sürekli kaybedilen şeyler
umut. şükür ki çabuk geri geliyor.
devamını gör...
muhammed ali
aslı float like a butterfly, sting like a bee = "kelebek gibi süzül, arı gibi sok" olan meşhur lafını 1964 ylında sonny liston ile yaptığı ünvan maçında ilk kez söylemiştir. 1962'den beri dünya ağır siklet şampiyonu olan sonny liston'a karşı, muhammed ali favori değildir. ileride dövüş tarzınıda tanımlamak için kullanacağı meşhur cümleyi söyler:
"float like a butterfly, sting like a bee. the hands can't hit what the eyes can't see=kelebek gibi süzül, arı gibi sok. eller gözlerin göremediğine vuramaz."
spor tarihinin en ikonik karakterlerinden biri olup hayatı mücadele ile geçmiştir. 17 ocak 1942 de louisville, kentucky de doğmuş olup gerçek adı cassius marcellus clay jr. dur. babasının adı da cassius marcellus clay miş.
hem baba hem de oğulun ismini aldığı cassius marcellus clay 19. yüzyılda babasından kendisine miras kalan 40 köleyi serbest bırakmasıyla bilinen bir çiftçi olup köleliğin kaldırılması için çalışmıştır.
muhammed ali’nin büyük dedesi abe grady bir irlandalıydı. dedesinin 1860’ larda göç ederek kentucky’ye yerleştiği biliniyor. orada serbest kalmış bir köle ile evlenen grady’nin torunlarından biri de muhammed ali’nin annesidir.
boksa başlama hikayesine gelince. 1954 ekim ayında bisikleti çalınmış. o dönemde 12 yaşında olan clay, hırsızlığı louisville polisine bildirmiş. kendisiyle ilgilenen polis memuru joe martin ona dövüşmeyi öğrenmesi gerektiğini söylemiş ve o günden itibaren onu kanatları altına almış. yalnızca 6 hafta sonunda clay, ilk boks mücadelesini kazanmış.
muhammed ali 18 yaşında liseden mezun olduktan sonra 1960 roma yaz olimpiyatlarında hafif ağır siklet kategorisinde altın madalya kazanır. kendi biyografisinde bahsettiğine göre ali, louisville’e geri döndükten sonra altın madalyasını ohio nehri üzerindeki köprüden aşağı fırlatarak ırkçılığı protesto eder. 1996 atlanta yaz olimpiyatları açılış töreninde, nehire attığı o madalya yerine yeni bir madalya verilmiş ve kendisi olimpiyat ateşini yakmakla onurlandırılmıştır.
sonny liston’u mağlup ederek yeni ağır sıklet boks şampiyonu unvanını aldığı gecenin ertesi günü yaptığı açıklamada artık müslüman olduğunu paylaşır. yanında duran malcolm x ile birlikte gazetecilere isminin bir “köle ismi” olduğunu ve artık cassius x ismini kullanacağını söyler. dönemin müslüman lideri elijah muhammed kendisine 6 mart 1964’te muhammed ali ismini verene dek bu ismi kullanıyor. muhammed ali’ nin sonny liston’ a karşı elde ettiği ilk ağır sıklet boks şampiyonluğu maçında kullandığı eldivenler neredeyse 50 yıl sonra 836 bin dolara alıcı bulmuş. muhammed ali, unvanı aldığı bu maçta yalnızca 630 bin dolar kazanmış.
1967’de vietnam savaşı patlak verdiğinde, ali amerika birleşik devletleri ordusuna hizmet etmeyi inançsal sebepleri öne sürerek reddediyor. dönemin ağır sıklet boks şampiyonu hemen tutuklanıyor ve new york eyalet atletik komisyonu unvanını geri alarak lisansını da askıya alıyor.
muhammed ali, asker kaçağı olmak suçundan hüküm giyer ve beş yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırılır. yine de serbest kalan ali’nin lisansı 1970’de aktif hale getirilir. daha fazla bekleyemeyen ali, ekim 1970’de jerry quarry’i nakavt ederek ringlere geri döner.
43 aylık ceza süresinde muhammed ali “buck white” isimli bir müzikalin başrolünde görev alır. müzikal 2 aralık 1969 tarihinde new york’ ta bulunan george abbott tiyatrosunda gösterime girer. yapımda siyahi bir profesörü oynayan muhammad ali, eleştirmenlerden olumlu yorumlar alır.
1974 yılında muhammed ali, o dönem 25 yaşında olan ve hiç yenilmemiş george foreman’e karşı bir unvan maçına çıkma şansı elde eder. dönemin zaire başkanı mobutu sese seko, iki boksöre de 5’er milyon dolar ödeyerek bu maçın kendi ülkesinin başkenti kinshasa’da oynanmasını sağlar.
maçın amerikan izleyici kitlesi tarafından izlenebilmesini sağlamak adına maç afrika’da güneş doğmadan hemen önce başlatılır. (türkiye saati ile sabaha karşı 04:00 da) muhammed ali karşılaşmayı 8. rauntda gelen nakavt ile kazanır.
daha sonra parkinson hastalığına yakalanır, kalan ömrünü kendi gibi bu hastalığa yakalanan michael j. fox ile birlikte senatoda bu hastalık ile ilgili fon ayarlamaya çalışır. 2 haziran 2016 da solunum problemleri nedeniye yaşamını kaybeder.
kendisi bir şekilde meşhur rocky filmine de ilham kaynağı olmuştur. bkz: #217201
"float like a butterfly, sting like a bee. the hands can't hit what the eyes can't see=kelebek gibi süzül, arı gibi sok. eller gözlerin göremediğine vuramaz."
spor tarihinin en ikonik karakterlerinden biri olup hayatı mücadele ile geçmiştir. 17 ocak 1942 de louisville, kentucky de doğmuş olup gerçek adı cassius marcellus clay jr. dur. babasının adı da cassius marcellus clay miş.
hem baba hem de oğulun ismini aldığı cassius marcellus clay 19. yüzyılda babasından kendisine miras kalan 40 köleyi serbest bırakmasıyla bilinen bir çiftçi olup köleliğin kaldırılması için çalışmıştır.
muhammed ali’nin büyük dedesi abe grady bir irlandalıydı. dedesinin 1860’ larda göç ederek kentucky’ye yerleştiği biliniyor. orada serbest kalmış bir köle ile evlenen grady’nin torunlarından biri de muhammed ali’nin annesidir.
boksa başlama hikayesine gelince. 1954 ekim ayında bisikleti çalınmış. o dönemde 12 yaşında olan clay, hırsızlığı louisville polisine bildirmiş. kendisiyle ilgilenen polis memuru joe martin ona dövüşmeyi öğrenmesi gerektiğini söylemiş ve o günden itibaren onu kanatları altına almış. yalnızca 6 hafta sonunda clay, ilk boks mücadelesini kazanmış.
muhammed ali 18 yaşında liseden mezun olduktan sonra 1960 roma yaz olimpiyatlarında hafif ağır siklet kategorisinde altın madalya kazanır. kendi biyografisinde bahsettiğine göre ali, louisville’e geri döndükten sonra altın madalyasını ohio nehri üzerindeki köprüden aşağı fırlatarak ırkçılığı protesto eder. 1996 atlanta yaz olimpiyatları açılış töreninde, nehire attığı o madalya yerine yeni bir madalya verilmiş ve kendisi olimpiyat ateşini yakmakla onurlandırılmıştır.
sonny liston’u mağlup ederek yeni ağır sıklet boks şampiyonu unvanını aldığı gecenin ertesi günü yaptığı açıklamada artık müslüman olduğunu paylaşır. yanında duran malcolm x ile birlikte gazetecilere isminin bir “köle ismi” olduğunu ve artık cassius x ismini kullanacağını söyler. dönemin müslüman lideri elijah muhammed kendisine 6 mart 1964’te muhammed ali ismini verene dek bu ismi kullanıyor. muhammed ali’ nin sonny liston’ a karşı elde ettiği ilk ağır sıklet boks şampiyonluğu maçında kullandığı eldivenler neredeyse 50 yıl sonra 836 bin dolara alıcı bulmuş. muhammed ali, unvanı aldığı bu maçta yalnızca 630 bin dolar kazanmış.
1967’de vietnam savaşı patlak verdiğinde, ali amerika birleşik devletleri ordusuna hizmet etmeyi inançsal sebepleri öne sürerek reddediyor. dönemin ağır sıklet boks şampiyonu hemen tutuklanıyor ve new york eyalet atletik komisyonu unvanını geri alarak lisansını da askıya alıyor.
muhammed ali, asker kaçağı olmak suçundan hüküm giyer ve beş yıl hapis ve 10 bin dolar para cezasına çarptırılır. yine de serbest kalan ali’nin lisansı 1970’de aktif hale getirilir. daha fazla bekleyemeyen ali, ekim 1970’de jerry quarry’i nakavt ederek ringlere geri döner.
43 aylık ceza süresinde muhammed ali “buck white” isimli bir müzikalin başrolünde görev alır. müzikal 2 aralık 1969 tarihinde new york’ ta bulunan george abbott tiyatrosunda gösterime girer. yapımda siyahi bir profesörü oynayan muhammad ali, eleştirmenlerden olumlu yorumlar alır.
1974 yılında muhammed ali, o dönem 25 yaşında olan ve hiç yenilmemiş george foreman’e karşı bir unvan maçına çıkma şansı elde eder. dönemin zaire başkanı mobutu sese seko, iki boksöre de 5’er milyon dolar ödeyerek bu maçın kendi ülkesinin başkenti kinshasa’da oynanmasını sağlar.
maçın amerikan izleyici kitlesi tarafından izlenebilmesini sağlamak adına maç afrika’da güneş doğmadan hemen önce başlatılır. (türkiye saati ile sabaha karşı 04:00 da) muhammed ali karşılaşmayı 8. rauntda gelen nakavt ile kazanır.
daha sonra parkinson hastalığına yakalanır, kalan ömrünü kendi gibi bu hastalığa yakalanan michael j. fox ile birlikte senatoda bu hastalık ile ilgili fon ayarlamaya çalışır. 2 haziran 2016 da solunum problemleri nedeniye yaşamını kaybeder.
kendisi bir şekilde meşhur rocky filmine de ilham kaynağı olmuştur. bkz: #217201
devamını gör...
sivas katliamı
"madımak katliamını biz kışkırttık"
bu katliamın bir takım güçler tarafından planlandığı ve halkın galeyana getirilerek olayların başlatıldığında dair iddialar ortaya atıldı, ancak bu iddiaların üzerine gidilmeyerek üstü örtüldü.
bu zihniyet aradan geçen yıllar içinde iktidara da taşındı. bu dönemde olayların aydınlanacağına dair bir umut yok. piyonlar göstermelik cezalarla kurtuldu, asıl suçlular ise hiç ortaya çıkmadı.
“helikopterle geldik ve sivas’a 11 km kala bir mezraya indik. askeri haritalarda koordinatları 58’e 47… 13 kişiydik herkes ikişerli gruplara ayrıldı… üç yazar özel hedefti başlarında da aziz nesin vardı… duyum jitem’den geldi… bizim bölgede yaptığımız en büyük olay insanların madımak oteli önünde toplandığı zaman taşı atmamız ve geri çekilmemizdir….”
kaynak
kaynak
halkı kışkırttılar diye katliam suçunu hafifletmeye çalışmak gibi bir amacım kesinlikle yok. kaldı ki iyi tanıyoruz bunları. her olayda mağdur, her olayda haklı. hep bir bahaneleri ve sebepleri var. bu sözlükte bile öncesinde şöyle oldu diye savunulmaya çalışıldığını dehşet içinde okudum.
1993 mayıs sonu ve haziran ilk haftası sivastaydım ve gerginlik elle tutulur seviyedeydi. içimde bir endişe ile dönmüştüm eve. arkadaşlarım oradaydı ve onlar için endişelenmiştim. üniversite öğrencileriydiler. katliam sonrası çok hikaye duydum ilk ağızdan. çaresizlik, kızgınlık ve acıyla dolu.
katliamın gerçek yüzü ortaya hiç çıkmadı. o davaların sanık avukatları üst düzey görevlere geldi, bakanlık verildi, milletvekili yapıldı. sanıklar affedildi. buradan
bu ülkenin aydınlık geleceğini yaktılar o gün. yazılmamış şiirleri, söylenmemiş türküleri yaktılar. geleceğimizi çaldılar.
bu katliamın bir takım güçler tarafından planlandığı ve halkın galeyana getirilerek olayların başlatıldığında dair iddialar ortaya atıldı, ancak bu iddiaların üzerine gidilmeyerek üstü örtüldü.
bu zihniyet aradan geçen yıllar içinde iktidara da taşındı. bu dönemde olayların aydınlanacağına dair bir umut yok. piyonlar göstermelik cezalarla kurtuldu, asıl suçlular ise hiç ortaya çıkmadı.
“helikopterle geldik ve sivas’a 11 km kala bir mezraya indik. askeri haritalarda koordinatları 58’e 47… 13 kişiydik herkes ikişerli gruplara ayrıldı… üç yazar özel hedefti başlarında da aziz nesin vardı… duyum jitem’den geldi… bizim bölgede yaptığımız en büyük olay insanların madımak oteli önünde toplandığı zaman taşı atmamız ve geri çekilmemizdir….”
kaynak
kaynak
halkı kışkırttılar diye katliam suçunu hafifletmeye çalışmak gibi bir amacım kesinlikle yok. kaldı ki iyi tanıyoruz bunları. her olayda mağdur, her olayda haklı. hep bir bahaneleri ve sebepleri var. bu sözlükte bile öncesinde şöyle oldu diye savunulmaya çalışıldığını dehşet içinde okudum.
1993 mayıs sonu ve haziran ilk haftası sivastaydım ve gerginlik elle tutulur seviyedeydi. içimde bir endişe ile dönmüştüm eve. arkadaşlarım oradaydı ve onlar için endişelenmiştim. üniversite öğrencileriydiler. katliam sonrası çok hikaye duydum ilk ağızdan. çaresizlik, kızgınlık ve acıyla dolu.
katliamın gerçek yüzü ortaya hiç çıkmadı. o davaların sanık avukatları üst düzey görevlere geldi, bakanlık verildi, milletvekili yapıldı. sanıklar affedildi. buradan
bu ülkenin aydınlık geleceğini yaktılar o gün. yazılmamış şiirleri, söylenmemiş türküleri yaktılar. geleceğimizi çaldılar.
devamını gör...
sözlükte sevişmek
+ üzerinde ne var şu an?
-melamet hırkam. giydim de geldim.
+ ...?
-melamet hırkam. giydim de geldim.
+ ...?
devamını gör...
eski sevgili
sigarayı bırakmak gibi, beynimin bir köşesinde her an ‘uyudun mu’ mesajı atmaya hazır bir bölge var.
devamını gör...
kitap okuma müzikleri
beethoven - silence
schubert - serenade
yiruma - river flows in you
yann tiersen - la valse d'amelié
schubert - serenade
yiruma - river flows in you
yann tiersen - la valse d'amelié
devamını gör...
normal sözlük'e veda
hoşçakalın arkadaşlar.. memelerini daha doğrusu kalbini kırdığım birileri varsa affola.
iyi bakın kendinize, hayat karşınıza hoş detaylar eklesin.
sağlıcakla.
iyi bakın kendinize, hayat karşınıza hoş detaylar eklesin.
sağlıcakla.
devamını gör...
yaşasaydı ak partili olurdu dediğiniz insanlar
necip fazıl en katıksız akapeli olurdu.
devamını gör...
verdingkinder
isviçre'nin köle çocuklarına verilen isim. insanlık tarihinin ayıplarından biri.
1789 da isviçre'de 14 yaşından küçük çocukların çalıştırılmasının yasaklanmasıyla, zenginler çocuk işçiliğinin ve sömürüsünün korkunç bir yöntemini bulmuşlardı. bu yasaklamadan sonra ailesi boşanmış, ölmüş ya da devlete borçlu olan çocuklar, bir müzayedeyle şatışa çıkarılıp, zengin ailelere satılmaya başlanmıştı. ve artık zengin bir ailenin vesayeti ve sorumluluğu altına giren çocukla ve orada başına ne geldiğiyle ise ne acıdır ki kimse ilgilenmezdi. çünkü onlar, kilise, toplum ve devlet nezdinde iyi bir aileye verilmiş olmanın mutluluğunu yaşaması ve şikayet yerine minnet etmesi gereken sorunlu çocuklardı.
oysa gerçek hiç de öyle değildi. bu köle çocuklar, satıldıkları zengin aileler tarafından en ağır işlerde çalıştırılıyor, ahırlarda yatırılıyor, aç bırakılıyor hatta yeni ulaşılabilen bazı kayıtlara göre tecavüze uğrayıp öldürülüyorlardı.
ve bu çocukların en önemli özelliklerinden biri de çıplak ayaklı olmalarıydı. çünkü bu onları, diğer çocuklardan ayırmak için getirilen bir zorunluluktu.
bu çocukların gördüğü insanlık dışı muameleye, o dönem bazı duyarlı insanlar tarafından tepkiler gösterilmeye çalışıldıysa da sistematik bir biçimde ve devlet eliyle hepsinin üzeri örtülüyordu.
bu uygulama 1970’li yıllara kadar sürdü. isviçreli tarihçi marco leunberg'in araştırmalarına göre verdingkinder' lerden 10 bin kadarı hâlâ hayatta. leunberg, 1920 ile 1970 yılları arasında 300 bin isviçreli çocuğun bu şekilde satılarak çalıştırıldığına, 1930'lu yıllarda yalnızca bern kantonunda tarım işçilerinin yüzde 10'unu verdingkinder' lerin oluşturduğuna dikkat çekiyor.
isviçre hükümeti ise ancak 2013 yılında bu vahşi uygulamanın sorumluluğunu kabul etti ve tüm mağdurlardan özür diledi. 2016 yılında da halen hayatta olan verdingkinder’lere federal hükümet tarafından tazminat ödenmesi kararlaştırıldı. bu uygulamada büyük etkisi ve sorumluluğu olan kilise ise halen özür dilemedi.
bu konu ile ilgili çekilen tek film ise 2011 yapımı der verdingbub. ve bu gerçeği yaşamış on bine yakın insanla yapılan röportajlardan doğan bu senaryo, markus ımboden tarafından filme çekildi.
ve bazı insanlar tarafından hepimizin bildiği, okuduğu ya da izlediği çıplak ayaklı heidi' nin de aslında bir verdingkinder olduğu ve yazarı tarafından bu soruna parmak basmak için kaleme alındığı rivayet edildi.
haberuskudar.com/bir-medeni...
daimakadin.com/heidi-cizgi-...
de.m.wikipedia.org/wiki/Ver....
1789 da isviçre'de 14 yaşından küçük çocukların çalıştırılmasının yasaklanmasıyla, zenginler çocuk işçiliğinin ve sömürüsünün korkunç bir yöntemini bulmuşlardı. bu yasaklamadan sonra ailesi boşanmış, ölmüş ya da devlete borçlu olan çocuklar, bir müzayedeyle şatışa çıkarılıp, zengin ailelere satılmaya başlanmıştı. ve artık zengin bir ailenin vesayeti ve sorumluluğu altına giren çocukla ve orada başına ne geldiğiyle ise ne acıdır ki kimse ilgilenmezdi. çünkü onlar, kilise, toplum ve devlet nezdinde iyi bir aileye verilmiş olmanın mutluluğunu yaşaması ve şikayet yerine minnet etmesi gereken sorunlu çocuklardı.
oysa gerçek hiç de öyle değildi. bu köle çocuklar, satıldıkları zengin aileler tarafından en ağır işlerde çalıştırılıyor, ahırlarda yatırılıyor, aç bırakılıyor hatta yeni ulaşılabilen bazı kayıtlara göre tecavüze uğrayıp öldürülüyorlardı.
ve bu çocukların en önemli özelliklerinden biri de çıplak ayaklı olmalarıydı. çünkü bu onları, diğer çocuklardan ayırmak için getirilen bir zorunluluktu.
bu çocukların gördüğü insanlık dışı muameleye, o dönem bazı duyarlı insanlar tarafından tepkiler gösterilmeye çalışıldıysa da sistematik bir biçimde ve devlet eliyle hepsinin üzeri örtülüyordu.
bu uygulama 1970’li yıllara kadar sürdü. isviçreli tarihçi marco leunberg'in araştırmalarına göre verdingkinder' lerden 10 bin kadarı hâlâ hayatta. leunberg, 1920 ile 1970 yılları arasında 300 bin isviçreli çocuğun bu şekilde satılarak çalıştırıldığına, 1930'lu yıllarda yalnızca bern kantonunda tarım işçilerinin yüzde 10'unu verdingkinder' lerin oluşturduğuna dikkat çekiyor.
isviçre hükümeti ise ancak 2013 yılında bu vahşi uygulamanın sorumluluğunu kabul etti ve tüm mağdurlardan özür diledi. 2016 yılında da halen hayatta olan verdingkinder’lere federal hükümet tarafından tazminat ödenmesi kararlaştırıldı. bu uygulamada büyük etkisi ve sorumluluğu olan kilise ise halen özür dilemedi.
bu konu ile ilgili çekilen tek film ise 2011 yapımı der verdingbub. ve bu gerçeği yaşamış on bine yakın insanla yapılan röportajlardan doğan bu senaryo, markus ımboden tarafından filme çekildi.
ve bazı insanlar tarafından hepimizin bildiği, okuduğu ya da izlediği çıplak ayaklı heidi' nin de aslında bir verdingkinder olduğu ve yazarı tarafından bu soruna parmak basmak için kaleme alındığı rivayet edildi.
haberuskudar.com/bir-medeni...
daimakadin.com/heidi-cizgi-...
de.m.wikipedia.org/wiki/Ver....
devamını gör...
üçüncü sayfa radyo yayını
merhaba sevgili yazarlar! bugünkü programımızın ilk saatinde son zamanlarda meydana gelmiş kadına şiddet ve kadın cinayetleri haberlerini konuşacağız, programın kalan son yarım saatinde ise istanbul sözleşmesi konusuna değineceğiz. tabii bu arada canlı yayında sevgili ortağım otçul da olacak. fikirlerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum. saat 18.30'da görüşmek üzere!
edit: bu arada programın ilk dakikalarında sevgili evernevergreen konuğumuz olacak!
edit: bu arada programın ilk dakikalarında sevgili evernevergreen konuğumuz olacak!
devamını gör...
erkeklerin sevişmek için söylediği yalanlar
canım çıkar şu üstündekileri yahu sesini duyamıyorum*
devamını gör...
inyupikler
alaska’da yaşayan tek eskimo toplumu, bu nedenle alaska inuitleri olarak da geçer.
kendilerini “gerçek insan” anlamına gelen “iñupiaq” olarak adlandırırlar. iñuk “insan”, piaq ”gerçek” demektir.

inyupikler, dillerini “gerçek insana benzer” anlamına gelen ıñupiatun olarak adlandırırlar. nüfusu 13 bin civarı olan inyupikler’in ancak 3 bini kendi dilini konuşabiliyor bugün.
şamanist inanışları olan ve avcı/ toplayıcı yaşam tarzını sürdüren inyupikler iki gruba ayrılıyor.
- denize yakın yerlerde fok, balina, kuş ve mors gibi deniz memelilerini avlayarak yaşamlarını sürdürenler taġiuġmiut yani “deniz halkı”.
- iç bölgelerde rengeyiği avlayarak yaşamını sürdürenler nunamiut yani “kara halkı”.

inyupikler’in dna analizi sonuçlarına göre alaska, kanada ve grönland’da yaşayan bütün eskimoların kuzey alaska’dan yayıldığı tespit edilmiş durumda.
ateşsizlik sebebiyle geliştirdikleri ilginç yemekleri var: çiğ olarak yenen balina derisi yemeği maktak bunlardan biri. kahvaltıda quaq adını verdikleri çiğ olarak dondurulmuş et ya da balık tüketiyorlar. kurutulmuş et; uiḷaq, fermente edilmiş balina eti ile birlikte dil ve çiğ balina derisinin mikserle çekilerek hazırladıkları mikigaq,
fok yağında kızartılarak yarı kurutulmuş et haline getirdikleri igamaaqłuk, eti haşlayarak tükettikleri ıgaapiaq ve çiğ olarak tükettikleri erimiş ren geyiği yağı ile ince kıyılmış ren geyiği etinden yaptıkları bir çeşit dondurma yani akutaq diğer yemekleri arasında.
maktak:

uiḷaq:

kaynak
kaynak
kaynak
kendilerini “gerçek insan” anlamına gelen “iñupiaq” olarak adlandırırlar. iñuk “insan”, piaq ”gerçek” demektir.

inyupikler, dillerini “gerçek insana benzer” anlamına gelen ıñupiatun olarak adlandırırlar. nüfusu 13 bin civarı olan inyupikler’in ancak 3 bini kendi dilini konuşabiliyor bugün.
şamanist inanışları olan ve avcı/ toplayıcı yaşam tarzını sürdüren inyupikler iki gruba ayrılıyor.
- denize yakın yerlerde fok, balina, kuş ve mors gibi deniz memelilerini avlayarak yaşamlarını sürdürenler taġiuġmiut yani “deniz halkı”.
- iç bölgelerde rengeyiği avlayarak yaşamını sürdürenler nunamiut yani “kara halkı”.

inyupikler’in dna analizi sonuçlarına göre alaska, kanada ve grönland’da yaşayan bütün eskimoların kuzey alaska’dan yayıldığı tespit edilmiş durumda.
ateşsizlik sebebiyle geliştirdikleri ilginç yemekleri var: çiğ olarak yenen balina derisi yemeği maktak bunlardan biri. kahvaltıda quaq adını verdikleri çiğ olarak dondurulmuş et ya da balık tüketiyorlar. kurutulmuş et; uiḷaq, fermente edilmiş balina eti ile birlikte dil ve çiğ balina derisinin mikserle çekilerek hazırladıkları mikigaq,
fok yağında kızartılarak yarı kurutulmuş et haline getirdikleri igamaaqłuk, eti haşlayarak tükettikleri ıgaapiaq ve çiğ olarak tükettikleri erimiş ren geyiği yağı ile ince kıyılmış ren geyiği etinden yaptıkları bir çeşit dondurma yani akutaq diğer yemekleri arasında.
maktak:

uiḷaq:

kaynak
kaynak
kaynak
devamını gör...
bağıran insana karşı yapılabilecekler
bağırmasının sizin üzerinizde en ufak bir etkisi olmadığını göstermek adına söyleyeceklerinizi sakince, saldırgan bir tavır takınmadan normal bir sohbetteymiş gibi söylerseniz bir süre sonra utanmaya başlar. ses tonu düşer, cümlelerini seçmeye çalışır ve tartışmak için elindeki tek silahı kaybetmiş gibi hisseder. genelde böyle olduğunu gözlemliyorum. tepkilerinizi yönetemediğini göstermek sahiden de çok güçlü bir yöntem.
devamını gör...
yazarların normal sözlük'ten öğrendikleri
insanların öznel konular üzerine görüşlerini takip ederek yeni düşünceler geliştirdim. ayrıca özgüven tazelememi de sağladı.
devamını gör...
mini etekli hakime güvenilir mi sorunsalı
kadınsa güveniriz denmiş. bu cinsiyetçi yaklaşımı kınıyorum. erkekse de güvenirim.
devamını gör...
yazarların en türk özelliği
faturaları ve vergileri son ödeme tarihi olan günde yatırmak.
devamını gör...
marabu leylekleri
afrika’da bulunan çirkin görünümleriyle nam salan bu hayvanların beslenme biçimi de pek hoş değildir. leş ve çöplerlerle beslenen marabu leyleklerinin özellikle son zamanlarda insanlara da alışmasıyla beraber şehir kenarlarına inerek oradaki çöpler ile beslendiği de görülür. tabii çoğu insana hoş gelmeyen bu beslenme biçimi doğa için mucize niteliğinde. zira bu sayede hem yırtıcı hayvanlar yüzünden afrika ovalarını kaplayan leşlerin hastalık yayması engellenirken hem de çok daha temiz bir çevreye sahip oluyoruz. kanat açıklığı 2,5 metreyi geçen marabu leyleği 4.000 metreye kadar yükselebilen iyi bir uçucudur da. boğazındaki koca kesenin biyolojik işlevinin ne olduğu sorusu ise hala gizemini korur.


devamını gör...
duyunca yaşama sevinci artıran şeyler
yıllar yıllar önce, lise zamanı "yoğun kar yağışı sebebi ile, ilk ve orta düzey eğitime 1 gün süre ile ara verilmiştir" haberi.
devamını gör...
benzodiazepin
sinir sistemine etki eden yasal anksiyolitik uyuşturuculardır. karaciğerde emilip, idrar yoluyla atılırlar.
başlıca uyku sorunları, kaygı bozuklukları gibi problemlerin tedavi edilmesi için kullanılırlar.
yeşil reçete ile satıldığından, her normal sözlük yazarının kullanması mümkün olmayan ilaçlardır. (aman, kullanmayın inşallah)
eczanelerde dolaplarda korunduklarına şahit olunmuştur. (bkz: diazepam)
pfizer'in ürettiği xanax, (bkz: alprazolam) örnek vermek gerekirse, başarılı bir benzodiazepin türevidir. içildikten yalnızca bir saat içerisinde huzurlu bir uyku hali tüm vücudu kaplar. uyumakta zorluk çeken birey artık ağır bir uykuya geçebilir durumdadır. zihinde özgürce dolaşıp kişiyi rahatsız eden düşünceler zinciri kendiliğinden kırılır. bir hoş hissedilir. dünyayı kısa süreliğine de olsa daha yaşanılabilir bir hale getirir. yaşasın bilim dedirtir lakin bağımlılık yapar. uzun süreli kullanılıp bırakıldığında yoksunluk belirtileri olacağından, kişide anksiyete, intihar düşünceleri gelişmesi mümkündür. fazla tüketim ölüme yol açabilir.
prospektüs alkol ile tüketilmemesi gerektiğini bildirdiği halde, ülkemizde maalesef bu gibi ilaçlar genellikle genç kesim tarafından alkol ile beraber tüketilmektedir. tüketilmemelidir. araç kulanırken dikkatli olunmalıdır.
her ilaç gibi bu ilaçlar da doktor kontrolünde kullanılmalıdır.
başlıca uyku sorunları, kaygı bozuklukları gibi problemlerin tedavi edilmesi için kullanılırlar.
yeşil reçete ile satıldığından, her normal sözlük yazarının kullanması mümkün olmayan ilaçlardır. (aman, kullanmayın inşallah)
eczanelerde dolaplarda korunduklarına şahit olunmuştur. (bkz: diazepam)
pfizer'in ürettiği xanax, (bkz: alprazolam) örnek vermek gerekirse, başarılı bir benzodiazepin türevidir. içildikten yalnızca bir saat içerisinde huzurlu bir uyku hali tüm vücudu kaplar. uyumakta zorluk çeken birey artık ağır bir uykuya geçebilir durumdadır. zihinde özgürce dolaşıp kişiyi rahatsız eden düşünceler zinciri kendiliğinden kırılır. bir hoş hissedilir. dünyayı kısa süreliğine de olsa daha yaşanılabilir bir hale getirir. yaşasın bilim dedirtir lakin bağımlılık yapar. uzun süreli kullanılıp bırakıldığında yoksunluk belirtileri olacağından, kişide anksiyete, intihar düşünceleri gelişmesi mümkündür. fazla tüketim ölüme yol açabilir.
prospektüs alkol ile tüketilmemesi gerektiğini bildirdiği halde, ülkemizde maalesef bu gibi ilaçlar genellikle genç kesim tarafından alkol ile beraber tüketilmektedir. tüketilmemelidir. araç kulanırken dikkatli olunmalıdır.
her ilaç gibi bu ilaçlar da doktor kontrolünde kullanılmalıdır.
devamını gör...
azizler
kadrosu sampiyonlar ligi gibi olan, taylan biraderlerin yonettigi, dun gosterime giren turk yapimi netflix filmi.
sicagi sicagina bitirip, hadsizce iki kelam edeyim diyerek geldim efenim.
engin günaydın'a oldum olasi isinamiyorum; kanim cekiliyor izlerken, bunda burhan altıntop etkisi yuksek maalesef. bu sebeple filme biraz onyargili yaklassam da haluk bilginer ugruna izlenir, 96 dk nedir ki gider diyerek actim. yer yer mavi ekran versem de filmi tamamlayabildim; tam absurt degil, tam komedi degil, tam dram hic degil. kara mizah ama boyle at gibi, esek gibi ne bileyim meh bir tat birakti bende*.
ama kucuk bir cocuk var filmde, tam turkiye ozeti. eminim herkesin cevresinde bir tane boyle karakter vardir, daha gorur gormez heh geldi tipini sevdigim dedirten.
--! spoiler !--
cocugunuz... maalesef.... -caps lock- denyo -caps lock-
--! spoiler !--
benim gibi amaan vaktim bol, biraz da surada eseleneyim diyenlerdenseniz acin izleyin, pek mantik aramayin derim. oyle iste, neyse gideyim*.
sicagi sicagina bitirip, hadsizce iki kelam edeyim diyerek geldim efenim.
engin günaydın'a oldum olasi isinamiyorum; kanim cekiliyor izlerken, bunda burhan altıntop etkisi yuksek maalesef. bu sebeple filme biraz onyargili yaklassam da haluk bilginer ugruna izlenir, 96 dk nedir ki gider diyerek actim. yer yer mavi ekran versem de filmi tamamlayabildim; tam absurt degil, tam komedi degil, tam dram hic degil. kara mizah ama boyle at gibi, esek gibi ne bileyim meh bir tat birakti bende*.
ama kucuk bir cocuk var filmde, tam turkiye ozeti. eminim herkesin cevresinde bir tane boyle karakter vardir, daha gorur gormez heh geldi tipini sevdigim dedirten.
--! spoiler !--
cocugunuz... maalesef.... -caps lock- denyo -caps lock-
--! spoiler !--
benim gibi amaan vaktim bol, biraz da surada eseleneyim diyenlerdenseniz acin izleyin, pek mantik aramayin derim. oyle iste, neyse gideyim*.
devamını gör...