emre aydın'ın kağıt evler albümünün dördüncü şarkısıdır.

bu şarkıyı her dinlerken "ne kadar doğru tespitler yapıyor bu adam." diyorum kendi kendime. bu şarkıyı üç sene sonra tekrar dinleyeceğim, ayrılığın dördüncü yılında dinleyip kendimce bir analiz yapacağım. ne değişti hayatımda o günden bugüne kadar. küçük bir geriye bakış niteliğinde. "tam dört yıl olmuş dün." dedikten sonra yüzümde ılık bir gülümseme olacak. güzel zamanlardı diyerek dinleyip geçeceğim bu şarkıyı.

"imkansız olmuşuz
hayattayken üstelik."

ve

"ne kadar istemiştim
nelerden vazgeçmiştim
bir şey olmak için
hayatında senin"

kısımları beni alır, anılar denizinde küçük bir yolculuğa çıkarır. fotoğraflar çok acımasız. onun gözünde artık hiçbir şey olduğum insanla yan yana gülüyorum, sarılıyorum, eğleniyorum. ama gerçeğe döndüğünde farkı anlıyorsun. anılar denizi fırtınalı, rüzgar sert estiğinde kıyıya varmazsan gözyaşlarına tutuluyorsun. uykusuz geceleri geri getiriyor yorgun gözlerin. bu yüzden anıyı bırakıp anı yaşamak daha mühim. "tam dört yıl olmuş dün." diyerek ardından ılık bir gülümseme ile son fotoğrafa da bakıp o albümünü kapatabilmek gerek.
devamını gör...

'eksik olduğumu hissettirmene gerek yok,ben zaten farkındayım' demek istediğim çok sevdiğim insan.
devamını gör...

devlet teamüllerine aykırı bir şekilde sosyal medyadaki sayfasından istifa ederek kayıplara karışan ekonomiden sorumlu damat bakanın gidişinin üzerinden günler, aylar geçmesine rağmen hesabı verilemeyen durumdur. cevaplanmamış sorular:
-128 milyar dolar nerede?
-merkez bankası rezervlerine ne oldu?
-varlık fonuna ne oldu?
devamını gör...

şu efsane diyaloğun geçtiği filmdir.
- merhaba mülayim abi
- merhaba canım. bu herifi de hiç sevmem.
devamını gör...

türkçeye "vatikan" ismiyle çevrilmiş, pegasus bünyesinden çıkmış olan jose rodrigues dos santos romanı.

bu kitabın diğer dos santos romanlarından ayrı olan birkaç kısmı var, onlardan bir tanesi bu romanın diğer romanlarından oldukça bayıcı bir ilerleyişe sahip olması ve anlattığı şeylerin kirliliğinin yüzümüze kış aylarında banyoda yüzümüze vurduğumuz soğuk su kadar sert bir şekilde çarpması.

spoiler vermeden romanın içeriğinden bahsedecek ve eleştirecek olur isek...
romanın başlangıcı tamamen gündeme oynama çabası gibi hissettiren ve yazıldığı dönemdeki en popüler terör örgütü olan işid'in vatikan'a sızması ve papa'yı kaçırması ile başlar. işid, bir video yayınlar ve bu videoda gece yarısı papa'nın öldürüleceğini söyler.

olaylar çok farklı yönde ilerler, insanlar sokaklara dökülür ve tam bu olaylar olur iken, vatikan'ın içerisinde araştırmalar yapan roman karakterimiz tomas noronha'nın, hristiyanlık tarihini tümden sarsacak bir şey keşfetmesi ile alevlenir ama başını alıp gitmez, adeta tam o kısımda tıkanır ve geri kalan kısım, sevgili jose rodrigues dos santos'un araştırma metinlerinin önümüze bırakılması ile sekteye uğrar.

geri kalan kısım ise rahatsız edici gerçeklerin ifşa edilmesi gibidir sanki, vatikan'ın sigara politikasından tutun, yıllardır kayıp olan emanuela orlandi vakası *ki bundan da kısaca bahsedecek olur isek, emanuela ablamız vatikan'da kıdemli bir görevlinin kızıdır ve kaçırılmıştır, bulunamaz, tüm dünya vatikan içerisindeki güç kavgasından şüphelenir ve hatta olaya fantastik bir boyut katarak bu kızın karanlık ayinlerde kullanıldığı gibi komplo teorileri öne sürerler, korkmayın spoiler falan yemediniz bu arada hiçbir şekilde* ve hatta papa'ya suikast girişiminde bulunmuş ağca'nın bağlantıları ile korkunç derecede uzun bir araştırma kısmı bizi bekler, anlatır anlatır durur, sedat peker gibi ifşa eder tüm yolsuzlukları ve bir anda roman aklına gelir, hikayeyi tamamlamak adına saçmalar da durur...
devamını gör...

osmanlılarda ve dolayısıyla türkiye'de aristokrasinin olmayışının ve cumhuriyet zamanına kadar güçlü bir yerli burjuvazinin oluşmamasının yarattığı dolaylı bir etkidir. avrupa'da kimse habsburg torunuyum, bourbon çocuğuyum demez çünkü oralarda tarihsel süreç içerisinde ulus kimliğinin ve işçi sınıfının oluşmasını sağlayan, yönetilen geniş kitlelerin zamanla kimlik kazanmasını sağlayan toplumsal ve ekonomik bölünmeler meydana gelebilmiş. bizde ise padişah 19. yüzyıla kadar yetkilerini bile paylaşmak istememiş. saltanatına alternatif olmasın diye anadoludaki türkmen beylerinin ümüğünü sıkmış.
devamını gör...

eşim bazen hiç sebep yokken yüzüme bakıp "çok şanslıyım" der. ne zaman aklıma gelse yüzümde tebessüm oluşur.
devamını gör...

yalancı, en büyük cezasını kendinisi verir kendine. en büyük cezası şudur : kendisi bile kendisine inanmaz.
devamını gör...

kadın düşmanlığı yapanların beyninin içinde ne olduğunu biliyorsunuz siz.

ama annelerine küfredecek olsanız savunmaya geçecek olan iq'su
yerlerde sürünen cinsler.
devamını gör...

kırıkkale il milli eğitim müdürlüğü, ilde bulunan okul müdürlerine "sınavda herhangi bir hedefi olmayan öğrencilerin lgs'ye katılmamasını sağlayın” mesajı gönderdi.

kırıkkale il milli eğitim müdür yardımcısı hamza aygün tarafından gönderilen yazıda şöyle denildi:

"kıymetli ortaokul müdürlerimiz biliyorsunuz ki önümüzdeki hafta sonunda lgs sınavı var. daha önce de paylaştığımız gibi bu sınavda herhangi bir hedefi olmayan ya da ders durumu istenmeyen durumda olan öğrencilerimizin velileri ile istişare edilerek sınava katılmamaları yönünde yönlendirme çalışmalarımızı ivedilikle takip edelim, çünkü sene boyu verilen emekler hedefsiz öğrencilerimizin sınava katılımı ile ortalamalarınız oldukça aşağılara düşmektedir. bundan dolayı 8. sınıf öğrenci sayımız ve bu konu ile ilgili görüş yapılan öğrenci veli görüşmelerinin her okul müdürümüz tarafından hassasiyet ile üzerinde durulması ve bir liste halinde tarafımıza bildirilmesi hususunda gereğini bilgilerinize rica ederim.”

eğitim-sen: öğrencileri gözden çıkarmışlar
il milli eğitim müdür yardımcısı aygün'ün yazısına eğitim-sen genel merkezi tarafından yapılan açıklamayla da tepki gösterildi. eğitim-sen açıklamasında şöyle denildi:

"görevi eğitimin niteliğini arttırmak ve öğrencilerin eğitim hizmetine eşitçe erişimini sağlamak olması gereken bir yöneticinin, “sınavda herhangi bir hedefi olmayan öğrencilerin sınava katılmamasını sağlamak” olarak kendine ve okul müdürlerine biçtiği görev açıkça suçtur!

hamza aygün’ün hedefi, acil uzaktan öğretimin sorunlarını gizlemek ve liselere geçiş sistemi’nin amacına uygun biçimde yoksul ailelerin çocuklarını imam hatip, meslek lisesi ve açık liselere yönlendirmektir. hamza aygün’ün sözleri, siyasi iktidar ve kadrolarının, yarınlarına güvenle bakamayan öğrencileri nasıl gözden çıkardığının resmidir!

eğitim sen olarak meb’e çağrımız, hamza aygün hakkında gerekli yasal işlemleri derhal başlatmasıdır. öğrencilerimizin eğitim hakkı için, gençlerimizin yarınlara güvenle bakabilmeleri için tüm örgütlü gücümüzle mücadelemizi sürdüreceğimiz bilinmelidir."

buradan
devamını gör...

bilim ve sanat bir kuşun iki kanadı gibidir. bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar.uçamayanlar ise tavuk olur. tavuk toplum, önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz.

charles darwin
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bugun gunlerden salca. domatesler yikandi. bir taraftan dograniyor, bir taraftan kaynatiliyor.

kankamla* beraber domates yikama gorevini basariyla tamamlayip kosemize cekildik.

guzel bir aksam oluyor.
devamını gör...

takip ettiğim kişilerin ve farklı bir sürü insanın fikirlerini okumayı seviyorum ve kaç aydır burası istediğim şeyi yazabildigim, kendimi ifade edebildiğim, bazen tanım yazmak için oturup araştırma yaptığım bir mecra oldu. sebeplerim bunlar. durup dururken sevgi doldum nedense. websitesine sevgi duymak. evet.
devamını gör...

nobody exists on purpose. nobody belongs anywhere. everybody's gonna die. come watch tv
devamını gör...

yüzüğümü verin.
devamını gör...

kendisine "hapiste yatmış, toplumdan aforoz edilmeli" diyen deniz seki'ye, "kader arkadaşım deniz ablacığım. çok geçmiş olsun. daha nice bayramlar senin olsun." notuyla çelenk yollayan adam gibi adamdır. kader arkadaşım demesinin sebebi de deniz seki'nin hapis yatmasıdır.
devamını gör...

yazarın yazdıkları beğenmiş ve artılamıştır. niye bu mesele bu kadar irdeleniyor ki?
devamını gör...

linkedin'de 10.000 başvuruluk bir pozisyonda buyrun kendinizi ispatlamaya çalışın.
devamını gör...

neden yıldıralım ki? çocuk bu, merak ediyor. dünyayı öğrettiklerimiz ile öğreniyor. 3-8 yaş arası çocuğun belki de en önemli gelişim dönemi. çocuk kendini ve etrafını keşfediyor. bu dönemde doğruları öğretmezsek dünyayı yanlış bir bakış açısı ile algılar. sakince cevap verin.
devamını gör...

1700'lerde italya'da yazılan risale. anlamı, muhammed'in işleri veya muhammed'in hikayeleri'dir. fakat o dönem islam, türklerin dini olarak bilindiği için, risalenin başlığında hz. muhammed'e mehmet denir. risale, hz. muhammed'in peygamberliğinden vefatına kadar olan dönemde, yahudilere karşı olan mücadelesini anlatır.

ilk başta, yahudilerin, tanrı'ya karşı isyan etmelerinden dolayı cezalandırıldıkları belirtilir. sonra, bir adamın*, zahireci bir yahudi bilgine gelerek rüyasını anlattığı söylenir. yahudi bilgin rüyayı dinledikten sonra korkmaya başlar. çünkü rüyanın tabirine göre, hz. muhammed, 9 asır hükümranlık sürecektir. yahudi bilgin yahudi halkının bu durumdan dolayı zarar göreceğini düşünür ve hz. muhammed'den gizli bir şekilde yahudi cemaatini toplar. toplantıda yahudileri kurtarmak için nasıl önlem alacakları tartışılır. sonuç olarak da 10 yahudi bilginin zahiren müslüman olup da hz. muhammed'in güvenini kazanarak, yahudilere zarar verilmesinin engellenmesine karar verilir.

hz. muhammed, peygamber olacağını bilmemektedir. kendisini 10 yahudi bilgin kandırmaktadır. ve bu yahudi bilginler ona haşa kuranı kerim'i yazdırmışlardır. güya bilginler daha sonra iblis'le anlaşmış, ve onu hz. muhammed'e göndermişlerdir. o da, "tanrının ordusunun komutanı" olduğunu söylemiş ve sahte vahiyler getirmiştir. daha sonra tüm milletler hz. muhammed'in emrine girmeye başlamış, o da yahudilerin kendisine tabi olmalarını istemiştir. fakat yahudiler ona tabi olmak istemeyince, hz. muhammed onlara belirli bir süre vererek tehdit etmiştir. ve bu süre içerisinde, hz. muhammed, yahudi bir kadınla evlenmiştir. yahudi bilginler, hz. muhammed'in, yahudi halkını yok edeceğinden korkmuşlar ve yahudi eşiyle işbirliği yaparak yemeğine zehir katmışlardır.

hz. muhammed ağır hastalanarak yatağa düşmüş ve yahudi bilginlere vasiyetini yazdırmak istemiştir. fakat yahudi bilginler, hz. muhammed'in vasiyetindeki yahudilerin cezalandırılmasına yönelik isteklerini, kendi istekleri doğrultusunda değiştirip kayıt altına almışlardır. sonra da bu bilginler, haşa hz. muhammed'i yatağında öldürmüşlerdir.

evet risalede anlatılan hikaye böyledir. aslında bu risale, eski dönemde, gayri müslim kesimin, hz. muhammed'e karşı olan bakış açısını göstermektedir. elbette risalede anlatılanlar gerçek dışı olup, efsaneden ibarettir.

büyük ölçüde yararlandığım şu makaleye bk.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim