ülkece toplanıp çözmemiz gereken basit sorunlar
sokak hayvanlarıdır.
kendini hayvansever zanneden ruh hastaları yüzünden sokağa çıkamaz olduk. sokakta kendi halinde, hiçbir canlıyı rahatsız etmeden sakince evine, işine giden insanlar saldırıya uğruyor her gün. çöp atan yaşlı bir kadın kedi saldırısına uğradı geçen gün. üstelik dikkatsiz de değildi.
ve köpek saldırılarından bahsetmiyorum bile.
okuduğum üniversitenin merkez kampüsü köpek kaynıyor. yakında staja başlayacağım hastanenin bahçesi köpek dolu. ben de görme engelli ve ufak tefek yapılı bir insanım zaten. köpek saldırısında kendimi koruyabilme gibi bir şansım yok. her allahın günü korkarak gidiyorum gideceğim yere. zamanında öğrenci bursumla mama alıp bakıp besleyip ölmemeleri için uğraştığım yavrular bile büyüdüklerinde sürü halinde saldırıyor alüminyum; benim ne günahım var şimdi?
vatandaşı taciz eder...
mültecisi tecavüz edip taşla ezer...
köpeği saldırıp parçalar...
ve sen yaşadıklarını dile getirince ırkçı hayvan düşmanı kezban olursun.
diyeceklerim bu kadar.
kendini hayvansever zanneden ruh hastaları yüzünden sokağa çıkamaz olduk. sokakta kendi halinde, hiçbir canlıyı rahatsız etmeden sakince evine, işine giden insanlar saldırıya uğruyor her gün. çöp atan yaşlı bir kadın kedi saldırısına uğradı geçen gün. üstelik dikkatsiz de değildi.
ve köpek saldırılarından bahsetmiyorum bile.
okuduğum üniversitenin merkez kampüsü köpek kaynıyor. yakında staja başlayacağım hastanenin bahçesi köpek dolu. ben de görme engelli ve ufak tefek yapılı bir insanım zaten. köpek saldırısında kendimi koruyabilme gibi bir şansım yok. her allahın günü korkarak gidiyorum gideceğim yere. zamanında öğrenci bursumla mama alıp bakıp besleyip ölmemeleri için uğraştığım yavrular bile büyüdüklerinde sürü halinde saldırıyor alüminyum; benim ne günahım var şimdi?
vatandaşı taciz eder...
mültecisi tecavüz edip taşla ezer...
köpeği saldırıp parçalar...
ve sen yaşadıklarını dile getirince ırkçı hayvan düşmanı kezban olursun.
diyeceklerim bu kadar.
devamını gör...
gamze
bazı insanların yüzlerinde veya çenelerinde gülümseyince ortaya çıkan çukurdur. deri altındaki kasların kusurlu oluşu nedeniyle oluşur. keşke tüm kusurlar bu kadar sempatik olsa.
devamını gör...
hayattan çıkarılmış en önemli ders
hiçbir zaman bir beklentin olmasın. beklenti, hayal kırıklığını beraberinde getirir çünkü. sen planlar kurarken hayat da seninle ilgili planlar kurar ve genellikle hayatın dediği olur.
devamını gör...
üzüntüyü belli etmemek
üzgünsün ama ne kimse sana bir şey sorsun istiyorsun ne de seni rahatsız etsin o yüzden belli etmiyorsun. bu bazen de kendini kandırmak için yapılıyor. sanki üzgün değilmişim gibi yapınca cidden biraz işe yarıyor.
"neden durgunsun sorusuna cevap aramaktan; ve bunu sormasınlar diye gülümsemekten yoruldum"
-cemal süreya.
"neden durgunsun sorusuna cevap aramaktan; ve bunu sormasınlar diye gülümsemekten yoruldum"
-cemal süreya.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
bişi söylicem.
ben objektif değilim.
bu sözlük vasıtasıyla tanışıp en çok sevdiğim insan bengaripsengüzeldünyaumutlu. yayını da öyle. tarafım. biline.
ayrıca duygusalım da yani an itibariyle. napim? hayret bişi.
diktin formatı eyledin viran. ben ki çorapları sökülünce çöpe atan insan. kısfmet.
ben objektif değilim.
bu sözlük vasıtasıyla tanışıp en çok sevdiğim insan bengaripsengüzeldünyaumutlu. yayını da öyle. tarafım. biline.
ayrıca duygusalım da yani an itibariyle. napim? hayret bişi.
diktin formatı eyledin viran. ben ki çorapları sökülünce çöpe atan insan. kısfmet.
devamını gör...
kumpirin 40 lira olması
malzeme nin maliyeti 2 lira geri kalan 18 tl kira ve vergiler, 20 tl kâr.
4 çeşit yemek 10tl kdv hariç , tabldot gidin sanayii taraflarına dolu, hatta daha ucuza bile var amma onu tavsiye etmiyorum.
kumpir dediğimiz patates ve arkadaşları zaten sağlıksız, sakın 10 tl lik tabldot sağlıksız demeyin.
4 çeşit yemek 10tl kdv hariç , tabldot gidin sanayii taraflarına dolu, hatta daha ucuza bile var amma onu tavsiye etmiyorum.
kumpir dediğimiz patates ve arkadaşları zaten sağlıksız, sakın 10 tl lik tabldot sağlıksız demeyin.
devamını gör...
kartel
aynı malı üreten firmalar arasında ya da aynı malın üretilmesi için gerekli malları üreten firmalar arasında rekabeti ortadan kaldırarak tekel kurup daha çok kar sağlama amacıyla gerçekleştirilen anlaşmadır.
devamını gör...
kendi yaranı sarmak
küçüklükten beri hastaneye tek başıma gidiyorum. diyeceklerim bu kadar.
devamını gör...
kalbinizi en çok kıran cümle
bir insanın anne, babası tarafından söylenen olumsuz her cümle en kırıcıdır elbet. ama bir evlada, daha çocukken '' keşke doğmasaydın '' denmemeli.
bir ömür boyu taşınacak bir yaraya yol açar böyle cümleler.
bir ömür boyu taşınacak bir yaraya yol açar böyle cümleler.
devamını gör...
yağmura en çok yakışan şey
çay..
devamını gör...
kadın peygamber olmamasının nedeni
kadınlar hammadde olduğu için olamayan durum. her peygamberin annesi bir kadın.
devamını gör...
ios pişmanlıktır
git beğendiğini al. zorla mı satıyor sana adamlar anlamadım? dediğim başlık
tanım: anlamsız
tanım: anlamsız
devamını gör...
radyodan kasete şarkı çekmiş nesil
bu kasetlerin hepsini saklamış ve her gün düzenli olarak temizlemeye devam etmiş nesil. bu nesil ki kasetleri her eline aldığında usb denen sonradan görmenin hafızalarının sınırlı kaldığını ve yine bir gün kaset sistemine dönüleceğini söylemekten vazgeçmez. bilim teknik'e göre 35 terrebayt depoluyor bu veletler diyerek de tezini güçlendirir. ayrıca hepsi heroes of might and magic ve quake ile üniversite yıllarında fenafillaha ermiştir.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
kalbimi inceden sızlatan bir kişinin müziğini, konuşmalarını, iki satır arası nefes alıp verişini, yüksek perdeden kahkahalarını, görüşmeyeli neler yaptığını, neye sıkılıp ne için çaba sarf ettiğini, konuşurken arada söyleyeceğini unutup "ben ne diyordum" deyişini, çaldığı enstrümanı, her şeyden önemlisi o güzelim sesini dinliyorum, canlı yayında.
radyo, bildiğimiz istasyonlu olan, hala çok büyülü bir şey!
radyo, bildiğimiz istasyonlu olan, hala çok büyülü bir şey!
devamını gör...
sana bir daha bunları yaşatmayacağım diyen insan
herkes ikinci şansı hak eder mi bilmiyorum. ama bir kere yaşatan ikinciyi de yaşatır. ha başkasının yaşattığını yaşatmayacağını söylüyorsa o ayrı.
devamını gör...
yaşadığını yaşatmamak psikolojisi
hayatımda kimse dönüp yaşattığını yaşatmama değmez. ayrıca o kadar zamanımda yok gerçekten. hayat kısa kuşlar uçuyor ve hayat intikam gibi duygular için çok kısa. yaşa, hata yap, ders al, devam et.
devamını gör...
gage vakası
ön beyin işlevleri ve önemi konusunda literatüre geçmiş bir vakadır.
ondokuzuncu yüzyılda amerika demiryollarında çalışan çok becerikli, kendini geliştirmiş gage adında, dinamitle tünel açan bir usta vardır. çevresinde sevilen sayılan birisidir.
bir gün barutu patlatmaya hazırlanırken birisi ona seslenir, arkasına dönüp bakarken barut patlar. barut patlatırken kullandığı 30 cm’lik demir çubuk gözünden içeri girer, beyninin ön kısmından dışarı çıkar. ona seslenen o işçi ne diyecekti çok merak ettim. yedi adamı resmen.
hastaneye kaldırılır. ameliyata alınır.
ameliyattan sonra tek gözünü kaybeder ama felç olmaktan kurtulur. o darbeden canlı çıkması şans iken o sadece gözünü kaybederek kurtulur.
ancak kaza sonrası ilginç bir durum ortaya çıkar. o güne kadar dürüst, çalışkan, sözünde duran gage gider, onun yerine laubali, karakteri bozulmuş, sorumsuz bir insan gelir. bunun üzerine beynin ön bölgesi kişiliği organize eden beyin alanıdır görüşü ortaya atılır.
yaşadığı mesleki talihsizlik sonrasında, hayata bakışı yüz seksen derece değişen bir demiryolu işçisi sayesinde ne isek onu, beynimizin ön tarafı belirliyor olduğunu anlıyor tıp dünyası.
bu sırada, olan da gage’nin yakınlarına olmuştur muhtemelen. gage’nin dünya umurunda değildir kesin.
ağır beyin ameliyatı geçirenlerin bazılarındanda da olur bu hal. çok kolay pot kırarlar. bodoslama yürürler konuşurken.
ciddi bir beyin ameliyatı olana, cevabı hesaplayarak soru sormak lazım.
ondokuzuncu yüzyılda amerika demiryollarında çalışan çok becerikli, kendini geliştirmiş gage adında, dinamitle tünel açan bir usta vardır. çevresinde sevilen sayılan birisidir.
bir gün barutu patlatmaya hazırlanırken birisi ona seslenir, arkasına dönüp bakarken barut patlar. barut patlatırken kullandığı 30 cm’lik demir çubuk gözünden içeri girer, beyninin ön kısmından dışarı çıkar. ona seslenen o işçi ne diyecekti çok merak ettim. yedi adamı resmen.
hastaneye kaldırılır. ameliyata alınır.
ameliyattan sonra tek gözünü kaybeder ama felç olmaktan kurtulur. o darbeden canlı çıkması şans iken o sadece gözünü kaybederek kurtulur.
ancak kaza sonrası ilginç bir durum ortaya çıkar. o güne kadar dürüst, çalışkan, sözünde duran gage gider, onun yerine laubali, karakteri bozulmuş, sorumsuz bir insan gelir. bunun üzerine beynin ön bölgesi kişiliği organize eden beyin alanıdır görüşü ortaya atılır.
yaşadığı mesleki talihsizlik sonrasında, hayata bakışı yüz seksen derece değişen bir demiryolu işçisi sayesinde ne isek onu, beynimizin ön tarafı belirliyor olduğunu anlıyor tıp dünyası.
bu sırada, olan da gage’nin yakınlarına olmuştur muhtemelen. gage’nin dünya umurunda değildir kesin.
ağır beyin ameliyatı geçirenlerin bazılarındanda da olur bu hal. çok kolay pot kırarlar. bodoslama yürürler konuşurken.
ciddi bir beyin ameliyatı olana, cevabı hesaplayarak soru sormak lazım.
devamını gör...
geçen yaz
ozan açıktan'ın yönettiği, başrollerinde ece çeşmioğlu, fatih şahin, halit özgür sarı, aslıhan malbora, süreyya güzel ve kubilay tunçer'in paylaştığı türk yapımı netflix filmidir.
bence eh işte bir film olmuş. az önce izleyip bitirdim. yani bilmiyorum izlerken iyi hissettim ama bir sürü şey eksik geldi. ama kafa dağıtmak için izlenebilir. çok şey vadetmeyen bir film.
öncelikle anlatılmak isteneni anlamadığım bir film oldu. yani ne anlatmaya çalışıyorsun senaryo bize ne vermek istiyor anlamadım. o yüzden eh işte diyorum.
replikler bilerek boktandı sanırım. veya 90 larda replikler genel olarak boktandı. 90 larda yaşayanlar cevap versin cidden bu kadar rezalet bir konuşma tarzı mı vardı.
-naber
+ standart
vay kaan çaydamlı.
müzikleri çok beğendim. kostümleri. içkileri. dönemin yansıtılışını beğendim. filmin rengini başlarda sevmemiştim ama sonradan alıştım. izlerken bol bol lan ne güzel bir ortam dediğim bir film oldu.
filmi anlatmak gerekirse 90 larda bodrumda tatil yapan gençlerin dünyasını anlatıyor. bir tane genç (ama ergen olanından) dostumuzun geliş gidişlerini izliyoruz. 90 larda gençler nasıl takılıyor onları görüyoruz.
tavsiye ederim ama çok iddialı değilim. kafa dağıtmak için izlenir. eh işte film.
filmin amacını vallahi anlamadım. aşık olan bir ergenin dramı mı ? veya 90 larda aşk mı ? neydi anlamadım. eleman aşık oluyor sanırım. sonra aşık olduğu kız birileriyle seviştiği için kuduruyor. kıskançlık krizlerine girip içiyor. benim gençliğim lan bu baya benim ergenliğim.
çok garip filmdi. izlerken hoşuma gitti. bazı sahnelerde cringe denen olayı yaşadım. film bittiğinde güzeldi diyemedim. kötüydü demiyorum. eh işte diyorum tamam uzatmayıp eh işte diyorum.
başroldeki genç dostumuzun oyunculuğunu ve kıvırcık hanımefendiyi çok beğendim. bence oyunculukları güzeldi. filmin sonuna doğru babanın vermek istediği mesaj boktandı. filmde en çok beğendiğim kısım ise ailesini kaybetmiş çocuğun karizmasıydı. çocuk çok karizma lan. seviyor bu hayatı. dayak yiyor sonra gülüyor. dayak yiyor çocuğa el sallıyor. kıyak insan.
ha olayın şu kısmına gelirsek bu filmi sinemada izleseydim küfür ederdim. cidden küfür ederdim. netflixte izlediğim için eh işte diyorum.
bence eh işte bir film olmuş. az önce izleyip bitirdim. yani bilmiyorum izlerken iyi hissettim ama bir sürü şey eksik geldi. ama kafa dağıtmak için izlenebilir. çok şey vadetmeyen bir film.
öncelikle anlatılmak isteneni anlamadığım bir film oldu. yani ne anlatmaya çalışıyorsun senaryo bize ne vermek istiyor anlamadım. o yüzden eh işte diyorum.
replikler bilerek boktandı sanırım. veya 90 larda replikler genel olarak boktandı. 90 larda yaşayanlar cevap versin cidden bu kadar rezalet bir konuşma tarzı mı vardı.
-naber
+ standart
vay kaan çaydamlı.
müzikleri çok beğendim. kostümleri. içkileri. dönemin yansıtılışını beğendim. filmin rengini başlarda sevmemiştim ama sonradan alıştım. izlerken bol bol lan ne güzel bir ortam dediğim bir film oldu.
filmi anlatmak gerekirse 90 larda bodrumda tatil yapan gençlerin dünyasını anlatıyor. bir tane genç (ama ergen olanından) dostumuzun geliş gidişlerini izliyoruz. 90 larda gençler nasıl takılıyor onları görüyoruz.
tavsiye ederim ama çok iddialı değilim. kafa dağıtmak için izlenir. eh işte film.
filmin amacını vallahi anlamadım. aşık olan bir ergenin dramı mı ? veya 90 larda aşk mı ? neydi anlamadım. eleman aşık oluyor sanırım. sonra aşık olduğu kız birileriyle seviştiği için kuduruyor. kıskançlık krizlerine girip içiyor. benim gençliğim lan bu baya benim ergenliğim.
çok garip filmdi. izlerken hoşuma gitti. bazı sahnelerde cringe denen olayı yaşadım. film bittiğinde güzeldi diyemedim. kötüydü demiyorum. eh işte diyorum tamam uzatmayıp eh işte diyorum.
başroldeki genç dostumuzun oyunculuğunu ve kıvırcık hanımefendiyi çok beğendim. bence oyunculukları güzeldi. filmin sonuna doğru babanın vermek istediği mesaj boktandı. filmde en çok beğendiğim kısım ise ailesini kaybetmiş çocuğun karizmasıydı. çocuk çok karizma lan. seviyor bu hayatı. dayak yiyor sonra gülüyor. dayak yiyor çocuğa el sallıyor. kıyak insan.
ha olayın şu kısmına gelirsek bu filmi sinemada izleseydim küfür ederdim. cidden küfür ederdim. netflixte izlediğim için eh işte diyorum.
devamını gör...
bitter çikolata sevenlerin kendini elit sanması
doğru olabileceğini düşündüğüm tespittir. şöyle ki; toplumda azınlık konumunda olan her şey için bu önermenin geçerli olduğunu düşünüyorum. bitter çikolata severler eminim sütlü severlere göre çok daha az sayıdadır. yine aynı şekilde soul, indie gibi müzik türlerini dinleyenler pop müzik dinleyenlere göre daha azınlıktır. fransızca, japonca bilenler ingilizce bilenlere göre daha azınlıktır gibi gibi..
şimdi düşünün. indie müzik dinleyen, bitter çikolatadan başka çikolata yemeyen ve fransızca bilen biri. ne kadar da elit.*
şimdi düşünün. indie müzik dinleyen, bitter çikolatadan başka çikolata yemeyen ve fransızca bilen biri. ne kadar da elit.*
devamını gör...
bahadırhan dinçaslan
1990 doğumlu, seküler milliyetçinin el kitabı 1 ve 2 adında kitapları olan genç yazar. iyi parti'nin kuruluş aşamasında partinin gik üyeliğine seçilmiş ve meral akşener'in meclis konuşmalarını yazmıştır. iyi parti'nin siyasi işler başkanı mehmet salim ensarioğlu'nun "açılım süreci" ne destek veren açıklamaları nedeniyle partiden istifa etmiştir. aynı zamanda bir dönem ekşi sözlüğün arpad nickiyle bilinen, sonrasında uçurulan sağlam yazarlarındandır. tamgatürk adında bir haber sitesinin sahibidir.
devamını gör...