destek atmak
direnç veya destek bölgesinde olan hisse senedine işlem girilmesine denir.
devamını gör...
garip
edip akbayram'ın çok güzel seslendirdiği, bir mahzuni şerif türküsü.
devamını gör...
türkiye'de en yaşanılası şehirler
çanakkale aklımdadır hep. ama hayatını değiştirip şehir değiştirmek büyük karar. önerileri olanlar yazarsa bilgileniriz dostlar.
devamını gör...
ayrıcalık tanımadığı için doktoru gözaltına aldıran savcı
2 hafta önce arabayla giderken şehir içinde park halindeki arabanin aynasına çarptım.carptim dediğim sürtme sadece.eve gittim 10 dakika sonra polis merkezinden arıyolar cabuk şuraya gel diye.gittim yolu kapatmışlar sivil polisler trafik polisleri falan 4-5 araba vardı.dedim terör operasyonu falan heralde.degilmis benim için gelmişler carptigim arac hakim haniminmis.fikra bu kadar.
devamını gör...
rehberde babayı kaydetme şekli
babamı patron annemi de büyük patron olarak kaydettim.
çünkü aramızda aile ilişkisi değil işçi işveren ilişkisi olduğunu düşünüyorum.
onlar beni parayla tehdit eder ben de para karşılığı işlerini yaparım.
çünkü aramızda aile ilişkisi değil işçi işveren ilişkisi olduğunu düşünüyorum.
onlar beni parayla tehdit eder ben de para karşılığı işlerini yaparım.
devamını gör...
geçmiş geçmişte kalsın
insan ister ki geçmiş geçmişte kalsın ama olmuyor, geçmiş geçmişte kalmıyor. her daim kendini hatırlatacak bir şeyler buluyor. önemli olan bunlardan ders çıkarıp önümüze bakabilmek.
devamını gör...
dünya klasiklerini türkler yazsaydı alacakları isimler
dönüşüm--->hamamböceği samet
sefiller--->hayatın sillesi
sefiller--->hayatın sillesi
devamını gör...
yazarların kendine yakıştırmadığı bir hareket
aldığım bir kararı veya koyduğum bir hedefi değiştirmek. sadece bir kere yaptım bunu. umarım bir daha yapmak zorunda kalmam. o vicdan azabını tekrar yaşamak istemiyorum.
devamını gör...
türk futboluna ilginin günden güne azalması
yazacaklarım makro bir perspektifte yazılmış olup, futboldaki iç durumumuz kadar dünyada ve avrupada şu an geldiğimiz duruma bakış açısını da yansıtmaktadır.
•ortalama 10-15 sene öncesinde ilgi pik seviyelere çıktı çünkü umut vardı, alınan anlık başarılar her yıl artarak devam edecek gibi düşünülüyordu ve aynı zamanda türk futbolu’nun yıllar geçtikçe gelişeceği de düşünülüyordu, şimdi o umut bitti çünkü;
taraftarı mutlu etmek adına yıllarca yapılan gereksiz transfer harcamaları kulüpleri borç batağına soktu, alt yapılara hiçbir şekilde önem verilmemesi doğrultusunda sadece transfer ile başarının gelmeyeceğinin anlaşılması ve aslında başarının “gerçek” uzun dönemli topyekün yönetim sistemine endeksli olması fakat kendi pr’ı adına günü kurtarma peşinde olan yöneticilerin bu basireti gösterememesi ve bundan böyle de göstermeyeceğinin taraftarlar tarafından da idrak edilmesi taraftarların umudunu ve istikrarlı başarının geleceği inancını yok etti.
bu umut ve inancın yok olması “başarının gelmeyeceği” ve aslında iyi olmadığımız bir sporu izlemenin de gereken hazzı vermemesi durumunu yaratmıştır bu hazzın olmaması sonuç olarak ilginin azalması olarak karşımıza çıkmıştır.
aslında yazılacak çok fazla alt başlık ve etken var, bir kısmını yazmaya çalıştım...
•ortalama 10-15 sene öncesinde ilgi pik seviyelere çıktı çünkü umut vardı, alınan anlık başarılar her yıl artarak devam edecek gibi düşünülüyordu ve aynı zamanda türk futbolu’nun yıllar geçtikçe gelişeceği de düşünülüyordu, şimdi o umut bitti çünkü;
taraftarı mutlu etmek adına yıllarca yapılan gereksiz transfer harcamaları kulüpleri borç batağına soktu, alt yapılara hiçbir şekilde önem verilmemesi doğrultusunda sadece transfer ile başarının gelmeyeceğinin anlaşılması ve aslında başarının “gerçek” uzun dönemli topyekün yönetim sistemine endeksli olması fakat kendi pr’ı adına günü kurtarma peşinde olan yöneticilerin bu basireti gösterememesi ve bundan böyle de göstermeyeceğinin taraftarlar tarafından da idrak edilmesi taraftarların umudunu ve istikrarlı başarının geleceği inancını yok etti.
bu umut ve inancın yok olması “başarının gelmeyeceği” ve aslında iyi olmadığımız bir sporu izlemenin de gereken hazzı vermemesi durumunu yaratmıştır bu hazzın olmaması sonuç olarak ilginin azalması olarak karşımıza çıkmıştır.
aslında yazılacak çok fazla alt başlık ve etken var, bir kısmını yazmaya çalıştım...
devamını gör...
bir ömür nasıl yaşanır
ilber ortaylı'nın kendi yaşam tecrübesinden yola çıkarak ele aldığı kitabı. ilk yayınlanma tarihi 2019.
ilber ortaylı'nın başarısı ve deneyimleri gözardı edilemez . o yüzden ' bir ömür nasıl yaşanılır ?' sorusuna cevaplar arıyorsanız bu kitaptan başlayabilirsiniz.
ilber ortaylı'nın başarısı ve deneyimleri gözardı edilemez . o yüzden ' bir ömür nasıl yaşanılır ?' sorusuna cevaplar arıyorsanız bu kitaptan başlayabilirsiniz.
devamını gör...
pandemiden önceki son gün
kordon'da yürüyüş yapmış, kütüphaneye uğramış, ara güler sergisini gezmiştim. galerinin sokagindaki kucuk kahvecide mola vermiştim. kıbrıs şehitleri'nden takı almış, izban'da ayfer tunç evvelotel kitabını okuyup, kıvırcık saçlı küçük çocuğa cebimdeki şekeri hediye ederek eve geri dönmüştüm.
devamını gör...
yazarların izledikleri en kötü film
2007 yapımı atonement.
bünyeme romantik film izlemek iyi gelir diye bir gün açtım, sinirim bozulmuş bir şekilde kapattım. izlediğim en saçma film olabilir, 2 saat 10 dakikaydi bir de. bu film hakkında genel yargı nedir bilemiyorum ama çok güzelse ve ben bir şey kacirdiysam açıklamasını dinleyebilirim. aksi bir görüş duymadığım sürece izlediğim en kötü film bu olabilir.
bünyeme romantik film izlemek iyi gelir diye bir gün açtım, sinirim bozulmuş bir şekilde kapattım. izlediğim en saçma film olabilir, 2 saat 10 dakikaydi bir de. bu film hakkında genel yargı nedir bilemiyorum ama çok güzelse ve ben bir şey kacirdiysam açıklamasını dinleyebilirim. aksi bir görüş duymadığım sürece izlediğim en kötü film bu olabilir.
devamını gör...
sokakta ilişkiye girmek
gecenin bir yarısı açılan libido kokan başlıklardan birisi. benjamin yazar maaşı olarak macun mu gönderiyor napıyor evlere.
devamını gör...
sahibini arayan mektuplar
sahibini arayan mektuplar
tanım: ümit yaşar oğuzcan tarafından bütün sevenlere ve yalnızlara armağan edilen 25 adet mektup...
ikinci mektup
aramak... ömür boyunca aramak... yalnız seni aramak... paslı teneke kutularda, küf kokan dolaplarda, çerçevelerde, tenhalarda, ağaç diplerinde, sonra vapurlarda, trenlerde hep seni aramak. belki bu şehirde değilsin. ne çıkar? seni arıyorum ya. belki de aynı sokakta evlerimiz, sabahları beni görüyorsun işime giderken. sonra akşamı bekliyorsun, alaca karanlığı... beni bekliyorsun ya da bir başkasını, bir başkasını...
hiç gel demeyeceğim sana. aramak neredeyse ben oradayım. ayaklarım ne güne duruyor? yok yok birden karşıma çıkma. kaç, saklan. seni aramak istiyorum.
git bu şehirden haydi git. dağlara çık, o uzak dağlara. rüzgârların krallığında hüküm sür. baktın ki oraya geldim, yine kaç. başını al, açıl denizlere. gemilerin en güzeli, en büyüğü dilediğin limana götürmeli seni, dilediğin yerde demir atmalı. ben küçük bir balıkçı kayığı ile peşinden gelsem yeter. seni arıyorum ya!
bir yıl, beş yıl, on yıl değil; beşikten mezara kadar aramalı insan, ama ne aradığını bilmeli. yaklaşıp uzaklaşmalı aradığından. okyanus dalgaları üstünde bir küçük tekne gibi alçalıp yükselmeli. yalın ayak koşmalı yollarda, ayaklarını sivri taşlar kesip kanatmalı. çöllerden geçmeli yolu, yanmalı kavrulmalı. sonra gözün alabildiğine ak, soğuk ülkelere düşmeli. buzlar kırılmalı ayaklarının altında, üstüne kar yağmalı.
bir gün bulacaksam bile parça parça bulmalıyım seni. ayaklarını afrika'dan getirip bir kağıt üzerine yapıştırmalıyım, saçların sibirya'da olmalı, dudakların çin'de. gözlerin hindistan'da bir mabudun gözleri olmalı, ellerin italya'da bir heykelin elleri. bulsam da seni parça parça bulmalıyım.
yine de bir yerin eksik kalmalı.
yeniden yollara düşmeliyim, onu aramalıyım.
ve tam seni tamamladığım anda ölmeliyim.
tanım: ümit yaşar oğuzcan tarafından bütün sevenlere ve yalnızlara armağan edilen 25 adet mektup...
ikinci mektup
aramak... ömür boyunca aramak... yalnız seni aramak... paslı teneke kutularda, küf kokan dolaplarda, çerçevelerde, tenhalarda, ağaç diplerinde, sonra vapurlarda, trenlerde hep seni aramak. belki bu şehirde değilsin. ne çıkar? seni arıyorum ya. belki de aynı sokakta evlerimiz, sabahları beni görüyorsun işime giderken. sonra akşamı bekliyorsun, alaca karanlığı... beni bekliyorsun ya da bir başkasını, bir başkasını...
hiç gel demeyeceğim sana. aramak neredeyse ben oradayım. ayaklarım ne güne duruyor? yok yok birden karşıma çıkma. kaç, saklan. seni aramak istiyorum.
git bu şehirden haydi git. dağlara çık, o uzak dağlara. rüzgârların krallığında hüküm sür. baktın ki oraya geldim, yine kaç. başını al, açıl denizlere. gemilerin en güzeli, en büyüğü dilediğin limana götürmeli seni, dilediğin yerde demir atmalı. ben küçük bir balıkçı kayığı ile peşinden gelsem yeter. seni arıyorum ya!
bir yıl, beş yıl, on yıl değil; beşikten mezara kadar aramalı insan, ama ne aradığını bilmeli. yaklaşıp uzaklaşmalı aradığından. okyanus dalgaları üstünde bir küçük tekne gibi alçalıp yükselmeli. yalın ayak koşmalı yollarda, ayaklarını sivri taşlar kesip kanatmalı. çöllerden geçmeli yolu, yanmalı kavrulmalı. sonra gözün alabildiğine ak, soğuk ülkelere düşmeli. buzlar kırılmalı ayaklarının altında, üstüne kar yağmalı.
bir gün bulacaksam bile parça parça bulmalıyım seni. ayaklarını afrika'dan getirip bir kağıt üzerine yapıştırmalıyım, saçların sibirya'da olmalı, dudakların çin'de. gözlerin hindistan'da bir mabudun gözleri olmalı, ellerin italya'da bir heykelin elleri. bulsam da seni parça parça bulmalıyım.
yine de bir yerin eksik kalmalı.
yeniden yollara düşmeliyim, onu aramalıyım.
ve tam seni tamamladığım anda ölmeliyim.
devamını gör...
kitap önerileri
enis batur - acı bilgi.
enis batur, enis batur , enis batur. enisssss! enes değil enis!
enis batur, enis batur , enis batur. enisssss! enes değil enis!
devamını gör...
seni sen yapan özelliklerin
enerjik olmam, konuşkan olmam, güleç olmam.
öyle ki
öyle olmadığım zaman çok sırıtıyorum.
nen var diye soruyorlar. uykum var, midem ağrıyor ya da açım diyemiyorum.
öyle ki
öyle olmadığım zaman çok sırıtıyorum.
nen var diye soruyorlar. uykum var, midem ağrıyor ya da açım diyemiyorum.
devamını gör...
yazarların unutamadıkları dizi replikleri
her insanın bir zaafı vardır sayın savcım o zaafa düşüp düşmemek bakın işte o şahsiyet meselesidir...
şahsiyet
şahsiyet
devamını gör...
aniden gelen sebepsizce uzaklara gitme isteği
"ama artık gitmek geliyor içimden.
bir sabah masmavi bir bulutun peşinden dönüşü olmayan yerlere."*
bazen benim bile içimden uzaklara kaçıp gitme isteği geliyor. kimsenin beni bilmediği, tanımadığı yerlere. ama ne zaman öyle bir istek gelse içimden cemal süreya'nın sözleri aklıma gelir:
"ne zaman bu şehirden kaçıp gitme isteği gelse,
bir köşeye oturup geçmesini bekliyorum.
gidersem dönmem çünkü biliyorum."
ben de öyle anlarda oturuyorum bir köşeye o hissin geçmesini bekliyorum. geçince de hayata devam ediyorum işte.
bir sabah masmavi bir bulutun peşinden dönüşü olmayan yerlere."*
bazen benim bile içimden uzaklara kaçıp gitme isteği geliyor. kimsenin beni bilmediği, tanımadığı yerlere. ama ne zaman öyle bir istek gelse içimden cemal süreya'nın sözleri aklıma gelir:
"ne zaman bu şehirden kaçıp gitme isteği gelse,
bir köşeye oturup geçmesini bekliyorum.
gidersem dönmem çünkü biliyorum."
ben de öyle anlarda oturuyorum bir köşeye o hissin geçmesini bekliyorum. geçince de hayata devam ediyorum işte.
devamını gör...
normal sözlük ayetleri
şüphesiz ki sözlük her türlü fenalığı azgınlığı ve küfrü yasaklar. tutasınız diye öğüt verir.
devamını gör...
