beğeni bildirimlerini kapatan yazar
kapatmayacağım bildirimlerdir. kendim gibi düşünen insanların varlığını bilmek hoşuma gidiyor.
devamını gör...
her kafadan bir tanım
ileride, sesli komutla döşenmiş evim için güvenlik endişesi arz eder.
korkarım ben böyle olaylardan. filmlerde görüyom hep.
korkarım ben böyle olaylardan. filmlerde görüyom hep.
devamını gör...
ne yiyeyeceğim diye düşünmenin artık bayması
çözüm bir kapsül sabah içeceksin akşama kadar acıkmayacaksın bu kadar. lütfen beni bu zaman dilimine ışınlayın.
devamını gör...
aşil sendromu
kendini başarısız hisseden insanların duyduğu hastalıktır.
mesela çevre tarafından çok başarılı olarak adlandırılırlar ama kendilerini yetersiz görürler.
kendilerine güven duymazlar kendilerini hep başarısız zannederler.
ismi bir hikayeden geliyor.
--- alıntı ---
efsaneye göre, ‘akhilleus-aşil’ adıyla bilinen yarı tanrı, küçüklüğünde annesi tanrıça thetist arafından koruma içgüdüsü ile ayağından tutularak ölüler ülkesinin ırmağı styx’e batırıldı. tam bu sırada zeus’un gelmesiyle topuğu dışarıda kalan aşil’in sadece topuğundan vurularak öldürülebileceği söylendi.
--- alıntı ---
her insanın kusurlu bir tarafı vardır kimse mükemmel değildir demek bir nevi.
ülkemizde genelde çocuk büyüten insanlar sen mükemmelsin harikasın müthişsin diyerek çocuklarını yetiştirdiği için sık görülen bir sendromdur.
mesela çevre tarafından çok başarılı olarak adlandırılırlar ama kendilerini yetersiz görürler.
kendilerine güven duymazlar kendilerini hep başarısız zannederler.
ismi bir hikayeden geliyor.
--- alıntı ---
efsaneye göre, ‘akhilleus-aşil’ adıyla bilinen yarı tanrı, küçüklüğünde annesi tanrıça thetist arafından koruma içgüdüsü ile ayağından tutularak ölüler ülkesinin ırmağı styx’e batırıldı. tam bu sırada zeus’un gelmesiyle topuğu dışarıda kalan aşil’in sadece topuğundan vurularak öldürülebileceği söylendi.
--- alıntı ---
her insanın kusurlu bir tarafı vardır kimse mükemmel değildir demek bir nevi.
ülkemizde genelde çocuk büyüten insanlar sen mükemmelsin harikasın müthişsin diyerek çocuklarını yetiştirdiği için sık görülen bir sendromdur.
devamını gör...
öz güvensiz çocuklar yetiştirmek
yukarıda bir arkadaş çok güzel özetlemiş aslında “kurda koyun yetiştirmektir” diye. benim çok güzel bir tanımım var bunun için. “aslanı kediye boğdurmaktır” bu hayattaki her şey girişimci olmaya bakar, siz bu çocukların elinden bu motivasyonu alırsanız, yok ders çalışmakmış, yok bir işte başarılı olmakmış, her şeyi mahvedersiniz. hiç hak etmeyen mal mal insanların altında ömürleri boyunca ezilip dururlar. şunu da unutmayın, küçükken ailenin yerleştirdiği şeyler, kırması en zor olan şeylerdir.
devamını gör...
üst kattaki komşu
ablacım haftasonu sabahın 9'unda evi süpürecek kadar ne yaşadın? ya da tak tuk koltukları, yatakları çekecek kadar? uyuyoduk be. cidden uyuyoduk. bunlar yetmezmiş gibi tak tak tak bir çekiç sesi. saat kaç? 9-10. ve ardından son ses bir müzik. valla siz yaşıyosunuz bu hayatı. ama izin ver de biz de uyuyalım.
devamını gör...
ağlanılan en ilginç yer
iş yerinden çok sevdiğim bir arkadaşım ile tartışıp, konunun içinden çıkamayınca gündüz vakti ofisten yanıma çanta vs almadan çıkıp çiftehavuzlar-caddebostan migros arası sahilde deli gibi yürümüştüm, yağmur yağıyordu, ben ağlıyordum. ıslandım, ağladım, sakinledim, geri döndüm. iyi gelmişti...
devamını gör...
kupa bardağı kırılınca hayata küsmek
hayata küsmek için daha önemli sebepler olmalı. ama üzülüyor yine de insan, alıştığı bardak kırılınca.
devamını gör...
kitap okumayanları küçümseyen insan
bu toplum da herkes kendi işine, kendi derdine baksa çok daha yaşanılası bir yer olacak. herkes kendine okuyor, demek ki okumuş okumuş ama hiçbir şey nasiplenememiş insandır.
devamını gör...
yarın diye bir şey yoktur
kendi paramla aldığım ilk kitap olduğu için ayrı bir kıymetli benim için.oğlumuz,havuçlu pilav meselesi ve martı öykülerini çok severim. yeniden okuyunca gelip yazacağım bana en çok dokunan öyküyü.
“...fakat insanlar, bana yabancı, bana aldırış etmeyen insanlar. halbuki ben, mesela şu kadını sevebilir, şu adamla pekala dost olabilirdim, ama onlar geçip gidiyorlar, asla durdurulamaz bir tarzda geçip gidiyorlardı.”
“...fakat insanlar, bana yabancı, bana aldırış etmeyen insanlar. halbuki ben, mesela şu kadını sevebilir, şu adamla pekala dost olabilirdim, ama onlar geçip gidiyorlar, asla durdurulamaz bir tarzda geçip gidiyorlardı.”
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
çekilin, linç yemeye geldim.
1. burası bir sözlük, üyesi olduğu ekşi gibi, yani kurallar belli. nickaltı kapalı bir değil, isteyen gelip yazıyor, sözlük kural ve formatlarına uymuyorsa silinir, bu kadar. gerisi kalır. yani hem ayranım dökülmesin hem arka nahiyem sıcak kalsın durumu yok, işine gelmiyorsa yol orada.
2. derdin varsa, yönetim de yardımcı olmuyorsa yaz? milyon tane ayılıp bayılanın var baksana? haklıysan biz de yanında duralım? o da yok.
3. troller hep var, hep de var olacak. kimse kusura bakmasın, canım istediğinde ben de yapıyorum, burası pembe kucaklar ana okulu değil, dakka başı mükemmel tasviri insanlar gibi dolaşacak halimiz de yok?
4. yoldaş'ın bindiği dalı, hem de böyle "değerli bir yazarın" oturduğu dalı yanlışlıkla olsa bile keseceğine inanmıyorum kimse kusura bakmasın. yoldaşın yalakası da değilim, burası sözlük ya? porsuğa bir, yoldaşa iki olmadı bana üç. bu ne ya, ülkenin en faal muhalefet lideri ömür boyu sürgüne gitmiş gibi? sıktınız.
kaç oldu lan? hah, 5. yine de varsa başka bişi alsın bir çaylak hesabı anlatsın derdini??
ben gidiyorum, çoluk çocuk bekler, hof!
peşin not : dm'den sakın ama sakın "yhaaa öyle değil, öyle biri değillll :s" diye gelmeyin, valla küfrederim.
1. burası bir sözlük, üyesi olduğu ekşi gibi, yani kurallar belli. nickaltı kapalı bir değil, isteyen gelip yazıyor, sözlük kural ve formatlarına uymuyorsa silinir, bu kadar. gerisi kalır. yani hem ayranım dökülmesin hem arka nahiyem sıcak kalsın durumu yok, işine gelmiyorsa yol orada.
2. derdin varsa, yönetim de yardımcı olmuyorsa yaz? milyon tane ayılıp bayılanın var baksana? haklıysan biz de yanında duralım? o da yok.
3. troller hep var, hep de var olacak. kimse kusura bakmasın, canım istediğinde ben de yapıyorum, burası pembe kucaklar ana okulu değil, dakka başı mükemmel tasviri insanlar gibi dolaşacak halimiz de yok?
4. yoldaş'ın bindiği dalı, hem de böyle "değerli bir yazarın" oturduğu dalı yanlışlıkla olsa bile keseceğine inanmıyorum kimse kusura bakmasın. yoldaşın yalakası da değilim, burası sözlük ya? porsuğa bir, yoldaşa iki olmadı bana üç. bu ne ya, ülkenin en faal muhalefet lideri ömür boyu sürgüne gitmiş gibi? sıktınız.
kaç oldu lan? hah, 5. yine de varsa başka bişi alsın bir çaylak hesabı anlatsın derdini??
ben gidiyorum, çoluk çocuk bekler, hof!
peşin not : dm'den sakın ama sakın "yhaaa öyle değil, öyle biri değillll :s" diye gelmeyin, valla küfrederim.
devamını gör...
deryadil
her şeyi hoş karşılayan, anlayışlı anlamındadır. farsça bolluk ve sonsuzluk anlamında ki 'derya' ile yürek anlamında ki 'dil' kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur.
bir de deryagil var, o başka bir şey :)
bir de deryagil var, o başka bir şey :)
devamını gör...
genovese sendromu
olaylara seyirci kalma psikolojisidir. üzerimize düşen bir işi ya da görevi, benden başka insanlar da var, onlar yapsın düşüncesi ile yapmamak, yerine getirmemek.
bunun en güzel örneği, sokak hayvanlarını beslememek ve uygun yerlere su ve mama bırakmamak.
bunun en güzel örneği, sokak hayvanlarını beslememek ve uygun yerlere su ve mama bırakmamak.
devamını gör...
yalnızlıkla yüz yüze getiren şeyler
kalabalık. kalabalıkların içinde bir dizi yanlışı gibi duruyorum.
devamını gör...
insanı yoran şeyler
genel olarak, diğer insanlardır.
devamını gör...
canıma bir merhaba sundu ezelden çeşm-i yar
"canıma bir merhaba sundu ezelden çeşm-i yar, öyle mest oldum ki gayrın merhabasın bilmedim.” (ahmed paşa)
ezel gününde sevgilinin gözü bana bir merhaba lûtfetti. o gün bugündür, o bakışın mestliğiyle başka birinin merhabasını hiç tanımadım.
beytin mecaz anlamı: eski bir zamanda bir güzel göz ucuyla bana bir işaret etti,
sanki o güzeller güzeli gözleriyle bana merhaba dedi.
ben halen o sevgilinin merhabasının sarhoşluğunu yaşamaktayım.
o günden bugüne başkasının bakışına, iltifatına hiç cevap vermedim.
çünkü buna ihtiyaç hissetmedim. onun merhabası ile her daim mutlu oldum.
beytin gerçek anlamında ise : ahmet paşa elest bezminde (ruhların yaratıldıktan sonra bir araya geldikleri yer) ruhunun allah teala’ya âşık olduğunu, insan olarak yaratılmasından sonra dünyadan hiçbir şeye karşı iltifat etmediğini, dünyevi güzellerin ve güzelliklerin cazibesine kapılmadığını anlatmaktadır.
ezel gününde sevgilinin gözü bana bir merhaba lûtfetti. o gün bugündür, o bakışın mestliğiyle başka birinin merhabasını hiç tanımadım.
beytin mecaz anlamı: eski bir zamanda bir güzel göz ucuyla bana bir işaret etti,
sanki o güzeller güzeli gözleriyle bana merhaba dedi.
ben halen o sevgilinin merhabasının sarhoşluğunu yaşamaktayım.
o günden bugüne başkasının bakışına, iltifatına hiç cevap vermedim.
çünkü buna ihtiyaç hissetmedim. onun merhabası ile her daim mutlu oldum.
beytin gerçek anlamında ise : ahmet paşa elest bezminde (ruhların yaratıldıktan sonra bir araya geldikleri yer) ruhunun allah teala’ya âşık olduğunu, insan olarak yaratılmasından sonra dünyadan hiçbir şeye karşı iltifat etmediğini, dünyevi güzellerin ve güzelliklerin cazibesine kapılmadığını anlatmaktadır.
devamını gör...
hoşlanılan kişinin önünde rezil olmak
günlük hayatımızda yaptığımız hareketlerin neredeyse tamamından beyinciğimiz sorumludur.
fakat bu hareketleri yapma komutunu veren beyindir yani beynimiz bir işi yapmayı düşünür, emri verir, yürürlüğe koyma işi beyinciktedir.
beynimiz karar merci, beyincik ise o kararı uygulayandır.
peki neden hoşlandığımız kişinin yanında, normalde çok kolay yapabileceğimiz bir şeyi yanlış yaparız?
bunun cevabı beynimizin bu işi gözünde fazla büyütmesidir. hata yapmaktan korktuğu için bütün kontrolü eline almak istiyor ve beyinciğin yaptığı işi de kendisi yapmaya karar veriyor.
halbuki bu senin işin değil sayın beyin.
bırak herkes kendi işini yapsın, sen komutunu ver, beyincik halleder gerisini.
lütfen çok rica ediciim. sonra mağdur oluyoruz.
fakat bu hareketleri yapma komutunu veren beyindir yani beynimiz bir işi yapmayı düşünür, emri verir, yürürlüğe koyma işi beyinciktedir.
beynimiz karar merci, beyincik ise o kararı uygulayandır.
peki neden hoşlandığımız kişinin yanında, normalde çok kolay yapabileceğimiz bir şeyi yanlış yaparız?
bunun cevabı beynimizin bu işi gözünde fazla büyütmesidir. hata yapmaktan korktuğu için bütün kontrolü eline almak istiyor ve beyinciğin yaptığı işi de kendisi yapmaya karar veriyor.
halbuki bu senin işin değil sayın beyin.
bırak herkes kendi işini yapsın, sen komutunu ver, beyincik halleder gerisini.
lütfen çok rica ediciim. sonra mağdur oluyoruz.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
iyi ki söylemedim de içimde kaldı çünkü bizden olmazmış şimdi daha iyi anladım.
devamını gör...
türk kızı
h. nihal atsız şiiridir.
pınar başına geldi
bir elinde güğümü;
çattı yay kaşlarını
görünce güldüğümü,
bağlamıştı gönlümü
saçlarının düğümü.
bilmiyordum bu örgü
acaba bir büyü mü?
sordum: nerdedir yerin?
nedir senin değerin?
yedi kral vurulmuş,
ne bu ceylan gözlerin?
hangisine varırsın
bu yedi ünlü erin?
şöyle dedi bakarak
göklere derin derin:
kralların taçları
beni bağlar büyü mü?
orduları açamaz
gönlümdeki düğümü.
saraylarda süremem
dağlarda sürdüğümü.
bin cihana değişmem
şu öksüz türk'lüğümü...
oyyyş yine gaza geldik. ?
pınar başına geldi
bir elinde güğümü;
çattı yay kaşlarını
görünce güldüğümü,
bağlamıştı gönlümü
saçlarının düğümü.
bilmiyordum bu örgü
acaba bir büyü mü?
sordum: nerdedir yerin?
nedir senin değerin?
yedi kral vurulmuş,
ne bu ceylan gözlerin?
hangisine varırsın
bu yedi ünlü erin?
şöyle dedi bakarak
göklere derin derin:
kralların taçları
beni bağlar büyü mü?
orduları açamaz
gönlümdeki düğümü.
saraylarda süremem
dağlarda sürdüğümü.
bin cihana değişmem
şu öksüz türk'lüğümü...
oyyyş yine gaza geldik. ?
devamını gör...