kafa iznine çıkıp 50 saat dolmadan dönmeye çalışan tip
kendini parçalar.
elli dakikada bir sözlüğe girmeye çalışır.
50 saat dolunca yetmez sözlüğün mailini işgal eder. açın huleyyn hesabımı diye yakasını paçasını yırtıp sokaklarda koşar.
deli galiba evet. ben galiba evet.
elli dakikada bir sözlüğe girmeye çalışır.
50 saat dolunca yetmez sözlüğün mailini işgal eder. açın huleyyn hesabımı diye yakasını paçasını yırtıp sokaklarda koşar.
deli galiba evet. ben galiba evet.
devamını gör...
sadece tek çocuk olanların bildiği şeyler
bildiğim en iyi şey, yardım istemeyi bilmediğim.
bir şeyi ben yaparım derken, bunu bencil olduğum için ya da her şeyi en iyi ben bilirim diye değil, yardım istemeyi, yardım nasıl istenir bilmediğimden öyle derim.
bir şeyi ben yaparım derken, bunu bencil olduğum için ya da her şeyi en iyi ben bilirim diye değil, yardım istemeyi, yardım nasıl istenir bilmediğimden öyle derim.
devamını gör...
15 saat uyumak
bugün başıma gelendir. kaçmak istediğin bir hayat olunca mümkün olabiliyormuş demek ki.
devamını gör...
çirkin erkek
ne çirkin erkek vardır ne de çirkin kadın. tarzını bulamamış birey vardır sadece. bence.
devamını gör...
normal sözlük'te tüm yazarların evli olması
yanlış. ergen kaynıyor burası.
devamını gör...
assemblée nationale
fr. milli meclis. şu anda da fransız parlamentosunun bir kolu olmakla birlikte, fransız ihtilali zamanında da états généraux'dan sonra kurulan meclistir. previously on "révolution française": #394201.
kendilerini milli meclis ilan eden tiers état, 20 haziran 1789'da versailles sarayı'nda toplanmak istediklerinde, toplanacakları salonun kral tarafından kapatılmış olduğunu gördü. bu sebepten tenis* salonunda toplandılar. ve bir anayasa hazırlanıp ilan edilene kadar dağılmayacaklarına dair yemin ettiler. kralın dağılmaları için haber gönderdiği elçiye, aralarından güçlü bir hatip olan honore mirabeau* şöyle demişti: "git efendine söyle, biz halkın gücü ile buradayız ve ancak süngü kuvveti ile bizi buradan ayırabilir." tam olarak bu, milli meclis'in artık ihtilalci bir kimlik kazandığı aşamadır.
çekinen kral, 23 haziran'da "ne yaparlarsa yapsınlar!" diye bağırarak milli meclis'e izin vermiş oluyordu. bu meclise rahipler sınıfından 200, asiller sınıfından da 47 kişi katılacaktı. bunlar taşra aristokratları ve aşağı sınıf rahiplerdi. böylece toplumun üç sınıfı da aynı çatı altında toplanmış olacaktır.
bu meclis ilk olarak, meclis tarafından onaylanmadığı sürece kralın vergi yasası çıkarmasını yasakladı. iç gümrük ve yol vergileri kaldırıldı. asillerin ayrıcalıklarına ve bazı eski feodal haklara dokunulamadı. ayrıca basın özgürlüğü getirildi.
bütün bunlar karşısında kral çaresizdi. 27 haziran 1789'da assemblée nationale'i resmen tanımak zorunda kaldı.
meclis ise başından beri akıllarda olan anayasayı hazırlamaya karar vermişti. bir üyeye göre, "barbar halkların bile bir şekilde anayasası varken fransızların hala bir anayasası yoktu." nihayetinde çalışmalara bir an önce başlamak için assemblée nationale, 9 temmuz 1789 tarihli toplantısında kendini assemblée constituante* (kurucu meclis) ilan edecektir.
kendilerini milli meclis ilan eden tiers état, 20 haziran 1789'da versailles sarayı'nda toplanmak istediklerinde, toplanacakları salonun kral tarafından kapatılmış olduğunu gördü. bu sebepten tenis* salonunda toplandılar. ve bir anayasa hazırlanıp ilan edilene kadar dağılmayacaklarına dair yemin ettiler. kralın dağılmaları için haber gönderdiği elçiye, aralarından güçlü bir hatip olan honore mirabeau* şöyle demişti: "git efendine söyle, biz halkın gücü ile buradayız ve ancak süngü kuvveti ile bizi buradan ayırabilir." tam olarak bu, milli meclis'in artık ihtilalci bir kimlik kazandığı aşamadır.
çekinen kral, 23 haziran'da "ne yaparlarsa yapsınlar!" diye bağırarak milli meclis'e izin vermiş oluyordu. bu meclise rahipler sınıfından 200, asiller sınıfından da 47 kişi katılacaktı. bunlar taşra aristokratları ve aşağı sınıf rahiplerdi. böylece toplumun üç sınıfı da aynı çatı altında toplanmış olacaktır.
bu meclis ilk olarak, meclis tarafından onaylanmadığı sürece kralın vergi yasası çıkarmasını yasakladı. iç gümrük ve yol vergileri kaldırıldı. asillerin ayrıcalıklarına ve bazı eski feodal haklara dokunulamadı. ayrıca basın özgürlüğü getirildi.
bütün bunlar karşısında kral çaresizdi. 27 haziran 1789'da assemblée nationale'i resmen tanımak zorunda kaldı.
meclis ise başından beri akıllarda olan anayasayı hazırlamaya karar vermişti. bir üyeye göre, "barbar halkların bile bir şekilde anayasası varken fransızların hala bir anayasası yoktu." nihayetinde çalışmalara bir an önce başlamak için assemblée nationale, 9 temmuz 1789 tarihli toplantısında kendini assemblée constituante* (kurucu meclis) ilan edecektir.
devamını gör...
son feci mars
doğum günün kutlu olsun diyeceğim yazar. ilham perileri gelip şiir yaz kendisine diye dürttü beni ama sayın domestic o kadar güzel şeyler yazmış ki üstüne söz söylemek uygun olmaz.
devamını gör...
yazarların seslendirdiği şiirler
merhabalar alimünyüm,
vocaroo.com/1cT04d61k1WJ
#1559808
(bkz: yagami light) adlı yazarımız, (bkz: normal sözlük yazarlarının şiirleri) başlığına bir şiirini attı birkaç saat önce. şu, 10 entry'den 9'unun troll olduğu başlık. rahat bırakın lan şu başlığı. şiir denemelerini atsın insanlar, atmayanlar okuyabilsin aralara troller karışmadan. alimünyüm. her neyse, sağ olsun yagami light adlı şairimiz, şiirini seslendirme isteğimi geri çevirmedi. onur duyacağı gibi bir şey olmadı tam, sabırsız ve tembel olduğumdan mütevellit, hani beğenmediyseniz yeteneksizliğimden falan değil, tamamen sabırsız ve tembel olduğum için.*
some ajitation: tek kulağım duymuyor bu kaydı alırken.*
vocaroo.com/1cT04d61k1WJ
#1559808
(bkz: yagami light) adlı yazarımız, (bkz: normal sözlük yazarlarının şiirleri) başlığına bir şiirini attı birkaç saat önce. şu, 10 entry'den 9'unun troll olduğu başlık. rahat bırakın lan şu başlığı. şiir denemelerini atsın insanlar, atmayanlar okuyabilsin aralara troller karışmadan. alimünyüm. her neyse, sağ olsun yagami light adlı şairimiz, şiirini seslendirme isteğimi geri çevirmedi. onur duyacağı gibi bir şey olmadı tam, sabırsız ve tembel olduğumdan mütevellit, hani beğenmediyseniz yeteneksizliğimden falan değil, tamamen sabırsız ve tembel olduğum için.*
some ajitation: tek kulağım duymuyor bu kaydı alırken.*
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
devamını gör...
kadın kısmının sürekli bir yerlerini boyaması
kadın kısmı nedir ya, annemin babaanesinin kullandığı tabirler
devamını gör...
kız mısın diye mesaj atan erkek yazar
beni gülmekten öldüren yazar. gerçekten inanılmaz. bayan mısınız acaba. cidden böyle bişey soran varsa bence sözlükte *mcı diye rütbe açılmalı. random atmayayım diye zor tutuyorum kendimi.
devamını gör...
neden bu kadar cok başlık açılıyor
seks, sevişme olunca başlık olmuyor mu?
sözlük burası. daha fazla açılsa keşke.
sözlük burası. daha fazla açılsa keşke.
devamını gör...
fakirliğin imtihan olduğunu söyleyip lüks içinde yaşayan din sömürücüleri
hiç şaşmaz sürekli böyledir, diyanet başkanı mercedes'e biner diğerleri kokain çeker işçi maaşıyla porche'ye biner. insanları uyutma şekli, çok iyi fikir
devamını gör...
çıplak uyumak
yok anam yok çıplak yatarsam 1 hafta kalkamam ben.
bakın evde her yerin kapalı olduğuna yemin edersiniz ama yine de bir yerin açık olduğunu inat edip dizlerinin üşüdüğünü iddia eden bir nene vardır ya. heh işte o benim.
her yer kapalıysa bile kesin bir yer açıktır.
t: iç organlarımızı yatağa yapıştıran eylem.
bakın evde her yerin kapalı olduğuna yemin edersiniz ama yine de bir yerin açık olduğunu inat edip dizlerinin üşüdüğünü iddia eden bir nene vardır ya. heh işte o benim.
her yer kapalıysa bile kesin bir yer açıktır.
t: iç organlarımızı yatağa yapıştıran eylem.
devamını gör...
seviştikten sonra o bireye saygının azalması
bunu mu demek istediniz: seviştikten sonra saygısı azalana saygısı azalmak
hazır olun; "troll başlıkta duyar kasacağım."
sevişilen kişinin insan olduğunu unutma yolunda atılmış büyük(!) adımların sonucu bunlar. karşınızdakini sizi doyuracak bir tabak yemek, sizi kurulayacak bir parça havlu, sizi neşelendirecek bir oyunun kodları gibi görmeyi bırakmamanın getirileri... yoksa götürüleri mi demeliydim?
her şeyi sevişmeye indirgeyen bir türe dönüşmek üzereyiz. hatta dönüştük belki de. sözlük başlıklarının çoğu bile sevişmek, ilişki kurmak, "düşürmek", "yürümek", "götürmek" üzerine. bundan daha da kötü olanı bunun normal olduğunu zannedenler. o eski aşklar, eski evlilikler neden öyle uzun sürüyordu? neden şimdi hemen hemen herkes gelip burada "kadınlar şuna değer vermez", "erkeklerin gözü şundan başkasını görmez" diye ağlıyor? çünkü tek derdimiz yatıp kalkmak oldu. "seks istemek doğaldır" dedik tamam da bir insandan istenen tek şeyin seks olması doğal falan değil.
başlık açan arkadaştan bağımsız olarak ikinci çoğul kişi zamiri kullanarak devam edeceğim:
bomboş ilişkiler kuruyorsunuz. bomboş şeyler arıyorsunuz insanlarda. günün sonunda bulduğunuz da boşluk oluyor sadece. daha çok kadın, daha çok erkek, daha çok seks, daha çok fiziksel tatmin... sonu var mı sanıyorsunuz? ya da bunu ömür boyu umursamadan yaşayabileceğinizi mi düşünüyorsunuz? bir noktada, şu anda başkalarının görüp size de göstermeye çalıştığı ama sizin görmemek için kafanızı çevirdiğiniz o boşluğun bir tarafınızda patlamayacağını mı düşünüyorsunuz? o kadar büyük bir yanılgı içindesiniz ki bu yanılgıyı size kelimelerle anlatmaya çalışmak yerine, günü geldiğinde yaşayacağınız pişmanlıkla sizi baş başa bırakmak daha tatlı geliyor bana artık. iflah olmuyorsunuz ve laf dinlememekte ısrarcısınız çünkü.
devam edin böyle yaşamaya, durmayın! sevişince de saygınız bitsin o kişiye karşı olan. neden? duyguları vardı, sizinle olmak, sizi yaşamak istedi çünkü. hak etmiyor bu düşünce saygıyı falan. saygıyı hak eden, sizin "amacınıza" ulaşana kadar kırk takla atıp olmadığınız biri gibi davranarak, hatta belki onu sevdiğinizi söyleyerek çapkınlık adı altında yaptığınız omurgasızlık olmalı. evet, saygıyı hak eden biri varsa o da sevişene kadar her yalanı söyleyen sizsiniz. severek sevişenler ölsün, yaşasın sizin gibiler!
duyar mode: off
hazır olun; "troll başlıkta duyar kasacağım."
sevişilen kişinin insan olduğunu unutma yolunda atılmış büyük(!) adımların sonucu bunlar. karşınızdakini sizi doyuracak bir tabak yemek, sizi kurulayacak bir parça havlu, sizi neşelendirecek bir oyunun kodları gibi görmeyi bırakmamanın getirileri... yoksa götürüleri mi demeliydim?
her şeyi sevişmeye indirgeyen bir türe dönüşmek üzereyiz. hatta dönüştük belki de. sözlük başlıklarının çoğu bile sevişmek, ilişki kurmak, "düşürmek", "yürümek", "götürmek" üzerine. bundan daha da kötü olanı bunun normal olduğunu zannedenler. o eski aşklar, eski evlilikler neden öyle uzun sürüyordu? neden şimdi hemen hemen herkes gelip burada "kadınlar şuna değer vermez", "erkeklerin gözü şundan başkasını görmez" diye ağlıyor? çünkü tek derdimiz yatıp kalkmak oldu. "seks istemek doğaldır" dedik tamam da bir insandan istenen tek şeyin seks olması doğal falan değil.
başlık açan arkadaştan bağımsız olarak ikinci çoğul kişi zamiri kullanarak devam edeceğim:
bomboş ilişkiler kuruyorsunuz. bomboş şeyler arıyorsunuz insanlarda. günün sonunda bulduğunuz da boşluk oluyor sadece. daha çok kadın, daha çok erkek, daha çok seks, daha çok fiziksel tatmin... sonu var mı sanıyorsunuz? ya da bunu ömür boyu umursamadan yaşayabileceğinizi mi düşünüyorsunuz? bir noktada, şu anda başkalarının görüp size de göstermeye çalıştığı ama sizin görmemek için kafanızı çevirdiğiniz o boşluğun bir tarafınızda patlamayacağını mı düşünüyorsunuz? o kadar büyük bir yanılgı içindesiniz ki bu yanılgıyı size kelimelerle anlatmaya çalışmak yerine, günü geldiğinde yaşayacağınız pişmanlıkla sizi baş başa bırakmak daha tatlı geliyor bana artık. iflah olmuyorsunuz ve laf dinlememekte ısrarcısınız çünkü.
devam edin böyle yaşamaya, durmayın! sevişince de saygınız bitsin o kişiye karşı olan. neden? duyguları vardı, sizinle olmak, sizi yaşamak istedi çünkü. hak etmiyor bu düşünce saygıyı falan. saygıyı hak eden, sizin "amacınıza" ulaşana kadar kırk takla atıp olmadığınız biri gibi davranarak, hatta belki onu sevdiğinizi söyleyerek çapkınlık adı altında yaptığınız omurgasızlık olmalı. evet, saygıyı hak eden biri varsa o da sevişene kadar her yalanı söyleyen sizsiniz. severek sevişenler ölsün, yaşasın sizin gibiler!
duyar mode: off
devamını gör...
eiektlc
mitolojiye ve doğal taşlara ilgisi olduğunu tahmin ettiğim yazar arkadaşımızdır.
gayet güzel tanımları vardır.
takibe aldım kendilerini.
nickaltını açmak da bana nasip olmuştur.
gayet güzel tanımları vardır.
takibe aldım kendilerini.
nickaltını açmak da bana nasip olmuştur.
devamını gör...
duyguları anlatacak bir dil bulamamak
susmakla sonuçlanır.
devamını gör...
kutup ayısı
derisi aslında siyah olan hayvan.
kutup ayıları siyah derili ve şeffaf tüylüdür. güneşten gelen beyaz ışığın içindeki tüm renkleri hemen hemen tamamen yansıtan tüyleri nedeniyle beyaz görünürler. bu tüyler ışığı her yöne doğru yansıtırken doğrudan deriye de odaklamış olurlar. derinin siyah olmasının nedeni de üzerine odaklanan ışığı daha iyi emerek hayvanın daha iyi ısınmasını sağlamaktır.

görselin kaynağı
kutup ayıları siyah derili ve şeffaf tüylüdür. güneşten gelen beyaz ışığın içindeki tüm renkleri hemen hemen tamamen yansıtan tüyleri nedeniyle beyaz görünürler. bu tüyler ışığı her yöne doğru yansıtırken doğrudan deriye de odaklamış olurlar. derinin siyah olmasının nedeni de üzerine odaklanan ışığı daha iyi emerek hayvanın daha iyi ısınmasını sağlamaktır.

görselin kaynağı
devamını gör...
italya
avrupa'nın sanat ve tarih baskentidir. turizmde dünyada ilk 5 te olan venedikte gondol seyahati ve pisa kulesinin turizme katkıları cok büyüktür. milano roma gibi köklü şehirlere de sahiptirler. yıllardır mafya ile mücadele eden bir ülkedir. yemek kültürü gastronomi alaninda da çok gelişmiştir. futbol italyanlar için vazgecilmez bir tutkudur milan inter derbileri torino juventus derbileri ayrica napoli roma gibi köklü takımları vardir. italya sanatta da cok ileri bir ulkedir. rönesans reform mona lisa denince akla italya gelir. ayrıca otomotiv sektöründe resmen bir devdir. fiat gibi cok büyük bir şirkete sahiptir. ferrari lamborghini gibi ust düzey spor araba markaları vardır. ayrica kadin ve erkekleri modayı sıkı takip ederler. italya avrupa birligi üyesidir ve dunyada askeri gücü güçlü olan ulkeler arasında yer alir. makarna ve espresso italyanlarin vazgecilmez yiyecek ve icecekleridir. özellikle espresso cafeler ve kahveler hakkında bir çok ürünü satan mağazaları bulunmaktadir.katolik hristiyanlarin kutsal vatikan sehride italya içinde özerk cumhuriyetir ve kendine has bayrağıda vardir.
devamını gör...







