arkaya yaslanıp portakallık tanım yazmak
yarasa seneca ukdesi.
belli popülariteye ulaşmış yazar rahatlığıdır. ne yazsam beğeniliyor der ve aman bugün de şu başlığa şunu yazayım der.
şaka şaka kimseye laf atmayacağım ama prim veren başlığa iğneli tanım girmek ya da görselli tanım yapmak olacaktır. portakallara bakınca yazdığımın doğru olduğunu anlayacaksınız.
belli popülariteye ulaşmış yazar rahatlığıdır. ne yazsam beğeniliyor der ve aman bugün de şu başlığa şunu yazayım der.
şaka şaka kimseye laf atmayacağım ama prim veren başlığa iğneli tanım girmek ya da görselli tanım yapmak olacaktır. portakallara bakınca yazdığımın doğru olduğunu anlayacaksınız.
devamını gör...
yeni nesil kadınların maharetli oldukları konular
bu tür başlıklar açmıyor olmaları mesela?
devamını gör...
aşırı düşünmek
beni fiziken ve ruhen hasta eden bir illet
yazın artık iş çığrından çıkınca bir psikolog testi yaptım ve kesinlikle tedavi görmem gerektiği soylenildi işte o an durdum çok düşündüğüm şeylere baktım hepsi birer senaryodan ibaret ve o günden sonra henüz tam bitirmesem de bu yolda büyük bir aşama kaydettim
hayat çok düşünüp engellere takılacak kadar çok kısa imkan varken ânı yaşamak lâzım..
yazın artık iş çığrından çıkınca bir psikolog testi yaptım ve kesinlikle tedavi görmem gerektiği soylenildi işte o an durdum çok düşündüğüm şeylere baktım hepsi birer senaryodan ibaret ve o günden sonra henüz tam bitirmesem de bu yolda büyük bir aşama kaydettim
hayat çok düşünüp engellere takılacak kadar çok kısa imkan varken ânı yaşamak lâzım..
devamını gör...
maçın zor geçeceğini bilmiyordum özür dilerim
doğum günün kutlu olsun sevgili yazar*
yeni yaşın musmutlu, gamsız, kedersiz, bol kahkahayla geçsin. hadi üfle bakalım *
yeni yaşın musmutlu, gamsız, kedersiz, bol kahkahayla geçsin. hadi üfle bakalım *
devamını gör...
hiçbir işimi yarım bıra
nick'ini değiştirmiş bir yazarın yeni nick'idir. yalnız kafamda sürekli tamamlıyorum okurken bir yarım kalmışlık hissiyatı oluşturdu. oluyor mu hocam böyle? t, tecrübelerini paylaşan, güzel esprileri olan bir normal sözlük yazarı.
devamını gör...
yazarların uyumama sebepleri
gecenin en rahat ve kaygısız hissettiğim zaman dilimi olmasıdır.
devamını gör...
durduk yere insanın aklına gelen replikler
+sırrı arıyor abi. sırrı kim ya?
-***ümüze 18'lik inşaat çivisini çaktığı zaman anlarsın kim olduğunu.
(bkz: kolpaçino)
-***ümüze 18'lik inşaat çivisini çaktığı zaman anlarsın kim olduğunu.
(bkz: kolpaçino)
devamını gör...
okuduğu kitabın içeriğini unutmak
"aa aynen, neydi o karakterin adı ya? uçakla şeye gidiyorlardı değil mi? şeye."
merhaba, derdinize deva olmaya geldim. çevremdekiler tarafından sık sık "nasıl okuduğun kitapları hatırlıyorsun?" sorularına maruz kaldım. şimdi kullandığım yöntemleri size de açıklayacağım. hafızanızın çok üstün olmasına falan gerek yok, olay sadece tekrarlardan ibaret. en azından bende ve çevremdeki arkadaşlarımda işe yarıyor:
hafıza aslında bilinenin aksine bir depodan ziyade, fonksiyonlu bir işlemler zinciri. tüm parçalar birbirleriyle bağlantılı. misal kahve içtiğimiz porselen fincanı düşündüğümüzde, zihnimiz bu nesnenin adını, biçimini, işlevini, tadını, o fincan ile tanıştığımız anı ve bizim için ne ifade ettiğini hatırlar. o fincanın özel bir anısı varsa, o anı tekrar yaşatabilir. (inşallah 'o özel anı' fincanın kafanızda kırılması falan değildir, tekrar yaşamayın mazallah)
1) elinize bir kalem tutuşturmadan, kitap okumaya başlamayacaksınız. o kalem elinizde duracak.
kitapta hoşunuza giden kısımları, ileride o cümleyi okuduğunuzda, ilgili bölümü çağrıştıracak cümlelerin altını çiziyorsunuz. üşenmeyin, çizin. üşenecekseniz burayı okumayın zaten, çünkü bunları da tek tek (bkz: onenote) ve benzeri not tutma uygulamalarına geçireceğiz.
günlük okuma hedefinizi tamamladıktan sonra ya da kitabı bitirdikten sonra müsait olduğunuz bir vakitte kitabınızla beraber dijital dünyaya giriş yapıyorsunuz. benim tavsiyem, günlük okuma hedefinizi gerçekleştirdikten sonra hemen dijitale dökün. çünkü birikince çok zor oluyor.
onenote benim favori not tutma uygulamam, ama siz keepnote falan da kullanabilirsiniz. altını çizdiğiniz cümleleri vs. kitap ismi ile yeni bir sayfa açıp oraya yazıyorsunuz. göze hitap eden bir sayfa olursa, daha muazzam olur.
kitap komple bittiğinde ise, kendi cümlelerinizle kitabın özetini notlarınızı eklediğiniz sayfanın altına, köşesine, yanına, bir yere yazın.
ben daha önceden belirlediğim bir günde ben kitap okumak yerine yine daha önce belirlediğim birkaç kitabımın notlarımı okurum. hem tekrar yapıyorum, hem beyin altı çizili sözlerle çağrışım yaptığı için kitabın olay örgüsünü de hatırlıyorum.
zihin çağrışım yaptıkça olay örgüsü birbirini bağlayacak, söz veriyorum artık hatırlayacaksınız. bir ortamda masaya elinizi koyup şakır şakır anlatacaksınız, ortamdakiler size hayran kalacak.
ek: ara sıra dijital kitap okuyorum. ama yine de aldığım notları onenote defterime ekliyorum. dijital okuyorsanız, orada not alıp bırakmayın öylece.
merhaba, derdinize deva olmaya geldim. çevremdekiler tarafından sık sık "nasıl okuduğun kitapları hatırlıyorsun?" sorularına maruz kaldım. şimdi kullandığım yöntemleri size de açıklayacağım. hafızanızın çok üstün olmasına falan gerek yok, olay sadece tekrarlardan ibaret. en azından bende ve çevremdeki arkadaşlarımda işe yarıyor:
hafıza aslında bilinenin aksine bir depodan ziyade, fonksiyonlu bir işlemler zinciri. tüm parçalar birbirleriyle bağlantılı. misal kahve içtiğimiz porselen fincanı düşündüğümüzde, zihnimiz bu nesnenin adını, biçimini, işlevini, tadını, o fincan ile tanıştığımız anı ve bizim için ne ifade ettiğini hatırlar. o fincanın özel bir anısı varsa, o anı tekrar yaşatabilir. (inşallah 'o özel anı' fincanın kafanızda kırılması falan değildir, tekrar yaşamayın mazallah)
1) elinize bir kalem tutuşturmadan, kitap okumaya başlamayacaksınız. o kalem elinizde duracak.
kitapta hoşunuza giden kısımları, ileride o cümleyi okuduğunuzda, ilgili bölümü çağrıştıracak cümlelerin altını çiziyorsunuz. üşenmeyin, çizin. üşenecekseniz burayı okumayın zaten, çünkü bunları da tek tek (bkz: onenote) ve benzeri not tutma uygulamalarına geçireceğiz.
günlük okuma hedefinizi tamamladıktan sonra ya da kitabı bitirdikten sonra müsait olduğunuz bir vakitte kitabınızla beraber dijital dünyaya giriş yapıyorsunuz. benim tavsiyem, günlük okuma hedefinizi gerçekleştirdikten sonra hemen dijitale dökün. çünkü birikince çok zor oluyor.
onenote benim favori not tutma uygulamam, ama siz keepnote falan da kullanabilirsiniz. altını çizdiğiniz cümleleri vs. kitap ismi ile yeni bir sayfa açıp oraya yazıyorsunuz. göze hitap eden bir sayfa olursa, daha muazzam olur.
kitap komple bittiğinde ise, kendi cümlelerinizle kitabın özetini notlarınızı eklediğiniz sayfanın altına, köşesine, yanına, bir yere yazın.
ben daha önceden belirlediğim bir günde ben kitap okumak yerine yine daha önce belirlediğim birkaç kitabımın notlarımı okurum. hem tekrar yapıyorum, hem beyin altı çizili sözlerle çağrışım yaptığı için kitabın olay örgüsünü de hatırlıyorum.
zihin çağrışım yaptıkça olay örgüsü birbirini bağlayacak, söz veriyorum artık hatırlayacaksınız. bir ortamda masaya elinizi koyup şakır şakır anlatacaksınız, ortamdakiler size hayran kalacak.
ek: ara sıra dijital kitap okuyorum. ama yine de aldığım notları onenote defterime ekliyorum. dijital okuyorsanız, orada not alıp bırakmayın öylece.
devamını gör...
şimşekler
jean echenoz kitabıdır.
nikola tesla icatlar tarihinin en ilginç karakteri. elbette önünde saygı ile eğiliyorum alternatif akımın mucidinin. ama çok ciddi sorunları olduğunu da göz ardı etmemek lazım bu safdil dahiye hayranlık duyarken.
tesla öyle bir insan ki insan davranışlarını okuyunca bu kadar icadı yapıp yapamayacağı konusunda şüpheye düşüyor. deli desen değil, çocuk desen değil, saf desen değil. belki de dehayı tanımlamaya gücümüz yetmiyordur.
thomas edison’ın her türlü karaktersizliğini sineye çeken, çalıştığı diğer şirketten telif ücreti olarak alacağı milyonlarca doları bir kalemde silen, sonra da parasız pulsuz borç için de ölen bu dahi belki de haddinden fazla idealist davranmış olabilir.
tesla’nın hikayesini bu kez echenoz’un etkileyici anlatımıyla dinlemek iyi gelebilir size. üzülsem mi gülsem mi kızsam mı diyeceğinizin garantisini de bu kitaptan büyük keyif alacağınızın garantisini de ben veriyorum size.
nikola tesla icatlar tarihinin en ilginç karakteri. elbette önünde saygı ile eğiliyorum alternatif akımın mucidinin. ama çok ciddi sorunları olduğunu da göz ardı etmemek lazım bu safdil dahiye hayranlık duyarken.
tesla öyle bir insan ki insan davranışlarını okuyunca bu kadar icadı yapıp yapamayacağı konusunda şüpheye düşüyor. deli desen değil, çocuk desen değil, saf desen değil. belki de dehayı tanımlamaya gücümüz yetmiyordur.
thomas edison’ın her türlü karaktersizliğini sineye çeken, çalıştığı diğer şirketten telif ücreti olarak alacağı milyonlarca doları bir kalemde silen, sonra da parasız pulsuz borç için de ölen bu dahi belki de haddinden fazla idealist davranmış olabilir.
tesla’nın hikayesini bu kez echenoz’un etkileyici anlatımıyla dinlemek iyi gelebilir size. üzülsem mi gülsem mi kızsam mı diyeceğinizin garantisini de bu kitaptan büyük keyif alacağınızın garantisini de ben veriyorum size.
devamını gör...
türkçe konuşan erkeklerin çok seksi olması
'nefes alsın yeter'in bir tık altı.
devamını gör...
konuşacak birinin olmaması
insan sosyal bir varlıktır. bazen tercihli bazen de istemeden yalnızlık bulur bizi. istesek de artık, bırakmaz. bunaltır. konuşacak çok şeyin vardır ama kimse yoktur etrafında. kalabalıklar içinde yalnız hissedersin. içine içine hem ağlar hem de gülersin. öyle bir şeydir konuşacak birinin olmaması.
devamını gör...
kedilere özgü gariplikler
yolda gördüğüm ve selam verdiğim bir kedinin sanki beni tanıyormuşcasına yüzüme bakması. bakmayı geçtim, ben bakmaya devam ettikçe onunla bakışmaya devam etmemiz.
devamını gör...
13 mayıs 2021 normal sözlük bayramlaşması
sabah ezanından önce yazmak adetim değil ama belki vakit bulamam. şimdiden hayırlı bayramlar.*
dipçe: yoldaş bayramlaşmaya gelen yazarlara kapıdan kinder sürpriz yumurta veriyormuş. ilgililere duyurulur.
dipçe: yoldaş bayramlaşmaya gelen yazarlara kapıdan kinder sürpriz yumurta veriyormuş. ilgililere duyurulur.
devamını gör...
homo sapiens
diğer insansı türlerden ayrılışı iki yüz bin öncesine kadar gider. yetmiş bin yıl önce yerleşik olduğu afrika'nın doğusundan tüm dünyaya yayılması, diğer insansı türlerin sonunu getirmiş, önemli ölçüde hayvan ve bitkinin neslinin tükenmesine yol açmıştır. avcı toplayıcı olduğu çağlarda kısmen barışçıl ve doğaya daha az zararlı olan bu tür, son on bin yıldır yerleşik düzene geçtiğinden beri deyim yerindeyse dünyanın altını üstüne getirmiştir.
aynı hızla devam ederse hem kendi hem de diğer türlerin sonunu getirmesi kaçınılmaz olacaktır. the matrix filminde agent smith karakterinin de belirttiği gibi gezegenin kanseridir. iflah olmak bilmeyen ihtirasları, elde ettiği her şeyden kısa sürede bıkması ve bunun sonucu olan tüketim canavarlığını bitirecek yönde zihin yapısını değiştiren genetik mutasyona uğramadıkça, bu kanser tür tüm dünyada metastaz yaparak global bir sona -ya da buna yakın bir dönüşüme- sebep olacaktır.
aynı hızla devam ederse hem kendi hem de diğer türlerin sonunu getirmesi kaçınılmaz olacaktır. the matrix filminde agent smith karakterinin de belirttiği gibi gezegenin kanseridir. iflah olmak bilmeyen ihtirasları, elde ettiği her şeyden kısa sürede bıkması ve bunun sonucu olan tüketim canavarlığını bitirecek yönde zihin yapısını değiştiren genetik mutasyona uğramadıkça, bu kanser tür tüm dünyada metastaz yaparak global bir sona -ya da buna yakın bir dönüşüme- sebep olacaktır.
devamını gör...
sosyal jetlag
sosyal jetlag kavramı, vücudumuzun iki zaman dilimi olan, sosyal normların yarattığı zaman dilimi ile biyolojik saatimizin zaman dilimi arasındaki kaymanın sonucu olarak açıklanır. sosyal aktivitelerimiz, eğlenme, çalışma, yemek yeme, uyuma saatlerimizin hepsini sosyal normlara göre belirliyoruz. biyolojik saatimizin ihtiyacı olan uyku süresini daha karşılayamadan "mecburen" kurduğumuz alarmın çalması ile uyanmak zorunda kalıyoruz. ve sonuç olarak vücut bu saatler arasındaki kaymadan etkileniyor.jetlag'ın en belirgin semptomu olan uyku problemi ile karşı karşıya kalıyoruz.
devamını gör...
yerli yersiz sorulmaması gereken sorular
"okul bitince ne yapacaksın?"
devamını gör...
ümit yaşar oğuzcan
"aşka ve kıskançlığa büyük saygım vardır.
aşkın karşısında şapkamı çıkarır, kıskançlığın karşısında önümü iliklerim.."
aşkın karşısında şapkamı çıkarır, kıskançlığın karşısında önümü iliklerim.."
devamını gör...


