organ bağışı
organ nakli olmuş biri olarak bu konuda keşke daha bilinçli bir halk olsa diye düşünüyorum
olayın günah boyutuna bu devirde bile bakan o kadar çok kişi var ki
kadavra nakilleri bu sebeple ülkemizde inanılmaz az
olayı fazla duygusallaştırmaya gerek yok ama birinin umutsuz olduğu bir anda ona ufacık umudu sizin sağlamış olmanız bile bu his paha biçilemez olmalı
olayın günah boyutuna bu devirde bile bakan o kadar çok kişi var ki
kadavra nakilleri bu sebeple ülkemizde inanılmaz az
olayı fazla duygusallaştırmaya gerek yok ama birinin umutsuz olduğu bir anda ona ufacık umudu sizin sağlamış olmanız bile bu his paha biçilemez olmalı
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın canlarım, ciğerlerim, bal peteklerim. içinizden biri bana bugünün güzel geçeceğini söylesin de inanayım. şaka şaka, hayat güzel. *
bugünü dolu geçirmeye karar verdim. sevdiğim fakat kadın düşmanı olduğundan gözüme batan italyan yazar cesare pavese'in kitabı geçti elime. okuyup okuyup sizleri de bilgilendireceğim. *
kitap bilgilendirme editi: #511516.
güncelenen eklemelerle birlikte.
bugünü dolu geçirmeye karar verdim. sevdiğim fakat kadın düşmanı olduğundan gözüme batan italyan yazar cesare pavese'in kitabı geçti elime. okuyup okuyup sizleri de bilgilendireceğim. *
kitap bilgilendirme editi: #511516.
güncelenen eklemelerle birlikte.
devamını gör...
söylemekten keyif alınan ingilizce kelimeler
"hamburger" net. hamböğgı şeklinde de efsane bir telaffuzu vardır beni benden alır. "one hamburger menü, please".
devamını gör...
demoralize ederek motive etmek
morali bozulduğunda eli ayağı kalkmayan insanlardanım. daha da dibe çakılırım her şeyi mahvedebilirim. çünkü olumsuz cümlelerin kötü enerjisinden çabuk etkilenirim. böyle motive olan insanlara da çok şaşırıyorum. hırs mı bu yoksa öfkeyle yenme isteği mi anlamıyorum.
siz yine de insanları tatlı tatlı motive edin demoralize etmeyin olur mu?
siz yine de insanları tatlı tatlı motive edin demoralize etmeyin olur mu?
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
ya şu banyonun terliğini ıslak bırakmayın çorabım ıslanıyor.
devamını gör...
aşk mı para mı sorusuna aşk diyen insan
en mantıklı seçimi yapmış kişidir.
aşk, insanın karşısına her zaman çıkmaz ama iş hayatında her zaman inişler ve çıkışlar olabilir.
aşk, insanın karşısına her zaman çıkmaz ama iş hayatında her zaman inişler ve çıkışlar olabilir.
devamını gör...
the sinner
bir netflix yapımı polisiye dizisi. beğendiğim az sayıdaki amerikan yapımı dedektif dizilerinden.
petra hammesfahr’ın aynı adlı romanından uyarlanmis. sinner günahkar demekmiş. dizide insan öldürmenin,kotu ebeveyn olmanın,cinsel günahların, kibirin, anlayacağınız her türlü günahın insan hayatına etkileri anlatılıyor. başrolünü sinema ve oyunculuk alanında akademisyen olan bill pullman oynuyor ki kendisi gerçekten yürüyüşü, yan yan bakışları ve özellikle sinir bozucu sırıtması ile iyi bir karakter oluşturmuş. adamın sürekli sırıtması aklıma geldikçe elimde ne varsa televizyon ekranına yapıştırdım geliyor. ilk sezonda kendisine jessica biel, 2. sezonda vera walker, 3. sezonda jamie burns eşlik ediyor ki bakmaları doyamazsin.
ilk sezonda özel hayatında ciddi problemleri olan dedektif ambrosse'nin (sahilde durduk yere bir erkeği öldüren kadını) emniyetin elinden kurtarmaya çalışırken izliyoruz. ikinci sezonda iki yetişkini öldüren küçük bir oğlanın aslında nasıl yanlış yönlendirildiğini ispatlamaya çalışırken görüyoruz. bu sezonda dedektif hayatını düzene koyma çabasındadir ama geçmişi onu bırakmaz. ilk iki bölümde çalıştığı birime karsi suçluları savunan dedektif ilginç bir şekilde 3. sezonda ise tam tersi basit bir kaza gibi görünen olayı cinayet olarak ispatlama derdine dusuyor. dedektif ilk iki sezonda bize hissettirilen zanlı ile kişisel ilişki kurma, olaya tarafsız kalamama davranışlarını artırıyor. bu sezonda diğer yazarlar beğenmemiş ama fikirsel mesajlar, felsefik sorular, hayatın anlamını sorgulayan ya da inanç değerlerinizi sorgulatan sorular en çok bu sezonda verilmiş. sezon olarak çok uzatılmış, her sezon 4 bölümde bitebilecekken 8 bölüm sürüyor ki bir yerden sonra ilginiz dağılmaya başlıyor. 4. bölümü ise internete düşmüş ama henüz izlemedim. ımdb puani 10/7.9, benim
puanım 10 uzerinden 8. o da jesica biel'in güzel hatırına.
petra hammesfahr’ın aynı adlı romanından uyarlanmis. sinner günahkar demekmiş. dizide insan öldürmenin,kotu ebeveyn olmanın,cinsel günahların, kibirin, anlayacağınız her türlü günahın insan hayatına etkileri anlatılıyor. başrolünü sinema ve oyunculuk alanında akademisyen olan bill pullman oynuyor ki kendisi gerçekten yürüyüşü, yan yan bakışları ve özellikle sinir bozucu sırıtması ile iyi bir karakter oluşturmuş. adamın sürekli sırıtması aklıma geldikçe elimde ne varsa televizyon ekranına yapıştırdım geliyor. ilk sezonda kendisine jessica biel, 2. sezonda vera walker, 3. sezonda jamie burns eşlik ediyor ki bakmaları doyamazsin.
ilk sezonda özel hayatında ciddi problemleri olan dedektif ambrosse'nin (sahilde durduk yere bir erkeği öldüren kadını) emniyetin elinden kurtarmaya çalışırken izliyoruz. ikinci sezonda iki yetişkini öldüren küçük bir oğlanın aslında nasıl yanlış yönlendirildiğini ispatlamaya çalışırken görüyoruz. bu sezonda dedektif hayatını düzene koyma çabasındadir ama geçmişi onu bırakmaz. ilk iki bölümde çalıştığı birime karsi suçluları savunan dedektif ilginç bir şekilde 3. sezonda ise tam tersi basit bir kaza gibi görünen olayı cinayet olarak ispatlama derdine dusuyor. dedektif ilk iki sezonda bize hissettirilen zanlı ile kişisel ilişki kurma, olaya tarafsız kalamama davranışlarını artırıyor. bu sezonda diğer yazarlar beğenmemiş ama fikirsel mesajlar, felsefik sorular, hayatın anlamını sorgulayan ya da inanç değerlerinizi sorgulatan sorular en çok bu sezonda verilmiş. sezon olarak çok uzatılmış, her sezon 4 bölümde bitebilecekken 8 bölüm sürüyor ki bir yerden sonra ilginiz dağılmaya başlıyor. 4. bölümü ise internete düşmüş ama henüz izlemedim. ımdb puani 10/7.9, benim
puanım 10 uzerinden 8. o da jesica biel'in güzel hatırına.
devamını gör...
ankara çinçin vs istanbul bağcılar
istanbul bağcılar, rio de janeiro ise, ankara çinçin, guantanamo körfezidir.
çinçin her türlü bu versus'u alır.
çinçin her türlü bu versus'u alır.
devamını gör...
arkadaşımın aşkısın
bestesi enrico macias'a ait olan, 60'lı yılların retro "sound"'u, fecri ebcioğlu'nun sözleri ve juanito'nun kırık türkçesiyle hatırlanacak şarkı.
devamını gör...
kafa sözlük
yazar olduğumdan beri hep iyi niyetli insanlar ile karşılaşıyorum. dilerim sonsuza dek bu böyle sürer.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bugün çeyrek asrı biraz aştın diyorlar bana artık, amma ki yaşadın bir kelebeğe göre. oysa bana yaşamanın böyle ağrılı böyle sancılı böyle daima insanın boğazını düğümleyen bir yumruya dönüşeceği söylenseydi en başta, o ilk yarışı kazanmamak için takılacak bir tümsek yaratırdım kendime.
nankörlük ediyorsun güldüğün vakitlere, seni seven insanların sevgisine de. ailene de nankörlük ediyorsun, koynunda binbir güzellik yaşadığın o anların büyüsüne de. hepsini hepsini diyebilirsiniz bana. bu yazdıkların iki kahkaha arasından dökülen samimiyetsiz satırlardır, böyle de pislik bir adamsın, bunu da diyebilirsiniz.
hayatı sapa bir yokuşu acıyla tırmanmak diye niteliyorsam da size hak vermiyor değilim. güldüm, sevdim, sevildim, telefona elimi her uzatışımda, ucunda beni samimiyetle bekleyen birileri oldu. kahvemi yalnız içmek istemedimse bir yaren beni kucakladı, çay sohbeti çektiyse canım sofrasını açan nice dostlar da buldum. hepsine hepsine eyvallah, hepsine minnettarım.
ama işte hayat tüm bunlara rağmen insanın kalbini yorabilir, hırpalayabilir. insan bazı gece yarıları sarsılarak uyanabilir bunlara rağmen. insan bazı geceyarıları duvarları yumruklayabilir. insan bazı geceyarılarına sığmayarak kendini serin bir pencerenin kanatlarına bırakmak arzusu duyabilir. tüm bunları size anlatabilmeyi nasıl dilerdim. ancak siz beni bir kez anlayasınız diye bu tüm güzelliklerden vazgeçmemi dilerdiniz. siz bu tüm güzelliklere rağmen kalbimi daima bir yarayla tanımladığım için bana nankör bana iki yüzlü bana budala deyiniz.
her şeye rağmen iyi yaşadın uzatma diyorsunuz, duyuyorum. peki her şeye rağmen yaşamak, buna dair bir fikriniz var mı?
neyse kabul, illaki yaşadım, çalmadım ne kelebeklerin ne kuşların ömründen. illaki yaşadım evet, ancak her şeye rağmen. illaki anlayacaksınız, o gün kitapların arasından çıkararak toprağıma bir kelebek bırakınız.
nankörlük ediyorsun güldüğün vakitlere, seni seven insanların sevgisine de. ailene de nankörlük ediyorsun, koynunda binbir güzellik yaşadığın o anların büyüsüne de. hepsini hepsini diyebilirsiniz bana. bu yazdıkların iki kahkaha arasından dökülen samimiyetsiz satırlardır, böyle de pislik bir adamsın, bunu da diyebilirsiniz.
hayatı sapa bir yokuşu acıyla tırmanmak diye niteliyorsam da size hak vermiyor değilim. güldüm, sevdim, sevildim, telefona elimi her uzatışımda, ucunda beni samimiyetle bekleyen birileri oldu. kahvemi yalnız içmek istemedimse bir yaren beni kucakladı, çay sohbeti çektiyse canım sofrasını açan nice dostlar da buldum. hepsine hepsine eyvallah, hepsine minnettarım.
ama işte hayat tüm bunlara rağmen insanın kalbini yorabilir, hırpalayabilir. insan bazı gece yarıları sarsılarak uyanabilir bunlara rağmen. insan bazı geceyarıları duvarları yumruklayabilir. insan bazı geceyarılarına sığmayarak kendini serin bir pencerenin kanatlarına bırakmak arzusu duyabilir. tüm bunları size anlatabilmeyi nasıl dilerdim. ancak siz beni bir kez anlayasınız diye bu tüm güzelliklerden vazgeçmemi dilerdiniz. siz bu tüm güzelliklere rağmen kalbimi daima bir yarayla tanımladığım için bana nankör bana iki yüzlü bana budala deyiniz.
her şeye rağmen iyi yaşadın uzatma diyorsunuz, duyuyorum. peki her şeye rağmen yaşamak, buna dair bir fikriniz var mı?
neyse kabul, illaki yaşadım, çalmadım ne kelebeklerin ne kuşların ömründen. illaki yaşadım evet, ancak her şeye rağmen. illaki anlayacaksınız, o gün kitapların arasından çıkararak toprağıma bir kelebek bırakınız.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
devamını gör...
mutsuz insanların ortak özellikleri
-kendilerini başkalarının gözünden görmeleri, kendi içlerindeki güzellikleri yok saymaları, kendilerini sabote etmeyi alışkanlık haline getirmiş olmaları,
-başkalarının onayına, sevgisine, ilgisine bağımlı olmaları, kendilerini onaylamayı ve sevmeyi bilmemeleri,
-sınır çizmeyi bilmediklerinden ruhsal sınırlarının ihlal edilmiş olması,
-kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmekten korktuklarından dolayı kendilerini özgür hissetmemeleri *,
-sorun çözme becerileri fazla gelişmemiş olduğundan dolayı *, ufak sorunları bile kendi başlarına nasıl çözeceğini bilememeleri *
-başkalarını kendinden aşağı veya üstün görmeleri yani kendilerini hep başkalarıyla kıyaslamaları *
-duygularının sorumluluğunu başkalarına yüklemeleri,
-kurban psikolojisinden çıkacak gücü kendinde bulamamaları, hayatının sorumluluğunu üstlenmemeleri.
-başkalarının onayına, sevgisine, ilgisine bağımlı olmaları, kendilerini onaylamayı ve sevmeyi bilmemeleri,
-sınır çizmeyi bilmediklerinden ruhsal sınırlarının ihlal edilmiş olması,
-kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmekten korktuklarından dolayı kendilerini özgür hissetmemeleri *,
-sorun çözme becerileri fazla gelişmemiş olduğundan dolayı *, ufak sorunları bile kendi başlarına nasıl çözeceğini bilememeleri *
-başkalarını kendinden aşağı veya üstün görmeleri yani kendilerini hep başkalarıyla kıyaslamaları *
-duygularının sorumluluğunu başkalarına yüklemeleri,
-kurban psikolojisinden çıkacak gücü kendinde bulamamaları, hayatının sorumluluğunu üstlenmemeleri.
devamını gör...
yazarlara yazın geldiğini fark ettiren şeyler
her tarafta börtü böceğin türemesi
devamını gör...
bbc
bbc türkçe servisi olan ingiliz yayın kuruluşu. bizim ana akım medya çöplükte takılırken, kendileri hem web site hem de youtube aracılığı ile kaliteli haberler/içerikler üretmektedirler.
youtube kanalı : www.youtube.com/channel/UCe...
youtube kanalı : www.youtube.com/channel/UCe...
devamını gör...
flash tv oyunculuğu
kaleci saçlı adam ve sarı bıyık unutulmaz.
devamını gör...
gevende
monochroma'nın da müzikleri yapmış grup. lakin bu kadar kibri sultan süleyman bile yapmamıştır. nerede azıcık düzgün iş yapan bir türk görsem kibrine yenik düşüyor. bu sebeple artık tiksindiğim eskinin güzeli saykodelike farklı soluk getiren gençler diye anacağım topluluk.
devamını gör...
tartışmayı bilmeyen insan
kavgacı insandır. kelimelerinin kıyafetsiz kalmasından ya da kelime dağarcığının yetersiz oluşundan belki de çirkefliğinden olsa gerek sizinle medenice tartışmak yerine kavga etmeyi tercih eder. bu insanlara ne derseniz deyin kendinizi veya düşüncelerinizi özgürce ifade edemezsiniz, boşuna kürek çekmeyin. koşarak uzaklaşın.
ne demiş mevlana, " edepli, edebinden susar. edepsiz de ben susturdum zanneder".
ne demiş mevlana, " edepli, edebinden susar. edepsiz de ben susturdum zanneder".
devamını gör...

