirir. 1939 yılında britanya'ya savaş ilan ederek bu ülkeye karşı büyük bir bombalama eylemi başlatır. ikinci dünya savaşı'nın başlamasıyla nazi almanyası adına britanya'da birçok sabotaj eylemi gerçekleştirirler. beklentileri nazilerin desteği ile kuzey irlanda'nın britanya yönetimininden kopartılmasıdır ancak savaşı almanların kaybetmesiyle birlikte bu plan suya düşer.

1950'li yıllara gelindiğinde kuzey irlanda'da tekrar gerilla eylemlerine başlarlar ancak başarılı olamazlar. 1960 yıllarda marksizimin etkisi altınadaki örgüt içerisinde iki grup oluşur, marksist ideolojiye inanan üyeler kuzey irlanda için çözümün siyasi olabileceğine inanırken diğer grup bunun sadece silahlı mücadele ile yapılabileceğini savunur. zaman içerisinde örgüt içerisindeki bu ayrılık derinleşir ve 1969 yılında marksist offical irish republican army ve provisional irish republican army olmak üzere ikiye ayrılır.
devamını gör...

buradaki bazı yazarların birkaç entrysi bile bu kitaptan daha çok şey katar size.
devamını gör...

kimin kulağını kesiyoruz?
devamını gör...

green lake’ten 3 foto


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir zamanlar ben de aralarındaydım. ne olursa olsun kötü söylemek olmaz.
sonuçta hepsi gönüllülük esasıyla bu görevi icra ediyor.
takdir etmek lazım.
devamını gör...

ben sana niye bu kadar resmi yazıyosun diyo muyum alla alla ya...
t: çok keyifli olan bir yazma stili.
devamını gör...

seneler önce köylünün biri tarlasını sürerken parlak bir taş bulup eşeğinin boynuna takar. eve dönünce eşi taşı beğenir ve “bu taş evimizde dursun, gelen komşular çatlasın” der.
muhtar ve karısı köylünün evine misafirliğe gelince muhtarın karısı parlak taşı görür. çok beğenip “bu taş köyümüzün simgesi olsun, muhtarlıkta dursun” deyip bir koyun karşılığında taşı alır.
köylü sevinir. “bir taş karşılığında bir koyun aldım”.

parlak taş bir müddet muhtarlıkta durur. ilçe esnafından biri muhtarlığa gelince “bu taş başkente yakışır, al sana 10.000 tl, köyünün ihtiyaçlarını karşıla” der.
muhtar kıs kıs güler “bir koyuna almıştım, iyi okuttum taşı”.

kendini uyanık sanan esnaf, partisinin ilçe teşkilatından birisine gösterir taşı. “hem kaçak inşaatıma ses çıkarmazlar, hem de bizim oğlanı işe alırlar, hem de üste para verirler” der içinden.
parti üyesi 15.000 tl’ye alır o parlak taşı. bakanın birine hediye edip göze girmek ister.
ne var ki bakan istifa eder. keyif çayının yanında çokomel olmayınca partide dengeler değişir.

parti üyesi gider bir kuyumcuya. kuyumcu çırağı bakar parlak taşa. 20.000 tl’ye anlaşırlar.
yarım saat sonra genç bir kadın ile yaşlı bir amca gelir kuyumcuya.
”aşkitom çok beğendim bu taşı, iyi parlıyor, ne acaba, alsana deyince” yaşlı adam alır taşı 40.000 tl’ye.
kuyumcu çırağı memnun, “ustam olsa gurur duyardı benimle” diye sevinir.

yaşlı amca 80 yaşında olduğu için mavi haplar alır, haliyle kalp krizinden vefat eder.
genç kadın da ünlü bir kuyumcuya gidip taşı satıp, 60.000 tl’yi cebe indirir.
“bana aptal sarışın dediler. gerçi saçlarım sarı boya ama 40.000 tl’ye alıp 60.000 tl’ye sattım. bir de hem güzel hem akıllı olunmaz derlerdi” diye güler.

parlak taş olan 145,44 karatlık elmas el değiştirmeye devam eder ve en son 1.000.000 dolara bir prenses tarafından satın alınır.
köylü, muhtar, esnaf, kuyumcu çırağı, genç kadın, yaşlı adam sarraf olmadıkları için o parlak taşın gerçek değerinden haberleri yoktur. o vakitler internet de yoktur.*
"bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bilen anlar ve onun değeri bilenin yanında o şey kıymetlidir.

susuzluk çeken ülkelerdeki insanlar bir damla suyun kıymetini bilir.
ramazan’da iftar sofrasında bir zeytin bile o kadar kıymetlidir ki.
senin ırkın, dinin, milliyetin, cinsiyetin, maddi durumun kimine göre çok şey fark eder, kimine göre ise hiçbir şey.
hayatın çevrendeki insanlara göre değer kazanır hikayedeki parlak taş gibi.
çevrendeki insanları akıllıca seçersen o insanların seni paha biçilmez göreceğine emin olursun.

“insan, en çok vakit geçirdiği 5 kişinin ortalamasıdır” der jim rohn.
benzer hedeflerin olduğu kişilerle bir aradaysan, başarın da katlanır.
kimi ay’a gideceğiz diye sevinir. kimi de ay’a bu uzay bütçesi ile nasıl gideceğiz diye düşünür.
bbc’nin haberine göre türkiye uzay ajansı'na ayrılan bütçe 38 milyon tl.
rusya, soyuz roketleriyle bir astronotu uluslararası uzay istasyonu'na göndermek için 80 milyon doların üzerinde ücret talep ediyor. kaynak

haberi okuduktan sonra konfüçyüs’e kulak vermek gerekir. “bildiğini bilenin arkasından gidiniz, bildiğini bilmeyeni uyarınız, bilmediğini bilene öğretiniz, bilmediğini bilmeyenden kaçınınız”.

aşkı bilenler ve ona değer verenler ile aşk güzeldir.

devamını gör...

günaydın sözlük. herkese fotograftaki arkadaş kadar dertsiz, tasasız ve gamsız bir gün dilerim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

farklı ve kafiyeli bir versiyonu

"söylersen sırrını bir ferde sen,
dinle artık ummadık dillerde sen."

olan ve ağzı sıkı biri olunması gerektiğini hatırlatan söz.
devamını gör...

kapı kapamayın diyor bizimkiler. soyunmuyak mı?
devamını gör...

rengi güzel değil. mavi istiyorum ya en sevdiğim renk.. yoldaşşşş yap bi güzellik şu yazar kardeşine. mavini bize ver kendine yeşili al. kaç karmaysa vericem.
devamını gör...

türkiye’nin beşinci nesil uydusunun başarıyla uzaya fırlatılması hadisesi. uzay çağına abd üzerinden de olsa giriş yaparak katkı sağlamaya başladık.

boş işler uzmanı olmak yerine az biraz bilim peşinde koşsak bazı şeyleri kendi başımıza da yapar, hatta öncü olurduk.

türkiye'nin yeni uydusu türksat 5a, türkiye saatiyle 05.15'de abd'nin florida eyaletinde bulunan cape canaveral üssü'nden başarıyla fırlatıldı. ulaştırma ve altyapı bakanı adil karaismailoğlu, "türksat 5a uydusundan ilk sinyal alındı" dedi. karaismailoğlu, türksat 5b uydusunun ise haziran ayında fırlatılmasının planlandığını bildirdi.

buradan
devamını gör...

(bkz: portakal atmak)
devamını gör...

kadın yazarları oylayanlar erkekler. takip edenler kim? erkekler.bu durumdan mızmızlanan kim? erkekler. başka sorum yok hakim bey.
devamını gör...

ya olaylar olabilir, sonra ortalık durulabilir, sonra tekrar karışabilir falan.

ama merak ediyorum, nottingham'ın içinden misiniz acaba?*

bu kadar takılmayın sevgili yazar kardeşlerim, hepimiz birbirimizi iyi kötü biliyoruz zaten.

sofraya tuz koymadı diye karısına bağıran adam, gelip burada duyar kasabiliyor yani. o yüzden pek takılmayın derim.
devamını gör...

sözlükte bulunması gerektiğini düşündüğüm numaralardır. malum, filmlerde gavurlar ne olursa olsun 911'i arıyorlar. bizde ise durum biraz karışık.

110 : itfaiye
114 : zehir danışma
153 : zabıta
155 : polis
156 : jandarma
158 : sahil güvenlik
177 : orman yangını ihbar
183 : çocuğa, aileye şiddet
185 : su ihbar
186 : elektrik ihbar
187 : gaz ihbar

not: 112'yi yazmamışım iyi mi! acil çağrı numarası.

gereksiz bir de not. ekran kilidini açmadan 112 acil çağrı numarasını direkt arayabilirsiniz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim