arkadaşlarıma hediye ettiğim kitapların çoğunun yazarı olan kişi. çok popüler olması gibi bir durumdan muzdarip olsak da severek okuyoruz. aslında popüler olmasında bir parça benim de payım mevcut. niye herkese hediye edip yayılmasını sağlıyorsam. ama sevdiğimiz şeyleri paylaşmak güzeldir. yani güzeldi bir zamanlar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1.7 trilyon dolarlık değeri ile türkiye ekonomisinden yaklaşık 2.4 kat daha değerlidir.
devamını gör...

gayet normaldir, yılda birkaç gün veya hafta süren bir doğa olayında insanlar mutlu olur ve anın tadını çıkarmak ister. kaldı ki şu an insanların en çok ihtiyacı olan şey de doğadır, doğayla bütünleşmektir. anı yaşamak yerine başkalarının mutluluğundan mutsuzluk sebebi çıkarmak da ne bileyim.
devamını gör...

bununla alakalı instagram hesabımda attığım bir hikayeye eski bir arkadaşım "her şeyin mizahı yapılır." diye yanıt verdi fakat her şeyin mizahı yapılmaz.böyle şeylerin yani insanları tetikleyen şeylerin asla yapılmaz.buna gülüp (hem de türkiye gibi bir ülkede) "mizaj" diyen herkesin ciddi bir psikolojik yardım alması gerektiğini düşünüyorum.
devamını gör...

24 ağustos pazartesi , saat 00.03:
"binlerce kez yapıldığından otomatikleşmiş bir hareketle elindeki sigarayı kül tablasına bastı kadın..."

yok öykü böyle başlamamalıydı. o son sigarananın yakılması-içilmesi-vedası anlatılmalıydı ki hakkı verilmeliydi.

" artık vücudundaki kırgınlığa dayanamıyordu kadın. huzurla nefes alabildiği zaman dilimi haftada dört gün spor yaptığı anlardan ibaretti. üstelik yaşlı insanlar gibi çabucak yoruluyor, kanepede uzun saatler geçirmek zorunda kalıyor, bu durumdan rahatsız olduğu için de huzursuz bir ruh haline bürünüyordu.
artık yeter deyip doktora gittiği gün, yeni bir doktor ile karşılaştı. tüm tetkiklerden sonra uzun uzun anlattı; sebepleri, etkileri, uzak durulması gerekenleri. başını sallayarak dinliyor, iyi olmak için sorularla konuşmayı daha anlaşılır kılmak için uğraşıyordu kadın. doktor anlattı, kadın dinledi. en son doktor dedi ki 'yalnız ameliyatını yapmadan bir ay önce sigarayı bırakmalı ve tekrarlamaması için de bir daha içmemelisin! ' düşüneceğim diyerek ayrıldı kadın.
düşündü de. neydi ki sigaranın hayatındaki yeri. sabahı karşılamanın yoluydu kahveyle beraber. ev işlerinin arasındaki soluklanma anıydı. minik balkonunda öykülerini karalarken düşünme anıydı. dostlarınla tokuşturduğu kadehlerin arkadaşıydı. moralini bozan bir konuşmaya es vermek için kaçma anıydı. kaçış ya da keyifti. hatta keyifli geçirilmiş anların kutlamasıydı.
düşündü. düşündü. çok zor, dedi.
aradan iki ay geçti. bu iki ayda canı sigara istediğinde sonra, dedi. kahveden henüz iki yudum almışken biten sigaranın ikincisini yakmadı. keyif aldığı şeyleri yapmaya devam etti ama sigara ile taçlandırmayı bıraktı. artık tamam, dedi.
ameliyat öncesi son gecesinde saate baktı. tam olarak on ikiye on kala kendine koyu bir americano yaptı. müziğini açtı. bir sigara yaktı. hızlıca çekti içine. saate göz attı, bardaktaki yarım kahveye baktı. bir tane daha, dedi. bir sigara daha yaktı. keyfini çıkara çıkara çekti içine zehri. ve son kez - binlerce kez yapıldığından otomatikleşmiş bir hareketle- elindeki sigarayı kül tablasına bastı kadın..."
devamını gör...

günaydın normal sözlüğümün anormal olduğunu kabullenen ve kabullenmeyen ve normal olan yazarları. geldik eylülün ortalarında deri ceket mi, kot ceket mi, sadece atlet üstü gömlek mi giysek diye düşündüğümüz, en sonunda seçenekleri hunharca odanın tek sandelyesine/koltuğuna atıp, kalın bi bluzde karar kıldığımız günlere. hava hem sıcak hem de esiyor bugün. pazartesi de olmasaymış mis gibim bir gün olabilirdi.

yine de günü güzel değerlendirip, pozitife çevirmenin bizim elimizde olduğunu unutmayalım. hastalara şifa, çalışanlara daha çok para, öğrencilere daha çok mola ve merhametsiz insanlara da vefa diliyorum.

hepimiz için güzel bi' gün olsun.
devamını gör...

insanlar mutlu olsun diye saatlerce beĝeni yaptıĝımı bilirim.
sonra bunun adı şu oluyor, karmasını yükseltmek için , geri dönüş yapılsın diye beĝeniyor.... yok efendim. puan falan umrumda deĝil. ne tanınmak için ne sevilmek için, ne puan için... yalnızca sevdiĝim için, insanlar mutlu olsun diye beğenirim. okurum. öyle yazarlar varsa da , üzücü.
devamını gör...

bir dönem roma imparatorluğu tarafından kullanılan (bkz: krallık) yönetiminde en üst tabakada yer alan insanların oluşturduğu sınıftır.

bu sınıfın oy kullanma hakkı vardır.

kaynak: tarih notlarım.
devamını gör...

rengini fark edemeyeceğim kadar az yanıyor.
devamını gör...

hindistan'a tam 17 sefer düzenleyerek hindistan'da islamiyetin yayılmasını ve hindistandaki (bkz: kast sistemi)nin çözülmesini sağlamış olan gazne imparatorudur*.

ayrıca (bkz: sultan) unvanını kullanan ilk türk hükümdardır.
devamını gör...

vadesi dolmak.
devamını gör...

kafalarda kese kağıdı..?
devamını gör...

armance kitabı da güzeldir. nitekim ilk kitabıdır ünlü yazarın.
devamını gör...

konum ya kızılay avm’deki asansörün önü ya da dost kitabevi arkadaşlar.
demedi demeyin.
neden? çünkü ankaralı olmak bunu gerektirir.
devamını gör...

amerikalı nobel ödüllü yazardır. en bilinen kitapları ses ve öfke, kırmızı yapraklar ve döşeğimde ölürken'dir.
ses ve öfke ile ilgili şöyle bir şey anlatılır yazarla ilgili. kitabı yazdıktan sonra güvendiği birkaç arkadaşına okutup anlaşılır olup olmadığını sormuş, anlaşılır olduğunu duyunca yeniden yazmıştır. rivayet de olabilir ama gerçekliği daha mümkün.
(bkz: ses ve öfke (kitap))
devamını gör...

(bkz: bağlaç olan de) ayrı yazılır.

evet yorum yapmamak da bir tercihti ama ben yapmayı tercih ettim. bir başka tanıma inşallah.
devamını gör...

vedalardan zerre kadar haz etmeyen ve sırf veda olmasın diye her yeri bir gün önceden sessizce terk eden ben için; sapasağlam binaya yanlışlıkla değen yıkım topu gibidir.

bu top başka bir bina için hazırlanmıştır fakat milimlik bir hata yapılır. binanın en güzel köşesine, tahminen bir insanın kalbine denk geliyor o yer, değer ve orayı yıkar. binayı yapan yapım ekibi çok üzgündür, bunlar da sanırım hücreler falan oluyor. ayrıca bakım ekibi de ağlamaktadır. *

çok dramatize etmeyeyim, neyse * ; biraz hüzünlüdür efendim. tabii hüznü yaşayan için. yaşamayan ne bilse veda sarılması olmaz onun adı, bu da böyle biline.
devamını gör...

(bkz: so what)

troll denemesi ama olmamış. yapma sen.
devamını gör...

sınıf maçları ve tabii ki " 3 a sınıfında okuyan temel seni seviyo kiii." diye felaket tellallığı yapan aptal arkadaş.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim